resim
Jean Michaël Seri
Takım:NK Maribor
Mevki:Ön Libero
Yaş:34
Boy:1.68
Uyruk:Fildişi Sahili
  • 1276
    koşmaktan ve demarke olmak için boşa kaçmaktan özenle kaçınan oyuncuların ağırlıklı olduğu bir takımda ne yapsa boş. zira seri ayağa top atmak yerine, bir sonraki hamle noktasına adrese teslim top atabilmesiyle meşhur zaten. bu noktada babel ve feghouli seri için yanlış takım arkadaslari. öte yandan 40 metreyi saniyeler icinde eriten ve topla ne yapacagi belli olmayan henry onyekuru ve o lezzette oyuncularla seri çok daha potansiyelli bir isim olarak göze çarpıyor. taylan ve lemina ile beraber hem önü hem arkası da daha garanti olacağından oyunu kanatlara akıtma konusunda bence sezonun ikinci yarisinda büyük işler yapacaktir.
  • 1277
    plansızlık başlığındaki entry'mden kendisiyle ilgili olan bölümü izninizle buraya da taşımak istiyorum.

    --- alıntı ---
    jean michael seri başlığında seri'nin pas oyunu için alındığını söyleyen yazarlar görüp güldüm. seri uzun toplar atmakta çok başarılı, dinamik * koşan çalışan bir oyuncu. pas oyunu nasıl oynanıyorsa tam olarak tersi oyunu oynar. hızlı bir takımda pırpır kanatlarla süper kontraataklar başlatır, beklemediğiniz anda falcao'ya orta sahadan pozisyon yaratır, hücumda boşlukları doldurur.

    ama böyle bir oyuncu alıp oynatıyorsanız çalışan bir sisteminiz olması lazım. kanatlara attığı topları alacak hızlı oyuncular, ayrıca hücumda boşlukları doldurur demiştim; e bunun için de diğer oyuncuların hücumda düzgün yerleşmesi lazım ki kalan ne varsa joker rolünde seri yapsın.

    peki kadro planlamasına bakıyoruz, seri + lemina sezon başından beri beraber oynayacağını düşündüğüm ikili. muazzam bir ikili oluşturup birbirini tamamlıyorlar. seri'nin yanına lemina dinamizmiyle * orta sahadaki çift yönlü oyunuyla hem de azim ve istekliliğiyle çok büyük katkılar yapabilecek bir oyuncu. hücum oynayan, baskıyla kontraatak arayan, savunmayı hareketli pasör stoperlerden kuran (denayer gibi teknik stoperlerden bahsediyorum, ve marcao-luyindama ikilisi direk bu futbol anlayışına uygun stoperler) bir takımın hayalindeki orta saha direk budur heralde. bu ikilinin bir seviye üstü zaten pogba-naby keita ikilisi gibi birşey oluyor sanırım.

    --- alıntı ---
  • 1278
    ilk yarıda oynadığı maçlar, bir iki tanesi dışında vasat ve vasatın altı arası gidip geldi. ancak nzonzi'de olduğu kadar kolay silinmemesi gerektiğini düşünüyorum. ikame edebilecek durumda ve mali yapıda değiliz. ayrıca iyi kötü 6-7 ay geçirdi ve takımda kim ne iş yapar, nasıl oynar az çok fikri oluştu. ikinci yarıda ilk yarıdaki performansının en az bir tık üzerine çıkacağını düşünüyorum. bu ufak performans artışı bile takımda gözle görülür olumlu etkiyi gerçekleştirecektir.

    evet ben de ilk yarıdaki performansından memnun değilim, ancak bir çırpıda silinmemesi gerektiği kanısındayım.

    (bkz: 2019-2020 sezonu)
  • 1279
    ilk yarı performansından çoğumuz memnun değiliz fakat her ortamda kendisi savundum. amatör olarak futbol oynamış ve sürekli futbolun içinde olmuş bir adam olarak top bizdeyken sürekli topsuz alanda ki oyuncularımızın hal ve hareketlerini gözlemlerim, malesef ilk yarı inanılmaz durağan bir oyun oynuyoruz. savunma arkası koşu yok denecek kadar az, seri koşu göremedikçe yana arkaya oynadı ya da kaybetti. ben kendisinin ikinci yarı onyekuru ve jesse ile fark yaratacağına inanıyorum. özgüven kazandıkça bize maç ve maçlar kazandıracaktır. ya da maç kazandırmasa da yardımcı olabilir
  • 1286
    bizim ligimize uygun profilde değil, resmen kolay hedef. mücadele edemiyor, top tekniği de övüldüğü kadar iyi değil. çok basit pas hataları yapıyor maaşı da 2.800.000 euro vallahi lyon kendisini istiyorsa yol yakınken elden çıkaralım derim. bu adam bizim ligimize olmadı. bizim ligimiz çok sert ve mücadeleci bir lig. teknikten önce dayanıklılık önemli. ben kendisinden umutlu değilim.
  • 1288
    takıma hiçbir şey katmayan, katamayan oyuncu. ya da yanlış yerde oynuyor. hücumda bir şeyler istiyor eyvallah. ama attığı paslara da bir ara saydım 10 da 7 kritik pası rakibe attı birinde rize’li scoda ıskalamasa hanemize golü yerdirecekti. kötü niyetli bir oyuncu değil ancak bazen savunmada öyle pozsiyon alıyor öyle işler yapıyor öyle mücadele etmiyorki benim diyen adam hocayı yemeye çalışıyor der. şahsım adınada büyük hayal kırıklığı olmuştur.
  • 1289
    falcao isimli forvetimizi besleyememe ve takımın oyuna hükmedememesinin sebebi olan futbolcudur. oynadığı zaman belhanda isimli arkadaş da bu kervana katılıyor ve sahada resmen 9 kişi oluyoruz. seri kötü bir oyuncu değildir, fakat anahtar 2 tane pas atacak diye maç boyu bu arkadaş yüzünden rakibe basamamamızı kabullenemiyorum. derhal lemina' nın yanına basan, daha direkt oynayan, oyunu hızlandırarak takımı öne atan bir futbolcu gerekiyor. bu hamle gelmezse istersek 5 stoper, 4 kanat, 3 santrafor da transfer etsek sonuç alamayız. dolayısıyla hemen bu ölçüde çalışmaya başlamamız gerek, yoksa sezon gidiyor elden.
  • 1290
    bu seri yerine izlediğimiz oyuncu alt yapıdan çıkmış ya da anadoludan gelmiş atacan akgün, mustafa balaban falan olsa cılız, yetersiz diyip çöpe atardık. ne seri'miş arkadaş. ne cv'miş. selçuk'un ölü zamanlarındaki savunucuları gibi, suç hiç seri'de değil. önüne adam gelecekmiş, yanına şunlar olacakmış. oyunun hızını artırıyormuş. ben hiçbir şeyi arttırdığını göremedim daha. hayır orta sahada lemina da var. onu da herkes övüyor. lemina iyiyse, hatta n'zonzi de iyi olabilecekken olamıyorsa suç kimde yahu? herkes iyi. ama herkesin yanındaki arkasındaki kötü diye oynayamıyor. 15 kişi mi çıkalım napalım? seri gayet tırt. eskiden iyi bonservisle transfer olmuş ya da iyi oynuyormuş beni ilgilendirmiyor. baroni'den, ozan tufan'dan daha kötü bir performansı var. ister kabul edin, ister etmeyin bu böyle.
  • 1294
    galatasaray futbol takımının oyun kurucusu, pasörü. illa birileriyle karşılaştırılacaksa bu isimler jose sosa veya emre belözoğlu olmalı. elmayla armutu karıştırmamak gerek. bu adamın etkili olabilmesi için topu ayağına aldığında rakip sahadaki oyuncularımızın defans arkasına topsuz koşu yapması gerekir ki seri'nin attığı pas bir işe yarasın. top seri'deyken yüzü seri'ye dönük şekilde ayağına top isteyen 5 adam varken bu adamdan ne yapması bekleniyor tam olarak anlamıyorum. fatih hoca rize maçından sonra* ''biz onyekuru ve jesse'yi defans arkasına sarkması için aldık'' gibi bir şey söyledi. bu da mı bir şey bir şey çağrıştırmadı size? aslında seri'nin yaşadığı sorunu çok iyi anlatan ve bire bir yaşadığım bir olay var. sözlük formatına uygun mu bilmiyorum ancak anlatmak istiyorum.

    olay lise yıllarımda geçiyor ancak başlangıcı ortaokula dayanıyor. ortaokuldayken 5 yılı birlikte geçirmiş çok iyi bir voleybol takımımız vardı. katıldığımız izmir turnuvasında smaçör olan ben ve pasörüm erkan rakip okullardan birini çalıştıran ve aynı zamanda ülkemizin en iyi altyapılarıdan biri olan arkas'ta hocalık yapan biri tarafından beğenilmiş ve arkas'a transfer olmuştuk. yani ikimizde yaş grubumuzun iyi oyuncularındandık. klasik türk ailesi zihniyeti, lise sınavı, sakatlık derken bu macera kısa sürdü ve o senenin sonunda farklı liseleri kazanıp lise hayatımıza başladık. yaptığımız ilk iş voleybol takımına girmek oldu tabi. şartlar çok zordu. ben iyi bir smaçör olsam da bana pas kaldıracak iyi bir pasörüm yoktu. pas kötü gelmesine rağmen bir şekilde o topa vurup sayı alabiliyordum ama. çünkü işi bitirecek olan bendim en nihayetinde. burada beni yani smaçör olarak oynayan kişiyi futboldaki kanat oyuncularıyla eşleştirebiliriz. onyekuru'ya kötü bir pas atılsa bile topu sağa çekip bir plaseyle iş bitirebilir mesela. benimle birlikte fena oynamayan bir smaçörü daha olan lise takımım kötü pasöre rağmen yine de başarılı oldu bu yüzden. ancak pasör erkan için aynı şey geçerli değildi. benim gördüğüm en iyi pasör olmasına rağmen kendi lise takımıyla maçı bırakın set bile alamıyordu. çünkü erkan ne kadar iyi top kaldırırsa kaldırsın o topa doğru şekilde hareketlenip işi bitirecek bir smaçörü yoktu. işte ben sezonun ilk yarısında* ne zaman seri'yi izlesem aklıma hep erkan gelirdi.

    ilk yarıda oraya seri'yi değil luka modriç'i, david silva'yı da koysak çok bir şey değişeceğini sanmıyorum. zaten hoca da olayın farkına varıp yuto ve mariano yerine saracchi ve linnes'i, babel ve feghouli yerine iki pır pır onyekuru ve sekidika'yı, belhanda yerine de daha çok ceza sahası koşusu yapan taylan ve emre akbaba'yı oynatmayı planladı. yeni oyuncuların tamamının ortak özelliği hareketli olup, topsuz koşu atabilmeleri. bu şekilde devam edildiği sürece seri iş yapar.
  • 1295
    15 ocak 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı‘nda birkaç pozisyonda net olarak aksadı. ancak maç sonunda ifade ettiği söylenen “daha iyi olacağım” sözü benim için en önemli kısım.

    açıkçası seri ilk yarı boyunca umursamaz bir hava veriyordu. son maçlarda ise bunu değiştirme emareleri göstermişti. eğer performansındaki eksikliklerin farkındaysa ve üzerine çalışma isteği varsa ikinci yarı hem kendisi hem de bizim için iyi geçer. zira en büyük eksikliklerimizden biri seri’nin atacağı alan açan, pozisyon yaratan paslar.
    onu yapacak tek bir adam daha var ama ne onun oynamaya ne de taraftarın sabretmeye mecali var.
  • 1296
    yenilenen ve tempo kazanan galatasarayımızda atacağı derin ve diyagonal toplarla hücumda çeşitlilik kazandıracağını düşündüğüm oyuncu. kaleye yakın olduğunda adı gibi seri düşünüp pas ve şut tercihlerindeki kalitesi de malum. ama dün gördük ki defans arkası koşu yapamayan bir galatasaray’da formayı taylana bırakması daha doğru olacak. ilk yarıdaki performansından farklı bir şey göremedik dün akşam. tabi bu takım için de geçerli büyük ölçüde. her ne kadar kondisyon olarak biraz daha diri görünsek de atak bitirme ve hücum çeşitliliğini göremedik açıkçası
  • 1299
    genel bakış açısına göre bu ülke topraklarındaki futbolcuda olması gereken ilk özellik fiziktir. fiziğin iyi değilse işin zor kardeşim. oyuncuların geneli iki mücadeleye girmekten kaçınmaz hatta ayağını rakibin ağzına sokacak kadar da cüretkar adamlar doludur. hele ki orta sahada mücadelenin merkezinde oynuyorsanız işiniz daha da zor. orta sahada geneli çapa (kazma) ile oynayan takımlar nadiren seri gibi fiziği zayıf adamı yakaladılar mı eziyorlar. sanki herkes inadına onunla ikili mücadeleye girip ezmeye çalışıyor. ilk geldiğinde sneijder de bu problemi yaşamıştı ama sneijder rakipten uzak durarak bu sorunu minimize etmişti.

    seri ve dahası falcao'da gözlemlediğim problem bu. özellikle seri'nin fiziki zayıflığını görüyorlar ve inadına ezmeye çalışıyorlar. 8 yada 6 numarada oynadığı için sneijder gibi rakipten de uzak duramıyor, eziyorlar garibimi.
  • 1300
    15 ocak 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı'nda özellikle kendisini dikkatlice izledim. top hem rakipteyken hem de bizdeyken gayet konsantre bir hali vardı. sürekli top istedi ve sorumluluk aldı, ikili mücadeleden de kaçınmadı. dikkatimi çeken en önemli detayı ise özellikle orta sahada topla ne zaman buluşsa mutlaka kafasını kaldırıp defansın ya da beklerin arkasına kaçan biri var mı diye kontrol yaptı, boşa çıkan birilerini aradı ama çoğu zaman bulamadı. şu ana kadar seri'nin en önemli özelliğini sahaya yansıtabilmesi için gerekli olan birçok argümana (oyuncu tipi, hücum planı vs.) sahip değildik. oyuncu anlamında yapılan transferler bir nebze olsun kendisini de etkileyecektir ama asıl sorun hücum planı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın