• 303
    bu abimiz kadar bir konuya ölümüne hakim olup da o konu hakkında aynı paralelde facia tahminler yapan başka bir spor yorumcusu yok. kendisi ekranlarda boy göstermeye başladığından beri söylenen bir şey bu zaten, "kaan kural'ı dinle ama bahis oynayacaksan tahmininin tersine oyna" :( adam nba'i organellerine kadar biliyor fakat iş tahmin noktasına gelince ilginçleşiyor.

    sevgili kural bu sezon da formunda. nba doğu konferansı yarı final serisi olan celtics - 76ers eşleşmesi için birkaç gün önce "76ers bu eşleşmede güçlü olan taraf ve ben ciddi şekilde turu geçeceklerini düşünüyorum" tadında bir cümle kurdu tivibu spor'da. celtics 3 - 0 önde :(

    abi, sen besle bizleri basketbol bilginle ama tahmin yapma, üzme seni seven kardeşlerini.
  • 304
    25 temmuz 2018 ters köşe programında galatasaray ve beşiktaş, fenerbahçe gibi dürüst olsa daha fazla borcu ortaya çıkacak dedi.

    evet bunu dedi. dakika 4.57-5.05

    gibi. dürüst. fenerbahçe. kap bildirimi yapmamak. mali bilançoları bakkal hesabı yapmak. gibi. dürüst. fenerbahçe. kap. ben kendime gelemiyorum arkadaşlar. entry format dışına çıktıysa affola lakin cidden bu moddayım.
  • 306
    sormuşlardır, o da yorumunu yapmıştır. bu konulara hakim olmaması normal. art niyetli olarak görülebilecek son 1-2 kişiden biridir güzide medyamızda. yıllardır fb'nin şeffaflıktan en uzak kulüp olduğunu, hatta yasal olarak açıklamak zorunda olduğu şeyleri bile keyfi olarak açıklamadığını bilmiyor olabilir. takip etmek zorunda da değil. bir yanlışlık olmuş.
  • 309
    25 temmuz 2018 ters köşe programını izledim. soru ve konu fenerbahçe ile ilgiliydi. kendisi fenerbahçe dürüst davranarak, teşhisi doğru koyarak iyi yaptı dedi. bunun üzerine belki beşiktaş ve galatasaray da böyle yapsa aynı tablo ortaya çıkacak dedi. aslında bir kıyaslama yapmadı. sadece fenerbahçe yorumlarının tam sonunda cümlesine bir sıkıştırma yaptı. tabi ki talihsiz bir yorum oldu ama bunu futbol gündemini pek takip etmeyen biri olarak sosyal medyanın çıkardığı gürültüye dayanarak yaptı.

    aslına bakarsanız aziz'in yaptıklarını dursun da galatasaray'a yaptı. tek fark onun hükümranlığının az sürmesi ve verdiği tahribatın daha az olması. o da yalan söyledi, o da basını iyi yemliyordu, o da gerçekleri gizliyordu ve nasıl bir bataklık içinde olduğumuzun farkında bu derece değildik. o da pislikleri ortaya çıkmasın diye taraftara rağmen aday oldu ama tokadı yedi. mustafa cengiz başkan seçilince o da ali koç gibi sudan çıkmış balığa döndü. kulübün durumunun iş hayatında yönettiği şirketler gibi olmadığını anladı. taraftarın baskısını daha az hissetmek ve herkesin ayağını yere indirmek için acı gerçekleri açıkladı. oyuncu maaşlarını ödemek ve hiç olmayan sıcak para girdisi için ndiaye'yi satmak zorunda kaldık. ndiaye'yi satmak belki de şampiyonluğu satmak demekti ama tek tük itirazlar dışında herkes bunu kabullendi. neyse ki terim donk'la onun eksikliğini hissettirmedi. şampiyonluğa kadar olanki süreçte başkan cengiz uefa'yı ffp konusunda ikna etmeye çalıştı. belki de imkansızı başardı. taraftara hayal satmadı. kimse seneye şampiyonlar ligi var, bu takıma ne yıldızlar gelecek modunda olmadı. hatta şampiyon kadrodan sürpriz eksilmeler olabileceğini anladı. kulübün borçlarını net bir şekilde açıkladı. taraftarı da arkasına aldı. bu süreçte dursun'un pisliklerini ortaya koymaya devam etti. peki bu dürüstlük değil de nedir? dürüst olmasaydık şampiyonlar ligine gitmemizin bir imkanı var mıydı?

    ali koç ve mustafa cengiz şüphesiz algı açısından farklı profilde başkanlar. göreve gelirken galatasaray taraftarı cengiz'den dürüstlük ve şeffaflık beklerken, ali koç mevcut başarısızlığa ve bıkkınlığa binaen elinde sihirli değnek olan yerli bir abrahamoviç edasıyla geldi. sonra aynı mustafa cengiz gibi ama daha büyük ölçekte şok geçirdi. kulüp batıktı, taraftara mükemmel şeyler vaat etmek ve popülist davranmak mümkün değildi. o da acı reçeteyi yavaş yavaş açıklamak zorunda kaldı. isminin popülaritesi ve beklentiler çok büyük olunca açıklamaları cengiz'in açıklamalarına göre daha büyük yankı uyandırdı. dolayısıyla kaan kural'ın galatasaray'ın fenerbahçe'den 6 ay önce bir değişim yaşadığından ve dürüstlük reçetesini çok önceden uygulamaya koyduğundan sanırım yeteri kadar haberi yoktu. ya da 4-5 saniyeliğine boş bulundu. yani talihsiz bir yorum yaptı.

    20 senedir çöplük dolu olan bir evin kokusunu düşünün. orayı temizlemek ne kadar zaman alır ya da ne kadar büyük bir fedakarlık ister. fener'in durumu da böyle. gerçekten dürüst olmak istedikleri için değil, dürüst olmak dışında bir seçenekleri kalmadığı için artık dürüst olacaklar. tabi becerebilirlerse... yakın bir zamanda uefa'nın radarına da feci şekilde girerler. bundan sonra hayal satma devri bitti. sadece fenerbahçe değil herkes için bu dediğim geçerli. döviz kurları da ortada. deniz bitti. dolayısıyla en iyi değişen, en sağlam mali yapıya sahip olan, kısaca en iyi yönetilen kulüp artık fark yaratacak.

    edit: video: https://www.youtube.com/watch?v=apbwlaBajQs
  • 312
    basketbol maçı anlatırken üzerindeki formayı ve duygularını salonun dışında bırakması gereken yorumcu.

    iki türk takımının maçını yorumluyor sözde ama efes'e yunan takımı muamelesi yapması büyük bir skandal idi. istiyor fenerbahçe'si bütün maçları kazansın, uzay şampiyonu olsun. 30 milyon dolar sponsor parasını kendi cebinden vermiş sanırım. öylesine yancı bir adam.

    (bkz: 13 haziran 2019 fenerbahçe anadolu efes basketbol maçı)
  • 313
    2014 yılında türkiye basketbol ligi finalindeki galatasaray fenerbahçe serisinde büyük olaylar olmuştu hatta son maça çıkmamıştık. hatırlarsınız diyeceğim ama bilmeyeniniz bile vardır. kendisi de o sırada ntv spor'da yorumcuydu.

    ntv spor'da yayına bağlanıp: "4. maç yüzünden galatasaray 2 maç seyircisiz ceza alıyorsa 5. maç yüzünden fenerbahçe'nin de kesinlikle seyircisiz oynama cezası alması gerekiyordu. hatta ben kesin seyircisiz oynama kararı çıkacak diye beklerken öyle bir karar çıkmadı" demiştii. sonrasında da gerçekleri herkesin yüzüne vura vura bunun nedenlerini sıralamıştı. ek olarak fenerbahçe ile tapesi olan hakemin atanmasıyla alakalı da konuşmuştu. bunların yanında bizim de maça çıkmamız gerektiğini, sloganı son topa kadar olan takımın her koşulda sahada kalıp sonuna kadar mücadele etmesi gerektiğini ve çekilmemizin basketbolun ruhuna aykırı olduğunu söylemişti.
    bu olaydan fenerbahçe yöneticisi murat özaydınlı kaan kural'a şöyle bir söz söylemişti: http://gss.gs/2P9.jpg ve hemen ardından ntv spor'un sahibi ve fanatik fenerbahçeli(sow'un bonservisini cebinden verecek kadar) olan ferit şahenk de kaan kuralı kovmuştu.

    yani bu olay sonucunda ülkenin en iyi basketbol yorumcusu kovulmuştu ve hiçbir kanalda da iş bulamadı. gitti league of legends oyununu 6 ay boyunca çalıştı ve lol yorumcusu oldu. ek olarak da youtube üzerinden program yapan düşük izlenmeli basketball.com.tr tarzı kanallarda anca yorumculuk yapabildi. olaydan aylar sonraki röportajında da şunları söyledi:

    "benim görüşüm 7. maçın seyircisiz oynanması gerektiğiydi. federasyon burada fenerbahçe’ye yeterli cezayı vermedi. ama hiçbir şey galatasaray’ın o maça çıkmamasını haklı göstermez. sloganı 'son topa kadar' olan takıma son maçı oynatmamak olur mu? bu takım kurulduğu yıllarda 1. dünya savaşı sırasında ne durumlarda maça çıkmış. bunu nasıl izah edersin? ha sonrasında yine ceza meza verilmedi tabi. o da federasyonun klasik 'neyse geçti gitti' yaklaşımı. ama geçip gitmiyor işte. yara aldıkça alıyor spor. cepheleştikçe cepheleşiyor. yapanın yanına kalıyor. o zaman adalet aramak anlamsızlaşıyor herkes güçlü olup adaleti kendi lehine sağlamaya çalışıyor. aziz yıldırım da öyle, diğerleri de. güçlü olmanın haklı olmak anlamına geldiği bir dünyada adaletten nasıl bahsedilebilir ki? fenerbahçe – san antonio maçını ben anlatmadım.. niye? o maçta salona çıksam tatsız bir durum oluşacaktı. nba avrupa direktörü ile bir sohbetimizde maçı neden benim anlatmadığımı sordu. ''sahaya çıkamıyorum, çıkarsam linç edeceklerdi dedim ve olayı anlattım.'' anlamadı, nasıl yani falan dedi. türkiye final serisi 7. maçı... ben teknik olarak o maçı galatasaray’ın kazanacağını düşünüyordum. 2. maçta markoishivli’ye yapılan hareket net faul. o maçın kaderini etkileyebilecek bir pozisyondu. ama yapacak bir şey yok... "
  • 314
    severim aslında kendisini ama ayıp ediyor;
    13 haziran 2019 fenerbahçe anadolu efes basketbol maçında efes’in üçlülerinden sonra bi sessizlik oluyor, hani milli maçta gol yeriz ve kısa bir sessizlik ardından “malesef top ağlarımızda” sesini duyarız ya, aynı o sessizlik.

    fenerbahçe’nin sayıları sonrasında ise hep coşkulu bir yorum geliyor. ayıp ama, böyle olmaz.
  • 316
    15 haziran 2019 fenerbahçe anadolu efes basketbol maçında efes lehine olumlu bir yorum yaptığını görmediğim kişilik.

    edit: yorumcu olarak beklenilen tarafsız olması olan kişi. maçta efesin güzel hücumları sonucunda bulduğu sayılarda ( özellikle 72-72 ye gelirkenki ritm bulduğu vakitlerde ) sus pus olması, fenerbahcenin ondan sonraki sayılarını es geçmeden yorumlası kusura bakmayın ama tarafsız yorumcu olduğunu göstermez bu maç için. yoksa elbette ki herhangi bir takımın lehine aleyhine yorum yapsın gibi bir dileğimiz yok.
  • 318
    fenerbahçeli olmayan yorumcu, hatta koyu fenerbahçeli hiç değil.

    türkiye'de takım tutmamış veyahut yılar yıllar önce bırakmış biridir kendisi. arsenal sempatizanıdır. ali ece gibi saçma bir tutku değil kendi halinde yaşar ilgisini. hatta kendisinin söylediği gibi 4 tane futbol maçına gitmiş 3 tanesi liseli arkadaşlarının hepsi galatasaraylı olduğu için gittiği maçlarda galatasaray içi bayrak sallamıştır. gereksiz olacak ama ntvspor zamanında ise fenerbahçe-galatasaray 7.maçı seyircisiz oynanmalıdır demiştir. sonrasında bir daha ntv bünyesinde çalışmadı, çalıştırılmadı vs o kadarını bilemem.

    şimdi gelelim güncel konulara. türkiye'de kırk yılda bir maç izleyenler yine üşüşmüş birilerine laf atmaya çalışıyor. normalde kişiyi hiç tanımayan insanlar 2 yorum üzerinden insanlar hakkında saçma yorumlarda bulunuyor. şu an twitter türkiye'de 1 numaralı tt. %90 ı fenerbahçeliler yüzünden. "efes'ten kaç para aldın? bu üçlük sana girsin. ağlama yendik" vs tweetleri dolu. diğer taraftan sözlüklerde ise fener sevircisi olarak yorumlanıyor.

    yorumculuğu sevilir sevilmez çok ayrı konu. ben çok severim başkası hiç sevmez. ancak türk sporu ve spor medyasının çok üstünde ve alışmadığı bir tarafsızlığa sahiptir. o yüzdem lütfen biraz daha içi dolu yorumlarda bulunalım.
  • 320
    bir röportajında daha önce galatasaraylı olduğunu ama statta izlediği bir fenerbahçe maçındaki tribün olaylarını görünce takım tutmaktan vazgeçtiğini söyleyen kişi. yani bildiğim kadarıyla fenerbahçelilikle yakından uzaktan alakası yok.

    sanırım kendi görüşüne göre doğruları söylediği için dokuz köyden kovuluyor.

    http://www.milliyet.com.tr/...1968065-skorerhaber/
  • 324
    futbol taraftarlığının belli bir aşamadan sonra insanlarda yarattığı etkiyi göstermesi açısından güzel bir örnek kendisi.

    bizim maça çıkmadığımız final serisinde fbliler taraf olmakla suçlamıştı adamı çünkü fb de ceza almalıydı gibisinden bir şeyler demişti.

    şimdi de fbli olmakla itham ediliyor bizimkiler tarafından. takım fark etmiyor, bu kafa her yerde aynı.

    kim oyunu iyi oynarsa bu adam onun tarafında olur illa bir tarafa koymaya çalışacaksanız.

    haziran ayının ortasında bizimle alakası olmayan bir basketbol maçındaki yorumcunun ses tonundan hangi taraf olduğunu tespit etmeye çalışarak geçen hayatınıza yazık ya.
App Store'dan indirin Google Play'den alın