resim
Hasan Gökhan Şaş
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:49
Uyruk:Türkiye
  • 2829
    maçtan bir hafta önce şampiyonlar ligi tarifi harikaydı. bir çarpışma olduğunu, orada oynanan maç sonrasında bir kaç gün florya’da kendine gelemediklerini anlatmıştı. adam kovalamak gerektiğini anlatmıştı. bunu soyunma odasında yapamayan bir hocamız var, çok belli. avrupa’da tokatlanıp dönmemizin sebebi bu. sırf bunun için bile teknik ekibe en azından “galatasaraylılık danışmanı” gibi bir rolda, sırf orada olması için bulunması gereken figürdür. daha önce de söyledim, orada olması demek, kemerburgaz’da at koşturan ne idüğü belirsiz menajer çakmalarını da korkutacaktır.
  • 1829
    21 nisan 2018 alanyaspor galatasaray maçı öncesinde taraftarlara 3'lü çektirmesini lig tv ekranlarında yorum yapan tümer metin ve yorumunu destekleyen bülent korkmaz tarafından "fatih terim cezalı olsa basına kim demeç verecek, hasan şaş, futbolcu değilsin artık hasan hocam, alkışla geç taraftarları, bu 3'lü felan futbolculara yakışır, bir ağırlığın olması lazım."
    minvalinde hakkında eleştiriler yapılan teknik direktör yardımcımız.
    yorum sizin renktaşlar. hasan şaş taraftarlara 3'lü çektirmeli mi yoksa ağır abi, teknik sorumlu hüviyetinde kenarda oturup futbolculara bir şeyler mi anlatmalı?
    link:http://skor.sozcu.com.tr/...n-sert-cevap-719518/
  • 2036
    gönülden galatasaray taraftarı ve futbolculuğu döneminde de takımın bayrak adamlarından olmasına rağmen, teknik öngörüsü ve analizi " izlanda elle topu kaleye götürse 3 defa götürür " olacak kadar sığ olan birisi fatih terim'e maç zora girdiğinde teknik ve taktik konularda nasıl yardımcı olabilir ya da fikir sunabilir? son çıkan görüntülerden bağımsız olarak hasan şaş'ı hiçbir zaman kulübeye yakıştırmadım. fatih terim yaşı elverdiğince kulüpte görevine devam edecektir ancak grande de maalesef yaşlanıyor ve halef yetiştirmek zorunda. şu anda da açıkçası yardımcı ekipten beni tek mutlu eden isim necati ateş. siyahi futbolcularımıza kafasına siyah poşet geçirip muz sallayacak kadar onursuz saldırıda bulunanları üst düzey yönetici bazında düzenledikleri basın toplantısında savunarak nefret suçu işleyenlere ve kulübe motivasyon sağlaması için muhtemelen kaptanlığı da verecekleri ve tüm zamanların en sabıkalı oyuncusu emre belözoğlu'nu yeniden transfer edenlere hasan şaş'ı yedirecek değiliz. üstelik görüntüler de muhtemelen emniyetten servis edilmiş. aslında görüntülerin ele geçirilmesi ve sosyal medyada paylaşılması da başka bir skandal.

    volkan demirel, emre belözoğlu, raul meireles gibi isimleri efsaneleştirenlerin hasan şaş konusunda gündem yaratma çabası da komik. taraftar olarak sosyal medyada oluşan lincin karşısında durmamız gerekiyor. hasan şaş'ın kulüpteki posizyonunu kulüp yönetimi ve taraftarlar tartışıp değerlendirebilir ancak bizim dışımızda da hasan şaş'ın galatasaraydaki görevi konusunda kimseye söz hakkı düşmez. bugün hasan şaş konusunda başarılı olduklarını gördükleri vakit başkandan yöneticilere hatta imparator'a uzanan yıprat, pasifize et, galatasaraydan uzaklaştır politikası rutinleri haline gelir.
  • 2277
    galatasaray efsanelerindendir. taraftar oyuncu tanımının karşılığıdır. şimdilerde sahada olmadığından şikayetçi olduğumuz ruhun somut halidir. kel kafası ve yumruğunu ısırdığı hali onu izleyen her taraftarın muhakkak gözünün önüne geliyordur.
    benim içinse en özel galatasaray oyuncularından birisidir. şöyle ki; ilkokuldaydım, 2003-2004 sezonuydu, babamın karne sözü vardı. galatasaray forması alacaktı. aria reklamlı formalardan. isim ve numara yazdırmaya gittik beraber. kaç numara olsun, ismin nedir diye sordu adam. 10 numara olacak, hasan şaş yazacak dedim. babam oğlum senin ismin yazsın dedi, ısrar etti ama nafile. formamı her gören iyi de hasan şaş 10 numara değil derdi. ben de gururla evet o benim için 10 numara derdim. çocukluğumda futbol oynarken top ayağıma geldiğinde kendimi yerine koyduğum adamdı.
  • 79
    galatasaray ertuğrul sağlam' ın golüyle samsunspor'a 1-2 yenilmiş ve otobüsle floryaya dönmektedir o sırada galatasaray otobüsünde herkesin perdesi kapalıyken sadece 1 kişinin perdesi açık kalmıştır , içinde bulunduğum otobüs yoğun trafik nedeniye galatasaray otobüsüyle yanyana gelmiş , bendenizin ve hasan şaş' ın camı karşı karşıya kalmıştır o dakikaya kadar sinirden ağlamak üzere olan ben hasan şaş ile göz göze gelince canın sağolsun anlamına gelen , s.kin sağolsun boşver diyerek hasan şaş' ın yüzünde ufak da olsa bi tebessüm yaratabilmişdir. insanda işte böyle karmaşık duygulara yol açan acayip bi futbolcudur . gerets zamanındaki formunu yakalarsa bu sezon bize şampiyonluğu kazandıracak tek oyuncudur zira o' nun iyi oynadığı bir maçta ne kewell'a ne baros'a ne de lincoln'e ihtiyaç vardır
  • 1479
    2002 yilinda dunya kupasiyla beraber pik yapip sonra 2005-2006 sezonuna kadar istikrarsiz performans gostermistir. aklimda milan'a attigi kafa golu, 2001-2002 sezonunda canavar gibi oynamasi, tek kale oynayan brezilya'ya attigi golle tum ilkokulu dev ekran karsisinda costurmasi, bunlarin yani sira 2002-2005 arasi rakibe calim attiktan sonra bir daha gecmeye calisma fetişi bu sayede surekli topu kaptirmasi ve 2003 yazinda cska sofia'ya attigi gol kaldi.
  • 292
    ulema taifesinin, tarifleri üzerine ufak dokunmalarımızın ardından, işin geneline bakmak açısından bir yazı yazmak ihtiyacı hissettim.

    özellikle, surinam’lı dâhinin gelişine sevinmemin, mehmet topuz efendi, yıldırırım aziz’in ve “tüp adam”ın birlikte sunduğu otuziki kısım tekmili birden tuluatın yarattığı neşeli havanın ardından, artık alışmaya başladığımız camiamıza ait vefasızlık örneği hasan şaş vakasının yarattığı hüznün oluşturduğu kaotik ruh halimle ne yazacağıma tam da karar vermeden, oturdum klavyemin başına…

    yallah bismillah…

    bundan iki sene evveli yıldırırım aziz onbir yabancı oynatalım önerisinde bulunmuş, hatta fenerbahçe efsanesinin avrupa şampiyonu olarak ultra-mega efsane olamamasının nedenini bu konuda basiretsiz davranan federasyon yöneticilerine ait olacağı mealinde açıklamaları bile olmuştu.

    aslında yıldırırım aziz bey’in, bu kelamından kastı “yav bu bizim insanımız kafayı kaldırmaz, bakkal işletmeyi bile iki kişi beceremezken, onbir kişinin kolektif çalışmasını gerektirecek işi yapamaz. gelin bu işi kökten çözelim” di…

    ancak kendisi nato müteahiti olduğundan kelli “türkle bu iş olmaz aga!” harbiliğinde bulunup, işine gücüne zeval gelmesin deyi, utangaç bir şekilde bunu böyle dillendirmişti…

    bir futbolsever olarak ne beklerim? bir taraftar olarak ne beklerim?

    işte en can alıcı ve ayırıcı soru bu benim açımdan.

    neden bir maratoncu orta afrika’lı? neden sprinterler ya da yüzücüler bir öbek ülkelerden çıkar?

    bütün futbolla ilgili herkesin üzerinde hemfikir olacağı, en azından gördükleri üzerinden varacağı sonuç şudur;

    iyi futbolcunun yeri asya değildir. bu yapısal bir şey olsa gerek. bu konuda kimsenin aşırı bir beklenti içinde olamayacağı kesin.

    ben kendi adıma ülkem insanlarından, herhangi bir sportif alanda başarı beklerken asla ve kata “dünya şampiyonluk”ları, “yenilmez armada” lık, ya da “efsane” filan olmalarını beklemedim.

    özelde futbolu konuşuyorsak, metin oktay’ı sevdim, metin kurt’u sevdim, hasan şaş’ı sevdim…
    çünkü bildim ki, bu topraklarda tutkunun, vefanın, bağlılığın bir şekli vardı. çünkü bildim ki, bu topraklar yenilgilerin, ezilmelerin ve binlerce yılın acısından süzüp getirdiği kendine özgü bir “adamlık” ve başkaldırı geleneği yeşertmişti. onun için ben “adam gibi adam” metin oktay’ı, başkaldıran asi “metin kurt”’u delikanlı “hasan şaş” ı sevdim…

    bir taraftar olarak hep şunu söyledim, benim bu değerlerimi de taşıyacak benim insanımla harmanlanmış, olduğu yerden bulunup getirilen iyi futbolcularla süslenmiş, iyi bir hoca ile taçlanmış bir takımım olsun! renklerine aşık olduğum takımıma bir de kara sevda ile tutulayım. ne anlatacağız lan biz torunlara? galibiyette bile götünü dönüp soyunma odasına giden “profesyonelleri” mi?

    ben kendimden bir şey görmediğim bir takıma nasıl benim takımım derim arkadaş? benim futbolcularım, en azından yerli olanların hepsini en az benim kadar “cimbom”lu görmek isterim.

    ben şampiyonlukta benim gibi hançeresini yırtacak adamı isterim arkadaş. naylon adamlık günün trendi olabilir, ben bunu istemem.

    benim fenerliden farkım budur. fenerlinin de benden farkı budur. yıldırırım aziz onbir kaliteli yabancıyı getirdiğinde ellibeşbin kombine satıp stadı doldurur. ben takımımda en az dört hasan şaş isterim. olmazsa içim burulur.

    aslına bakarsan fenerlinin herkesten farkı budur. gelişen ve değişen dünyanın yeni düzeni onlara uyar, bana uymaz… paranın padişahlığı bana uymaz, vefasız ve yalancı yönetici bana uymaz. kendi hayatında vefasızlığı umurumda değil, ama benimle sevinene, benim hagi’me, hasan’ıma vefasızlık yapan yönetici bana uymaz. takımla parasal ilişkisi bitince o kanal benim bu kanal senin gezip benim tutkularıma küfür eden adam galatasaraylıya uymaz arkadaş. bunu hala anlamayan varsa anlasın.

    ben yeni hoca’yı hem futbolu, hem duruşu ve hem de surinam’lı olduğu için seviyorum. aslında insanın sadece bir duruşu olması ile sevilebileceğini de biliyorum…

    omurgasızlığın ne benim hayatımda yeri var, ne de tutkularımın içinde yeri olmalı
App Store'dan indirin Google Play'den alın