resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 4325
    kendisinin performansını beğenmeyen gitsin jor dönemindeki teknik direktör etkisini analiz etsin veya denge dengeoğlu dönemindeki teknik direktör etkisini analiz etsin. yıllat sonra kendisi bizi lucescu mu terim mi gelsin sorularından kurtarmıştır. basının oyununa gelmeyin arkadaşlar. eğer bu etkiyi femerbahçede yapsaydı, basın öve öve bitiremezdi. siz de bu şerefsizlerin oyununa geşiyorsunuz hee.

    aferin fikri hür vicdanı hür galatasaraylılar.
  • 6263
    galatasaray'ın başına geçtiğinde 39 yaşındaydı. ben de kendisinin tercih edilmesine sevinmiş ve başarılı olmasını istemiştim. tek bir sebepten, farklı ve genç bir tercih olduğu için.

    2013'te veya 2014'te okan buruk (40 yaş) gelseydi onun için de aynı şeyleri isterdim.

    bazı şeyleri çabuk unutuyoruz ama galatasaray dönem dönem karanlık bir tünele giriyor ve hoca adayları; hikmet karaman, mircea lucescu veya ne bileyim mustafa denizli falan olabiliyor. yine aynı yerdeyim. eğer yarın bir gün fatih terimle de yollarımız yeniden ayrılırsa, o karanlığa bir daha düşersek; tercihimiz yine genç ve denenmemiş bir hoca olmalı. tudor gibi batırır mı, okan buruk gibi parlar mı orasını yaşayarak görürüz.

    ayrıca kendisi hala gençtir. mesela genç denen abdullah avcı ile aralarında 15 yaş var. igor tudor 10-15 sene sonra juventus'un başında mı olur, hırvatistan'da ticarete mi atılır orasını bilemeyiz. ama bugün, bu şartlarda yaptığı tercihten ötürü ben kendisini eleştirmem veya dalga geçmem.
  • 3793
    tek maçla herkese, her soruya cevap vermiştir.

    zor bir rakip mi? zor.
    çok zor bir deplasman mı? kesinlikle.
    takım geriye düştü mü? düştü.
    uzun süre gol atamadı mı? atamadı.

    takım bence 2 yarıda da gayet iyi oynadı, ısrarla girmeyen topu 2 kusursuz vuruşla kazandık. en az bizim kadar sevindiğini biliyorum hocam. teşekkür ederim!

    (bkz: 24 eylül 2017 bursaspor galatasaray maçı)
  • 4673
    iyi ya da kötü hoca olabilir. istifa etmesini isteriz, istemeyiz. fikirleri tartışırız ancak iyi bir insan olduğunu östersunds’a elendikten sonraki basın toplantısında anlamıştık. bu ailenin içinde deli de bizim akıllı da. aslanları çakallara yem etmeyiz. 25 kasım 2017 galatasaray alanyaspor maçısonrası basın toplantısında sözde basın mensuplarına yaptığı az biledir çünkü bu sözde basın aykut denilen radar şahsiyetine sürekli sayın hocam çekerken tudor’a saygısızlık yapmaktadır. bu ülkede basının seviyesi bellidir. bu ülkede basın, mehmet ayan gibilerden oluşmaktadır. tudor’un ya da adı ne olursa olsun galatasaray hocasının bunları tokatlaması gayet yerinde bir davranıştır. hak edene hak ettiğini vermektir. helal olsun tudor!
  • 3795
    adamın bir planı vardı ve buna göre tüm sorumluluğu alıp bir hamle yaptı. o dakikada yenik durumdayken o hamleyi yapmak bile affedersiniz güven, özveri, tecrübe ister. başkası olsa dahi ilan edilirdi. aynı hamleyi şenol güneş yapsa bakın adam tüm hücumcuları oyuna aldı ve maçı çevirdi diyeceklerdi.
    ha hamlesi tutmasaydı bile maçta çok daha üstün oynayan taraf bizdik. sadece şanssız bir mağlubiyet almış olacaktık. ama sözlükte kellesi istenecekti.

    (bkz: 24 eylül bursaspor galatasaray maçı)
  • 144
    sanki ancelotti'ler, mourinho'lar kapımızda yatıyor da bu adamı isteyen galatasaraylılar eleştiriliyor. te allahım yareppim... uyanın artık!

    edit: parasızlıktan alt yapı hocasını sezon başından beri tüm beceriksizliklerine rağmen takımın başında tutuyorsak mourinho'yla tudor'un bir üst seviyesindeki herhangi bir hoca arasında fark yoktur. prandelli, mancini gibi adamlar 3'er milyon euro'dan aşağıya gelmez. tuchel gibi genç ve namlı adamlar da ideallerine ters düşeceğimiz için gelmez. şimdi oldu mu akıltanesi kardeşim.
  • 1897
    tudor bu takıma geldiğinde bazı şeyleri değiştirmeye çalıştı. kendi oyun felsefesi olan topa baskı, sürekli tempolu oyun ve çok koşan bir takım yaratmaya çalıştı. bunu zaten gelmeden önce hepimiz tahmin ediyorduk ve bu yüzden heyecanlanmıştık. ama elindeki oyuncu kadrosu istediği format için uygun değildi. bunu ilk beşiktaş maçında denedi. bruma'yı ikinci 10 numara olarak kullanmaya çalıştı. ama bruma top tutan, istasyon olan bir oyuncu olmadığı için, bruma'nın da performansı düştü. tempolu oyun oynamak istiyorsan ayağında top tutan oyuncuların olması gerekiyor. hocanın podolski tercihi de bu yüzdendi ama o da tutmadı. zaten ligin en mıymıntı takımına gelip bir den en tempolu takımı yapmak imkansızdı. bunu hoca da gördü ve en azından avrupa'ya gidelim, seneye kendi takımımı kurarım, istediğim takımı o şeklilde oynatırım dedi. tabi fenerbahçe maçında bruma'yı çıkarması büyük skandaldı bunu da unutmamak gerek.

    ama her şeye rağmen hocaya güveniyorum. çünkü hepimiz bu tempolu istiyoruz.yapılması gereken istediği formata uygun, mıymıntı olmayan, futbolcu grubu oluşturulması. tabi buradaki en büyük düşmanımız başkan. bu iş bilmez herif ile istenen takım nasıl kurulacak en büyük soru işareti bu.
  • 5786
    düştüğümüz bokun içinden sadece fatih terim'in bizi çıkartabileceğiini bilip, söylememize rağmen, bu boktan çıkaramadığı için gömülen eski hocamız. evet, kendisi kalsaydı şampiyon olamazdık, özellikle büyük maçlarda sahadan silindik, deplasmanlarda yok olduk, böyle de devam edecekti ve kovulacaktı sonuçta. yine de bu anlatılanlar kadar kötü bir insan ve hoca olduğunu düşünmüyorum, hele ki düşmanlık edecek hiç bir sebebim yok. kendisinin arkasından aykut kocaman'dan bahseder gibi bahsetmemizi de hiç hak etmedi, kimse kusura bakmasın.

    kurulan 40 milyon euroluk kadronun hiç de öyle 40 milyon euroluk bir kadro olmadığını, takımımızı izledikçe anladık. fernando ve gomis dışında (onlarda muallak bazılarına göre) her futbolcumuzda defo bulduk, buna rağmen 38 yaşındaki acemi bir teknik direktörden ligde önüne gelene basıp geçmesini bekledik, hem de yeni kurulan bir takımla. kazandığı zaman, "kadro zaten çok iyi, kendisi kazanıyor" dedik, aynı kadro kaybedince kendisini suçladık. sneijder'in gönderilmesini bile ona bağladık, hani şu fatih hoca'nın "istemem" dediği sneijder'i.

    uzun lafın kısası, potansiyeli olan acemi bir teknik direktördü, geldi, geçti. türlü zorluklara karşı ne yönetim, ne de taraftar yanındaydı, tek başına dimdik durdu herkesin karşısında. tavsiyem, böyle bir adama saygısızlık edilmemesi. çünkü galatasaray taraftarına yakışan tavır budur. iyi hoca olduğu için değil, aslan gibi karakter sergilediği için, 250 gram saygı.
  • 3763
    b planı yok şeklinde yapılan aşırı ezber eleştirileri ben de pek anlamıyorum. insanlar teknik direktörlüğü şöyle sanıyor sanırım:

    tudor: arkadaşlar b planımız budur. hadi uygulayın.
    takım: tmm

    adamın elinde yeni bir takım var. daha ligin 5. haftasındayız. a planını yeni yeni oturtuyor ki gayet güzel başladı. b planı da maç yaptıkça, üzerine düşündükçe, çalıştıkça gelişecek. fm'deki gibi slotlara taktik yerleştirip maç içinde bir tıkla değiştiriyorsunuz, takım da cin gibi olduğu için ilk sefer de hemen harfi harfine uyguluyor gibi bir durum olamaz.

    her şeyin ilacı zaman.
  • 4315
    fernando'nun yediği baskıyı azaltmak için savunmayı 3'lü oynatan teknik direktör. arkadaşlar çıkmış "3'lü oynayınca fernando baskı yiyor" diyor. fernando baskı yiyor yemesine de bunun sebebi 3'lü oynamamız değil. 4'lü oynarken daha çok baskı yiyor fernando.

    tudor da 3'lüye dönüp fernando'nun yediği baskıyı azaltmaya çalışıyor. bunun karşılığı olarak da fernando'nun topla buluşma sayısı azaldı. olay budur.

    3'lü oynatacaksa ki hedefi bu, sağ ve sol stoperlerin az buçuk bek de oynayabilmeleri gerekiyor. misal chelsea'de azpilicueta, juventus'da barzagli gibi. bizde maicon, biz 4'lü de oynasak mariano'nun ileri çıktığı anlarda sağ çizgiye gerektiği kadar yaklaşıp bu işi layıkıyla yerine getiriyor zaten. bence savunmanın 3'lü veya 4'lü oynamasından en az etkilenen adam maicon. sol stopere de böyle biri lazım.

    denayer'de bu iki mevkiyi yani hem stoperi hem de nispeten sol beki idare ediyor gibi görünse de tam olarak yeterli değil. bir defa ayağı zayıf. topu oyuna sokma becerisi maicon'un yarısı kadar değil. yüksek toplarda da tam bi fazia. ama şimdilik kaydıyla idare ediyor. merkezde serdar da yine şimdilik kaydıyla yeterli. bu anlamda serdar'ı yedekleyebilecek tek oyuncumuz bana göre koray.

    tudor'un bana göre kesinlikle tempoya dayalı oyundan vazgeçmemesi gerekiyor. bu takım kontrol futbolunu oynayamıyor zira. ndiaye, belhanda, feghouli, mariano gibi adamlara "sakin başlayalım" dediğin zaman yetenek katsayıları düşüyor resmen. yani mecburuz gümbür gümbür oynamaya.

    bir sol stoperin yanında bir de mariano gibi kandını boydan boya kullanabilecek hem defansif hem ofansif işleri yüksek seviyede oynayabilien bir sol bek alınması lazım. lan asamoah tam da böyle biri işte. mutlaka o transferi isteyecektir. bunun yanında ben tudor'un bir de stoper transferi talep edeceğini düşünüyordum ki böyle bir arayış içinde olduğunu da duydum.

    devre arasına kadar 14 puan toplayabilirsek transfer döneminde eksikliklerimizi kapatıp 2. yarıda güle oynaya şampiyon olacağımızı düşünüyorum.
  • 4531
    terim'in 3. döneminden beri rezilliği, ruhsuzluğu, sistemsizliği alışkanlıklar haline getiren çapsızların son halkası. beyler galatasaray'dan bahsediyoruz, bu takım herkesten 4-5 yenmesini normalleştirmeyi bırakalı derwall'den bu yana 35 yıl oldu. eskiden galatasaray'ı çalıştıran adamlar istediklerini yapamadı, içeride puan kaybetti diye gözleri dolu dolu çıkardı basın toplantılarına. şimdikiler o kadar yüzsüz ki herifler sene başı 10 transfer yapıp kendinden yarı bütçeli takımdan 5 yemesinin nedenini 35'lik rakip oyuncuya bağlıyorlar. ulan hıyar, madem herif o kadar fark yaratıyordu, o zaman 10 oyuncuyu almayıp onu alaydın. bu takımı önce kulübe saygısı olan, büyüklüğünü idrak edebilen antrenörler çalıştırmalı. çapsızlıklarıyla 5 yemeyi normalleştirenlerin de, günün futbolunu oynayacağım diye karabük deplasmanında 1 puan hak görenin de bu kulüpte işi yok. şampiyonlar ligi'nde en çok puan alan 15 takım arasında ulan bu takım, fener'in beşiktaş'ın 15 yıl oynayıp elde edebildikleri tek avrupa kupası yarı finaline benzemez bu iş. şerefsizim abdülkerim durmaz'ı, rıdvan dilmen'i ve hatta aziz yıldırım'ı bile bugün bizi yönetenlerden daha çok saygı duyuyordur parçalı formaya. o yüzden galatasaray 2 ay iyi gidip 3-5 galibiyet alınca ağız ishali gibi bunların her tarafından bir söz çıkarken, o galibiyetleri almış herifler iyi giden sezonu kendi kapasitelerine yediremeyip ilk tümsekler karşısında tepe taklak oluyorlar. çünkü biliyorlar ki bir daha yapamayacaklar 9'da 8, yetmeyecek kapasiteleri. biliyorlar neyi beceremeyeceklerini. biz büyük maçları kazanmayalım, diğerlerini alsak şampiyonuz nedir ulan!?! bu takım real'den 6 yedi diye antrenör kovardı, şimdi ligde büyük maçlara mağlubiyet parolasıyla başlayan adamlar kurtarıcı diye takımın başına çörekleniyor. akıllı olun akıllı, bu kulüp-taraftar sizi bir presler, bir daha müşteriyim diye gs store'un önünden geçemezsiniz.
  • 4940
    (bkz: #2285752)

    21 kasım tarihinde 2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçı başlığına yazmıştım. net bir beşiktaş galibiyeti olacağını. işte bu adamın taraftara empoze ettiği vasatlık seviyesi budur. bu adam vasat ve hiç kimse galatasaray'ı büyük maçlarda rakibin şamar oğlanına çeviremez. istifa edeceğini hiç zannetmiyorum. eli yüzü düzgün her teknik direktör tudor'u denk kadro ile top diye oynuyor ve resmen ona antrenörlük dersi veriyor, bunu kaç kere yazdık söyledik, biz görürken hala bunları nasıl görmüyorlar?

    5 yenilen maç da dahil galatasaray sürekli ama sürekli sahada dayak yiyor. bu arkadaş sadece anadolu takımlarını yenerek şampiyon olacağına inanıyor. ligin ikinci yarısında herkes can derdine düşecek ve artık o 5 attığın anadolu takımları da yenemeyeceksin. eğer en yakın rakiplerinden üçer beşer gol yemek yerine yenilmemiş olsaydın; evet belki sadece anadolu takımlarını yenerek şampiyon olabilirdin fakat sen üçer beşer gol yedin. çünkü sen kafa olarak vasatsın. üstelik başakşehir'i ve beşiktaş'ı da havaya sokup galatasaray tarihindeki utanç verici 2 yenilgiyi aldın. ben son yıllarda şu beşiktaş maçı kadar ezildiğimiz bir galatasaray maçı hatırlamıyorum. üstüne üstlük rezil rüsva yenildiğin beşiktaş maçından sonra fenerbahçe'nin bile inancı gelmiş olacak ki kaç ay sonra 30+ bin kişiye oynadılar*.

    derhal işine son verip, gerçek mesleği teknik direktörlük olan biri galatasaray başına geçmelidir. galatasaray, tudor gibilerin gelip stajını yaparken galatasaray genleriyle oynayacağı vasat bir kulüp değildir. galatasaray; beşiktaş ve başakşehir'den 2 hafta arayla dayak yiyecek bir takım değildir. takım kötü olsa, bir nebze ama bu kadro eğer dayak yiyorsa bunun tek bir sebebi vardır. maçtan sonra city, valencia, porto, sevilla, marsilya görmüş adamları "atmosferden etkilendiler" diyen adamın ta kendisidir.

    https://i.hizliresim.com/WG31kL.jpg

    şu tablodan yüzünüz kızarmıyor mu? kimse galatasaray'ı vasatlaştıramaz, kimse galatasaray'ı geçmiş yıllardaki gibi beşiktaş'laştıramaz. geçen sene göreve geldiğinde fark 5 puandı sezonu bitirdiğinde 13 puan fark olmuştu. bu sene tarihte hiç olmadığı kadar paralar harcanıp tamamen istediği bi kadro kuruldu ve o kadroyla başakşehir, beşiktaş, trabzon maçlarında dayak yedi o takım. kendi kurduğu takım ile büyüyebilirdi ama vasatlığı ve korkaklığı sayesinde büyüyemeyeceğini hepimize gösterdi. istediği yerde conte olmaya devam edebilir ama galatasaray'da değil.
  • 6332
    galatasaray kariyeri ile ilgili konuşmaktan da, konuşulanları takip etmekten de yoruldum. o yüzden direkt juventus'a geçiyorum.

    bence yardımcı hocalığı kabul ettiği gün dahi kafasında pirlo'nun 1 yıl içinde kovulacağı vardı. bunu hesap etmek için dahi olmaya gerek yok elbette ama yine de mantıklı iş yaptı.

    normal şartlarda, hırvatistan veya türkiye'de takım çalıştırarak juventus seviyesine gelmek en iyi ihtimalle 5 yılını alırdı. şimdi, yardımcı hoca olarak başladığı juventus kariyerinde 1 yılı doldurmadan birinci adam olacak. pirlo'nun yerine geçeceği konuşuluyor italyan medyasında.

    buradan sonrası da kendisine kalmış iş. daha 40'ında bir teknik adama galatasaray ve juventus gibi büyük takımlar çalıştırmak nasip olmaz. iyi değerlendirse tutunur, olmazsa silinir gider.
  • 5954
    tudor gelmeden önce takımda oynayacak oyuncu yoktu ve bütün takımın değişmesi gerekiyordu. bunda buradaki herkes hem fikirdir. asıl anlamadığım nasıl leş gibi kadro kurdu. aldırdığı hiç bir oyuncu daha az ücrete gitmedi. aldırdığı n'diaye, gomis ve rodrigues yaklaşık 32 milyon euro'ya satıldı. gomis türkiye'de en çok gol atan yabancı rekorunu kırdı. asamoah az daha bedavaya yakın bir fiyata geliyordu. mariano, fernando, feghouli gibi oyuncular çok cazip fiyatlara geldi. şuan bile aldığımız fiyatlara rahat satarız. ayrıca kondisyoner demek, maçları hiç izlememek demek.

    mariano'yu açık gibi oynatarak, maicon ile aralarına n'diaye'yi sokarak, hem ileride pas yapmamızı hem de maicon ile mariano'nun ağır olmalarını bertaraf ediyordu. fernando'yu defansın ortasına atarak, hücumda 3-4-2-1 oynatarak, tolga'yı sürekli ceza sahasına sokarak sürekli pozisyonlara giriyorduk.

    ilk mağlubiyetinden sonra adamı istifaya davet etmeseydik, bu kadar sabırsız olmasaydık daha da başarılı olabilirdi. onun döneminde kaybettiğimiz deplasman maçlarını 2018-2019 sezonunda da kaybettik.

    gitmesi iyi mi oldu kötü mü oldu bilmiyorum. kendisini zaten fatih hoca ile de kıyaslamıyorum. fatih hoca 2018-2019 sezonunda çok hata yapmasına rağmen, sağ olduğu sürece başımızda kalmasını isteyen birisiyim zaten. ama tudor hakkında da bu kadar kötü konuşmak çok garibime gitti.

    dünyaca ünlü hocaların burada niye başarısız olduğunun bir göstergesi aslında. ülkecek futboldan zevk almıyoruz, anlamıyoruz da. sadece tuttuğumuz takım galip gelsin istiyoruz.
  • 3507
    gelmeden önce destekçisiydim. karabük'de yarattığı etki hoşuma gidiyordu, taş gibi bir takımı oluşturmuştu. gelsin istedik. sora işler biraz kötü gidince kızdık, sövdük, sinirlendik. ama hiç onun tarafından bakmadık. nasıl bir kaosun üstüne geldiğini anlayamadık. yönetim, takımdaki futbolcular, kahpe basın. tudor'un lehine olan hiç bir şey yoktu. gözardı ettik. lucescu'yu getirmeye çalıştılar sesini çıkartmadı, fatih terim geliyor dediler umursamadı. tamam adını bile söyleyemediğimiz bir takıma elendi belki ama kaçmadı, hazır değildik bekleyin çok iyi olacağız dedi. bekledik ve oldu.

    antrenörlüğü için çok şey söylenebilir evet, çünkü daha yolun çok başında. ama futbolcudan anladığı o kadar açık ki. kendi istediği takımı yarattı, son bir iki hamle ile birlikte tamamen tudor takımı olacak sahada. vakit artık destek vaktidir. çok zaman kaybettik çok üzüldük ama artık ayağa kalkma vakti geldi.

    and olsun ki sonuna kadar destekçisi olacağım. bize yakışan budur...
  • 1069
    (bkz: #2136429)

    o esnada semih kaya'nın iç sesi:

    -hay anasını satayım nerden çıktı bu başımıza. ne güzel çıkıp gidecektik. bak bak hareketlere bak. ne diyor lan bu dediği de anlaşılmıyor. hoff kaç dakika geçti ya. ahmet'e sorayım bakayım yılmaz hoca'yı nasıl kovdurmuş ?

    hocam ahmet çalık neyse de bu arkadaşla uğraşma. çalışmayı sevse zaten başka bir seviyede olurdu.
  • 6335
    aynı gün başlığına ikinci enrty olacak ama gözlerim kanamaya başladı artık.

    tudor efendi zamanında 2017/2018 yaz transfer sezonunda 35 milyon euroluk transfer yapıldı. tarihimizde böyle bir transfer dönemi hiç yaşanmadı ve muhtemelen de bir daha yaşanmayacak. hiçbir hocanın eline bu imkanı vermedik. sadece adamlara verdiğimiz bonservis bu rakam. yüksek maaşlar falan sonradan belimizi nasıl büktü anlatmaya gerek yok. oyunculara bu paraların verilmesi tabi ki tudor'un suçu değil, burada anlatılmak istenen son bilmem kaç yüzyıldır ilk defa bir hocaya bizim nazar-ı itibarımızda sınırsız harcama yetkisi verildi. karşılığında ne mi aldık;

    8 tane büyük maça çıkmış bu arkadaş.
    7 mağlubiyet
    1 beraberlik

    18 gol yemişiz ve sadece 2 gol atmışız.
    ------------------------------------------------------
    27 şub 2017 galatasaray 0:1 beşiktaş
    18 mar 2017 trabzonspor 2:0 galatasaray
    10 nis 2017 başakşehir 4:0 galatasaray
    23 nis 2017 galatasaray 0:1 fenerbahçe
    22 eki 2017 galatasaray 0:0 fenerbahçe
    29 eki 2017 trabzonspor 2:1 galatasaray
    18 kas 2017 başakşehir 5:1 galatasaray
    02 ara 2017 beşiktaş 3:0 galatasaray

    bu maçların tamamını hatırlıyorum ve bazılarını tribünde izledim. hiçbir maçta kazanacağımıza dair ne oyun oynadık ne de o hissiyatı verdik. rezil kere rezil günler geçirdik. bir maçta 3 atarsın 4 yersin, stoperin, kalecin vs. hata yapar gol yersin ama karşılığında sahada bir futbol olur kardeşim, gol atarsın, pozisyona girersin. biz bu maçlarda ringe yaslanmış boksör gibi sadece yumruk yedik.

    podolski ve sneijder gibi adamları bu köylünün taktiğine uymayacağı için göndermişiz. hele ağlayarak kulüpten ayrılan sneijder görüntüsü halen içimde yaradır.

    bu adam bile fatih terim ile kıyaslanıyorsa galatasaray taraftarı gerçekten vefasızdır.

    ben o yıllarda bugünleri nasıl yaşadık diye sorguluyordum, bu rezilliğe, kepazeliğe nasıl müsaade ettiğimizi düşünüyordum ki bugün bile adamı hala savunanları görünce herhalde biz bunu hak etmişiz diyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın