2026'dan itibaren eylül ve ekim aylarında olanları birleştirilerek oynatılacak ara. ortalama olarak 20 eylül-10 ekim arası 2026'dan 2030'a kadar 3 haftalık ara verilecek ve 4 maç haftası oynanacak bu milli arada.
677
iki zorlu maçın bizi beklediği ara.
umarım montella'nın kafasını falan karıştırmazlar yeni t.d. arayanlar.
iğrenç bir aradır. galatasaray'dan bizi uzak tutan her şey gözümde iğrençtir.
679
gün itibariyle girdiğimiz aradır.
kerem aktürkoğlu denen şahsa göre en şerefli fb kulübü ve daha az şerefli ya da şerefsiz diğer kulüplerin oyuncuları toplanacak ve ülke için milli maça çıkacaklar.
takımın en iyi 15 oyuncusunun 10-12 tanesi gidiyorken nereye ilaç gibi gelecek anlatsın biri. sanchez, singo, sallai, osimhen, jakobs ve türk milli takımına gidecek oyuncular var. sallai dışındaki yabancılar kıta değiştirecek. döndükten sonraki lig maçlarında oynamaları sırf bu yüzden bile sıkıntı.
686
zamanı yavaşlatmayan adeta durduran olay.
son yıllarda iyice suyu da çıktı. canım ülkemin yönetici ve taraftar profilide sağolsun beni milli takımın başarısı konusunda heyecandan uzak tutuyor.
galatasaray'ı çok özledim.
687
günümüzdeki sosyal medya odaklı hayatta çok tehlikeli olan ara. var olabilmek için 7/24 gündem üretmek zorunda olanlarla galatasaray'a saldırmak için fırsat kollayan organize gruplar resmen kol kola girip gündem sıçıyor bu aralarda...
688
gündem yokluğundan transfer haberi uydurulan dönem. bu dönemde çıkan transfer haberinin doğru olma ihtimali yoktur.
689
buna son beş yılda "milli ara" dendiği de görülmektedir. cahil sunucularımız ve yorumcularımız sağ olsunlar, mabadlarından ucube bir isim uydurdular ve istiyorlar ki galat-ı meşhur olsun, herkes milli ara desin...
690
ekim 2025’teki oldukça ıssız ve sıkıcı geçen ara.
sözlük bile hayalet şehre dönmüş.
oysa en son liverpool galibiyetiyle gaza gelip beşiktaş’a puan kaybettik diye hayıflanıyorduk.
yinede bizi yoğun bir takvim bekliyor bir sonraki araya kadar.
10 ekim haftasındaki arada, oyuncularımız yoğun fikstür öncesi (1 ay boyunca her 4 günde bir maç) dinlenme şansı buldu.
sallai – kırmızı kart cezası nedeniyle ilk maçta oynayamadı. barış alper – kırmızı kart cezası nedeniyle ilk maçta oynayamadı. sanchez – hazirlik maci oldugu icin oynamadı. eren elmalı ve yunus – oynamadılar. singo ve jakops – sakat oldukları için oynayamadılar.
alanyaspor - liverpool - beşiktaş virajından sonra ilaç gibi gelen ara. takım yıpranmış haldeydi. singo’nun sakatlığının bir kısmını da milli araya yedirmiş olduk. tamamen dinlenmemiş olsak da ilkay, sane, barış, yunus, torreira, jakobs gibi oyuncuların dinlenmeleri iyi oldu.
dinlenme modundan çıkması gereken gabriel sara ve mauro icardi’den de milli ara dönüşü artık vites yükseltmelerini bekliyoruz.
693
bu aralar çok sık olan olay. eylül, ekim ve kasımda. eskiden dünya kupası veya avrupa kupası elemleri sanki daha uzun bir sürede oynanıyordu. şimdi 3 ayda bitmiş olacak. aralara bir de nations league sığdırdılar ve hazırlık maçları. belki milli takımlar için iyi daha sık birlikte oynama şansı doğuyor ama ligler ve şampiyonlar ligi ile birlikte maç sayıları inanılmaz bir şekilde arttı.
694
hayattan soğutur.
695
kasım ayında bir daha olacak olandır. eylül, ekim ve kasım aylarında olmak üzere sezonu daha ilk yarısında 3 kere bölme fikri kime ait çok merak ediyorum.
696
taraftar tarafından sevilmese de galatasaray özelinde faydalı olan aradır. 13-14 kişilik o kadar dar bir kadromuz var ki milli maçlar sayesinde torreira, ilkay gibi futbolcularımız biraz dinlenme şansı buluyor.
697
1 ay falan süre aralar. kimse beni milli maç arasının 2 hafta sürdüğüne inandıramaz. liverpool maçı 1 ay önce oynandı mesela.
698
insanın modu düşüyor. psikolojim altüst oluyor. hayatı sorgulamaya başlıyorum, hiçbir şeyden keyif almıyor gibi hissediyorum. sonradan aklıma geliyor evet bu hafta galatasaray'ın maçı yoktu ondan böyle oldu diyorum.
699
şahsen benim için hayattan galatasarayı kısa bir süreliğine bile olsa çıkarırsanız geriye çok az şey kalıyor. sekiz yaşındaki çocuklarıma bile maç sonrası kritiği yapan bir adamım. milli maç arası ruhum mengeneye alınıyor. neyse ki, singo iyileşiyor, icardi kilo vermiştir, sane istanbul'a daha çok alışacağı şeyler yapmıştır, gabriel sara anacığının yanına suriye'ye gitmiştir* diye teselli ediyorum kendimi.
700
hem insanlara hem de futbolculara nefes alma fırsatı veren, milli maç oynanan molalar. normal şartlarda ülkedeki her bireyin aynı takımı desteklediği aradır aynı zamanda. bu durum bana büyük bir rahatlık veriyor. futbolun ayrıştırıcı stresinden arınabildiğimiz her bir gün için minnettarım.