• 237
    türkiye profesyonel futbol liglerinin en üst klasmanı. terim başlığı başta olmak üzere, maç basliklarinda sürekli küçümsenen ve sampiyon olmanın çok kolay olduğu söylenen lig olarakta geçer. neden bu şekilde bakıldığına bir turlu anlam veremiyorum. en güzel örneği ligin en başarılı 2. takımı fenerbahçe 7 yıldır yaptığı onca yatırıma rağmen sampiyon olamıyor. en başarılı galatasaray takımının 14 yıl süren serisi var. ligde sadece 1 kere 4 sene üst üste şampiyon olan tek bir takım varken, fenerbahçe'nin 3 yıl üst üste şampiyon olduğu dönem yok. 3 yıllık seriler ise beşiktaş ve galatasaray tarafından yapilabilmis.

    oyun olarak avrupa liglerinde baktığımızda, premier lig dışında, avrupa'nın bütün ligleri aynı. o premier lig de son 7 8 yıldır yüksek seviyelerde. ondan önce hemen hemen bütün takımların 4 4 2 oynadığı, uzun paslarla sağa sola ters toplar atıp, kanattan hücum bitirmeye dayalı oyun oynadığı bir ligdi. yorumculara göre, avrupa'nın en taktiksel iki ligi italya ve ispanya. bu liglerden de maç izliyoruz, orta altı takımlar mac yaparken, bizim ligimizde ki konya malatya maçından bir farkı yok.

    taktiksel açıdan zayıf olsa da, fiziksel açıdan çok sert bir lig. ve bu sertlik sadece topa değil, ikili mücadelelerde amerikan futbolu gibi rakip oyuncuya da yapiliyor. oyunu oynatmama üzerine hareket edildigi için ki buna hakemlerde katılıyor, oyun diğer liglere göre daha yavaş oynanıyor. 4-2-3-1 en çok kullanılan sistem.

    taktik olayina gelirsek, ben dahil dünyadaki taraftarın yüzde doksanı için bunun bir anlamı yok zaten. taraftarı taktik teknik ilgilendirmez ilgilendirmedigi içinde bilmez zaten. futbolun bu yönü, profesyonel olarak bu işten para kazanan insanlarla, bu konuya özel olarak ilgi duyan amatörlerin işidir. aynı taktiksel dizilimin, saha içinde birbirinden farklı oynanış şekilleri var ve izlediğim maçlarda buna neden kafa yorayim. ben maç güzel mi değil mi diye ona bakarım, taraftarin işi, maçı izlemek ve o niye oynamadı, bu niye oynadı diye yorum yapmaktır. bunun en güzel örneği 7 mart 2021 galatasaray sivas ve 19 mart 2021 galatasaray rize maclaridir. yorumlarda sivas maçında ki puan kaybı, yedlin ve lyundama yerine, donk ve linnes ile başlanmasına bağlandı. rizespor maçına o şekilde başlandı, o ikisinin yaptıkları linnes ve donk'un yaptıklarına rahmet okuttu.

    4. paragraf konuyu biraz dagitsada, bir ligin kalitesi baş altı takımlarının fazlaligi ile yükselir. son yıllarda türkiye de bu sayı artmaya başladı. özellikle alanya, hatay, istikrarını sürdürür yanına iki üç takım da eklendiği zaman daha önce içerde dışarda puan kaybetmeyen büyükler daha da sıkıntılı dönem gecireceklerdir.

    türkiye ligi'nde şampiyonluk yarışına etki eden sadece takımlarda değildir. siyasetinden fedarasyonuna, hakemlerinden kulüp başkanlarının ikili ilişkilerine, çoğunluğunu 3 büyüklerin oluşturduğu taraftarlardan dolayı, anadolu deplasmanlarinda şampiyonluğa oynayan takımlara karşı sempatiye gore deplasman baskısı sağlanması ile çok karmaşık ve yan yollar var. o nedenle türkiye ligi çok kaliteli olmasa da şampiyon olmanın çok zor olduğu bir lig.
  • 399
    2022 dünya kupasında maçlara eklenen ilave süreler tartışma yaratmıştı. güya herkes bu uygulamayı övmüştü ama dünya kupası sonrası görüyoruz ki bu tuhaf ilave süreler sadece ligimizde uygulanıyor. italya, portekiz, la liga gibi topun oyunda kaldığı sürelerde bizden geri olan ligler bile bu uygulamayı tercih etmedi. bildiğim kadarıyla bundesliga da bu konuda geride olan liglerden ve onlarda da lig başlayınca göreceğiz nasıl olacağını.

    kişisel olarak karşı olduğum bir fikir değil ama uygulayanın türk hakemleri olduğunu düşününce saçmalıktan ibaret geliyor sadece. yani düşünsenize, 17 haftada vardan lehine sadece 2 karar çıkan buna karşın 10'dan fazla alehte karar olan galatasaray takımının maçının ne kadar uzayacağına avar hakemi karar verecek. 90+ yiyene kadar mı yoksa zaten mağlup ya da berabereysek oyun fazla durmadı 4 dakika yeterli mi? seçimin ne olacağı açık aslında. bana ligi dizayn etmenin sadece başka bir yolu olarak geliyor, başka hiçbir anlamı yok.
  • 706
    küme düşme hattı tam seç, beğe, al kıvamında olan lig. hangisi düşmezse üzer o derece. *

    son 2 takım için bu hafta alınan sonuçlar sonunda rize de potaya girdi. haftaya sivas ile maçları var. tam bir ölüm kalım maçı. umarım ikisi de ölür.*

    yönetim kurulları doğrudan fenerbahçe ile hiyerarşik bağı olan alanya ve bodrum mu? yoksa şike ortakları sivas ile kulübün borçlarının neredeyse tamamı koç bankasına olan kayseri mi?

    bu takımlardan hangisi giderse gitsin fenerbahçe’nin hatay’la birlikte toplam 18 puanı gitmiş olacak. buna rağmen banko 24 puanı hala daha durmuş oluyor. fenerbahçe her sezona en az 42 puanla başlıyor arkadaşlar bu inanılmaz bir rakam!
  • 693
    2024-2025 sezonunda ağır şike ve manipülasyonun döndüğü lig.

    hakem atamaları, koç holding sponsorlukları, sürekli yapılan algı çalışmaları, mourinho’nun ligin değerinin içinden geçmesi ve dünyaya yalanlar söylemesi, acun’un sürekli yaptığı yalan ve çirkef açıklamalar…

    geçen sezon sürekli fenerbahçe’yi yarışta tutmaya çalışıyorlardı, bu sezon şampiyon yapmaya çalışıyorlar.

    bu kadar kötü bi futbol ortamında insan futbol izlerken canı sıkılıyor. ve bu duruma herhangi bir şekilde dur diyen de yok.
  • 169
    iki sene üst üste 70 puana ulaşan takımın olmadığı lig.

    2018-19 sezonunu takımımız 69 puanla şampiyon tamamlayarak, 3 puanlı sisteme geçildikten sonra tarihte 70 puanın altında şampiyon olan ilk takım olmuştu.

    tıpkı bizim gibi başakşehir de 2019-20 sezonunu 69 puanla şampiyon tamamladı.

    gelecek yabancı kuralıyla birlikte ligdeki kalite azalacak, takımlar arası fark artacağı için 70 puan barajı önümüzdeki sezonlarda daha kolay geçilecektir. 80 puanlı 2.'ler bile göreceğiz.
  • 672
    samsunspor, eyüpspor ve göztepe gibi takımların artması zor değil. bir plan gerekiyor sadece.

    başakşehir o kadar imkana sahip mesela ama doğru kullanmıyor.

    en büyük problem hoca kalitesi, saha içine önem veren bir hoca gelince direkt fark yaratıyor zaten.

    hala bülent uygun, rıza çalımbay falan dönüp duruyor ligde, bu baştan başa fail bir durum zaten.

    bir de maalesef zeminler çok kötü, tesis yerine her yere stat yapıldı hala bir zemin standardı bile sağlanamadı, skandal bir durum.
  • 510
    o kadar muazzam bir ligdir ki mesela anadolu takımının birisiyle maç yapıyoruz ceza sahasına yakın bir yerde faul alıyoruz hakem faulü verir vermez mutfağa gidiyorum çay koyuyorum yanına bir abur cubur tabağı hazırlıyorum salona geçiyorum ve televizyona baktığımda hakem henüz daha baraj önüne köpük sıkmaya çalışıyor. işte bu kaosu hiçbir ligde bulamazsanız. bu yüzden derler ki süper lig hiç bitmesin...

    bitmiyor ki zaten. *
  • 601
    ilk 2'de bitirme sayıları;

    fener 43 defa - 19 şampiyonluk 24 ikincilik. yüzde 44 başarı oranı.
    galatasaray 34 defa - 23 şampiyonluk 11 ikincilik. yüzde 68 başarı oranı.
    beşiktaş 30 defa - 16 şampiyonluk 14 ikincilik yüzde 53 başarı oranı.
    trabzon 16 defa - 7 şampiyonluk 9 ikincilik. yüzde 44 başarı oranı.

    üçüncülük sayıları;
    fener 8 defa (son 24 sezonda 2 defa)
    galatasaray 16 defa (son 16 sezonda 1 defa)
    beşiktaş 14 defa (son 11 sezonda 6 defa) (son 23 sezonda 10 defa)
    trabzon 8 defa
  • 90
    son 20 senede 9 galatasaray, 6 fenerbahce, 4 besiktas ve 1 bursaspor şampiyonluğuna sahne olmuştur.

    son 10 senede 4 galatasaray, 3 besiktas, 2 fenerbahce ve 1 bursaspor şampiyonluğuna sahne olmustur.

    bu iki zaman diliminde de fenerbahce ve besiktas'in şampiyonluk toplamları galatasaray'in şampiyonlugundan 1 fazla çıkmakta.

    fbjk'ye karşı bu basarisizlik kabul edilemez!
  • 812
    teknik direktörlerin yaş ortalaması olarak muhtemelen en genç dönemini yaşayan lig. biraz da sabır işinde ilerlesek çok iyi olacak.

    stanimir stoilov 58 yaş
    hüseyin eroğlu 52 yaş (yerine volkan demirel gelecek, 44 yaşında)
    shota arveladze 52 yaş
    sergen yalçın 52 yaş
    thomas reis 52 yaş
    okan buruk 52 yaş
    erol bulut 50 yaş
    recep uçar 50 yaş
    marcel licka 48 yaş
    ilhan palut 48 yaş
    fatih tekke 48 yaş
    orhan ak 46 yaş
    radomir djalovic 42 yaş
    joao pereira 41 yaş
    selçuk inan 40 yaş
    burak yılmaz 40 yaş
    domenico tedesco 40 yaş
    nuri şahin 37 yaş.
  • 174
    akp’den sonra, ozellikle $ike sezonundan beri zaten bu isin tadi iyice kacmisti. son bir aydir yasananlar artik bardagi tasiran son damla oldu benim icin. gun itibariyle kendi adima takip etmeyi birakiyorum. ha ben kimim ki. galatasaray’i cani kadar seven bir futbolseverim. milyonlarca taraftardan sadece biriyim. bu yazdigim da muhtemelen kimsenin umrunda olmaz. dunyaya bir defa geliyoruz. her birimize belli miktar bir omur bicilmis. her saniyesinin altin degerinde olan su hayatin onemli bir zamanini kotu bir tiyatro halini almis super ligi izlemeye ayirmak bana gercekten asiri manasiz gelmeye basladi ve artik kendi adima bu durumu sonlandiriyorum. bunda galatasaray kulubunun mehmet cansun’dan beri (unal aysal istisnadir) kotu yonetilmesinin de etkisi cok. sonucta spor musabakalarini izlemenin anlami eglenmek ve hayattan aldigimiz keyfi arttirmak. super ligi takip ederken benim sinir ve stres seviyem ciddi olarak artmaya basladi. bir sporsever olarak bundan sonra nba maclarini, premier ligi, sampiyonlar ligini takip ederim. gecirdigim zamani en azindan mutlu bir bicimde degerlendirmis olurum.
  • 366
    şu haliyle "süper" liğin kenarından kıyısından geçmeyen, ihtimali dahi olmayan bir haldedir.
    bir an önce dünyada pek örneği kalmayan "bay"lı ligden normale dönmesi gereken ve mümkünse 16 takımı aşmayacak ve yarışmayı arttıracak, örneğin son avrupa bileti ve ligden düşecek son takımlar için bir kaç takımı hedefte tutacak lig sonu ikili elemeli tur içeren formata bürünmesi gereken ligdir, bu sayede ligde amaçsız takım kalmayacak, ligin sonundaki olası salmaların önüne geçilecektir.
    aynı zamanda yabancı sayısının tez elden serbest bırakılması da rekabeti arttıracak önemli bir faktördür.
    öte yandan, hakemlere çok katı bir şekilde "oyunu hızlandırma" üzerine baskıda bulunulması, oyunu soğutan, ne stattaki ne de ekran başındaki izleyiciye saygısı olan kötü niyetli oyunculara kesinlikle müsamaha gösterilmemesi, bu oyunculara 90+3 değil, gerekirse oyunun 3. dakikasında kartlı ikazlarda bulunulması elzemdir.
    lakin oyunun hızlanmasını istemeyen, o tempolara dayanamayacak hakem sayımız da maalesef hiç de az değildir, ortalık maalesef "oyun yavaş olsun, elimde olsun, sonra başım ağrımasın"cı zihniyetindeki hakemlerden geçilmemektedir.
    özetle, ota-boka düdük çalan, topu oyunda 60 dakikanın altında tutan hakemler kızağa çekilmelidir.
    maçların başlangıç, bitiş, devre arası sürelerine riayet edilmelidir. 20.00'de başlayan maç, anormal bir durum olmadıkça en geç 21.50-21.55 bandında (ki o da uzatmalardan kaynaklanabilecek sarkmalar nedeniyle) bitmiş olmalıdır.
    zaten topun oyunda kalışı arttıkça uzatma dakikaları da otomatikman azalacaktır.
    var'ın kullanımı, özellikle içinde bulunduğumuz 2022-2023 sezonunda iyice ligi dizayn etme aracına dönüşmeye başlamıştır, yayıncı kuruluşun da dikkati çekilerek yeniden hakkaniyetli bir uygulamaya dönüşmelidir.
    gözünün önündeki pozisyonlarda dahi karar verme riski almayıp insiyatifi tamamen var'a bırakan hakemlere emekleri için teşekkür edilerek hayatlarında başarılar dilenmelidir.
    var kullanım süresinin oyunu baltalamasına engel olunmalı, daha hızlı, daha pratik kontroller sağlanmalıdır.
    bu ve benzeri tedbirler alınırsa belki o zaman adı "sözde" süper olan ligimiz, süper olma yoluna hafiften girer ve seyir zevki artarsa futboldan soğuyan izleyici yeniden statlara dönmeye başlar...

    edit: imla ve ekleme
    en önemli maddeyi unutmuşum;
    süper ligin önündeki en büyük engel:
    siyasetin bir an önce elini eteğini tff ve futbolun üzerinden çekmesi gerekliliği.
    yukarıdaki her şey belki olur da işte bunu, özellikle bugünkü yapıda çok zor görüyorum maalesef...
App Store'dan indirin Google Play'den alın