resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 2426
    oynanılan son 3 resmi maçta 3 ayrı defans,orta saha ve forvet kurgusu ile çıkmış
    olur olmadık yerde yanlış değişiklikler yapmış *
    sürekli takımda birşeyler denemeye bayılan teknik direktör.
    he bir de hiç bir zaman en iyi kadroyu kurmaz. her seferinde de 1 tane gereksiz oyuncu değişiliği hakkı kullanır. *
    yedek bırakması gereken oyuncuları yedek bırakıp ceza veremiyor. öteki hafta da oynatıp verim almaya çalışıyor. (bkz: burak-selçuk ikilisi)
    devre arasında yaptığı 9 transferden yalnızca 1 tanesini oynatabiliyor. diğerleri kontenjana ya da tecrübesizlikten dolayı oynayamıyor.

    anladık mancini hocam geleceğe yatırım yaptın da, bu seneyi piç etme. seneye bu takım yine şampiyonlar ligi'nde oynamalı. *
    hadi onu da geçtim, bu kadro türkiye kupası'nı alamıyorsa hiç devralmasaydın görevi.

    başarılar gelir geçer galatasaray bize kalır. o yüzden istifa vakti geldi sinyor. arrivederci!
  • 2427
    tamam mancini iyi teknik direktör olsun bizim için elinden gelen her şeyi yapıyor olsun hepsine tamam ama ortada şöyle bir gerçek var adamın futbol anlayışı bizim takımla, kulüple uyuşmadı. bu kadar net.

    bunda ne mancini'nin hatası var ne de bir başkasının. mancini tercihinde tek suçlu sonuna kadar savunduğum ünal aysaldır.

    bizim ülkemizde futbol ingiltere gibi değil ve olmayacak da. hatta dünya üzerinde hiçbir futbol anlayışı ingiltere gibi değil.

    eğer bir futbol takımı ile teknik adamın futbol anlayışı uyuşmuyorsa o teknik adamla yollar ayrılır. avrupa'nın üst düzey takımlarında da bu böyledir.

    manchester united - david moyes benzeri bir olay bizim ülkemizde hiçbir zaman olmayacak. üzgünüm.

    manchester united şu an kendi evinde 2-0 yenik ve muhtemelen bu sezonu orta sıralarda bitirecek ama manchester united - moyes ortaklığının gelecekte çok sağlam olacağı o kadar belli ki manchester united sonuna kadar sabır gösterebilir. çünkü teknik direktörün futbol anlayışı manchester united ile örtüşüyor.
  • 2430
    'siktirsin gitsin' demeden eleştirmeyi öğreneceğimiz günün asla gelmeyeceğini ispat etmiş teknik direktör. 'teknik traktör' tadında ilkokul esprisi yapan adamlar var, hala daha 'büyük galatasaray taraftarı' diyoruz ya, ben asıl ona yanıyorum.

    şahsi kanaatime gelince, bu dakikadan sonra ne kendisinin bizle ne de bizim onunla yıldızımız barışır. maçları kaybedebilir, hırsını kaybedebilir, ama sen eğer 'projeler için geldim' diyorsan, bu takımı ve taraftarı da iyi tanıyacaksın, iyi analiz edeceksin. ''madrid'e manu'ya gitmedim'' diyorsan zaten galatasaray ve onun projelerinden bihabersin demektir. gerisi laf-ı güzaf.

    mancini, galatasaray'ı ve galatasaraylılığı iyi tahlil edememiş belli ki, ama daha acısı bizzat galatasaray taraftarının 'büyük' bir kısmı da galatasaraylılığı iyi bilmiyor; eleştirinin dozu kaçtığında bunun galatasaray'a daha fazla zarar vereceğini, en önemlisi de bu tarz bir üslubun galatasaray'a yakışmadığını görmüyor. buradaki sıkıntı bu tutumdaki kişilerin çoğunlukta olması. kimse türk halkının genel yapısı böyle demesin, 14 yıl şampiyonluk göremeyenler de galatasaraylıydı, uzaydan gelmediler.

    fren patladı, bayır aşağı gidiyoruz. umarım sonumuz hayrolur. öngörüm de özellikle galatasaray'ı küçümser tavırda sarf ettiği sözlerden sonra istifa edeceği yönünde. zira bu sözleri, kaybettiği puanlardan ve şampiyonluktan daha büyük başarısızlık, daha da önemlisi boşvermişlik havasında gibi duruyor. bir krizdeyiz ve bu tarz fevri açıklamalar yapan birinin bu tarz krizlerden usta manevralarla çıkması mümkün değil. yine de umarım bir mucize olur ve başarılı olur. burada krizi aşabilmemiz için yönetime büyük iş düşüyor, çünkü taraftar olarak görüldüğü kadarıyla bizim bu yönde bir çabamız yok.

    (bkz: olmasaydı sonumuz böyle) :(
  • 2432
    "taraftarın takımı asla kazanamaz, çünkü hiç sahaya çıkmaz." (jupp derwall)

    1973'deki şampiyonluktan 1987'deki şampiyonluğa kadar 15 kere teknik direktör değiştirdik. (brian birch(2), jack mansell,turgan ece, don howe, fethi demircan(2), malcolm allison, çoşkun özarı,turgay şeren, tamer kaptan,günay kayarlar(2), özkan sümer, tomislav iviç,) sonuç galatasaray tarihinin en kötü dönemi yaşandı.

    1984-1985 sezonunda galatasaray, 34 maçta 11 galibiyet, 14 beraberlik ve 9 mağlubiyet aldı ve ligi 6. sırada bitirdi.
    1985-1986 sezonunda namağlup olmasına rağmen ligi ikinci sırada bitirdi.
    1986-1987 sezonunda ise ancak 1 puan farkla şampiyon olabildik.
    1987-1988 sezonunda ise 12 puan farkla efsane bir şampiyonluk ve ardından şampiyon kulüpler kupası yarı-finali geldi.

    kısacası galatasaray'da devrimin adı olan jupp derwall'i kovmamamız türk futbolunun kaderini değiştirdi."milyarlık eşekler" lafının derwall'in kurduğu takım için söylendiğini bilir misiniz?derwall diyorum arkadaş, futbolun filozoflarından biri diyorum. ligi 6. bitirdi. o zaman bütün değişiklikleri doğru muydu, herkes beğeniyor muydu 6. galatasaray'ı? bütün oyuncular formlarının zirvesinde miydi? derwall yoksa bambaşka sorunlarla birlikte kadro yapılanmasıyla birlikte mi uğraşıyordu?

    mancini 25.03.2014 bursaspor maçından sonra şunları söyledi:

    "transfer için harcayacak paranız vardır. biz geleceğin takımını kurmak için geldik. bize sabır gerekiyor. hakaretleri dinlemenin hiç bir anlamı yok. ocak ayından geçen haftaya kadar oynadığımız oyunu izlemediniz mi? lig, şampiyonlar ligi ve kupayı 10-15 oyuncuyla oynadık. ve kadromuz buna yeterli değildi. gazetecilerin bunu görmesi gerekir.
    benim gelmemin bir anlamı yoksa daha önceki hocayla devam edilebilirdi. bir şeyleri oluşturmak istiyorsak biraz sabırlı olmamız lazım. bir şeyler oluşturmak için çok acı çekmemiz gerekecek."

    bu adamı göndermeye çalışan yönetim de taraftar da hata yapar. mancini kendini dünyada kanıtlamış bir teknik direktördür. sistemsizliğin, düzensizliğin içinde boğulan sadece galatasaray değil bütün kulüplerimizin dahil olduğu bu garip ligde 5-6 ayda almanlar'ın ingilizler'in 5-10 yılda kurduğu sistemi, düzeni kuracak adamlar bekliyoruz. o sene bir iki iyi hamle yapan, hatalar zinciri içinde daha az hata yapan, hakeme baskı yapan, federasyonu sıkıştıran şampiyon oluyor. 20 küsür yıllık şampiyonlar ligi'nde deli gibi yatırım yapan türk takımlarının en fazla gördüğü ne : çeyrek final ...

    asıl sorulacak soru şudur? bizim gerçekten gelecek için bir planımız var mı? yani yönetim atıyorum 3 yıl içinde alt yapı tesislerini şu noktaya gelecek, şu şekilde futbolcu üretecek, bütün yaş kademeleri üst kademelere bilinçli bir şekilde oyuncu hazırlayacak, transfer politikası şu şartlara göre şekillenecek, şöyle yapılacak böyle yapılacak, gerçekten merak ediyorum var mı böyle bir planımız?

    yarın öbür gün terim'e , lucescu'ya tekrar sarılırız ve %100 eminim ikisi de başarılı olurlar (hem de geldikleri gibi)? ancak onlar gittiğinde her şey eskisine döner. bir başarılı bir başarısız olmaktan sıkılmadınız mı? sorgulamamız gereken mancini değildir. sorgulamamız gereken 110 yıldır bir düzene oturmamış kulüp yapısıdır. her sene şampiyon olamayız. eyvallah ancak ne yaptığını, ne yöne gittiğini bilen , bir adam gittiğinde yıkılmayan bir galatasaray'a artık sahip olmamız gerekmez miydi?

    uzun vadeli düşünüyor mancini. devre arasında da günü kurtaracak transfer yapmadı. hepimizin devre arasına girmeden önce ortak fikri amrabat'tan, dany'den, sabri'den, emre'den bizi kurtarsın, riera'ya da bu kadar para verilmez değil miydi?aldığı bütün oyuncular ileri tarihlere yatırım. bunu da yaptı mancini, ben güveniyorum. sabır lazım. türkiye gerçeğine yenilmemek lazım. ha yenileceğiz onu da biliyorum kervan aynen yürümeye devam edecek. bir bozacağız bir yapacağız.

    http://www.youtube.com/watch?v=JpUmekHBQDE
  • 2433
    her şeye inat başaracak sonuna kadar inanıyorum. çok kızıyorum arada ama adam cesurca çıkıp konuşuyor hodri meydan dedi resmen.

    italyan hoca, basın toplantısında 'istifa edecek misiniz?' sorusuna, "ben bu akşam ve yarın sabah ta gidebilirim. sorun değil. galatasaray, chelsea maçına kadar iyi oynadı. orada yenilgiyi hak ettik. ardından kayseri ve bursa maçını iyi oynadık ve kaybettik. buraya çalışmak için geldim. gitmek için gelmedim" şeklinde konuştu.

    ayrıca yönetimin daha doğrusu başkanın sonuna kadar arkasında olduğunu söyleyebilirim.
  • 2435
    futbol kimi zaman radikal değişiklikler gerektirir. kalli'nin, hakan şükür ve lincoln'ü, hem de bir beşiktaş maçı arifesinde nasıl kadro dışı bıraktığını ve o sezon sonunda barış özbek, ismail bouzid, serkan çalık gibi futbolcularla nasıl şampiyon olduğumuzu anımsayın. mancini devrim yapacağım diye geldi ama kötü oynayan futbolcuları ısrarla oynatarak, takımın 10 numarası sneijder'i sol forvete, iki metre top süremeyen burak yılmaz'ı sağ forvete koyarak bu işten anlamadığını açıkça belli etti. bu saatten sonra takımın başında bir dakika bile kalmaması gerekir ama istifa edeceğini hiç düşünmüyorum.

    bana kalırsa illa ki kovulmayı bekleyen teknik direktör, fazlası değil kendisi.

    edit: keşke kalli bir 10 yaş genç olsaydı da geri gelseydi, tam ona uygun bir ortam var şu an takımda çünkü.
  • 2436
    ne uzun vadeli ne kısa vadeli düşünülmesi gereken hoca. kötü hoca.

    daha önceden sıfırdan takım kurup, ilk 1-2 sene bok edip sonradan şampiyonlar ligi şampiyonu mu olmuş? bu projenin örneğini istiyorsak bakalım lucescu'ya.. shaktar'ı şampiyonlar liginin vazgeçilmezi yapmış. iyi hoca. mancini kötü hoca.

    kim dedi ona ocaktan sonra 10-15 oyuncuyla oyna diye? bari şu bursa maçına aynı 11le çıkma ki samimiyetine inanalım. kötü hoca.

    asil adam, belki iyi bi insan ama.. kötü hoca.
  • 2437
    tabiri caizse göte göt demiştir . çok da iyi yapmıştır . ancak bazı tabuları var . ve bu tabular yüzünden takım gittikçe kötü bir hal alıyor.

    burak ve selçuk'u oynatma bir iki maç .

    ontivero'ya verdiğin şansı umut gündoğan'a ver .

    burdisso'ya verdiğin şansı koray günter'e ver.

    sneijder'i bir iki maç 10 numara pozisyonunda dene .

    ve senden son bir isteğim daha var : bazen oturuyosun ya kulübede , oturma işte bağır , çağır , su şişesini sahaya at çünkü biz böyleyiz , biz ancak böyle oynayabiliyoruz , biri bize bağırmadan iş yapmayız , biz geçmişte de böyleydik gelecekte de böyle olacağız .
  • 2440
    her şey yazılmış; öğütler, teknik-taktik saptamalar, mazaretler, espiriler... hepsi güzel, hepsi on numara; fakat hepimiz biliyoruz ki bunların hiç birisi çare olmayacak. galatasaray'ı idare edenler() galatasaray'ın yürüyen tekerine çomak soktuklarında bitmişti her şey. mancini için söylenecek söz yok artık, anlaşılan o ki mancini zaten rezervasyonunu yaptırmış. yolcudur abbas bağlasan durmaz.

    elde olanın kadrini kıymetini bilmemek ne çeşit bir ahmaklıktır? insan essahtan da hayret ediyor.
  • 2441
    türkiye şartlarına 10 sene türkiye'de çalışsada alışamayacak teknik adam. elindeki kadronun potansiyelinin farkında olmayan teknik direktör.

    bu kadroyu ben kurmadım demek mantıklı bir savunma değil. çünkü elindeki kadroyu sen kurmamış olsan bile türkiye'nin en iyi, avrupa'nın dikkat çeken kadrolarından biri. bu kadrodan bu kadar düşük performans almak ise teknik direktörlük beceriksizliğidir.

    iyi teknik adam geleceği inşa ederken elindeki kadrodan da maksimum potansiyel alan teknik adamdır.
  • 2442
    saha içi ve genel itibariyle oyuncularla iletişimi zayıf. yöntem olarak, lig maçı ve kupa maçı esnasında, maç oynayarak bazı şeyleri öğretmeyi ve genel felsefeyi değiştirmeye çalışıyor. 25 mart 2014 galatasaray bursa maçındaydım ve gözlemlediğim kadarıyla en büyük eksiklik bu iletişim eksikliği.

    maç esnasında, oyunculara sürekli talimat veriyor. oyuncular teori ile pratik arasında sıkışıp kalıyorlar. aklınızdakileri her zaman uygulayamazsınız. haliyle maç içinde disiplinden uzaklaşıyorlar. bizim ruh dediğimiz, onların disiplin dediği şey bir anda yok oluyor. futbolda, 2+2 her zaman dört etmiyor.

    maç içindeki herhangi bi oyuncu, kendisini savunmada görev yaparken bi anda forvet arkasında bulabiliyor. bu mancini'nin bi talimatı ve oyun disiplini %20'lerde gezen bi takım için elbette mancini'yi eleştireceğim oyuncular kafasına göre mevkii değiştirmiyor, demek ki müsade eden var. bu oyunculara örnek olarak, ceyhun-selçuk-melo-yekta dörtlüsünü verebiliriz.

    bugün tanık olduğum disiplinsizliklerden biri de şuydu: mancini tugay ile bi dialoga girdi, 5 dakika sonra umuta seslendiler, burak ile yer değiştir dedi tugay. umut, burağa gitti ve bu talimatı iletti. abartmıyorum, burak kabul etmedi ve en az 10 dakika görev bölgesinde kaldı. tugay, umuta tekrar seslendi, umutta ne yapıyım geçmiyor tarzında bi el hareketi yaptı. tugay burağa seslendi, yalan olmasın ne tepki verdi tam yakalayamadım, bu seslenmeden sonra ikinci kez tugaydan yer değiştirin uyarısı geldi.

    abartmıyorum, iletişim kopukluğu had safhada beyler. son maçlarımızdaki top kayıplarındaki artışlar ve fizik ile konsantrasyon eksikliği en üst düzeyde. şimdi yukarıda anlattığım olay üzerine rahatlıkla söyleyebilirim ki, oyuncular zoraki yapıyor bazı şeyleri. nasıl mı? mesleğinizi düşünün ve sizin amiriniz, sürekli size ne yapmanız gerektiğini söylüyor ve hata payı bırakmıyor. bu nedenle sizi, herkesin içinde azarlıyor! ne yaparsınız? koyar adama, motivasyonu yerle bir eder ve bir işte motivasyon olmazsa olmazdır. çalışma psikolojisi derslerinde motivasyon teorileri bile var. herneyse, işte tam da bu oluyor saha içinde. ben bunları gözümle görmesem burada anlatmam. bursaspor maçı ortalama bi lig maçı ile aynıydı o nedenle kıstas bana göre bursa maçı.

    bir de şu oyun içi dağılımının sürekli değişmesi mevzusu var tabi. inanın aklım almıyor bu maçta da her maç olduğu gibi en az 3 kere diziliş değiştirdi.

    roberto mancini! herkese yapması gerektiğini anlatan, yapamayınca da bağıran mancini! aynı yöntemi sana da uygulayalım mı? önce şu takım içi dengeleri kur ve iletişimi düzelt, fiziksel kondisyonu daha iyi noktaya çek ve daha basit oynat. tribündeki tepkilerle sana ne yapman, ne yapmaman gerektiğini az veya çok yansıttık. şimdi bağırma sırası bizde!
  • 2443
    http://www.dailymotion.com/...sin-toplantisi_sport

    efsane bir basın toplantısı düzenlemiş teknik direktörümüz. aslında o kadar çok acı gerçeği yüzümüze vuruyor ki. ama çoğumuz basit ve gereksiz şeylere takıldığı için büyük resmi göremiyor. ya da görmek istemiyor. adam, anlayan için çok açık şeyler söylüyor. benim fiorentina, inter ve city'de başarılarla dolu bir kariyerim var ve ben bu kariyerimi türkiye ligi gibi alt seviye bir lige gitmektense, iyi bir ligde üst sınıf bir takım çalıştırarak daha da iyi bir hale getirebilirdim diyor. ama beni buraya çeken, bu kulübün ortaya koyduğu proje diyor. açık bir şekilde, hepimizin her yerde rahatça söylediği şeyleri ilk defa bir teknik direktör yüzümüze vuruyor. ne bunlar? ligimizin kötülüğü ve dışarıdaki imajı. yerli futbolcularımızın ve hocalarımızın asla o üst klasmanda rekabet edecek seviyede olmayışı. taraftar kültürümüzün sağlıklı olmadığı. tüm bunlar maalesef gerçek. hangimiz inkar edebiliriz? geçenlerde ''türk hocalar yetersiz.'' minvalinde bir açıklama yapmıştı, bizim hocalarda hemen atlayıp tepki göstermişlerdi. peh! sanki adam olmayan bir şey söylemiş. aynı şeyi oyuncusuna söylediği için, o oyuncular kendisine tavır yapıyor. taraftara sabırsızsınız dediği için, tepki görüyor. çünkü biz kendimizi en iyi zannediyoruz maalesef. lafa gelince öyleyiz, ama elin adamı bunları deyince tü kaka.

    herkes şampiyon takım aldın, bu ne hal diyor ama kimse o şampiyonluğun nasıl alındığını konuşmuyor. 11/12 sezonunu ayırarak konuşuyorum, 12/13 sezonunda bu takım iyi futbol oynayarak şampiyon olmadı. yine tonla sıkıntı vardı, yine sistemimiz yoktu. yine gırla eleştiriler vardı. yani demem o ki, bu adam yıllardır süregelen bir düzenin başına geçmedi pep guardiola gibi. gelip bir düzeninin devamını sağlamak için göreve gelmedi. yeni bir şeyler yapmak için geldi. sev sevme, fatih terim görevdeyken zorla gelen bir şampiyonluk sonrasında 13/14 sezonuna kötü giriş yapmış, şampiyonlar ligi ilk maçında evinde 6 gol yemiş bir takım vardı ortada. bir çok defosu olan bir takım. bunları fatih terim'i eleştirmek için yazmıyorum buraya. gelen teknik adamın durumunu anlayın diye. kolay değil kardeşim, kağıt üzerinde 2 sene şampiyon olmuş takımın başına geliyorsun ama aslında arka tarafta işler aslında göründüğü gibi toz pembe değil. yerli rotasyonu yeterli düzeyde değil, motivasyonu kaybolmuş bir kadro elinde, fatih terim'in her ayrılışında olduğu gibi camia yine dinamit gibi. en ufak bir başarısızlıkta -ki şu an yaşıyoruz çok açık bir şekilde- çok ağır eleştirilere maruz kalacaksın. kolay değil işte.

    ama biz hemen istiyoruz. hemen, hemen, hemen. hoca geldiyse, takım her maç iyi oynamalı. ligi, kupayı almalı. şampiyonlar ligi'nde en az yarı finali görmeli. bunu sürekli yapmalı. her sezon böyle olmalı. insaf. sizin bu istediklerinizi real, barça, bayern bile yapamıyor. real kaç yıldır şampiyonlar ligi'ni alamıyor? bayern bu seviyeye gelebilmek için kaç yılını kaybetti? barcelona efsanesi nasıl oluştu? hadi bunlar uç örnekler. o zaman dortmund? ne haldelerdi. yavaş yavaş düzlüğe çıktıklarında kadrolarında olan oyuncuları hangimiz takımımıza isterdik. adını ilk defa duyduğunuz o polonyalı ve alman futbolcular ağırlıklı kadro hepimiz için bir orta seviye takımın kadrosuydu. hocalarını galatasaray'a getirsek burada ne kıyametler kopardı. ama ne şimdi ne oldu? bugün ne hocasını, ne de o takımdaki oyunculardan birisini alabiliriz. bu seviyeye geldi. bu sezon yine tökezler gibi oldular ama hepimiz biliyoruz ki, geçen sezon ki hallerine dönecekler. işte başarı budur. işte sabrın sonu budur.

    peki soruyorum biz ne yapıyoruz? hala isimlere takılıyoruz. bir mağlubiyette ya da kötü futbolda hemen birilerinin fotolarını/sözlerini paylaşıyoruz sanki o ismin hiç kötü sonucu, futbolu yokmuş gibi. bir işe yaramıyor işte anlayın artık şunu. onu gönder, bunu gönder. 3 sene de bir kadronu komple değiştir. paranı harca. bir 3 sene sonra tekrar aynı şeyler. kim neyi kazanıyor? kim mutlu oluyor böyle olunca? tek kazanan bu değişimler sonucu paraları kıran menajerler oluyor maalesef. biz de bekliyoruz ki, bu takım dünyada adından söz ettirecek bir takım olacak daaaa, imrenilerek bakılan bir sistem oluşturacak daaaa falan filan. sürekli sabrımızın olmadığını kabul ederiz ama asla sabır göstermeyiz. sürekli dünya kulübü olacağız deriz ama, tonla hoca değiştiririz. ne sistem oturturuz, ne bir ekol yaratırız. duygusallığın bizleri bitirdiğini fark etmemiz için daha kaç hocanın, yönetimin, şampiyonlukların, kupaların gitmesi gerek?

    mancini iyi hoca, kötü hoca. şöyle hatası var, böyle yanlışı var. kusura bakmayın ama, bizim gibi bir ülkede kim gelirse gelsin bu eski kafa yönetim, taraftar, oyuncu düzeni olduğu müddetçe asla istediklerini yapamaz. başaramaz. ben bunu mancini'nin bu basın toplantısında net olarak anladım. allah yardımcısı olsun. ben yürekten çalıştığına inanıyorum. paragöz, yatmaya gelen birisi olsa şu açıklamaları yapmazdı. ünal aysal'ın kendisine destek olacağını, anlatmaya çalıştıklarını anlayacak bir yönetici(!) olduğuna inanıyorum. zor ama inşallah şu taraftar da kendisine destek olur. yönetim de arkasında durur. yoksa cidden isim önemsiz. mancini'yi gönder, x kişisi gelsin. sonuç asla değişmeyecek bu düzen bozulmadıkça.
  • 2445
    kendini aklayıp, bütün suçu sağa sola atmak için düzenlediği basın toplantısı efsane olarak nitelendirilen teknik direktör. kendisini savunma reflekslerinden biri de bulunduğu takımın kötü olmasıymış. guardiola gibi yıllardır kurulu olan bir düzene gelmemiş.

    şu sorunların cevabını kendisi veya sözlükteki fanlarından biri versin. madem takımdan memnun değildin, devre arası yaptığın transferlerden neden 1 tanesi ilk 11'de oynuyor arkadaş? neden takımın eksiklerini tespit edip, ona göre takviyeler yapmadın? sanki beyzademizi döküntü oyunculardan oluşan bir takıma getirdik de, hem hayıflanıyor hem de yeni bir düzen kurmaya geldiğini iddia ediyor. sanki burası üst düzey takımların olduğu bir lig anasını satayım. sen bu ligin en büyük takımına geldin. elinde ki kadro 2 senedir şampiyon olan bir kadro. sana yeni sistem kur diyen kim? bu takımın eksiklerini bul, takviye et ve sahaya sür diye geldin buraya. adam burayı rusya ligi falan sanıyor herhalde. kardeşim sen galatasaray'dasın. bu takımın kötü futbol oynama ve yarıştan bu kadar erken kopma lüksü yok. zaten 2 yıl öncesinde uzun süre zor zamanlar geçirdi bu camia. onun üzerine bir düzen kurdu ve 2 yıl lige ambargo koydu. sen bunu devam ettiredim, beceremedim diyemiyorsun da ne düzeninden bahsediyorsun ya?

    çıkmış ülkeyi üstü kapalı küçümseyerek kendini aklamaya çalışıyor. yemezler hocam yemezler. büyük kulüplere gitmemişte bize gelmiş. tabi kesin öyledir, seni madrid'ler istemiştir ama sen bizi seçmişsindir kesin. bir ara rijkaard'ta böyle triplere girerdi. galatasaray'dan ayrıldı burada fanları başladı ağlamaya milan'a git hocam sen buraya yakışmıyosun, liverpool'a git biz seni haketmiyoruz. adamın gittiği yer suudi arabistan oldu. orada da bir halt beceremedi, 1 sene hollanda'da takım bulurum diye dolaştı. sonuç olarak teknik direktörlüğü erken yaşta bıraktı. bununda gidişatı o.

    kimse kendisinden avrupa'da üst düzey bir şeyler beklemedi. biz oynanan bu boktan futbolun hesabını soruyoruz. kendisinin oyuncularla maytap geçer gibi, maç içinde 3-4 defa taktik değiştirtip adamlar ne yapacağını şaşırınca kenarda oyunculara bağırmasından mütevellit, bizde kendisinden hesap soruyoruz ne yapıyorsun diye? nasıl ki onun bağırması meşru, aradan geçen bu kadar zamanda takımın ufacık bir ışık vermemesinden dolayı bizim hesap sormamızda meşru.

    gerçek manada kaliteli teknik adamlar bu ülkede çok şeyler başardılar. yerli olsun yabancı olsun bu böyle. her gelen yabancıyı pohpohlamak için ülkenize bok atmaktan vazgeçin artık. bu ülke eski kafalıydı, burada hiçbir şey yapılmaz bla bla bla. zaten bir ülke suçlu, bu sinyorların hepsi melaike. millet mourinho'yu kovuyor, biz zırnık hayır gösteremeyen en ufak bir umut ışığı veremeyen adamı eleştiremiyoruz. mourinho bile bu adamı eleştiriyor hani şu örnek gösterdiğiniz adam. hani diyorsunuz ya, mourinho gelse aynısını yapar bu taraftar diye. o mourinho bile mancini'nin taktiği ile dalga geçiyor. siz kendinizi pohpohlayın pollyanna misali.

    şu taraftar ne zaman kurtulacak yabancı hayranlığından çok merak ediyorum? allah bu gibi yabancı hayranı taraftarlar oldukça bu camianın ve bizim yardımcımız olsun.
  • 2446
    devre arasi * 20 milyon avro harcatti sonucunda bir sistem oturtamadi. elindeki kadronun yetersiz oldugundan bahsediyor surekli. gorulen o ki kadrosunu yeterli kilmak icin 20 milyon avrolar da az kalacak. zannediyorum kendisi unal aysal'i arap seyhi saniyor. biri kendisine bunu anlativersin bir zahmet. yoksa seneye de 10-15 futbolcu alarak milyon avrolar harcayarak sezon planlamasini ona gore yapabilecegini zannediyorsa yaniliyor. yillarca sol beksiz idare etti bu takim. gerci onun icin farketmez. bu sene "takimi ben kurmadim ki" diyor, seneye de "istedigim transferler yapilmadi." der. tazminat maddesi kapi gibi duruyor sonucta. kaybedecek neyi var ki zaten?
  • 2447
    bu ülkeye bir çok değerli yabancı hoca ve yabancı hoca geldi. başarılı olanları oldu olmayanları oldu. başımızın tacı yabancı hocalar ve oyuncularımız oldu.

    ülkemizde yabancı düşmanlığı yok tam tersine sanılanın aksine yabancı hayranlığı var. iç boş dayanaksız laflarla yabancı düşmanlığı lafları ile her şeyin bokunu çıkarıp bindiğimiz dalı kesiyoruz.

    kendisi hakkında eski hoca ile devam etseydik şl de daha fazla gol yerdik vs ile ilgili enkaz devraldım laflarından sonra ne desem bilemiyorum. kendisinin şl karnesi niçin düşük? hangi takımla avrupa'da hangi kupayı aldı? bok attığı hocanın avrupa'da bir kupası var.

    kendisi hakkında tanımın şu şekilde; bizi futbolu yeniden öğretti denecek kadar övgüler dizilen yabancı hayranlığının en güzel örneği, oyun okumaktan bir haber, ezbere oyuncu değiştiren, sorunları göremeyen sıfır kenar yönetimi olan, hedefsiz, 10 yaşındaki çocuk gibi, shrek'teki kısa boylu prens klonu, sözde defans ustası. italya milli takımını değil olsa olsa katar milli takımını çalıştırır oradan da 3 sene sonra emekli olur. ben 14 sene şampiyonluk bekleyen neslin içindeyim çok kötü hocalar gördüm bu değerde bir kadroyu böyle kötü yöneten bir hoca ise görmedim. stadı olmayan beşiktaş'ın hocasının elindeki kadrosunu yönetme performansının %70'ni hocada görsem sabırlı olalım diye ilk bayrağı taşıyanlardan olurum.

    sergen'in takımı karşısında rezil oldu. gaziantep'in takım değeri galatasaray'ın banka borcunun yıllık faizinden daha düşük. ancak sergen'in takımı bizi yarı sahamıza hapsedip 1000 pas yaptı, hocasız bursaspor'a karşı kendi sahasında 2-0 dan 2-2 beraberliği zor alıp fark yemekten kurtuldu (burak atsaymış !!! çıldırmak içten değil bursaspor kaçırdıklarını atsa maç herhalde 4-8 biterdi).

    ilk yarıda karabük maçında kadroyu hatırlayın 2 kanat amrabat ve bruma kadroda yok 6. stoperi, dany kenarda. bunun gibi onlarca örnek yazılabilir. her maç adım adım takımın tüm artı özelliklerini yok etti. bruma hoca gelmeden önceki oyununun onda birini mancini ile oynadı mı?

    çok övülen 8 şubat 2014 galatasaray eskişehirspor maçında (3-0) muslera ve top şansı sayesinde maç berabere bitmedi. ancak ne hikmet o maçta hoca göklere çıkardı.

    bir maçı çevirmesinden vazgeçtim maçların ilk yarılarının skorları ile ikinci yarılarındaki skorları toplasam %70 ya aleyhimize gelişti veya skoru çeviremedik. bir maç çevirmekten vazgeçtim maçların ikinci yarılarında takım 20 dakika top oynayamadı.

    baskın bir seçimle özenle başkanımız tarafından seçilen yönetim kurulu üyeleri kötü yönetimden dolayı tazminatını ceplerinden ödeyerek hocayı bu sabah göndermelidir. aksi halde önümüzdeki yıl ilk 6 ya zor girer, yapılan onca yatırım ise çöp olur.
  • 2449
    hatasını kabul edebilen hem de bunu flash interview'da yapan teknik direktör. geldiğinden beri ilk defa 25 mart 2014 galatasaray bursaspor maçı'nda kızdım kendisine. neden mi? stoper ve ön libero üçlüsünü çok ağır 3 oyuncudan kurduğu*** ve uzun zamandır oynamayan burdisso-sabri ikilisini böyle önemli bir maçta ilk 11'e koyduğu için. sonuçta bu yaptığının cezasını da çekti. takım uzun zamandır bu kadar gol pozisyonu görmemişti kalesinde. bursaspor sadece ikisini gole çevirebildi ki daha da çok atabilirdi rahatlıkla. çok kızdım bu yüzden, hata yapıyor dedim hatta maçı beraber takip ettiğim babama. sonra maç bitti ve flash interview'da belirdi kendisi. "çok fazla hata yaptık ve bunun sorumluluğu tamamen bana ait" dedi. o anda tüm kızgınlığım geçti. adam kenarda her şeyi görüyor, maçın heyecanıyla bir şeyleri kaçırmıyordu yani. hoşuma gitti, gelecek adına, kendisi adına daha da ümitliyim dünkü maçtan sonra. galatasaray'ı çok daha iyi yerlere getireceğine inanıyorum. kompleksi olmayan adamlar başarılı olurlar hayatta. mancini de onca şeyi kazanmış olmasına rağmen komplekssiz. oyuncusu hata yaptığında da söylüyor, kendisi hata yaptığında da. takıma bir şeyler oynatmaya çalışıyor. kim ne derse desin, ikinci yarıda birkaç maç hariç iyi top oynadı galatasaray. daha doğrusu doğru futbol oynamaya çalıştı. kimi oyuncuların yetersizliğinden bazı eksikleri var ama bir şey yapmaya çalıştığı çok belli takımın. bazen şansın da yaver gitmesi lazım tabi. mesela dün 2-1 iken hajrovic'in burak'a "bunu da atamazsan neyi atacaksın" tadında verdiği pastan sonra kaçırdığı golde kendinden geçti mancini. kalecinin soluna yanı yakın direğe nasıl plase yapmazsın diye eliyle ve mimikleriyle bunu tarif etti. sinir kirizi geçirdi herif. akabinde de kontra atakta 2'nci golü yedik.

    arkadaşlar bunlar çok önemli kırılma anlarıdır. orda golü atıp maçı 3-1 yapsan rakibin direnci iyice düşecek ve belki o dakikadan sonra 4'ü 5'i bulacaksın. ama bu sene ligi kaybetmemizdeki bence en büyük faktör olan burak yılmaz ve kaçırdığı akıl almaz goller bizi ziraat türkiye kupası'nda da edecek. adam boş kaleye gol atarken bile üst direğe vurup atabiliyor. ve inanın kendisi form olarak rezil durumda falan değil. burak yılmaz hep böyleydi. yaptığı gol vuruşlarında gösterdiği teknikten görülebilirdi bu durum. ama şansının da yardımıyla o kadar golü buldu. satma fırsatını da teptik ve sanırım artık elimizde patladı diyebiliriz zira yaşı da 29 oldu. umarım başkana bu durumları güzelce anlatacak birileri bulunur ya da başkan kendi kendine bu durumu görebilir de asıl göndermesi gereken adamları karıştırmaz.
  • 2450
    dün akşamki basın toplantısında sözüm ona gider yapmış hocamız. şimdi eğriye eğri doğruya doğru dememiz lazım. mancini öncelikle kolay bi göreve gelmedi. evet galatasaray avrupa standartlarında bir kulüp ancak oynadığımız lig ve lig organizasyonu asla o standartlarda değil. dün akşamki ve kayserispor maçı sonrası açıklamalarında tek katılmadığım nokta ben bu takımı sezon başı almadım serzenişidir. böyle savunma olmaz. fakat taraftarın 2 senede oluşan başarı eşiği o kadar yüksek ki dış tahrikler ile birlikte tahammülsüz oluyor. elbetteki bende bir taraftarım hatta kayseri maçında o anlık sinirle ağzıma geleni saydım. fakat sonra durup düşününce suçun sadece mancini'de olduğunu düşünmenin hata olduğu fikrine sahip oldum.

    bi kere mancini gibi bir antrenörü galatasaray'a getirebilmek başarıdır. fakat onu yönetememek onun çalışma alanını sağlayamamak yönetim başarısızlığıdır. mevzu ne abdülrahim albayrak ne bülent tulun ne fatih terim'dir. olay tamamiyle futbol şubesinin yönetilememesidir. türk oyuncuların mantalitesi ne yazık ki kurumsal başkanımızın düşündüğü düzeyde değil. başkanımız kurumsal yapıyı sözüm ona dizayn ederken içeride ki yapının kendiliğinden düzeleceği gafletine kapılmıştır.

    an itibariyle pek çoğumuzun derdi takımın sahada ki uyumsuzluğu ve mücadele edememesi. burada mancini bu takımı ben kurmadım cümleleriyle kendini kurtaramaz aynı şekilde yönetimde bu işten bu hocanın problemi diyerek sıyrılamaz. takım sahada bir sistemi uygular yada uygulayamaz buna laf yok ama takımın sahada mücadele etmez ise oyuncuların neredeyse tamamının birbirleri arasında problemi varsa sorunun büyüğü buradadır.

    taraftarlar olarak sakin ve serin kanlı olma vaktidir.`" yönetim istifa "`` imparator fatih terim "` sloganları atmak kolay ama çözüm değil. eğriyi doğruyu ayırt etme zamanı zor günler bizi bekliyor ve bizler zor günlerin adamlarıyız. gerçek galatasaray taraftarı hiçbir zaman hiçbir yönetimin uşağı taşeronu olmamıştır. * belki sarımızın yanında lacivert olsaydı ünal başkan çok daha rahat ederdi ama bizim farkımız sarının yanında kırmızı olması.
App Store'dan indirin Google Play'den alın