resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:62
Uyruk:Hollanda
  • 1977
    takım sezon başından beri bruma ve duran toplar dışında tek pozisyona giremiyor. evinde üst üste 2 defa yeniliyor. sağa sola pas atmaktan başka en ufak aksiyon göstermiyor. elinde bruma olmasa şu an 18. sıradaydık. zaten yönetime kızmamak mümkün değil ama en azından alanya'dan 3 karabükten 4 yiyen savunmasında mustafa yumlu olan takıma da bir tane gol atalım bari. artık söylemek lazım kendisi yetersiz kalıyor.
  • 1980
    aslında kötü hoca, kötü teknik direktör demek açıkca haksızlık olur, ama galatasaray'ı yukarıya taşıyamayacak hoca diye tanımlamak daha doğrudur.

    hazır milli takım arası varken hemen bugün gönderilip yerine ( kim olabilir bilmiyorum ) tecrübeli bir teknik direktör getirilirse galatasaray'ın ligten kopmadan yarışa devam etmesi mümkün olabilir.
  • 1981
    (bkz: #2057681) bu açıklamayı yapmasına üzüldüğüm teknik adam. hocam sen pas oyununu çok yanlış anlamışsın dur ben sana anlatayım. %65 topla oynama ortalama 450 pas ile oyunu domine ettiğini sanıyorsun ama kendini kandırıyorsun. bizde senin gibi maçı izledik yaptığımız pasların çoğu stoperlerin aralarında paslaşmalarından başka bir şey değil. oyunu domine ederek pas oyunu nasıl olur onu manchester city yapıyor şu an. eğer onların oynadığı domine eden pas oyunu ise bizim oynadığımız domino taşı kalır.

    semih kaya pas trafiği :http://gss.gs/dxz.jpg 70 pas yapmış %92 başarılı ile göndermiş ama hepsi sağa sola ileri yok.

    hakan balta pas trafiği : http://gss.gs/7fB.jpg 56 pas yapmış %92 başarılı ama yine oyunu geriden başlatacak bi etki göstermeyen paslar.

    iki tane defans oyuncumuzun yaptığı pas sayısı 126. isabet yüzdelerini görmezden gelecek değilim ama oyun kurdurmayan içi boş ve seni kandıran paslar hocam.

    selçuk inan pas trafiği : http://gss.gs/M0D.jpg 44 pas yapmış ve %77 ile oynamış.

    ben bu durumu açıklamayı sizlere bırakıyorum.

    şu tabloda oyunu nerde oynadığımıza gelsin. 5 oyuncudan 4'ü defans hattına ait. orta sahanın yapması gereken pasları bu oyuncuların yapmaması gerekiyor. http://gss.gs/hHZ.jpg

    (bkz: 4 kasım 2016 galatasaray istanbul başakşehir maçı)
  • 1982
    futbolcular ve yönetim elbette kendisinden daha fazla hatalı.

    beni üzen şey ise 5 kasım 2016 galatasaray istanbul başakşehir maçı sonrası yaptığı "oyunu domine ettik" açıklaması.
    yani sen dün oynanan oyunu beğendiysen bu benim için hayal kırıklığı.

    önümüzdeki haftalarda da hâlâ selçuk inan, sabri sarıoğlu, semih kaya gibi adamları oynatacaksan da hiiiç uğraşmayalım bence.
    zira takımı orhan atik çalıştırsa da bundan farklı şeyler yapmaz zaten.

    bize değişimi getirecek adam lazım, korkak ve sıkıcı, plansız futbol istemiyoruz artık.
    bunları vaadetmeyeceksen boşuna işgal etme o koltuğu.

    edit: yahu arkadaşlar riekerink gitsin demiyor kimse, sadede kötü oynanan oyunun farkına varsın. allahaşkına dün oyunu domine mi ettik biz? bunu iddia eden riekerink hocamın takıma neşter vuracağını düşünür müsünüz?
  • 1984
    hemen gitmeli anında kovalım amk cihat aslanı getirelim hatta olmadı van gaali getiririz.
    lan olum siz malmısınız amk?bu takım 2015-16 sezonunu 6. bitirdi 6.
    sene başında bizim hangi bölgelerde eksiklerimiz vardı?

    defansın göbeğinde sıkıntı vardı sürekli gol yiyorduk.bu sorun giderildimi hayır.serdar aziz kazığını yedin oturdun aşağıya.

    ortasahada melonun eksikliğini ve çift yönlü box to box oynayacak adam eksikliğimiz vardı.melonun eksikliğini tolga bir nebze doldurdu ama yan pas selçuk yine değişilmezimiz.alabildinmi diarrayı hayır.

    forvette eksikliğimiz vardı umuttan sonra kim gelse nistelrooy etkisi yaratacaktı eren geldi bir hava estirdi ama sürekliliği yok.kaliteli yabancı golcü eksikliğimiz devam ediyor.

    yani anlatmak istediğim geçen seneden pek farkı yok takımın.sağ bekte sabri vardı yine sabri var.göbekte chedjou,semih,balta vardı yine onlar var,orta sahada yan pas selçuk vardı yine selçuk var vs.

    geçen sene 6 olduk bu takımla 3. oluruz en fazla.çünkü malzeme bu.gereksiz adamlara gereksiz paralar verirsen,zekice planlı hareket etmezsen şampiyon olamazsın.riekerink suçlu değil beyler suçlu bu yönetimdir.ne zaman uyanacaksınız bilmiyorum umarım çok geç kalmazsınız.
  • 1985
    üzülerek söylüyorum ki bize yakışmayan hocadır kendisi. denizli döneminde 2 pas yapamayan takımı aldı önce über takım fenerbahçe'yi silkeledi, sonra beşiktaş'ın elinden süper kupayı aldı. takıma iyi top oynattı, ve bunu neredeyse 0 rotasyonla yaptı. sonra kayseri, trabzon maçlarında resmen doğrandı, ardından başakşehir maçında kıyıldı, yönetimden, taraftardan tek ses yok. herkes jor hocama yükleniyor, git kendini kurtar güzel adam, bu taraftar da senden sonra adanalı'nın orasını değil burasını yer artık.
  • 1986
    en kotu sezonumuzda fenerbahceden 1 turkiye kupasi besiktastan 1 super kupa alan, takimdaki galatasarayin evlatlari devrine son veren ve sadece iyi oynayacagina inandigi futbolculari sahaya suren, ligin lideri olan bir takima beceriksiz stoperleri yuzunden yenilen takimin hocasi. son oynanan basaksehir macinda muhtemelen sneijder in 2 fuzesinden biri ya da semihin pozisyonu gol olsa muhtemelen yine tum galatasaraylilar kendisine riekerink bey diyecekti. galatasaray taraftarinin sabirli olmasi ve kendisine destege devam etmesi gerekmektedir. onumuzdeki hafta oynanacak olan fenerbahce macina simdiden hazirlanmayan baslamistir. kendisine guvenim sonsuzdur.
  • 1989
    en büyük hatası selçuk, hakan, semih, sabri, yasin gibi adamlardan medet ummak , bu adamlar gidip daha iyi oyuncular alınmadıkça jor'da gitse, mourinho da gelse bu takımdan bir şey olmaz. yabancılardan da chedjou, cavanda, josue, podolski gibi arkadaşlar kendilerine çeki düzen vermez ise gönderilmeliler. sneijder ise maaşında indirime gitmeli yada yollanmalı. serdar aziz'in de bizde oynayacak kapasitede olmadığını, de jong'un da fiziken biraz daha toparlanmaz ise bir işe yaramayacağını düşünüyorum. gördüğünüz gibi takımın çoğu gitmeli aslında. yönetim bu çapta bir operasyon yapamayacağına göre, gidecek kişi jor olacak yine. büyük ihtimalle fatih terim gelir, o da gelmezse bu kadro adam yemeye devam eder. jor içinse üzgünüz. gitmeden gerekli yerlere neşter vurmaya çalışsa yeter. iyi niyetli teknik adam.
  • 1990
    başarı istikrar gerektiren bir iş. hop yarın da bu adamı göndereceksek, işimiz iş. evet kimse kör değil, hoca mükemmel bir hoca değil. fakat mükemmel hoca kim? daha doğrusu kim gelecek ardından? ben hamza hoca bile gitmesin dedim. çünkü sürekli sıfırdan başlamaktan bıktık. mesela geçen sene hoca kasım sonunda kovuldu, sonra ne kazandık. mustafa denizli ile beraber en kahrolası ayları geçirdik. şimdi tekrar az biraz toparlandık. acele etmeye gerek yok. panik bizim işimiz değil. fakat galatasaray'ın eksiği teknik heyet değil, eksiği idari heyet. mesela tolga zengin kötüyken, şenol güneş'e ''hayır kardeşim sen tolga zengin'i değil fabricio agosto ramírez oynatacaksın diyen ve sezonu kurtaran bir yönetim lazım. teknik heyete başına buyruk bildiği yaptırtmayacak bir yönetim. riekerink de bir şeylerin farkında fakat sneijder'den ve apoletlerden çok çekiniyor. mesela semih kaya'yı sneijder bile oynat diyor olabilir. çünkü üç buçuk senelik bir takım arkadaşlığı olayı var. mesele selçuk'un da bir şey oynamadığını görüyor ve her fırsatta çıkarıyor ama ya kaptanı 11'e koymazsam kamuoyu beni linç eder mi diye düşündüğünden eminim. halbuki şu taraftar platformlarını bir okusa dünden hazır çürükleri temizlemeye. işte bu aşamada yönetimin el atıp yardımcı oması gerekiyor. çünkü hoca'nın pişmesi ve bu leş ortamı öğrenmesi için en az bir senesi, bana göre iki senesi var. çünkü türkiye'de futbol bir spor ya da yarışma değil, bir dalavere, bir hile, kalleş bir savaş.
  • 1991
    son haftalarda hayal kırıklığına uğratmıştır ancak işler biraz kötü gitmeyince kelle isteyenler gerçekten gına getirdi. bu yaşlanmış ve etkinliğini kaybetmiş takıma takır takır top oynatacak hoca varsa söyleyin getirelim. yoksa bırakın adam işini yapsın. iki maç kaybedecek, kötü oynayacak kredisi var. akbaba gibi üşüşmeyin adamın başına amk.
  • 1992
    kendisiyle ilgili ilk defa olumsuz eleştiri yapacağım teknik direktörümüz. daha ilk bir kaç maçından sonra kendisi için oyuncu tercihleri ve kadro mühendisliğini iyi yapabildiğini ama futbolun taktik kısmından anlamadığını, oyunu hiç bir şekilde okuyamadığını söylemiştim ve bunu zamanla geliştirebileceğini söylemiştim. şimdi 22 ekim 2016 galatasaray trabzonspor maçı ve 4 kasım 2016 galatasaray istanbul başakşehir maçı sonrası verdiği röportajlara bakarsak ikisinde de maçı domine ettiğimizi ve buna rağmen rakiplerin son vuruştaki becerisi, bizim ise final hareketlerinde beceriksizliğimiz nedeniyle kaybettiğimizi söyledi.

    şimdi yaklaşık 15-16 senedir futbol izlerim, az buçuk futboldan da anlarım. maalesef riekerink bey, dominant futbol bu değildir. dominant futbolda yapılan pasların bir amacı olur, takımın bir hücum planı olur ve bu pasları yaparken takımın bir yerleşimi ve bunun sonucunda çeşitli organizasyonlarla girilen bir pozisyon olur. yani topu sağ bek-orta saha-stoper-sol bek-sonra tekrar orta saha hattında döndürünce dominant futbol oynanmış olmuyor. senin bu top çevirip pas oyunu yaptığın pozisyonların %90'ında bruma topu alıp allaha emanet gidiyor ve yetenekleriyle ekstra bir şeyler sergilerse bir pozisyon buluyorsun, yada içerdeki pivot santrafor eren'e kim denk gelirse o orta yapıyor gerisi eren'in hava hakimiyetine kalıyor.

    maalesef galatasaray'ın başka bir hücum planı bir oyun aklı veya organizasyonu yok sahada. bazı maçlarda kitlenmemizin ve gol bulma konusunda büyük sıkıntı yaşamamızın nedeni bu. belki olur da bir gün bruma-eren-sneijder-sinan-podolski hepsi aynı gün formda olur, hepsinin %100 oynayacağı tutar işte o zaman belki gollü rahat bir galibiyet alabiliriz ama bu yine de bizim hücum konusunda iyi olduğumuzu göstermez. belki o gün öyle düşünürüz. ama öyle değil ne yazık ki.
  • 1993
    çok severiz ya yerli-yabancı minvalinde tartışmayı hani. bir tane de ben yazayım dedim. hadi bakalım...

    kendisi ülkemize gelen diğer yabancı teknik direktörlerin aksine deplasmanda çok iyi, kendi sahasında çok kötü sonuçlar alıyor.

    şu dünyaya geldik, sözlük yazarı olduk da yabancı-yerli tartışması yapmadık demeyeceğim artık. oh olsun.

    oldu mu? valla bence on numara tespit. oldu oldu.

    not: yazar girdiği entryden rahatsız aslında. ama dünya gözüyle bu muhabbeti yapmaya kendini mecbur hissediyor. :(
  • 1994
    bir takıma belirli bir oyun yapısı oturtmak için gerçekten ciddi zamanlar gerekiyor. hele ki bu takım geçen sene oyun anlamında dibi görmüş bir takımsa ister istemez bu süre daha da uzuyor. sene başından itibaren çoğu taraftarımız gibi ben de riekerink'e sonsuz derecede güven besliyordum. geçen seneye oranla ilk 11'e dahil olan iki, üç oyuncu olmasına rağmen takıma bir şahsiyet kazandırmış gibiydi. artık galatasaray topa çok daha fazla sahip oluyor, her ne kadar kanser haline gelmiş olan ağır oyun, geri pas, yan pas kombinasyonları tam olarak bitmemiş olsa da takımın oyunu ışık veriyordu.

    bir önceki senede yaşadığımız kabustan uyanıp masal aleminde yaşıyor gibiydik ama o masal uzun sürmedi. ne yazık ki oyuna müdahale konusunda ciddi sıkıntılarının olması, belli bir taktik anlayışın dışına çıkamaması, koskoca galatasaray takımının tek hücum planının bruma, eren, podolski'nin bireysel yeteneklerine bağlı olması, ilk haftalarda gördüğümüz takım savunması ve presin yerinde yeller esmesi nedeniyle kendisi birçok taraftarımızda olduğu gibi şahsımda da soru işaretleri ve acabalar uyandırmaya başlamıştır. bazı temel noktaları çözdüğüne dair emareler göremezsek ne yazık ki yollar ayrılma noktasına gelecektir.
  • 1995
    2 mağlubiyet sonrası yollanmaya çalışılan teknik direktörümüz.

    geçen 2 yıldan hem oyun olarak hem de pozisyon olarak kat ve kat düzelme var. arkadaşlar bakın yapmayın, hemen sosyal medyanın gazına gelip de siz de böyle yaparsanız kim savunacak galatasaray'ı ? bakın lig bir maratondur. illa ki kayıplar olacak. ama kötü oyunla kaybetmek başka, iyi oynayarak kaybetmek başka. dün lig 1.sine yenildik. olabilir böyle şeyler. skor taraftarlığı yapmanın ne anlamı var? siz kendinize taraftar mı diyorsunuz ?
  • 1997
    kendisine desteğimiz azalıyorsa biz kötüyüz ve bize kötü insanlar müstahak demektir. sonuçlar ne olursa olsun kendisi takımımızın başında olmalı. şampiyonluk gelip geçer bize kendisi gibi iyi niyetli profesyonel birisi lazım. aynen devam hocam. sezon sonunda gülen kim olur bilmiyorum ama takımda hak etmeyen kimsenin kalmayacağını biliyorum. bu da bana yeter.
  • 1998
    2 hafta önce bu sayfaya yazılanları okuyorum, aklım almıyor. adam harcamakta türkiye'de 1 numarayız aga üstümüze yok. öyle hocasın böyle hocasın yok muhaliflerin daşaklarını yesin. ulan şimdi bakıyoruz öyle vizyonsuz böyle kötü, galatasaray hocası olacak adam değil alt yapı hocası.

    noldu olm 2 haftada bir adam bu kadar değişebilir mi?

    burada çok iyi hocadır kalsın 10 yıl kontrat yapalım demiyorum bakın, neden bu kadar yanar döneriz diyorum. bu kadar kolay mı artık adam harcamak bu camiada?
  • 1999
    kendisi geçen senenin son maçlarından beri bizimle. üstelik hemen hemen aynı kadro ile. galatasaray'ın bir oyun planı yok. her maçta aynı taktikle, daha doğrusu taktiksizlikle oynuyoruz. yan pas yan pas, bruma'ya topu ver, o çalım atsın, pozisyon yapsın. taktik bu. doğal olarak da rakip çok kolay önlem alıyor. kadro zaten hemen hemen aynı iken bunları yapmak zor. bu konuya katılıyorum. ama kadroda değişiklik yapmak onun elinde. zaten kötü oynuyoruz. mesela sağ bekde sabri ısrarı yerine cavanda ya da bir başkası neden düşünülmez? takım dolu dizgin gitse, anlarım. kağnı gibi futbol oynuyoruz. hızlı oynamadığımız sürece bu ligde başarılı olamayız.

    öncelikle defansımız hiç güven vermiyor. geçen sene de hiç güven vermiyordu. 3 gol attığımız maçlarda bile 3 gol yeme, hatta daha fazla gol yeme potansiyelimiz vardı. aynı kadro ile devam ettiğimize göre, bu defans aynı tas aynı hamam. o zaman takıma hücum gücü aşılamak gerekiyor(du), kısacası nasıl olsa gol yiyen bir takım olduğumuza göre, fazlasını atacak hücum organizasyonları çalışmak lazımdı. onu da yaptırmadığı ortada. kadro tercihlerini de kesinlikle çok kötü buluyorum. ben bile dünkü maçta eren'i çıkartıp, poldi ve sinan'ı ilerde kullanmayı düşünürken, o bunu bile düşünemiyor. vasat eren'e tahammül ediyor. hele selçuk ve sabri tercihlerine girmek dahi istemiyorum.

    geçen seneki adamlarla devam etmesi, kendi kuyusunun kazılmasına neden olacak. dünkü maçta 2 -1 geride olduğumuz dakikalarda, defansta 5 kişi, orta sahada 4 kişi vardı. eren ileride tek başına bırakılmış, gol atması bekleniyordu. anadolu takımları bile bu şekilde oynamıyor. koskoca galatasaray, iki maçtır kendi sahasında yeniliyor. 3 gol yedi ve 1 gol atabildi. galatasaray bu durumdaysa, kusura bakmasın ama eleştirmek hakkımız.
  • 2000
    ilk iç saha maçımızda kendisi için koreografi yapılacak haberleri çıkmıştı. maçı beraber izleyeceğimiz bir arkadaş 'hamza hocaya bile yapmadılar. neden bu adama yapıyorlar' dediğinde sinirden çıldırdığımı hatırlıyorum. savunması ise iki kupa kazandı diye koreografi yapılıyorsa 3te3 yapan hamza hocaya neden yapılmasındı.

    önceki entrylerde de söylendiği gibi bu adam gerçekten son yıllarda başımıza gelen en güzel şeylerden biri. taraftarımız arasında bile kendisine karşı böyle bir tutum görünce refleks olarak her koşulda savundum.

    ancak oyun olarak çok eksiğimiz var be hocam. kaç hafta geçti oyunu rakip sahaya yıkıp rakibi boğduğumuz bir maç izleyebildik mi? geriye yaslanmış trabzon karşısında 40 bin taraftar önünde bile baskı kuramadık. kanatların yerini değiştirerek baskıyı arttıramazsın sevgili hocam. iç sahada gerideysen podolski gibi bir silahı dk 80 den önce sahaya sürmelisin belki de hocam.
App Store'dan indirin Google Play'den alın