resim
Steven Nzonzi
Takım:Stoke City
Mevki:Ön Libero
Yaş:37
Boy:1.96
Uyruk:Fransa
  • 1026
    geldiğinden beri maaşına adına geçmişine kıyasla neredeyse hiç katkı vermemiş olan futbolcu. açıkçası sene başındaki oyununun abartıldığını ve kendisinden önce oynayan oyuncularla kıyaslandığında oldukça vasat performans verdiğini düşünüyorum. performansı artsa bile bize asla bir melo veya fernando hissi vermeyeceğini düşünüyorum. kendisinde ne o tribünlere yakın hissettirecek hırs var ne git gel yapıp sürpriz şutlar atıp skor yapacak bir kondisyonu ve temposu var. dolayısıyla yol yakınken kendisiyle yolları ayırıp çözüm olmamakla birlikte ligi takımı hocayı bilen bkz: badou ndiaye'yi 6 aylığına kadroya katmak. bunun dışında yapılacak hamlelerin risk teşkil edeceğini düşünüyorum
  • 1027
    çok kaliteli ve iyi bir oyuncu.

    siz nzonzi, babel gibi oyuncuları takımınıza alıyorsanız haraketli pas oyunu oynamayı tercih etmelisiniz. nzonzi asla.bir hızlı geçiş oyuncusu değildir. nzonzi koşu yapıp kontra atağa katılamaz. nzonzi pas alır ve kaptırmadan ileriye doğru pas verir. nzonzi'yi takımınıza alıyorsanız takımdaki diğer oyuncuların taktik bilgisi onun kadar yüksek olmalıdır. nzonzi napoli'de oynayamaz. galatasaray'da oynayamaz. nzonzi ajax,ta oynar, avcı'nın başakşehir'inde oynar, biliç'in beşiktaş'ında oynar, hatta barcelona'da oynar.

    futbol fifa oyunu değildir. tepeden oyuna bakıp bütün oyuncuları az çok aynı kefeye koyamazsın.
  • 1028
    devre arasinda lyon tarafindan istenmekte olan fransiz orta saha oyuncusu. fakat, buyuk ihtimal bizimle sampiyonlar liginde forma giydigi icin barcelona maclarinda forma giyemeyecek.
    edit: yazar arkadaslarin uyarisi uzerine degisen kural sebebiyle daha once sezon icinde farkli takimda cl oynamis oyuncularin transfer sonrasi yeni takimlarinda da organizasyonda yer almaya devam edebiliyorlar. tesekkurler uyarilar icin.
  • 1033
    kariyer olarak donk'tan çok daha parlak bir kariyeri olmasına rağmen donk'un savunmada belli başlı meziyetleri, hepsini de geçtim mücadelesi ve özverisinin onda biri yoktur bu arkadaşta. geçen sene donk'un jailson'u nasıl yere serdiğini hatırlayın geriden gelip kayarak müdahale ile kadıköy deplasmanında. nzonzi o pozisyonda lütfedip jailson'u kovalayayım diyecek sonra topa kayıp hızlı atağı kesecek de ben de göreceğim.
  • 1036
    fatih terim tarafından transfer ettirilip daha sonra yeterince tempolu oynamadığı, mariano'nun, belhanda'nın, babel'in arkasını toplayamadığı için kesilen futbolcu. ''iyi de sayın hocam bu adam zaten kariyerinin hiçbir döneminde böyle bir oyun oynamamışken bu adamı neden transfer ettin'' diye soracak kimse var mı acaba hocaya. hadi daha önce hiç izlemedin diyelim 2 metre boyunda bir adam ne kadar çabuk olabilir? madem sağa sola basan, adam yiyen bir oyuncu arıyordun malatya'nın empoli'den bonservis ücreti ödemeden kadrosuna kattığı afriyie acquah ya da nzonzi'ye göre daha hareketli olan ve beşikaş'tan önce anlaşmada sağladığımız elneny'i aldırabilirdin.

    bir de ciddi ciddi hiçbir sistemde oynayamayacağı yazılmış.* geçen sezon* ligin içinden geçen onyekuru'yla şamar oğlanına dönen slimani'nin bu sezon* monaco'daki durumlarına bakarak sistemlerin oyuncular üzerindeki etkisini anlayabilirsiniz. gerçi ön liberoda oynayan adamı şut çekmediği için eleştirenlerin kendisini beğenmemesi gayet normaldir. muslera da kafa golü atmıyor mesela o konuda ben de çok kırgınım. kahvedeki dayılar bile bazen daha mantıklı yorumlarda bulunabiliyor.

    edit: saha içine verecek cevabı olmayanlar olayı direk saha dışına çıkarmış. sistemi mistemi geçelim tabi ne gerek var böyle şeylere. hocanın n'zonzi'yi antremanı terk ettiği için kadro dışı bırakması ne kadar doğruysa transfer etmesi ve kötü oynamıyorken takımdan kesmesi de o kadar yanlıştır. bu ayrımı yapmak şart. adam kötü oynadığı için değil takımın ihtiyaçlarına uygun olmadığı için kesildi. ve takımın ihtiyaçlarına uygun olmadığı halde bu oyuncuyu transfer eden fatih hoca net şekilde hatalıdır.
    bu arada melo futbolcu değil. futbolcu olsa juventus o parayı ödedikten sonra bize göndermezdi.
  • 1038
    kimse kusura bakmasın bal gibi de fatih terim'in plansızlığı yüzünden bu duruma düşmüş futbolcu.

    hocayı her fırsatta savunuyorum ancak n'zonzi konusunda hak vermiyorum. kariyeri boyunca oyun stili belli bu adamın. koşan-basan bir futbolcu değil. pres futbolcusu değil. hücumu yönlendiren bir futbolcu değil. adam defansif orta sahanın gösterişsiz, ağır, uzun ve güçlü hali.

    n'zonzi sahaya çıkıyor ve kariyeri boyunca nasıl oynadıysa galatasaray'da da aynı ölçüde oynuyor. ancak hocanın oynattığı futbolda o bölgede statik bir oyuncu aramadığımız için bir süre sonra yedek kalmaya başlıyor. özetle başkasının plansızlığı yüzünden yedek kalmaya başlıyor.

    işte o saatten sonra ben de olsam ben de bırakır giderim idmanı. madem bana ihtiyacınız yoktu neden aldınız derim. hele de kariyerimde dünya kupası şampiyonluğu filan varsa bir dakika dinlemem bile.

    bu uyumsuzluğu aylar öncesinden uğur karakullukçu gördü. "n'zonzi galatasaray oyunu için çok ağır ve hücum bölgesine katkı vermeyen bir oyuncu" dedi. bunu 30'lu yaşlardaki ortalama bir spor yorumcusu görebilirlen fatih hoca göremedi.
  • 1040
    şahsen roma'daki yedek bir oyuncuyu bile takıma alırım çünkü monchi diye bir adam vardı orada kadroyu inşa eden ve roma dediğiniz takım.. neyse ben şimdi roma'yı anlatmayayım.

    romanın şu anki orta saha rotasyonu diego perotti, jordan veretout ve amadou diawara gibi isimlerdir. bunlar 25-30 milyon avro bandında oyunculardır. biraz izleyerek bu oyuncular nzonzi ile kıyaslanabilir.

    nzonzi, galatasarayda önünde bayram ve belhanda bazen soso ile bazen selçuk'la, sağda mariano, solda naga, göbekte mariano ve dama-donk artık o gün kim takdir edildiyse onla oynamıştır. bazen defans orasında, bazen orta alanda oynamıştır. hatta çoğu zaman da kesik yemiştir. mesela donk'tan bile geridedir.

    o halde nzonzi, istikrar abidesi, mükemmel ötesi bir takımın, mükemmel ötesinden uzak bir oyuncusu olmuştur.
  • 1041
    kendisi roma'da yedek kalıyorken herkesin bayıldığı melo yılın en kötü oyuncusu seçilmişti italya'da. saçma sapan argümanlarla komik duruma düşmeye gerek yok. bizim takımda kim iyi oynuyor? naga? babel? feghouli? kim yani? ne oynuyoruz da nzonzi'den verim bekliyoruz? nzonzi'nin oyun tarzını bilmeden takıma alıp ondan yapamayacağı şeyler beklemek aynı diagne transferine benzemiyor mu? demek ki hiç araştırmadan, bakmadan oyuncu alıp duruyoruz. kimi alsak ertesi sene tencere tava bağlayıp gönderiyoruz çünkü. sorun bizde değil oyuncularda mı? sanmıyorum.
  • 1043
    bize winner oyuncular lazım. oyuna karakterini koyacak oyuncular. sistemsizlikten parlayamayacak kadar sistemli olan oyuncular değil. iyi oyuncu olabilir ama bize gelen ve taraftarın sevgilisi olmuş yabancıların özelliklerine bakarsanız çoğunun çok özel yetenekli, isyan eden, çalışkan ve winner oyuncular olduğunu görürsünüz. aklıma gelen bazıları :
    sneijder: çok özel yetenek, ateşleyici, asla pes etmez, mücadeleci, winner
    melo: agresif, özel yetenek, ateşleyici, asla pes etmez, mücadeleci, winner
    elmander: çalışkan, istikrarlı, mücadeleci
    baros: özel bitirici, mücadeleci, hırslı, ateşleyici
    drogba: karakterli, çok özel yetenek, winner
    hagi: saymakla bitmez. efsane
    muslera: istikrar abidesi, hırslı, winner
    kewell: özel yetenek, hırslı, ateşleyici, winner

    şimdi geliyorum 2019-2020 sezonundaki yabancılara
    lemina: özel yetenek, hırslı, mücadeleci, ateşleyici(sevmeyeni yok herhalde)
    andone: mücadeleci, çalışkan, hırslı (galiba kısa zamanda hepimiz sevdik)
    seri: özel yetenek, hırs yok, mücadele zayıf, ateşleyici değil, ciddiyetsiz
    nzonzi: yetenekli, hırs yok, mücadele zayıf, ateşleyici değil, ciddiyetsiz
    belhanda: yetenekli, hırs var da yok gibi, ciddiyetsiz, çok az maçta ateşleyici efekti oldu
    feghouli: özel yetenek, ateşleyici (mi soru işareti) , oyuna karakter verebiliyor, 2018-2019 sezonunun ikinci yarısı winner özelliğini de gösterdi
    donk: ateşleyici, mücadeleci, karakterli
    mariano ve nagatomo emekli olmak üzere olduğundan yazmaya gerek duymadım
    babel: ciddiyetsiz, özel yetenek, ateşleyici değil, winner hiç değil

    şimdi düşünme sırası sizde sevgili renktaşlarım. düşününce bulacaksınız. fatih terim’e o kara suçlamalarınızı yapmadan önce biz hangi oyuncuları sevmişiz ve benimsemişiz oradan başlamak lazım . burada sistem diyenlere şöyle hak veriyorum: eğer ki takımımız her mevkide çok özel oyunculardan oluşan beş yüz milyon euro’luk bütçeli bir takım olsaydı hiç sırıtmayabilirdi. biz zaten bir sistemde sırıtmayan oyuncuların peşinden koşamayız. bize hırsıyla, mücadelesiyle fazlasını verecek özel oyuncular lazım. takımda ruh var mı bir bakın. babel mi, seri mi, nzonzi mi, belhanda mı , mariano mu hırslı, azimli gerçekten mağlubiyet karşısında isyan eden tipler de biz mi göremiyoruz. istediğin sistemi kur bu adamlarla hiç birşey oynayamazsın. neden lemina’yı seviyoruz. çünkü anahtar cümle:’melo’yu görüyoruz’.
    buradan tekrardan fatih terim muhalifi sevgili renktaşlarıma söylemek isterim ki: bu takıma pep guardiola gelse bir şey oy-na-ta-maz. fatih hoca acımasız bu eleştirilerin hiç birini haketmiyor. o da böyle hayal etmemişti. konunun sistemle ya da fatih terim’in formsuzluğuyla hiç bir ilgisi alakası yok. konu ruh ve mücadele yetersizliği. eleştirirken fatih terim gibi bir değeri yermeyin ve değersizleştirmeyin.
  • 1044
    takımdaki hiç bir orta saha oyuncusunun getir götürünü yapmaz. ancak bu adam keyif topçusudur. keyif için oynar. mücadele, ruh, karakter beklemeyin. bize gelirken babasının hayrına gelmedi. şampiyonlar liginde top koşturayım hem de türkiye ligi de olsa kariyerimde bir şampiyonluk olsun diye geldi.

    lige kötü başladık. şampiyonlar liginde de 3 maç 1 puan kalan maçın 2 tanesi madrid ve paris'te. zaten dikkat edin içerideki madrid maçından sonra saldı bu adam. öncesinde performansı çok fena değildi. o maçı da kaybedince şampiyonlar ligi gitti. ligi zaten domine edemiyoruz. her hafta yeni bir problem çıkıyor. adam o maçtan sonra eee ben türkiye'ye bunun için mi geldim. çok şeyimde türkiye ligi dedi saldı.
  • 1045
    hayatta gördüğüm en overrated oyunculardan. gönderilme sebebi ne olursa olsun takım için hayırlı olduğuna eminim. ne teknik var, ne defansif yırtıcılık var, hücuma katkı zaten sıfır. servet çetini ön liberoya koy bundan daha faydalı olur. bir de triplere girmiş, yok oynamazsam antrenmanda yokum falan. transfermarkt'a girip oyuncu değerine göre transfer yaparsan sonuç bu olur işte, roma niye 30 milyon euro verip 1 yıl sonra bedavaya göndermiş diye 1 allahın kulu sormazsa olacağı bu. nereden baksan 3 milyon euro zarar.
  • 1048
    sözlüğü terkettirecek entry'lere sahip oyuncu. yahu şu "zaten bilmemkim takımı iyi olsa bırakmazdı bu adamı" argümanından usanmadınız mı? bir oyuncunun bir takımda oynayamaması, başarısız olması, o adamın kötü olduğunu mu gösteriyor? peki soruyorum, inter sneijder'i, juve melo'yu, hatta ileri gidiyorum barça-real hagi'yi kötü diye bıraktı da, bizde niye uçtu bu adamlar? adamın performansını, takımla olan uyumunu ne bileyim tutumunu eleştirin de, tırnak etmeyecek, boş, işe yaramaz sıfatları nedir arkadaş? kusura bakmayın da, donk, nzonzi'nin formasını giydiği milli ve klüp takımlarını rüyasında görse kamyon devirir.
  • 1049
    en çok kendisi gelmeden hakkında yazılan scout raporunu merak ediyorum. hoca bu raporu mutlaka görmüştür. matematiksel olarak iki seçenek var; ya scout raporunda bu adam hakkında yanlış şeyler yazıldı ya da hoca yazılanları çok umursamadı. bu adam yıllardır aynıysa başka bir seçenek yok. ne de olsa bütün transferler hoca ve ekibi tarafından yapılıyor.

    kesip atmak için fazla iyi bir adam gibi geliyor bana nedense bu arkadaş. sen git ocak dışısım demek en kolayı ama oyuncuyu kazanmak asıl mesele. sanki konuşulmayan bir şeyler var ama hiç öğrenemeyeceğiz gibi duruyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın