aynı isimdeki diğer başlıklar:
resim
Harold Kewell
Görev:Teknik Direktör
Takım:Ha Noi FC
Yaş:47
Uyruk:Avustralya
  • 3353
    çiçek pazarının aşağı tarafında bir gsstore vardı, şimdi yok artık. oradan almıştım turuncuyu. yanımda canım kardeşim melih. abi çok güzel oldu dedi, gülüştük, hemen giydim üstüme, nasıl bir yağmur başladı birden.. nevizade'ye attık kendimizi. günlerden cumartesi. gündüz vakti, başladık biraya. tentelerden şakır şakır akıyor, nevizade sakin, camlardan kendime bakıyorumi, formama, nasıl mutluyum. benim oğlanla evrenden, sonsuzluktan konuşuyoruz. ardından ben başlıyorum bir şarkıya:

    posh spice is a whore
    she rings a bir fat jewell
    when she's shagging beckham
    she thinks of harry kewell
  • 3809
    yine olsaydı kulübün başında aptallar olmayacağı için her maç 90 dakika oynamak zorunda kalmayacaktı ve haliyle sakatlanma olasılığı da bir hayli düşük olacaktı. kimseye hırsız ve ruhsuz dediğimiz de yok, ıvır zıvır sallamanın alemi yok. dünya kupasına gidebilmek için sakatım ayağına oynamadığı maçlar hikayesini yutmuş bünyelere ise acil şifalar diliyorum.

    not: ben burada olduğum sürece kendisine yalan bilgiler üzerinden sallanmasına asla izin vermeyeceğim!

    edit: hırsız veya ruhsuz diye aratınca bir bok çıkmıyor sözlükte, kahvelerde geçti herhalde bu ifadeler.

    edit 2: tamam ikna oldum, maç seçen ruhsuz ve hırsız bir adamdı, iyi ki gitti, gitmesi iyi oldu, çok güzel oldu. vallahi bak, tamam diyorum. haklısın. geçmiş olsun bu arada bir şey lazımsa ilgilenebilirim...
  • 3399
    bu kadar kötü bir takımla oynayan bir sezon sonunda gönderilmemesi gereken oyuncumuz. en azından yedek olabilir. bu sene takım kötüydü oynayan yoktu. kewell sadece oyunun ilerisini değil iki yönünü birden oynadı ortasahaya geldi top aldı gitti gol attı asist yaptı bu takıma rağmen çok şeyler yaptı önümüzdeki sene sağlam bir ortasahayla çok daha güzel şeyler yapabilir kewell. hem de maç başına para alırken.
  • 3531
    futbolu şeytan rıdvandan öğrenenlerin "kewell soru işaretli güntekin" düsturundan yola çıkarak eleştirdikleri oyuncu. sen futbolcularını fenerbahçenin ileride başkanı olacak yöneticinin sahibi olduğu hastaneye emanet edeceksin, iki hafta sürecek sakatlık iki ay sürecek, yanlış tedaviler uygulanacak, yanlış ameliyatlar uygulanacak sonra kewell sakat yea" diye ağlayacaksın. kewell'ın oynadığı süre zarfında sakatlanmayan oyuncu yok. 11 kişinin sakat olduğu zamanlar gördük. galatasaray'da oynayan herkes mi kronik sakattı? sen önce aylarca sağlık kurulu değiştirin diye yalvarırken taraftar, sallamayan adnan polat'ın akıl sağlığını eleştir. ruh sağlığını sorgula. bunlar galatasaray'a kewell'ın sakatlığından daha çok zarar verdi.

    oynadığı süre boyunca kötü oynadığı çok az maç hatırlıyorum. sırf gençlere örnek profesyonelliği ve oyun bilgisi bile onu burada tutmaya yeterdi. aldığı parayı sonuna kadar hak etti. misimoviçin bile arkasından ağıt yaktı bu taraftar. kewell'ın oynadığı futbol görmezden geliniyor.

    onu sadece gülüşü için sevdiğimizi sananlar var. hayır onu galatasaray'a yakıştığı için seviyoruz. ama itiraf edin sizce de fazla güzel gülmüyor mu? keşke gitmeden hepimiz kewell'a bir kere verebilsek.
  • 3532
    gitmesi gerektiği düşüncesinin temeli kronik bir sakatlık yaşaması ise gitmesini savunanları gökhan zan başlığına davet ediyorum. gökhan zan ile yeni sözleşme imzalanıyor ve bilmiyorum farkında mısınız fakat gökhan zan, sağlık ekibindekilerin sıkı kankası olmuş durumda.

    harry kewell sakat da olsa, milli takımda 120 dakika oynadıktan sonra dönüşünde sakatlığı sebebi ile galatasaray formasını sırtına geçiremese de, senede 15 maça da çıksa ben onun gitmesini istemiyorum! itirazı olan ?

    mantığım devre dışı kalıyor arkadaşım burada. itirazın mı var? gitmesini istemiyorum çünkü biliyorum ki kewell da bizden biri. ne milli takım dönüşü oynayamaması bunu değiştirir ki burada art niyet arayanları eshefle kınıyorum, ne de ciddi bir sakatlığa sahip olması. ne görev verdiysek yapmadı mı o? stopersiz takımda stoper oynarken ''işte profesyonel oyuncu, helal olsun sana harry!'' demediniz mi?

    bu kadar nankör olmayın be abi! harry, kendisi hakkında yapılan şu gerçeklikten uzak, hayalci, dikkat çekme amacı güden ve nankör bünyelerden çıkan yorumları okusa, ben o kadar mahcup olurum ki ona. çünkü o galatasaraylı. ben, takımımıza katılan/katılacak bir yabancı oyuncudan önce bunu beklerim: kendisini buraya ait hissetmesini. kewell da fazlasıyla ait olmuştu bize, lanet olsun nankör beyinlere!!!

    stay with us harry demiyorum; çünkü;

    bu garip bir veda olacak
    çünkü aslında hep içimdesin...
  • 2721
    22 ağustos 2010 galatasaray bursaspor maçında milan baros'a yapılan faule, mustafa sarp'ın topu* bizzat rakip futbolcunun önüne atıp rakibin topu kalemize doğru sürdüğünü izlemesine ve son olarak milan baros ve ayhan'a yapılan kart haksızlığına kafa yorup alın kırıştırmaktan, hakemle sorunu konuşarak halledeceğini sanmaktan; yaşlanacaktır. kaçışı yok aslan.
  • 387
    kurtuldum sanma harry kewell. lincoln'ün defterini dürenler seni sağ bırakacaklar öyle mi? başınıza kimin geldiğini öğrenemediniz daha demek. meira erken uzadı, adamı hiç sevmediğimden eğrisi doğrusuna geldi de sesimi çıkarmadım. ama şimdi eminimki meira, popescu'luk yapsaydı yine gazaba uğrayacaktı. misal linderoth iyi ki sakat oyanayamıyor, oynasa bile mehmet topal iyileşsin, hasan şaş biraz kilo versin, linderoth'un kellesini alırlar.

    sıkı durun belki sıradaki maç, olmadı fenerbahçe maçından sonra kaleye orkun geçmesin, ben galatasaray'ı tanımıyorum diye yazı yazacağım. ümit karan, bara gitmeye ara versin, bir iki gol atsın, baros'a pas vermesinler o da atamasın bir kaç maç bakın armayı öpen baros'un başına ne işler gelecek. inanmayan hıncal uluç'un yazılarını okusunlar. hakan şükür'ün tek bacağı bile etmeyen baros'u bülent korkmaz değil, feriştahı gelse kurtaramaz.

    hocası kimdi, fatih terim; onun için tek mecburi eğitim sistemi vardı. biat edecek, körü körüne takıma, armaya değil de hocaya bağlı kalacak futbolcularla beraber olmak. tugay olsan ne yazar, tolunay kafkas'ı oynatırım, tugay'da delikanlıdır kaçar gider kurtulurum. felsefe budur, fatih terim taklidi yapılacak. yap da kardeşim önce bir fatih terim'in çırağı ol, sonra taklidini yaparsın, ne öğrenmişsen onu uygularsın. fatih hoca ıslık çalmasını bilmiyor galiba, onun yüz, göz mimikleri var futbolcularla iletişim için. türkler kızılderili derlerde düşünürdüm, yakında dumanla anlaşan hoca görürsem şaşırmayacağım. kardeşlerim, diliniz, türkçeniz yokmu sizin, ne konuşuyorsunuz dili dışarda futbolcularla oyun esnasında. iyi kötü bende top oynadım, top oynarken aklına hiç bir şey gelmez adamın.
    lincoln daha uzun süre meşgul edecek forumları, yorumları. ricam olacak bu konuda sevgili galatasaray taraftarından, sevmeyin tamam, gitti diye de sevinin ama küfür etmeyin futbolcuya. heleki bu yazıdır, kalıyor, silinmiyor, ısrarla küfür yazacaklar beni okumasın.

    şimdi gelelim harry kewell'a. taraftarlar, hele lincoln'den sonra ona bağlılığının en büyük gösterisine hazırlanacaklar. şu an kimse kewell'dan şikayetçi değil. çünkü henüz kewell ben galatasaray'dan büyüğüm diye bir bok yemedi şımarık lincoln gibi! bülent korkmaz'a şaşırıyor, eskişehir maçında, takım mağlup, rakip 10 kişiyken sahadan çıkarken. o şaşırırken, bizde şaşırıyoruz. şaşırmak gerçeğe açılan bir kapıdır. şaşırmayan insanlara şaşırırım ben. alberto aynştayn'ın ağzı bir karış açık şaşıran resmi gelir gözümün önüne şaşırmayan birini gördüğümde. fatih terim milan'a giderken şaşırmamıştı, gelirken de. 6-0 yenildiğimiz maçtan sonra ''olur böyle şeyler futbolda'' demiş şaşırmamıştı. 100 senede bir oluyordu oysa.

    bülent korkmaz, galatasaray'a hoca olduğuna şaşırmamış, beni şaşırtmıştı. kewell oyundan çıkarken şaşırmış, hoca şaşırmamıştı. ya o da lincoln gibi ''koç delimisin beni çıkarıp mehmet güven'i oyuna alıyorsun'' deseydi, yani kewell'de tıpkı galatasaray disiplinine muhalefet etseydi. bu sütunlarda şimdi lincoln'le beraber oz büyücüsü'de ana avrat küfür yiyecekti. kimse galatasaray'dan büyük olamaz, adnan polat ve bülent korkmaz'dan başka tabi.

    biz mi, biz kimiz ki, çapulcuyuz hepimiz. ilkeli ve gönüllü bir birlikteliğin içindeyiz. her ne kadar bazen galatasaray'lı ilkelerini rencide etsekte adımız taraftar, galatasaray'lıyız. böyle derken, yazarken bile tüylerimiz diken diken oluyor. bizde bu sevda varken, tepemize çöreklenmiş kara bulutlar dağılmaz. saat kaç demekle, kadıköy finalinden bilet almakla büyük başkan olunmuyor.

    bu günlerde milli maç heyecanı var. lafta heyecan, ben ne zaman gittiler, maç ne zaman, saat kaçta, hangi kanal veriyor, kimler oynayacak biliyorsam şerefsizim. futbola eski çocukluk alışkanlığımız yüzünden katlanıyorum. futbol şimdiki gibi olsa ve ben şimdiki bilincimde olsam stadyumun yanından geçmem. diyorlar ki, stadyumlar dolmuyor, niye dolsun kardeşim. bu kadar kirlenmiş oyunu bu kadar kirli insanlar oynuyor, temiz kalmak isteyenler daha ne kadar dayanacaklar.

    koskoca galatasaray'da bir tek arda ve nöbetçi emre aşık'tan başka sevdiğimiz futbolcu yok. biz burada neyi tartışıyoruz. biz ancak bu koşullarda harry kewell'ın bülent korkmaz'a bir el kol hareketi yapıpta atılacakmı travmasıyla maçları takip ederiz. ya arda'mı?, yok artık, arda bu saatten sonra başkan'ı saha içinde dövse bile atamazlar.

    canım çok sıkkın çocuklar, çooooook.
  • 1394
    yilbasi kutlamak icin ailesinin yanina gitmemistir. noel denilen olay, hz. isa'nin dogum gunudur, ve en buyuk hristiyan yortusudur. biz de oyle bir karsiligi yok, ve tum hristiyan alemi herseylerini bu gune gore organize ediyor (okullar noel tatiline gore kapaniyor, is yerleri calisanlarina ona gore izin veriyor vb vb vb).
    herkes bu gunu ailesi ile birlikte geciriyor cunku gelenekleri boyle. hatta o kadar degisik ki, noel yanliz gecirilmez diye beni bile herkes evine davet ediyor.

    ailesini cok ozledigini her firsatta dile getiren, takima bu kadar emek vermis, ust duzey performansini sezonun ilk yarisi boyunca gosteren birine eger bir mac izin veremeyeceksek, zaten anlayisligimiz icinde olelim biz, toprak bile kabul etmesin.

    edit: bunu yazan tosun'a yortu demeyi hatirlattigi icin tesekkur ederim.*
  • 3723
    ''şuan ülkemde mutluyum, her ayrıldığım takımdan zorlanmadan ayrıldım. galatasaray hariç. o tribünleri asla unutmayacağım.''
    demiş harry. peki biz onu unutur muyuz hiç? izlemediğim maçlarımızda golü harry kewell atmışsa çok klas atmıştır derdim, izlediğim her maçta harry kewell varsa içimde hep umut vardı. geçen yıl avrupadan elenmemize yol açanlar takımda bin sekizyüz doksan üçüncü şanslarını kullanırken, tek başına iki gol yaratıp milan baros'a attıran harry kewell yok. milan baros ise kötü oynadığı iddia edilen 2-3 maç sonra yedeğe çekildi.

    kimse unutmamalı çok gol atan, çok oynayan değil yüreğiyle oynayan eğer yüreği güzelse unutulmaz.. harry kewell unutulmaz, milan baros unutulmaz, gheorghe hagi unutulmaz, taffarel unutulmaz, prekazi unutulmaz..
App Store'dan indirin Google Play'den alın