resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 1280
    juventusu veya elazığı yendiği için taktik deha olarak nitelendirilmeyen teknik adam. eğer bu yüzden bu kanıya varan varsa görüşünü gözden geçirsin bence.

    bu adamı büyük taktisyen yapan, çıktığı her maçta takım olarak oyun planının başarıya ulaşması. oyun planı başarıya ulaşıyor da, sürekli bireysel hatalardan gelen saçma sapan goller yiyor takım ve motivasyonu yerlerde olduğu için de çabucak dağılıyor. real madridden 6 yediğimiz maçta da olan buydu. yani bu olay manciniyle de alakalı değil. terim varken de bu sezon takımın motivasyonunda inanılmaz bir kırılganlık vardı.

    özellikle torinodaki juve maçında, rakibi şaşılacak şekilde kilitlemiş, fakat amrabatın saçma sapan bir hatasıyla takımın bütün motivasyonu düşmüş yine de beraberlik alınmıştı.

    real madrid maçında muazzam geçen bir 45 dakikada, kalecinin inanılması güç şahsi hatasıyla geri düşülmüş, ardından beraberlik sağlanmış fakat yine kalecinin saçma sapan bir hatası sebebiyle takım maçta geri dönülemez şekilde çökmüştü.

    derbide takım oyunu gayet stabil tutarken, havadan süzülerek gelen topu koluyla engellemeye çalışan stoper yüzünden bütün plan suya düşmüştü.

    fakat bu adamın planları, maçın geneli bazında her zaman doğruydu. her maç için ayrıca çalışıyor adam. şampiyonlar ligi - türkiye ligi fark etmiyor. bu adam büyük taktisyen, akademik geçmişi de bunu perçinliyor. juventus maçını kazandıransa onun dehası değil, galatasarayın juventusa göre daha "doğru" savaşmasıydı. tabii, o takımın motivasyonunu onca sekteye rağmen ayakta tutabilmek de teknik adamın başarısıdır, onu da unutmayalım.
  • 1281
    3-5-2 tek basina bir taktik degil formasyon yani sahaya dizilis oldugu icin tam da bu yuzden taktiginden dolayi, 11 aralik 2013 gunu hava sartlari ve saha zeminini hesaba katarak yaptigi bir kac detay taktik sebebiyle takdir edilmesi gereken galatasaray teknik direktoru.
    formasyonun onemi yok, sahanin ve havanin durumuna gore yaptigi taktik bize maca getirdi. formasyonumuz (3-5-2/ 3-4-1-2) bu taktigi uygulamadaki dizilisimizdi. mancini sadece topu sisirin dememis. mesela yagmurlu cluj macinda futbolcular daha bilincsizce yaptilar ataklari. pozisyon bulduk topu sisirerek ancak belli setlerle degil karambol toplarla.
    mac basinda golun bir sekilde sneijder'den gelecegi belliydi. cunku 2 farkli hucum seti cizmis mancini ve ikisinde de kilit nokta sneijder'di. birincisi, selcuk ve melo'yla kontrollu bir sekilde on alana top tasinacaksa sneijder devreye girmeye calisiyor ve pas almaya cikiyor. sneijder topu alirken drogba ve burak kosu yapmaya basliyor arkalarina bakmaksizin. sneijder de tek topla onlari defansin arkasinda topla bulusturmaya calisiyor. ikinci yari bunu etkili kullandik diyebilirim cunku juventus defasini hem yorduk hem daha geri cekilmelerini sagladik ancak pozisyona giremedik. hep kil payi defans topa mudahale etti
    ikincisi, topu kenarlardan uzun atmak. ki bunu uzun suredir neden yapmiyoruz topu sisirmeye ihtiyacimiz oldugu anda hic bilmiyorum. cunku drogba, top kenardan geldiginde daha rahat kafa vuruyor ve istedigi yere indiriyor. drogba hava topuna cikmazsa burak ona sektiriyor. hangisi topa cikarsa ciksin bitirici nokta sneijder, pozisyonu bitirmek icin kendini konumlandiran kisi hep o'ydu. tek vurusla sonuca gidecek sekilde kendini drogba'nin ve duruma gore burak'in yanina atti mac boyu. golu de bu ikinci set'imizle attik. bu bir karambol golu degildi sakin yanlis anlasilmasin. mac boyu denedik ama hep 5'li yakaladik ve wing back'ler yardima geldi. bir kez 3lu yakaladik ve sneijder aninda drogba'nin gorus alanina kosu yapti topu indirdigi yerde bitmek icin. burak her zamanki aliskanligi defansin arasina ve drogba'nin arkasina gecti fakat bu sefer bu yaptigi sneijder'in daha rahat top almasini sagladi. (hatirlanacak olursa juventusla torino'da yaptigimiz macda da ikinci gol benzer gelmisti. tesaduf degil ikisi de)

    mancini sirf bu oyunu bilincli yaptirdigi, oyuncularini bunu kendi istedigi duzende oynattigi icin ve juventus gibi hem hizli hem guclu oyunculari olan bir takima karambol firsati bile vermedigi icin cok buyuk takdiri hakediyor.

    sonrasini bilemem, her sey degisebilir ama bu mac bize yeten skoru dusunursek 10 uzerinden en az 8'lik bir oyun vardi sahada. bunda en buyuk pay sahibi ise mancini'dir.
  • 1282
    arkadaşlar bu adam bize sezon sonu şampiyonluğu getirecek gibi. başlarda hocamızın gitmesine üzüldüğüm için ısınamamıştım ama bu adam bir harika dostum. sen fatih terim'den aldığın bayrağı daha yukarı çıkar biz sana da kral deriz imparator deriz sinyor. yalnız sana sevgi gösterip arada fatih terim'e laf çakanlar var. onlara aldırma onlar seni sevdiklerinden değil fatih terim'den nefret ettiklerinden sana sahip çıkıyorlar. bir de bugün öyle şeyler yaşattın ki. futbolcular o topa rakiplerinden önce koşmak için canlarını dişlerine taktılar ya. seni sevmeyelim de taşa mı dönelim be adam.
  • 1283
    sanirim kendisine karsi sahip oldugum onyargilari aslinda cogumuzun sahip oldugu on yargilari kiracak gibi...

    bu adam inter yada man cityde gordugumuz bolca para akitip deyim yerindeyse rakiplerini parasiyla doven menajer goruntusuyle pek uyusmuyor bizim basimizda... taktik ve teknik acidan basarili futbol kariyerinin ona tanidigi nimetleri son damlasina kadar kullanmayi bilen ve bilincli hareket eden bir adam. ilk geldiginde kendisinin ici bos bir fici oldugu izlenimi vardi bende. yine sokaga atilan paralar ve yine zirveye cikarken asagiya atladigimizi dusunmustum ama son iki gundur gerek juventus macinin gidisati gerek internette hakkinda yaptigim arastirmalar sonucunda bu adamin beni fena halde yanilttigini farkettim.

    ozellikle en can alici nokta 2001 yilinda unlu italya futbol akademisi covercianoda yazdigi mezuniyet tezi il trequartisa ile bir nevi bu isin filozoflarindan birisi oldugunu kanitladi. daha once de cok defa vurguladigim gibi spor alaninda egitim alan birisi olarak beni etkileyen bu adam kanimca cok daha fazla saygiyi hakediyor.

    umarim takimimizin basinda cok basarili olur ve hem bizim tarihimize hemde avrupa futbol tarihine onumuzdeki yillarda galatasaray onderliginde acilacak yeni sayfada adini tarihe kazir.

    son olarak sanirim kendisine ve basindan beri mancini'yi savunan yazarlara bir ozur borcum var :) siz kazandiniz reyizler, biz kazandik.
  • 1284
    takıma aidiyet hissetmesi konusunda çok önemli bir şey gerçekleşmiştir. takımı her geçen gün taktik olarak daha disiplinli oynatıyor. fizik durumunu çözdüğünde galatasaray futbol takımını durdurulamaz hale dönüştürecetir. şampiyonlar ligi'nde üst tura çıkmamızla tüm kötü şeyleri unutturmuş, yüreklere su serpmiş, takıma ruhunu geri kazandırmışitır. ancak tek bir konuda eleştirmek gerekir. geçen sene ki grubumuzun * kolay olduğunu söylemesi hem yanlış hem fatih terim'e ayıptır. grup ne kadar kolay çıkarsa çıksın açıklamalar başta her zaman "şampiyonlar ligi'nde kolay grup yoktur. burası devlerin arenası" gibi olduğundan sonrasında bu tarz "zaten kolaydı yaee önemli olan juve'li real'li gruptan çıkmaktır" * gibi bir imaj vermek samimi gelmemiştir.

    bu detay haricinde arkandayız. yürüyedur mancini !
  • 1288
    herif gerçekten reyiz çikti.

    neden mi? adam defansa çözüm buldu. 3-5-2 ye geçtigimiz günden beri gol yemiyoruz.

    neden 3-5-2?

    hemen anlatayim:
    aslinda sistem 3-5-2 degil, 3-2-3-2.

    geri 3lüden ba$layalim:
    sürekli rotasyon halinde olan ve henüz biri birini tanimayan bir defansiniz var. böyle durumlarda eger defansi kalabalik tutarsaniz, herkes müdaheleyi arkadasinin yapmasini bekler ve bazen kendi ceza sahanizda kalabalik olmaniza ragmen gol yersiniz, zira kimse nerede duracagini, hangi topa müdahele edecegini, nerde kademeye girecegini bilemez. dolayisi ile 3lü stoper, yani gökhan, semih, chedjou en iyi çözüm.

    sira 3-2-3-2 nin ilk 2lisi, yani ofansif bekler:
    orta saha ya yakin fakat çizgi hizasinda ba$layip, o bölgeyi daha kalabalik tutarlar, hücuma katilip, rakibin kanatlarini durdurmak ile görevlidirler. yani solda riera, sagda eboue.

    gelelim ortadaki 3lüye:
    galatasaraydaki mevcut orta 3lü melo, sneijder ve selçuk tan olu$uyor. sneijder burada melo ve selçuk tan 3-5 adim önde playmaker pozisyonunda oynayip, sag ve solundaki 2 arkada$i ile ilerideki vurucu timi besliyor. sneijder tamami ile ofansi dü$ünüp daha serbest oynuyor, sol da riera, sagda da eboue alan daraltip oyunu orta saha ya siki$tirdiginda da, melo ve selçuk un i$ini kolayla$tiriyor. melo ve selçuk box to box oynuyorlar.

    ve ilerideki çift santrafor:
    malumunuz bunlarda drogba ve burak oluyor. kanatlara yakin degil, ceza sahasina yani kaleye daha yakin oynayarak gelen uzun toplar ve ortalari degerlendirerek, gol bulmaya çali$iyorlar.

    resim ile anlatmak gerekirse, $ekil a ya göre tam olarak $udur:

    -----------------------------------muslera---------------------------------

    -------------chedjou-----------gökhan------------semih----------------

    eboue------------------------------------------------------------------riera

    ---------------------melo----------------------selçuk-----------------------

    -----------------------------------snijder-------------------------------------

    ---------------------burak----------------------drogba----------------------

    i$in ilginç yani ise, bu sistem dün* bize yenilen juventus un sistemidir. adamlari kendi silahi ile vurduk diyebiliriz.

    entry mi okudugunuz için tesekkürler.

    begendiyseniz 10 a basin, begenmediyseniz, neden begenmediginizi mesaj yolu ile bildirin.
  • 1290
    bu adam bizim eksik olduğumuz zayıf olduğumuz noktayı çok iyi bilen bir avrupalı. nedir bu eksik noktamız? biz ülke olarak hemen gaza gelme ve övgü durumunda ne olduğumuzu unutma hastalığına muzdariptik. herhangi bir türk takımı ya da milli takım uluslararası maç oynadığında bizim bu zaafımızı bilen rakip teknik adamlar, futbolcular, yöneticiler eyvah türkler şeklinde demeçler verip bizi göklere çıkarırlardı. bizden korktuklarını, orasının bir cehennem olduğunu, türklerle maç yapmanın çok aptalca bir iş olduğunu ve çok çekindiklerini açıkça söylerler. bizim medyamız ve futbol camiamız ise bu demeçlerden sonra ne olduğunu hemen unutuverirdi. onlardan daha iyi olduğumuza kendimizi inandırırdık. sonra maç oynanır ve bütün gerçekler yüzümüze adeta birer tokat gibi çarpardı.

    roberto mancini bu durumu artık bizim lehimize çevirdi sayılır ve çevirmeye devam edecektir. grupta juventus'un ikinci olacağını, onların bizden daha iyi olduğu algısını oluşturdu. juventus buna inandı mı bilmem ama biz gereksiz yere gaza gelmedik. asarız, keseriz, perişan ederiz moduna girip kendimizi olduğumuzda güçlü görmedik. olası bir başarısızlıkta da hayal kırıklığımız büyük olmayacaktı.

    bu yönden bile bize birşey kattığı göz ardı edilemez. artık bu kafada olmamız gerekiyor.
  • 1291
    10 aralık 2013 günü inancım yoktu. maçtan* 20-25 dakika önce falan uyandım. hızlı hızlı duş alıp maçı izlemeye başladım.

    normalde sabah heyecandan uyanıp vakit geçirme çabalarına girmem lazımdı ama mancini tüm inancımı maalesef benden almıştı. sebebi yaptığı açıklamalardı.

    ancak maç yarıda kesildi. tabi maç başladığı andan itibaren heyecanım yerine gelmiş anca konsantre olmuştum. derken maç tatil edildi.

    o gece hiç uyumadım. 11 aralık günü için resmen bileniyordum. sebebi belliydi. mancini'nin çıkartmış olduğu kadro ve diziliş.
    bir gün önce heyecanımı ruh emiciler gibi emen adam bir sonraki gün için müthiş bi moral kaynağı olmuştu.
    ilk gün herkes benim gibiydi galiba. ikinci gün herkes yine benim gibi inanmıştı. ilk günkü inançsızlık gitmiş, her türlü koyarız rahatlığı gelmişti.

    büyük adam vesselam.
  • 1293
    kendisini bu zamana kadar elestirdigim konular oldu.

    fakat elestirdigim konularin altinda aslinda takima geldigi gunden bu yana ki baya mac oynadik takima birsey kazandirmasi gerektigi yonundeydi. yani yeni bir teknik direktor olarak mutlaka birseyler katmasi lazimdi. oyun profili olarak, veya oyuncu kazanami veya bir hava mutlaka kazandirmasi gerekiyordu.

    bunu da elazig maci ile birlikte kesinlikle kazandirdi. bir ivme yakaladi, takima bir ozguven ve sistem kazandirdi, umarim basarili olur.

    simdi taraftar olarak bizim ona artik guvenmemiz ve biseyler katmamiz gerekiyor. geriye bakmak hicbir zaman birsey kazandirmayacaktir ama geride kalanlari karalamak ve itibarsizlastirarak asla degil.

    benim icin mancini yeni kazanilmistir yolu acik olsun.
  • 1294
    takımdan, yöentimden, maça giden gidemeyen tüm taraftarlara kadar herkese teşekkür ettik ama kendisine hala teşekkür etmedik.

    "juventus bizden daha iyi takım ve juventus'un 2.olma ihtimali %80" diyen adam tabi ki biz atarlı türk gençlerine biraz garip gelmişti, özellikle de fatih terim gibi çok daha farklı bir bakış açısı ve söylemi olan bir teknik direktörden sonra.

    fatih terim çalıştırdığı takımı maça en iyi motive eden teknik direktör olabilir dünyadaki, onun karizması ve oyuncuya yaklaşımı, maç önü konuşmalarıyla ölüme bile koşarak gidersin.

    roberto mancini ise farklı farklı takımları çalıştırmış, türkiye'den çok daha farklı kültürlerde ve futbol ülkelerinde zaman zaman başarılı olmuş, zaman zaman olamamış bir teknik direktör. hayat görüşü ve yapısı, her ne kadar italyan da olsa pek akdenizli gibi ateşli değil, mantıklı konuşan ve akıl oyunlarına yatkın biri. pek alışkın olmadığımız bir tarz.

    11 aralık 2013 galatasaray juventus maçı öncesi istanbul'da mabedimizde, madrid'e bile 3-0'ın rövanşında korkulu rüyalar yaşatan bir takım için juventus'un istanbul'da favori olduğunu söylemek taraftardan tepki alsa da, juventus'un bu maçtaki kötü oyunu ve mental açıdan bizim daha iyi hazırlandığımız gerçeğini görmemize engel olmamalı. tabi ki maçın ertelenmesi falan da juventus'un gardını düşürdü ama biz de benzer şartlardaydık.

    yani demem o ki 11 aralık 2013 galatasaray juventus maçından önce hatta önceki real madrid maçından önce de garip garip konuşan, sanki bizi aşağılayan ama aslında aynadaki bizi, bize anlatan bu adamın takımı şampiyonlar ligi'nde son 16 kurasını beklerken, favori gösterdiği juventus torino'daki uefa finalinin hayalini kuruyor, kısacası teşekkür etmeliyiz.

    teşekkürler hocam, hesabı kestiğin, bu gururu yaşattığın ve yeniden meşaleyi yaktığın için.

    ha bu arada asıl şimdi hoş geldin.
  • 1298
    --- alıntı ---

    ulan hala daha bıkmadan etmeden bu adama aynı söylemlerle bok atanlar var, bu kadar da yüzsüz, bu kadar da cahil olunmaz.

    .....

    sonra anlaşılan o ki, birtakım geri zekalılar futbolu götüyle izliyor ki beyinsiz yorumlar yapabiliyor. adamı mancini avukatı yapıyorsunuz ama sizin gibi köpeklere yanıt vermek de en doğal görevimiz.

    iddia 1: "mancini kumar oynadı yæ, mancini hiç de rahat rahat çıkamadı yæ"

    bak, sakin olmaya çalışıyorum fakat yapamıyorum, juventus kim, galatasaray kim? bunu galatasaray'ı her şeyden değerli olarak gören bir futbolsever, fakat aynı zamanda objektif bakmayı düstur edinmiş bir bahisçi olarak söylüyorum. galatasaray ile juventus 100 kez karşı karşıya gelse şu an en az 85 tanesinde juventus sahaya favori olarak çıkar ve yenmesi beklenir. neden? çünkü juventus şu an avrupa'da olan en kapasiteli kulüptür. aynı anda 2 tane ilk 11 çıkartabilecek bir kadro derinliği vardır, o yüzden bu adamlara sakatlık da koymaz, zemin de koymaz, taktik de koymaz. çünkü bu adamlar hızlı oyun oynayacaksa hemen giovinco ve quagliarella'yı yerleştirir, eğer fiziğe dayalı oynayacaksa tevez ve llorente'yi yerleştirir, orta sahada ve defansta bile değişiklik yapmaları için sürüyle yeterli adamları var bize koysan ilk 11'de oynayacak olan ama adamların yedek tutmak zorunda olduğu. yani juventus şu anki haliyle değil galatasaray, avrupa'daki 1. sınıf takımların pek çoğundan da üstündür. mancini böyle bir takıma karşı yapması gerekeni yaptı ve başardı. be amına koyduğum, adam "başardı" be "başardı". yani tıpkı bu adamın inter performansına bok atanlar gibi, buna bok atanlar da beyinsizdir. bu tarz şeyleri eleştirebilmeniz için, yapılması kolay olan bir durumun yapılamaması ve başarısız olunması gerekir. eğer ki inter, rakipleri şikeden darbe yemişken başarısız olsaydı, bu mancini'nin hanesine eksi olarak yazılırdı. ama adam yapması gerekeni yapıp başarılı olmuşken tartışmanın anlamı yok. hele bu juventus maçı yok daha önemlidir. adam ayağının tozuyla gelip güzel bir beraberlik aldı, dün de yendi. daha ağlamanın, zırlamanın, bok atmanın ne anlamı var? bu adam uefa'ya gitse dahi eleştirilmesi mantıksızdı çünkü rakip juventus ve kazanmaktan başka şansınız yok, bu öyle kolay bir durum değildir ki mancini bunu yapamayınca başarısız olsun. ama bunu yaparak hanesine dev bir artı eklemiştir ve bu başarıyı "ama kumar oynadı amma şöyle böyle olmasa çıhamazdı gassaray" kafasıyla baltalamaya çalışanlar ya galatasaray düşmanıdır ya da beyninin olduğunu varsaydığımız yerde birtakım eksiklikler vardır.

    2. anlaşılan sikmek için biraz detaylı bilgiler vermek gerekiyor.

    -03/04 sezonu (mancini'den önceki sezon)

    1. milan - 25g 7b 2m - 82 puan - 65:24 atılan:yenen
    2. roma - 21g 8b 5m - 71 puan - 68:19 atılan:yenen
    3. juventus - 21g 6b 7m - 69 puan - 67:42 atılan:yenen

    -04/05 sezonu (mancini'nin 1. sezonu)

    1. juventus - 26g 8b 4m - 86 puan - 67:27 atılan:yenen
    2. milan - 23g 10b 5m - 79 puan - 63:28 atılan: yenen
    3. inter - 18g 18b 2m - 72 puan - 65:37 atılan:yenen

    -05/06 sezonu

    1. inter - 23g 7b 8m - 76 puan - 68:30 atılan:yenen
    2. roma - 19g 12b 7m - 69 puan - 70:42 atılan:yenen
    3. milan - 28g 4b 6m - 58 puan (-30 puan şike yüzünden) - 85:31 atılan:yenen

    -06/07 sezonu (juventus'un serie b'de olduğu yıl)

    1. inter - 30g 7b 1m - 97 puan - 80:34 atılan:yenen
    2. roma - 22g 9b 7m - 75 puan - 74:34 atılan:yenen
    3. lazio - 19g 12b 9m - 62 puan - 59:33 atılan:yenen

    -07/08 sezonu

    1. inter - 25g 10b 3m - 85 puan - 69:26 atılan:yenen
    2. roma - 24g 10b 4m - 82 puan - 72:37 atılan:yenen
    3. juventus - 20g 12b 6m - 72 puan - 72:37 atılan:yenen

    -08/09 sezonu (mourinho'nun ilk senesi)

    1. inter - 25g 9b 4m - 84 puan - 70:32 atılan:yenen
    2. juventus - 21g 11b 6m - 74 puan - 69:37 atılan:yenen
    3. milan - 22g 8b 8m - 74 puan - 70:35 atılan:yenen

    şimdi bu bilgileri nasıl kullanacağımıza bakalım.
    mancini'nin inter'i de dahil olmak üzere bu 6 sezonda şampiyonların puanları:

    milan: 82 puan
    juventus: 86 puan
    inter: 76 puan
    inter: 97 puan
    inter: 85 puan
    inter: 84 puan

    yani bir beyinsizden başkasının anlayacağı üzere, inter'den önceki şampiyonluklarda da şampiyonluk puan seviyesi belli bir yerde geziyor, ve o "tanrı" mourinho da aynı seviyede bir puan alarak şampiyon oluyor. bunun üstüne, mancini eğer juventus'un serie b'de olduğu yıl 83 puan alsa kıyametler kopardı, fakat adam 97 puan alarak şampiyon oluyor.

    yani adam ligde zaten belli olan ortalama puan seviyesine ulaşmış, üstüne üstlük bir sezonunda bu seviyenin de amına koyarak şampiyon olmuştur. buna rağmen, gelip de amcık amcık adam sanki 65 puanla şampiyon olmuş gibi konuşursanız adamı sikerler.

    3. şimdi bir de yukarıdaki kıyasın fatih terim modeline bakalım:

    *12/13 sezonu 14. hafta bitimindeki galatasaray:

    7 galibiyet-5 beraberlik-2 mağlubiyet

    *13/14 sezonu 14. hafta bitimindeki fenerbahçe:

    11 galibiyet-2 beraberlik-1 mağlubiyet

    *13/14 sezonu 14. hafta bitimindeki kasımpaşa (2. sırada):

    8 galibiyet-3 beraberlik-3 mağlubiyet

    *13/14 sezonu 14. hafta bitimindeki galatasaray ve beşiktaş (3 ve 4. sıralar)

    7 galibiyet-5 beraberlik-2 mağlubiyet

    yani fatih terim'in, şike yüzünden problem çeken, aman efendim lige odaklanamayan, aman efendim kadrosunu kaybetmiş olan (ne kadar da juventus'a benziyor yahu?) bir fenerbahçe karşısında elde ettiği başarı bu sezon da aynı haftanın bitiminde aynı seviyededir. mancini bu olayın italya muadilinde ligin anasını sikmişken, fatih terim asıl orta düzeyde başarı elde etmesine rağmen şampiyonluğa ulaşan kişidir. kimi kötüleyip kimi övdüğüne dikkat edin.

    4. önceki entry'lerimde de dedim; fatih terim'i tartışmak yersizdir. fatih terim real madrid'den 6:1 yemiştir. ve kötü oynamadığı halde. bu ne demek? real madrid önce ağzına bal çalmış "iyi oynuyorsun koçum" diyerek, sonra çıkarmış yarrağı vurmuş. ve bu maçta herhangi bir eksik gedik de yoktu. evet mancini de real madrid'e, 10 kişi kalmış real madrid'e 4:1 yenilmiştir. ama yenilen gollerin 3'ünü dany bizzat kendisi yemiştir yaptığı abuk sabuk hareketlerle bariz maç satarak, diğerini ise eray üstüne gelen topa hiçbir şey yapmayarak yemiştir, yani hakedilen bir gol hiç yoktur real madrid adına, ve buna rağmen fatih terim'in o epik oynadığı (?) maçta yediği skordan daha iyi bir sonuç almıştır. tabii ki ikisi de rezil sonuçlardır fakat 4:1'in açıklaması varken (muslera yok, semih yok, dany denen yaratık var), 6:1 maçın hiçbir açıklaması yoktur. bu yüzden mancini'yi yeriyorken fatih terim'i övmek demek büyük cehalet örneği ve büyük yüzsüzlük demektir. zira işin bir de yüzsüzlük boyutu vardır ki fatih terim bizi satarak gitmiştir.

    ve ayrıca sözüm galatasaraylılara; "lig için ise ilk 2 başarı ancak 3.'lük kesinlikle başarısızlık olur." diyerek insanları tatminsizliğe, mutsuzluğa, 3. olduğu an başarısız olarak değerlendirmeye sevkeden bu hainlere prim vermeyiniz. şu anki takım zaten başarı için yeterli değildir ve bu durumun başlıca sebepleri de bir çırpıda sayabileceğimiz gibi (dany, amrabat, burak yılmaz başta olmak üzere) fatih terim'in transferleridir. mesela sneijder bir fatih terim transferi olsaydı onu da olumlu bir yan olarak sayabilirdik fakat sneijder bildiğimiz üzere fatih terim'in istemediği bir transferdi, hatta utanmasa a2'ye yollayacağı bir transferdi çünkü adam tam oynamaya başlamış ve kendine geliyorken yedeğe yollayıp durmak gibi pislik bir huyu vardı. takım şu an yeterli değildir. geçen sene de yeterli değildi. ama geçen sene için fatih terim'in her türlü imkanı vardı, buna rağmen hala sol beki olmayan, hala yedekleri bok gibi olan bir takım bıraktı.

    ey galatasaraylı, bak adam ne demiş: "kaldı ki fatih terim'in takımı enkaz filan değildi.". bunu diyen adam, beklentileri yüksek tutarak taraftarı olası bir orta halli başarıyı başarısızlık görerek sevinmemeye yönlendiren bir haindir. adam enkaz değil diyor. böyle skora tapan futbol cahillerinin böyle kesin yargı içeren cümleler kurmaması gerekiyor bence. takımda hiçbir pozisyonun yedeği yok, iki adam sakatlanırsa takımın şekli şemali sikiliyor, adam gelmiş "hıh, bi kere fatih terim enkas fln bırakmadı tmm mı .s.s" diyor amına koyayım. senin kör gözlerini sikeyim. geçen seneki başarı tamamıyla şanstı çünkü takım 11/12 sezonundaki takım oyununu kaybetmişti ama o çok sevdiğiniz, şimdilerde tüpçüyle el ele gezen hocanız bu takımı düzeltmek için yapması gereken hiçbir şeyi yapmadı.

    çok fazla lafa gerek yok, epeyce fazla oldu zaten. özetle mancini, ne olursa olsun galatasaray taraftarının arkasında durması gereken adamdır çünkü şu ana kadar alamadığımız başarıları bu adamla alma ihtimalimiz var ve bunları almasak bile, bu adam bizi olduğumuz noktadan geriye götürmeyecektir. en önemli değerlendirme unsuru budur. bu adamın yerine gelecek kimse yok ki galatasaray'ı 2-3 gömlek yukarı atsın. o yüzden, bir takım galatasaray düşmanı, taraftarı fişeklemeye çalışan hain köpeğin oyunlarına gelmeden, adam gibi futbol izlemeyi bilerek, adam gibi bu takıma destek vermeyi bilerek bu adamın arkasında durmak gerekir.

    https://eksisozluk.com/entry/38891639

    --- alıntı ---
  • 1300
    geldiginden beri hala 90 dakikanın 70-75 dakikasını domine ettigimiz bir oyun oynatmamıstır. ben kendisinin öyle ahım şahım bir taktiksel zekasını da göremedim hala umarım ileride mükemmel işler yapar ancak kazanınca göklere cıkarıp kaybedince yerin dibine dokmayı sevmem, kazanınca da söylüyorum juventusu eledik eline saglık sabahlara kadar da sevindik ama henüz galatasaray gibi oynamıyoruz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın