*

  • 2151
    “bir galatasaraylı olarak, galatasaray’ın kazanmasından mutlu olmuyorum. şampiyon da olsa mutlu olmayacağım.” sözüyle yine akıllara serdar ali çelikler'i getirmiştir.

    “hay huy derken, bir bakıyorsunuz hıncal abi cemiyette şampiyonluk kutluyor.”

    https://pbs.twimg.com/...t=jpg&name=small

    italyan, türk ve yunan futbol camiaları dışında avrupa'da hiç bir yerde bulamayacağımız türden bir karakter kendisi; akdeniz iklimi'nin hastasıyız.
  • 2153
    aspor'da bir futbol programında tv'ye çıkmaya devam eden yaşı 80'lere gelmiş galatasaraylı gazeteci. uzun yıllar önce gevrek gülüşü ve can yakan, acıtan yorumları ile tanınmıştır. tv'de gördüğüm kadarı ile epey yaşlanmış olmasına rağmen halen maçları dikkatle izliyor ve yorumlarını bir o kadar detaylı yapabiliyor. beslenmesine dikkat ediyor olmalı.
  • 2159
    2011-2012 sezonundan beri fernando muslera için kötü kaleci diyen, elleri küçük söylemini başlatan zat.

    yorumlarını hala ciddi alan var mıdır bilmiyorum da adamın futbol konusunda gündemde kalma taktiği yaşım yettiğinden beri(muhtemelen önceden de böyledir) şöyle bir süreçtir. bir konu hakkında popüler görüş nedir ona bakar ve tam aksini savunur. doğru mu yanlış mı önemli değildir. önemli olan hıncal için ayrık ses olmasıdır. çünkü ayrık ses olduğu zaman yılların duayeni(!) böyle diyor diye promote edilir. biri bunu eleştirirse de iki savı vardır. "70 yıldır dirseklerimi çürüttüm ben gazetecilikte" ve "kimse gerçekleri duymak istemiyor kendi doğrularını duymak istiyor."
    zaten belli bir zaman sonra adamın saçmalamaları unutuluyor.
    eğer biri benle futbol konuşurken hıncal uluç'tan alıntı yapıp bak hıncal böyle diyor ama tarzı çıkış yaparsa önce ufak bir tebessüm ederim sonra konuyu değiştiririm.

    düzeltme: kaideyi taciz eden istisna uyardı. elleri küçük söylemini başlatan mustafa denizliymiş. orada hata yapmışım. tekrardan teşekkür ediyorum kendisine.
  • 2162
    mustafa cengiz'in kulüpten istifa etmesi görüsünü benimseyen birisidir.

    mustafa cengiz'e tarihinin en kötü gs baskani demis birisidir.

    böyle bir adamin görüsünü merak etmemek gerekir, ayni kisi ayni yayinda fatih terim'e de korkak demistir.

    2-0'dan 3-2 kazanilan bursaspor macini hakemin galatasaray'a hediye ettigini söylemistir, bakin sadece 1 haftalik sacmaliklarini yazdim, bunu kafanizda 50 sene ile carpabilirsiniz.
  • 2165
    --- alıntı ---

    gece yarısı öğrendim, mustafa cengiz'in ibra edilmediğini.. ilk duygum "üzülmek" oldu inanın..
    onun galatasaray başkanlığı'ndan gitmesini en çok isteyenlerden biri olduğum halde üzüldüm..
    40 yıllık dostum, gitmeyi çoktan hak etmişti, ona rağmen, üzüldüm..
    mustafa, galatasaray'ı dursun özbek'ten kurtarmak için cesaretle ortaya atılmış ve kazanmıştı. ilk çıkışı özbek'i devirmek ve ondan kalan altı ayı tamamlayıp, galatasaray'ı olağan kongrede emin ellere teslim etmek amacı taşıyordu.
    böyle olunca arkasında büyük oy potansiyeli buldu. dursun diktasından nefret edenler, mustafa'yı desteklediler.
    başkanlık tatlı gelmiş olacak ki, mustafa "devam" kararı aldı. olağan kongrede de aday oldu. arkasından esen rüzgarla onu da kazandı ve..
    ..ve dursun'dan beter bir başkan oldu.
    "her şeyi ben bilirim. ben yaparım.." yönetiminde bir iki iş bilen vardı, onları kovaladı. profesyonellerden hem de kendi seçtiği en başarılı insanları da gönderdi. ona "iş yapan, başaran" değil, "emir kulu" lazımdı çünkü.
    galatasaray'da ne başarılacaksa hepsinin altında "mustafa cengiz" yazmalıydı. gazete manşetlerine oturmaya bayılmıştı çünkü.
    40 yıllık dostumun böylesi bir değişikliğe uğramasına çok şaşırmış, çok da üzülmüştüm.. ama "ben" virüsünün çaresi yok. insanın kanına bir defa girdi mi, çıkarmak zor.
    mustafa kendi çöküşünü kendi elleriyle hazırladı..
    ..ve hem de mali kongre'de hiç beklemediği bir basit "kongre taktiği" ile gitti.
    mustafa'yı galatasaray kongresi değil, liseciler, yani galatasaray'dan hiç ama hiç elini çekmeyen, ama elini asla taşın altına koymayarak, hep kendi seçtiği adamlarla yönetmek için yaşayan inan kıraç'ın dazlakları (dikkat buyurun liseliler değil, liseciler, yani benim ezelden nefret ettiğim dazlaklar) götürdüler.
    inan kıraç'ın galatasaray'a gene el koymak için alenen harekete geçtiğini gören faruk süren ve alp yalman gibi eski efsane başkanlar, kulübü kıraç tehlikesinden kurtarma uğruna, mustafa'ya destek oldular..
    ama onların gördüğü tehlikeyi mustafa anlamamakta ısrar etti.
    gururu ve kibri o kadar büyüktü ki, "beni kimse yıkamaz" diyordu. bu yüzden kongre'ye hazırlık yapmadan elini kolunu sallayarak geldi.
    1700 üye ile başlayan kongrede üye sayısı saatler ilerledikçe azaldı.
    hazırlıklı kafatasçıların bir teki yerlerinden kıpırdamazken, akıllarına taktik, oyun, tuzak gelmeyen üyeler saatler ilerledikçe gitmeye başladılar..
    durumu gören, taktiği sezen faruk süren, mustafa'yı uyardı.
    "kongre kararı al ki, yeniden aday olabilesin.
    bunlar seni ibra etmezlerse, tüzük gereği bir dönem aday olamazsın.." ama mustafa'nın kibrini aşamadı..
    saatler gece yarısına yaklaşırken ancak oylamaya geçildi. bin üye gitmiş, geriye yarısı inan kıraç'ın kemik oycusu, 700 kişi kalmıştı.
    "ben" diyen ve burnunun ucunu göremeyen mustafa cengiz 27 oyla kaybetti.
    27 oy!.
    gün boyu kongrede olanların farkına varsa, ya da varanları dinlese bu oyuna gelmezdi.. sadece eş dostlarından oluşan bir sadece bir minibüs dolusu insanı kongreye getirse durum değişirdi..
    ama o her şeye tepeden bakan kafası ve baktığında sadece kocaman burnunu gören gözleri yüzünden, bu çok basit, çok bilinen kongre taktiğine yenildi.
    inan'ın tertiplerine karşı çıkacak, yüzler, hatta binlerce hem de "liseli" üye bulabilecekken kaybetti.
    "ben"cilliği yüzünden kaybetti.
    kibri, gururu ve kendisini "yenilmez" sanma gafleti yüzünden kaybetti.
    etrafında galatasaray'ı yönetmeye layık yönetici ve profesyonel bırakmadığı için kaybetti.
    herkesi küstürdüğü, kaçırdığı için kaybetti.
    kendi kaybetmekle kalsa iyiydi.
    galatasaray'a da kaybettirdi..
    işte onu affetmek mümkün değil!.

    --- alıntı ---

    https://www.sabah.com.tr/...tafa-cengize-uzuldum
  • 2166
    https://www.sabah.com.tr/...tafa-cengize-uzuldum

    ilgili yazısında saçmaladığını düşünüyorum. herhalde amaçlarından biri sıkı dostları faruk süren ve alp yalman'ı korumak. zira faruk süren ve alp yalman gibi iki eski başkan mustafa cengiz'e kurulan oyunu önceden farketse ve engellemek istese yarım saat telefonla konuşup kulaktan kulağa birilerini oy vermeye çağırarak bu işi çözebilirler.

    herkesin ağzında mustafa cengiz kötü ve beceriksiz bir başkan olarak yer alıyor. papağan gibi aynı lafı sarfediyorlar. ben de soruyorum, hangi eylemlerinden dolayı. kulübün durumu belli. başkanın hareket kabiliyeti yok. yapılması en önemli şey uefa'dan yasak almamaktı. bu yasağı aldığı dakika zira gelir musluklarının büyük kısmı kapanacaktı.

    kaldı ki mali olarak da + açıkladık.

    yok teknokent, yok otel, yok stadın üstü...
    ulan kolay mı o stadın üstünü kapamak. mustafa cengiz açıkladı 2 sene başka yerde maç yapmayı gerektiriyor diye. ayrıca stadın üzerinin kapanması çimlerin ışık almasını engelleyeceğinden de pek doğru görünmüyor. bu konuda yüklenilecek kişi stadın üzerinin kapanmasını toki'den alıp kendi üstlenen yönetimdir. bu stad üstü kapanmadan yoluna devam edecek.

    otel projesiyle ilgili bu projeye onay veren kişiler suçlu. çok sayıda insan orada o otelin olmayacağını, işlemeyeceğini açık açık söyledi. otel konusunda mustafa cengiz'i eleştirenler vaadettiği sürede oteli bitirmeyen dursun aydın özbek ve mehmet özbek'e ağızlarını açıp tek kelime etmedi.

    teknokent meselesine gelirsek, kulüp borçlardan kafasını kaldırıp nefes alırsa elbet bir şeyler yapacaktır. evinin kirasını ödemeden tatile gidersen sokakta kalırsın. biz şu an evimizin kirasının, elektrik, suyunun derdindeyiz.

    mustafa cengiz kulübü kötü yönetmiş diyorlar. ben de diyorum ki olabilecek en iyi yönetimi sergiledi. ha daha iyi bir forvet alabilirdi, o olabilirdi, şu olabilirdi... daha iyinin sınırı yok. ama bundan iyisini yapacak yönetimi de ben şu yaşıma kadar galatasaray'ın başında görmedim. eleştirenlerinde daha iyisini yapar diye oy verdikleri adam dursun aydın özbek.

    hıncal uluç benim için ölen bir kızcağızın ardından defne joy'du sanırım " su testisi su yolunda kırılır" dediği an bitmiş bir adamdır. ondan sonra zerre saygım kalmadı kendisine. esasında bu ahlaki zaafiyetteki bir adamın yazdıkları hakkında sözlükte bir şeyler karalıyorsam tek sebebi oluşan sinerji ve bütünleşmeye zarar verme gayretlerine karşı ufak da olsa bir engel yaratmak. yoksa hıncal uluç ölüye saygı göstermemiş bir insan. kim ne yapsın onu.
  • 2173
    totem felan değil bildiğiniz kalan maçlar için hakemleri galatasaray'a karşı resmen biliyor. galatasaray sezon başından beri doğranmış, başakşehir sezon başından beri kollanmışken kalan beş hafta öncesi hakemler sanki galatasaray'ı kollayarak yarışta tutuyormuş gibi konuşuyor. emre belözoğlu adlı kişiye mesela bir kere değinmiyor adam hüseyin göçek'e atar gider yapıp kart görmemişken ama iş galatasaraylı futbolcuların saha içi hareketlerine geldi mi ağır şekilde eleştiriyor, enteresan.
  • 2174
    galatasaray'ın başarılı olmasını değil; "her şeyin kendi istediği şekilde olduğu bir senaryoda başarılı olmasını" isteyenlerden sadece biri. mesela belhanda ve soso'dan nefret eder. geri kalan maçların hepsini bu iki oyuncu tek başına kazansa, şampiyonluk kendisine pek keyif vermez.

    yarın mourinho gibi kalenin önüne otobüs çekip şampiyonlar ligini kazanalım; ertesi gün "ben galatasaray'ı izlerken utandım, böyle kazanacağımıza, cesur oynayarak kaybedelim" falan der.*

    ne eksik ne fazla. bizim spor medyasında belli bir yaşın üzerindeki insanların bazı şeyleri aşabilmesi kolay olmuyor.
  • 2175
    dede. futboldan zerre anladığını düşünmüyorum. anlıyorsa da her şeyin zıttını söyleyerek ilgi çekmeye çalışan bir zat. ingilizce’de böyle insanlar için mükemmel bir kalıp var ama burada kullanmak istemiyorum. türkçe’deki karşılığı da ilgi budalası bu kelimenin. yani futboldan anlayıp bu yorumları yapıyorsa sıkıntı, anlamayıp bu kadar yorum yapabiliyorsa daha sıkıntı.

    umarım bir an önce ekranlardan kaybolur. totem falan yaptığına da inanmıyorum. olmaz olsun öyle totem. medyada galatasaray aleyhine çalışan/konuşan en büyük yorumculardan birisidir kendisi. utanmadan sene sonunda cemiyette şampiyonluk kutluyor olması bu durumu değiştirmiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın