son taraftar sokarım böyle uygulamaya dediğinde, 45 binlik arenalar 7 bin kişiyi zor gördüğünde, babasının omzundaki çocuk baba daha gelmeyelim çok pahalı oluyor dediği gün, götü büyük adam passoligin yenmediğini anlayacak.
502
biraz umudum vardı açıkçası ama mahkemeye rüşvet verdikleri ortada. şu uygulamayı savunmanın bir tane bile mantıklı sebebi yok.
almadım, almıyorum. umarım sizde almazsınız.
503
ne karaborsayı önleyen, ne de tribündeki şiddet ya da küfür olaylarını engeleyen/engelleyebilecek olan hadise.
evet artık maç günü stad etrafında karaborsacılar gezinmiyor, çünkü internet aracılığı ile oturduğu yerden hesabına yatan parayı kontrol edip aktarmasını yapıyor. görmediğimize göre karaborsanın artık yok olduğuna inanarak kendi kendimizi kandırabiliriz.
onca fişlenmeye, kontrole, turnikede resminizin çıktığı ekrana, cctv odalarına rağmen şiddet ve küfürü de bitirebilmekten uzaktır. ballandıra ballandıra anlatıldığının aksine küfür eden kişiler değil, olayla alakası olup olmadığına bakmadan koca bir tribün dolusu insan cezalandırılabilmektedir. bardağın dolu tarafından bakarsak seyircisiz maçların aksine bir iki kendini bilmezin yaptığının cezasını bütün stad değil stadın dörtte biri çekmektedir. hoş tribün kapatma cezaları da yavaş yavaş seyircisiz cezasına dönmeye başladı ya...
anlayış kıtlığı çeken saftirik bir arkadaşın cebini aidat adı altında belli periyotlarla doldurmaktan başka pek bir derde derman olmadığı aşikar olan bir sistemdir özetle. tabi 34. dakika protestosu ya da haşmetli devlet büyüklerimizin ıslıklanması gibi tu kaka olayların da kısmen önüne geçmiştir. ancak söz konusu tribünde şiddet ve küfürü bitirmekse dünyanın en gereksiz sistemi olduğu aşikardır. stadda taşkınlık yapan bir kişiyi o an alıp götürebilecek ve maça girişini süreli ya da süresiz şekilde engelleyebilecek olan bir mevzuat ve sistem kurmadıktan sonra kendisinin birilerinin cebi dışında pek bir esprisi yoktur. laf değil icraat meraklısı insanların ingiltere modelini inceleyip dersler çıkarması tavsiye olunmaktadır.
504
türk futbolunu bitiren sebeplerden biridir.
edit: örnek de veriyim. maçlara gitmek için havaalanlarında yatan ben bu nane çıktığından beri maça gitmiyorum.
505
yarın yine bu başlıkta birilieri gelip "yo böylör bundon olocom omo şöyle mü yopoyum böylö mü" falan yazacak eminim. birlik olmadıkça tecavüz eden çok olur haklarımıza; passolig de tecavüz araçlarından birisi. ha bir de "sövdomuzu yolnuz mu borokolum" var. sevdan sana daha rahat tecavüz etsinler diye tecavüzcülerle işbirliği içindeyse ve sen bununla ilgili kişisel olarak yapman gerekeni yapıyorsan, müstehaktır sana. kusura bakma falan diye de bitirmiyorum artık. bıktım bu ülkenin ezilenlerinin aptallık ve ikiyüzlülüklerinden. ne haliniz varsa görün diyorum.
506
prensip meselesi, kendisi yüzünden maçlara gitmiyorum. zaten ankara'dayım, gençler maçlarına ve pozitif top oynayan maçlara gidiyordum anca. o da yalan oldu birkaç yıldır passolig sayesinde.
özetle, almıyorum passolig falan. ankarakart bile kullanmıyorum. "bazı mecralar"a zorla aldıkları vergi dışında para kazandırmamaya çalışıyorum. saat 3'te dersim mi var ? dikmen-sıhhiye 1.5 saat. bana da sabah yürüyüşü. ne ankarakartım var, ne leş dolmuşlarını kullanıyorum, ne passoligim var. elimden geldiği kadar.
507
hacılar bir şey soracağım bununla ilgili.
şimdi ben kombine sahibiyim, dolayısıyla passolig'im de var. benim fenerli bir arkadaşım var ve braga maçına gidememe durumu olursa, kendi kombinesini benim kartıma devredecek www.passo.com.tr sitesinden.
sormak istediğim şu, kart üzerime devredilebilir mi? çünkü benim kartım galatasaray passolig. ikinci sorum, şükrü saraçoğlu'nda passolig girişlerinde kulüp arması yansıyor mu ekrana, resmin yansıdığı gibi (yansıyorsa boku avuçlarım)
bir bilgilendirebilirseniz, cenabetliğimi alıp yarın fenerin maçına gitmek istiyorum..
508
hani koruyacaktı bu? hani tribünleri temizleyecekti? hani bu fişlenme güvenliği sağlayacaktı? "arena'ya bomba sokuldu" ihbarıyla tt arena 5 kere arandı bugün! istihbaratın şüpheli listesi yok mu? belli değil mi terörle ilişkili kişiler? madem öyle nasıl girdi o insanlar passoligle?
böyle bir haber var. eğer doğruysa kaldırılabiliyorsa bizim kulüp neden kaldırmıyor ki. aktif banka para vereceğimize kulübün oluşturduğu e-bilet sistemine para verlim. o zaman içim hiç acımaz.
510
gerçekten ne işe yaradığını tam olarak kavrayamadığım kart. kafamda düşünceler var ancak o da siyasete giriyor da neyse. son olarak:
statlardaki yüzlerce kamera ve yüz tanıma sistemi varken toptan gereksiz karttır. bunlara ek olarak spor büro polisleri de çekimler yapıyor. her şeyi geçtim bundan 3 4 sene önce kombine alırken kulübe nüfus cüzdanı fotokopimizi bırakıyorduk. yine 3 4 sene önce maraton ve numaralı hariç hiçbir tribünde taraftarlar kendi koltuğunda oturmuyordu, hala oturmuyor. güvenlik açısından değişen bir şey yok. olaylar aynı şekil devam ediyor, 6222'den ceza alan adamlar yine stada da girebiliyor. bu adam futbolcu da, hakem de döver, sahaya atılmadık patlayıcı bırakmaz.
passolig bunları engellemeyecek miydi? e her şey aynı tas aynı hamam? her türlü imkan passolig harici de var zaten şiddet eğilimli kişileri stattan uzakta tutmak isteyen yetkililer için. bunu rant olmaksızın yapsanıza?
512
bir yalancı icadı. dolayısıyla iddia edildiği gibi şiddeti durdurmaya yaramaması normaldir.
513
çok işe yarar. e-bilet diye bir nane çıkarırlar yani kişisel bilgilerinle bir siteden bilet alman amaçlanır ama tam o sırada oda ne? bu nane devreye girer. neden? bunsuz olmaz. bu nasıl alınır? 15 tl. 20 tl neyse. zira tereyağından kıl çeker gibi paranı cebinden çeker. başkada bir halta yaramaz.
çıktığı günden beri futbol maçına gitmedim ve gitmeyeceğim. yasal hukuğa aykırı. kul hakkına gasp. ayrıca yankesicilik ve ahlak yoksunluğu. kısaca spor dünyasının görebileceği en rezil uygulama.
517
bu hafta kasımpaşa maçına nasıl gidelim, öğle yemeğini nerede yiyelim diye arkadaşlarla hafta içi konuşurken passolig den bir sms geldi. maça girmeniz bu hafta yasaklandı hafta sonu ne bok yerseniz yiyin maça da gelmeyin gibi bir mesaj. sorduk soruşdurduk maraton tribünü fb maçındaki tezahüratlardan dolayı cezalıymış. niye kardeşim passolige geçişte amaç olay çıkaranı küfür edeni oturduğu yerde tespit etmek değilmiydi? tüm tribüne niye ceza kesiyorsun. bugün trabzon'da sahaya girenler belli, oturdukları yer belli. passolig benzeri uygulamaları olan medeni ülkelerde bu adamlar 10 sene stada giremez, maç günlerini de mecburi olarak nezarethanede geçirirler. bizde ne olacağını söyleyeyim. trabzon'a en az 6 maç seyircisiz oynama cezası çıkar. tahkim 2016-2017 sezonu başında cezayı 4 maça indirir. stadın seyircili ilk maçında bugün hakemi evire çevire döven arkadaş da maçta yerini alır. hatta beklentim hakeme kırmızı kart gösteren sporcunun adını yeni açılan parka veren nezih trabzon belediyesinin, hakemi döven kahramanın ismini de bir caddeye mutlaka vereceği yönünde.
518
hakkında podolski tarafından az önce şöyle bir paylaşım yapılan e-bilet.
ilk kez bir futbolcunun sosyal medyada üstüne basa basa passolig'i bu kadar sert şekilde eleştirdiğini görüyorum.
adamda çok büyük başak varmış. büyük saygı duydum.
519
altı üstü bir komisyon toplantısında bile birbirine dalmadan duramayan vekillerimiz tarafından başımıza "sporda şiddeti önlemek" yalanıyla musallat edilen, biraz fişleme bol bol da söğüşleme içeren şey.
tek çıkma amacı aktifbank'ın sahiplerinin kasasını doldurma amaçlı çıkan kart. aktifbank'ın da ilk iki harfinden kime yakın olduğunu gayet iyi anlıyoruz ve biliyoruz.
tayyip erdoğan'a karşı bir hareket yapmadığınız sürece isterseniz üzerine benzin döküp stadı yakın.
resmen gezi olaylarından sonra stadlarda olabilecek protestolara karşı getirildi.
yarın çıkıp 5 kişi erdoğan'ı yuhalasa 3 saate evinden alırlar adamı. ama futbol teröristlerine dokunmuyorlar.
524
hükümetin devleti-milleti soymak için getirdiği uyduruk bir halta yaramayan uygulaması. binlerce taraftardan 30-40 aldılar sadece. bir yararını görmedik tabi ki. sadece hırsızlığı izledik. taraftar sayısı %50 azaldı. sadece bastakiler kazandı.