resim
Zeki Önder Özen
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:56
Uyruk:Türkiye
  • 143
    kendisi acik ve net futbolu en fazla bizler kadar bilen bizim seviyemizin bir tik uzerine cikamayan ve cikamayacak olan spor yorumlayicislidir.

    kucukken trt'de galatasaray basketbol takiminin maclari verdiginde her maci izlerdim. orhun eneli yillar. bir yorumcu vardi spikerin yaninda. takimimin yapmamasi gerekenleri soylerdi, yapmasi gerekenleri soylerdi, yani yorumlardi. her mac izledigimde o adamin takimin basina gecmesi icin dua ederdim. nasil olur da bu adami galatasaray'a almazlar. adam herseyi biliyor. biz trt'den daha fazla maas veremiyor muyuz? evet, o donemin yonetimi de bu yorumlayici arkadasa gorev verdi takimin. basina gecirdi. pes pese gelen basarisizliklarla, 2 ayda kaba etlerine tekme vuruldu. cok sasirmistim nasil boyle olur dedim. bu adam bile bizim takimi iyi edemediyse kimse edemez diyordum ki yavas yavas ufkum genisliyor ve yorum yapmaya calisanlarin o olaydan cok da fazla anlamak zorunda olmadiklarini ogrendim.onder ozen de boyle bir adamdir. fikret orman da benim cocuklugumdur, ntvspor da trt'dir.
  • 462
    wikipedia'ya göre 2013 yazında gelmiş, 2014 yazında gitmiştir beşiktaş'tan.
    dolayısıyla 2013/14 sezonu transferlerini kendisi yapmış sayıyorum:

    kerim frei - 3.15 milyon euro
    tolga zengin - 2.75 milyon euro
    pedro franco - 2.40 milyon euro
    serdar kurtuluş - 1.75 milyon euro
    ömer şişmanoğlu - 1.65 milyon euro
    sezer öztürk - 1.50 milyon euro
    gökhan töre - kiralık, bedeli 350.000 euro
    günay güvenç - 250.000
    jermaine jones - 200.000
    atiba hutchinson - bonservissiz
    michael eneramo - bonservissiz
    ramon motta - kiralık
    dany nounkeu - kiralık

    aralarında atiba'nın bonservissiz gelmesi herhalde en büyük iş. onun dışında 3.15'e kerim frei'i almak ve gökhan töre'yle ramon motta'yı kiralamak pozitif bir iş olarak gözüküyor. tolga'yı yabancı sınırı olduğu dönemde bizim tarık çamdal'a 4.5 verdiğimizi düşündüğümüz zaman 2.75'e getirmesi de takdir edilir, ki tolga'nın ailevi durumları da vardı o zamanlar.
    pedro franco hala kiralık oynuyor kendi ülkesinde, o ne kadar gelişir bilemem, ama bruma gibi o da dünya kupasında parlayıp transfer edilmişti.
    bunların dışındakiler pek kayda değer değil açıkcası.
  • 253
    deplasmandan avantajla dönmüşsün, rakip takımın değeri yarın kadar bile değil sahanda 3 yemişsin hala yok takım boyu uzadı yok kısaldı diye savunmaya çalışıyorsun. e tamam işte yenildik de, olmadı de, yanlış oynadık de. bir de buraya arsenal, totenham, feyenoord, liverpool gibi takımlar geldi hem beşiktaş taraftarını deplasmana götürdü avrupa'yı gezdirdi filan diye sıvamak ne? futbol bilgisi ülke standartlarının üstünde olabilir ama g*te g*t diyemeyen adam. özellikle de beşiktaş ve biliç söz konusu ise.
  • 803
    "fenerbahçe'nin rangers maçını hata yapmadan geçeceğini biliyorum. geçecek. ondan sonra da koku keskinleşmeye başlayacak. ne kokusu, (final yolu) orada gerçekten büyülü bir koku var. o koku gelirse lig, türkiye kupası, uefa avrupa ligi, tüm kulvarlarda çok daha coşkulu bir fb izleme olasılığı kuvvetle muhtemeldir"

    fb'nin rangers'ı geçeceğini biliyormuş, emin yani. kaç yaşına geldi, fb'den yemediği darbe kalmadı yine de büyük konuşmadan duramıyor. vücut diline bakın. aslında çok daha büyük konuşmak istiyor, üç kupayı da süpürür demek istiyor. ne kokusu derken mimikleri, final derken kafasını sallayışı, kollarını bağlayışı falan bayağı bayağı inanıyor dediklerine.

    https://x.com/.../1914035845696569367
    https://x.com/...QXPP48rDMBg&s=19
  • 615
    açıklamasının ilgili kısmını okudum sadece. acaba, ortada yorumlanacak bir şey yok demeye de getirmiş olabilir mi diye düşünüyorum. neticede oyuna değil, skora yönelik oynatan bir isim minvalinde konuşmuş. belki de açık açık ne var da yorumlayalım diyememis. orasını kendisi bilecek artik. ama işi futbol analizi ve yorumculuğu olan birisinin de böyle açıklama yapması anlamsız ve saçma. o zaman yayında ne işin var derler adama. illa ki çıkacağım diyorsa da, kendisinden ricam bizim takımın maçlarını, oyuncusunu, hocasını, yönetimini de ağzına almasin. türkiye'de bu ağız ishali olmuş yorumcular yüzünden futbol stres yükleme işine döndü.
  • 756
    neredeyse herkes tarafından saygı goren, bilirkişi ve otorite olarak kabul edilen, yorumları ciddiye alınan ve dinlenilen birisi-ydi. fenerbahçeli kimliğini hiçbir zaman gizlemez ama yorum yaparken de ön plana alıp saçmalamazdı. kendi çocuğuna bile şakayla karışık giydirir, eskiden "tüm dünya bize düşman" diyen fenerlileri bir güzel ti'ye alırdı. o önder özen çok iyiydi, şeye şey diyebilen bir insandı.
    şimdiki önder özen eğer vefat edip yerine yossi kohen geçmediyse serdar ali kadar troll olmuş maalesef. ben şahsen kendisini epey severdim yani ki kendisi de mevcut kirli medyada epey parlayan bir insandı. yazık etmiş kendisine, serdar ali yanında saçmalarken ona otokontrol olup, bir yerde frenleyip "abi o iş öyle değil" diyebilmesini beklediğim çok oldu izlediğim yayınlarda ama aksine çanak tuttu yaptığı trollüğe. ne diyelim, kendisi kaybeder. duayen spor adamı önder özen'den troll yancisi önder özen'e.
  • 883
    teoride başarılı bir futbol adamı fakat futbolu güzel yapan uygulama ile teorinin farklı olması. hem sportif direktörlük hem de teknik direktörlük kariyerinde bunu gördük, teoride geniş geniş konuşsa da uygulamada bekleneni veremedi. yorumculuk kariyerinde benzer şekilde devam ediyor. mourinho geldiğinde şu düşünceye girmişti, fenerbahçe zaten ismail kartal ile anadolu takımlarını yenmişti, derbileri kaybetmediği sürece mourinho'nun şampiyonluk şansı çok yüksekti, mourinho'da kağıt üzerinde bu tarz tek maçlık hedef maçlarını iyi oynatan bir hoca olunca geçen sezon başında geniş geniş konuştu. fakat uygulamada öyle olmadı mourinho iki farklı hocayla beşiktaş'a iki maçta yenildi, galatasaray'a karşı üç maçın ikisinde mağlup oldu, trabzonspor'a karşı ise çok zorlanarak kazandı. önder özen, kağıt üzerinde güzel bir öngörüde bulunsa da burası türkiye, burada kağıt üzerindeki hiçbir plan uygulamada aynı olmuyor.
  • 86
    galatasaray taraftarlarinin klasik kendinde olani takdir etmeme, baskasinda olana hayranlik duyma anlayisinin yansimasidir. galatasaray'in transferlerde gec kaldigi dogrudur, ancak onder ozen yonetiminde besiktas'a transfer edilen adamlardan tolga zengin galatasaray'a ikinci kaleci olur, bahsi gecen serdar gurler de kanatlar icin de iyi bir alternatif olur, o kadar. diger isimlerin galatasaray'da forma sansi bulamayacagi daha once de belirtilmis zaten.
  • 205
    "laf var icraat yok" cu adamlarin elestirisine ugramis adam.

    simdi oncelikle bu adamin konustugu sozlerden adamin kafasindaki planlari gorebiliyoruz, bunlari heralde kimse inkar edemez. inkar edicek olursa bir zahmet bana ozel mesaj atsin gerekirse editlerim ugrasmak istemiyorum. cok merak eden eksiyi acar bu adamin ettigi laflari gorur.

    simdi gencler, orada burada konusuyoruz vizyon vizyon diye. vizyon nedir?
    vizyon ileride yapilmasi gereken seylerin ongorusudur, yani bir nevi stratejik planlamayi bagli bulundugun profesyonel ya da devletsel (devlet yoneten insanlarin da vizyonu olmalidir malum) organizmalara adaptasyon icin dusunceler toplulugudur. galatasaray icin vizyon "avrupa'da ilk 10 klube girmek" degil, deloitte money ball'da en gelirli 10 takim arasina girmektir mesela, zira bunu yaptiktan sonra sportif basari kendisinden gelir.

    verdigimzi tanima ornek olarak galatasaray'i ve vizyonu aciklayalim. oradan baglayacagim onder ozene.
    galatasaray'in statement of purpose'u (gavurlar boyle derler, turkce karsiligi malesef yok, ama bir kurulusun amaci diyelim) nedir? ingilizler gibi top oynayip onlari yenmek, yani en az ingiliz takimlari seviyesine kadar cikabilmek. e malum bunu yapmak icin de belirli aktiviteler lazim, finansal basari, sosyal tanimlanma gibi. iste bu aktiviteleri yapma yontemleri, veya daha da derine inersek bu aktiviteleri gerceklestirmek icin gerekli olan ufak aktiviteler hepsi bir vizyon urunudur. mesela, japonya'da gsstore acip asya pazarina atilmak bir vizyon urunudur, bu sayede finansal basari + sosyal tanimlanmayi saglarsinizm, bu da sizin sirketinizin kurulus amacinizi gerceklestirmede fayda saglar.

    buradan onder ozen'e geliyorum. kendisi artik eski futbol direktoru. bu role uygun olarak statement of purpose'u besiktas'in futbol performansini en ust seviyeye cikarmak icin gerekli olan teknik aktiviteleri bulmak, uygulamak ve yonetmekti. yani 3 tane ana isi vardi. bulmak kisminda hepimiz hemfikiriz yine, adamin soyledikleri zaten bu faz. planlama yani. vizyon dedigimiz nokta. bunlardan bazilari:

    - performans departmani
    - teknik odalar
    - sogutma odalari
    - ozel antrenman metodlari

    bunlar vardi, hem de turkiye'de olmamis bir duzeyde. nasil derwall geldiginde bizim toprak sahamiz varken, adam cim saha olsun bu dedi ve oldu, ayni sey. sadece donem farkli.

    gelelim uygulama ve yonetmeye. yonetmek icin bir urunun ortada olmasi gerek, yani uygulama lazim. benim bildigim besiktas bu uygulamalara harcayacak para bulamadi, dolayisiyla da onder ozen'in kafasindaki planlarin cok cok azi hayata gerceklestirebildi. burada onder ozen'in bir sucu yok, zira adamin bu planlarini uygulayacak parasi yok. bu parayi bulmak onder ozen'in degil fikret orman'in goreviydi. bulamayinca onder ozen kafasindakilerin en ucuzlarini yapabildi.

    yani kisaca "laf yar icraat yok yeaa" diyen arkadaslara soylemek istedigim su: bu hayatta lafin icraate gecirilmesi icin gerekli olan kaynak yoksa, artisliginizi lafi edene degil, kaynagi saglayamayana yapin. onder ozen besiktas'in kuculme politikasi yuzunden planlarini icraate sokamamistir.
  • 512
    hakemlerle ilgili yaptığı yorumlar doğru ama eksik olan yayıncı kuruluş yorumcusu. kendisi doğru bir bakış açısıyla yaklaşmış. ligimizin bundesliga olabilmesi için bizim de almanya gibi olmamız gerekir, en azından bazı konularda. ben bu görüşe kesinlikle katılıyorum.

    fakat bu kadar üstü kapalı konuşması işin eksik kalan kısmı olmuş. bizim hakemlerimiz yeteneksiz değil. ucl finali yöneteni bile var arasında. bizim çok önemli bir algıya kapılma sorunumuz var. öncelikle bu sorunun neden kaynaklandığını söylemesi gerekir. yorumcular mı bu sorunun sebebi yoksa üstü kapalı başla şeyler mi ? öncelikle bunu açıkça dillendirmesi gerekiyor artık birinin.

    var’a rağmen hatalar oluyor her yerde. ama bizdeki gibi siyah-beyaz kadar alakasız durumlar neredeyse hiç yaşanmıyor. bu kadar abartı hatalar kalite eksikliğinden değil ya salaklıktan kaynaklanır ya da art niyetten.

    ayrıca hani diyor ya “ben kendimi de katıyorum bu eksikliğin içine” diye. ligimizde sürekli olarak ağlayan bazı isimler var herkesin malumu. eğer samimiyse o isimler ilk ağladığı anda “hoca, sen ne kadar hocasın da hakemi beğenmiyorsun” demelidir. bu işler böyle böyle çözülecek.
  • 617
    ilk başta yanlış anlaşıldı her halde dedim ama herif "ben morinhuyu oyun olarak eleştirmem" demiş yahu. doğru güzel oyun vaadi yok sadece sonuç vaadi var lakin bu mu yorumculuk. o zaman her hangi bir fenerbahçe maçı üzerine konuşamazsınız bu kafayla. 1-0 kazandı x bir maçı ama 40 pozisyon verdiler göte bala yenilmediler yine mi konuşmayacaksın?
  • 513
    https://twitter.com/...817989594148865?s=19

    ilgili açıklamalarıyla günün kahramanı olan yorumcu. futbolcu kötü, yorumcu kötü, hakem kötü vs. iyi de tüm bu kötülükler hakemlerin bir takımı sürekli kollamasını gerektirmiyor ki. dahası hakemlerin kötü olma nedeninin somut bir açıklaması değil. böyle başa böyle tarak demekle sebep- sonuç ilişkisi kurulmamalı. o zaman kapatalım ligi, yasaklayalım futbolu ve sen de başka bir ülkenin futbol yorumculuğunu yap.

    fazla geriye gitmeye gerek yok; beşiktaş, geçen hafta sivas ve bu akşam kayseri maçlarında hakemlerin direk katkısı sonucu fazladan 4 puan almıştır. dışarı çıkan toptan gol at ve yetmesin rakip 10 kişi kalsın, gel kayseri'de olmayan penaltıdan maçı kazan.. hakemlerin hatası olmasaydı yine galip gelebilirler miydi? hakemler fırsat verirse görürüz. e şimdi bu hataları, her şey zaten kötü ne yapabiliriz mal bu işte diye görmezden mi gelelim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın