resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:Tottenham
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 3952
    2016 2017 transfer sezonu performansını, gelenleri ile gidenleri ile çok takdir ettiğim teknik direktörümüz.

    en çok eleştirildiği yanı sneijder'in gönderilmesi idi. ben bu hamleyi son derece yerinde buldum çoğu taraftarımızın aksine. benim sevdiğim tarzda bir 10 değildi sneijder. neden olduğunu da bilmediğim şekilde, belki yaşıyla belki kilosuyla belki isteksizliğiyle ilgilidir, hiç gol koşusu yapmıyordu son dönemde. batallanın yaptığı gol koşularının yarısını yapsa gönderilmezdi. savunma katkısı istemiyorum, ofansif orta sahamız gol koşusu yapmıyordu. elin batalla'sı kafa golü atıyordu bir elli boyuyla. kendisinin soyunma odası problemlerini inter'den transfer ettiğimiz dönemde okumuştum. ilk geldiği dönemde de kendisiyle ilgili tek çekincem buydu. inter bu adamı neden yaka paça göndermeye çalışıyor diyordum, sonu bizde de aynı oldu. demek ki burda suçlu birileri daha var, sadece tudor ya da yönetimi suçlamak doğru değil.

    gelenleri zaten tek tek açıklamama gerek yok, belhanda hariç herkes taraftarın gözdesi. ben belhanda'dan da memnunum şimdilik, daha da iyi olacağını düşünüyorum zamanla.

    geçen sene ligin ikinci yarısında oynadığımız maçlarda da oldukça beğenmiştim takımı. özellikle her ne kadar ikisini de kaybetmiş olsak da, beşiktaş maçında da fenerbahçe maçında da üstün top oynayarak kaybettik. o yüzden umutluydum kendisinden. ostersunds sonrasında bir çekinceye düşmedim desem yalan olmaz, ama kadro çok durağandı, yeni gelenlerle, kendi oyuncularıyla görmek, izlemek gerekir dedim hep. allah kendisinden razı olsun yanıltmadı beni. büyük ince iş gerekecek maçlardaki performansını da görmek gerekecek tabi kendisinin, ama takım disiplini, kondisyonu, dizilişi gibi temel konularda şimdiye kadar gerekeni fazlasıyla yaptı. elindeki oyuncu grubunu iyi tanıyıp hepimizin kazma dediği tolga ciğerciden aşırı fonksiyonel bir sol iç oyuncusu çıkardı.

    heyecanla takip ediyorum kendisini. kulübümüzle beraber yükselişini izlemek bana heyecan veriyor. umarım kendisini juventus'ta değil galatasaray'ımızla beraber juventus pozisyonunda görürüz dünya futbolunda.
  • 3953
    iki maç kaybedince tekrar itin bir tarafına bir şeyler yapılacak teknik direktör. iki günde vezir iki günde rezil etme işi en iyi yaptığımız iş olarak ben kendisi hakkında hala temkinliyim. her şey tabeladaki skora bağlıyoruz fakat somut bir başarı yani kupa gelmediği sürece avrupada tekrar kendimizi gösteremediğimiz sürece '' iyi teknik direktör '' sıfatını zor kazanacağını düşünüyorum. bir mancini ya da bir prandelli iyi teknik direktör sıfatları alabilir geçmişiyle ama tudorun öyle bir geçmişi yok. hırsı, azmi, takımda yarattığı olumlu sinerji ve iyi bir oyuncu ekibiyle işleri 22 ekim 2017 pazar günü fenerbahçe maçıyla daha da yoluna sokmasını umuyorum.
  • 3954
    17/18 sezonunda ilk 8 hafta her maçta kendisine yöneltilen farklı bir saldırıyı savuşturan hocamız.

    1.hafta: kayserispor maçı
    östersunds'a elenilmiş ve sezona gayet negatif giriliyor. bu kadar yeni gelen futbolcuyu nasıl adapte edecek? yine ölü gibi bir futbol mu oynatacak? tolga neden on birde?

    galatasaray uzun zaman sonra galatasaray gibi oynayarak maçı 4-1 kazanır. bu arada tolga sezonun ilk golünü atar. bu kez argümanlar şunlardır: 1.kayseri çok zayıf takım(şu an ligde ilk 5'te sanırım) 2.iç sahada böyle oynamak kolay tabii.

    -----------------------------------------

    2.hafta: osmanlıspor maçı
    ilk haftaki oyun iyidir fakat hala soru işaretleri var: bu takım deplasmanda nasıl oynayacak?

    galatasaray maçı gayet rahat şekilde 3-1 kazanır. tolga yine gol atmıştır. bu kez şu argümanlar gelir: 1. osmanlıspor çok zayıf takım. 2. galatasaray duran toptan gol yemeye devam ediyor.

    ----------------------------------------

    3.hafta: sivasspor maçı
    bu maçtan önce de şu geyik atılır ortaya: galatasaray 60.dakikadan sonra oyundan çok düşüyor.

    galatasaray maçı 3-0 kazanır. 1 tane bile pozisyon vermez. tolga ciğerci 2 gol atar. galatasaray 2 golü 60.dakikadan sonra atar ve duran toptan gol yemez.

    bu maçtan sonra ise galatasaray'ın gol attığı ama pozisyona giremediği konuşulur.

    ----------------------------------------

    4.hafta: antalya maçı
    ilk 3 hafta herkesi şaşırtan galatasaray hep zayıf rakiplerle oynadı, ilk kez bu kadar teknik oyuncuları olan bir takımla oynayacak denir.

    gerçekten galatasaray sezonun en etkisiz futbolunu oynar ve maç 1-1 biter. ancak bunda hava şartlarının ve berbat zeminin etkisi çok büyüktür ki bundan sonraki haftalarda bu kanıtlanır. bu arada bu maçta antalya birçok korner kullanmasına karşılık tehlike yaratamamıştır. evet gol kornerin devamında geldi ama duran top zaafı olarak değerlendiremeyiz onu.

    bu maçtan sonra ise 3 haftadır bekleyen çakallar hemen ''galatasaray deplasmanlarda çok puan kaybeder.'' gibi bir algı oluşturur.

    -------------------------------------

    5.hafta: kasımpaşa maçı
    beşiktaş ile berabere kalmış, ligin hücum anlamında en etkili takımlarından biri olan kasımpaşa çıkar karşımıza. ayrıca acaba antalya maçındaki puan kaybı bu maça yansıyacak mı gibi sorular dolaşır.

    bu maçı da galatasaray 2-0 kazanır. hem de bu haftaya kadar en çok pozisyona girdiği maçı oynayarak ''üretkenlik sorunu'' diye bir şey olmadığını gösterir. ayrıca yine gol yemediği gibi tehlikeli pozisyon bile vermez kasımpaşa'ya.

    ancak tudor'un sınavları yine bitmez: 1. galatasaray geriye düşerse nasıl reaksiyon verir. 2.tudor'un oyuna hamleleri nasıl olur?(b planı yani)

    -------------------------------------

    6.hafta: bursaspor maçı

    işte sezonun kilit maçlarından biri gelir. hem iyi bir takım olan bursaspor'a karşı, hem zorlu bir deplasman olan bursaspor'a karşı galatasaray nasıl oynayacaktır? 2 hafta önce antalya'ya deplasmanda puan kaybeden takımın bu maçta da puan kaybını bekler herkes.

    maç bursa'nın önde baskısıyla başlar. ilk yarı iki takım da etkili pozisyonlar bulur ve devreye 1-0 bursa üstünlüğü ile gidilir. işte bütün çakalların salyaları akmaya başlar: tek maçla galatasaray'ın her şeyine saldırma imkanları doğar. ancak ilk yarıda karşı koymak için çok fazla efor sarf eden bursaspor 2.yarı yarı sahasından çıkamaz. galatasaray atak üstüne atak yapar ama harun'un üstün performansı skoru bulmasına engel olur derken benim daha önce hiç görmediğim tarzda bir değişiklik gelir tudor'dan: 2 beki çıkarıp 2 kanat oyuncusu almak. ancak bursaspor bir yere kadar direnebilir. galatasaray feghouli ve tolga'nın harika golleriyle maçı 2-1 kazanır. tudor ve takım bu maçta birçok soruya cevap vermiştir: 1.galatasaray deplasmanda nasıl oynayacak? 2.galatasaray iyi bir takıma karşı nasıl oynayacak? 3. galatasaray geriye düşerse nasıl reaksiyon verecek? 4.tudor oyunu değiştirecek hamleler yapabilecek mi? galatasaray sadece maçı kazanmaz. 2.yarı oynadığı oyunla ne kadar üstün bir fizik kapasiteye sahip olduğunu gösterir. 60.dakikada dili dışarı çıkan bursaspor takımına inat 20 dakika daha olsa oynayacak gibi bir izlenim verir.

    bu da yetmez birilerine, bu kez de ''galatasaray zaten maçı alırdı hatta değişiklikler kötüydü'' denir.

    ---------------------------------

    7.hafta: karabük maçı:
    bu maçtan önce ortalık sakindir zira millet artık ayar yemekten bıkmıştır. maçta da galatasaray çok fazla pozisyonu harcarken saçma sapan bir penaltı kararı ile maçın bitimine 10 dakika kala karabük eşitliği sağlar ancak takım o 10 dakikada da reaksiyonu verir ve galatasaray bu maçı kazanır.

    ---------------------------------

    8.hafta: konyaspor maçı
    yine bir deplasman, yine bir kendini kanıtlama maçı. bu kez soru: ''acaba takım milli ara dönüşü yine puan kaybedecek mi?''

    galatasaray maça biraz etkisiz başlar. bunda konya'nın neredeyse 5-6 savunmacıyla oynamasının da etkisi var. yine mi milli ara dönüşü puan kaybı, derken galatasaray 2.yarı maçı koparır. bu maçın tudor'luk kısmı ise 30.dakika civarı rahatsızlığı nedeniyle oyundan çıkan garry yerine selçuk'u oyuna almasıdır. yine sürpriz bir değişikliktir ancak yine tutar. selçuk yıllar sonra eli yüzü düzgün bir futbol oynar ve galatasaray maçı kazanır. oysa orada selçuk yerine yasin'i alsa kimse ''ne yapıyorsun'' demezdi tudor'a.

    ---------------------------------

    evet ilk 8 haftası böyle geçti hocamızın. sürekli bir şeyleri ispatlamak zorundaydı ve hepsinde ispatladı. gerçekten takdir etmemek elde değil. inadına kendini kabul ettirdi herkese. boşuna o koltukta ısrarla durmadığını gösterdi. şimdi önümüzde 22 ekim fenerbahçe maçı var. allah'ın izniyle bu maçtan da alnının akıyla çıkacak.

    riekerink'i sevdik. güzel başladı kariyerine ve biraz da biz birilerine inanmaya açtık. ona çok destek olduk. kabul edelim ilk haftalarda da kötü oynadık beşiktaş maçı hariç ama desteği hep arttırdık. ''sana inanıyoruz ve güveniyoruz hocam'' diye pankart açtık. ama olmadı.

    şimdi bu adam herkes saldırırken o koltukta durdu ve bizim şu an izlemek için günleri saydığımız bu takımı oluşturdu. en az bizim kadar aç ve istiyor başarıyı. kendini bu ülkeye ispatlamak, östersunds maçından sonra gelen hakaret gibi sorulara cevap vermek istiyor. bu adamı artık tartışmayı bırakıp desteklemeliyiz. riekerink'ten çok daha fazlasını hak ediyor.
  • 3955
    14 ekim 2017 konyaspor galatasaray maçında gomis, attığı golden sonra kendisine koşuyor.

    maçtan sonra gomis'in, konuyla ilgili sorulan soruya verdiği cevap beni tudor'a bir kez daha hayran bırakıyor;

    "hoca bana o kadar yardımcı oldu ki, ilk andan itibaren ona koşmayı düşündüm".

    https://www.aspor.com.tr/...s-neden-tudora-kostu

    bu saatten sonra seni sevmeyelim de taşa mı dönelim ?
  • 3958
    bir maçın sonucuna göre değerlendirilmemesi gereken genç ve çalışkan hocamızdır. fener maçının sonucu ne olursa olsun sahip çıkılmalı ve desteklenmelidir. takım içerisinde liyakatı, birlik ve beraberliği sağlayıp, takıma 90 dk mücadele edecek kondisyonu veriyorsa görevini 80% oranında yerine getirmiş oluyor. geriye sadece maç içerisinde oyuna göre müdahale etmek kalıyor. tudor'da bu saydıklarımın hemen hepsi mevcut.

    birlik beraberlik takımda var mı? var. gol sevinçleri birlik beraberliğin olup olmadığının en önemli kanıtıdır.

    90 dk mücadele edecek kondisyon var mı? var. bursa maçında 60 dan sonra dilleri dışarıda gezen rakip oyunculara bakın bir de bizim saldıran oyuncularımıza. bunun tek istisnası antalya maçıdır ki sebeplerini bir çok yazar arkadaş detaylarıyla daha önce yazmış.

    liyakat var mı? var. bir çoğumuzun keseceği serdar azize ısrarla görev vermesi, hepimizin kesemez kesin oynatır dediği selçuk'u kötüyken kesip, oyuna almasının tudor açısından en riskli olduğu bir dönemde oyuna alması. özetle kimsenin kara kaşına kara gözüne bakmıyor hoca, iyiysen oynarsın. son örnek de tolga çiğerci olsun.

    taktik disiplin ve oyuna müdahalelerini de bursa ve konya maçlarında gördük. bu konuda hala ispat etmesi gereken şeyler var. bu konuda da hoca bu güne kadar kusursuz ilerliyor.

    son not, iyiler her zaman kazanır. şansın bol olsun hocam.
  • 3959
    galatasarayımızın yaklaşık 1.5 sezondur teknik direktörlüğünü yürüten 1978 - split doğumlu hırvat spor adamı. kendisini ilk olarak championship manager 00/01 oyunu ile tanımıştım. kuvvetli bir defans olmasının yanı sıra alan bilgisi de oldukça yerinde olan bir futbolculuk kariyeri vardır. teknik direktörlük ise hemen hemen her futbolcunun hayali olmakla beraber her yiğidin de harcı değildir. profesyonel anlamda 4. takımı galatasarayımız olmuştur. daha öncesinde hajduk split hariç hep orta-alt sıralarda yer alan takımlarda görev aldı. galatasaray tecrübesi, onun için bana kalırsa ilk defa yaşadığı zorlu bir süreç. süper lig 2016-2017 sezonu, tudor için bir alışma devresi oldu. takımı ve camiayı tanıdı. kafasında oynatmak istediği bir futbol vardı ve onu denedi fakat elindeki malzeme onun için pek uygun değildi ve sonuç hüsran oldu.

    süper lig 2017-2018 sezonu ile kendi takımını yarattı ve şu ana kadar olan süreci başarı ile yönetti. formayı hakkı olana vermesi bile benim için yeterli. bununla beraber ismini bile doğru düzgün telaffuz edemediğimiz isveç takımına elenmemiz ise hakkında çok ciddi soru işaretleri oluşmasına sebep oldu. ligin geçtiğimiz haftalarında ise bu krediyi tekrar toparladı. şimdi ise asıl sınavı karşısına çıktı. 22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçı tudor'un geleceği açısından da çok önemli bir sınav olacak. hani derler ya dananın kuyruğu kopacak diye, tudor için dananın kuyruğunu kopartma şansı var. bakalım bunu düzgün şekilde kullanabilecek mi?
  • 3964
    kendisiyle ilgili benim fikir sahibi olacağım asıl maç başakşehir deplasmanıdır. takımla ilgili olarak da öyle. son 3 yıldır türkiyede en iyi futbolu (evet beşiktaş dahil) başakşehir oynuyordu biz gelene kadar. büyük takımlara ekstra garezleri var, gerçek yükselişi yıllarca üç büyükleri tokatlamasıyla oldu zaten. arkasında sakaryaspor kadarcık bir taraftar desteği olsaydı geçen sene şampiyondu.

    neyse konudan sapmayalım. abdullah avcı, beğenmesek de kızsak da hedef maçlara takımını iyi hazırlıyor. eğer igor tudor bu maça takımı iyi hazırlar, abdullah avcı sinsisinin hamlelerine doğru karşılık verirse benim gözümde tamamdır. bu yılki şampiyonluk maçımız budur. gelecek yıl şampiyonlar liginde gruptan çıkarır, diğer yıl ilk 8 garanti üstü plase bir takım yaratır. bu kadar eminim.

    mesele başakşehir maçı. adamlar sevilla yı eliyordu tosunun frikiği direkten dönmeseydi.
  • 3965
    kendisi ile ilgili fikrim galatasaray teknik direktörü olarak çıktığı 23 lig maçı ve 2 uefa kupası ön eleme maçları ile karabükspor teknik direktörü olarak çıktığı ve izlediğim muhtelif maçlarla oluşmuştur. kendisi ile ilgili bir fikir edinmek için tek bir maça ya da zor bir maça ihtiyacımız yok. zor bir maç sadece kendisi ile ilgili oluşan kafamızdaki fikre eklemeler yapabilir. bu düşünce şekli galatasaray zor maç oynamadı, hiç geri düşmedi, hiç deplasmanda maç kazanmadı gibi söylemlerle ortada olan başarıyı küçümse çabası ile ayndır. içeride fenerbahçe'yi yensek bu sefer deplasmanda derbi oynasın öyle fikrim oluşacak diyenler çıkacak. buna bağlı olarak deplasmanda beşiktaş'ı yensek, deplasmanda başakşehir'i de yensin ondan sonra değerlendirelim diyenler olacak. bu düşünce yapısının sonu yok. bu kafaya göre, galatasaray 10 kişi kalsın, maçı çevirsin ondan sonra değerlendirelim diyen olursa ses etmemek gerekir.

    tudor'un ne olduğu, ne oynattığı, zor durumlarda değişik tepkiler verebildiği ortada. son maçta* görüldüğü üzere değişik taktikler uyguladığı da ortada. ülkemizde yönettiği takımlar toplamda 50'ye yakın maça çıkmış bir teknik adam. her maçın, her takımın yönetim şekli farklı olması nedeniyle bence hepimize çoktan kendisi ile ilgili bir fikir vermiş olmalı.
  • 3966
    kendisiyle ilgili fikri hala belli olmayanlar tek maça endekslemiş bu fikirlerini. ilginç. mesela fatih terim 1996'da galatasaray'daki ilk yılında fenerbahçe'ye kendi sahasında 4-0 yenilmişti. terim'le ilgili fikirler bu maçta verilmiş olsa galatasaray tarihinde oluşacak değişimi düşünsenize? ki terim o zaman 43 yaşındaydı, tudor şu an 39 yaşında.

    tamam büyük maçlarda bir görelim, hepimizi ikna etsin okey de, değerlendirmeleri bu kadar sınırlandırmak bana göre haksızlık.
  • 3967
    bu sene 100 puan puan toplasın ona göre fikir sahibi olacağım. eminim 22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçını kazandığı andan sonra maç zaten arena'daydı, fener de bu sezon zaten kötü asıl trabzon deplasmanında değerlendirilmesi gerekiyor denecek. yeter da adam daha ne yapsın. kalan 27 maçı da kazansın mı istiyorsunuz? dünyada var mı böyle takım allah aşkına komik olmayan. ayrıca derbileri kazanalım kesinlikle muazzam olur da geçen sene bjk sadece bir derbi kazanabildi*. tudor inanıyorum ki bizi bu sezon şampiyon yapacak. bu sezon başlangıcı riekerink ile başladığım 16-17 sezonu gibi değil. artık galatasaray iyi top oynuyor, istekli oynuyor ve muazzam bir kondisyonla oynuyor. inanıyorum hocam sana ikinci imparatorumuz sen ol. seninle başarılara koşalım.

    edit: başakşehir'i unutmuşum.
  • 3968
    teknik direktör olarak tecrübesiz oluşu yüzünden, yaptıkları bir türlü yeterli gelmeyen, hala kendisini yeterli görmek için çeşitli maçlar beklenen canım hocam.

    bu adam geçen sene geldiğinde, galatasaray gibi büyük ve beklentinin çok büyük olduğu camianın gelmiş geçmiş en yıkık, en gamsız, en problemli kadrolarından birinin başına geçti. fm'de squad harmony vardır, işte o resmen %20'nin altlarında olurdu fm olsa. yığınla maaş alan ama canları oynamak istemeyen futbolcular (sneijder, selçuk, de jong vb.) mı ararsın, evlat diye yıllarca ağa gibi florya'da takılan (sabri sarıoğlu, hakan balta vb.) mı ararsın yoksa "ne işi var lan bunun böyle bir camiada?" diyeceğin tipler (ryan donk, ahmet çalık, eray işcan, tarık çamdal vb.) mi ? yıllarca gitmesini istediğimiz adamların bir çoğunu gönderdi, gönderemediğini kadro dışı bıraktı, kadro dışı bırakmadığını da yedek kulübesine hapsetti. üstelik elinde hiçbir argümanı olmadan bu adam hakkında "selçukları yasinleri oynatacak yine vb." gibi yorumlar yapıldı. ya adam kimi oynatsaydı geçen sene zaten. *

    igor tudor daha zor, çok cesaret isteyen bir harekata kalkıştı. galatasaray'a geldiği gibi günü kurtarmayı değil, önümüzdeki sezonu düşünmeye başladı. çeşitli taktikler denedi, farklı 11'ler sahaya sürdü ve bunları taraftarın memnun olmayacağını bile bile yaptığını düşünüyorum. bir hafta 3'lü defans kurdu bir başka hafta 4'lü. alışkın değildik çünkü bu tarz durumlara. gelen giden 4-2-3-1 oynatır giderdi. bu adam çok belli ki aylarını ligi analiz etmeye, bu lige uygun futbolcuları izlemeye ve bu camiaya yakışmayan, performansı yeterli olmayanları göndermeye harcamış. mesela ben igor tudor'un çok fazla kondisyon yüklemesi yapan bir hoca olduğunu değil, süper lig'de bunun bir avantaj olacağını bilen ve bu yüzden kondisyon yükleyen bir hoca olduğunu düşünüyorum, ezbere yapmıyor bu adam yaptıklarını.

    belli ki kendisi işine saygılı, futbolu seven ve bilen, adam kayırmacılık yapmayan, performansa odaklı genç bir teknik direktör. bu adamın yaptıklarını şu anda roberto manciniyapmış olsaydı (ki neden bu kadar övülür bilmem) sözlük yıkılıyor olurdu, bu da bir gerçek. daha çok hakkı verilmesi ve artık kabullenilmesi gereken adamdır tudor.
  • 3969
    kendisi hakkındaki düşüncelerimi hala tam olarak pozitife geçirememiş olan teknik direktörümüz.

    açık konuşayım, teknik direktörün takıma etkisinin çok yüksek olduğunu düşünenlerden değilim. ünlü aşçıların dediği gibi; iyi yemek iyi malzeme ile yapılır. iyi futbol da iyi oyuncularla oynanır. malzemeniz yani kadronuz iyiyse aşçınızın yani teknik direktörünüzün yapacağı tek şey doğru malzemeyi doğru ısıda/sırada vs. pişirmek olur yani doğru adamı doğru yerde doğru taktiksel dizilişle oynatması yeterli olur. siz adama kadro vermezseniz ancak mucize yaratmasını beklersiniz. bu da belki bir kez olur ama devamı gelmez. örneğin hamzaoğlu'nun 3 kupa kazanması tam bir mucizeydi. o sezon sonunda da bu gerçekliği gören herkes bunun böyle devam etmeyeceğini ve transferin şart olduğunu söylüyordu. sonucu hepimiz biliyoruz.

    terim döneminin ikinci sezonundan beri bozulmaya başlayan bir takım oyunumuz var idi. ilerleyen süreçlerde oyuncuların da artık eski performanslarını verememesi, yanlış transferler falan derken iş iyiden iyiye çıkılmaz bir hal almıştı. bu dönemde bir sürü hoca değiştirdik ancak terim döneminden beri dediğim gibi sorun hocalarda değil kadrodaydı. kimi zaman bu kadro değişimi yabancı sınırı yüzünden yapılamadı kimi zaman maddi olanaksızlıklar yüzünden vs. ama sonunda bu değişim gerçekleşti.

    gelelim tudor'a. en sevdiğim kısmı kendini geliştiriyor ve değiştiriyor olması. buraya geldiğinde üçlü defans ve yüksek tempo takıntısıyla gelmişti. baktı olmuyor, ikisinden de vazgeçmek zorunda kaldı. ligde büyük takımlar için üçlü defans zaten kapanan takımları zor açmak demekti ve o zamanki kadroyla yüksek tempo imkansızdı. şimdiki kadroda yüksek tempoyu görebiliyoruz. 3'lü defans hala zor bu ligde; büyük takımlar için özellikle. neyse ki ondan vazgeçti gibi görünüyor şimdilik.

    ancak birçok eksisini de gördük zamanla. adam yönetiminde sınıfta kaldı. bruma ne olursa olsun bu takıma bir artı değer katabilirdi. sneijder ile bir orta yol bulunulabilirdi vs. ancak olmuşla ölmüşe çare yok. bu adamlar tudor'un istediği pres futbolunu da zaten yeterince iyi oynayamazdı. özellikle gitmelerini istemiş olabilir.

    benim için artık kredisini tükettiği maç 13 temmuz 2017 östersunds fk galatasaray maçı oldu. şu takımı kaç yıldır maç kaçırmadan izlerim, 4-4-2 o zamanki oyuncu yapısıyla en olmayacak dizilişlerden biriydi. bunu kaç yıldır profesyonel teknik direktörlük yapan birinin bilmemesine acayip sinir olmuştum ve artık umudu kesmiştim. skor önemli değildi benim açımdan, o maça o kadroyla o dizilişle çıkmak son derece büyük hataydı.

    ligde 8 hafta geçti ve bende tükettiği kredisini bir miktar geri kazandı. takım iyi oynuyor, skordan önemlisi bu benim için. 22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçını kazanıp kazanmaması da önemli değil. yine çıkalım ve iyi oynayalım; yeterli.

    şu an kendisine karşı nötrüm ve iyi veya kötü demem için çalkantılı dönemlerde takımı nasıl idare edecek ona göre yorum yapacağım. illa ki sakatlarımız, cezalılarımız olacak; o zaman kadroda/taktikte nasıl değişiklikler yapacak? oyuncularla yine kavga edecek mi? skor bulamadığımız zaman nasıl varyasyonlarla maç çevirecek vs.
  • 3970
    bu adam 2016 - 2017 süper lig sezonunda iki tane derbi oynadı içeride. ikisinde de bariz olarak o kadroya rağmen üstünlüğümüz vardı. fener ilk şutunu 85'te attı, ikincisi de 90+ larda attı ve kazandı. beşiktaş, fenere göre daha etkindi ama talisca'nın bruma'ya çarparak kalemize giden frikiği sayesinde kazandılar.

    tekrar ediyorum geçen seneki kadroya rağmen taktik olarak hep iyi başladı tudor, ha oyuncu değişikliklerininde hata yaptı diyebilirsiniz ama yedek kulübesi de zayıftı geçen seneki takımın, şimdi olduğu gibi.

    buna ek olarak geçen gün kendisini biryerde gördüm, istanbul'da yaşıyorsanız illa ki ünlü birini görürsünüz zaten. hayatımda ilk defa biriyle fotoğraf çekilmek istedim. o sırada yanında başka biriyle konuşuyordu 3-4 metre geride gözlerinin içine baktım. konuşması bitti elimdeki telefonu gördü, gel dedi, duruşunu düzelti ve fotoğraf çekildik. bunları yaparken samimiyetine inandım. hiç uf puf tarzı bir hareketi olmadı. zoraki bir fotoğraf olsaydı hissederdim, şimdi de sövüyor oluyordum.

    geldiğinden beri takdir ediyorum kendisini. en ufak bir fasosunu tv kameraları önünde görmemiştim, özel hayatında da insanlara yukarıdan bakmadığını düşünüyorum.

    bu arada kendisine küfreden taraftar varsa bir kez daha düşünsün. adam, dağ gibi bir adam, 1.82 cm boyuma rağmen fotoğraf çekiminde eğildi! başım omuzuna denk geliyordu. kapı gibi valla.
  • 3971
    fenerbahçe maçını 9-0 da kazansa kendisi hakkında yapılan eleştiriler "fener zaten kötü dönemindeydi, hele beşiktaş'ı da bir yensin de o zaman görelim." şeklindeye gelecek eminim. östersund maçından sonra basın toplantısında ne dediyse bir bir gerçekleştirdi bu adam. daha da bitmedi işi. takım eminim çok daha iyi seviyelere gelecek.
    benim için kendini ispatlamıştır. galatasaray için, taraftarın taptığı çoğu isimden daha iyi bir hocadır.
  • 3974
    bence yeni sözleşme yapmak için hemen atlanmamalı. tamam takım iyi gidiyor ve tudor da işine konsantre olmuş gözüküyor. fakat unutmayalım ki bu sene tudor için en büyük motivasyon sebebleri hem kendini teknik direktör olarak büyük bir takımda ispatlama fırsatı hemde galatasaray ile iyi bir kontrat almaktır. sonuçta profesyonel insanlar bunlar kariyerlerini ve paralarını düşünmek zorundalar. bu sebepten yönetimin hem tudor'u üzmeden hemde sen başarılı ol sözleşmeni düşünme havasında mayıs ayını bekleyip ondan sonra ligde ki duruma göre sözleşmesini uzatmalıdır. unutmayalım ki daha ligin 1/4 ' i yeni bitecek.
App Store'dan indirin Google Play'den alın