buradaki herkes kadar galatasaraylıdır ve düşüncelerini ifade etmektedir. herkes aynı düşünecek diye bir şey yok.
153
36 yaşındadır. aklı bu işlere erdi ereli (ki 10 yaşlarına denk geliyor) galatasaray'la ilgili her şeyi takip etmiştir. eskiden internet yoktu tabii. gazeteden okuduklarımız, belirli bir yaştan sonra genel kurulda ve yönetimde olan tanıdıklarımızdan duyduklarımızla öğrenirdik bazı şeyleri.
yani hemen hemen 25 senedir galatasaray'da yaşananları hatırlamaktadır kazansever arkadaşınız. kolay kolay unutmaz. defalarca söylemiştir bunu. sosyalist hafızası vardır kendisinden. genetik, yapacak bir şey yok.
bu nedenle;
"bizim oynattığımız oyunculara taraftar ses etmez" "en büyük transferimiz fatih terim" "transferden daha önemlisi maaşların ödenmesi ve oyuncuların mutluluğu" "5-6 oyuncumuza teklif var, hocayla oturup konuşacağız" "bize enkaz bırakıldı" "transfer değil sinerji şampiyon yapar"
gibi söylemleri duyduğunda bu hafızasından dolayı paniklemektedir. zira bu söylemlerin hatıraları hiç iyi değildir kendisinde. işine gelmeyeni göz ardı etmek gibi bir huyu da olmadığından dolayı biraz fazla telaş yapıyor olabilir. ama o kadar.
154
sorun yazması, eleştirmesi falan değil. her başlığa gidip içine bir şey oturmuş gibi "selçuk inanla mutluluklar" yazılmaz çocuk gibi madem 36 yaşındasın güzel abim, derdini tasanı yazarsın ilgili başlıkta bitirirsin. selçuk'u görmek istemeyen bir tek sen değilsin zaten.
155
adam negatif. çok net. inanılmaz pesimist bir adam. mutlu olamıyor. ya da bu şekilde olmak mutlu ediyor kendisini bilemiyorum. bugüne kadar nedense hiç pozitif bir yazısına denk gelmedim. ya da denk geldiysem de algıda seçicilik olarak hep karamsar yazıların altında görüyorum kendisini. benden kendisine gelsin:
"mutlu uyumak lazım azizim madem uyku yarı ölüm halidir o halde mutlu ölmek lazım her gece." cemal süreyya
156
bir basligi actigimda bu arkadasin entrysini okurken onun yazdigini o kadar net anliyorum ki iki uc satirdan sonra asagi inip nickine bakiyorum ve dogrudan basligi degistiryorum. evet ofsat vermiyorum, gerek yok *
157
adam her şeyi herkesten daha iyi biliyor. selçuk ve yasin'den nefret ediyor. bugün galatasaray teknik direktörü olsa yapacağı ilk şey selçuk, yasin, donk, lato'nun sözleşmelerini feshetmek. 11 kişiyle oynamak. çünkü zeka bunu gerektirir.
158
sözlükteki alakalı alakasız her başlıkta konuyu bir şekilde selçuk ve yasin'e bağlayan, psikolojik problemleri olduğunu düşündüğüm yazar. tamam anladık : selçuk hain, leş, sinsi, takımın altını oyuyor ve daha bir sürü şey!!
159
genel olarak olumsuz olduğunu düşünülmesi normal ve anlaşılabilir bir şey olsa da nick altında bunu vurgulaya vurgulaya yüklenilmesine gerek olmayan yazar.
kimseye hatta böyle yapılmamalı diye düşünüyorum. bu tarz paylaşımlar bir süre sonra lince dönüşme potansiyeli olan ve kırıcı olabilecek paylaşımlar bence.
160
kendisinin hemen hemen hergün benzer başlıklara benzer entryleri girmesi normal ama bu durumun başlığı altında konuşulması linç. oldu ne güzel dünya. adam herkese bok atsın ama kimse onun hakkında yazmasın.
161
her türden görüşler olması gerekiyorsa, mutlak bir özgürlük olacaksa, haliyle kendisi hakkında da hafif, orta halli, ağır eleştiriler olacaktır.
eleştiren, eleştirilen ve eleştirilecek yazar. bu da çok normal.
ben kendisini uzun zaman önce engelledim, siz de hoşunuza gitmiyorsa engelleyin devam edin. dünya hergün günlük , güneşlik bir yer değil lakin bu arkadaşa hiç güneş açmıyor.
164
kurallara uyduğu sürece istediğini yazmakta özgür olan yazar. aynen benim kurallara uyduğum sürece istediğimi yazmakta özgür olduğum gibi. mesela başlığına birkaç entry'yi bu özgürlüğümle yazdım. bunu da aynı özgürlüğümle yazıyorum. mesela onun bir sürü başlığa selçuk ve yasin nefretini ayrı ayrı kendi özgürlüğüyle yazdığı gibi.
165
kendisi elbette eleştirilebilir. ama “cok olumsuz, hicbir seyden memnun degil” denilerek elestirilmesinin, dolar firladiginda “ehonomimiz coh iyi, imf artık bizden borc istiyor” demekten bir farkını göremiyorum. eleştiri özgürlüktür. ancak birisini eleştiri yaptığı için kötülemek ve "yapamsın, huzurumuzu bozuyor" demek eleştiri değildir.
bu takimin en cok tempo yapan orta sahasi satildi mi? evet.
yerine adam alindi mi? hayir (12 saat icin umudunuz varsa bilemem).
selcuk, tolga ve donk’tan en az ikisine mahkum kaldik mi? evet.
terim daha gelir gelmez “biz oynatırsak taraftar ses cikarmaz” diyerek yine “ben, ben, ben” dedi mi? ilk isi zaten yetenek sorunu olan takımdan belhanda’yi kesmek oldu mu? evet (hadi bu yorum olsun).
yeni yonetim hazırlıksız gelmis mi? evet. hicbir kaynak planlari yok. ligin ortasında, şampiyonluk hedefi olan takim en cok oynayan ve ahim sahim olmamasina ragmen yaptigi is bakımından alternatifsiz olan futbolcusunu satip “icimizden hallederiz” demez.
yani benim soylediklerimi olumsuz buluyorsanız durum gerçekten olumsuz demektir. çünkü bem durum tespiti yapiyorum.
166
kendisini tanımam, biri hakkında yazsın, yazmasın demeyi de kendimde hak görmüyorum, kurallar dahilinde yazabildiği kadar yazsın, ancak hakkındaki nacizane fikrim bu ülkede yaşayan 70-80 milyonun tutulduğu hastalığa o da tutulmuş, herşeyi bilirim.
167
transferin son gunlerinde ayrilacam diye tutturan karaktersiz yerine, maddi durumlardan oturu eldeki oyunculara guvenmeyi ve onlarin moralini yukseltmeyi amaclayan hocamiza saldiran yazar. he imkan var 400 milyon euro transfer butcemiz var ama adam keyfine orta saha yolluyor yerine de transfer yapmiyor. biktik boyle takintililardan.
168
sanırım eleştiren arkadaşlar şunun için eleştiriyorlar kendisini. (bkz: #2338780)
her entrynin içerisine bir şekilde fatih terim, prensler, selçuk falan yazıyor galiba. bu hızla ilerlerse yakında basketbol takımı için yapılan transferlerin başlıklarına da selçuk, prens, evlat yazabilir.
169
an itibariyle deli dana gibi her tarafa saldırıp alakası olmayan konulara bile selçuk, evlat mevlat iliştiriyor. bunları yazarken de muhtemelen perdeleri kapalı karanlık bir odada pesimist rap dinliyor, acıklı şarkılarla haşır neşir oluyor.
170
benimde bu arkadaşın olumsuzluğu dikkatimi çekmiştir. tamam olumsuz düşünebilir fakat herşeye de benzer yazılar yazmak tuhaf bir durumdur. çocukken izlediğim şirinler adlı çizgi filmde somurtkan şirin vardı. aklıma o geldi. tabi şirin kısmını dışarı atıyorum.
171
rejimi bozup 1 tane ekler pasta yiyeyim dedim, açtım sözlüğü, aldım elime kahve ile pastayı 2, 3 yazısına rastladım, bardağı yere vurup parçaladım, eklerin de üstüne bastım. psikoloji falan kalmadı, istifamı da vereceğim iş yerine.
172
tolga, selçuk ve donk konusunda sıklıkla görüş belirten yazar. tolga, selçuk ve donk ile alakası olmayan başlıkları bile bir şekilde tolga, selçuk ve donk'a bağlayabilen yazar. konuları tolga, selçuk ve donk'a bağlama yeteneği gerçekten takdir edilesi yazar. aramızda kriptolog arkadaş varsa kendisinin nickinin tolga, selçuk ve donk ile olan benzerliğini araştırması gereken yazar. somurtkanlığının ve pesimistliğinin kaynağı tolga, selçuk ve donk olan yazar. yaşını bilmiyorum belki akranım belki büyüğüm ya da küçüğüm, eğer evladı yoksa evlat sahibi olduğunda adını tolga, selçuk ve donk koyması gereken yazar. tolga, selçuk ve donk ve evlat konusu daha doğrusu tolga, selçuk ve donk ile evlatçılık konusu önemli çünkü hele de konu tolga, selçuk ve donk ise gerisi teferruattır. çünkü esas olan at, evlat, tolga, selçuk ve donk.
173
bütün entry'leriyle galeyancı, olumsuz ve sürekli ağlayan bir yazardır. her mağlubiyet sonrası bütün başlıklara yazdığı yazılar sıktı artık. herkese saldırıyor, her şeye isyanı var sözde. ben artık maç sonu böyle bir anlayış görmek istemiyorum, hiç olmazsa tahrik etmesin yazdıklarıyla.
174
arkadaş hakkında daha önce olumsuz yorum girmiştim bu yüzden bu sefer olumlu gireyim. :)
kendisi en azından tarafsız biçimde herkese negatiflikle yaklaşıyor bu konudaki tutarlılığını takdir ediyorum; oyuncu, teknik direktör, yerli yabancı vs hiç ayırt etmiyor. bazı arkadaşlar var sözlükte ne yazık ki "sadece terim'e, sadece x'e" ölümüne eleştiri yaparken kendi tuttuğu oyuncuya "olur öyle şeyler" diyip geçiyor. bu kadar negatif bir düşünce, karamsarlık ve sürekli negatif olanlara odaklanan yapısıyla sosyal hayatında problem yaşamıyordur umarım.
175
galatasaray aleyhine iş yapan babası olsa hesabını çatır çatır soracak olan yazardır. değil ki terim'miş, selçuk'muş, dursun'muş, mustafa cengiz'miş. bu da böyle bilinsin.