*

resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:48
Uyruk:Hırvatistan
  • 3553
    (bkz: #2202618)

    14 temmuz tarihinde, 13 temmuz 2017 östersunds galatasaray maçının bir gün sonrasında, wesley sneijder'in gidişi ile ilgili soru karşısında takındığı korkak tavrın ve kaçışının hemen ertesinde kendisi hakkında yukarudakileri yazmıştım.

    mevzubahis entry'de bana ilk defa entry sildirdiğini de eklemiştim, ki sildirdiği entry, gelişinin hemen ardından yazdığım, umut vaad ettiğini, doğru hamle olduğunu, inşa etmek ister göründüğü kariyeri için iyi çalışacağını öngördüğüm, büyük destek içeren bir yazıydı.

    o günden bugüne geçen bir buçuk aylık süreç içerisinde öfkem tamamen geçmiş değil. dolayısıyla yukarıda entry'i silmeyeceğim.

    fakat geçen süreç içerisinde yaşananların tümünü görmezden gelmek de olmaz. madde madde gidecek olursak:

    1. sneijder konusu

    sneijder'in son iki sezonda oyna(ma)dığı oyun herkesin malumu. kendisine bakmaması, mevkisinin, rolünün, üstünde taşıdığı formanın (canımız, ruhumuz hagi'nin forması), hatta kendi isminin gereklerini yapmaması/yapamaması herkesin malumu. bu noktada yeni gelen/yeni kadro kurmak isteyen bir teknik direktörün bunları göz önünde bulundurarak bir tasarrufta bulunması gayet doğal. ancak galatasaray'da iki senedir durdurak bilmeden devam eden yönetim rezaletine ilaveten, tudor'un korkak, pısırık, ne istediğini bilmiyormuş ve yönetimin maşasıymış gibi görünen tavrı affedilir değildi.

    bizler galatasaray hocasını savaş alanındaki komutan olarak görürüz. eskinin iyi bir süvarisi olan, ancak askeri yaşamın gereklerini yapmadığı için birliğini artık sürükleyemeyen bir süvari için bir komutanın, bir generalin, hem de savaş alanında topu savaş bakanına ya da bizzat kralın kendisine atması düşünülemez. o süvarinin kellesini, tam da tüm ordunun önünde, ibret-i alem namına göstere göstere alır.

    tudor zaten çok kötü yönetilen bir süreci, korkarak ve ne yapacağını bilemeyerek, daha da içinden çıkılmaz bir hale getirdi. ki bu durum, igor tudor'un bir hoca olarak ortaya koymak istediği sert, disiplinli ve kararlı karakter resmi ile büyük bir çelişki oluşturdu. bunlara ek olarak, o dönemde sneijder'in gönderilip, selçuk, yasin, ahmet, sinan gibi karakter yoksunlarıyla hiçbir şey olmamış gibi devam etmesi veyahut bu kanser hücrelerinin geri planda kalması bu hadiseye ayrıca benzin döktü ve malum, herkes, aklı başında olan hepimiz çıldırdık.

    burada wesley sneijder'in süreç içerisindeki tavrı özelinde de bir parantez açmak gerekiyor:

    sneijder net bir şekilde taraftara oynadı, hatta taraftarı kullandı. bugünden bakınca, sneijder'in, tatilinden dönüp, türkiye'ye adım attığı anda galatasaray'da kalmayacağını adı gibi bildiği çok net bir şekilde görülüyor. gidiş süreci içerisinde, öfkeyle, kafa karışıklığıyla ve belirsizlikle gözlerden kaçan bazı noktalar mevcut:

    a) ben şahsen - birçoğumuz gibi - sneijder'in son iki sezondaki kötü performansının, hatta hiç performans ver(e)memesinin temel nedeninin takımın darmadağın, hem kişilik hem de profesyonellik açısından çok sayıda karaktersiz ile dolu olmasından kaynaklandığını, kurulacak doğru bir takımla (formun geçici, klasın kalıcı olmasından dolayı) yeniden kalitesini konuşturacağını düşünüyordum.

    fakat ogc nice ile çıktığı lig ve avrupa maçlarındaki, ayrıca dün akşamki 31 ağustos 2017 fransa hollada maçındaki rezil fiziki durumunu gördükten sonra, kendisinin gerçekten bitmiş olduğunu - üzülerek de olsa - kabul etmek durumunda kaldım ki bu benim için çok zor bir durum. galatasaray futbol takımının ligin ilk üç haftasında oynadığı formasyon ve ortaya koymaya çalıştığı oyun felsefesi (dış faktörlerden bağımsız olarak) wesley sneijder'in kaldırabileceği bir seviye değil artık maalesef. bu konuda tudor'un yaptığı seçimin doğru olduğunu zor da olsa kabul etmiş bulunuyorum (selçuk denen herifin kulübeye gömülmüşlüğünün devam etmesi ve en geç sezon sonunda def edilmesi kaydıyla ve şerhiyle). burada bir dipnot eklemem gerekiyor: eşimin memleketi olmasından ve eşimin de ailece futbol hastası olmasından dolayı, fransa ligini ve fransa milli takımını “bazen mecburiyetten de olsa” çok yakından takip ediyorum. sizin de bildiğiniz, tahmin edeceğiniz gibi, bu wesley sneijder’i o ligde kıtır kıtır doğrayıp, çiğneye çiğneye ezerler. maalesef durum bu. bizden ayrıldıktan sonra, her ne kadar güzel bir proje olsa da, piyasada adı, esamesi okunmayaca nice takımına transfer olmak zorunda kalmasını ise geçiyorum.

    b) sneijder ayrılırken yapılan anlaşmada bazı düşündürücü detaylar söz konusu. bildiğimiz gibi, sneijder ayrılırken bir sezonluk alacağını bırakıp (tertemiz bir 4.5 milyon euro), türkiye'de bir takıma transfer olursa ödeyeceği dev bir tazminat maddesi ile ayrıldı.

    burada birçoğumuz iş dünyasının içindeyiz. ben de sektörünün adeta real madrid'i, manchester united'ı olan, küresel bir şirketin avrupa'daki ikinci büyük (almanya) merkez ofisinde çalışıyorum. ancak bu şirket dahi beni sözleşmem devam ederken işten çıkaracak olsa ve ben de "tamam o zaman bir senelik maaşımı bırakıyorum, bir de rakip firmaya gidersem size hayatım boyunca kazanamayacağım bir tazminat ödemeyi kabul ediyorum" desem, takdir ederseniz ki beni hiçbiriniz aklı başında adam diye ciddiye almazsınız, hatta eşim bile terk eder*.

    dolayısıyla ben ayrılık fikrinin her zaman sneijder'in kafasında olduğunu, kulüpten zorla uzaklaştırma gibi bir durumun (maalesef) söz konusu olmadığını ciddi ciddi düşünüyorum.

    2. tudor'un geçen sezon takımın başına geçtikten sonraki performansı

    ben bu kısmı direk geçiyorum, çünkü genelden farklı olarak, galatasaray’ın geçen sezon ligi bitirdiği yerin jan olde riekerink kalsa ya da başka bir teknik direktör seçimi yapılsa dahi değişeceğini düşünmüyorum. elde olan kadro belliydi, yapabilecek hiçbir şey yoktu. dolayısıyla, tudor’un geçen sezonki performansı benim için ölçü değil, hiçbir zaman da olmadı.

    3. bu sezon kurulan yeni takım

    burası gerçekten inanılmaz. açık söylemek gerekirse, ben yaz boyunca, özellikle sezon başlayana kadar bu transferlerin başka bir hoca (kuvvetle muhtemel fatih terim için) kurulduğunu, böyle pahalı, maliyetli ve riskli bir yatırımın tudor gibi (yeteneklerinden bağımsız olarak) bir yeniyetmeye emanet edilmeyeceğini düşünüyordum (ve tabii ki fatih terim ihtimali yüzünden de oldukça dertleniyordum).

    ancak sezon başladıktan sonra oynanan oyun, bu takımın bir teknik direktör takımı olduğunu, bilinçli ve isteğe göre kurulduğunu, oyuncu seçimlerinin ve alternatiflerinin belirli bir felsefe hattına oturtulduğunu, tolga ciğerci gibi geçen sezonun fiyasko adamlarından biri için yeni pozisyon dahi icate edilmesiyle bağıra bağıra kanıtladı.

    tüm bunların yanında, maçları dikkatle izlemenin yanında, tudor’un ve futbolcuların maç sonu açıklamalarını da pür dikkat takip ve analiz ettim (ki geçen 3-4 sezonda, hamza rezili, çapsızı ile başlayan süreçle birlikte kimsenin yüzünü dahi görmeye tahammül edemez hale gelmiştim). antrenmanlardaki görüntü, tudor’un ve futbolcuların maç sonlarındaki ifadeleri, belirli bir düzenin ve en önemlisi, belirli bir mentalitenin yerli yerine oturmakta olduğunu gösteriyor.

    dolayısıyla ben bu takımın igor tudor’un takımı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. yukarıdaki entry’de söylemiş olduğum ahlaksız ve karaktersiz ithamlarını geri alıyorum. ancak sürecin göstergesi olması bakımından yukarıda yazdığım yazıyı silmeyeceğim.

    ben skor taraftarı değilim. bu formaya saygısı olmayanı anam, babam, kardeşim, arkadaşım, ömür boyu aşığı olacağım eşim dahi olsa affetmem, gözünün yaşına bakmam, ezerim. formayı bilen, kültürü bilen, kalbi çarpan ve bu kulüp için bir taşı kaldırıp, başka yere koyan ise başımın tacıdır.

    velhasıl kelam, bu takım iyi takım. iyi olacak. güvenmek lazım. çünkü bu takım bana yeniden formalar giydiren takım.

    mayıs ayında sami yen'de şampiyonluk maçına saatler kala seni sevmeyen ölsün söyleyerek boğazları beraber yırtmak dileğiyle, sağlıcakla kalın, iyi bayramlar*

    özet geç lan diyenler için: şşşşşşşşşş. bir, ki, üç...
  • 3554
    asamoah transferi için devreye girmesi gerekendir. bizim kara kaşımıza kara gözümüze bu oyuncuyu bırakmayacak juventus belli. hiç olmazsa tudor'un biraz baskı kurması gerekir diye düşünüyorum. juve ile ikili ilişkilerinin iyi olduğu hep söyleniyordu çünkü transfer döneminde. olmazsa da chelsea rezerv takımından bir oyuncu için conte ile temasa geçerse bir şekilde transferlerde rol oynayabilir.
  • 3555
    kağıt üstünde görünen ile sahada oynattığı futbol tamamiyle farklı olan bu yüzden de başarılı olacağına inandığım teknik direktör.

    kendinden önce günlerce dilendiğimiz lucescu da tolgayı sol kanatta oynatıyor tudor da. fakat kağıt üstünde iki ayrı takımda aynı bölgede oynuyor gibi görünen aynı futbolcunun oyununa ve takıma etkisine baktığımızda tudor'un nasıl bir sistem hocası ve üzerinde gerçek anlamda çalışılarak futbol oynattığını görebiliyoruz.

    bu takımın başında babam da olsaydı yine aynı oyunu oynardı, lucescu daya iyisini bile oynatırdı diyecek olan varsa zahmet etmesin. adam daha tolga'nın oyununu çözememiş birisi.

    iyi ki lucescu gelmemiş de tudor kalmış.

    iyi ki başarıyı, başarıya aç birisiyle yakalayıp iki taraf için de başarılı bir dönem geçireceğiz.

    (bkz: 2 eylül 2017 ukrayna türkiye maçı)
  • 3556
    kendisi hakkında çok olumsuz şeyler söylemiştim. ve bu konuda yanılmak için adeta allah' a yalvarıyorum. öncelikle ilk 3 haftada oynattığı çoşkulu futbol için teşekkürler. bu temposu yüksek futbolu taktiksel zenginliklerle de süslemeyi başarabilirse hem kendisi kazanır hem de galatasaray. konu galatasaray olunca haklı çıkıp çıkmamayı umursamıyorum. takımım için iyi olan neyse onu istiyorum.
  • 3560
    kendisinin kullandığı tolga ciğerci ile lucesku'nun kullandığı tolga ciğerci arasında fark olması olağandır. kendi kullandığı tolga ciğerci'nin etrafında gerçek futbolcular vardır. tolga ciğerci böyle bir ortamda hocasının istediklerini rahatlıkla yerine getirmektedir. ha şu var, o futbolcuları da kafasındaki futbolu sahaya yansıtabilmesi için kendisi istemiştir ve iyi de yapmıştır. bak şimdi asamoah geldi aklıma! ama hali hazırda da elinde son gelenlerle (fegouli, denayer) beraber güzel bir kadro vardır.
  • 3563
    hocalığı halihazırda şüpheli olan teknik adam.

    eksiklikleri

    1. rakibi analiz etme konusunda zafiyet gösteriyor ki çok kolay giderebileceği bir eksiklik. kendi öz güveni yüzünden yapmıyor çünkü sistemini çok iyi işletirse ihtiyacı olmayacağını düşünüyor ama mourinho dahil her hoca rakibin zafiyetini değerlendirmek ister. özelikle diego simeone bu işin ustasıdır.

    2. oyuncu değişikliğinde de benzer sıkıntı var. genelde yorulan oyuncuyu değiştirme cihetine gidiyor. bazen rakibin maç içindeki durumuna göre oyuncu sokarsın ( örneğin rakibin uzun stoperi sakatlanmıştır sende eren'i alıp yüksek oynamaya çalışırsın gibi). henüz buna benzer bir değişiklik görmedim umarım görürüz.

    3. adam yönetimi sıkıntısı var. bruma, chedjou, podolski ve sneijder'i idare edemedi. bunların gönderilmesine asla karşı değilim ancak idare edemediği de bir gerçek. futbola konsantre iş ahlakı yüksek olan topçuyu herkes idare eder mühim olan sorunlu adamdan da verim alabilmektir. fatih terim'in engin baytar'ı şahlandırması gibi.

    4. zaman zaman küçük takım taktikleri ile maça çıktı. burası galatasaray ve biz barcelona gibi oynamak isteriz. bakın her daim öyle oynarız demiyorum, oynamak isteriz. biz fenerbahçe gibi kabzımal defansif oyun oynayıp şampiyon olamayız. bu seneki ilk 3 lig maçı gibi oynamalıyız. özellikle geçen seneki bjk maçında küçük takım gibi oynatmıştı.

    artıları

    1. transferleri kendisinin tespit edip istediği varsayımı üzerinden gidersek çok çok iyi bir vizyona sahip diyebilirim. ne istediğini iyi biliyor ve maldan anlıyor.

    2. medyayı iyi idare ettiğini düşünüyorum. zeki cevaplar veriyor ve asla bahanelere sığınmıyor (özellikle de hakem).

    3. değişik taktikleri deneme konusunda cesur. bu taktiklerde nasıl oynatılacağını bilmeden deneyemez siniz zaten. oyuncuları bu taktiklere göre pozisyonlarını değiştirip verim alıyor ki buda olumlu.

    4. kondisyon konusu cümle alemin malumu zaten.

    5. özel taktik antrenmanlarını bayağı yaptırıyor. bu sene özellikle duran toplarda hem hücum hemde defansif özel çalışmalar hem sahada görülebiliyor hemde meyvesini vermeye başladı.
  • 3565
    2 ay evvel hakkında yasin ve selçuk'la oynayacak, takımın aaağbilerine ipleri verecek gibi saçmasapan söylemlerde bulunulan teknik direktör.

    7 eylül itibariyle yedek kalecisine kadar kaliteyi 3 gömlek arttırdıysak başlıca sebeplerinden biri kendisidir, seçimleridir.

    sahadaki oyun şimdilik çok umut vaadediyor.

    şans da yanında olsun.

    yürüyedir.
  • 3566
    eminim bu iyi gidişi devam ettirirse, şimdiden yavaş yavaş çıkmaya başlayan "ben demiştim yeeeaa"cılar çoğalacak. çıkmayın abi, sakın. gelin isterseniz arşive bakalım. österzort'a elendikten sonra bu sözlük dahil tüm sosyal medyada gömüldü adam. kimse de "durun bu adam başaracak" demedi. hele terim'in milli takımdan kovulmasından sonra, tudor istifa sesleri dursun'un da önüne geçti. terim'den tiksinenler dahi "terim'i sevmem ama böyle bi kadro tudor'a emanet edilmez" diye konuştu. içten içe tudor'un başarılı olacağını düşünen varsa bile çıkıp söylemeye cesaret edemedi.

    yani konuşmak için erken. henüz değil. ama bu performansını bir süre daha devam ettirirse, (skordan değil oyundan bahsediyorum) kabul edelim ki istisnasız, tertemiz hepimizi g.t etmiş olacaktır kendisi. ki hiçbirimiz de zaten böyle g.t olmaktan gocunmaz sanırım.

    hadi igor, hepimizi utandırmaya devam et. yeter ki dışarıda başımız dik yürümeye devam edelim.
  • 3568
    başarılı olsun da göt olalım. bu ayıp bir şey değil. kimse kahin değil. kişi o ana göre yorum yapar genelde. östersunds'a elenirken sabrımızın sınırı dolmadı mı? haliyle çoğumuz gitmesin istedik. tudor istediği transferleri yönetime iletti. yönetim de sağ olsun ilk kez adamakıllı bir transfer sezonu geçirerek şu anlık taraftarı mutlu etti. umarım sezon sonunda şampiyonluk kutlamalarında hep birlikte tudor'u alkışlarız ve bizde parlayıp büyük kulüplerde teknik direkktörlük yapar da biz de gururlanırız.
  • 3570
    bakın, tudor ilk geldiğinde;

    1- takımın en önemli 2 oyuncusunu* dışarıda bıraktı ve onları küstürdü mü?
    2- oynadığı önemli maçlarda ki bunlar, içerde bjk ve fb, deplasmanda başakşehir ve ts, hepsini üstelik gol bile atamadan kaybettik mi?
    3- revizyona ilk bruma ve sneijder'i yollatarak başladı mı? bugün bile ki her ne kadar ana planda yer almasalar da, yasin ve selçuk hala takımdalar.
    4- geçen sene kendi oyununu oynattığı maçlarda ızdırap çeken takım, tekrar riekeink'in düzenine dönünce seri galibiyetlerle ligi tamamladı mı?
    5- östersunds faciası yaşandı mı?

    yani kusura bakmayın da dünyanın hiçbir yerinde hem de 5 ayda yukarıdaki fiyaskolara benzer işler yapan adamın arkasında durulmaz, sabredelim denmez. 20 temmuz gecesi kovulsa arkasında kaç kişi ağlardı? el-cevap; 0. hiç birbirimizi kandırmayalım. ama ne olduysa 21'inden itibaren oldu. transferler takıma girdikçe takımın karakteri değişti. çıkıp bunu en baştan anlatsaydı, biz de bruma, sneijder ve podolski gibi adamların gidişini hayra yorardık. anlatmadı ki adam. sneijder sorulduğunda depara kalkmadı mı arkadaş?

    eee. şimdi ben de dahil kendisinden ümidini kesen herkes yeni bir heyecan yaşıyor. evet şimdi takım iyi ve biz de tudor'un hakkını veriyoruz. ama bu bizi, onca fiyaskonun yaşandığı dönemde tudor'u eleştirdik diye futbol cahili yapmaz. o zaman ettiğimiz laflar için pişma nıyız diye soruyorsanız, ligin ilk 3 maçının oynanmadığını düşünüp 20 temmuz gecesine gidin. siz o gün ne düşünüyordunuz bugün ne noktadasınız.

    böyle bir dönüşümün, şaşırtmadığı galatasaraylı yok. biz de şaşkınız. ama mutluyuz ve gelecek adına heyecanlıyız. bugünkü tabloyu 20 temmuz 2017 gecesinden gören bir tane yazar kardeşimiz varsa yeşillendirsin de ne zaman öleceğimi de bildirisin.
  • 3571
    arda transferine onay vererek kendi ayağına sıktığının farkında değil. ne güzel takım olmuştuk be. bir çuval inciri berbat ettiniz. tebrikler.

    edit: ntvspor'da katıldığı programda olası arda transferi için 'benim için rüya gibi birşey olur' demiş t.direktör. tudor'u başından beri destekleyen biri olarak bu transferle işinin zor olacağı kanaatindeyim. inşallah korktuğum başına gelmez.
App Store'dan indirin Google Play'den alın