resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 1351
    22 aralik galatasaray trabzonspor maçında yaptığı değişiklerin doğru olduğunu düşündüğüm teknik direktör.

    galatasaray'ın orta sahayı rahat geçebildiğindi gördü. melo ve yekta bu konuda bugün selçuk'tan iyiydi. bu sebeple trabzonun doldur boşalta döndüğü anlarda hava toplarında etkisiz selçuk ve sarı kartı olan müdahale adamı riera yerine ceyhun ve chedjou'yu alarak o anlaarda trabzon'a baskı kurma şansı tanımadı. ceyhun'dan gram hazetmiyorum ancak oyuna girdikten sonra baya bi hava topu topladı. takım zaten saçma sapan goller yerken, bu anlamda baskıyı kırması önemliydi.

    yani kısacası küsküyü verdi.

    başarılarının devamını dilerim.
  • 1353
    tabii ki trabzonspor'un 10 kişi kalmasının da etkisi var, ancak yine de 22 aralık 2013 galatasaray trabzonspor maçı'nda trabzonspor'un şişirdiği topları melo ve muslera'nın savuşturmaya çalıştığı kabus dolu dakikalar değil de oyunu rakip sahaya yıkan ve rakibe top göstermeyen, bitiş düdüğü çalarken rahatlıkla pas yapan bir galatasaray izlediysek, bu kendisinin yaptığı, takımın direncini arttıran değişiklikler sayesindedir.
  • 1354
    takımın sanırım en büyük eksikliği deplasmanda motivasyonu olmaması. mancini daha teknik-taktik açıdan düşünen bir teknik direktör. hepimizin malumu bizde gaz olmadan bazı başarılar gelmiyor. oyuncuları deplasmanda motive edebilecek konuşmalar yaparsa maçtan önce onlara güvendiğini belli ederse bugün ki gibi takım kendine güvenerek oynar ve kazanır. deplasmanlarda yaşadığımız motivasyon eksikliğini azaltırsa takım müthiş yerlere gelir yeniden.
  • 1355
    22 aralık 2013 galatasaray trabzonspor maçında çıkardığı kadroda beni en çok şaşırtan, chedjou'yu yedek bırakmasıydı. yine de kadroda tuttu, yani sorun yabancı sıkıntısı değil. stoper önem sırası mı değişti, yoksa henrique ile gökhan'ın size açısından daha kolay boğuşacağını mı düşündü, yoksa eboue'nin dönüşü için semih - gökhan tandemini mi hazırlıyor, bilemem. ben gazeteci olsam 22 aralık 2013 galatasaray trabzonspor maçı ile ilgili kendisine bunu sorardım.
  • 1356
    fatih terim'in gidişinden bu yana takım sıkıcı ve hücumda yaratıcılığı engelleyen yan pas yapmayı bıraktıysa bu kesinlikle mancini sayesinde olmuştur. takıma her geçen gün daha fazla alıştığı ortada. üstelik fatih terim döneminde kadroda varlıkları unutulan yekta ve ceyhun gibi oyuncular -selçuk'un cezalı olduğu maçlarda bile yekta'nın tercih edilmediğini hatırlıyorum- daha fazla rotasyona girmeye ve forma bulmaya başladı. devre arasında yapacağı transferlerle ikinci yarı çok daha iyi olacağımıza inanıyorum.

    eleştirebileceğim tek nokta, 6. yabancı hakkını yedek stoperden yana kullanması. 19 ekim 2013 galatasaray karabükspor maçının ardından 2. kez yaptı bunu ve trabzonspor maçında da 6. yabancı hakkını yedekte bulunan chedjou ile kullandı ve bruma kadro dışı kaldı. bunun mantıklı herhangi bir izahı yok. yedek kulübesine zaten ceyhun'u aldıysan, herhangi bir sakatlık-kart durumunda ceyhun'u stoperde de kullanabilirsin. fakat maçın zora girmesi ihtimaline karşılık elindeki bruma gibi bir kozundan fedakarlık yapamazsın.
  • 1358
    dün* 4-3-1-2 çıkardı takımı. her maç ayrı bir sistem. teknik, taktik deha olduğundan kendisi sürekli sistem değiştirmesi normal sanırım. bunu da göz önüne alınca 3-5-2'den çabuk vazgeçmesi de normal tabi. oysa bizim sözlüğümüzde ne kadar da çok güzelleme yapılıyordu o sisteme. fatih terim sneijder ve drogba transferlerinden sonra elindeki kadroya en uygun sistemin baklavalı 4-3-1-2 olacağını öngördü ve bu sistem üzerinden yoluna devam etti. o zamanlar fatih hocaya sallamak için sıraya girenler sneijder'i hoca istemiyor, sneijder'i bitirmek için bu sistemi uyguluyor gibi abuk sabuk laflar etmişlerdi. neyse devran döndü. taktik deha mancini de 4-3-1-2 oynattı takımı trabzon karşısında. oynattı güzel de oldu. bu taktikle devam etmeyebilir de. yarın tekrardan 4-2-3-1 oynatabilir burak'ı sol forvet olarak kullanarak ama 4-3-1-2 oynatacaksa geride sarkık oynayacak, o işin kralını yapabilecek melo varken yekta'yı orada kullanmamalı. ceyhun'u denedi olmadı, gerçi onu da sağ iç olarak oynatmıştı, ama sol içte engin denense fatih hocanın oynattığı gibi, selçuk da solda değil sağ tarafta oynamış olacak böylelikle, sistem daha bir etkili olabilir. neyse bugün böyle oynattı yarın ne yapacağını bekleyeceğiz. devre arası geldi zaten transferlerini de kendisi yaptıktan sonra takıma istediği oyunu oynatabilir. sonuçta bizim ligimizdeki devre arası uzun bir zamana denk geliyor. takımı da artık tanıyor, transferini de kendisi yapacak istenilen seviyeye çeker takımı.
  • 1359
    yapabileceğinin en maksimumu yaptığına inanıyorum ve bu takımdan bu dönemde alınacak en maksimum performansı aldığına inanıyorum. fatih terim'in gönderilişi çok büyük travmadır. hem takım hem camia hem de taraftar için. bu ortamda takımı birarada tutmak, hedefe kitlemek pek kolay değil. hele yabancıysanız ve bu ortamı, takımı, ülkeyi, camiayı bilmiyorsanız işiniz mucize gibidir.

    mancini galatasaray kariyerine olabilecek en dezavantajlı şekilde başladı. buna rağmen gösterdiği performansı eleştirmek cidden haksızlık ve acımasızlık olur.
  • 1360
    şu anda eleştiriyi değil kesinlikle övgüyü hak ediyor. imparatorun gidişi tam bir travma yarattı takımda ,kısa sürede alınan yol bu badireden sonra oldukça başarılıdır. fatih terim ile beraber 6 maçta 8 puan kaybederken ,mancini ile 10 maçta yanılmıyorsam 10 puan kaybettik. bunlar içinde biri fener deplasmanı. kasımpaşa ve gençler maçlarında burak biraz becerikli olsa idi 3 puan almamız işten bile değildi her şeye rağmen. bunun üstüne real ve juventusun olduğu gruptan çıktık, artı 2 sezondur ilk turlarda elendiğimiz türkiye kupasında gruplara kaldık. sıkıntı fenerin son 2 sezona göre ekstra fazla puan toplaması oldu gibi gözüküyor.
  • 1364
    bu adama "taktik deha" denmesi neden insanları rahatsız ediyor anlamıyorum.

    evet adam taktik deha. taktik deha olması demek her zaman başarılı olacağı anlamına gelmez bir insanın. kafasında mükemmel oyunu kurar, ya oyuncu kalitesizliğinden, ya oyuncuların dengesiz performansından, ya oyuncu seçimlerinde yaptığı hatalardan dolayı başarılı olamayabilir.

    mesela fatih terim. adam taktik deha olmasa da kafasındaki futbolu oynatabilse, ortaya inanılmaz bir eser çıkacak. aslında terimin istediği futbol 2000 galatasarayının da üstünde. bunu hayal edebiliyor, kafasına kurabiliyor ama yanlış oyuncu tercihlerinden dolayı o seviyeye bir türlü çıkamıyor. terim de hoca - topçu ilişkilerde deha. peki her zaman başarı mı getiriyor bu ona? elbette hayır.

    terim 2002 - 03 sezonunu yaşasaydı 2011 - 12de, ona hala "hoca - topçu ilişkilerinde çok başarılı" demeyecek miydik? manciniye taktik deha denmesinden rahatsız olanlar onu da demeyecekti büyük ihtimalle.

    ama evet, maalesef mancini taktik dehadır. ister başarılı olsun ister başarısız. avrupanın en büyük liglerinden ikisinde 10 yılda kazandığı 12 kupa da zaten başarılı olduğunu gösteriyor, o da ayrı konu.
  • 1366
    ceyhun gülselam ve yekta kurtuluş'tan sonra furkan özçal'ı da önümüzdeki sezon için kazanma ihtimali bulunan teknik direktör. artık haber doğru mu değil mi bilmiyorum fakat ilginç olduğu kesin.

    --- alıntı ---

    karabükspor-fenerbahçe maçını florya metin oktay tesisleri’nde yardımcıları ile beraber izleyen teknik direktör roberto mancini’nin, karşılaşmanın en iyi isimlerinden biri olan furkan özçal’ın, galatasaray tarafından karabük’e kiralandığını öğrenince büyük bir şaşkınlık yaşadığı ortaya çıktı.
    italyan hocanın, lider fenerbahçe’yi 2-1 deviren karabük’ün en başarılı isimlerinden biri olarak dikkat çeken 23 yaşındaki futbolcuyla ilgili olarak “furkan yetenekli görünüyor. onunla ilgili detaylı araştırma yapın. ilginç özellikleri var. gol bölgesine çok iyi koşular yapıyor. biraz şansı olsa goller atacaktı. oyun zekası da üst düzeyde” ifadelerini kullandığı ancak aldığı yanıt karşısında hayrete düştüğü öğrenildi.
    sarı-kırmızılıların, “furkan özçal zaten galatasaray’ın futbolcusu. bu sezon kiralık olarak karabük’te oynuyor” ifadelerini kullandığı, mancini’nin ise “bu bir şaka galiba!” diyerek, yaşadığı şaşkınlığı dile getirdiği ifade edildi. italyan teknik adamın, karabükspor’un sol beki ishak doğan’ı da çok beğendiği belirtildi.

    --- alıntı ---

    *
  • 1367
    daha önce de bahsettik, mancini değer tarz olarak agresif ve hırçın bir teknik adam olsaydı kredisi taraftar gözünde çok daha fazla olacaktı.

    ama ülkemiz için en önemli handikapı algıdır. "mancini defansif bir adam gelmesin" diye diye beklendi teknik direktör süreci . haliyle bu algı ön yargı doğurdu. ilk geldiği anda asanlar kesenler vardı. haliyle burada kendini bu memnuniyetsiz taraftara kanıtlama zorunluluğu doğdu. kendisini elbet kanıtlamış bir isim mancini. ama maalesef ülkemizde tablo bu şekilde. emin olun bielsa gelseydi daha başarısız olsaydı bu kadar eleştiri almazdı taraftarımızdan.

    oyun felsefesi herkesin bildiğini düşündüğü ama çoğunun yanıldığı bir düşünce üzerine kurulu. kontrol oyunu. mancini'nin takımını 5'i 6'yı ararken çok görmeyiz. 2 veya 3 'ten sonra kontrol oyununa dönmeyi seviyor. bu demek değildir ki takımı geri çekiyor. hiç bir teknik adam golü bulduktan sonra "hadi defansa" demez. bu takım psikolojisi ile ilintili bir reflekstir. mancini belli isimlerle oyunun yapısını değiştirerek kalan zamanı öldürmeyi planlar. bu esnada boşluk bulduğu zaman takım golü bulur. genel olarak düşüce budur. bu sistem az gol getirir diye bir kaide yok çünkü man city ile kulübün gol rekorunu kırarak şampiyon olmuştur. elbet bireysel isimlerin etkisi göz ardı edilemez, ancak genel tablo açısından fikir verici bir sonuç.

    önünde takımını istediği şekilde evirebileceği bir devre arası var. nispeten fizik yükleme, istediği mevkilere oyuncu tercihleri ve kadro yapısını belli ölçüde hareket alanını genişletecek şekilde yapılandırabileceği bir süre var. bu noktada bize düşen desteklemektir. "galatasaray'ın yapısında defans yoktur" gibi düşünceler bizi hem yanlış yönlendirir hem de kafatası avcılığına yatkın insanımızı ateşler. oynamamız gereken denge oyunudur ve bunu yapmaya başlıyor gibiyiz.

    süreç umutsuz olmayı gerektirmiyor pek. bekleyip görmeliyiz.
  • 1368
    henüz galatasaray futbol takımının başına geçeli 3 ay olan teknik direktördür.

    kendisi ile ilgili analiz yapılması için henüz daha erken, hatta galatasaray taraftarının kendisini eleştirmeme ve sabırlı olma konusnudaki tutumu da takdir edilmeli. kolay değil sonuçta başarılı bir teknik direktörün yerine gelmesi.

    sürenin kısa olduğunu bilmekle birlikte, birkaç analiz yapabilmemiz için gerekli doneler oluşmuş durumda.

    peki onlar neler?

    1. roberto mancini takıma yeni gelmesi nedeniyle de olsa da, bir tercih olarak her maça rakibe göre diziliş ve taktik sistemini takıma adapte etti.
    medyada belirli bir sistem ve 11 otuşturamaması eleştirilse de, başarı hanesine 3-5-2 hamlesi ile juventus'u altetmesi yazılmalı.
    ayrıca roberto mancini'yi epl den de takip eden bir izleyici olarak, karakteri itibariyle maçı maçtan önce adeta bir satranç gibi önceden oynayan bir adam olduğu yorumunu rahatça getirebiliyorum.
    bunun örneklerini maç kadrosunu son ana kadar belirlememesi, maçtan önce değişik taktik vererek maçta bambaşka taktikle oynamasını gösterebiliriz. türkiye süper ligi ve avrupa şampiyonlar liginde çokça gördük bu durumu.

    2.roberto mancini sanılanın aksine sahip olduğu değerleri iyi analiz eden ve benimseyen bir teknik direktör. bunu göreve geldiği günden itibaren iç sahada oynadığı bütün maçları kazanması ile açıklayabiliriz. basitçe yorumlayıp başka bir ülkeye geldi tanımıyor demek doğru bir yorumlama değildir. mancini dünya klasında bir teknik direktör ve dünya çapında bir teknik adamın türkiyenin en büyük takımını analiz etmesi sanılanın aksine çok da zor değildir, hele hele söz konusu insan italya kariyerinin üzerine epl'de tarihi başarı elde etmişse.

    3.roberto mancini takımın en iyi oyuncularını bir araya getirip yükü onların üzerine atmadı, kadrodaki bütün futbolcuları, eline onlar hakkında detaylı rapor gelmesine ragmen kendi gözüyle görmek, ve onlara bir şans vermek istedi. bu konuda hiçbir teknik direkötürün yapmadığı kadar cömert davrandı. herkese eşit şans vererek hakedene hakettiğini verecek kudrette ve anlayışta olduğunu gösterdi.

    bakıldığında ünal aysal'ın avrupai yaklaşımına uyuşan bir karakterde roberto mancini. başkanın beklentisi elemanın yaklaşımı ile desteklenirse başarının gelme ihtimali daha da artar.

    burada iş birazda bizlere düşüyor ki bu süreçte sabırlı olma konusunda galatasaray taraftarı olgun bir tutum sergiledi ve geleceğe dair kendi adına olumlu sinyaller verdi.
  • 1372
    --- alıntı ---

    "mancini de benimle ilgileniyor. zaten manchester city döneminde de beni takip etmiş.
    bana destek oluyor ve beni dünya klasında bir oyuncu yapacağını söylüyor.
    eğer başaramazsam beni öldürecek! o seviyelere çıkacak kalitede olduğumu söylüyor.
    bu da beni daha çok çalışmaya itecek bir baskı faktörü oluşturuyor. ben de çok çalışıyorum. hem kendim hem de ailem için.
    mancini benim neler yapabileceğimi iyi biliyor."

    --- alıntı ---

    demiş brumakendisi için. bence oyuncusuyla olan iletişimi çok kuvvetli.
  • 1374
    iyi ki gelmişsin be mancini, iyi ki. ama elbet bir gün gideceksin; başarmış ya da başaramamış olarak... iyi ki gelmişsin dedim, çünkü bazı karakteristik özelliklerimi daha iyi tanımama vesile oldun. sen gelmeden önce o kadar önyargılıydım ki sana, pek takip etmiş olmamama ve senden daha az kariyerli olmasına rağmen bielsa'yı istiyordum. bu, bielsa'nın çok iyi hoca olup olmamasıyla alakalı değildi; doğrudan seni istemememle alakalıydı. hatta seni anadolu takımlarının hocalarıyla kıyaslıyordum*. ama sen geldin ve şimdiye kadar beni haksız çıkardın. gaza gelmeye alışmış bu taraftara "bi durun yahu ne oluyor, sakin olun" dedin. olaylara salim kafayla bakmamızı teşvik ettin. belki de bu tavrın real madrid ve juventus'un olduğu gruptan çıkmamızı sağladı; bilemem. ama bildiğim bir şey var ki, sen zekisin. gerçekten çok zekisin. aynı zamanda da çok iyi bir taktisyensin. geldiğinden beri farklı diziliş ve sistemler *** denedin. herkes 3-5-2 bizi alır götürür demeye başladı ama ben bunun da çok uzun süreceğini sanmıyorum. son trabzonspor maçında takım sahaya öyle bir yayıldı ki buna 3-5-2 demek zordu. 2-5-1-2 gibi bir şeydi hatta: https://twitter.com/...204056588288/photo/1
    her neyse, sen gelmeden önce "o kadar iyi kadrolara sahip takımları şampiyon yapmak kolay" diyordum; futbolun sadece kadro kurup maça çıkmak olmadığını unutarak. sen bana bunu tekrar hatırlattın işte...

    basın toplantılarında söylediklerine dikkat ediyorum da, gereği gibi konuşuyorsun. üstüne oynar gibi sorulan sorulara çok net ve baştan savıcı cevaplar veriyorsun. mesela drogba maçtan önce takımı toplayıp saha ortasında konuşunca neler neler söylenmişti. ama sen "o, tecrübeli ve büyük bir oyuncu ve bunları yapabilir" gibilerinden bir şey söyledin. işte bu özelliklerinden dolayı ben başarılı olacağına inanıyorum. ha, sonuçta bu oyunun adı futbol ve zamanında çok büyük hayal kırıklıkları yaşadık. başarısız da olabilirsin ama bu, yukarıda saydığım şeyleri değiştirmeyecek. seni tanımadan bu kadar eleştirmek yanlıştı. şimdi tanıyor muyuz peki? bence hayır, belki de asla tam olarak tanıyamayacağız seni. ama bakış açımı genişlettiğin için teşekkür ederim signore mancini....

    mancini üzerinden genel bir fotoğrafa bakmaya çalıştım, bakmaya çalıştım ki artık eleştirirken biraz daha geri çekilip geniş açıdan bakabilelim ve önyargılı olmayalım.

    not:"gaza gelmeye alışmış bu taraftar" ifadesinden sakın ola fatih terim'e sallama gibi bir şey anlaşılmasın. fatih terim, nick'imi alma sebebim diyebilirim. o meşhur sözleri biliyorsunuz zaten*. baştan söyleyeyim de, ne olur ne olmaz...
  • 1375
    eski hocamız fatih terim'in aksine saha içi ve saha dışında hatasını gördüğü an müdahale eden teknik direktörümüz.

    bu olumsuz bir şekilde yorumlanmasın. fatih hoca'nın bu yanlışta olsa oynatma taktiği de işe yarardı kimi zaman. orada mental ve psikolojik etmenler önplana çıkar, hoca futbolculara her şeye rağmen inandığını vs. dile getirirdi. mancini ise olaya direkt olarak realist bir biçimde bakarak takım için o an ne gerektiyorsa onu yapıyor.

    manchester city ile premier lig şampiyonluğunu aldığı sene de hatırlayacağımız gibi maç maç hazırlardı hep takımını. bu açıdan aslında mancini'nin ingiltere'de çalıştırdığı takımı sorsanız bilmesem kesinlikle '' bi kere city değil '' derim. ilginç.

    zeki ve kaliteli oyuncuları seviyor ama bana göre mancini takımında 2-3 tane sihirli ayak görüp geri kalan futbolcuları takım oyuncusu seçmeyi, yıldızlardan oluşmuş bir takıma tercih eder diye düşünüyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın