• 1
    türkiye dışına satışını yaptığımız futbolculara bu dakikadan sonra mutlaka koydurmamız gereken madde.

    aynı ligde başka takıma dönmeyi yasaklayan/tazminata bağlayan bir madde aslında futbol dünyasında gayet mantıklı ve uygulanabilir bir şey. örneği var; napoli, osimhen için kontrata italya’da 4 yıl başka kulübe gidemez maddesi koydu. ınter de benzer şekilde ıcardi’ye aynı ligde oynamasını engelleyecek tazminat maddesi koydurmuştu. çünkü kulüpler, hem oyuncunun değerini hem de taraftarın hassasiyetini korumak istiyor.

    galatasaray özelinde düşününce, mesele daha da kritik. oyuncu avrupa’ya gidince sırtı sıvazlanıyor, övülüyor. ama dönüş yolu bir şekilde kadıköy'e kırılıyor. kerem aktürkoğlu örneğinde olduğu gibi, taraftar için bu sadece bir transfer değil, aidiyete ve emeklere ihanettir. barış alper yılmaz'a burda "fenerde oynamaz" diye kefil olacak bir allahın kulu yoktur.

    dolayısıyla kontrata “aynı ligde oynayamaz” maddesi eklemek, hem kulübün stratejik çıkarlarını hem de taraftarın duygusal bağını korumak için bu dakikadan sonra mutlaka sözleşmeden eksik etmememiz gerekn bir maddedir.
  • 5
    hayatımda duyduğum en saçma şey. kendine güveni olan bi' takım oyuncusunu elden çıkardıktan ve -burası önemli- istediği bedeli aldıktan sonra oyuncunun nereye gittiği ile alakası olmamalı. yasaklarla filan bu işler yürümez. bi' noktada o yasağı delmek için formüller üretilir. bu ve benzeri işler tam ts ve fb'lik işler. galatasaray bu tip işlere tevessül etmez. etmemeli de.
  • 6
    kesin koymak lazım.

    mesela barış'ta, kerem gibi seneye fener'e yanlama derdindeyse, bu madde sayesinde 30 yaşında yanlar ancak. 30 yaşından sonrada, fizik gücü ile oynayan barış'ın turşunu kursunlar.

    bu madde ile, hem bizden oyuncu koparma peşinde olan menajer/abi tayfanın bir nebze önünü kesmiş oluruz. hem de rakip gereksiz güçlenmemiş olur. bu durum sadece oyuncu almaları ile ilgili değil, aynı zamanda yabancı kuralını istedikleri gibi modifiye etmelerini engellemekle de ilgili.
  • 7
    garibim sneijder, göz yaşlarıyla giderken "ben galatasaray'dan başka takımda oynamam zaten" demişti. herkes arkasından yok kilo almıştı, yok onu yapıyordu yok bunu yapıyordu diye eleştirdi. adamın formasını alıp zargana belhanda'ya verdiler. wesley'in sol ayak küçük parmağı olamayacak adam için dünya yıldızını yediler.
    ama adam ona rağmen bize saygıda kusur etmedi. ne takıma ne taraftara gram ses etmedi. binlerce kişi ismini seslenirken o galatasaray diye bağıran taraftara baktı.
    şimdi görüyoruz ki "evlat" kontenjanından çıkanlar hıyanet içindeler. bu günler geçer, herkes unutulur. ancak hainler asla unutulmazlar.
    bu da bize ders olsun. bu saatten sonra yüksek bedelle sattığımız her adama bu madde konulmak zorundadır.
    4 yıl, 5 yıl giremesin buradan içeri.
  • 8
    hülle transferiyle kolaylıkla çözülecek eylem. ocak ayında başka takıma satarlar, gelecek yaz gelir. bir anlaşmayla gelecekteki transfer yapılan kulüpleri de bağlayamazsınız. sonraki satıştan pay kısmını söke söke kopartmak en mantıklı çözüm. tabi satılırsa. ben hala kulüpte kalıp, kasım ayı gibi mecburen oynamak zorunda bırakılmasından yanayım. sözleşmeli oyuncumu üç paraya ve kendi inisiyatifleriyle götüremeyeceklerini öğrenmeliler. yoksa yol olur bu durum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın