kasım sonu itibariyle rams park'ta gol veya asisti bulunmayan futbolcu. 12 milyon euro net maaşı var.
1827
topu sağına çekip de içerideki sırtı dönük forvete doğru gittiğinde ve topu dikine dürttüğü pozisyonların %95'i falan olumsuz sonuçlanıyor. çünkü galatasaray'da bekler çizgiye inip de oyunu genişletmiyor. tek yönlü ve defansifler. dolayısıyla rakip defans bloğu her zaman dar ve kapalı.
o yüzden maç içerisinde sola attığımız bazı sekanslar hem barış hem kendisi de rahatlayacak durumda oluyor fakat, ne barış solda yapamayınca, ne de kendisini sağda yapamayınca kesinlikle yapamadığı şey konusunda daha da zorlayıp bu konuda istikrar sağlaması adına çaba harcıyoruz. asla yer değiştirmiyorlar.
hoca tercihi diyelim.
1828
acilin bay leroy sane’nin avukati geldi. hakim bey sayin baskanim/degerli juri uyeleri diye basladigim bu entry’de leroy sane savunmasi yapacagim.
elestirileri goruyorum ama bence bugun ihtiyacimiz oldugu zaman cikti isini yapti. en azindan ucuncu golumuzde tatava yapmadan icardi’yi bosta gormesi ve cat diye topu oraya atmasi, 3. golun temelini atti. belki icardi atsa asist yazacak ama buyuk futbolculugunu gordugu ve zamanlamasini iyi yaptigi pasla bize gosterdi. mac seciyor sanki, neyse ilkay baskan geri dondu ya o halleder. sane’yi besler sane’de anlar macin buyugu kucugu olmayacagini.
osimhen’in yoklugunda icardi ile ona cok is dusecek. yildiz oldugun zaman fizigin yetmiyorsa aklin ve tecrubenle maci alirsin.
1829
lamı cimi yok, 22 kasım itibariyle aldığı paranın hakkını asla vermeyen topçudur. 9 milyon euro diye biliyorum maaşını. kusura bakmasın, bu kadar para verdiğim adam 1 maç oynayıp 7 maç eli şeyinde gibi takılmamalı.
adamın ortalaması aynen bu. 1 maç işte sane diyorsun 7 maç bunu nerden başımıza bela ettik diyorsun. ben bu ortalamayı kabul etmiyorum kardeşim, kusura bakmayın.
fener maçında nasıl oynayacağına dair bir fikri olan var mı mesela? benim yok. %12.5 ihtimalle oosterwolde ve brown'un içinden geçecek ama %87.5 ihtimalle de karşısında sol bek diye 45 yaşında esnaf koysan 1 kere bile çalım atamadan maçı bitirecek. ben sevmiyorum böylelerini.
1830
çok istikrarsız. hangi maç oynayıp hangi maç oynamayacağını kestirmek mümkün değil. formda gününde 12 kişiyiz formsuz gününde sahada 10 kişiyiz gibi hissettiriyor. bayern günlerinde de böyleydi. kendisini ya böyle kabul edeceğiz yada birlikteliğimiz çok uzun sürmeyecek. bu maliyetlerle bu durum kabul edilebilir mi pek sanmam.
1831
klasik bir orta saha kanat oyuncusu değil winger diye tabir edilen cinsten beslenmesi gereken bir ileri uç oyuncusu. takımda ver kaç yapacak bir çok pozisyona giriyor ama hep boşa düşüyor ne yazık ki. sadece içeriye daha fazla orta açması gerektiğini düşünüyorum.
1832
dün fazla top kaybı yaptı ama her maç 4-5 tane gollük pozisyon hazırlıyor adam. takım arkadaşları atamadı diye futbolu gol ve asistten ibaret sayanlar tarafından efecan karaca muamelesi görmesi normal. sadece dün 1 net gol pası, 4 kilit pası vardı. koşularına pas alamadığını da ayrıca gören anlıyor zaten.
senelerce city, bayern ve almanya millide oynamış adam çöp. aynen bir siz biliyorsunuz şu futbolu kardeşim.
ikinci yarı bir ara sallai ve ilkay'la yağ gibi aktılar yalnız. bu üçlüyü birbirine ne kadar yakın oynatırsak toplu oyundaki üretkenliğimiz o kadar artar bence. favorisi olduğumuz avrupa ve lig maçlarına sağ bekte sallai ile başlamak bizim birçok sorunumuzu çözer. böylece singo'yu her maç at gibi koşturup sakatlamayız. davinson'la da rotasyona sokup onu da korumuş oluruz.
1834
okan hocanın şuna karar vermesi gerekiyor. oyun, sane üzerine mi kurulacak yoksa sane, oyunun bir parçası mı olacak? sane, kariyeri boyunca oynadığı takımlarda takımın 1 numaralı yıldızı olmadı. şuan da osimhen varken 1 numaralı yıldız değil. fakat osimhen'in olmadığı maçlarda yıldız olma özelliğini açığa çıkarması gerekiyor. ya da bunu yapamıyorsa sane'yi oyunla birlikte yükseltecek oyun planına ihtiyacımız var. okan hocanın bunu başarması gerekiyor.
1835
takımın üretemediği anlarda top sürekli onun ayağına geliyor. sane set oyununda üst seviye bir oyuncu değil. sane koşu kalitesi üst seviye bir oyuncu.
oyun kurucular bile onun kadar topla buluşmuyor. her topu "ayağına" atmak, daha fazla top kaybı yapmasına neden oluyor. kaldı ki adam da sorumluluk almaktan kaçınmıyor.
bizim onun rakip ceza sahası koşularına cevap verecek pasları atmamız gerekiyor.
1836
öldürücü koşularına uygun servisleri yapmamız gerek oyuncu. almanya milli takımında son oynadığı maçtaki gibi...
1837
rakibini birebirde geçebilecekken devamlı topu soluna çekmesine gıcık oluyorum. yani bir futbolcu olarak anlık en faydalı hareketi yapmayı mı düşünürsünüz yoksa en iyi yapabildiğiniz şeyi mi ? bu meselenin sane'ye kurulmuş ya da kurulmamış olan futbol anlayışıyla alakasının olduğunu düşünmüyorum. 2 yıl önce de angelino için aynı şeyler söyleniyordu ancak önünde koridor varken onu değerlendirmeyen adamın sorununun oyun planı olduğunu düşünmüyorum.
yine de o kadar eksiğe rağmen bir şey bekliyoruz akşam.
müthiş bir koşu ve hızı va3 ama topu her aldığında soluna çekip rakibin içinden geçmeye çalışmaması gerekiyor. birebir kaldığında çizgiye doğru topla koşu atsa daha faydalı olacak. hızı ile rakip beki geçecektir. anlamadığım bir şekilde arkasından bek de gelmemesine rağmen soluna çekip içe kat etmeye çalışıyor.
istediği ver-kaçı yapabileceği en yakın oyuncu ilkay, bugün de o kötü. mecburen her topu soluna çekip çalım deniyor ama artık hep aynı şeyi yapınca rakipler yemiyor. umarım biri tutar da orta kafa gol izleriz.
(bkz: 25 kasım 2025 galatasaray union saint-gilloise maçı) şu kadar sıkışık zamanda bir maça kendisi direk tesir etmeyecekse neden aldık kendisini? allah razı olsun sağolsun kendisinden ihtiyacımız olan hiçbir maçta sahada yok. teşekkür ederiz. ulan beğenmediğimiz (bkz: tete)nin (bkz: wilfred zaha)nın bile şampiyonlar liginde golleri var ya. yazıklar olsun.
1850
superman değil sadece yetenekli bir insan olan futbolcu.
leş gibi kadroda, icardi yüzünden 10 kişi oynayan takımda sane değil yamal da maça tek başına tesir edemez. keşke futbol fakiri arkadaşlar artık bunu anlasa..