• 7277
    "ibb ise maçla beraber saha parselasyonuna sahip çıkan taraf. üstelik atak. galatasaray'a oyun kurma fırsatı vermiyor. yenilerden webo, visca, da silva ve de holmen uyumlu işler yapıyor. efe ve mahmut onlara yardımcı. ileri geri çalışıyorlar. iyi savunma yaptıkları gibi hücuma da çabuk çıkıyorlar. bilhassa sol kanattan. oyunun göbeğinde mücadele yüksek. ibb savunmasında her zamanki gibi ekrem ideal bir sol bek. zayatte de ona yardımcı olunca savunmadan şuurlu top çıkartıyorlar"

    osman tanburacı
  • 7278
    "sarı kırmızılı takımda birşeylerin değiştiği elbette ki biliniyordu. artık oyuncular en azından forması sarı kırmızı olanlara pas veriyor, mücadele ediyor, top kazanıyor, taçları kendi arkadaşlarına atabiliyor, kısacası birşeyler yapmaya çalışıyorlardı. hatta çalım atabilen bile vardı.

    ancak dişli rakip karşısında kazım ve baros'un gücü pek gol üretmeye yetecek gibi değildi. eboue ile selçuk, sabri ve melo'nun cezaalanı çevresine sokuluşlarına da belediye pek pabuç bırakmadı. kazanılan serbest atışların kullanışında geçen sezondan bu yana hiçbir gelişme olmayışı cim bom'un erken tıkanıklığa düşmesine yol açtı."

    ahmet çakır
  • 7279
    "fatih terim’in bu hafta başta baros olmak üzere radikal önlemler alacağını bekliyorum.. ilk haftadan radikal önlem, çünkü g.saray’ın, daha doğrusu taraftarın takıma tanıdığı kredisi yok! g.saray yönetiminin en büyük hatası baros’a inanıp sezona başlamak.. yönetim diyorum çünkü terim onun yerine 10 tane adam söyledi.. hiçbiri alınmadı ve sürekli ‘bizim forvetimiz var’ masalı okundu.. baros’a inanmak ve onunla yola çıkmanın ne demek olduğunu umarım kötü anmaz g.saray.."

    gökmen özdemir
  • 7280
    "bu maçtan çıkaracağımız iki öğreti var:

    birincisi...
    demek ki; bu tür agresif ve çok koşan takımlara karşı hafta içinde “milli takımda yıpranmış” oyuncu sayısını azaltmak gerekiyormuş...

    ikincisi ise...
    değişmeyen tek gerçeğin g.saray taraftarının oyunla hiç ilgisi olmadığı, tamamen kendi şamatalarıyla ilgilendikleri gerçeğidir... "

    ümit aktan
  • 7281
    "dünya standartlarında üç sayılık atışlar için başarı kriteri %35-40 aralığında. 40’ın üstünde atıldığı zaman başarılı 35 altında kalındığı zaman başarısız olarak addediliyor takımlar. serbest atışlar için ise iki katı rakamlar geçerli yani %70-80 aralığı. dün sırbistan önünde %18 üç sayı, %55 serbest atış kullandık. felaket bile yeterli değil bu rakamları basketbol penceresinden tanımlamak için.

    turnuva geneline bakınca 8 maçtaki rakamlarımız da içler acısı. %27.5 üç sayı, %64.5 serbest atış. elbette bu rakamların oyuncu özgüvenine, maç temposuna, rakip savunmaların aldığı risklere yaptığı yan etkiler de cabası. "

    kaan kural
  • 7283
    "hidayet türkoğlu ve kerem tunçeri a milli takımımızın iki kaptanıdır. bugün sırbistan maçı sonrasında her iki oyuncunun da milli takım kariyerini noktaladığı şeklinde haberler çıkmıştır. söz konusu haberler kesinlikle gerçeği yansıtmamakla birlikte, her iki oyuncumuzun da bu yönde bir açıklaması ya da beyanatı olmamıştır. hidayet ve kerem yıllardır milli takım’a en iyi şekilde hizmet vermiş, takımımızın önemli bir parçası olmuş değerli oyunculardır. bundan sonraki yıllarda da ihtiyaç olduğu an görevde ve milli takım’ın içinde olacaklarından kimsenin kuşkusu olmasın. her iki oyuncumuz da halen a milli takım’ın önemli oyuncularıdır."

    harun erdenay
  • 7285
    "terim'in son ana kadar santrfor için nasıl çırpındığını biliyorum. arda'nın son dakikada gidişiyle çok büyük bir darbe yediğini de biliyorum. ligler bir ay ertelenmeseydi, ağustosun başında oynanmaya başlasaydı eksikler ortaya çıkacaktı. bu eksiklere göre daha hâlâ ağustos sonuna kadar transfer yapma imkânı olacaktı. ligi erteleyenler, transfer süresini uzatmadılar. galatasaray eksiğini gördüğü zaman iş işten geçmiş artık. transfer yapma şansı yok! yani, şu anda devre arasına kadar fatih terim eksikleri içeriden çözmek zorunda. ama gördü ki çözmek zorunda... bu ileri üçlüden hiçbir şey olmaz. muslera'yı mı santrafor oynatır bilmem!.. ama bu ileri üçlü ile bir şey olmayacağı ortaya çıktı çok net."

    hıncal uluç
  • 7286
    "hücumla savunmayı bu kadar ayırarak bir yere varmak zor. savunma hücumu tetikleyebildiği gibi, hücum da savunmayı aşağı çekebiliyor. özgüvene, takım havasına yaptığı yan etkiler de cabası. milli takım’ın hücumdan sorumlu bir asistana, sistemi keskinleştirecek, ince ayar yapacak bir hazırlık dönemine, her topu “allah kerim” diye değil de “şimdi böyle oynayalım” diye kurgulayacak bir düzene ihtiyacı var. en iyi hücum düzeni felaket atış yapıp ömer aşık’ın ribaundu alması olan bir takımın sorunu gerçekten büyük demektir"

    kaan kural
  • 7287
    "bu yaz oynanan ve hepimizin futbol keyfine limon sıkan güney amerika şampiyonası’nda hiç maç kazanamadan finale kadar gelen bir paraguay takımı vardı hani... ben, bizim takımı ‘o paraguay’ın basket versiyonu’ gibi görüyorum, ne yalan söyleyeyim. onlar penaltılara gitmeye çalışıyordu, bizimkiler de skorun kopmasına izin vermeden, bir şekilde son topa kadar şanslarını korumak istediler. ancak bu defa da gerginlik izin vermedi, çok basit hatalar peş peşe geldi."

    yiğiter uluğ
  • 7288
    "aslan gibi pivotumuz var, smaç dışında bir atışı yok. çemberden 40 santim uzak kalınca topu cama atıyor. fauller zaten ayrı bir âlem. guard’larımız, rakibin boyalı alanına ayaklarını basmaya tövbe etmiş gibi... delici değiller. kerem ile ender’in asist-top kaybı oranı ikiyi bile bulmuyor: 40-21. bu oran parker’da 3.3, ispanyollar calderon, sada ve rubio’da 2.5. bire bir oynayıp rakip savunmanın dengesini bozmaya çalışan tek oyuncumuz emir (biraz da ender, boy dezavantajına rağmen)... fast break basketlerimiz çok az. nba yıldızı dediğimiz, lider olarak güvendiğimiz hidayet, hiçbir savunmacıyı geçemiyor, kaçarak attığı şutlarda isabet oranı her yıl geriliyor. cilalı tanıtımlar, reklamlar, devler-mevler, hakemlerden bolca şikâyet.. eyvallah da, sandığımız kadar iyi değiliz. reklamda bitime üç saniye şampiyon oluyoruz da, gerçek hayatta bitime beş saniye kala topu oyuna sokmayı beceremiyoruz."

    yiğiter uluğ
  • 7289
    "şimdi herkes orhun ene’ye yükleniyor. oyuncu seçiminden son topların kullanılmasına kadar... doğru, böyle bir turnuvaya izzet’le gitmek yanlıştı. sinan’ın yerine doğuş’a ihtiyaç duyabileceğini hissetmeliydi... ‘ceza şutörü’ cenk’in, 1/12 atmış olması hata yapıldığını gösteriyor. polonya maçında son topu kerem’in ‘sallaması’, takıma hâkim olmadığı izlenimini kuvvetlendiriyor. hepsine kabul... ancak ene’nin, 2005 ve 2007 turnuvalarında sadece yenilmekle kalmayıp, adeta parkeye gömülen, tanjeviç takımlarına oranla daha dirençli ve karakterli bir takımın koçu olduğunu da kabul etmeliyiz. üstelik henüz ilk avrupa şampiyonası’nda... ben orhun’un devam etmesinden ve zamanla damgasını daha çok vurabileceği takımı yaratmasından yana kullanıyorum oyumu."

    yiğiter uluğ
  • 7291
    "geride kalan 17 yazın 16’sında, hidayet evinden, ailesinden, sevdiklerinden haftalarca ayrı kalarak büyük bir özveriyle milli takım kamplarına katıldı. önce genç ve ümit, 1999’dan bu yana a milli. sadece 2006 dünya şampiyonası’nda yoktu. onun başı çektiği 1978-79 kuşağı, türk basketbolunu daha önce hiç yaşamadığımız mucizevi sevinçlere taşıdı. tarihteki en iyi derecesi avrupa sekizinciliği olan bir ülke, on yıl içinde iki kez kürsüye çıktı: bir avrupa, bir dünya ikinciliği…"

    "bu çocuklar yeterince hizmet ettiler bu ülkenin sporuna… onları minnet duygularıyla, hak ettikleri alkışlarla uğurlayalım. önümüzdeki yılların yaz aylarında çoktandır yapamadıkları tatillere gidip, sevdikleriyle zaman geçirmelerine bir kez olsun anlayışla yaklaşalım. bu arada onların yerini alabilecek gençleri sınayalım, yeniden yapılanmayı tartışalım. böylesi herkes için daha iyi olacak"

    yiğiter uluğ
  • 7294
    "yapılmış olan transferlerin ardından galatasaray'ın asıl eksiklerinin neler olduğu biliniyor. oynamayı bilen, çabuk bir stoper ve golcülüğü tartışmasız santrfor. bunlar bulunamayınca derde deva olmayacak nitelikte bir yığın adam alındı. bu da sağlam bir takım yapısı oluşturmayı biraz zorlaştırdı. önümüzdeki haftalarda da transfer edilmiş olan adamlara yer açma uğruna epeyce dalgalanma yaşanacak. bunun da başarı getireceğini düşünmek gerçekçi olmaz."

    ahmet çakır
  • 7296
    "fenerbahçe camiasının hâlâ daha karar veremediği bir soru işareti asılı duruyor havada:
    aziz yıldırım’ın, fenerbahçe’nin başkanı olmasından daha fazlası; fenerbahçe’nin aziz yıldırım’ın takımı olup olmadığı, sorusunun cevabı yok ortada.
    kimsenin bu soruyu yöneltecek gücü yok da; galiba kimsenin bu soruyu cevaplayacak mecali de yok...
    belki de cesareti..."

    ümit aktan
  • 7298
    "galatasaray medyasında, “terim’in ve takımının tökezlemesini” fırsat olarak gören ve “o günleri” bekleyenler yok mudur?..

    işte bu yüzden, fatih hoca’nın da, takımının da “fazla zamanı” yoktur!..

    aslantepe’deki samsunspor maçı, adeta “şampiyonluğu tayin edecek” bir karşılaşma kadar önem taşıyor ve galatasaraylı futbolcuların “bu gerçeği” iyi bilmesi gerekiyor; tabii, fatih hoca’nın da!.."

    öcal uluç
  • 7299
    "bu “parça bölüklü” yönetimdeki “saklanmaya çalışılan” çekişmeler yüzünden, “tam yüklendiği görevlerde olgunlaşmaya başladığı” bir süreçte “arda satılmış” ama “onun yerine” takıma oyun içi ve oyun dışında “kaptanlık”, dahası “oyun liderliği” yapacak ve de skor olarak zora düşüldüğünde “sonucu değiştirebilecek” bir oyuncu alınamamış, “kaptanlık ve oyun beyni” için sabri’nin “ardalaşması” ihtimaline, “gol” için de baros’un ve kâzım’ın “şapkadan tavşan çıkarmalarına” bel bağlanmıştır!.."

    öcal uluç
App Store'dan indirin Google Play'den alın