2251
hocaları ve oyun tarzlarını, bu tarza yatkın olmayan oyuncuları almamalarını elbette eleştirebiliriz ancak igor tudor özelinde bunu söylemek çok doğru değil. nitekim adam, en azından bu sezon için oyuncularından sadece toplu veya topsuz, koşmalarını bekliyor.
zaten futbolcunun temel işi de koşmak. ben sinan öyle bir koşsun ki bruma'yı geçsin veya her maç 16 km koşsun demiyorum; ancak şunu kabul etmeliyiz ki bir yasin kadar koşmasının önünde fiziksel bir engel yoktur. kendisinin bu kadar koşması sadece bizim için değil, kendisinin geleceği için de önemli bir meziyettir.
ben şutu olan adamı severim ancak kendisi eğer riekerink veya tudor döneminde kendisinden 7-8 yaş büyük yasin'i kesemiyorsa, zaten bundan 3-4 sene sonra da galatasaray'ın ve taraftarının kendisinden beklediklerini verecek bir mental yapıya sahip değildir.
inşallah kafayı toplar da kendine gelirsin çocuk.
2252
maalesef olmayacak topçudur. şahsen ilerleme kaydedebileceğine de pek inanmıyorum. o ışığı hiç gösteremiyor. ümit vardı aslında ama kafa yokmuş onu sonradan gördük. bi zaman sonra gider almanya ikinci ligine oralarda debelenir.
2253
adama ayda bir 5-10 dakika sure ya veriliyor ya verilmiyor. son haftalardaki puanlarda buyuk katkisi olan gary rodriguez bile sirf yasin oynasin diye yedek bekletiliyorken kendisini yasin'i kesememekle elestiremeyiz. kendisi belki gercekten yetersizdir; ama yasin kadar olmadigina eminim.
2254
yasin'den bile daha kötü durumda olan oyuncumuz.
sinan'ım, aslanım, yiğidim, madem olmayacaktın, neden umutlandırdın be :(
şurada bi anlaşalım; eğer ayda 5-10 dakika süre alıyorsa o 5-10 dakikada köpek gibi koşacak. evet iki 'p' ile söylüyorum köppek gibi koşacak. tudor'a ben buradayım mesajını verecek.
sen 22 yaşındasın, yeteneklisin, bu taraftar senin için florya duvarlarına yazılar astı. içinde bulunduğun durum kendine ve sana inananlara ihanetten başka bir şey değil. antrenmanlarda gereken eforu göstermiyorsun ki yedek kulübesinden çıkamayan bir sinan var karşımızda.
tudor'un 3-4-3'ünde ileri üçlünün sağında oynamaya en uygun isim sinan. takımımızda ondan daha iyi bir oyuncu yok o bölge için. şu anki ortam sanki sinan için yaratılmış gibi. ama beyimiz ne yapıyor, poldi'nin wesley'in top kovaladığı takımda ayağına pas bekliyor.
böyle devam et sen, yasin'in de gerisinde kalırsın, garry'nin de. toparlanacaksan toparlan, olmuyorsa da bundesliga 2 seni bekler.
2255
babel gibi umursamaz bir tip her rakip atağında bekinin yanında bitiyorsa, sinan efendi hiç durmayacak.. öyle ben oldum havasında düşük tempo geriye koşarsan, her maç saha kenarında ısınmak için koşarsın. he ben böyleyim diyorsan, gidip rizespor'un büyük futbolcusu olursun. hayatta en nefret ettiğim futbolcu tipi sinan gibiler.. yeteneği olup, mücadele etmeyenler.
2256
formayı yasin' den daha fazla istemiyor ki yasin yerine kendisi tercih edilsin.
yasin'i bir çok futbolculuk yönüyle eleştirebiliriz hatta zaman zaman o da yanlış düşüncelere kapılıp farklı tavırlar sergilese de çoğunlukla haddini bilen, galatasaray'ın kendisi için bir şans olduğunun farkında olan ve formayı almak için gerçekten ama gerçekten çabalayan bir futbolcu. hatta bir çok pozisyondaki bencilliğinin temelinde de kendini gösterme arzusu yatıyor, çünkü bu formayı kaybetmemesi gerektiğinin dişiyle tırnağıyla kazandığı bu yerini sürekli olarak kendini hatırlatmazsa, mücadelesini göstermezse bir anda kaybedilebileceğinin farkında. işte sinan'dan da en büyük farkı bu, bu yüzden yasin bu yüzden sinan yerine kadroda olmayı daha çok hakediyor.
sinan kendini göstermek istediğinde ceza sahasında bekleyip gol atmaya çalışıyor, yasin ise ciğeri çıkana kadar rakibini de kovalıyor, çalım da deniyor, pas da deniyor. burak yılmaz da böyleydi, o yüzden bu kadar büyük istatistiklere ulaşabildi zaten. burak, yasin vb oyuncular türk sporcularda çok az olan fiziksel disiplin ve sürekli yenilenen asla tatmin olmayan bir hırs ile oynuyorlar bu yüzden de türk futbolcular arasında yetenek olarak çok gerilerde olsalar da en önde isimler arasında kendilerine yer buluyorlar.
2257
kadroda kendisine yer bulamamasının en büyük sebebi yine kendisi. formayı kapmak için gerekli olan istek, hırs, çalışkanlık gibi özelliklerin hiçbiri kendisinde yok ve yeteneğine ihanet ediyor. yasin'e her ne kadar kızsam ve beğenmesem de fiyat performans oranı ve mücadele olarak sinan'dan çok daha fazla formayı hakediyor. sinan seneye forma giyebileceği bir avrupa takımına kiralanmalı yoksa sonu bir iki sene içerisinde akhisar belediye seviyesine gelecek.
2258
kendisini bize yollayan alman takiminda (adini hatirlamiyorum affola) bu karari kim verdiyse bir sekilde bulup bunyemize kazandirmaliyiz.
futbol piyasasina gore kucuk de olsa para bile kazandilar sinan'dan. tebrik ediyorum.
2259
gelecek sezon kesinlikle takımımızda olmamalı. kesinlikle kiralık olarak gönderilmeli. hollanda ligi onun şu hali için biçilmiş kaftan. bundesliga ve la liga için yeterli fizik kapasitesine sahip değil. fransız liginin orta-alt kademesindeki takımlarına da kiralanabilir. fransız ve hollanda liglerinde ağırlıklı olarak hücum futbolu oynandığı için hücum varyasyonlarını tekrar ede ede aklına kazıyacaktır. bomboş bir yıl geçirdi. kendisine hiçbir durumda bir yıl daha tolerans gösterilmemeli.
2260
saclarını sarıya boyatmıstı bir aralar, iyi gaza gelmişti, bizide getirmişti.
degeri her geçen gün artan paf takım gol kralı.
2261
kendisini kocaman sarı balonlara benzetiyorum. bir heves alıyorsun odaya falan asıyorsun ama güvenilmiyor, patlar iki gün sonra malzeme dayanıksız çünkü. bu çakma sarı'da da o hesap kumaş belli, pentium ii ile çalışıyor.
2262
kendisi hakkında verilmiş en kötü karar sezon başı kiralık olarak gönderilmemesidir. belki bunun için çok geç değildir bilmiyorum. ama bir an önce her maç 11 başlayabileceği bir takıma gitmelidir. genç oyuncular oynayarak gelişirler, kulübede yatarak değil. gerçi galatasaray'da artık herkes yatarak para kazanmaya alıştığı için gitmek de istemeyebilir.
2263
sinan gümüş kaybolmak üzere. artık sesi de çıkmıyor, arıyan (soran) roben de yok artık. bir genç futbolcu bu kadar ucuz harcanır mı? hata kimde sinan'da mı yoksa teknik kadroda mı? arkadaş çocuğun harika şutları, gol vuruşları ve oyun görüşü vardı. tek eksiği savunma yapamamasıydı. savunma öğretilemez miydi? hızı ve dinamizmi artırılamaz mıydı?
cengiz ünder ilk maçlarında hatırlıyorum sinan kadar bile değildi. fakat abdullah avcı onda ısrar etti, sürekli oynattı, öğretti ve bugün tartışmasız bir yıldız kazandı. aceba sinan gümüş'ü abdullah avcı'ya mı teslim etsek. edin visca'yı satar para kazanırlar, sinan gümüş'ü de parlatır ve türk futboluna kazandırır. altyapıları çok iyi bilen ve yıllarca içinde yer alan birisi olarak söylüyorum ki gençlerde ısrar etmezseniz ve profesyonelliği öğretemezseniz çok kolay harcanıyorlar. sinan önümüzdeki sezon mutlaka ama mutlaka oynayacağı bir takıma git-me-li. eğere anlaşılabilirse abdullah avcı en iyi seçenek.
2264
kendi kendisini harcayan futbolcu. ilk geldiğinde oynadığı futbol ile herkesi mest eden geleceğin yeteneği denen futbolcu 16-17 sezonu itibariyle yok olmuş durumda. takım oyunu oynamayı bilmiyor, kendini boy aynasında görüyor ve çok çabuk oldum triplerine giriyor. kendisi sezon başında denendi zaman zaman. ancak hiç bir şekilde verim vermediği gibi takımı resmen eksik oynatıyor. bizim gibi bekleri problemli bir takımda ise daha büyük sorunlara yol açıyor.
kendisi artık genç statüsünde değil benim gözümde. 23 yaşına gelmiş bir futbolcu sonuçta. bu yaşa kadar çoktan patlama yapması gerekiyordu kaldı ki ona bu şans da verildi ancak hatırlayın nasıl bir mantalite olduğunu. kendisini çok çabuk ben oldum havasına soktu koşmadı, mücadele etmedi, geri dönmedi ve sonuç olarak kesildi. artık kiralanacaksa bile avrupada futbolu öğrenebileceği bir takıma kiralanması gerekiyor. ancak bu saatten sonra işi çok zor.
2265
podolski sezon sonunda japonya'ya gidince bunalıma girecektir. hayır anlamadığım poldi ile bu kadar takılıp nasıl bu kadar geriye gitti?
insan biraz feyz alır şu adamdan. ben o kadar yanında yatıp kalksam yemin ederim benim bile oyun görüşüm, futbol kültürüm biraz daha gelişirdi.
2266
yasin'in istatistiklerini bu sezon kendisi yapsa tapardık. geçen sezon sonu çok ön plana çıkmıştı. nasıl bu kadar geriye gitti anlamıyorum.
2267
benim için cengiz ünder ile farkı, sanki alman altyapısından gelen cengiz ünder, türk altyapısında yetişen sinan gümüş gibi.
daha çalışkan olan, oyunun iki tarafına da uyum sağlayan, antrenörünün sözünden çıkmayan ve sürekli kendisini geliştirenin alman altyapısından gelen sinan'ın olması lazımdı ama o değil cengiz; özel hayatıyla gündeme gelen, var olan yetenekleriyle yetinen, savunma yapmayı hiç önemsemeyen, imajı futbolun önüne koyan ve pas vermedi diye takım arkadaşlarına bağırıp çağıran ise türk altyapısından gelen cengiz değil sinan.
sinan gümüş, başakşehirspor'da oynuyor olsaydı mutlaka dikkat çekerdi, çünkü yaşının üstünde bir bitiriciliği var ve gerek takım oyunu, gerek ekstra koşan oyuncular sayesinde başakşehir yıllarca doka gibi bir oyuncunun savunma kısmını tolere edebilen bir takım.
ancak, sneijder, podolski, ve selçuk aynı anda oynadığında savunma kısmını tolere edemeyen takım, bruma, rodrigues, yasin, sinan rotasyonunda kendisini seçmez.
bizde oynamak istiyorsa ki artık bence zor, aklında ve futbolunda çok büyük dönüşüm gerçekleştirmesi gerekiyor (aynı zamanında burak yılmaz'ın yaptığı gibi),
takımdaki tudor'un sistemine en uzak kanat oyuncusu olduğu için gelişebileceği bir lige gitmesinde fayda var mesela hollanda ligi'nde çok iyi işler yapar ve özgüveni yerine gelir. ama şuan profesyonellikten uzak görüntüsü ile potansiyeli en fazla bursaspor olur ki onu da göremeyebilir.
2268
kulüpte işleyen bir düzen olmadığı için sorun kimde bilmiyoruz.
şimdi diyelim ki sorun sinan'da. hangi teknik ekip çıkıp sinan şu şu yüzden oynayamıyor, sinan için şu şu aksiyonları alacağız, bunlarla da olduramazsak kariyeri için kiralayacağız veya satacağız dedi? sinan'ın durumunu kim konuşuyor bu arada? cenk ergün-mehmet özbek mi? igor tudor ve ekibi mi? igor tudor ve mehmet özbek mi? yoksa dursun özbek-mehmet özbek-mehmet özbek'in oğlu arasında mı konuşuluyor?
kulüpte kimin ne olduğu belli değil. sinan da ya kendi hatalarından dolayı ya da teknik ekiplerden dolayı kayboluyor.
yoksa düşünsene teknik ekibin belli, uzun vadeli başarı için burada ve umut veren bir top oynatıyor, futbol direktörün yıllardır burada, başkanın iş bilmez bir adam değil, yönetimin istikrarlı. burada tabii ki sinan gibi bir adam bir parlayıp bir kaybolsa açıklaması yapılır. açıklaması yapıldığında da o açıklama ikna edici olur.
ya düşünsene seneye pulisic'in dortmund'da neredeyse hiç süre almadığını? kimse mi sormaz, kimse mi açıklama yapmaz?
kulüpte kaç teknik ekip değişmiş belli değil, daha doğrusu sahaya çıkan adamlar teknik ekiplerin eseri mi o bile muallakta. biz nasıl bilelim sorun sinan'da mı değil mi?
2270
futbol sadece sol ayak kalitesinden oluşsaydı real madrid'de oynayabilirdi. öteki şeyler lazım olunca kulüpsüz kalması veya kalacak olması normal.
2271
umarım serbest kalır dediğim oyuncu. forma bulamayınca trip atan, kendisini gram geliştirmeyen, tek işi instagramda krampon tanıtmak olan oyuncunun galatasaray'da işi yok. geçiniz efendim.
2272
sözleşmesi ne zaman bitiyor bilmiyorum ama kiralık göndermenin zamanı geldi de geçiyor. kiralık gittiği takımda başarılı olup, kafa yapısını değiştirirse kapımız açık ama taraftarın desteğine rağmen bu kadar düşen bir oyuncu zor toparlar.
2273
kiralık olarak gönderilmesi şart. ancak bonservisi ile göndermek hata olur.
2274
zamanında abdullah avcı istediğinde kiralık verseydik kendisini, belki bir cengiz ünder kadar patlama yapacaktı elinde. ama sağolsun hamza hocamızın isteğiyle, dursun özbek yönetimindeki muazzam futbol aklı gitmesine izin vermedi. hamza da sezon boyu yerine sabri ve umut bulut'u sağ açık oynatmayı tercih ederek kendisini kulübeye hapsetmişti.
he sonrasında kendisi de öyle pek istekli bir kardeşimiz değilmiş ki ne hırs yaptı, ne bir şey. yavaşça eridi gitti. futbolun başında cidden işi bilen biri olsa akademi havasında bir takıma kendisini kiralar ve hala potansiyelini ortaya çıkarabilir. ama mehmet özbek'in futbol aklı olduğu galatasaray'da tabi ki sözleşmesi feshedilerek gönderilir en fazla.