• 1455
    --- alıntı ---
    galatasaray'ın real'den 6 gol yemesi belki de çok iyi olmuştur. zamanında chelsea'den yediğimiz beş gol bizi uefa şampiyonluğuna ve süper kupaya taşımıştı. bu tokat ve bu şok da yararlı olabilir, içerden ve dışardan çürütülen galatasaray'a..
    fener ve beşiktaş avrupa'dan yasaklanır yasaklanmaz, "galatasaray'ı durdurma" kampanyası başladı. bulunan çare de, zaten fatih terim'i başından beri istemeyen ünal aysal/ bülent tulun ekibini dikkate alarak, uçurumu daha da açmaktı. milli takım hocalığı formülüyle terim'in kafası iyice allak bullak edildi.
    sonuç da alındı. ligde maç kazanamaz hale gelen galatasaray, şampiyonlar ligi'ne de müthiş bir hezimetle başladı. öyle başladı ki, benim gazetem, 50 yıldır unutulmuş o iğrenç aşağılık kompleksi lafını hatırladı ve "şeref golü" dedi..
    6 yemişsin, bir gol ne şerefi?. bu kadar düştük mü?. bu kadar rezil miyiz?.
    şimdi manzara.. bir altı da beşiktaş maçında gelirse şaşmam. çünkü galatasaray'ın 10 değil, 6 paralı askerle oynayacağı lig maçındaki durumu için ölçü geçen haftaki antalya maçı. ligin en zayıf takımını kendi sahasında yenemeyen galatasaray ve tarihinin en müthiş futbolunu oynayan, 72'nin o harika hollandasının icadı "total futbolu" 90 dakikanın sonuna dek, ayni enerji, ayni hırsla oynayan, prese ve gole doymayan beşiktaş..
    şimdi galatasaray'a bir mucize gerek.. bu mucize real'in attığı "şok" tokadı olabilir.. bu mucize takımı 10 kişi oynatan drogba'nın sakatlığı da olabilir. egoist, şovmen "hep ben, hep bana" diye oynayan ama hamle yapacak hali bulunmayan drogba yerine çok daha etkili ve yararlı olacak burak/ umut ikilisi'nin sahaya çıkması, drogba'nın bencilliği ve liderlik şovları ile küsen ve küstüğünü her hali ile gösteren selçuk'un futbola dönmesini sağlayabilir.
    ama yetmez. fatih hoca'nın da artık aynaya bakma ve "ben nerde yanlış yaptım" deme zamanı da geldi.
    fatih hocamın inatla ve ısrarla yaptığı korkunç hatalar var. real hezimetini bu hatalar hazırladı.
    fatih hocam eboue'yi bek zannediyor.. maçın kırılma noktası ilk golü eboue'nin her zaman yaptığı hatalardan biri getirdi. son gole bakın.. ronaldo sol açıktan kaptığı topla, galatasaray 18'ine dalarken, orada chedjou var.. selçuk var.. dany var.. karşının beki riera var hatta. olmayan tek kişi, o yerin sahibi daha ronaldo topu alırken bastırması gereken eboue?. nerde?.
    eboue cam adam. ayakta kalmak değil, düşmek için koşuyor. çok kolay çalım yiyip yere düşüyor, oyundan da düşüyor tabii.. onun yüzünden yenen golleri görmeyen tek kişi fatih terim..
    fatih terim melo'yu futbolcu sanıyor.. onun alınması için dünyayı devirdi nerdeyse.. bu yüzden alper potuk gibi bir "yerli" fener'e kaptırıldı. ceyhun gibi, üstelik terim tarafından keşfedilen ve geçen yıl kayseri'de harikalar yaratan, bu yıl hazırlık maçlarının en iyisi ceyhun öldürüldü..
    real maçında takımı yıkan ve "yarım düzine"nin yolunu açan ikinci golün asistini melo yaptı. her topa deli gibi saldıran, deli gibi vuran ve hemen her vurduğu rakibe giden 10 para etmez melo.. yetmedi, bir gol daha yedirdi, sonra..
    fatih terim, paralı askerlerden kurulu rakipleri önünde, 2000 yılında galatasaray özlü ve alt yapılı takımına hagi, popescu ve taffarel gibi avrupa'nın emekli ettiği futbolcuları diriltip katarak uefa şampiyonu olmuştu. işin sırrının paralı askerler değil, takım ruhunu taşıyan yerliler olduğunu en iyi bilen adamken, real maçını 11 paralı askerle oynadı, kuyudan riera'yı bile çıkararak.. elmander ve baros gittiklerine üzülmüşlerdir. kalsalar onlar da real kadrosundaydılar kesin..
    bu paralı askerler sahada ruhsuz (galatasaray tarihinin en ruhsuz maçını oynadı.) "bitse de gitsek" diye dolanırken, semih, hakan balta, sabri kenarda; ceyhun başta öteki yerliler tribünde oturuyorlardı.
    şimdi beşiktaş'a karşı en fazla 6 mercenary (paralı asker) oynatabileceği için, en azından beş takım ruhu verecek "galatasaraylı"yı sahaya çıkarmak zorunda.
    drogba sakat olur da oynamazsa, selçuk da futbola ve liderliğe dönebilir ve galatasaray yeniden "takım"a benzeyebilir.
    ben beşiktaş maçında takımı şöyle kurardım..
    "muslera- sabri, semih, dany, hakan- eboue, selçuk, ceyhun, amrabat- burak, umut..
    eboue ve amrabat mutlak kanatta oynayarak ve arkalarındaki beklerle ikili oyunlarla kanat akını yaparak.
    iyileşse bile drogba ve schneider de kenarda oturarak..

    --- alıntı ---

    http://www.sabah.com.tr/...ol-iyi-oldu-belki-de
  • 1459
    http://www.sabah.com.tr/...atan-kisi-musleradir

    süper valla ya öyle güzel trollüyor ki muslera'yı tanımasan gerçek sanarsın. :) "tipik muslera, biliyosunuz dk. 5'te öne geçse galatasaray, vakit çalmaya başlıyor. var elinizde kayıtları, yediği sarı kartların haddi hesabı yok." cümlesinde koptum resmen. :)

    bunak gibi görünüyor ama cidden zeki adam. helal valla.
  • 1461
    artık iyice bunadı. şimdi de beşiktaş maçında ki olayların faturasını muslera'ya kesmiş. neymiş, muslera vakit geçirmiş. tabii kaleci vakit geçirince sahaya girmek lazım değil mi? biz galatasaray taraftarı olarak ömer çatkıç'a bunca sene nasıl dayandık? adam her maç birinci dakikada başlardı vakit geçirmeye. sahaya dalan galatasaray taraftarı hatırlamıyorum ben. hata bizdeymiş demek ki! hıncal abi, bırak artık bu işleri be. artık ilgi çekemiyorsun bu saçmasapan yorumlarınla.
  • 1468
    gazeteciliğimin taze yıllarıydı. galatasaray yönetimi, tarihin en büyük galatasaraylılarından biri, benim tanıdıklarım içinde birincisi gündüz kılıç'ı kovdu. karar ittifakla alındı.

    ***
    sonra..
    baba gündüz'ü kovanlar, kulüpten arkalarından teneke çalınarak yollandılar.
    gündüz kılıç, hasnun galip'e omuzlar üzerinde döndü..
    üç
    yıldızın üzerindeki satırları kesip saklayın. özellikle de ünal aysal ve emir kulları mutlak yapsınlar. bir gün çıkarıp bakacaklar.

    ***

    "gündüz kılıç" deyin, bugün 7 yaşında bir galatasaraylıya, bilir...
    duymuştur, okumuştur. "peki onu kovanlar kimlerdi?" diye sorun, en yağız galatasaray muhabiri ve yorumcusuna... üyeleri geçin... "başkan kimdi, o sırada" deyin. bakın bakalım bir, tek bir kişi hatırlar mı?
    ünal aysal ve onun "ittifakla" karar veren emir kullarını yarın hatırlayacak tek kişi olmayacaktır.
    fatih terim ise, tarihe çoktan geçmiştir bile. hem türk, hem galatasaray, hem de dünya tarihine.
    tarih kimi yazacağını iyi bilir.

    ***

    levent tüzemen ntv'de tokat gibi konuştu, anlayanlara..
    ntv sunucusu "ittifakla alınan karar" deyince, levent sözünü kesti. "olağanüstü kongre, bu karar ittifakla alınsın diye yapılmıştı zaten."
    tezgah o zaman kurulmuştu yani. eski yönetim kurulu olsa, aysal, geçin "ittifak"ı, "ekseriyetle" bile çıkaramazdı o kararı..

    ***

    olağanüstü kongre, fatih terim'i camia baskısı ile kerhen takımın başına getiren, arka arkaya gelen lig ve kupa şampiyonlukları yüzünden atma fırsatı da bulamayan aysal amacına ulaşsın diye yapıldı.
    şimdi herkesin birbirine söylediği bir şey var. "aysal gibi başarılı bir iş adamı, hem de tam dere geçilirken, b planı olmadan at değiştirmez. aysal, terim'in yerine getireceği ile anlaşmasını yapmıştır bile.. ama işin önceden tezgahlandığı izlenimini vermemek için, bir süre oyalanacaktır."
    bir yanılgısı var, böyle düşünenlerin...
    fatih terim'in kendisi b planıydı aysal'ın..
    başkan olurken kafasında çok başka bir isim vardı. terim'i "ilk fırsatta harcama kararı" ile işin başına ve "kerhen" oturttu.

    ilk eylemi, bülent tulun'u sağ kolu ilan etmek oldu. terim, tulun'u florya'dan kovdu. aysal bu hareketi yutmak zorundaydı, yuttu..ama tulun'u getirip ali sami yen kompleksine yerleştirdi ki, terim'e karşı kullanmaya devam etsin..
    ne var ki, başarılar ard arda gelince, camianın zaten sevgilisi anıt adamı kovmanın intihar olacağını gördü.
    oyununu değiştirdi. yeni planını "terim'i istifa ettirmek" üzerine kurdu.
    tuzaklarıyla terim'i eninde sonunda istifa ettireceğine inandığı için, birbirinden abartılı söylemlere de girişti.. "ben yaşadığım sürece terim işin başındadır.
    ben başkan kaldığım sürece terim'le çalışacağım.."
    bol keseden atıyordu ki, yarın terim gittiğinde "ben elimden geleni yaptım, söyledim, ama adam gitti ne yapayım" diyebilsin..
    herkesi kör alemi sersem sanıyordu aysal..
    terim, hepsi birbirinden çirkin hamlelerle kurulan tuzaklardan hiçbirine düşmedi..
    açık seçik ve net konuştu.. "ben galatasaraylıyım. bu kulüp için tek satır mukavele imzalamadan da çalışırım.. 'git' denilene kadar buradayım.."
    ünal aysal için yapacak tek şey kalmıştı artık.. terim'i kovmak..
    emir kullarını göstermelik topladı.. o kullar, kararı açıkladılar. "ittifakla.." "galatasaray değerleri" gibi caf caflı laflar taşıyan açıklama televizyonlarda alt yazı olarak geçerken, fatih terim, florya'da takıma antrenman yaptırıyordu. "galatasaray değeri" antrenmandaki hocayı, kendisine haber bile vermeden mi kovmaktı?. sırf bu eylem, bizzat "ittifak kulları"nın galatasaray değerleri denen şeyden zerre nasiplerinin olmadığını göstermiyor muydu?.

    ***

    ünal aysal "hiç kimse ile görüşmedik. planlarımız arasında yerli hoca yoktur" diye konuştu, kararın ertesi günü..
    televizyonda dinlerken güldüm.. "daha önce kimseyle görüşmedik. planlarımız arasında yerli hoca yok!.."
    emin misiniz bay aysal?.
    ünal aysal ile fatih terim bir arada olamazdı.
    olmadı nitekim.. aysal terim'i kovdu sonunda.. bugün tablo öyle.. gerçekte "kazanan" fatih terim oldu..
    aysal'ın tüm tuzaklarını boşa çıkaran terim oyunu kazandı. aysal ve ittifakçıları(!) bu bölümü de kesip saklasınlar..

    *sabah'tan alınmıştır.

    http://www.fotomac.com.tr/...af-815b-31856a1b8fb4
  • 1469
    (bkz: galatasaray'ın 2013-2014 sezonu muhtemel teknik direktörü)

    (bkz: hıncal uluç'un galatasaray'a teknik direktör olması)

    vakit tamam hıncal abi, gün elini taşın altına koyma günü... bizi bu kriz ortamından ancak sen çıkarırsın. peki neden hıncal uluç? işte 10 sebep;

    1- futbolu biliyor. galatasaray'ın nasıl oynamasını gerektiğini ise herkesten daha iyi biliyor.

    2- işin sportif kısmı bir kenara, ülke dinamiklerini ve işlerin iç yüzünü bu ülkede belki de en iyi bilen adam.

    3- yabancı dili var, yerlilerle zaten iletişim sorunu olmaz.

    4- tüm camianın, hatta ülkenin tanıdığı ve saygı duyduğu, kendisini kabul ettirmiş duayen bir isim.

    5- galatasaray düşmanlarına karşı amansızca mücadele veren medyadaki belki de tek kale, kimseden korkusu yok.

    6- teknik direktör olduğu vakit artık kendi kendisini de sanki üçüncü bir kişiymiş gibi hunharca eleştirmeyeceğine göre kafamız biraz rahat eder.

    7- tecrübesi ve bilgisi herkesten fazla. nice teknik ekibe ve yönetime mezar olmuş bu ülke topraklarının kanlı canlı şahidi, zor zamanlara fazlasıyla alışkın.

    8- takdire şayan bir cesareti ve duruşu var, ayrıca taraftara karşı el pençe divan da değil: (bkz: elimde bir kalaşnikof olsa galatasaray tribünlerini tarardım).

    9- kaybolan popülerliğimizi bize geri getirebilecek, herkesi heyecanlandıracak birisi. sosyal medya mancini'yle, di matteo'yla değil hıncal uluç'la çalkalanır.

    10- her şeyden önce 73 yıllık galatasaraylı.
  • 1474
    mancini, galatasaray'ın halinden en az sorumlu adam.. akhisar yenilgisini ona yüklemek, en başta hamza hamzaoğlu'na ve onun yarattığı takıma haksızlık olur. ikincisi.. mancini daha dün gelmiş. takımla yaptığı antrenman sayısı üç. ceza ve sakatlıklar öyle üst üste gelmiş ki, sahaya çıkaracak 18 kişi bulamamış, "koca" galatasaray. beş yedekle 16 kişi olabilmiş ancak..
    sahada bir de "galatasaray puan almasın" diye adeta çırpınan hakem var. ne yapsın adam?.
    mancini ancak kenar hatalarıyla eleştirilebilir. kadro bu kadar eksikken, takımın en hırslı ve en koşan adamı sabri'yi kenara alması bir.. takımı katleden sneijder'i 90 dakika oyunda tutması iki.. umut'u çok geç oyuna alması üç, mesela..
    suçlu, sneijder adlı takım katilini fatih terim'in itirazına rağmen transfer ederken, hocanın istediklerini inatla almayan, terim'i uzaklaştırmak için tertip üzerine tertip kuran, kovduktan sonra, kabağın başında patlayacağını dehşet içinde görünce, bu defa kovduğu adamı bir de itibarsızlaştırmak için, iki kişi arasında geçen telefon mesajlarını kapı kullarına sızdırıp televizyonlarda yayınlatacak kadar alçalan ünal aysal'dır. böyle birisinin galatasaray'ın başında olması da, galatasaray kongresi'nin ayıbıdır.
    ünal aysal'ı bu hallere düşüren tertipçi ise, fotoğrafa dikkat edin, terim kovulur kovulmaz, maç otobüsünde onun yerine oturup, mancini'yi arka sıraya iterek, tüm bu tezgahların niçin kurulduğunun, bir de sıkılmadan resmini çektiren bülent tulun'dur.
    gazanız mübarek olsun, aysal ve tulun efendiler.
    "aman dördüncü yıldızı takmasın, yoksa iyice efsane olur" diye terim'i kovma uğruna galatasaray'ı bu hallere düşürdünüz.
    sizler de sakın gaflet uykunuzdan uyanmayın, galatasaray kongre üyeleri!..

    http://www.sabah.com.tr/.../en-gunahsiz-mancini
  • 1475
    gün itibariyle* harika bir yazı kaleme almış. bir kısmı ise ekstra dikkat çekici:

    --- alıntı ---

    suçlu, sneijder adlı takım katilini fatih terim'in itirazına rağmen transfer ederken, hocanın istediklerini inatla almayan, terim'i uzaklaştırmak için tertip üzerine tertip kuran, kovduktan sonra, kabağın başında patlayacağını dehşet içinde görünce, bu defa kovduğu adamı bir de itibarsızlaştırmak için, iki kişi arasında geçen telefon mesajlarını kapı kullarına sızdırıp televizyonlarda yayınlatacak kadar alçalan ünal aysal'dır.

    --- alıntı ---

    http://www.sabah.com.tr/.../en-gunahsiz-mancini
App Store'dan indirin Google Play'den alın