resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:48
Uyruk:Hırvatistan
  • 5076
    10 kişi kalmış anadolu takımına 0-2 den maçı çevirmesi hafife alınıyor. bugün uzay takımı üç yıldır oturmuş kadrosu ile on kişi kalmış anadolu takımına tüm 2. yarı gol atamadı. büyük filozof, bugün birçok galatasaray' lının isteyeceği şenol güneş ikinci forveti 80 'de almaya cesaret etmiş. kenarda lens gibi negrodo gibi oyuncular varken 3. değişiklik bile yapılmamış. takım kazanınca oyuncular iyi, kaybedince hoca hatalı mantığı zaten kendi içinde mantıksız. ben iddia ediyorum geçen hafta muslera o hatayı yapmasa biz beşiktaş' tan gol yemezdik. yenilmezlik de. ha golü yedikten sonra bu kadar dağılmamak lazımdı onu tudor'a yazalım ama başlangıç taktiği gayet iyi işliyordu. 9-aralik-2017-galatasaray-akhisar-belediyespor-maçında yediğimiz iki gol de yine hoca nın tercih yada taktik hatasından değil yine hakem ve kaleci hatasından kaynaklandı. ikinci yarı bırak 10 kişiyi rakip 9 kişi de kalsa tribünler yönetim ve hoca aleyhine protestoya başlamışken takımı motive edebilmesi müthiş. adam resmen giyotinin altında performans göstermeye çalışıyor ki bence hiç kolay is değil.
  • 5077
    ligde fırtına gibi esen kayserispor ile deplasmanda oynamak ile ligde 6 maçtır, maç kazanamayan akhisarspor ile evinde oynamayı bir tutanlar tarafından övülen teknik direktör.

    9 aralık 2017 galatasaray akhisarspor maçına takımı hiç hazırlayamamıştır. fernando reges'in bile maç konsantrasyonu sıfırdı. maça fernando muslera ile çıkması hatadır. ben ve benim gibi milyonlar muslera'nın ilk yarı sonuna kadar dinlenmesini, kafasını toplamasını ve bebeği ile ilgilenmesini görebiliyorken (fernando muslera başlığında konu ile ilgili girdiyi bulabilirsiniz.), o görememiştir.

    ama doğru yaptığı noktalar var. maça garry rodrigues yerine yasin öztekin ile başlamak doğruydu. garry sol kanadı sevmiyor, yasin ise sol kanadı kullanmaktan memnun ve performansı yükselişte idi. ancak yasin bu işte, yasin'i bu zamana kadar tanıyamaması eksi puan. fernando reges ve badou ndiaye'yi arkalı önlü oynatmak yerine, yan yana oynatması ne kadar artı ise sürekli geriye çekmesi ise bir o kadar eksi. ikinci yarıdaki hamleler ise olağanüstü koşullar altında gerçekleştiğinden pek yoruma gerek yok.
  • 5078
    #2291558 girişte aynı şeyleri uzun uzun yazmak yerine bu yazımı buraya koyuyorum.

    basın ve ultraslan istifasını istiyorsa kalmalı.

    teknik heyet ve yönetimde, kendisini istemeyenler olduğunu tahmin ediyorum. karaktersiz yerli futbolcular da olabilir bu grupta. taraftar da bunları sorgulamadan, istenilen kıvama gelip istifasını istiyor.

    gitse bile yerine gelecek kişi terim olmamalı. tudor'un şu durumda teknik olarak rahat çalışması kolay değil. yapması gereken tek şey; her maçı kazanmak.

    kadıköy'de kazanmak, lig şampiyonu olmak gibi işler yapmalı. başarı için beklemeye tahammülü olmayanlara, gönderilmemek için kendini ispat etmek zorunda.

    ben tudor'a nötrüm. seviyorum sevmiyorum diyemem. güzel işler de yapıyor, hatalar da. ama galatasaray teknik direktörüne bu şekilde davranılmaz.

    hem bu konuda, hem "genç teknik direktör gelsin. birkaç sezon sabır gösteririz." mottosunda taraftar sınıfta kaldı. taraftar basının gazına gelmemeli. yöneticilerin çıkarları için kulübü kullanabileceğini bilmeli.

    ligin ilk yarısı biterken 1 yada 2. sıradaki takımın teknik direktörüne böyle davranılmaz. istifası istenmez. iyi kötü, seversin sevmezsin, doğru yanlış deneyen, sonucunda kazanan yada yenilen biri tudor.

    kazandık diye bunları daha rahat yazabilmem bile, taraftarın tudor konusunda %90'ıyla yanıldığının kanıtı. haftaya yenilmeyi geç. deplasman beraberliğinde bile, burasının nasıl olacağı belli.

    takım bazen iyi, bazen kötü oynuyor. ama o nalet olası basın, ultraslan falan kim bilir ne çıkarlar için "hırvat tudor istifa" diyor! şunları anlayın. bunların gazına gelmeyin artık.

    11'imiz iyi ama yedek yok. dursun yönetimi de malum. bende tudor'un 2 sezon kredisi var. en az bu sezon sonuna kadar kalmalı.
  • 5079
    kendisine hırvat köylüsü diyenleri gördükçe bir gülme alıyor beni.
    ben gerçekten bizim millet kadar hiçbir şey olmayıp da kendini çok şey zanneden bir millet görmedim.

    adamın yıllarca oynadığı hırvatistan milli takımının yanına yaklaşamayan bir milli takımın var, adamın yıllarca oynadığı juventus'un yarısı kadar tarihi olan bir takımın yok ülkende ama sen bu adama "hırvat köylüsü" diyorsun.

    lan sen önce bi hırvatistan ol da sonra köyünü eleştir ya :)

    şaka gibi bir millet gerçekten. bomboş.
  • 5080
    açıkcası eksiği çok, evet yanlışlar yapıyor ama böyle basındaki herkesin ve okan buruk gibi vasıfsızların saldırmasını görünce, ben sürekli sahip çıkmak istiyorum. bu ülke'de birisini zayıf görünce yam yam gibi saldırıyorlar ya, acayip uyuz oluyorum. hocayı sonuna kadar eleştirin buna itiraz etmem ama gs teknik direktörünü ite köpeğe harcatmayın. gs teknik direktörüne bir eleştiri yapılacaksa biz yaparız. it köpek işine baksın...
  • 5082
    seninle yıldızım hiç bir zaman barışmayacak ama şunu bil, birileri de sana belki taraftarın bu duygularını tercüme eder, sana bizim dışımızda kimse böyle bir laf edemez, ettirtmeyiz biz.

    yönetim falan arkanda durmayabilir bir kansızın sana söylediği laflar karşısında, sen sadece şunu bil, böyle kansızlara karşı arkanda milyonlar var. sen galatasaray'ın hocasısın, kimse sana bu lafları edemez.

    arkadaş hayat gerçekten çok enteresan, en sevmediğin üç kişiyi say desen kendisini de sayarım, maç sonunu izlememiştim, pazar sabahı bir kalktım, itin biri havlamış, kendimi tudor'un arkasında buldum. şu an o kadar gaza geldim ki, boş stada gidip adını haykırasım var.

    kimsenin kendisi hakkında fikirlerini değiştirmesine gerek yok, ama bu basın toplantısına karşı hepimizin arkasında durmamız gereken hoca.

    son bir söz de yönetime olsun, ne kansız, ne onursuz, ne ilkesiz adamlarsınız be siz, ben yönetici olacağım, o herifi o stattan çıkarttırmaz, tüm avukatları daha o saat, tff'nin ve savcılığın kapısında hazır ederdim. hiç mi bulunduğunuz makamın, sorumluluklarınızın, bu camianın değerlerinin farkında değilsiniz?

    sevabı ile günahı ile galatasaray'ın hocasıdır. çok kanıma dokundu okan'ın açıklamaları ve sonrasındaki sessizlik.
  • 5083
    17-18 sezonu'nda ligde 15 hafta geçti. antalya'da 35 derece sıcakta %90 nemde bir kornerde anlık konsantrasyon kaybıyla duran toptan yenen golle gelen beraberlik dışında henüz anadolu takımlarına puan vermedi. zaten lider oluşumuzun sebebi de bu.

    22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçında serdar aziz sakatlanan kadar oyun planı tuttu. gole de yakındık. ne zaman ki sakatlandı oyun dengelendi. buna rağmen 602tan sonra oyun lehimize dönmüştü, cüneyt çakır'ın penaltımızı vermemesi, belhanda'yı da uyduruk bir pozisyonda atmasıyla 10 kişi kaldık ve maç sonuna kadar kaleye şut bile çektirmedik.

    bence o şartlarda 1 puan kötü değil

    29 ekim 2017 trabzonspor galatasaray maçına kötü başladık ama gol de yememiştik. eğer halis tetikçisi fernando'nun ayağını kırmaya çalışan bero'yu atsa her şey lehimize dönecekken, uyduruk bir pozisyonda kumpasa gelip, arkadaşını savunan feghouli'nin atılması ile belhanda'nın da olmadığı maçta, yetenekli ayaklarımızdan birini de kaybedince bizim için maç daha sıkıntılı bir hal aldı ve kaybettik. bu maçı ben tudor'a yazamıyorum.

    18 kasım 2017 başakşehir galatasaray maçı yine maça çok kötü başlamadık ama hakemin uydurduğu bir duran topla golü yedikten sonra çözüldük. 2-1'i bulunca ümitlensek de hemen peşine gelen golle maç psikolojik olarak bitti. takımın bu psikolojik durumu hocayla ilgilidir, bunu kabullenemem, galatasaray'ın 5 yemesi hoca değişikliği sebebidir. bu maçı hocaya yazıyorum.

    2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçında ilk yarıda çok baskı yedik gibi görünse de maçta net pozisyonları yakalayan taraf bizdik. beşiktaş'a karşı iyi takım savunması yapan her takım beşiktaş'ı zorluyor zaten. bence planı kötü değildi ama 2. yarının başında muslera'nın hatasından sonra takımın aldığı hal kabul edilemez. bu da b.şehir maçında 3-1'den sonraki durum gibi. maçtan koptuk ve tarihi bir hezimetten kurtulduk. yine takımın bu 1-0'dan sonra oyundan kopması olayı tamamen hocayla ilgilidir ve bunu da hocaya yazarım.

    kariyerinde ilk kez galatasaray gibi bir takımı çalıştıran bir adamın hata yapmama şansı yok. özellikle oyuncu değişiklikleri konusunda biraz daha kendisini geliştirmeli. maçı daha iyi okumalı vs. yalnız lige 8 maçta 22 puanla başlamasa ilk 5-6 haftada derbileri oynayıp sonrasında 8 maçta 7 g 1 b alsa şimdi efsaneydi ama lige çok iyi başlayıp, zor dönemde gerek kendi hataları ve gerekse galatasaray'a yapılan hakem ve tff kurullarının operasyonu ile bir anda tarihte görülmemiş şekilde baskı altında kaldı.

    yani bir hoca düşünün ki, taraftardan neredeyse destek görmüyor, yönetim sezon başında üst akıl diye birini başına getirmek istemiş, becerememiş. o varken kulüp efsanesine kurlar yapılmış*, kendisinden daha başarısız olmasına rağmen rakiplerinin hocalarına ses etmeyen medya, sürekli üzerine oynayıp, onunla uğraşmış...

    vallahi bu kadar puan alması ve şu anda lider olabilmesi bile mucize.

    muslera dışında geçen yıl ilk onbir oynayan hiçbir oyuncu yok. serdar aziz yeni transfer gibi, linnes bu sene başladı oynamaya, carole oynuyordu. lato da yeni zaten. defansın tamamı yeni.

    orta saha ve hücum hattı zaten olduğu gibi değişti.

    yepyeni bir takımla inişler çıkışlar yaşaması çok normal. e biz zaten getirirken de guardiola'yı getirmediğimizi biliyorduk.

    dursun aydın özbek gibi bir başkanın olduğu yerde fazla bir beklentiye girmek anlamsız.

    hep söylüyorum östersundlkahsdkjas'a 20 temmuz gecesi elendiğimizde göndermediyseniz sezon sonuna kadar arkasında duracaksınız ama bizim yönetim panikle, ne yapacağını bilmeden, hocaya güvenmediğini de ima ederek, hatta as başkanı hocaya "medya ile uğraşan kişiler fazla barınamaz" gibi laflar edecek kadar saçmalamışken yine buralara iyi geldi.

    bu kadar baskı altında ve inanılmadığım bir yerde çalışırken, yerinde ben olsaydım muhtemelen 9 aralık 2017 galatasaray akhisar belediyespor maçından sonra istifamı verir, lider olarak takımı bırakırdım.

    "alın ne haliniz varsa görün, kimi istiyorsanız da getirin" derdim!

    ben tarihte galatasaray taraftarının bu kadar bölündüğü, bu kadar zayıf bir yönetimin olduğu bir dönem görmemiştim.

    tüm bu şartlarda bence iyi iş çıkarmış.

    ligin duayeni ve son 2 yılın şampiyonu şenol güneş. 8 kişiyi şampiyonlar ligi'ne götürmediği halde lige konsantre edemeyip 10 kişi kalan rakibine karşı çift forvete 79. dk.da dönüyorsa ve kanatlardan 200 tane orta yaptırmaktan başka bir hücum yapamıyorsa, medel, lens, negredo gibi silahları lige hazırlayamadıysa ama bunu tek bir yorumcu bile eleştirmiyorsa, aykut kocaman ve iğrenç oyun planını kimse eleştirmeyip 4 maç kazanınca aykut'a efsane muamelesi çekiliyorsa sanırım tudor'a karşı biraz daha yapıcı davranmak bizim görevimiz.

    yani pragmatist bakınca fatih terim'in şu ligi normal şartlarda sallayacağı allah'ın emri. fakat mevcut konjonktürde(tff ile davası, siyasilerle arasının limoni olması) ne yapacağı belirsiz. kaldı ki bazı şeyler var ki sindirmesi zor.

    neyse fatih terim'in şu şartlarda gelmeyeceği netken artık tudor'a biraz daha destek olmak gerekmez mi?

    yani bunu kendisi yüzünden ruh hastası olup, buralardan uzaklaşan biri olarak yazıyorum.

    önümüzde güzel bir fikstür var. eğer bu bölümü minumum kayıpla geçebilirsek içerideki derbilerde 52 bin kişi takımı zaten itecektir. o maçları kaybetmemek bile yetebilir.

    zaten medya bu kadar aşağılık şekilde eleştirdikçe, rakip takım hocası bile sallayabildikçe, yönetim arkasında durmadıkça adama karşı daha hassas olmaya başladım.

    dursun aydın özbek ile birlikte kaç defa hoca değiştirdik ve bir faydasını görmedik. mayıs 2018'e kadar da yönetim aldığı kararın arkasında durmalı ve artık lige konsantre olmalıyız.

    devre arasında yapılacak 2-3 transfer ile bu çok kritik sezonu şampiyon tamamlamamız gelecek için de son derece kritik.

    haydi be hoca, yap şu işi!

    kovulma sonrası edit: yapamadı, kendi ayağına sıktı! bir insan bu kadar da saçmalamaz.
  • 5084
    halihazırda galatasaray'ımın futbol takımı teknik direktörüdür. kurduğu takım, özellikle iç sahada oynadığımız adam yiyen futbol çok hoşuma gidiyor. hırslı olması da cabası.

    evet büyük maç kazanamadık, derbilerde çok silik oynuyoruz... tüm eleştirilere katılıyorum.

    ancak; şikebahçe'nin şikeci antrenörüne, tudor'a yapılanların yarısı yapıldı ve ilk fırsatta kayınvalidesinin yanında aldı soluğu. istifa etti, geri döndürüldü falan filan. ki; dediğim gibi, tudor'un yanında buna yapılanlar, yazılanlar devede kulak bile değildi.

    bizim basın, taraftar, yönetim, futbolcular bu adamı her fırsatta çok afedersiniz ama itin malum yerine sokmak için fırsat kolluyor fakat bütün bunlara rağmen, adam ne yapılırsa yapılsın direniyor, bir karakter koymaya çalışıyor. önümüzdeki yarı, içeride alacağı bir derbi galibiyeti ile de ortalığın arouna kone.

    demek istediğim özet olarak şu; bu adam baskı altında çalışabiliyor, kriz yönetimini becerebiliyor ve ne olursa olsun pes etmiyor. bu hali ile bence bizim takımda kalması, uzun yıllar çalışması gerektiğini düşünüyorum.

    tabi bunlar benim kendi görüşlerim, bir psikolog çıkar, yazdıklarımın yanlış olduğunu, psikolojik olarak kötü durumda olduğunu, beden dili ile bunların anlaşılabileceğini açıklar, dinlerim ve doğru bildiklerimi gözden geçiririm. ancak şu an ben bunu görüyor ve hissediyorum.

    not: fatih terim başlığına gel entrysi girmiş bir yazar olarak, igor tudor hakkındaki düşüncelerim bunlar.
  • 5085
    medyanın, rakip takım teknik direktörlerinin ve yönetimin sayın hocamızı yerden yere vurmasının esas sebebi biziz. sene başından beri arkasında durmadığımız gibi, boşta olan eski teknik direktörlerin evinin önüne gitmeler , sürekli ıslıklamalar medyaya güç verdi. sonra diyoruz ki, aykut bu kadar eleştirilmiyor. eleştirilmez tabi, fenerliler gidip zico tezahüratı yapmıyor çünkü. tudor her maç kendini herkese ispat etmek zorunda. en çok saldıran grubunda yönettiği takımın taraftarı olması psikolojik olarak da olayı daha vahim hale getiriyor. tudor nefretinden maç kaybetmesini isteyen taraftarlar var. komedi gibi. ve bu todor ligin en zor 4 deplasmanının 3 'ne gitmiş ve buna rağmen en yakın rakibine 2, uzay takımına 5 puan fark atmışken.

    sene başından beri dediğim gibi, arkandayız hocam. güveniyorum sana.
  • 5086
    yönetimin artık bi zahmet sahip çıkması gereken teknik direktör.

    igor tudor'a sahip çıkanların başında gelenlerdendim (2017-2018 sezonu) deplasmandaki beşiktaş maçına kadar. aslında hala desteğim sürüyor ama ne yalan söyleyeyim motivasyonum da düştü o kaybedilen maçtan sonra yönetimin bir tek şansı vardı o da tudor'u gönderip fatih terim'î getirmek. madem göndermiyorsunuz arkasında dimdik durun tudor'un. aykut kocaman hakkında kimse kötü konuşamıyor çünkü yönetim arkasında. o adamın oynattığı oyunu tudor oynatsa olacakları tahmin bile edemiyorum.

    2-0'dan gelip 4-2 kazandığımız akhisarspor maçından sonra 1 yönetici bile çıkıp konuşmadı. hayırdır ya kazandığımıza üzüldünüz mü yoksa? okan haysiyetsizi maçtan sonra teknik direktörünüz hakkında ileri geri konuşuyor savunmuyorsunuz bile(!) bunlar mı bizi temsil ediyor?

    liderken bile en çok eleştirilen takım, taraftar, hoca vs. bütün olarak biz isek bunun tek sorumlusu sürekli ölü taklidi yapan yönetimdir.
  • 5088
    çok daha rahat bir iş ortamı yönetim tarafından sağlanabilecek teknik direktörümüz. medyanın kendisine olan saygısızlığının nedeni belli bir zümrenin, networkün adamı olmaması, bu çıkar grubuna yabancı olmasıdır. bu sebepten kendisine sallamak finans tabiriyle arbitrajı olan bir şeydir, yani risksiz getirisi vardır. kimi medya mensupları ise bunu kullanmaktadır. şunda herkes hemfikirdir sanırım; alınan şu skorların tıpa tıp aynısını 40'lı yaşlarında bir yerli "eski futbolcu/yeni teknik direktör adayı" alsa, tamamen örnek teşkil etsin diye söylüyorum; mesela hakan ünsal, şu an "milli takımı ileride ona mı emanet etsek acaba?" geyiği çevirecek tıynette adamlar tudor'u itin bir tarafına sokmak için elinden geleni yapmakla meşgul. bu pervasız çıkar grubu maşalarına karşı, her ne kadar ciddi teknik direktörlük hataları olduğunu düşünsem de, koşulsuz şartsız tudor'un yanındayım. girinin en başında sorumluluğu yönetime yüklememin sebebi de bu; yani büyük bir saldırıya maruz kalmış personelini savunmamak, kurtların önüne yem olsun diye atmak yönetimin yapmaması gereken bir şey. taraftar, milyonlarca insanın teşkil ettiği bir bütündür, östersunds'a elenmeye, kritik maçlardaki kötü futbola tabi ki ses çıkaracaklar (burada, son yıllarda peydah olan çöpçü/leşçi tayfayı taraftar olarak saymıyorum, kusura bakmasınlar, sırf ben demiştim demek için takımımızın yenilmesini bekleyenlere taraftar denmez, onlardan olsa olsa psikiyatrik vak'a olur.). milyonlarca kişinin bir telkinle tek sese dönüşmesini bekleyemezsin. personeline sahip çıkma işi yönetimin insiyatifi ile başlar, ondan maksimum verimi alabileceğin koşulları sağlamak yönetimin işidir. igor tudor, bütün bu koşul ve şerait altında iyi iş çıkarıyor, bence kendisini tebrik etmek gerekiyor.
  • 5089
    okan buruk üzerinden güzelleme yapılan teknik direktör. igor tudor'un maç içerisinde okan buruk'a yaptığı ahlaksızlığı (kolundan tutup dışarı atmaya kalkmasını) görmemek ve eleştirmemek allah'a reva mı?

    evet okan buruk çok haklı tudor galatasaray'a hiç ama hiç yakışmıyor ama bunu söylemek de okan buruk'a düşmüyor. o sadece kendisine yaptığı hareketi eleştirmeliydi. lakin o da henüz stajyer.

    igor tudor, bu kadar başarısızlığa rağmen baştaysa bunun üç nedeni var: yönetimin son şansı olması, tarihin en pahalı kadrosuna sahip olmamız (bu nedenle sıradan takımları yenmemiz) ve de yönetim içindeki fatih terim fobisi.

    sözlükte kendisini savunanların yalnızca puan cetvelinden etkilendikleri ise gayet net. yoksa oynattığı futbolu, oyunu okuma ve müdahale etme, rakibe göre taktik belirleme ve oyuncu değişikliği isabetini beğenen tek bir kişi bile yok. ekip ruhu ve idare etme konusuna hiç girmeyeceğim çünkü mental sorunları var.
  • 5090
    son entrylerde gördüğüm kadarıyla taraftar biraz daha ılıman davranmaya başladı kendisine.bunda yönetimin sahip çıkmaması,medya,yamyam renkdaşlarımız çok etkili oldu.biz halk olarak ezilen gördüğümüzde dayanamadığımız gibi tudor konusundada bence bir şekilde birlik olacağız hani en güzel şeyler kavgayla gürültüyle başlar ya ilerde vay be biz bu adamı kovacaktık az kalsın diyeceğiz gibi hissediyorum.
  • 5091
    kişisel gelişim kitapları okuyormuş son çıkan haberlere göre. bildiğim kadarıyla bahsedilen kitap hatalarla değil hatalarınızla nasıl başa çıkılacağını öğretmeyi amaçlamaktadır.

    böyle saçma sapan kişisel gelişim kitaplarına hiçbir zaman itimat etmem. her kişini yaşantısı ve karakteri kendisine özeldir. başkalarının tecrübelerini kullanarak hayatla başa çıkamazsınız. eğer bir sorununuz varsa bunu tamamen kendi biricik kişiliğinizle çözmelisiniz. bunun için de alanında uzman bir psikiyatrist ya da psikologtan yardım almak dışında bir seçenek yok. tabii bir de değişim için istekli olmak lazım. "kitap okudum hatalardan kurtulacağım yaşasın" diye bir durum yok yani.

    ancak gelelim konumuza. tudor'un bu kitabı okuduğu söyleniyor. doğrudur. ancak ben tudor'un çevresindeki hatalarla başa çıkmaya çalıştığını düşünüyorum. bu tamamen kişisel düşüncem. zira bugüne kadar, ki neredeyse 1 yıl olacak, tudor'dan gördüğüm kesinlikle hata yaptığını kabul etmeyen ve hataları çevresindeki kişi ve durumlara yükleyen bir yapıda olduğudur. çünkü bir insanın hatalarında bu inatla ısrarcı olmasını ben başka türlü açıklayamıyorum.

    istediği kadar kitap okusun. öncelikle kendisini tanıyacak, hatalarını görecek, egosunu dengeye getirecek, işin şov kısmını bir kenara bırakıp teknik ve taktik kısmına ağırlık verecek. yani çok işi var. ancak bizim beklemeye tahammülümüz var mı?
  • 5093
    (bkz: #2299986)

    "bir daha galatasaray'in kapisindan iceri girerse bu taraftar o kapiyi kendisini getirenlerin g..... zincirleme bir sekilde sokabilir."

    bir kişi için bu entryi giren bir ahlaksız, başkalarına ahlak dersi verebiliyor. bir kişiden hoşlanmayabilirsiniz ama bu size en galiz hakaretleri yapma hakkı vermez. bu etrafa nefret saçmaktır.

    böylelerinin sözlükte olması çok üzücü ama bir de sözlüğü babasının malı zannedip adaletli olmaya çalışanları kovmaya kalkabiliyor. yani hem suçlu hem güçlü.

    ekleme: yönetim ya da çatlak tudor gitsin diye veya "ben demiştim" demek için galatasaray'ın yenilmesini isteyene kendi adıma lanet olsun ama iftira atanlara da lanet olsun.
  • 5094
    igor tudor'dan bagimsiz olarak, yasadigi surece fatih terim'in galatasaray'in basinda olmasi gerektigini, turkiye dinamiklerinde galatasaray'a fatih terim'den daha iyi hocalik yapacak biri olmadigi fikrindeyim. fatih hoca basimizdayken de yokken de hep böyle düşündüm.
    yalniz, durum su ki; bu yonetim olsun, sezon ortasi olmasi olsun fatih terim'in donmesi mumkun degil. ve bu takimi bence sezon ortasi alip sampiyon yapacak yabanci bir hoca yok, yerlilerin kalitesi zaten malum.

    9 aralik akhisar macindaki ikinci yari performansindan sonra kesinlikle kalmasini istiyorum tudor'un. oturmus besiktas ve basaksehir'e yenilmesi benim icin futbolun gerektirdigi normal sonuclardi. takim zaten liderligini surduruyor, sampiyon da olacak. eger hoca kalirsa ikinci devre bjk'yi de basaksehir'i de trabzon'u da arenada tokatlayacaktir zaten eminim.

    taraftar nezdinde hocanin kalmasiysa bu is artik bence mumkun degil. 7/24 spor dunyasinda yasanan her boku tudor'a yoran adamlar turemis vaziyette, sozlugumuzde de mevcut oldugu uzere. alakasiz maclarin basliginda bile tudor'a saydiriliyor. tudor agziyla kus tutsa yaranamaz artik bir coklarina, takimin her artisini takimin kalitesine, her eksisini de hocaya yazacaklar belli oldu bu. dun 2001 yilinda galatasaray'i alenen sampiyonluktan etmis akhisar hocasi tudor'a karsi inanilmaz cirkin seyler soyledi. onu bile savunan adamlar oldu burda. ama zaten sizin derdiniz galatasaray degil. siz "ben hakli cikayim yeter" diyenlerdensiniz. dun takim 0-2'den maci cevirdiginde uzulmussunuzdur de.

    neyse. oyle ya da boyle, bu sezon sampiyon olacagiz insallah.
  • 5095
    sakin-rasyonel konuşmaları bir kenara bırakıyorum.

    mal mısınız oğlum? ha?

    mancini, prandelli, hamzaoğlu, mustafa denizli, riekerink..

    bıkmadınız mı lan artık?

    bu yönetim kulübün başındayken fatih terim'in gelme ihtimali yok. bu siyasi iktidar varken dursun özbek de bir yere gitmez. galatasaray'ı ranta açmış adam. sen kimsin istifa istiyorsun? ''sen kimsin ya?''

    o yüzden bir susun da ne yapacaksa yapsın şu adam.
  • 5096
    bu adam getirilirken teknik taktik bilgisi bir yana disiplini ve oyuncuya dayalı sistemi yıksın diye getirildi. aslında bunu yaptı da. ama şimdi biz taraftar olarak arkasında doğru düzgün durmadığımız için -ki kendisinin gelmemesi gerektiğini savunan biri olarak yazıyorum bunu- otoritesi zarar görüyor adamın. seyircinin adamı sitemediği fark edildikçe oyuncular da sallamamaya başlayacaklardır kendisini. sanırım içinizde ''tudor gitsin de gerekirse oyuncular sayesinde gitsin'' diyecek kadar da tudor' dan nefret eden birileri yoktur. bence bu sezon bu adamla bitmeli zira kim gelirse gelsin ''bu kadroyu ben kurmadım'' diyecek, ilk kötü sonuçta ''bu takım yanlış çalışmış'' diyecek, ''elimde sihirli değnek yok'' diyecektir. bırakalım tudor bu seneyi bitirsin. zaten mayısta seçim var, o zaman değişecekse değişir, eyvallah ama o zamana kadar sahip çıkılması gerektiğini savunuyorum ben.
  • 5098
    eğer günlük düşünür, haftalık bakar, aylık karar verirseniz en fazla yılı kurtarırsınız. yıllık düşünür, on yıllar için karar verirseniz elli yılı kurtarırsınız. yani mümkün olduğu kadar resmin en büyüğüne bakmak zorundayız.

    ben igor tudor'u değerlendirirken hiçbir zaman aldığı sonuçlara bakmadım, puan cetveline hiç bakmadım. igor tudor bizi şampiyonlar ligine taşıyabilir mi, şampiyonlar liginde finale taşıyabilir mi ve de orada kalıcı kılabilir mi? ben bütün teknik direktörlere bu kriterlerin penceresinden baktım ve değerlendirdim. bu değerlendirmeyi yaparken, her haftayı dikkatlice izledim, maçlardaki hareketlerini, hakemlerle, rakiplerle, oyuncularla, maçla ilişkisini, saha dışında futbolcularla ve yönetimle nasıl bağ kurduğunu, takımı mental ve taktik olarak nasıl hazırladığını, saha kenarındaki hareketlerini, oyunu okumasını, maça etki etmesini, oyuncu değişikliklerini, büyük ve kritik maçlardaki stres yönetimini, cesaretini, hamlelerini izledim, değerlendirdim ve bizim için uygun olmadığına ve gelecek de vadetmediğine karar verdim. bu nedenle de gönderilmesi gerektiğine inandım ve fikrimi hiçbir zaman da değiştirmedim.

    şimdi puan cetvelinde lider olmamızın, kazandığımız maçların fikrimi değiştirmeme yetmediğini söylüyorum. çünkü bir gelecek görmüyorum. dolayısıyla bize iyi bir yönetim ve iyi bir teknik direktör nasip etmesi için dua ediyorum.
  • 5099
    geçtiğimiz sezon çok kızdım kendisine, kurmadıgı bi takımı yönetemediği, eldeki nadir yetenekler bruma ve sneijder’le arayı bozuk tuttugu için çok sinirlendim. östersunds’a elendi diye de kızdım ama konya’nın ve hatta başakşehir’in çıkamadıgı avrupa ligi gruplarından östersunds’un liderle aynı puanda ikinci çıkacagını ve sezonu çoktan açtıgını, bizim henüz tatilden dönmüş olmamızı hesaba katmamıştım.
    ligin ilk çeyreğini domine eden galatasaray’ıyla tudor benim gönlümü kazandı. içerde fener beraberliği, dışarda başakşehir ve bjk hezimetleri kabul edilebilir değil ama 15 hafta sonra tüm bunlara rağmen lig liderinin teknik direktörüdür ve başta galatasaray taraftarının müsade ettiği sürece lider takımın teknik direktörü olarak kalacaktır!
  • 5100
    daha önce bu benzetmeyi yapan oldu mu bilmiyorum ama, büyüklerimden ve okuduklarımdan bildiğim kadariyla kendisini brian birch'e benzetiyorum. 1970 ve 1974 yılları arasinda takimın başında kalan ve 14 senelik hasretin başlamasından önce takimını üç yıl üst üste şampiyon yapan birch, takimımızın başina geçmeden önce tıpkı tudor gibi doğru düzgün takım çalıştırmamış ve tıpkı tudor gibi ilk geldiği dönemde derbilerde sıkintı yaşayıp takımına hayvani derecede kondisyon yükleyip deli gibi basan, koşan, pres yapan bir takım yaratmış. tudor ile arasındaki tek fark ise, o dönem taraftarlarımız bizim gibi sosyal medya ürünü ve çabuk tüketme sevdalısı olmadığı için kendisi ilk baştaki kötü sonuçlara rağmen destek görmüş.

    velhasıl kelam; zaman zaman ben de kendisine sinirlensem de basiretsiz yönetimimizin kendisine hiçbir zaman yapamayacağıni yaparak kendisini kuştan böcekten, eyyamcıdan korumalıyız. bu dediğim tabiki eleştirilemez anlamına gelmiyor bu dünyada nefes alan her insanın eleştirilme hakkı vardır ancak eleştirinin dozunu ayarlayalim ve takımımıza daha çok köstek olmayalım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın