• 1701
    son yaptığı açıklama acayip bir kafanın ürünü. ya bir anlık akıl tutulması ya da içten pazarlık.

    florya'nın alınmasını, maçta kural değişimine nasıl bağladı, hâlâ şaşırıyorum. yahu, türkçe dersim, anlam bilgim falan da iyidir hani. aymazlığım tuttu herhalde. gerçi bağlanma varsa da, pek gözde bir savunma ile yani "sahaya yansımamıştır!" ile def'i mümkündür.

    ha burada açıklamayı sadece okudum ama bu açıklamayı yaparken mehmet demirkol'u canlandırabiliyorum. kendisinin çok mühim bir şeye parmak bastıktan sonra, şöyle hafif bir gülmesi vardır.

    not: daha sonradan, ilgili videoda bahsettiğim sahne var mı diye baktım. var. mustafa cengiz'in ve dahi ahmet ağaoğlu'nun haklı olduğunu söylemeden hemen önce. o ince gülüş. daha sonra yapmamış ama. yanılmışız. affınıza sığınırım.

    videoda izleyince de, iki meseleyi kuralın değişmesine bağlamış olduğunu öğrendim. florya'nın tapusunun geri alınması, mustafa cengiz'in açıklamalarıyla sabit, kural değişmesiyle mümkündür, diyor. hakkı var ama doğru mudur, bilmem. işin hukuksal durumuna tam vâkıf değilm. gelgelelim mehmet demirkol'un bağdaştırdığı iki olay arasında bağlamsal olarak fark var. bir kere, florya'nın tapusunun geri alınması, karşılığı faiziyle beraber olmak verilmek koşuluyla -burası önemli- galatasaray ile ilgili makam arasındadır. eğer mehmet demirkol gibi yüzeysel okuyacaksak, basit bir satın alımdır. ötesi değil. belki dolaylı olarak bir etkiden bahsedebiliriz ama ancak çok derin okursak. anlayacağınız üçüncü kişileri ilgilendirmez. diğer yandan galatasaray ve trabzonspor'un -dikkatinizi çekerim en azından iki kulüp- yaptığı "maç oynanırken kural değişmez" açıklaması birçok tarafı olumlu veya olumsuz anlamda ilgilendiren bir durumdur.

    not: yukarıda galatasaray ile ilgili kurum arasında florya konusunda olanlar hakkında üçüncü şahısları ilgilendirmez yazdım. fakat aslında ilgilendirir. nerede ilgilendirir? hukukun herkese eşit olması noktasında ilgilendirir.

    bu arada, eğer "maç oynanırken kural değişmez" sözüne ilişkin iki olayı birbiriyle bağlamak istiyorsanız daha güzeli ve haklı olanı var. bildiğiniz gibi vakti zamanında fatih terim'in öncülüğü ve ilgili federasyon başkanlığının tek olumlu icraati olan yabancı sınırının artırılması konusu. kural, eski kuralın geçerlilik süresi bitmeden değişmiş ve bazı kulüpler haklı olarak, "biz eski kurala göre planlama yapmıştık." diye açıklama geçmişti. illaki iki olay bağlanacaksa, bu iki olay bağlanabilir.
  • 1702
    çok eskiden spor servisi programında sık sık sporcularımızın diğer ülkelerdeki sporcular gibi dünyaya ve hayata dair özgün bakışları olmadıklarını, konuşmadıklarını ve haklarını savunmak için sendika çatısı altında birleşmeleri gerektiğini söyler, ben de kendisine hak verirdim. sonra hayat demirkol'un samimiyetini sınamış, aslan parçası cenk akyol, hepimizin bildiği üzre, şampiyonluğumuz sonrası sıcağı sıcağına demeç verirken, gezi olayları karşısında 'penguen' olan ntv'nin mikrofonunu itmiş, o mikrofona konuşmamış ve hayata dair bakışını oldukça zarif bir şekilde ortaya koymuştu. daha sonra ekürisi, ntvspor müdürü, ''amaaaan canıııım, şimdi bunun ne alakası var'' fuat akdağ, galatasaray spor kulübüne, cenk akyol'u şikayet ettiği bir mektup yazmış, yönetimimiz bu über yakalayı ciddiye alıp, bu mektuba cevap bile vermemişti. (ulan iyi ki galatasaraylıyım be) sonra formunun zirvesinde ve uzun zamandır milli takımın bir parçası olan cenk akyol, milli takımdan kesilmişti. sağır sultanlar bile bunun sebebinin basketbol milli takım sponsoru olduğunu biliyordu. (garanti bankası, ntvspor= ferit şahenk)

    tüm bunlar olurken, sporcularımızın fikirlerini ortaya koymasını hararetle savunan, entelektüel demirkol, haksızca milli takıma gidemeyen cenk akyol ve süreç için ağzını açıp tek kelime etmemişti.

    böyle bir kişinin, ''oyun oynanırken, kural değişmez'' diyen başkanımız mustafa cengiz'e, ''ee sen de şunu şunu yaptın'' diyebilmek için kırk dereden su getirmesini, hangi akla hizmet, florya tapusunu ağzına almasını şaşkınlıkla değil, ucuz bir komedi filmini izler gibi izlemenizi tavsiye ederim.

    fener medyasının en ''entelektüel'' üyesinin bile seviyesi ortada. ne denilebilir ki?
  • 1704
    --- alıntı ---

    galatasaray 500 yillik bir kültür , özel bir durumu var. tüm kulüpler şirket olabilir ama galatasaray olamaz , galatasaray bir kültür.

    --- alıntı ---

    yukaridaki söylemler kendine aitse cildirtabilecek seviyede zirvalamis manupulator. daha iki gun evvel florya arazisini aldigi icin kulubu elestiren kisi simdi guzellemeler yapiyor. tipik liseli zihniyeti. kendisi fenerbahceli ama galatasaray lisesi mezunudur. ayrica lutfen bakiniz ;

    http://gss.gs/iPJ
  • 1705
    (bkz: #2847457)

    programı izledim, böyle bir şey kesinlikle söylemedi.

    oyun oynanırken kural değişmez polemiginde yaptığı "florya" çıkışında fena sıçmış olsa da, söylemediği şeyleri de söyledi demenin manası yok.

    herkese naçizane tavsiyem, taraftarlik gözünüzü kör etmesin. twitter'da gördüğünüz her şeye inanmayın. kendinizin şahit olmadığı bir durumu da, kendiniz şahit olmadan da "söyledi, yaptı, vs" gibi kesinlikte paylaşmayın.
  • 1707
    fenerbahçesini ve ali koç'u korumak için sürekli galatasaray ile alakalı alakasız konuları kıyas için tekrar gündeme getirme çaba içerisinde olan, üstelik bunu yayıncı kuruluşta yapan ilginç bir insan.

    var ile alakalı ne zaman bir konu gündeme gelse; ki bugünkü ali koç'un basın toplantısını yorumlamakta şu an, abdurrahim albayrak'ın geçen sene var kayıtlarının açıklanması talebimizin olduğu zamanlardaki söylemini, ''var kayıtları bende var'' sözünü gündeme getirip, fenerbahçesinin taleplerini haklı gösterme çabası içerine giriyor, ''var kayıtları bende var'' cümlesini ben kursam şimdiye çoktan bitirilmiştim diyor. buna bir çok defa rastladığım için normal karşılamıyorum.

    aradan bir iki dakika geçiyor, mhk başkanının hakemlerle yaptığı bir toplantıda ''maçta olan maçta, burada olan burada kalsın, artık basına konuşmayın'' dedi diyor, lafı erman toroğluna getirip bazı bilgileri nereden aldığı anlaşılabilir diyor. eee? abdurrahim albayrak'ın sözünü çarpıtıp ''ben söylesem bitmiştim şimdiye kadar'' diyorsun, erman hoca senin yapamadığın haberciliği yapıp bitirilememiş! sen kimsin ki kim seni bitirsin, bitirmek istesin.
  • 1708
    faruk süren'in mustafa cengiz'in elini sıkmaması ile ilgili tek kelime etmeyip utanmadan ibra edilmemiş başkan bırakması lazım yasaları bir tarafından çiğnersek olmaz falan filan gevelemelere girişmiş galatatasaray lisesi mezunu sinsi fenerbahçeli... ne gerek varmış mahkemelere gitmeye seçimden neden kaçılıyormuş. tabi floryayı yiyemediler liseli abilerinin tekerine çomak sokuldu 2 senedir şampiyon takım bu senede iyi kötü toparladı koçun damadının planları da sarpa sardı.
    ahlaksızlık nedir derseniz tam olarak kendisinin yaptığıdır.
  • 1709
    bu adamın yorumlarını beğenirdim, fuat akdağ ile ntv spor'da yaptıkları programı kaçırmadan izlerdim. fenerbahçeli olduğunu yıllardır bilmeme rağmen bunu yayınlarında hissettirmezdi.

    fakat özellikle bu sezon ne olduysa çok fanatikleşti. son olarak üç gündür malatya'nın penaltısını konuşuyor, soruyor vs. keşke aynı mehmet demirkol malatya o maçı nasıl 11 kişiyle tamamladı onu da bi' sorgulasa. çünkü o penaltı pozisyonundan daha skandal bir durumdu bu.
  • 1713
    (bkz: 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı)

    eğer deniz türüç bu maçta kulübeye dalmasaydı belhandayı'da atmayacaktı oyundan diyerek üstüne de halil umut meler'den de olmayacak belli oldu diyerek kuyruk acısını apaçık belli etmiş sinsi spor yazarı. 20 senedir bizi yenmeleri ayaklarına prangaymış artık fenerbahçe uçar herhalde.
    bu galibiyete en çok sevinme sebebim buydu işte kudurukluklarından söyledikleri laflara bakarmısınız. allah kimseyi bunların durumuna düşürmesin yazık.
  • 1714
    son yillarda ilginc bir sekilde spor basini eski aliskanliklarini terketmekte, onceden bazen samimiyetsizlik derecesinde tarafsiz kalma cabalari vardi. biraz saygidan, biraz reyting kaygisindan belki. sosyal medyada linc yeme ihtimali bu kadar arttigi bir donemde ise, adamlar bunu terketti, alenen kulup savunuculugu yapmaya basladi. yani kuluplerin eski oyunculari kanallarda, gazetelerde o kulup lehine yorum yapiyordu ve yapiyor illaki, lakin kimse garipsemiyor. yillardir tanidigimiz bildigimiz adamlar, bir anda azili bir taraftar gibi yorum yapmaya basladi, bana ilginc geliyor. son halka bu demirkol beyfendi oldu gordugumuz kadariyla, elbette cokca fener lehine yorumu oluyordu, yeni bir is degil, biliniyordu da taraftar oldugu. lakin bu denli alenen de tek tarafli yorum yapmiyordu, ne diyelim. herhalde yakin gelecekte, ispanyadaki gibi kuluplerin resmi gazeteleri gorevini goren medya taraflari falan da olacak.

    bana gore isin ayri bir ilginc tarafi, bizim gibi taraftar oldugunu bildigimiz ve boyle taninan ugur karakullukcu'nun, tam tersi istikamette gidip tarafsiz yorum yapma niyeti. arkadas devrin tam tersine dogru gitmekte, bilmiyorum iyi mi yapiyor.
  • 1717
    24.2.2020 tarihinde beinsportstaki programını izledim. adam galatasarayın futbol dersi verdiği 23.2.2020 fb gs maçını bile fb çok kötüydü kim olsa ligde yenerdi diyor. bu nasıl bir aymazlıktır ya. esas bomba biraz vakit sonra ali koç hakkındaki yorumlarında patlıyor. seyircinin biri tarihi başarısızlık yaşattı demiş ali koç için. diyor ki beyimiz, efendim işte ıııı 20 senelik diktatörlükten sonra geldi, 3 temmuz süreci cart curt çevirdi. daha da vites arttırdı sonra da diyor ki işte ali koç tribüne atladı dendikten sonra sahadaki hiçbir futbolcu böyle atlayamazdı, ben atlasam çaprazlarım kopardı. helal olsun vs. adam en dar açıdan bile yaladı ağzım açık izledim. artık sinirlenmiyorum sadece gülüyorum durumuna. reklam sahibine göre öten yorumcumsudur kendisi.
  • 1718
    ali koç ne söylerse birkaç gün sonra onu sayıklayan bir fenerli. ali koç, "ben galatasaraylıyım." dese, bu arkadaş "ben zaten galatasaray lisesinde okudum, ben de galatasaraylıyım." der. o sebeple ne takip edin ne izleyin ne de prim verin. söylediklerinin zerre değeri yoktur.
    ayrıca emre bol bile bu şahıstan daha sempatik ve inanılırdır, en azından emre bol ile oturup geyik yapabilirsin.
  • 1719
    bugunku fenerbahce ile ilgili yazisi.. dost aci soyler gibi soylemis ,soyleyeceklerini.

    --- alıntı ---
    fenerbahçe, ersun yanal’ın şampiyonluk sonrası ayrıldığı ruh halinde bir kadroya sahip. hocanın takımla bağı yok gibi. üstüne, hem bireysel hem de toplam kalite açısından o günkünün çok çok gerisinde bir seviyede... ersun hoca takımla bağ kuramadığı gibi, oyuncu ve rakip analizlerinde de oldukça formsuz. tolgay tercihi, bunun en önemli göstergesi.

    kırklareli maçını seyreden herhangi bir kişi, tolgay’ın ikinci bölgeden üçüncü bölgeye geçerken yaptığı top kayıplarının galatasaray derbisi seviyesinde ne sonuçlar doğurabileceğini kestirebilirdi. yanal’ın bunu görmeyişi, onun neredeyse bir fantazi dünyasında yaşıyor olduğunu gösteriyor. fenerbahçe’de oyuncular, teknik direktör kopukluğu had safhada. bu çok net olarak görülüyor. peki şimdi ne yapılacak? kısa, orta ve uzun vade planlarını birbirinden ayırmak lazım. kısa vadede ersun yanal’ın trabzonspor ile oynanacak kupa maçlarının stresini ne ölçüde kaldıracağı şüpheli. ancak bunun kararını yönetim verir.

    asıl önemlisi orta ve uzun vadede yapılacaklar. fenerbahçe’de orta vadede mutlak bir futbol yapılanmasına ihtiyacı var. comolli-cocu ikilisiyle halledilemeyen bu işi yapacak bir ekip bulunmalı. yerli ve yabancı uluslarası eski oyuncuları ve teknik direktör bağlantıları var. uzun vadede ise asıl sorunu çözecek hamlenin yapılması şart gibi duruyor. her ne kadar şahsen kulüplerin dernek statüleriyle de ayakta kalabileceğini düşünsem de fenerbahçe’nin acilen borçlarını kapatacak bir büyük hissedara gitmesi gerekiyor. bu ekonomik şartlarla bu krizden çıkmak imkansız gibi duruyor.

    --- alıntı ---
  • 1721
    kendisini severim, yorumlarına katılsam da katılmasam da önem veririm. ama nihayetinde fenerli kendisi. arada kafa gidiyor. zamanında lefter, süleyman seba örnekleriyle ağır saçmalamıştı. lige lefter adını veriyorsan lefter'in oynadığı dönemdeki şampiyonlukları yok saymamalıymışız. teoride güzel cümle. bence de eğer lefter oynadığı dönemde türkiye şampiyonu olsaydı o şampiyonluk yok sayılmamalıydı. ancak şu var; lefter ve turgay şeren'i kaybedeli çok olmadı. bu adamlar hayattayken bir kez bile bizim şampiyonlukları neden saymıyorsunuz demediler, acaba neden? şampiyon olmadıkları için olabilir mi? ya da süleyman seba, mehmet demirkol ya da ali koç'tan çok daha hakim olmalı kendi oynadığı yıllara. bu adam beşiktaş başkanıyken kendi oynadığı yıllardaki şampiyonlukları neden talep etmedi?

    şimdi de 23.02.2020 fenebrahçe galatasaray maçındaki penaltıları yorumlamış. fikrimi maç günü de söyledim. bana göre ikisi de devam. futbol temaslı bir oyundur. iki pozisyonda da niyet top mı? topa. topa müdahale var mı? var. sonrasında hareketin devamında rakibe temas için ekstra bir hamle var mı? yok. o zaman devam. peki mehmet demirkol ne saçmalamış bakalım; ''jailson - onyekuru pozisyonunda temas var ama darbe yok. yüzde 0, penaltı değil bu pozisyon. penaltıyı almak, rakibine penaltı yaptırmak demek. rakibini sakatlayıcı hamle yok. marcao topa geliyor mesela ama orada sakatlama ihtimalin var diye yorumlanır''

    böyle bir penaltı yorumu yok ama ya.
  • 1723
    (bkz: ne dediler/#2874848)

    klasik bir fenerli olan şahıs.

    çok takmamak lazım. bunlar 7'den 70'e aynı tornadan çıkmış gibi davranıyorlar zaten. anlaşılan 21 senelik serinin bozulması kendisine de baya koymuş. normaldir, tutunacak tek dalları bu seri ile 6-0'dı çünkü. şimdi ellerinde son olarak 6-0 kaldı. onun da son bulması yakındır lakin hala anlamadılar bu halde olmalarının sebebinin zihniyetlerinin çürümüş olmasından kaynaklandığını. yazık ne diyeyim. bizim de kaderimiz bunlarla rakip olmak işte...
  • 1724
    futbol oyun kurallarını istediği gibi eğip büken bir fanatik.

    marcao'nun penaltı pozisyonunda ilk önce marcao muric'e hiç değmeden topa müdahale ediyor. sonrasında muriç'in topa yaptığı hamlesi; marcao'nun topa değdiği ayağına geliyor. yani muriç marcao'ya vuruyor; daha sonrasında marcao'nun diğer ayağı muriç'in diğer ayağına geliyor. yazınca karışık oldu; ama benim fikrime göre de fenerbahçe'nin penaltısında önce marcao'ya faul var; isteyen bünyamin gezer'in de trtspor'daki yorumunu izleyebilir. ne yapalım şimdi mehmet demirkol? yüzde 0 penaltı; yani değil sizin penaltı? ne sakatlanma ihtimali arkadaş.

    bence bu 2 pozisyon da penaltı değil; ama bu 2 penaltının ikisine de penaltı diyen veya 2sine de penaltı değil diyen herkese saygım var. gel gör ki bu şekilde kural uydurup çakala kaçmaya çalışan sinsilere yok kardeşim!
  • 1725
    çok uzun zamandır objektifliğin altında sinsilikle arada taraftar cümleleri kuruyordu. işte 28 şampiyonlukta bunu gördük ama hiçbir zaman net bir şekilde şimdikiler gibi taraftar yorumcusu olmadı. ancak artık yeter deyip içinde sakladığı ikinci yüzünü açtı. katlanamıyor artık yaşadıklarına ki bütün kariyerini yakacak şekilde konuşmaya başladı. yazık ne söylenebilir ki adamı delirttik.
App Store'dan indirin Google Play'den alın