resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:62
Uyruk:Hollanda
  • 2026
    kadronun yetersizliğinden dem vuran; lig tablosunun tepesinde barcelona ve manchester city'mi var. siz gidin çoluk çocukla dalga geçin. başakşehir 25 kişilik kadrosuna yılda sneijder ile podolski'ye ödenen parayı vermiyor. siz gidin bu palavraları başkalarına sıkın. ik hafta üst üste rezil rüsfa trabzon'u, galatasaray paf takımı orijinli başakşehir'i içeride taraftarının önünde yenemiyorsan, sepeti koluna takıyorlarsa kusura bakma ama senden cacık olmaz.

    sabırmış. tünelin ucunda ışık varsa sabredersin. ligin başından beri takımda öne çıkan oyuncular bruma'yı bir kenarı koyarsan muslera ve tolga ciğerci. biri tutan, biri bozan. ne büyük takım ilerleyişi ama! gözlerim yaşardı.
  • 2029
    adamı başakşehir lider diye bizi yendi diye yerden yere vuruyorsunuz ama başakşehir'deki futbolcular forma değiştirip galatasaray olsa bu kadar puan toplayabilirmiydi sizce, rakipler sizin kadronuz ne kadar kötü olursa olsun galatasaray'a karşı farklı hazırlanıyorlar. başakşehir'e karşı bir defans yapıyorlarsa, galatasaray'a karşı 5 yapıyorlar. trabzon maçını gördünüz adamlar 1 gol dışında atak yapmadı doğru dürüst, başakşehir-trabzon maçında sizce trabzon öne geçse bile bu kadar kapanır mı? ayrıca küçümsediğiniz visca, emre ve batdal'ın bizim selçuk, yasin ve eren ile farkı yok ki bazıları daha iyi futbolcular. tamam bence de riekerink iyi top oynatamadı takıma ama bu kadar gömülmesi yersiz. ileriki haftalarda hala selçuk, semih, balta, sabri gibi adamları oynatırsa, gömmek serbest. hatalı da olsa erken gömülmemesi gereken teknik adam.
  • 2030
    gönderilme süreci başlamış olan hocamızdır. sonrasında fatih terim'in geleceğini umanlar ya da tahmin edenler de bence yanılıyorlar. fener maçı zaten kaybedilmiş bir maç şu anda benim gözümde, bunun sebebi de kondisyon anlamında fenerin daha diri olması. istedikleri zaman it gibi koşuyorlar, bizim selçuk kız ismet gibi kıçını kaldırıp mücadele edecek, sneijder efendi sahanın sadece sol çizgiden ibaret olmadığını anlayacak vs derken iş işten zaten geçti.

    fener maçı sonrasında başakşehir ile 9, beşiktaş ile 7, fener ile de 1 puan farkımız olur. o süreçten sonra fatih terim falan da gelmez. önümüzde tek takım yok ki onların takılmasını bekleyelim, mümkün değil lige tutunmamız. terim de böyle enkaz bir kadroyu sezon devam ederken teslim almaz. ha puan farkları 4 - 5 seviyesinde olur, o zaman ayrı, ama ne bjk, ne de başakşehir puan farkını kolay kolay kapattırmazlar şu süreçte.

    ben yine de sene sonuna kadar ne olursa olsun kendisi ile devam etme taraftarıyım ancak şunları da söylemeden edemeyeceğim. eren çok iyi bir golcü değil, ancak bu adama sadece iki tane orta açıldığını anımsıyorum ligin başından beri, birini karabük maçında chedjou açtı, birini de akhisar maçında sneijder, bunların ikisini de gol yaptı. bu adama kanatlardan top gelmezse nasıl gol atmasını bekliyorsun hocam? takım fatih hoca gittiğinden beri yan pas hastalığına tutuldu, kendi yarı sahamızda top çevirmekten hücum yapamıyoruz. bu takımın pas yapa yapa ileri çıkamayacağını düşünüyorsan, türkiye ligi için en geçerli sistem olan şeyi yapacaksın. yani rakip yarı sahaya uzun top atıp, dönen topları tolga ile, de jong ile toplayıp sonuca gitme anlayışına geçeceksin. mecbursun buna hocam, çünkü ne köylün sneijder, ne de bizim köylümüz selçuk pas ile bizi ileri taşıyacak düzeyde değil. o yüzden bekleri göndereceksin rakip yarı sahaya, artık de jong mu atar, yoksa başka biri mi atar bilmem, atağı rakip defansın beklerinin bulunduğu bölgede başlatacaksın.. içimiz şişti yan pas oyunundan, dediklerini yapmayanı da kes kardeşim şu takımdan, ne çektiysek havaya giren futbolcu grubundan çektik zaten.

    savunma meselesine gelecek olursak, bu takımda saf stoper yeterliliğini göz önüne alırsak oynayacak ikili chedjou ve serdar aziz'dir. eğer bunlar uyum göstermiyorsa da hakan balta ve serdar aziz'dir. serdar aziz'e bayıldığımdan değil ancak adam kene gibi yapışan, rakibin sürekli ensesine beliren bir oyun oynuyor. sertliği de olduğu için mutlaka oynaması gerektiğini düşünüyorum. bek konusunda da solda zaten carole'a mahkumuz. ancak sağ bekte sabri'ye mahkum etme bizi hocam. atanamamış eboue olan cavanda ve nereye geldiğini anlamakta zorlanan linnes'i adam etmek de senin işinin parçası. illallah dedik artık sabri'yi izlemekten. kadroda bulunmasına ses etmem, artık biz de bıraksın bence futbolu da, ama bu adamın as oyuncu olduğu takım bana kalitesi düşük bir takım izlenimi veriyor. bu sorunu bir an önce hallet ve bekleri asist yapan bir ekip haline dönüştür bizi.

    gelelim kendisini en çok zorlayacak konuya. şu anda ne sneijder, ne de selçuk ilk on bir oynayacak düzeyde. bunları acilen kesmesi gerekiyor. bu noktada hücumdaki kısırlığımızı da göz önüne alıp ya 4-4-2'ye dönüp orta ikiliyi nigel de jong ve tolga gibi topla ilişkisi çok iyi olmayan ama rakibe yakın oynamayı seven türde bir ikiliye teslim edecek ya da sistemi bozmayıp sneijder'in yerine josue'yi koyup öyle devam edecek. eğer hücumda üretkenlik sorununa çözüm bulamazsa, sağlığı elveriyorsa üçlü orta sahada sağ iç oynamayı becerebilen en iyi oyuncumuz olan hamit'li bir orta saha kurmalı. de jong, tolga, hamit. onca yaşanandan sonra hamit'ten bile medet umuyoruz hocam, sen de bir akıl etsen iyi edersin.

    kanat konusuna gelirsek, bruma zaten ayağı kopana kadar oynamalı, diğer kanatta yasin mi, poldi mi, sinan mı oynar, ona da form durumlarına bakarak karar verirsin.

    özetle sene başında oturtmaya çalıştığın sistem, rakipler tarafından çözüldü ve etkisiz hale getirildi sayın hocam. ya yeni bir yol bulacaksın, bu takımı şahlandıracaksın ve buna da kadıköy'de başlayıp, bütün camianın desteğini tekrardan arkana alacaksın. ya da bu üçüncü sınıf ülkede hiçbir şeye sabredilmediği için sen de bundan nasibini alıp, hollanda'nın kırlarına geri döneceksin. ben pek uzun ömürlü görmüyorum kendisini bu anlayışımızdan dolayı ama umarım bu süreci çok çabuk ve hasarsız bir şekilde atlatır.
  • 2031
    taktiksel anlamda henüz bir numarasını göremediğim hocamız. 20 kasım 2016 fenerbahçe galatasaray maçı kendisi için dönüm noktası olacak. valla açık söyleyeyim ki söz konusu maçta en zayıf yerimiz kenar yönetimimiz. o da niye? adamın hükmü sabri, selçuk, semih 3'lüsüne geçmiyor kardeşim. e zaten bu 3'ünün aynı anda sahada olduğu hiç bir maçta favori değiliz. kendisine nacizane birkaç tavsiyem var;

    sevgili riekerink bey,

    1- şu sülüklerden* kurtulmadıkça başarılı o-la-maz-sın. hocalık ömrünü kısaltırsın. aynı uyarıyı hh'ya da yaptık, dinlemedi. sonunu kendi hazırladı.
    2- podolski ve sneijder'i çek bir köşeye, sert bir dille uyar. kendilerine gelsinler artık.
    3- stoperlerden savunmada daha caydırıcı olmalarını, hücumda da topu kullanma anlamında inisiyatif almalarını iste. top sürsünler biraz. (serdar-hakan)
    4- bekleri daha fazla hücuma katılmaları konusunda teşvik et. çizgiye daha çok insinler, daha çok orta yapsınlar. (linnes-carole)
    5- merkez ikiliden daha hareketli olmalarını, topu dikine oynamalarını ve dripling yapmalarını rica et. ayrıca daha fazla şut çekip, rakip ceza sahasına daha çok girsinler. (de jong-tolga)
    6- kanat oyuncularının ters kanattan gelen toplarda ceza sahasının içinde olmalarını sağla. (bruma-sinan)
    7- sneijder'i daha az koştur ve ondan daha homojen oynamasını iste. sola hapsetmesin kendini.
    8- eren'den de kanattaki arkadaşlarının, sneijder ve tolga'nın ceza sahasına girmeleri konusunda yardımcı olmasını iste. ikiye birlerle falan.

    son olarak oyunculara, top rakipteyken, rakip oyunculara daha yakın olmalarını söyle. temaslı oynasınlar biraz. topu daha hızlı dolaştırsınlar, daha agresif olsunlar. mıymıntı oyundan bıktık.

    bunları yapıp başarılı olamazsan sorumluluk senden kalkar. ama yok sırtını çapsızlara dayayacaksan zaten başarılı da olamazsın, tez zamanda da kovulursun.
  • 2032
    2 mac kaybetse gonderilmesinin konusulacagini butun turkiyenin bildigi ortamda cakal topcularin uzerinde bir agiriginin olma ihtimali maalesef yoktu. iste bu yuzden de bugun gelinen noktada kotuye giden isleri cevirip toparlama sansi da maalesef yok. uzulerek soyluyorum, elindeki sansi degerlendiremeyen galatasaray hocasi olarak kaldi. su sakatliklar olmasa ve de jong-tolga ortasahasina 3-4 hafta once gecebilse, defansta semih ve sabriye muhtac kalmasa, ya da en azindan linnes'e biraz daha sabredebilse hersey daha farkli olurdu. ama suan bakinca evinde 2 mac ust uste kaybetmis, fener deplasmaninda kazanmadigi surece isi cok zor olan bir hoca ve takim var ortada. bu pozisyonda ya radikal kararlar alacak ve en azindan bir kesime pes etmedigini gosterecek ya da sezsiz sedasiz kendi ipini cekecek. kaybedecek hicbirseyin yok hoca, yak gemileri gitsin.
  • 2033
    dursun aydin ozbek ve yonetimiyle calisan teknik direktor pep guardiola olsa basarili olamaz galatasaray. mumkunati yok. dolayisiyla jor'a basarisizligi icin tek bir laf etmem. kendisi basarili olsun diye degil, baska kimse bulunamadi diye getirildi o koltuga. isini de layigiyla yapmaya calisiyor. hatalari var, hatalari cok, daha da cok olacak ama basarisiz olmamizin sorumlusu olarak onu gormuyorum. gormeyecegim de.
  • 2034
    yönetim bir stoper alabilmiş olsaydı belki şu an liderdi bu adam takımıyla. hani tamam belki o zaman da yine bunun gibi bölük pörçük hücum ederdik ama en azından bu kadar salak salak goller yemezdik, o kafaları vurdurmayacak bir adamımız olurdu defansta. kendisini organizasyonsuzluğumuz sebebiyle eleştirmekle beraber asla tüm suçu ona yüklemiyorum, buna ne benim ne başkalarının hakkı var. tek bir suç varsa o da yönetimindir, tek bir suçlu varsa o da mr. gözlemedir.
  • 2035
    elindeki kadro yetersizdir buna kimse itiraz edemez ama forma konusunda adaletli olmak zorunda.

    zo-run-da!

    hakedene formayı versin, bu kadroyla kötü de oynasak, her maç 3 gol de yesek, sene sonunda 4. de olsak gıkım çıkmaz.

    kendisini büyük bir sınav bekliyor. ona olan inancımızın geri gelmesi, tekrar güven tazelemesi için yapması gereken basit.
    ya 20 kasım 2016 fenerbahçe galatasaray maçında selçuk inan'ı keser ya da yakın bir zamanda galatasaray kariyeri biter.

    bizi yanıltma. rüştünü ispat et.
    her zaman arkanda durdum riekerink bey dedim.
    yoksa ben de modaya uyup riekerink bye diyeceğim.
  • 2036
    bugünlerin geleceği belliydi ve geldiğinde de olacaklar belliydi.

    fatih terimci" tayfa ve "riekerink yetersiz"ci tayfa * hemen çıkmış ortaya. sorsan hepsi sir alex ferguson hayranıdır. fergi'nin ilk 5-6 sezonunu bilmeden...

    bu adam bir devrim yapma peşinde ama roma bile bir günde kurulmadı.

    umut, tarık, olcan ve bal yapmayan diğer tüm arılar kovan dışı bırakıldı ama kadro hala istenilen düzeyde değil. takımın en temel ihtiyacı olan stoper, orta saha ve sağ bek ihtiyaçları tam olarak karşılanmadı. buna rağmen iyi bir sezon başlangıcıyla o süreci atlattık. liginin kalbur üstü takımlarına karşı da fena oyunlar oynamadık.

    beşiktaş derbisinde hakem takdir haklarıyla berabere kaldık, kayseri'de hakem hatasıyla 2 puan bıraktık. trabzon maçında en az 1 puanımız hakem sebebiyle gitti. başakşehir maçında berabere kalınabilirdi. yani riekerin bey'in de hataları (özellikle oyuncu değiştirme zamanları, takımın fizik kondisyonu) mevcut ama baktığınız zaman hakemlerle kollanan beşiktaş'ın sadece 4 puan gerisindeyiz. ben başakşehir'in şampiyon olabileceğine inanmadığım için rakip olarak beşiktaş ve fener'i görüyorum.

    yol daha uzun...

    fenerbahçe ve bursaspor maçlarından alınacak 4-6 *puan bizi yine yarışa sokar.

    ayrıca pek dikkat edilmiyor ama beşiktaş bizi 2 hafta geriden izliyor. yani bizim maç yaptığımız takım 2 hafta sonra beşiktaş'la oynuyor. kazanırsak rakibimiz beşiktaş maçı için daha da puan alma baskısında olacaktır. özellikle deplasman maçları için. yalnız biz bunu sadece gençlerbirliği maçında kullanabildik. gençler'i yendik ve gençler 2 hafta sonra bu sefer bjk'den puan aldı.

    serdar aziz, linnes/cavanda'dan biri, de jong-tolga ikilisi kadrodaki yerini alıp, kolbein alternatif olunca inşallah her şey daha iyi olacak. 4-5 maçlık seri yapan zaten farkı kapatıyor.

    hocamız da derbide* özlenen galibiyeti getirirse bence kendisi için son derece önemli bir kredi kazanacak ve hem kendine hem de takıma güven aşılayacaktır.

    #seninleyizriekerinkbey
  • 2037
    bence fenerbahçe maçı olası yenilgide bile son maçı olmayacak. yöneticilerin açıklamalarına bakarsak riekerink'e güven sağlam. taraftar da seviyor. sorunun oyuncularda olduğunu düşünüyor her iki tarafta. şuanda elinde eksik kağıtlar var. forvet rotasyonu yetersiz. transferler maalesef beklediğimiz gibi çıkmadı. fenerbahçe maçında oynatacağı oyun ve sonuç çok önemli ama farklı bir sonuç çıkmazsa gönderilmez.
  • 2038
    lig uzun bir maraton ve ciddi fikstür avantajımız var.

    mükemmel oynamıyoruz evet ancak defansif zaaflar dışında yerin dibine sokulacak bir futbol oynadığımız da söylenemez.

    eldeki oyuncularla bir sistem kurulmaya çalışıyor. eksiklikler olacaktır.

    başarısızlık olsa dahi sabredilmesi taraftarıyım ancak bizim taraftarımızın bunu yapamayacağını biliyorum.

    inşallah jor hocam kadıköy'den galibiyetle döner ve kredisini arttırır. yoksa homurdanmalar başlayacaktır.
  • 2039
    çok kredi topladı gerçekten sezon başlamadan saha içi-dışı yaptıklarıyla, insanlığıyla, ona bir de süper kupa zaferi ekledi beşiktaş karşısında. ama o günden beri krediden yiyor, hiç ekleme yapamadı maalesef kendisi, eklemeyi ona saygısızca saldıran medya çakalları yapıyor istemsizce. henüz o kredinin sonuna gelmedik, allah da getirtmesin ama kredine sebep olanlardan derhal kurtulman lazım hoca. yoksa ne beyliğin kalır ne paşalığın.

    bir an evvel doğruları yapmaya başla gözünü seveyim, naif adamsın, senin üzüldüğün günleri görmek istemem.
  • 2040
    şu an savunma zaafiyetine rağmen fenerbahçe'nin çok üstünde bir hücum hattı ile orta saha yapısına sahip olan bir takımın, kadrosunun yetersiz(!) olması iddiası ile savunulan teknik direktörüdür.

    2001-2002 sezonunda ligde şampiyon olan, avrupa'da ikinci guruplarda barcelona'nın ofsayttan yediği bir gol sebebiyle elenen galatasaray'ın kadrosu.

    https://tr.wikipedia.org/...4%B1)_2001-02_sezonu
  • 2041
    yine alınan iki mağlubiyetten sonra 'bir numarası yok', 'zaten altyapı hocası' gibi cümleler kurulmaya başlanmış, arkadaş, neden biraz sabretmiyorsunuz ya? son maçta yenildiği rakip ligin mevcut lideri, ilk maçta fener'i yenerken sevinmiyor muydunuz? ülkece artık bu maymun iştahlılık ve açgözlülükten bir an evvel kurtulmamızı diliyorum, don değiştirir gibi td değiştirerek büyük takım olunmuyor, olunmaz. kendisini halen destekliyorum, bu sezon şampiyon olamasak dahi destekleyeceğim.
  • 2044
    krediden falan yediği yoktur. kendisi halen taş gibi hocadır. ama biz sözlüğe yazarken de kendisine karşı reaksiyonun bu şekilde olacağını daha önce söylemiştik:

    (bkz: jan olde riekerink'in galatasaray'daki kredisi)

    arkadaşlar bakınız. galatasaray'ın geçen seneki ligi bitirişi içler acısı bir hal. mevcut kadroyla %60 aynı olan bir kadro ligi 6'ıncı bitirdi ve riekerink sayesinde 1 adet türkiye kupası 1 adet de süper kupayla sezonu sonlandırdık.

    ligde 3'üncü olduğumuz şu anda, lider başakşehir'in 6, ikinci beşiktaş'ın 4 puan gerisindeki takımımızın haline bir bakalım, riekerink ne yapmış ne yapmamış bir değerlendirelim ki sağlıklı bir mantık silsilesi oluşsun:

    - mevcut durumda ligin 1'incisi ve 2'incisi olan en dominant iki takımıyla oynamışız. ilkinde beşiktaş'ı 2-0 yenerken takım psikolojik olarak geri çekilmiş, 2-2 bitmiş. o maça başlarken de galatasaray taraftarı "yandık bittik kül olduk" modundaydı. en güçlü zamanında karabükspor, akhisar hatta kayseri gibi takımlarla oynamışız. trabzonspor maçı da geçmiş gitmiş. 10'uncu hafta itibarıyla geriye kalan 4 zor maçımız var, fenerbahçe, bursa, konya, osmanlı...

    - ilk yarı fikstüründe dezavantajlı başlamışız, beşiktaş, fenerbahçe deplasman. evimizde kaybettiğimiz iki maç trabzonspor ve başakşehir maçları. trabzonu topa tutmuşuz, son dakikada çatala rövaşata takmışız, girmemiş, olmamış. başakşehir'e karşı öne geçmişiz, koruyamamışız, hakem palabıyık bizi ince ince kıymış, 2-1 bitmiş.

    - ligin topla en iyi oynayan takımıyız, en çok top tutan, en çok rakip yoran... 2 büyük zaafımız var, 1'inin riekerink'le ilgisi yok, stoper ve tandem. 1 tane bile iyi stoperimiz yok. diğer sorun atak varyasyonu, rakipler o kadar çok kapanıyor ki bireysel yetenekler olmadıkça kilidi açamıyoruz.

    - tolga en eleştirilen transfer - 2 milyon verilir mi dedik takımın omurgası oldu
    - eren derdiyok en eleştirilen diğer transfer - santrforun bu mu olacak dediler, adam 5 gol attı, ama besleyemiyoruz, 2 rövaşata, 1 gol 1 çatal, ben memnunum
    - bruma çöp dediler adam etti, wonderkid oldu,
    - takımdaki çer çöp adamların çoğunu temizledi, geriye semih, selçuk, sabri kaldı.
    - sistemimiz var, kim olursa olsun aynı şeyi oynuyoruz ,topa hakimiz, bastırıyoruz...

    şimdi ilk seneden şampiyonluk bekleyen sabırsız taraftar moduna girmenin zamanı değil. hocanın ve takımın arkasında durup olabildiğince ayağa kaldırmanın zamanı. bu sene şampiyon olmazsak ölür müyüz?
  • 2045
    sistemimiz falan yok. bruma'nın eren'in ekstra çabalarıyla puanlar aldık. herhangi bir oyun planımız yok. topu alan oyuncu içgüdüsüyle hareket ediyor. sosyal medyada tüm problem bireysel olarak sevilmeyen oyuncuların üzerine yüklenilmek isteniyor ama ilgisi yok. takım olarak berbat durumdayız. takım sneijder'in çiftliğine döndü iyice her yerden kaleye vuruyor. bireysel yetenekle bir yere kadar gidiliyor. gollerimizin çoğu duran toptan. 10. haftayı zor görür demiştim bruma sayesinde zor da olsa gördü, en kısa zamanda altyapıdaki asıl görevine dönmelidir.
  • 2046
    topu 2. bölge'den 3. bölgeye aktarabilmeyi ba$ardigi gün kendisi ile uzun vadeli bir anla$ma yapilmali ve bunu ba$arabilmesi için devre arasina kadar vakti var. orta saha'dan daha hizli çikmamiz gerekiyor. topu ayagimizda eveleyip, geveleyince rakip yerle$iyor. tek top $art. oyuncular birbirilerini tanidikça bu durum umarim düzelecektir. takima yeni katilanlara bakalim: eren, bruma, de jong, tolga. bu adamlarin bir takima adaptasyon süreci var. bu süreç a$ildiginda takim daha seri oynayacaktir diye ümit ediyorum.

    ba$ak$ehir örnegi var. 4-5 yildir birbirini taniyan futbolculardan kurulu bir ekip. herkese topa sahip olan arkada$ina bakip, nereye ko$masi gerektigini çok iyi biliyor.

    formul: sabır.
  • 2047
    bu sene kayseri beraberliği dışında bütün puan kayıplarını kendisine yazarım. özellikle 2-0'dan verdiği beşiktaş maçı ki verdiğimiz maçların 2 tanesi arena'da "mağlubiyet". 80'de oyuncu değiştirilmez hele ki gerideysen. kadıköy'de aynı hataları yaparsa patates ederler bizi açık ve net ki taraftar baskısı en üst seviyede olacak.

    bize efendi değil, takımı oynatacak şampiyon yapacak hoca gerekiyor. umarız takımı en kısa sürede toparlar, aksi taktirde hem kendisi hem kulüp hem biz toparlanamayız.
  • 2048
    gazetelerin gazına gelerek hareket edenleri görmemizi sağlayan teknik direktör. basının eleştirecek veya söyleyecek kötü bir yönünü bulamadığı için ne kızlarının garsonluğu kaldı ne yetersizliği. güzel kardeşim biraz gözünü aç düşün bu basın eliyle sen neler kaybettin ve hala akıllanmadın.
    24 maçta 22 gol atan jardel gitsin diye basının o günlerde yazdıklarını hatırlamazsınız. bak 24 maçta 22 gol diyorum adama takacak kulp bulamadılar koşmadan gol atıyor böyle futbolcu olmaz dediler. her attığı gol sonrası eleştirdiler hatta bak hakan şükür olsa daha güzel atardı bile dediler. adam hakan ile kıyaslanmaktan o kadar bıktı ki saçlarını kazıttı ben farklı bir adamım diyebilmek için ama hatırlamazsınız siz onları.
    lucescu kiralık oyuncularla bu takımı şampiyon yaptı, avrupa'da efsane top oynattı romanya çingenesi diye diye adamı basın eliyle bizden gönderdiler. beşiktaşta olumsuz haber dahi yapılmadı lucescu ile ilgili. yıllardır basın eliyle fenerbahçeye gelsin diye uğraşıp durdular ama bizdeyken çingene olan lucescu beşiktaş ve fenerde kurt hoca yersen tabi.
    şimdi basın baktı jor diye bir adam var ve bu adam bir şeyler yapıyor iyi kötü bir sistem kurmaya çalışıyor bizim için faydalı şeyler yapacak yine sizleri gaza getirmeye çalışıyorlar. defans hatalarından gol yiyoruz diyoruz peki soruyorum son iki yılı baz alırsak defansta adı yeni olup tamam bu taş gibi 11 oyuncusu olur dediğimiz kimi transfer etti yönetimimiz ? bu adam yaraya parmak bastı arı kovanına çomak soktu arı sevenlere dert oldu.
    yıllardır milyonlar kazanıp basında eş dost edinenler bir yıldır takımı yöneten hocadan daha çok nüfusa sahip olacak elbette, hocayı sizler gibi içeride istemeyen adamlarda var ve onların ihtiyacı olan şey hocanın arkasında olan taraftar desteğini bitirip rahatça göndermek. eğer taraftar istemezse hocayı kimse gönderemez.
    sizler hocayı eleştireceğinize önce çıkıp kaptan selçuk için iki kelam etme cesareti gösterin yıllardır oynadığı top ortada. taraftarı gaza getirip ön plana çıkmaya çalışan levent beye iki kelam edin serdar aziz mi bizim 11 topçumuz olacak diye, basına laf edin siz galatasaray'ın hocasına böyle soru soramazsınız diye adam gibi protesto edin. hala anlamadınız değil mi sorun hoca değil sorun topçularda ruhunu vermeyen artık bıkkınlık yaratan iki pas yapmaktan aciz sözde evlatlarımızda.
    felipe melo'nun bir sözü ile sonlandırıyorum bu yazıyı kafanızı şişirdim kusura bakmayın "belki teknik olarak bazı günlerde başarılı performans gösteremeyebilirim sonuçta bir insanım ama ben bir savaşçıyım her zaman o savaşı o mücadeleyi vereceğim" işte öz evlatlar bu özveriyi gösterirse takım hocasız bile oynar siz merak etmeyin.
  • 2049
    fenerbahçe'den çok üstün hücum gücüne rağmen, bu defansif zafiyet ile kadıköy'e gidersen 3'lük 4'lük olursun.
    gerçekten ileri uçtaki elemanlarına güvenme.
    biz bu filmi daha önce izledik. keita'lı, elano'lu arda'lı baros'lu kewell'lı, giovanni dos santos'lu hücum gücü ile ilk 8 haftada namağlup olarak gittiğimiz kadıköy'den ki o kadıköyde evinde 4 puan vermiş bir fenere gitmemize rağmen 2 yan top ve kontradan cezamızı kestiler.

    aman diyeyim.
  • 2050
    4 kasım 2016 galatasaray istanbul başakşehir maçı sonrasındaki üzüntümün asıl sebebi olan hocamızdır. sene başından itibaren tribünden canlı izlediğim takımımdan çok ümitli olmamın en önemli sebebi ön alanda yaptığımız takım halinde pres ve kaptığımız toplarla rakipleri çok bunaltmamız ve zor duruma düşürmemizdi.

    ne var ki bu özelliğimizi gün geçtikçe kaybediyoruz hatta kaybettik bile. haftada sadece bir maç oynayan bir takım için yorgunluktan bahsetmek pek doğru olmaz değil mi... belki de özellik falan değildi bir iki maça has bir durumdu.

    başakşehir maçını izlerken neden önde baskı yapmıyoruz diye tribünde kriz geçirdim. rakibin defansı ayağı çok düzgün adamlardan mı kurulu? uğur, yalçın, bekir, ferhat... rakibi bu kadar geride karşılamaya ne gerek vardı ki? bu kadar mı korktuk visca dan, mossoro dan ve diğerlerinden. resmen taktik olarak onları durdurmaya çıktığımız bir maç izledik. hazmedemediğim mağlubiyetlerden biri oldu. hocamız bu taktikle çıkmadı diyelim. takım oyun tutturamadı diyelim. değişiklikler ile takıma etki etmeye çalışmak bu kadar zor mu? bu kadar beklemeye gerek var mı? ligin 10. haftasındayız arkadaş kaybetsen ne olur ki... hiç! ama teslim olmuş görüntüsünü kabul edemem.
App Store'dan indirin Google Play'den alın