resim
Radamel Falcao García Zárate
Takım:Millonarios
Mevki:Santrfor
Yaş:39
Boy:1.77
Uyruk:Kolombiya
  • 5976
    artık oynasa da galatasaray'a doğru düzgün katkı veremeyecek bir zamanların fenomen golcüsü. fizik olarak en sağlam olduğu dönem 9da 9 + kadıköy galibiyeti yaptığımız periyottu, o dönemde bile yarıda bıraktığı, kaçırdığı maçlar var. sürekli sakatlık yaşamasını bir kenara koyarsak artık oynasa bile rakip savunmaları hiç zorlayacağını sanmıyorum kaldı ki çubuk kraker lemos'a karşı bile üstünlük kuramamıştı kendisi. devre arasına kadar diagne, babel, ihtiyaç durumunda oğulcan ve ali yavuz ile götürebileceğimizi düşünüyorum. devre arasında falcao'nun yükünden kurtulmamız gerek. elden çıkarma konusunda sorun yaşayacağımızı sanmıyorum, sonuçta ismi halen radamel falcao.
  • 5979
    bu adam devre arası gitsin ama devre arasından önce bu adamı gözden çıkarmak aptallık olur. ilk yarının bitmesine daha 10 maç var üstelik bunların arasında trabzon, beşiktaş gibi deplasmanlar var.*

    bay geçeceğimiz haftadaki boşlukta muhtemelen iyileşmiş olur. ondan sonra devre arasına kadar 5-6 maç oynayıp, erzurumda olduğu gibi 2-3 maçın kilidini açsa dahi kafi. ocak ayında gitsin istediği yere.

    devre arasına kadar alınacak her puan altın değerinde. geçen sene galatasaray ilk yarı kaybettiği puanlarla kaybetti şampiyonluğu.
  • 5983
    muhtemelen 1 ay sonra vedalaşacağımız oyuncu.

    allah'tan 2020-2021 sezonuna sadece kendisine güvenerek başlamadık. sağlıklı olsaydı diagne-babel-falcao rotasyonu bizi götürürdü ama bir adama yıllık 5 m euro veriyorsan 30+ maç oynamasını beklersin.

    fatih terim'in artık ona forma vereceğini de sanmıyorum. belki gitmeden önce son kez süre alıp veda eder.

    bu arada ben kendisinin yatmaya gelmediğine, iyi oynayıp goller atmaya çaba gösterdiğine inanıyorum, kötü niyetli olmadı hiç ama sağlıklı da olmadı malesef.

    vücudu artık kaldırmıyor üst düzey mücadeleyi.

    hayırlısı olsun bakalım, bekliyoruz ocak ayını...
  • 5987
    (bkz: 24 ekim 2020 bb erzurumspor galatasaray maçı) son golünü atıp kırmızı kart görmüştür. bu maçtan sonra 6 kasım tarihinde orta derece üst adele sakatlığı geçirdiği ve 2 hafta sahalardan uzak kalacağı belirtilmişti.
    (bkz: 31 ekim 2020 galatasaray ankaragücü maçı) marcao maçın 75. dakikasında sakatlanıp oyundan çıkmak zorunda kalmıştı. sakatlığı üst adele sakatlığına bağlı olduğu belirtilmişti. fakat marcao kendisini hızlı toparladı ve bir hafta sonraki hafta ilk 11de forma giydi. (bkz: 8 kasım 2020 sivasspor galatasaray maçı)
    iki benzer sakatlığı yaklaşık benzer tarihlerde yaşayan oyuncularımızdan biri bir haftada toparlarken, diğeri yaklaşık 35 gündür idmana, 45 gündür maç kadrosuna dahi girememiş. tabi yaş-vücut fizyolojisi gibi etmenler sakatlığın hızlı veya yavaş şekilde geçmesinde etkili olsa da bu fark bana çok fazla geliyor.
    sanki falcao gerçekten haberlerde belirtildiği gibi farklı bir sakatlık yaşamamak ve devre arasında transferini gerçekleştirmek için hem kendisi fedakarlık yapma gereği duymuyor hem de galatasaray ve hoca tarafından kullanılmıyor. son 6 haftadır takımın iyi performansı var ve kendisini de pek aradığımız söylenemez. kötü gitseydik her gün başlığına 50 entry girilmesi kesin gibiydi. ama sanki bu iyi gidişle birlikte taraftar da kendisini silmiş gibi geliyor.
    umarım devre arasında en azından kendisinin mali yükünden kurtulur ve iyi bir şekilde ayrılırız. en azından tek bir maçla da olsa aklımızda iyi kalacaktır. (bkz: 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı)
  • 5988
    kendisi özelinde takımlarda bir durumu belirtmek isterim, sürçü lisan edersem affola şimdiden. anlatacaklarım genel olacak olup münferit olaylar bu yazının dışında değerlendirilmelidir. umarım detaylıca aklıma gelen hatlarıyla durumu açıklayabilirim.

    kulüplerde mutlak bir hiyerarşi vardı. belki de askerde görebileceğinizden daha fazla. yani kulüp içinde görevliyseniz öyle kafanıza göre ve üstlerinize (makamca olmasa bile teamülce) bildirmeden karar veremez iş yapamazsınız. birimlerin bağlı olduğu bir üst ve onlardan da sorumlu kişiler vardır. gelelim falcao'nun durumuna ve sakatlık olayına.

    kasım ayının başında zannedersem bir sakatlık geçirmişti ve kas sakatlığıydı. 3. derece bir kas sakatlığı olmadığını herkes biliyordur. her ne kadar kulübümüzün sakatlık konusunda kamuoyunu ve taraftarı pek bilgilendirmediğini düşünsem de. 2. derece bir kas yırtığı olsa bile 4 haftada müsabakalara katılacak duruma gelecekken falcao nerede peki? bu tür sakatlıklarda kulüp yönünü belirtelim sonra da futbolcu yönünden ele alalım.

    kulüplerde bir oyuncu sakatlandığında önce oyuncu ile sağlık ekibi ilgilenir, gerekli tetkik ve değerlendirmeler yapılır. bunun sonrasında teknik ekibe oyuncunun durumu rapor edilir, tedavi programı hazırlanır ve kaç hafta sonra antrenmana kaç hafta sonra maça hazır olacağı belirlenir. bazı durumlarda başkan bile duruma müdahele olur (bizim takımda olması çok ama çok zor -fatih terim effect- ancak özellikle daha düşük liglerde veya başkanın çok sözünün geçtiği kulüplerde olabilir bizzat da anılarım var bu konuyla alakalı) ve oyuncunun x maça yetiştirilmesini ister. oyuncu da eğer sözleşmenin son yılında ise veya kendini kanıtlama eğilimindeyse veya bunların dışında çok hırslıysa bir an önce sahaya çıkmak ister. yani sağlıkçılar kendi arasında oyuncu durumuna göre de istişare ederek normal programın dışına çıkabilir bazı durumlarda.

    oyuncu yönüne gelelim şimdi de. tetkikler yapıldı, sakatlığın ne olduğu saptandı, rehabilitasyon programı hazırlandı ve oyuncuyla görüşüldü. şimdi bazı şeyler vardır ki tahlilde, görüntülemelerde, testlerde anlamayamazsınız ve sporcunun tamamen kendisinin vereceği beyana göre değerlendirilir. bunun başlıcası da ağrıdır. kas sakatlıklarında da diğer sakatlıklara göre ağrı olayı sahaya dönüşte çok daha önemlidir ve daha çok sporcunun beyanıyla değerlendirilir. sahaya dönüşte her ne kadar bilimsel veriler (örneğin ekstremite güç farkı, dayanıklılık testi vs.) etkili olsa da oyuncu ağrı skalasına göre orta şiddette ağrı hissediyor ise kesinlikle oynatılmaz. yani falcao eğer benim 5 şiddetinde ağrım var diyorsa isterse kas tamamen iyileşsin oyuncu beyanı bu şekilde olduğu için normal şartlarda oynatılmaz.

    ben de dahil hepimiz falcao'nun oynadığı maçlarda özverili oynadığını ve hatta son dakikalarda defansa gelip top çıkardığını söylüyoruz. ancak özden kaçan şu nokta var; ya bu süreçte bizim bilmediğimiz ama kulüp içinde bir durum bir sıkıntı olduysa? örneğin ocak ayında transfer döneminde falcao'nun gitmesi konuşuldu ve belki tartışma çıktı masada? fatih hoca'nın fedakarlık yapan futbolcu sevdiğini beyanlarından biliyoruz. (çenesiyle kırık antrenman yapan belhanda'yı bu konuda övmesi ve performansı o dönem görece kötü olsa da kadrodan kesik atmaması) belki de çıkan tartışmadan dolayı fatih hoca oynatmıyor, belki de falcao oynamak istemiyor? işin teknik taktik konusunu konuşurken sakatlık mevzusunu konuşurken bunları hep gözden kaçırıyoruz. kulüplerde azımsanmayacak şekilde bu tarz çoğumuza saçma gelecek -ki bence de saçma- olaylar oluyor maalesef.

    burada vicdani durum devreye giriyor işte. sorun falcao da mı, sorun yaşlanan vücudunda, sorun sağlık ekibinde mi yoksa teknik heyette mi bilmiyoruz.

    not: bu entry tamamen anektod olarak yazarlarca değerlendirilebilecek bir yazı olarak yazılmıştır. o bunu yapmıştır bu bunu yapmıştır tarzında kesinlik içeren ithamlar içermez. sadece olayı bütününce düşünüp tecrübeli olduğum sporcu sakatlığı ve psikolojisi hakkında bir şeyler karalamak istedim.
  • 5989
    umarım oyna(ya)madığı sürede (sakatlığının hakkı olan süre düşüldükten sonra tabi - kimseye haksızlık olsun istemem) fatih hoca tarafından kendisine yapılan ödememetreye bir ayar çekiliyordur.
    sonuçta rakamları hatırlamıyorum ama, kabaca bulunduğu dönemdeki maçların %50'sini kaçıran bir oyuncudan bahsediyoruz.
    merak ediyorum aldığı min 5 mil €'nun %50'sini kaçırsaydı ne hissederdi acaba?
    bilsin ki, öyle olsaydı kendisi kuvvetle muhtemel ne hissedecektiyse, galatasaray taraftarı da onu hissediyor şu an.
    adı falcao da olsa kendinin 1 ayda kazandığı maaşı sene boyunca alamayan ama canla başla çalışan birçok oyuncu var takımda.
    aslında sırf kendisinin maaşından çıkabilmek bile maddi olarak şampiyonlar ligine katılmışız etkisi yaratır önümüzdeki sezon için.
    zaten son 3 haftalık görece dinamik ve üretkenliği yüksek oyun şeklimize bürünebilmek için, kalite olarak olmasa bile sırf hareketli oyuncularla sahada yer almamız bile yetti.
    bu bağlamda buradan dersler çıkarıp, kalite de önemli ama temelde hareketli, dinamik ve güçlü oyuncularla bezemek lazım takımı genel transfer stratejisi olarak.
  • 5990
    beyimiz, muslera ve saracchi ile beraber kendileri için hazırlanan özel program dahilinde çalışan üç oyuncudan biriymiş yine.
    14 haziran 2020 çaykur rizespor galatasaray maçında muslera'nın ayağı kırılmıştı bildiğiniz üzere. bakın altını çizerek söylüyorum, ayağı kırıldı. o günden beri muslera hiç oynayamadı ama iyileşti ve dönmek üzere. peki bunu neden belirttim? bu beyimiz muslera'nın ayağı kırıldığından beri kaç maç oynadı dersiniz? ben söyleyeyim: 8. evet ayağı kırılan muslera dönmek ve formasına kavuşmak üzere ama bu bey o süreçte 8 maç oynadı ve ilerleyen günlerde de pek oynayacak gibi durmuyor. helal olsun abim.
  • 5993
    sakatlık her futbolcunun yaşayabileceği bir şey de bir futbolcunun darbe bile almadan bu kadar sık sakatlanması hayra alâmet değil. ya parasını alamadığı için oynamıyor ya da keyfince hareket ediyor. niyet okumayı çok iyi bilen arkadaşlar, "iyi niyetli" olduğunu iddia ettikleri bu adamı, her koşulda savunuyorlar. umarım maaşına ortaktırlar. geldiğinden beri ekstra sadece tek gol atmış, çuvalla kazandığı paranın hakkını hiç verememiş olması benim gözümde yeterince gayrietiktir. diğer arkadaşlar gibi ortada bir emek, çaba, karakter göremiyorum maalesef.
  • 5994
    taylan antalyalı'nın takıma bir futbolcu olarak kattıklarının onda birini katmadan taylan'ın yaklaşık 20 katı para kazanan, ayağı kırılan muslera'nın ayağı kırıldığı için oynayamadığı dönemde galatasaray'da toplam 8 maç oynayabilen 'dünya yıldızı' forvet. alınırken de karşı çıkmıştım, geldiğinde de karşı çıktım, şimdi de bir an önce gitsin istiyorum. bu adama dökülen parayla çok ciddi bir ya da iki genç oyuncuya yatırım yapılabilirdi ve en kotu alınan paralara satılırdı bu genç oyuncular. çok yazık çok. galatasaray'ın parası çöpe atılıyor, diyecek bir şey bulamıyorum. sırf penaltı kullansın diye bir oyuncuya yıllık 5 milyon yuro veriyoruz, selçuk kalsaydı abi o zaman o da çok iyi penaltı atıyordu.

    çok üzücü.
  • 5995
    mustafa cengiz yönetiminin diagne sonrasında yine plan ve programsızlık ile kulübe attıkları büyük kazıklardan.
    insanların vedat muriqi transferini biraz araştırmasını istiyorum. ersun yanal'ın kendisinin transferi hakkında neler söylemiş bir öğrensinler.

    vedat muriqi yerine aldığımız ex futbolcudur kendisi.

    ersun yanal'ın sözlerinden alıntı olarak bırakayım.

    --- alıntı ---
    "onu çok istemiştim. yönetim de öyle ama ezeli rakibimiz imzayı attırmıştı. ama sonra dostum diyebileceğim gürel aydın’dan rica ettim. devreye girdi ve yıllarca konuşulacak bir transfer başarısına imza attı.".
    --- alıntı ---
  • 5996
    ne hasta sabahı; ne de mezar, taze ölüyü bekledi seni beklediğimiz kadar. sen, yıllarca uzaktan hayran olunup tanıdıktan sonra hayal kırıklığının en dibini yaşatan sevgilisin.

    dövüşmeye gittik barikatta yoktun, kuzey kutbunu keşfetsek orada da olmayacaksın. senin için dünyayı dolu dizgin sevdik; farkında bile olmadın. sen bizi sevmeyen o elma oldun. şart da değilmiş zaten.

    artık sen de herkes gibisin.

    git... git... git...
  • 5997
    galatasaray'a transfer olmasındaki problem kendisinin özelinde degil prensipte yapilmis bir hatadır. artık 30unu gecmis futbolculara milyon dolarlar yagdirmaktan vazgeçmeliyiz. dibine kadar ölü yatırım olması bir yana, verilen paralari altyapı dahil bir çok faydalı yere harcayabilirdik. peki büyük bir yildizin takıma katılması tamamen yanlış mi? bu tamamen şartlara bağli aslında. takimin geri kalanı tempolu ve sistemli bir oyunda makine düzeninde isliyordur ve ünal uysal'ın dediği gibi pastanın üstüne bir çilek koyuverirsin tabi. senin elinde bir dünya kiralık ve mac secen ağır oyuncular varken üstüne gidip falcao'yu almak nerden baksan is bilmezlik.
  • 5998
    --- alıntı ---
    galatasaraylı rademel falcao ile yakından ilgilenen inter miami, kolombiyalı yıldız için ilk somut adımı attı. abd ekibi, galatasaray'da yaptığı indirim sonrası yıllık 6 milyon euro kazanan 33 yaşındaki forvetin kapısını senelik 4 milyon euro'luk bir teklifle çaldı.

    abd'de futbol oynamak istediği bilinen falcao'nun inter miami'nin 4 milyon euro'luk teklifine sıcak baktığı konuşuluyor. g.saray da yıldız ismi alacaklarına karşılık göndermek istiyor.

    takvim'in haberine göre inter miami'nin ilk somut adımı attığı falcao'nun sahalara dönüşün uzamasındaki sebeplerden birinin kendisini abd'ye sakladığı olarak gösteriliyor.
    --- alıntı ---
    kaynak: https://www.internethaber.com/...on-euro-2148182h.htm

    son haftalarda ayyuka çıkan bu tarz transfer dedikodularının ardı arkası kesilmiyor. kulübümüzden de bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadığını düşünürsek çıkan haberlerin doğru olması olası. çok sevmiştik seni kömür gözlü. lincoln, elano, carrusca kervanına sen de katıldın. çok üzgünüm.

    olmasaydı sonumuz böyle: https://www.youtube.com/watch?v=LSqdaeJrNt8
  • 6000
    yıllık 5 milyon euro kazanan bir futbolcunun, forvetse eğer ülkemiz ekonomik şartlarında ve futbol ikliminde 34 maçın en az 30 tanesinde oynaması ve 20 civarı gol atması lazım. yani oyuna etki etmesi ve oyunun kaderini yönetmesi lazım. biz bekliyoruz ki paşamız antrenmana çıkacak.

    bu sene 40 maç oynanacak bir de, 34 dedim ama 40 maçın 35 tanesi de denebilir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın