resim
Ryan Guno Babel
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Sol Kanat
Yaş:39
Boy:1.85
Uyruk:Hollanda
  • 2002
    kendisiyle ilgili yakın zamanda girdiğim (bkz: #2857726) entryi güncelliyorum.

    kendisinin ajax'a transferi öncesinde ajax'ın ligde bulduğu gol sayısı 18 maçta 58 gol ve ortalaması 3,22.

    kendisinin transferi sonrası ise ligde 5 maçta 7 gol ve gol ortalaması 1,4.

    bu süreçte babel ajax'ın oynadığı tüm maçlara ilk 11 çıkmış, 5 lig, 2 kupa ve 1 uefa avrupa ligi maçında oynamış. oynadığı 8 maçta 1 gol ve 1 asist yapmış.

    bu katkıları da ajax'ın hollanda kupası'nda son 16 turunda spakenburg'u 7-0 (asist) yendiği maçta ve yine hollanda kupası'nda vitesse'yi 3-0 (gol) yendiği maçta yapmış.

    uefa avrupa ligi'nde ise ekteki video ile dikkat çekti.

    https://youtu.be/BnPQ0jq8pzc

    biz ise kendisi gözden çıkarıldıktan sonra antalyaspor maçı ile başlayan süreçte oynadığımız 7 lig, 4 türkiye kupası maçında 2.45 gol ortalaması tutturup, kendisinin oynadığı süreçteki 1.13 ortalamayı katlayıp, ligde 7'de 7 yaparak zirve yarışında iddialı hale gelip araya bir de kadıköy galibiyeti sıkışırdık.

    ben transferi ile ilgili sezon başında çok ümitliydim fakat yanıldım. bize olduğu gibi ajax için de el freni olmuş durumda.
    bir önceki entrydeki temennimi yineliyeyim, umarım iyi bir euro2020 geçirir ve satabiliriz.
  • 2005
    hiç ısınamadığım ve bize geldiğinden beri kötü niyetli olduğuna inandığım sözleşmeli oyuncumuz.

    şöyle düşünün; x isimli bir takımsınız ve y isimli takımı bozmak için plan yapıp bilinen ve y kulübünün bedavaya hayır diyemeyeceği bir oyuncuyu ayarlıyorsunuz. bu oyuncuya tembihliyorsunuz. diyorsunuz ki "top gelince geri çek, baktın karşı karşıyasın en kötü tercihi seç. boştaki adamlara sakın pas atma. takımı öne geçiren golü sakın atma. elini kolunu kullanarak topları kontrol et ki gol olursa iptal olsun." bunun gibi şeyler söyleyip görevlendiriyorsunuz. yani rakip bunu yapsa anca bu kadar yapardı.

    evet ilk yarıda takımımızın en çok gol atan oyuncusuydu ama ben hiç takımı önemli bir maçta öne geçiren golü attığını hatırlamıyorum. hali hazırda önde olduğumuz maçlarda attı çoğunu. yani gol atmasa da kazanacağımız maçta golü atıp "bakın ben gol atıyorum." demek istemiştir.

    babel deneyiminde ve kalitesindeki birinin kritik zamanlardaki tercihlerinin hep tercih edilecek en kötü tercih olması bende şüphe uyandırıyordu.

    babel ajandır bizi yavaşlatmak için aramıza girmiştir diye bir iddiam yok; fakat izlediğim maçlarda hep bu hisse kapıldım. bize katkı sağlamak için değil de yavaşlatmak için gelmiş gibiydi. takımı baltalıyor gibiydi.

    mesela hangi maçtı hatırlamıyorum ama o an aklımdan çıkmıyor. ileride adamımız vardı ve onu gördü. pas atsa karşı karşıya kalacaktı ama babel topu geri çekip stopere pas attı.

    babel gitti ve onyekuru yokken bile takım ileri çıkabilir oldu. bir oyuncunun yokluğu bu kadar katkı sağlıyorsa ben şüphe ederim. babel varken ama oynamıyorken bile daha iyiydik.

    babel sezon sonunda geri dönüyor. dönmesin. 1-2 ne veriyorlarsa versinler gitsin. kendisini bir daha bu takımda görmek istemiyorum.
  • 2007
    gittiği yeri kurutan youtuber. fulham'ı düşürdü, bize geldi atak yapamadık, şimdi ajax'a gitti, geçen sezon şampiyonlar liginde final kapısından son dakika dönen takımı, uefa avrupa ligi son 32 turunda telef etti...

    işin kötüsü, bizle 2 yıl daha sözleşmesi var bu kibrit kafanın. şimdilik kurtulduk ama önümüzdeki sezonlarda kesinlikle plana dahil edilmemesi gerekiyor.
  • 2008
    bundan sonra olduramayacak olan topcudur.
    gittiğinden beri ajax bildiğin kurumuştur. mesela bizdeyken garanti olmadığı sürece asla tek top oynamazdi. topu yarım saatte kontrol eder sonra garanti pas atardı. böyle olunca taraftar size küfür etmez ama takımın hücum hızına balta vurursunuz. kendisini de anlıyorum bir yerde. yas neredeyse olmuş 34, şimdi tek top oynayacaksın, o top rakibe gidecek, kim uğraşır geri koşmakla dimi reis ?
  • 2009
    son dönemde transfer politikamızda sıkıntılar olmuştur, ama bu kadar sıkıntılısını görmemiştim bu yönetimde. performans vermedi vesaire başka şey, ama 33 yaşındaki adama 3 yıl kontrat bağlamamız gerçekten büyük fuck up. falcao da aynı şekilde, ama en azından istekli. istekli olsa da hata ama yine de orda yani.

    umarım babel'i bi şekilde satabiliriz. satmak da değil, bedava gönderip kontratından kurtulsak fitim.
  • 2010
    bugün dönüp şu takımda değil kanat, forvette oynamaya başlasın yine tempoyu düşürecek futbolcudur. bunun yaşla ya da yavaşlıkla da alakası yok. topu ayağında tutuş şekli ve süresi, pas ve şut tercihleri, hatta sahada hareketlilik derecesi vs. inanılmaz bayıcı. kendisindeki ego dünya starı falcao’da yok. ayrıca; pas vermeyip kaçırdıklarıyla ligde ve şampiyonlar liginde kaç puanımıza mâl olduğunu hatırlamak bile çıldırtıyor.

    sonuç; umarım kilitleyecek bir takım çıkar. bonservis de beklemiyorum yeter ki gitsin.
  • 2011
    gidişiyle takımımızın atak yapabilmeye başladığı oyuncu. 10 numara oynamaya çalışan belhanda'ya bile verilmemişti neredeyse kendisine verilen sorumluluk ve insiyatif. takımdan ayrılmasıyla hem sol kanatta özellikle rakibin dengesini bozmak adınadaha efektif bir alternatife kavuştuk, hem de göbekten ve sağdan da daha fazla atak yapabilme imkanı buluyoruz artık...
  • 2012
    ben artık paradan, zarardan falan geçtim; bir daha istanbul'a bile gelmeden, gerekirse kalan kontratını ödeyip yollamak lazım.

    yaptığımız en aptalca hamleydi kendisine 3 yıllık yüklü kontrat bağlamak. 1+1 olursa iyi diyorduk pat diye 3 yıllık sözleşme bağlandı bu futbolcuya ve koca yarıyı kendisinin kağnı hızında mahvettiği hücumlarla geçirdik. üstüne bir de eleştirilince triplere girdi, penaltıdan gol atınca hareketler yapmaya başladı falan...

    diagne, belhanda ve babel gelecek sezon elimizden ne pahasına olursa olsun çıkartılması gereken futbolcular. toplam maaşlarını herhangi başka tek bir futbolcuya ayırsan dünya yıldızlarını getirebilirsin kulübe.
  • 2013
    açık konuşmak gerekirse transferi üzerinde en çok yanıldığım futbolcu olabilir. ben kalitesi ve tecrübesiyle bizi taşıyan bir babel beklerken herif resmen el frenimiz olmuştu.

    tamam sadece o kötü değildi, tamam takım dökülüyordu ve belki o dönem için kendisine verilen görevi yapmaya çalıştı ancak yine de o topu alıp durması, rakibini sırtına alıp saatlerce beklemesi falan korkunçtu resmen.
  • 2014
    kendisine iyi oynayacağı varsayılarak 3 yıllık kontrat verilmiştir muhtemelen.
    kendisine 3 yıllık kontrat vermenin belli bir mantığı var aslında.
    hedef şuydu:
    babel iyi bir sezon geçirecek, şampiyonlar liginde ve ligde şampiyonluk yolunda katkı verecekti. euro 2020 ye de hollanda milli takımı ile katılıp orada da vereceği iyi performans sayesinde 2020-2021 transfer sezonunun bütçesini oluşturacaktı. 1 yıllık kontrat verilmemesinin sebebi buydu. neden 2 yıllık dersek yanlış bilmiyorsam kontratının bitmesine 1 yil kalmış ve belli bir yaşın üstünde olan oyuncu gerekirse maaşı kadar para ile transfer edilebiliyor. iste 3 yıllık sözleşmenin mantığı buydu. sezon sonunda maaşından çok daha yüksek bir bedele bir yerlere satmak.
    yani ben bunu düşünüyorsam koskoca iş adamları da bunu düşünmüştür diye umuyorum.
    ha oldu mu kısmen olmadı. belki olur da euro 2020 oynanıyorsa ve babel forma giyerse belki olur.
  • 2016
    2020 yılının galatasaray adına en felaket senaryosu kendisi üzerinden gerçekleşecektir. bu adam yepyeni saç rengi ile haziran ayında üçüncü havalimanına ağzında sakız, kulağında kulaklık ile inecek. bu saatten sonra satsan satılmaz, kiraya versen gittiği takımda oynamaz.

    diagne ile birlikte iki tane bomba haziran ayında bizi bekliyor. umarım şampiyon oluruz ve bu iki kamil nazar boncuğu olur. bir mucize olsun bir şekilde elden çıkaralım. lütfen ama...
  • 2017
    bir çok sözlük yazarı gibi hakkında yanıldığım oyuncudur.

    onyekuru'nun gelmeyeceği belli olunca en mantıklı seçenek beşiktaş-fulham-hollanda performansları gayet iyi olan bonservissiz babel diyordum.

    hem hoca da pas oyununa dönmek isteyince, önüne bekleyen onyekuru'dansa ayağına bekleyen babel daha mantıklı geliyordu.

    gerçi takım olarak çok kötüydük ancak kırılma anlarında ki tercihleri de çok kötüydü babel'in.

    ben yine de sezon sonu 3-5 bişeyler koparabileceğimizi düşünüyorum, babel oynamak istedikçe piyasası bitmez.

    en kötü arabistan-uzak doğu hatta mls bile olabilir.
  • 2018
    insanda sackiran cikaran eskilerin golcusu.

    onyekuru’ya “cok gol kaciriyor abi” diyenlere gostereceksin bu zipzipi. hatirlatacaksin gectigimiz devreyi, ikina ikina ucuncu bolgeye gitmeye calismamizi, sonra babel’in (nam-i diyar zipzip) sol kanatta topla bulusup yarim saatte topu kontrol edip ustune isinma hareketleri tadindaki top surusunu...

    az bucuk girdigimiz ve kacirdigi pozisyonlari saymadim bile. elinde gokhan caner kanatlari, sapkadan tavsan cikaran talisca, formda atiba-oguzhan ikilin varsa tabiki cosar. ama nagatomo-mariano-nzonzi-zipzip-falcao ile cikarsan maclara adami patates ederler patates.

    nzonzi, zipzip, nagatomo’nun yerine hareketli sarrachi, onyekuru, donusumlu taylan-omer-lemina’yi monte edince takimin gol ortalamasi mac basina 3’e cikti.

    ama yazin babel cakne ikilisi geri donunce ne yapacagiz o da soru isareti. ajax’ta form tutsaydi iyi olacakti ama naapalim. bu seneyi bir sampiyon bitirelim de yazin dusunuruz artik el mecbur.
  • 2020
    ofsaytlanma pahasına soruyorum: babel'e gitsin olmaz diyenler, ki onyekuru'nun çok daha faydalı olduğu aşikar, mariano'ya da ilk yarı "eyt"li demiyor muydu? dahası seri'ye çöp, fiziği ligimize uygun değil, ömer'e gs'nin topçusu değil, feghouli'ye bitik.

    arkadaşlar futbol teknik heyeti ve futbolcusu ile birlikte bir takım oyunudur. eğer babel şuanki takımda, forvet mevkiinde süre alsa, ya da hareketli bir kanadın ters kanadında pasör kanat olsa, yine aynı performansı verse, dediklerinize katılırım. ama ilk yarıdaki takım ve teknik heyet performansı içinde, oyuncu gömmenin doğru olmadığını düşünüyorum.
  • 2025
    iddaa oynayasım tutmuştu, ajax'ın bir maçına ilk yarı 1.5 üst oynadım. durum böyle olunca eh tabii canım da sıkılınca açtım maçı izliyorum. ilk yarı ajax cidden takır takır oynuyor. en azından o rakibe karşı. sanırsam sparta rotterdam'dı. neyse efendim sahada bomboş gezen bir adam var. hani ajax'ın oyununa katkısı yok ve toplu topsuz takımdan çok kopuk duruyor. dedim kesin babel'dir bu dememle birlikte kafasını gördüm ve yetti. cidden o ara bile takım bir şekilde pozisyona soktu bunu bir kez de olsa. ama kalan hiçbir anda hiçbir işe yaramadı, ajax'ın temposuna ayak uyduramadı.

    sezonun ilk yarısı hep diyordum "onyekuru'yu alsak bunun yerine çok daha iyi takım olurduk. sadece top öldürüyor, sağa çekip vuruyor onu da rakipler anladı adam topu aldığında sağına yönelip kapıyorlar" diye. ayrıca onyekuru'nun gelme haberlerini çıktığından beri "onyekuru gelsin başka transfer istemiyorum" da dedim. düşünün beni o kadar soğuttu bu oyundan. ama romantik arkadaşlarımdan bazıları yok "adam iyi adam, hollanda milli takımı yea" dedi yok "beşiktaş'ta oynadı ama ya" dedi çıldırdım. halâ şu an bile bana "bizde tutmadı yoksa milli takımda nasıl tuttu iyi oyuncu abi, oyunculuğuna bir şey diyemeyiz ama bizde tutmadı ona katılıyorum" diyeni var. bakın bu adam bizde tutmadı değil. kimsede tutmaz. adam iyi bir oyuncu değil bu kadar net. hollanda milli takımıyla son birkaç maçında iyi performans verdi diye adamı star yaptılar.
    kendisi bir tek ikinci forvet olarak ceza sahasında boşluk bulabilirse iyi oyuncu. bir de allah'ı var iyi top tutuyor. ama o kadar. kendisi bir kanat değil bunu anlayamıyor bu yüzden serbest düşüşü sürecek.

    edit: kendisinden nefret etmiyorum yolu açık olsun. ama top ayağına geldikçe gerilir olmuştum. umarım toparlar iyi bir transfer yapar da para kazanırız. hem o hem biz mutlu oluruz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın