• 774
    1 yıl daha sözleşmesi uzatıldı fakat bu demek değil ki passolig sona erecek.

    her kulüp kendisi istediği firma ile anlaşacak. passolig anadolu kulüplerinin kendisine külfet olduğunu bildiği için yine sadece büyüklerle çalışacaktır. sonuçta hazır bir sistemi var ilave bir yatırım ihtiyacı olmayacak.

    sadece galatasaray, fenerbahçe ve beşiktaş ile çalışsa yine aynı gelirlere ulaşacaktır.

    umutlanmamak gerekir, passolig gider massolig gelir.
  • 539
    değişik bir durum var bu naneyle ilgili. bir duruş olarak passolig almayıp maçlara gitmeyen bir kesim var. bunlar içinde e-bilete karşı olanlar da var passoligin uygulanma şekline de. fakat sebep ne olursa olsun benim gözlemlediğim bu kesim, kesinlikle stat boş kalmasın istiyor. ben gitmeyeyim, sen de gitme şeklindeydi bu olay en başta. şimdi ben gitmiyorum ama sen git stat boş kalmasın oldu. tek başına direniyor adam. direnme de yok ortada. geçen sezon başına kadar dile getirilirdi şimdi sormadıkça bahsi açılmadıkça kimsede ses yok. ben passolig yüzünden maçlara gitmeyen biri olsam herkesi örgütlemeye çalışırdım. böyle bir durum yoksa da tek başına direnmek pek anlamlı değil. tabi ki tercihtir saygı duyarım ama kendim gitmiyoken stadın dolmasını arzulamak dengesizlik oluyor.
  • 20
    bu yaşıma kadar futbolla gayet içli dışlı olmuşumdur. sıkı bir galatasaray taraftarıyım. 2 sezondur kombinem var ve kaçırdığım maç sayısı 4 veya 5'tir. basketbol takımının başında oktay mahmuti'nin olduğu sezonda da basketbol kombinem vardı ve içerideki play-off maçlarını kaçırmamıştım. ne hastalık, ne uzun ve zahmetli dönüş yolu hiçbir zaman engel olmamıştır benim maça gitmeme. kısacası futbolu ve basketbolu seven, galatasaray maçlarında da tribünden eksik olmayan bir taraftar(d)ım.

    fakat...

    passolig denen zımbırtı kavramının detaylarını gördükten sonra ciddi ciddi futbol ve basketbolla ilişkimi seyirci düzeyine indirmeye karar verdim (hoş, maçlar da şifreli kanalda ve bu maçları izlemek için de para ödemek zorundasınız). kombine sahibi bir taraftar olarak bu sezonun geri kalanını passolig'e ihtiyaç duymadan kombinemle geçirebilir miyim net fikrim yok fakat passolig'i almayı kesinlikle düşünmüyorum. buradaki sıkıntı paranın sadece yandaş çalık grubu'na aktarılacak olması da değil, tamamen passolig'in uygulanma şekliyle alakalı benim derdim. ben şu ana kadar bir maç için arkadaşıma "hadi kalk maça gidelim" diyebiliyordum ama artık maça girebilmesi için herkesin passolig'e sahip olması gerek. bunu alırken tanımlanan bilgilerin de kesin ve değiştirilemez olması da ayrı saçmalık. 15 tl'lik ücretin tek seferlik değil, her yıl yenileme bedeli olarak ödenmesinden hiç bahsetmiyorum bile. yani amaç gerçekten e-bilet uygulamasını yürürlüğe sokmaksa daha farklı şeyler düşünülebilirdi. mesela para tek seferlik yatırılırdı ve tek banka üzerinden gitmek yerine birçok farklı banka alternatif olarak sunulabilirdi. ama mevcut şartlar gösteriyor ki bu düzenleme üzerinden çalışılmadan, en iyisi nasıl olur diye düşünülmeden, alelacele getirilmiş bir uygulama. o yüzden tepki göstermemiz de çok doğal.

    sonuç olarak her şampiyonlar ligi maçında babamın "televizyon veriyor işte, gitme ne gerek var. hem dönüş sıkıntı, geç saat vsvs" isyanlarına aldırmayıp maça giden, dönüşte biten otobüs/minibüs seferlerinden dolayı taksiye para bayılan, kar/yağmur/çamur/hastalık dinlemeden maça giden ve maç günlerinde hiçbir plan yapmayıp o günümü maça ayıran ben; passolig yüzünden taraftarlığımı rafa kaldırmaya karar verdim. böyle düşünen sadece ben de değilim üstelik. bu uygulamadan sonra özellikle takip edilsin maça giden taraftar sayısı ve önceki dönemle kıyaslansın, aradaki uçurum bariz olarak görünecektir. kısacası siyasi iktidar ve tff yönetimi el birliğiyle ülkedeki taraftarlığı ve spora olan ilgiyi bitirmeye ant içmiş görünüyorlar. hafta sonu kadınlar ve çocuklara ücretsiz olacak 19 nisan 2014 galatasaray kasımpaşa maçında boş tribünleri gördüğünüzde ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. çünkü bu maçta kombineler geçmiyor ve kadınların ücretsiz maç biletlerini alabilmeleri için de önce passolig temin etmeleri gerekiyor. gerçekten müthiş kafa.

    ekleme: tam olarak bunları anlatmak istemiştim:
    https://twitter.com/...s/457226234758311936
    https://twitter.com/...s/457863533506486272
    https://twitter.com/...s/460129138192683008

    gerçekten helal olsun aq. ülkede zaten olmayan taraftar ve tribün kültürlerini iyice bitirdiler.
  • 589
    inanılmaz kampanyaya imza atmış yandaşlara ait taraftar yok edici kart. komiklik takımınız gol atarsa kazanmıyorsunuz takım gol atıcak ancak maçıda kazanıcak. tabi birde cinlik var 150 liralık harcama yapacaksın. bu harcamaya maç biletleri dahil değil. kısaca verilecek 3 lira için sizden 1000 takla istiyor. bununla uğraşacağınıza gidin bonus kullanın veya axess kullanın 150 liraya 20 lira versin direk böyle maç kazanma vs olmadan.
  • 552
    konyada sahaya mesale atıyor dallamalar, istanbulda saha kapanıyor , calık grubunun , onun bunun, yandasın cebi şişmeye devam ediyor . onların cebi hiç kapanmıyor . duzen somuru duzeni ve kapitalizm.
    duygu, ahlak, insani degerler , sevgi bile obje haline getirilmis , somurulup alınıp satılıyor .

    kendimce sonuna kadar direnmeye calısıyorum bu kan emicilere .
  • 703
    bir anlık gazla aldığım rant kart. kayseri'de öğrenciyim arkadaşlarla bir an gaza geldik alalım maçlara gideriz diye. tabi ki gidemedik! gidemeyiz tabi öğrenciyiz lan biz! 100-150 tl'den aşağı bilet yok. hadi bileti aldın yol parası, yeme, içme vs. 200 tl. etti mi sana 350 tl! nereye veriyorsun bu parayı be gerizekâlı! yazın istanbul'a yerleşeceğim bari işe yarasın diyorum bi bakıyorum lig başlamadan süresi bitiyor! o kadar canım yandı ki bu adi insanlara para kazandırmak anlatamam. istanbul'a yerleştiğimde de ne yapacağım bilmiyorum. çok istiyorum maça gitmeyi. çünkü hayatımda galatasaray'ı 1 kere görme şansım oldu oda deplasman. şimdi dibine gidipte maçlara gidememek gerçekten zor olur benim için.

    allah belanızı versin! tüm keyfimizin, sevdamızın içine ettiniz rant uğruna! o paralarda boğulun!
  • 116
    ülkelerin birinde galatasaray tutkunları yaşarmış. çevredeki çakal sürüsünün de gözü taraftarlardaymış.

    ancak, taraftarlar saldırı anında bir araya geldiği zaman, çakalların yapacak bir şeyi kalmazmış. bu yüzden küçük oyunlarla beslenmek zorunda kalan çakalllar, iyi rantlanamayınca bir çare düşünmüşler. topal çakal yanına bir iki çakalı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve galatasaray taraftarlarına yanaşmış.

    "suç hep o passoligde..."

    çakalların lideri tüpçü galatasaray taraftarlarından yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:
    "saygıdeğer taraftarlar. bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. bütün suç hep o passoligde. onun rantı sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. sizle bir sorunumuz yok. verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

    endüstriyel futbol karşıtı, hak hukuk bekçisi seçkin galatasaraylılar ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, passoligi almışlar çakallardan. bir tek yapma hayrettin, cagaman caga ve birkaç kıymetli yazar karşı çıkmış ama kimseye dertlerini anlatamamışlar.

    "aferin sizi kutlarız!"

    bir süre sonra çakallar yine aynı yöntemle gelip, bu kez 5+3+2' den +3 ve +2' yi istemişler:
    "gördünüz mü ne kadar barış severiz. sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. ancak, şu sizin 5+3+2 var ya, yedek kulübesinden girip gol attığında nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. oysa sizler mantıklı yazarlarsınız, taraftarlarsınız. verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

    boz öküz ve heyeti, uzun kuyruk''u teslim etmiş, yine benekli öküz karşı çıkmış. uzun kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

    "nerede kaybettik biz bu savaşı?"

    bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. sonunda taraftarlar zayıflamış, çakallar küstahlaşmış. artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar.
    birer birer çakalların pençesinde can verirken, yapma hayrettin, cagaman caga ve birkaç yazar kalmış geride. içlerinden biri liderlerine, "ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.
    mantıklı yazarlar ve taraftarlar, yapma hayrettin, cagaman caga ve diğer bir kaç yazarın sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "biz" demiş, "passoligi aldığımız gün kaybettik bu savaşı..."
  • 630
    şiddet ve saha olaylarını engellemek için çıkartılan bu saçma kart tamamiyle ticaret amaçlı kullanılıyor.

    büyük yeminim var, bu kart kalkmadan maçlara gitmeyeceğim dedim ve gitmiyorum. en son gittiğim maç kopenhag maçıydı :(

    dursun özbek gitmeden gsstore'a girmeyeceğim dedim henüz 9 aylık oğlumun forması yok.

    passolig için yeminimden vazgeçirecek tek şey oğlumun büyümesi olur sanırım. umarım o büyüyene kadar bu saçma uygulama kalkar.
  • 187
    bu ülkede devletin, söz konusu işle ilgili olmayan veya bu konuda başarılı olmayan insanların yönettiği kurumlarınca, bilirkişilerin veyahut verilecek kuraldan etkilenecek diğer kurum, kuruluş ya da hak sahibi şahısların hiçbir tavsiyesini, isteğini dikkate almadan, yeterince araştırmadan , doğabilecek sonuçları tartışılmadan, tüm diğer devlet organlarının halka yaptığı şekliyle, yani dayatmasıyla ortaya çıkmış bir başka uygulamasıdır.
    bizde genelde birşeyler hep deneme yanılma yöntemiyle yürür. yaparlar , olmadı bozarlar tekrar denerler. çünkü en başından, metod, araştırma, inceleme, fizibilite dogru düzgün yapılmaz. söz konusu olay ne olursa olsun. sporda da böyle. ben devletim yaparım siz de uygularsınız, o kadar! diyerek iş yapıyorlar.

    şu ali sami yen arena'nın haline bak.şu beşiktaş'ın maçlarına bak...marka değeri süper olan ligimizin en büyük 3 takımından birinin maçlarını 800 kişi seyrediyor. sanki seyircisiz oynama cezası verilmiş kulüplere.

    ne takımlarda hayır bıraktınız, ne taraftarda , ne stadyumlarda, ne avrupada mücadele için kulüplerin önünü açıyorsunuz, ne insanlara rahatça maç izleme hakkı tanıyorsunuz. işiniz gücünüz siyaset, hamaset, entrika, dalavere. futbolu bitirdiniz türkiyede... ama sizin açınızdan en acısı ne biliyor musunuz sayın tüpçü bey? bu duruma kimsenin şaşırmıyor olması. işte bu sizin için en acısı olsa gerek. bir kurumu ve o kuruma bağlı olan tüm organları başarısız kıldıgınıza kimse şaşırmıyor bu ülkede...
  • 219
    22 ekim 2014 galatasaray borussia dortmund maçında uygulanmayacak olan lanet uygulamadır.

    passolig protestosuna kalpten katılıyor ve destekliyorum. ancak; bu maç için maça gitmeyin, protesto edelim falan gibi saçma öneriler getirmenin de alemi yoktur. arkadaş sen passoligi protesto ediyorsan, bu maç uygulanmıyor işte. senin en önemli şampiyonlar ligi maçın. gel stadını hınca hınç doldur. doldur ki adamlar görsün bu aptal uygulama olmayınca tribünler nasıl doluyor, nasıl panayıra dönüyor. bu karşılaşmaya asıl katılımı gerekenler, passoligi protesto eden galatasaraylı dostlardır.
  • 631
    işe yarayacağı söylenen hiç bir konuda bir faydası olmayan ve bunları söyleyenleri zengin, bizleri ise rezil eden uygulama.

    ben eskişehir'de ikamet eden bir birey olarak kulüpsüz kart aldım çünkü bir futbolsever olarak eskişehirspor maçlarına ya da civardaki bazı maçlara gitmek istiyorum. önümüzdeki fenerbahçe derbisi için büyük bir hevesle program yaptım fakat galatasaray logolu olmayan bir karta sahip olduğum için maça bilet alamıyormuşum. yahu kardeşim, belki ben hiç takım tutmayan ama futbol izlemeyi seven bir insanım ? her bulduğum maça gitmek istiyorum belki. mesela izmir'de olsam ve göztepe maçı olsa gitmek isterim ciddi ciddi. galatasaray logosu varsa giremeyeceğim ya da göztepe logosu yoksa yine giremeyeceğim.

    yöneticilerin vasıfsız, herkesin kendi rantına baktığı bu türk futbolunda ancak böyle bir sistem yaratılabilirdi zaten. emeği geçen kim varsa rahat uyuyamamasını diliyorum.
  • 430
    sözlükteki bazı muktedire tapan arkadaşlarımızın kaldırılmasından korktuğu zımbırtı.

    şu an adamlar göz yaşıyla titreyerek takip ediyorlar. ya kalkarsa? ya beyefendimizi maçlarda slogan atarak protesto ederseler? ya her sene adı lazım değil bir bankaya her sene giden paralar kesilirse? yazık onlara da değil mi?

    korkmayın korkmayın. kalkmaz bu zımbırtı. yine sizin muktedirinize her sene yüklü miktarda paralar gider. arkadaş, bir de artık yetmedi size giden şu paralar, bi doymadı gözünüz be...
  • 797
    pek bir garip uygulama.

    son iki maçtır** bir şey dikkatimi çekti:

    normalde kategori ve blok seçiminden sonra bildiğiniz gibi koltuk seçimine geçersiniz. bazı kulüplerin aksine bizim maçlarda sistemden otomatikmen boş bir koltuk ekletmen mümkün değil ki zaten böyle olması bazı insanların işine geliyor, sen koltuğunu seçene kadar araya başka güçler giriyor. yalnız yukarda bahsettiğim iki maçta da saatler kala „passo benim yerime koltuk seçsin.“ seçeneği aktifleştirildi ve bunu değiştiremiyordunuz. böylece hangi blokta hangi koltukların boş olduğunu görüntülememiz engellendi. tahminimce bunu özellikle yaptılar ki vatandaş istendiğinde aslında ne kadar boş koltuk olduğunu görmesin.
App Store'dan indirin Google Play'den alın