resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 3726
    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı)

    kötü oynasak da ligin en formda takımına karşı 3 puan almasını bilmiştir. maçta kötü oynadığımızı görmeyen yoktur. ama eminim ki maçı izleyen herkes, bir şekilde galip geleceğimizi hissetmiştir. işte okan hoca bunu yarattı. geçen yıl bütün maçları izledim, maalesef bir kere bile bu "bir şekilde galip geleceğiz" özgüvenini hissedemedim.

    şu anda en büyük problem orta sahadaki direnç eksikliği gibi görünüyor. okan hoca sıklıkla sergio'nun sahayı dikine kullanmasını istiyor. fakat bu sergio'yu incelediğim kadarıyla onun en güçlü özelliği değil. sergio sahayı enlemesine kullanmayı ve hücuma pozisyon hazırlamayı seviyor. daha doğrusu, hareketlerini sahanın enine doğru yaptığında en iyisini veriyor. dikine kullanmak, yani box to box oynamak sergio'nun en iyi yaptığı şey değil. sahayı dikine katetmeye çalıştıkça, hem pozisyonunu kaybediyor, hem de fiziken yoruluyor.

    keza ilk yarı konya'nın orta sahadaki temposuna sahayı dikine kullanırken asla yetişemedi. fakat sanırım son 20 dakikaydı, ne zaman torriera'nın yanına geçti işte o andan sonra hem sergio'nun etkinliği arttı hem de orta sahayı ele geçirdik.

    muhakkak okan hoca da bunu görüyordur ve bu konuda aksiyon alacaktır.
  • 3727
    hakedene formayı vermesi kendisi için bir artı. geçtiğimiz hafta iyi oynayan emin’e forma vermeseydi, forma adaleti konusunda soru işareti oluştururdu futbolcularda. risk aldı, emin kötü oynadı ama fark etmez. en azından bir sonraki hafta emin yedek kulübesinde olduğunda neden orda olduğunu bilecek.

    yabancı sınırı olmasa rashica’yı da görürdük bence ama olsun. orta sahaya berkan hamlesiyle onu da görürüz bence. bunun dışında, giresunspor maçı haricinde yaptığı tüm oyuncu değişiklikleri takıma olumlu yansıdı. oyunu okuyabilmesi yönünden de iyiye işaret.

    hayallerinin takımıyla 7. maçına çıktı. 4 tane deplasmana çıktı hu süreçte. bir tane lehimize hakem kararı çıkmadı. geriye düştük, kırmızı yedik, hakemler rezaletti falan ama hep galip çıktık. artık öne geçtiğimizde maç vermiyoruz. geçen sezonu herkes hatırlar. 2-0’dan bile maç verdiğimiz oldu. puan kaybettiğimiz maçların belki 70%’inde ilk golü attık ama sonucu getiremedik. büyük takım böyle olmamalı. okan buruk ile artık büyük takım hüviyetinde oynuyoruz çünkü elimizde büyük oyuncular var. geçen sezon torreira, mertens ve icardi olsa, kafa kafaya trabzon’la yarışıyor olurduk mesela.

    ben performansını beğeniyorum şahsen. yeni bir takım anca bu kadar oynar. kendisinin başakşehir’deki dönemi bundan farksız değildi. vura kıra şampiyon olmadı, alınması gereken puanları alıp şampiyon oldu. kaldı ki şu an elindeki kadro çok daha yetenekli o kadrodan. uyum sorunu hallolduğunda çok daha iyi olacak bu takım.

    sözün özü, ben bariz dokunuşunu görebiliyorum takıma. sizi bilemem. kendisine inancım tam, şampiyon olacağız.

    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı)
  • 3728
    16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçından sonra kazanılan 3 puanla gününü kurtaracak konuşmalar yapmak yerine, güzel bir özeleştiri yaparak gönlümü bir kez daha kazanan hocamız.

    "dubois'i sol beke aldım, şöyle yaptım, böyle yaptım..." tarzı konuşmalar yapmak yerine, oynanan oyundan memnun olmadığını açık bir şekilde söyledi. 3 puanla döndüğümüz şu günde gününü kurtarmak yerine bu tür konuşmalar yapması çok çok önemli. milli maç arasında eksik olduğumuz konularda kendimizi geliştirebilirsek çok fena bir galatasaray gelecek demektir.

    sana güveniyoruz hocam.
  • 3730
    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı)

    emin bayram tercihi sebebi ile hocamızı tebrik ederim. kötü oynasa bile bu şansı hakediyordu. hoca ne yapsın şansı verdi. iyi değerlendirse sonraki maç mecbur yazacaktı. bak boey'i kesmemek için diğer sağ beki sol bekte denedi.

    fakat maç özelinde kendisine eleştirim var. takım golü buldu ve resmen bekledi. konyanın üzerimize gelmesini bekledi ve geldi ve gol yedik. hocam dakika 1 daha takıma pres yapmasını neden söylemiyorsun. tüm futbolcular konys topu aldığında bekliyor. ilk yarı konya'yı izledik nerdeyse sadece. kaybedecek ne var ki? ilk golden sonra pres yapıp devam etseydik belki 2'yi bulacaktık. pres yaptığımız nerdeyse her pozisyonda konya topu kaybetti. son 10-15 dakikayı oynarsın takımı daha dengeli tutmanı anlarım. ama ilk dakikadan bunu yapmanı anlamıyorum. 50 bin seyirci maça 1-0 önde başlamışsın. bas hocam ya nefes aldırma skoru yakala. hadi buna geri yaslanmak demeyelim de kontrollü oynamak diyelim. ne oldu hocam kontrollü oynayıp gol yemedik mi?

    galatasaray taraftarının düşüncesi şudur. biz oynayalım, basalım pozisyona girelim ama atamayalım bir de olmaz ikinci de üçüncü de olur. ama olur. galatasaray takımına 50 bin seyircisinin önünde kontrollü futbol yakışmıyor hele ki ilk yarıda.

    iyi yolda olduğunu düşünüyorum. her daim destekleyeceğiz. ama korkma en iyi savunma oyunu rakip sahada oynamaktır. bunu iyi bilirsin.
  • 3731
    kendini geliştirmeye devam ettiği her halinden belli olan teknik direktörümüz. bugün attığımız ilk gol hocanın oyun mantalitesini gösteren bir goldü. kanat ve bek oyuncuları bol bol sıfıra iniyor. top ortaya çevrilince, kale önünde kolay skor üretmeye çalışıyoruz. çalışıldığı belli. üst üste hücum yapan iyi bir takım görüntüsündeyiz.
    muhtemelen ligin bizim açımızdan en sıkıntılı fikstüründe iyi bir puan ortalaması ile devam ediyor.
    maçı izlerken çok eğlendim, sonuçta bu bir spor müsabakası, temel amacına uygun şekilde çok keyifli bir maçtı. seyir zevkinden mahrum çok maç izledik daha önce.
    elindeki kadro iyi, oynatmayı başarırsa önü açık.
    doğrusu neden eleştirildiğini çok anlamıyorum bile, çünkü gerçekten geçtiğimiz birkaç yıldan farklı olarak ışık veriyor takım. yaptığı değişikliklerin de yüzde sekseni doğru değişiklikler oluyor.
    umarım hem kendini hem galatasaray’ı yüceltir.
  • 3733
    kazanılan maçlardan sonra bile sık sık eleştirilen hocadır. bu sezon öyle ya da böyle lider durumda. gayet iyi gittiğini düşünüyorum. prandellil’er, tudor’lar, skibbe’ler, riekerinkler övüldü de övüldü zamanında. son 4 senedir kabir azabı gibi 0.25x hızında futbol izledik. bugün eleştiren taraftar yerinde başka birisi olsa ya da önceki sezonlardaki kabız futbolla fatih terim olsa övgülere doyamazdı. bu sene şampiyon yapacağına gönülden inanıyorum. oynadığımız futboldan keyif alıyorum. hızlı oynuyoruz, pozisyonlara giriyoruz. yediğimiz goller hep bireysel hatalar. bunların üzerine gidip düzelttiğimizde çok keyifli maçlar izleyeceğiz.
    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı)
  • 3734
    dün maçı stadyumda izledim ve gece eve döndüğümde tekrarını izledim.
    öncelikle hocanın fisktürü inanılmaz zor ve yanlış bir zamana denk geldi.
    sürekli bize lider gelen veya formda takımlarla maç oynamak zorunda kaldı. aynı zamanda deplasmanlardan kurtulamadı. üstelik çoğu oynadığımız takım hem kadro hem teknik ekip olarak geçen sene devam eden devamlılığı olan takımlardı.
    bu sene takımdan tam 26 oyuncu gönderdik. yeni yapılanan bir takımız ama gerçekte henüz takımda yeni gelenlere kontenjan yüzünden tam ağırlık veremedik. üstelik düşünülenin aksine emin de alt yapı oyuncumuz olduğuna göre dün sahaya çıkan ilk 11 de tam 7 tane geçen senenin dökülen takım oyuncuları vardı. muslera, boey, nelson, van aanholt, gomis ve kerem. henüz yeni gelen oyuncular takıma form, ceza ve sakatlıklardan katılamadı. yani aslında geçen senenin ölü takımı bu sene ligin en iyi top oynayan en iyi pas yapan takımı konya’ya maçın her anında karşılık verdi. maçın 10 ve 40 dakikaları arası top konya’da çok kaldı ve pozisyonlar verdik ama biz de 3-4 tane kötü oynadığımız anlarda pozisyonlara girdik.
    ama ikinci devre konya’yı hem kondisyon hem de oyun olarak üstün geldik.
    benim bu sene takımda gördüğüm en büyük gelişme maçın her anında içinde olmamız hep istememiz. bir an bile olsa maçı kaybedeceğiz hissi oluşmaması.
    8+3 kuralı elini açıkçası bağlıyor. kalecimizi yabancı kullanmamız iki kanadımız yunus ve kerem’i vazgeçilmez yapıyor. böyle olunca da çoğu zaman değişiklik yapmak bazı anlarda zorlaşıyor. çünkü kerem veya yunus’un yerine girecek bir türk oyuncu yok. ya forvet ya da orta sahadan değişiklik yapmak zorunda kalıyoruz kontenjan yüzünden. üstelik solbekte yabancı olunca ve verimsiz oynayınca neredeyse boey dışında ileri geri yapan oyuncumuz kalmıyor çünkü kerem ve yunus’un defans katkıları açıkçası az. hoca her maçta ilk 11’i mecburen aynı tutup sonradan oyuna müdahele etmek zorunda kalıyor ki bugüne kadar giresun maçı dışında yaptığı her değişiklik olumlu katkı verdi.
    bu kadar zor bir fikstürden lider devam ediyoruz.
    hocaya destek vermemiz lazım. sonuçta sahada sadece biz yokuz rakip de var ve dün oynadığımız takım tekrar ediyorum henüz gol yememiş en oturaklı en ne yaptığını bilen takımı bu ligde.

    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı)
  • 3735
    kendini eleştirmesi harika bir özellik; hele ki iyi oynamadığımız maçlardan sonra bile iyi oynadığımızı iddia eden teknik direktörlerden sonra harika hissettirdi gelecek adına. şimdi yapması gereken; iç saha maçlarına daha uygun bir oyun planı çizmesi ve takımı kontra ataklara çalıştırması.

    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı)
  • 3737
    hocayı övdük övdük fakat şu an yapıcı eleştiri zamanı geldi. hocam konya’ya ilk yarı nasıl teslim ettirdin bizi öyle ? adamların ilk yarı sonunda 2 topu direkten dönmüş 2 tane topu da muslera çok iyi kurtarmıştı. bunlar gol olsa ilk yarı sonunda 1-5 içeriye girecektik ki bunun adı facia olurdu.
    fakat hocanın maç sonu yayıncı kuruluşa verdiği röportajda memnuniyetsizliği yüzünden okunuyordu. sorulara verdiği cevapta da takımın daha dinamik oynaması gerektiğini dile getirdi ki bence en önemlisi buydu. galip geldiği bir maçtan sonra hele 50 küsür hafta sonra gelen liderlik koltuğundan sonra haklı bir şekilde kahramanlık nidaları atabilirdi. fakat böyle bir maçtan sonra bile gerçekçi olup oyundan memnun olmaması ve bunu dile getirmesi ilerisi için beni umutlandırdı.
    hoca belli ki geldiği noktayı biliyor ve çok konsantre bir şekilde bunu kaybetmemek için çalışıyor.
    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı)
  • 3738
    16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçında yaslanmayan, hücumu düşünen konyaspor karşısında 70. dakikadan sonra yürümeye hali kalmayan kerem ve yunus’u oyundan çıkarmamasını anlayamadığım hoca. özellikle 2-1 öne geçtikten sonra sahada enerjisi yüksek hızlı bir kanat oyuncusu olsa * kontra ataklarla çok rahat şekilde farkı 2’ye 3’e çıkarabilirdik.
  • 3740
    kendisinin maç sonu gol yemeyen ve lider gelen konyaspor’u yenmesine rağmen oyundan mutlu olmadığını söylemesi çok değerlidir. fatih hocayı ne kadar sevsem de puan kaybettiğimiz maçlardan sonra bile iyi oynadığımızı iddia etmesi can sıkıyordu. okan hoca çok sert rakiplerle oynadığı bir dönemi en az hasarla geçirdi. önümüz açık.

    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı)
  • 3742
    galatasaray kariyeri kusursuz başlayabilirdi. birkaç ufak şanssızlık dışında çok iyi başladı da diyebiliriz. ilk iç saha maçımızda giresun karşısında biraz tezcanlılığımıza kurban gidip erken bir 4 4 2 ve kişisel bir hatayla yenilen gol ile kaybedilen maç ve sonrasında aslında kazanabileceğimiz pozisyonları da yakalamışken beraberlikle yetindiğimiz trabzonspor maçı dışında 5 maçı da almış olmak oldukca iyi. birkaç küçük noktada daha iyi kararlar verilebilse şuan 7'de 7 yapması işten bile değildi. bu sene ne olursa olsun yarışmacı olacağını, şampiyonluk yolunda son dakikaya kadar potada olacağını şimdiden okuyabiliyoruz.

    hocaya naçizane önerilerim ise işlemeyen, daha doğrusu hücumun son noktasında doğru işler yapamayan kanatlar ve hızlı geçilen ortasahadaki sorunlara yoğunlaşması. hocanın açıklamaları da sorunları gördüğü yönünde. milli aradan sonra daha kompakt ve daha etkin bir takım izleteceğine eminim. böyle devam hocam.
  • 3743
    tevzazu çok büyük bir erdem ve karakter gücüdür ve bu topraklarda genelde küçümsenir.

    hocanın 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı sonrasindaki basin toplantısını şimdi izledim ve açıkçası çok etkielndim. koltuğunun ağırlığının ve sorumluluğunun ne kadar bilincinde olduğunu gördüm. ağır da bir yük fakat şu ana kadar hakkıyla taşıyor.

    kibire çıkmadan, güvensizliğe de düşmeden tevazu ve özgüven arasındaki dengeyi koruyabilirse çok başarılı olacağını tekrar anladım. gözleri sanki oyunu tarar gibi sürekli odayı ve kafasının içindeki farklı fikirleri tarıyor, zeka kıvılcımını görüyorsunuz.

    ve bu dünyada zekası ile tevazuyu birleştiren nsandan daha tehlikeli bir şey yoktur.
  • 3744
    build-up'ta pva'yı merkeze yaklaştırarak takımı 3-1-4-2 olarak dizen savunmada ise klasik 4-3-3'e dönmeye çalışan teknik direktörümüz. dönmeye çalışan diyorum zira takım kontratak yerken daha çok 4-1-5 gibi kalıyor. en büyük sebebi 8 numaradaki oyuncumuz oliveira ile 10 numaradaki oyuncumuz mertens'in tempo yükselince ayak uyduramamaları.

    şimdi bana birer örnek göstereceksiniz mertens'in ve oliveira'nın geriye koşularından ancak her bir geriye koşuşları başına 5-6 kez geri dönemedikleri pozisyon oluyor. bu da çok doğal aslında. mertens öncelikle bir santrfor olmasının yanı sıra 35 yaşında. oliveira'nın ise kısıtlı bir enerjisi var ve bunun savunma ve hücumda dengeli kullanmasını isteyince iki taraftaki verimi de doğal olarak düşüyor. ona ya savunmadan top çıkar ya da hücumda asistin asistini yap demeliyiz. ikisini de yap deyince 2017 model selçuk inan'a dönüşüyor. mesela selçuk'un da en büyük suçu oyunun bir bölgesini seçip oraya yoğunlaşmamasıydı. kendini emre bello gibi stoperlerin arasına atıp sadece top dağıtsaydı belki hala top oynardı.

    üstteki paragrafta anlattığım sıkıntının hocanın da farkında olduğuna adım gibi eminim. bu sıkıntıyı çözmenin tek yolu ise 8 numarayı b2b bir oyuncu ile doldurmak. elimizdeki tek b2b oyuncu midtsjö. sakatlanmasaydı bu problemi yaşayacağımızı düşünmüyorum. okan hocanın oyuncu bir maç iyi oynadı diye diğer maça da o oyuncu ile çıkarak ödüllendirme anlayışı bitmeli bence. duygusal kararları bir kenara bırakıp mantığı ile kadro oluşturmalı zira her maçın hikayesi ayrı. torreira-midtsjö-oliveira orta sahasını kurup devam etmeliyiz.

    şu ana kadar oyunun sıkışmasında en büyük etken bana göre kanat oyuncularımızın yanlış tercihleri kadar kullanımlarıydı. en basit tabir ile kerem top ayağına değil, önüne atılınca etkili olan bir oyuncu. biz ısrarla topu kerem'in ayağına atıyoruz. belki kerem istiyordur ama okan hoca'nın bu konuda kerem ile konuşması şart bence. yunus ise sağ ayağını geliştirmeli. yunus topu soluna çektiğinde şut çekeceğini herkes biliyor, sağına çektiğinde ise ters ayağı olmadığı için çizgiye inip topu çekeceğini de herkes biliyor. yunus çok fazla çabalasa da şu hali ile oldukça öngörülebilir bir oyuncu durumunda.

    son olarak iç sahadaki oyunumuza değineceğim. build-up'ta 3'lü defans şeklinde dizilmek deplasman maçlarında avantaj sağlayabilir ancak iç saha maçlarında zaten otobüs çeken rakiplerimize karşı bir kişi eksik hücum etmemiz anlamına geliyor. o yüzden deplasmanda pva ile başlayıp 3-1-3-3, iç sahada debuis ile başlayıp 2-3-4-1 olarak dizilebiliriz. eğer kış transfer döneminde bir sol bek alınacaksa sol stoper de oynayabilen ve pas ağırlıklı bir isim alınmalıdır.

    açıkçası haftalar geçtikçe oyunun geliştiği kadar hocanın da geliştiğini düşünüyorum. arkasında olunması gereken bir performansı var şu ana kadar.
  • 3745
    efsane kadronun orta sahadaki tek değişik stildeki oyuncusuydu. aslen kanat forvet başladığı kariyerini, sakatlığı sonrası mezzala'ya evrilerek inanılmaz bir şekilde süsledi. orta sahada diğer oyuncular (hagi,tugay,emre,suat) playmaker yönü kuvvetli oyunculardı. okan ise şok presleri, sürpriz koşular sonucu attığı golleri, ve topla mesafe kat etmeye çalışması ile kadronun temel yapı taşlarından birisi oldu.

    sonrasında, türlü türlü huyu olan oyuncu, kaçmanın yollarını yaparken, inter'e 'okan abimi de almazsanız gelmem ha' diyerek asıl şeytanlığını o gün yapmıştı. işin garip tarafı ise, medya önünde 'emin değilim, bilmiyorum' derken, okan ise gemileri yakmış gibi davranıyordu. yani türlü türlü huyu olan arkadaş, okan'ı kalkan gibi kullanmıştı. bilmiyorum belki de okan kendini kullandırmıştı. zaten eşantiyon olarak gittiği yerde de kariyerini mahvetti. artık avrupa kupalarında çeyrek finaller son 16'lar oynayan kadronun kilit bir oyuncusu değil, geniş bir kadronun alelade bir oyuncusuydu.

    ankaragücü maçında yaşananları asla affetmiyorum. hele hele şu bıyıklı sportif direktör fenerbahçe'ye gelmişken ve zamanında hakan şükür'ü götürmek için azizle hülle yapmaya çalıştıklarını açıklamışken... kim bilir okan'la emre'yi koparmak için ne dümen çevrildi ve suyun karşı tarafı nasıl aracılıklar yaptı?

    sonrasında teknik direktörlük kariyeri başladı. sırasıyla elazığ, antep, sivas, göztepe'de korkunç kötü bir performans sergiledi. elazığ ile de ligden düşerek başladı kariyerine. sonrasında antep'te sıradan bir performans sonrası orta sıralarda biten bir sezonun ardından istifa etti. sivas'ta 11 hafta sonrasında 2 galibiyet ile bir istifa daha takip etti. bu kısma kadar bir diğer teknik direktör sergen yalçın ile hep halef selef oldular. sergen parlak bir başlangıç sonrası korkunç düşüşler gösterirken, okan ise hep ortalama ancak kötüye yakın bir performans gösterdi. göztepe'de alt ligde şansını denedi ama yine olmadı.

    akhisar'da 1.5 senede takımı hem ligde iyi bir konuma getirip, hem de türkiye kupasını almasını sağlayarak yükselişe geçti. sonrasında düşme hattındaki rizespor'u üst sıralara taşıdı. başakşehir sezonu zaten malumunuz. oğlunun sağlık problemleri olmasa belki de uzun yıllar istikrarlı bir performans gösterebilirdi başakşehir'de. neyse, inşallah o performansı bizde gösterir.

    şimdi ise bizim teknik direktörümüz ve canı gönülden başarılı olmasını istiyorum. bunun ise temel nedeni, artık fatih terim'in bir daha dönmeyeceğini düşünmem* ve bizim yeni bir bayrak teknik direktöre ihtiyaç duymamız. şimdilik performansı gerçekten umut verici, terim'in terk ettiği 1996-2000, 2012-2013 futboluna benzer bir yapı ortaya çıkarmaya çalışıyor buruk. yüksek tempolu, kutunun orta sahaların da katıldığı, savunma çizgisinin orta sahaya yaklaştığı keyifli bir futbol.

    gelelim okan buruk'un başka bir iyi yönüne. benim için her teknik direktör bir liderdir ve kendine has yöntemleri mevcuttur. örnekler üzerinden anlatmak isterim.

    1. dönüşümsel liderlik
    ana fikri değişime odaklanmaktır. dönüşümcü liderler değişim konusunda rahattır ve örgütsel başarı için gerekli olduğunu anlarlar. takipçilerinin de değişim konusunda rahat olmalarını ve buna uyum sağlayabilmelerini sağlamak için çalışırlar.

    türkiye'den örnek: frank rijkaard. o güne kadar yabancı olduğumuz 4 3 3 ilk defa o zaman denenmeye başlamış, ve başarı gelmese de sistem galatasaray oyuncuları ve taraftarları tarafından kabul edilmiştir.

    dünya'dan örnek: diego simeone.

    2. delegatif liderlik
    genellikle “laissez-faire” olarak adlandırılan delegatif liderlik tarzı, inisiyatifi ekip üyelerine devretmeye odaklanır. bu genellikle en az müdahaleci liderlik biçimlerinden biri olarak bilinir, bu kelimenin tam anlamıyla “yapmalarına izin ver” anlamına gelir. bu nedenle bu çok elden bir liderlik tarzı olarak kabul edilir.

    bu tarzı benimseyen liderler, işlerini yapmaları için çalışanlarına güven duyarlar. bunun yerine temsilci liderler, çalışanlarına hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için yaratıcılıklarını, kaynaklarını ve deneyimlerini kullanma özgürlüğü verir.

    türkiye'den örnek: eric gerets galatasarayıdır. hasan şaş'ın sınırsız özgürlüğü vardır. yeri gelir 4 santrafor oyuna girer, taktik disiplinden çok oyuncuların sorumluluk alması beklenir.

    dünya'dan örnek: jurgen klopp. antrenmanlarından taktiklerine kadar sınırsız bir esneklik ve grup üyelerinin katılımı vardır. yanındakilerinin her türlü fikrini önemser ve sürece dahil eder. firmino salah mane üçlüsünden üçüne de serbestiyet tanıyacak kadar inisiyatif bırakma konusunda mahirdir

    3. yetkili liderlik
    bu şekilde liderler bir rota çizer ve etraflarındakileri takip etmeye teşvik eder.

    otoriter özellikler sergileyen liderler, etraflarındakileri motive etme ve ilham verme eğilimindedir. genel yönlendirme sağladıkları gibi, ekiplerine rehberlik, geri bildirim ve motivasyon da sağlarlar. bu, bir başarı veya başarı duygusunu teşvik eder.

    yetkili liderlik tarzı büyük ölçüde bir ekibin her üyesini tanımaya dayanır. bu, bir liderin daha kişiselleştirilmiş bir düzeyde rehberlik ve geri bildirim sağlamasına ve bireylerin başarılı olmalarına yardımcı olmasına olanak tanır.

    yetkili liderlik açıkça çok pratiktir, ancak liderler mikro yönetmemeye dikkat etmelidir. bu tarz bir eğilim, ekip üyeleri ve yaratıcı olumsuz duygular için zorba olabilir.

    türkiye'den örnek: fatih terim. florya'nın tek anahtarı ondadır, motivasyon konusunda dünyanın sayılı hocalarındandır. başarı da başarısızlık da ona mal edilir, oyunculara geri bildirim sağlanır. oyuncularının manevi babasıdır, ve onların en derin sırlarına bile vakıftır. hatta kimisinin saat gece 3'te radyodan hangi şarkıyı istediğini bile bilir.

    dünya'dan örnek: jose mourinho. tottenham sürecinde paylaşılan videolar internetten izlenebilir.

    4. işlemsel liderlik
    genellikle yönetsel liderlik olarak adlandırılan işlemsel liderlik, ödüllere ve cezalara dayanan bir liderlik tarzıdır. bu liderlik tarzı, bireylerin görevlerini tamamlamak için gereken motivasyona sahip olmayabileceğini varsayarak yapıya açık bir vurgu yapar.

    bu ödül tabanlı sistemle bir lider, takımları için net hedefler veya görevler belirler. liderler ayrıca ekiplerinin çalışmaları için nasıl ödüllendirileceğini (veya cezalandırılacağını) açıkça belirtir.

    türkiye'den örnek: igor tudor. igor'un her oyuncusu için kafasında tanımladığı bir sorumluluk vardır, ve en ufak bir sorunda onları çekinmeden medyanın önüne servis eder.* ödüllendirme sistemi neydi bilmiyorum ama cezalandırma sisteminde, iş maicon'u dövmeye çalışmaya kadar varır.

    dünya'dan örnek: thomas tuchel.

    okan'ın uzun süre eric gerets gibi bir lider olduğunu düşünüyordum. ancak takımımıza geldikten sonra net bir biçimde yetkili lider olduğu ortaya çıktı. takımdaki aksayan yerlere de anında atıyor neşteri. van aanholt'u boey yorulana kadar sigorta olarak bekletmesi, kanat aksiyonlarını boey yunus ikilisi yoruluncaya kadar oradan kurgulaması, kerem'i çizgiye yönlendirmesi. bunların hepsi iyiye işaret. oyuncuları da bu konuda ikna edip, motive edebiliyor olması çok önemli.

    okan'ın sırf ankaragücü maçı ve inter'e transfer süreci yüzünden gelmesini istemedim. hatta hakan şükür 'içimizdeki en azılı galatasaraylı okandı' dediğinde 'hadi oradan' dedim içimden. teknik direktör olarak açıklandığından beri, başarılı olmasını canı gönülden istesem de kalbim hep buruktu. ta ki, oğlunu görene kadar. çocuk hastayken bile dileği, babasının galatasaray'ın teknik direktörü olması. üstüne üstlük, 3'lü çektirdikten sonraki o mutluluğu... süper bücürü affetmemi, başka bir süper bücür sağladı. onu gördükten sonra, okan buruk'un gerçekten galatasaraylı olduğuna inandım. iyi ki varsın, ali yiğit buruk.
  • 3746
    hafif çakırkeyf şekilde kendisinin başlığına geldiğim hoca. kendisini çok seviyorum ve başarılı olmasını çok yürekten istiyorum. uzay takımı filan diye övülmeden işini yapan hocaların hastasıyım ve kendisi tam bu noktada. basın toplantılarında o kendine güveni, böbürlenmeden yaptığı güler yüzlü açıklamalar uzun zamandır görmediğimiz şeyler.

    hocam umarım çok başarılı olursun. uzun zamandır hissetmediğim takıma olan güveni seninle hissetmeye başladık. ayağına taş değmesin yolun açık olsun. umarım o güzel evladınla beraber bol başarılı güzel bir dönem geçiririz.

    yüzündeki gülüş, gözündeki ışık hiç solmasın.
  • 3747
    7 haftalık dönemde tek yanlış hamlesi 2. hafta giresun maçında 45. dakikada akbaba’yı çıkarıp gomis’i sokarak çift forvete dönmekte acele etmek olan hoca. o maçtaki tercihleriyle ve abdülkerim’in hatasıyla da 3 puan kaybettik. ama diğer 6 maçta neredeyse yaptığı her hamle saha içine olumlu yansıdı. gerçekten akla mantığa yatan ne hamle varsa (bu yerli futbolcu garebeti ortamında) elinden geldiğince yapıyor.

    ben galatasaray kariyerine harika başladığını düşünüyorum. terim’den sonra, evet terim’den sonra diyorum çünkü torrenti saymıyorum o pansumandı, hocalık yapmak falan kolay iş değil artık galatasaray’da. üstelik sosyal medyada etkileşim aldığı için istisnasız her gün terim tekrar istenirken, terim’in ismi gündemden hiç düşmeden, 3 senedir şampiyonluk yokken, yönetim de transferde üstüne düşeni yapmışken okan hoca’nın üstünde çok doğal olarak büyük baskı var. bu baskı zaman zaman ona acele ettiriyor, zaman zaman saha kenarında fazla alevlendiriyor ama yepyeni bir takıma gelip bu ortamda fikstür çok zorken çok iyi başladı. maalesef kendisine en baştan beri hamza hamzaoğluna gösterilen destek gösterilmedi. hatta riekerink’e bu kadar sahip çıkılmıştı diyebilirim. bence okan hocanın teknik direktörlük kariyeri çok küçümseniyor ve gözlemlediğim kadarıyla kredisi olması gerekenden daha az. ama o iyi başladı umarım böyle devam edecek.

    hata yapacak. ancak hatalarından dönüyor. omar’ı tercih etti hazırlık döneminde pişman oldu boey’e döndü. seferovic’i tercih etti baktı olmuyor hemen vazgeçti. kötü oynasa da akbaba’yı etebo’yu sürekli izlemek zorunda kaldığımız gibi kötü oynayanda sürekli ısrar etmiyor. hatalarından dönüyor. ben gerçekten hem maç başlangıç kadrolarından hem değişikliklerden çok memnunum. şimdi çözmesi gereken oliveria-mertens sebebiyle kolay geçilen orta sahamız. inanıyorum buna da el atıp hallecektir. benim güvenim sonsuz. şampiyon yap bizi okan hocam.
  • 3748
    sonuna kadar arkasında durulması gereken hocamız. gün gelecek şansımızın yaver gitmediği zamanlarda olacaktır, sıfırdan takım yaratıp sürekli vura vura gitmek hayatın olağan akışına aykırı zaten. ama unutulmaması gereken şey şudur ki bu camia tek yürek olduğu zaman önünde duracak bir güç yok, günün sonunda ipi göğüsleyen yine biz olacağız.

    bunları işler yolundayken yazalım tavrımız tarafımız belli olsun.
  • 3749
    neden bu kadar üstüne gidildiğini anlamadığım teknik direktörümüz. 7 maç oynanmış 1 mağlubiyet 1 beraberlik almış ve gayet olağan bir başlangıç. evet gönül isterdi ki 7 de 7 ile başlayalım ama bu lig artık 3 büyükler ligi değil. her takım her maç zorlanabilir, bunları defalarca deneyimledik. ayrıca halen bilmem şu takım bile nasıl oynuyor vs. muhabbetleri baymadı mı iyice? o takımların üzerinde baskı olmadığından bir şekilde oyunu daha rahat oturabiliyor. galatasaray ligi 2. bitiremez ama onlar ilk 5 e girse başarı sayılıyor, bilmem anlatabildim mi?

    şu ana kadar - ki fenerbahçe ve başakşehir ile maç yapmış - gol yememiş bir takıma, ligin en formda takımlarından konyaspor’a 2 gol atarak galip gelmesine rağmen absürd eleştirileri anlamakta zorlanıyorum. ha ismi torrent olmadığı için olabilir belki.

    terim döneminde de aynı şeyler oldu, aynı şeyler yazıldı, çizildi. maalesef transferlerin çoğunu kamplara yetiştiremiyoruz hatta lig başlıyor 4. 5. haftaya kalıyor. bu ciddi bir handikap, eğer futbolcular şansa tutarsa belki takım erken oturur. ama hemen süper futbol oynanmasını ya da bir şeylerin oturmasını beklemek saçmalıktır.

    futbolculuk geçmişinde yaşananlar geçmişte kaldı deşmenin kime ne faydası var? maalesef hasta çocuğu üzerinden bile vurulmaya çalışılması çok vicdansızca değil mi? okan hoca işini yapmaya çalışan, iyi niyetli, galatasaray için can atan birisi. neden hor görülüyor bu kadar? gerçi neden hoca değil galatasaray ama neyse konumuz bu değil.

    kendisinin ilk transfer dönemi galatasaray’ın mantalitesi farklıydı, ciddi değişim yaşandı ama sonunda terim dönemindeki yönetimsel hatalara düşülmeyerek bol rotasyonlu ve kaliteli bir kadro sıfırdan kuruldu. tabiki de ciddi sorumluluğu var ve hayatta bir insanın önüne çıkabilecek en büyük fırsatlardan biri kendinin önüne çıktı. terim sonrası yeni bir efsane yaratma şansını galatasaray kendisine verdi ki bu durum çok büyük sorumluluk. ben okan hocanın bu durumun farkında olduğuna inanıyorum. köstek olmak yerine destek olunması gerekiyor.

    ben hocaya inanıyorum yolun sonunda başarılı olacaktır. umarım artık efsanemiz terim’den kavuğu devralan kişi kendisi olur. şu an için yok etmeye çalışmak tüketicilik hastalığıdır. maalesef galatasaray taraftarı son dönemde bu hastalığın pençesinde. milli ara sonrası hatta ligin ilk yarısının sonuna kadar beklemek en doğrusu olacaktır. sonra durum değerlendirmesi yapılabilir. hayat her daim bir meydan okumadır. sen de çıkmaya cesaret ettin hocam, bize de desteklemek düşer. yolun açık olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın