resim
Mircea Lucescu
Görev:Teknik Direktör
Takım:Romanya
Yaş:80
Uyruk:Romanya
  • 1288
    bakın görürsünüz, eğer takıma katılırsa 10. haftada tudor kovulur, luce teknik direktör olur.

    teknik direktörden sportif direktör olmaz. sansasyona çok açık. aykut daum'un ayağını kaydırdı diye kaç tane haber çıktı. aynısı yine çıkar. iki tane baş olmaz. kesin problem çıkar.

    luce teknik direktör olarak gelsin ama sportif direktörlük olmaz. tudor'u oğlunu getirtmek için kovdurdu derler. sonra oğlu kabul edilmezse kendi de bırakır. bi sene daha gitti kesin.
  • 1668
    yaşına başına bakmıyor, bunadığına bakmıyor da bir de milletle dalga geçiyor hala. kendini ne sanıyorsun be adam! hepimiz aptalız bir bu çok akıllı. finlandiya maçı çok önemliymiş. genç futbolcular direkt yurtdışına gitmemeliymiş, önce buradaki büyük takımlarda oynamalıymış. tabi ya, öyle çok iyi oluyor, burak gibi arda gibi kabadayılar olsun hepsi. ulan çağlar gibi çocuk bile arda abisini, emre abisini sadece milli takımlarda görmesine rağmen faul yaptığı rakibinin üstüne yürür hale geldi. elimden gelse analarının karnından çıktığı gibi yollarım yurtdışına, abileriyle de tüm ilişkilerini keserim.
  • 2182
    tarihin en vasat kadrolarımızdan biriyle çeyrek finalin kapısından dönmüştük. bu sadece bir övgü bişeyler hortlatma postu değildir.

    burda şunu anlatmaya çalışıyorum, lucescu bize, bizim genetiğimiz dışındaki kompakt, defansif, maksimum yardımlaşmalı bir oyunla da başarının gelebileceğini göstermişti. buradan okan buruk’a bağlamak istiyorum. hocam, bazı şeyler ısrarla denememize rağmen olmuyorsa, farklı yollar da var. illa coşkulu, rakibi boğan, kalecinin ağzına basan bir oyun oynamak zorunda değiliz. ki yapamıyoruz da. günün sonunda biz boğuluyoruz.
  • 725
    işin teknik analiz kısmından biraz bahsetmek istiyorum;

    mircea lucescu'nun taktik mantalitesi nedir, ne tip takımlarda, ne tip oyuncularla başarıya ulaşmıştır, ya da ulaşacaktır, galatasaray'ın mevcut kadrosu buna uygun mudur, gibi soruları cevapladığımızda "neden lucescu" sorusunun da cevabını buluyoruz otomatik olarak.

    lucescu'yu galatasaray'da efsane yapan 2000-2001 sezonu kadrosu ve dizilişi şu şekilde;

    ----------------------taffarel-----------------------------
    fatih akyel------popescu-----bülent-----hakan.ü--
    ------------------------------------------------------------
    -----------------emre--------------okan----------------
    ------------------------------------------------------------
    --ümit davala----------hagi----------------ergün.p--
    ------------------------------------------------------------
    ---------------------jardel--------------------------------

    şimdi, dizilişe bakarsak, ve aslında bildiğimiz üzere, lucescu, 4-2-3-1 taktiğiyle takım oynatmayı seven, 10 numara mevkiinde trequartista tarzı golcü besleme özelliği olan bir özel oyuncu ve bitirici bir forvet ile takım kurguluyor, dikkat çeken nokta ise, hücumcu olarak nitelendirilebilecek kanat oyuncularının bile defansif yapıda oynamaları.

    orta sahanın ortasında 2 adet ön libero - orta saha karışımı savaşçı, top yapabilen isimle oynamayı tercih ediyor.
    defansın göbeğinde ise 1 adet çakılı - tabiri caizse kazma stoper ve 1 adet pas becerisi yüksek stoper - ön libero kullanmayı tercih ediyor.

    top rakipteyken de takımın, santrafor haricinde tümünün topun arkasına geçmesini ve "pasif savunma" olarak adlandırdığımız "ayakta karşılama" yöntemiyle savunma yapmasını istiyor, yani pres ve rakip oyuncuyu rahatsız eden, ayağına dalan bir yapıyı benimsemiyor.

    bu nedenle çoğu izleyici tarafından "keyif vermeyen" ancak sonuca yönelik bir futbol oynadığı fikri hakimdi, zira sürecin devamında "fatih terim geri gelsin"cilerin en büyük donesi buydu.
    lucescu'nun takımlarından, bu sebeple gol rekorları kırmasını beklemek, 4-0, 5-0 gibi skorlarla maç kazanması beklentisinde olmak çok mantıklı değil,
    ancak uzun vadede, özellikle uluslararası arena'da, 1-0, 2-1 gibi skorlarla adım adım çeyrek finallere, yarı finallere uzanmak sürpriz olmuyor.

    bu yöntem ve mantaliteyle lucescu, görev yaptığı 2 sene zarfında 1 şampiyonluk yaşadı, 1'ini kılpayı kaçırdı, şampiyonlar ligindeki 2 katılımda 1 adet çeyrek final gördü ve real madrid'e "ezilmeden" elendi, diğer sezonda ise liverpool, roma ve barcelona'lı gruptan 5 beraberlik, 1 mağlubiyet alarak son maçta elendi.

    şimdi,

    görünen köy kılavuz istemiyor, lucescu haddini bilen bir futbol ve temkinli bir yaklaşımla adım adım başarıya gitmeyi benimsemiş bir kurt hoca. bu yönüyle aslında "galatasaray" teamüllerinden çok uzak, zira galatasaray camiası, kimyasında "ölümüne saldıran" - "rakibi boğan" - "presle yıldıran" - "sürekli atağı ve golü düşünen" alışkanlıkları nedeniyle lucescu'nun mantalitesine zıt düşüyor,

    ancak günümüz futbol şartları çok farklı, başarı öncelikli kriter, maç kazanmak değil şampiyon olmak amaçlanıyor.
    bu nedenle modern futbola en yatkın mantalite lucescu'nun sistematiğinde yatıyor.

    peki mevcut kadromuz bu sisteme ne kadar uyuyor?
    aslında hiç de uzak değil bu yapı lucescu'nun alışkanlıklarına...
    bakalım;

    ---------------------------muslera-----------------------------
    veysel--------semih--------------chedjou---------telles---
    ------------------------------------------------------------------
    ---------------selçuk-------------melo------------------------
    ------------------------------------------------------------------
    hamit----------------sneijder---------------------bruma---
    ------------------------------------------------------------------
    --------------------burak yılmaz-------------------------------

    göründüğü üzere, takımın yapısını bu şekilde oluşturduğunuzda (ki 5+3'e uymuyor farkındayım) lucescu'nun düzenine uymayan 2 bölüm mevcut;

    1- bruma'nın defansif katkı sağlama konusunda tutumu
    2- stoperde ayakta top tutabilecek kapasitede bir isim

    geri kalan mevkiler, galatasaray 2000-2001 yılı başarılı kadrosuyla karşılaştırıldığında gayet yeterli görünüyor, burak yılmaz bir jardel değil, aynı şekilde sneijder'den de bir hagi beklemek hayalcilik olur, popescu - chedjou olayına hiç girmiyorum.

    ancak, telles'in potansiyeli hakan'dan, bruma'nın potansiyeli ergün'den, hamit'in kapasitesi ümit davala'dan yüksek,
    benzer şekilde, melo, emre belözoğlu'ndan kat be kat iyi, okan buruk'tan da gömlek gömlek yukarda bir selçuk inan var,
    muslera ve tafo, aslında gayet adil bir eşleşme ve sorun yok.
    sağ bekte veysel'in o seneki fatih akyel etkisini yaratması şimdilik olası görünmüyor.
    jardel - burak karşılaştırması ise tartışmaya açık görünüyor.

    ama temel olarak incelendiğinde, sistematik o döneme hiç yabancı değil.
    başarıya gidebilecek bir temel mevcut.

    lucescu'da o zamanki lucescu değil, daha farklı ve vizyon sahibi.
    bu nedenle, lucescu, galatasaray'a ilaç gibi gelecektir.
    vizyonuyla da uzun soluklu bir imaj kazandırması kaçınılmaz.
    yaptıracağı transferlerin katkısı konusunda şüphe duyan olduğunu düşünmüyorum,
    victoria, fleurquin, sebastien peres gibi isimlerle harikalar yarattı bu adam.

    hayırlısı olsun, 11.06.2014 itibariyle iddiamdır, lucescu gelirse, galatasaray 2. rönesansını yaşar.
  • 2183
    tarihin en düşük galatasaray bütçesiyle, kiralık perez, hiç kimsenin tanımadığı victoria, fluerquin ile şampiyonlar liginde az daha çeyrek final yaptırıyordu ve o takımı da şampiyon yaptı ligde.

    gerçekten ders gibi bir sezondur o yıl galatasaray'a oynattığı futbol. şimdi 150 milyon transfer harcaması yapan galatasaray, lucescu'nun takımının taktik disiplini ve oyuna olan saygısının yanına bile yaklaşamaz.

    lucescu, verimlilik anlamında galatasaray'a değerler katmış bir teknik direktördür. kalsaydı belki shaktar ile kazandığı gibi galatasaray'a ikinci avrupa kupasını getirirdi.
  • 1158
    defansif oynatıyor diyenlere böyle fırıncı küreğiyle dalasım geliyor. * bak güzel kardeşim, sene 2002 sen o zamanlar kısa donlarla çamurdan oyuncaklar da yapıyor olabilirdin ya da büyüklerin elinden tutup okula da yazdırıyor olabilirdi. yani demem o ki o seneler yetişememiş her maçını seyredememiş olabilirsin. o zaman ya seyredenlere sor ya da aç biraz internetten araştır.

    --- alıntı ---

    bak güzel kardeşim. lucesculu galatasaray şampiyon olduğumuz o sene tam 75 gol atmış. anladın mı? 75. yazıyla yetmişbeş. maç başına 2,2 yani. ondan sonra onu kovdun ya, kötü futbol oynatıyo diye. hani kurtarıcı terim gelip onlarca transfer yaptı ya bu boktan kadronun üstüne. heh işte ondan hemen sonraki sene 61 gol atıp ikinci olmuşsun. bir sonraki sene de 56 gol atıp +9 averajla denizlinin arkasında 6. olmuşsun. işte o kadar boktan hoca bu lucescu.

    --- alıntı ---

    bir de geldiği ilk sene yani azizin feneri şikeyle şampiyon yaptığı sene, hani çubuklu tosun ve okan burukun bizi sattığı sene, forvette jardel ve orta sahada 35 yaşında hagi vardı ilk 11'de. emre ve okan takımı satıyordu. ikiside sene sonu gidecekleri için maçlara pek asılmazlardı özellikle sonlara doğru. o yüzden terim zamanındaki hücum presler, 90 dakika alan daraltmalar olmuyordu. olamazdı çünkü adamın elindeki malzeme buydu.

    bu adam ahmet çakara bile tv'de özür diletmiş, attığı iftiraları yalatmış bir adam. bizden gidip beşiktaşa hayatının topunu oynattı. bu adamın geleceğini bilsem burdan ukraynaya uçar kendim valizlerini taşırım o derece. * velhasılı kelam, floryaya abdürrahim, kulübeye de lucescu gelsin seneye beşiktaşla feneri üstüste koyup nasıl koyduğumuzu seyredersiniz. ama nerde bizde o vizyon, nerde o eski lucescu.
  • 1756
    mircea lucescu: "the limit on foreign players [in russia] is a mistake. it destroys competition, which is the essence of a sport."
    https://twitter.com/...s/750981361146757120
    "rusya'da yabancı oyuncuların sınırı bir hatadır,sporun özü olan rekabeti yok eder"

    7 temmuz 2016'da. 10 yıl, 15 yıl önce falan değil. daha dün. senin ben ... . gelmişsin 70 küsür yaşına hala senden küçüklerin emirlerini dinliyorsun, itaat ediyorsun. bu nasıl omurgasızlık lan. nasıl insansınız siz anlamadım ki. hiç kimsenin yüzüne bakmadan mı yaşıyorsunuz.

    sevinin seneye %90 gelecek artık bu yabancı sınırı. zaten şikenin atlandığı, izleyici düşmesin diye takımları küme düşürmeyen, puan farkını arttırmamaya çalışan, ceza getirmeyen kek federasyon sağolsun futbolun doğru düzgün izlenilirliği bile kalmamıştı. azcık düzelme gösterdi şimdi de sizin seçimlerde propagandanızı yapan gevşekleri tatmin etmek için koskoca devlet eliyle yabancı sınırı getiriyor. koskoca devlet. böyle lucescu gibi davarlar da kuklaları işte.
  • 1757
    tff'den yillik 2,5 milyon kazanan antrenör.

    burada elestirenleri bir türlü anlayamiyorum. kendisinin yerinde olsam kendi kendime "ya sokarim türk'üne de futboluna da" der baskan ne derse papagan gibi tekrarlarim.

    elin romanyalisinin empati yapmasini ya da ülke sporunun yarinini düsünmesini beklemek? bilemiyorum altan.

    yillik 2,5 milyon diyorum bak. iki nokta bes milyon, 2.500.000...

    hic zügürt edebiyati yapmayin sayin sözlük yazarlari.
  • 1674
    (bkz: ağam bizimle eğleniy)
    dedecim sen değil misin dortmund'un ve galatasaray'ın as stoperlerini oynatmayıp onların yerine mehmet topal'ı oynatan.
    dedecim sen değil misin izlanda'yı çok iyi analiz ettiğini söyleyip onların karşılarına aylardır ayağına top değmemiş (bkz: adam) ile çıkan.
    dedecim sen değil misin aynı takımdan 3 oyuncu alamıyorum diyen ben sorarım o zaman sana cenk tosun, oğuzhan özyakup, caner erkin.
    dedecim sen değil misin aynı takımdan 3 oyuncu alamıyorum diyen ben sorarım o zaman sana izlanda milli takımı'nda aynı takımdan 3 oyuncu var mı?
    dedecim sen değil misin rusya'da yabancı sınırının rus oyuncuları vurdum duymaz, umursamaz yaptığını söyleyen.
  • 358
    insanların halen yanlış şekilde tanımladığı adam. türk insanı için lucescu modeli, 11 kişi defans yapan, 1-0 olsun, benim olsun mantığında çalışan bir hoca. safsata,cahillik. başka açıklaması olamaz bunun. lucescu'u çalıştırdığı kadroya göre sistem kuran ve uygulayan bir hocadır. galatasaray'da geçirmiş olduğu ikinci sezon kadrosu tarihimizin en zayıf kadrolarından biriydi. murat sözkesen falan kurtarıcı olarak transfer ediliyordu. sergen yalçın'ın sırtına binmiş gidiyorduk. adam o takımı şampiyon yaptı, şampiyonlar ligi çeyrek finali'ni kılpayı kaçırdı.

    şaktar ile oynattığı futbol ise tamamen farklı. tamamen hücuma yönelik ve zevk veren bir futbol. adamın elinde buna uygun oyuncular var. özellikle brezilyalı oyuncuları son dönemlerde çok iyi yakalıyor.
  • 2080
    an itibariyle 76 yaşında hoca. bu yaştaki insana en fazla toplu taşımada yer veririm adamlar kulüp emanet ediyor. italya’da birçok alt sıra çalıştırıp en son inter ile italya serüvenini tamamladı. zaten gelişmemiş ülkelerden çıkan hocalara da en fazla bu kadar şans tanınıyor. tabi tek taraflı bakmamak lazım o ülkelerin hocaları da kendini ne kadar geliştiriyor meçhul. işte 30 yılda 1 çıkar lucescu, terim gibi adamlar.

    ek olarak bizde şampiyonalar liginde oynattığı oyun tam da şu an avrupa’da oynadığımız strateji idi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın