resim
Sabri Sarıoğlu
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:41
Uyruk:Türkiye
  • 4252
    çeyrek finale çıktık, real madrid'le eşleştik, bunda takımın malzemecisinden top toplayıcısına, 1 atkı alıp da klübe katkı sağlayan taraftara kadar herkesin katkısı var. tabi en büyük pay da futbolcuların ve teknik heyetin. bu başarıda (bkz: sabri sarıoğlu)'nun da katkısı var elbet. ama millet gelip burda yine sabri'ye laf sokuyor ya işte ben bunu anlamıyorum. yok vucüt çalımı atarmış da ronaldonun başı dönermiş, yok şanzumanı freni aşağı inermiş falan. peki siz bana 1 isim söyleyin şu ronaldonun karşısında durabilecek, maç boyu adama nefes aldırmayacak. tek bir isim söyleyin bana valla yutcam bu yazdıklarımı. beyler adam ronaldo, dünyanın en iyi 2 oyuncusundan biri, sahada maymun etmediği adam yok, bizim taraftarımız da hala ronaldo üzerinden sabriye giydirmeye çalışıyor. *
  • 4254
    ahhh sabri ahh. bak gördün mü, eğer oynarsan çeyrek finalde oynayacağımız real madrid maçlarında, ronaldo denilen futbolcu senin kanadını otobana çevirecekmiş, sen de öylesine bakacakmışsın arkasından. senin mevkiinde oynayacak olan diğer alternatif olan sevgili futbolcumuz eboue ise ronaldo'ya adım attırmazmış.

    şimdi genç nesil futbolu pes'lerden fm'lerden oynadığı, öğrendiği için maçların da kağıt üstünde oynandığını sanıyor. eğer sen oynarsan bizim takımın tek futbolcusu sen, karşı takımında tek futbolcusu ronaldo olacağından dolayı yenileceğimiz, madara olacağımız kesinmiş, yoksa kalede muslera varmış, savunmada semih, dany varmış, ortada selçuk, melo, varmış, ileri de burak, sneijder, drogba varmış, onlar sahada her zaman ki gibi ellerinden gelen herşeyi yapıyorlarmış, ama bu takımda bir sen kötüymüşsün her maç. haa çok komik birşey daha söyleyeyim, oynamadığın maçlarda bile sen eleştirilirsin, onun sebebini hala çözebilmiş değilim. sonuçta galatasaray taraftarı her zaman haklıdır, unutma herkes gider, onlar kalır, çünkü onlar galatasaraylıdır. gerçi senin için de iyi galatasaraylı, o yüzden bu takımda senelerdir diyorlar. bilemedim şimdi, yoksa aldığımız kombinelerin, gsstore ürünlerinin paraları boşa mı gidiyor. ekmek elden, su gölden tarzında yaşıyormuşsun, bir de üstüne milyon dolarlar alıyormuşsun, hayat sana güzelmiş diyor bazı galatasaray sözlük yazarları.

    sahi söylesene sabri, madem yıllardır bu takıma hiçbir ( ! ) katkın yok, ne dersin, yoksa futbolu bildiğini düşündüğümüz başımızdaki adamlar futbolu bilmiyorlar mı, nasıl seni bunca yıldır oynatmışlar, onlar bilmiyorlarsa, seninle aynı takımı tuttuğunu iddia eden ama takımının armasını üzerinde taşıyan bir futbolcusuyla dalga geçen, futbol sınırlarının dışına çıkarak eleştiren adamlar mı futbolu biliyorlar.

    sen bu kadar kötüyken ( ! ), onlar futbolu, futbolculuğu bu kadar iyi biliyorlarsa, neden sen yıllardır türkiye'nin en büyük takımı galatasaray'da oynuyorsun da, onlar sadece klavye başında kalem oynatıyorlar.

    haydi söyle sabri, yanlış nerde ?
  • 4257
    adam resmen futbolun katili abi.
    tamam galatasaraylı seviyoruz, falan filan ama bu kadarı da olamaz. 35 dakikada yaptıklarına kısaca bir değinirsek;

    * sneijder'in akıllara zarar pasında çaprazda kaleye vurmamak, sonra topu istop edip rakibe ortalamak
    * tehlikeli bölgede göğsüyle düzeltip önüne almak yerine, röveşata ile uzaklaştırmaya çalışmak. akabinde rakibe giden topta rakibin gol kaçırması,
    * müsait pozisyonda topu drogba'ya vereceğine geriye dönmesi,

    olunmlu olarakta golden önce melo'nun verdiği topta ver-kaç yapmasını sağlayabilmesi var. aslında kızıyorum falan ama amrabat denense sağ tarafta, çok mu kötü olur diye düşünüyorum.
  • 4262
    ikinci fatih terim dönemi, maddi sıkıntılarla boğuşulan eric gerets dönemi, aynı şekilde türk futbolculara ağırlık verilen yokluklar içerisinde ki karl-heinz feldkamp dönemi, ne tür futbol oynattığını çözemediğimiz michael skibbe ve frank rijkaard dönemlerinde takımda forma şansı bulmuş futbolcu. lucescu kendisini hazırlık kampında deneyip tekrar alt yapıya gönderecek kadar futbol cahilidir.

    özellikleri arasında orta açamamak, çalım atamamak, müsait pozisyonda topu rakibe ikram etmek, deli dana gibi koşmak, sürekli yana ve geriye oynamak, dikey oynayamamak, şut çekememek ve taraftara çok güzel üçlü çektirmek olan über futbolcu. zaten mehmet topal'da über futbolcuydu bu yüzden o da bu yukarıda ki teknik adamlar döneminde aynı şekilde görev yaptı. keza cihan haspolatlı, mustafa sarp, orhan ak, servet çetin vs. de mükemmel derecede futbolculardı. onlarda bu dönemlerde şans bulmuşlardı.

    takımda kalmalı kesinlikle, kaptanımız, canımız, çiğerimiz, amigomuz, galatasaraylımız vs. vs. vs. 7+3 yıllık sözleşme bekliyoruz yönetimden, bir de ek olarak senede aldığı 1.25 milyon euro çok az tez zamanda bu meblağ elmander'in yıllık aldığı 2 milyon euro'ya çıkarılmalı. hayat ne tuhaf, sabri reyiz, üçlü çektirme, gençlik, sınavlar falan.
  • 4264
    oynadığı her maç, takım savunmada 10, hücumda da 9 kişi oynuyor.

    savunmada 10 kişi oynuyor çünkü savunmaya zerre katkısı yok. ordan oraya koşturmasını savunma yapmak olarak sananların en fazla sabri kadar futbol zekası olduğu kesin.

    hücumda 9 kişi oynuyoruz çünkü, zaten kendisi hücumda etkisiz eleman. bir de attığı saçma paslarla hücum düzenini bozup oyunu tuhaf yerlere yönlendiriyor ve diğer arkadaşlarını da etkiliyor.

    sen vizyon yükseltiyorsun, drogba, sneijder falan transfer ediyorsun ama şu sabri'den bir türlü vazgeçemiyorsun. gerçekten hayretler içerisindeyim.
  • 4265
    sosyal medyadaki ezeli rakiplerimizin gazına gelen taraftarlarımız tarafından acımasızca eleştirilmektedir. ben demiyorum sabri mükemmel oyuncu, bu takımda oynamalı diye ama görülüyor ki güzel bir oyunla kazandığımız maçtan sonra bile bazılarımızın misyonu sözlüğü açıp sabri sarıoğlu'nu asıp kesmek, aldığı parayı tartışmak olmuş. bu takımdan sabri'den daha faydasız hatta hiç oynamayan, oynamak için çaba sarfetmeyen, galatasaray kültürüne aykırı disiplinsiz hareketlerde bulunan oyuncular varken ve sabri'den daha çok para alırken siz gelmiş sabri'yi linç ediyorsunuz. ayrıca sabri'nin süre aldığı maçlardaki özverisi, formaya küsmeyeceğinden her zaman oynamaya hazır olması onu iyi bir yedek alternatif oyuncu yapmaktadır.
    (bkz: linç)
  • 4268
    bu hayatta en çok imrendiğim insan. "keşke bir iki birşeyler kapabilsem" dediğim yegane adamlarda biri. sırf kulübünü seviyor ve sırf iyi niyetiyle elinden geleni yapıyor diye yıllar yılı galatasaray futbol takımı kadrosunun değişmez elemanı olmayı başarmıştır ki benim için imrenilecek nokta da budur.

    hayır mesele sevmekse ben de bayağı seviyorum, elimden geleni de fazlasıyla yapıyorum...

    peki neden sevdiğim kız bana bu adama verilen şansın yüzde birini vermiyor?

    (bkz: adaletin bu mu dünya)
  • 4273
    kendisini çocukluğumda ki halime benzettiğim futbolcumuz. sanırım ortaokul 2'ye giderken okulda sınıflar arası voleybol turnuvası yapılıyordu. benimde voleybol ile pek uzaktan yakından alakam olmamasına rağmen sırf adam eksikliğinden oynatılıyordum. yapacağım iş basitti. top bana gelince sağ ve sol taraftaki oyunculara pas verecektim. yıllar sonra oynadığım pozisyonun pasör olduğunu öğrendiğimde nede mutlu olmuştum oysaki. neyse efendim. ben bana denileni yapıyorum. paslarımı bir sağa veriyorum bir sola veriyorum ve bizim sınıfta inanılmaz bir şekilde maçları kazanılıyor. bana denenden ne bir fazla nede bir eksik yapıyorum. maçlar böyle devam etti ve bizim sınıf 1992 deki danimarka'nın avrupa şampiyonu olduğu gibi mucizevi bir şekilde finale çıktı. final maçını bütün okul izliyordu. en ön sırada sınıf öğretmenleri veliler hoşlandığım kız ve eğer o pas vermezse diye stepneye aldığım öbür hoşlandığım kız hepsi oradaydı. neyse uzatmadan anlatayım maç gitti geldi bir şekilde 2-2 ye kadar geldi. ve son set oynanıyordu.sanırım 23-23 gibi bir beraberlik durumu vardı. ben o turnuva boyunca verilen görevi yapan ben o iki kız ve öğretmenlerim lan bu emozguner ne süper adam ne über adam biz buna salak demekle ne kadar haksızlık etmişiz dedirtmek için son sayıdaki pası , her pasör gibi yanımdaki oyuncuya vermek yerine rövaşataya kalkıp topu rakip sahaya atıp sayı almak istedim. bu sayede sevdiğim kızlar benim hakkımda bir spartacus diyebilecekler , artık çocuklarda seker yiyebileceklerdi. tabi oldu. sayı oldu ama bize. benim vurduğum top fileye takılıp sahamıza düştü akabinin de ise rakip servisten sayı yaptı ve elendik. sonra bütün sınıf benimle 1 yıl konuşmadı haklılar. yani şunu demek istiyorum bazen kendinizi göstermek istersiniz de kafanızda düşlediğinizi eyleme dökemezsiniz ya sabri sarıoğlu da bu şekilde yaşayan insanlardan. o yüzden ona pek kızamıyorum.
  • 4274
    hep kendilerinin, veya sözlükten birilerinin sabri yerine koysan daha iyi oynayacağını iddia eden über yetenekli kardeşlerim bu haber tam size göre, geç kalmayın, başvurun bence hemen. fatih hocam genç aslanlarını arıyormuş, hem hepiniz iyi galatasaraylısınız, hem de milyon euro'lar & dolarlar kazanabilirsiniz.

    http://www2.galatasaray.org/...yapi/haber/15963.php

    --- alıntı ---
    "fatih terim genç aslanlarını arıyor" projesi başladı

    bugün, florya metin oktay tesisleri’nde, galatasaray teknik direktörü fatih terim, futbol akademisi genel direktörü müfit erkasap ve fatih ibradı'nın katılımıyla, “fatih terim genç aslanlarını arıyor” projesi kapsamında bir toplantı düzenlendi. türkiye geneli ve yurtdışındaki futbol okullarımızın yöneticilerinin hazır bulunduğu toplantıda, teknik direktörümüz fatih terim bir konuşma yaptı.

    futbol okulları yöneticilerine hitaben yaptığı konuşmada, fatih terim şu ifadeleri kullandı:

    “önümüzdeki hafta divan kurulumuzda yapacağımız çok önemli bir sunum var. bugün altyapı ile ilgili dev bir projenin küçük bir parçasını sizlerle paylaşmak istiyoruz çünkü galatasaray’ın özellikle futbolda gelişmesini, tavanla birleşmesini bir an önce sağlamamız gerekiyor. burada size çok ihtiyacımız var. yeni sistemin bir parçası olmak zorundayız, zorundasınız. birazdan arkadaşlarımız size daha ayrıntılı bilgi verecek ama ben size birkaç hatırlatmada bulunmak istiyorum.

    futbol okulları sadece ekonomik amaç taşımamalı, teknik amaç da taşımalı. oradan akademimize, akademimizden de yukarı doğru bir sirkülasyon sağlanmalı. bunun için beraberce yeni bir çalışma yapacağız. buradaki çocuğumuz hangi antrenmanı yapıyorsa, dünyanın herhangi bir tarafındaki herhangi bir futbol okulumuzun öğrencisi de aynı antrenmanı yapacak. hangi kaloriyi alıyorsa, hangi yemeği yiyorsa aynısını yiyecek. bir sistem içerisinde birbirini tamamlayan bu halkalar, sonunda inanıyorum ki futbolcu getirmek, yetiştirmek ve a takım’a kazandırmak adına bizim önümüzü açacaktır.

    sizlerle, akademimizle hep birlikte çalışacağız. daha çok denetim, daha çok iletişim ile bu projenin sonunda geleceği yeri hep beraber tayin edeceğiz ve bu gururu beraberce sahipleneceğiz. milli takım ve galatasaray’da daha önce de birçok bilimsel çalışmamız olmuştu, birçok başarılı işi bilimle beraber götürmüştük. bu yöntemleri artık sadece galatasaray akademisi’nde değil, futbol okullarımızda da kullanacağız.

    geldiğimizde futbol okullarının kapanma ihtimali vardı. çünkü kaliteli eğitim bizim için vazgeçilmez unsur. daha da önemlisi, hiç vazgeçemeyeceğimiz bir şey var; bu okullar galatasaray adını taşıyor ve bu ismi taşıyan yerde mutlaka galatasaray’a yakışır kalitede olmak gerekir. arkadaşlarımızla toplanarak, gerekirse futbol okullarımızın sayısını artırmaya ve bu okullarımızı geliştirmeye karar verdik. bu muhakkak ki kulübe ekonomik olarak önemli bir katkı sağlayacaktır ancak bundan da önemlisi teknik olarak ne kadar katkı sağlayacağıdır. futbol okullarından bundan sonra daha fazla oyuncunun akademi’ye geleceğini düşünüyoruz.

    burada, galatasaray ailesini genişletmek, galatasaraylı olan her yere bu hizmeti götürmek, mümkünse bir çocuğumuzu dahi kaybetmemek amacımız. buradan hareketle, bundan sonra sahanızla, zemininizle, tesisinizle, oyuncuya verdiğiniz antrenmanla, değerle, yaklaşımla en kaliteli eğitimi sağlamanızı istiyorum. her şeyden önce iyi birer insan yetiştirmenizi istiyorum. sonuçta hepimiz galatasaray’a katkıda bulunacak yeni futbolcular istesek de her saniye önemli oyuncular çıkmayabilir ama sizin sayenizde önemli insanlar çıkabilir. bu da bizim ilk hedefimizdir; önce insan yetiştirmek, ondan sonra sporcu olabilir. sonra da akademimize, akademimizden bize gelebilir, bundan şüphemiz yok.

    şu felsefeyi kendinize bence prensip edinin. her dakika bir messi, ronaldo, arda ya da emre çolak yetişecek diye kendinizi çok şartlamayın. değişik oyuncular yetişebilir, en üst kalitede olmadı diye üzülmeyin, yaptığınız işin tatminini bence insan yetiştirerek manevi olarak alacaksınız. başta da söylediğim gibi, projelerimizin çok küçük bir bölümü bu, hepimize hayırlı olsun. kendi arkadaşlarım, akademi’nin başı olarak müfit hoca’ya, fatih hoca’ya ve akademimizin diğer elemanlarına emekleri için çok teşekkür ediyorum. şimdiden size ve onlara bu beraber yolculuğumuzda başarılar diliyorum. hepinize geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum.”

    --- alıntı ---
App Store'dan indirin Google Play'den alın