resim
Hamza Hamzaoğlu
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 1851
    bu entryi yazmam lazım çünkü ben kasımpaşa maçında kendisine çok kızdım çok kızdım çok kızdım.

    bendeki kredisi an itibariyle 0'dır. sebebi de kötü hoca olduğundan değil okyanusu geçip derede boğulmak üzere olduğumuz için. kasımpaşa maçını bence şansa kazandıktan sonra fanboylar coştu. ancak kimse kimseyi kandırmasın bu galibiyet şanstı. beğendiğim ve yerdiğim tarafları yazarak başlayalım hemen.

    güzel giden şeyi bozması:
    en başta bu geliyor. hamza hoca ilk geldiğinde tüm galatasaray kamuoyu gibi ben de takımın 4-4-2 oynaması gerektiğini söylüyordum. burak'ın tek forvet yapamadığından vs. hoca geldi hemen 4-4-2 ile başladık. sneijder konusu harika şekilde çözdü. sneijder'den her ne kadar istenilen seviyede olmasa bile sol tarafta verim aldı. spor kamuoyu tarafından mağlup bitirmemiz beklenilen beşiktaş maçını kazandık. sonra her ne olduysa 4-2-3-1 sevdası tuttu ve güzel giden bu düzeni bozdu. hala bunun ceremesini çekiyoruz.

    oyun okumadaki eksiklik ve oyuncu değişikliği:
    oyuncu değişikliklerini eksik kullanmakta ısrar ediyor. 3. oyuncu değişikliğini son dönemde dikkat çekicek kadar sona saklıyor. fenerbahçe maçında umut'un çıkmasını gerektiğini artık herkes gördü ama bi türlü çıkmadı. hamleler ancak golü yedikten sonra geldi. başakşehir maçında da tamam dzemali bir hataydı. kendi sebeplerini açıkladın. gayet güzel ben çok kabul edilebilir buldum sebeplerini ancak golü yedin baktın olmuyor yani akmıyor. yap bi değişiklik daha yap neyi bekliyorsun? en son kasımpaşa maçında devre arası artık benim sinirlerimin patlama noktasıydı.

    oyuncu kazanmak için maç feda etmek:
    hakan balta ve dzemali çok küçük büyük hatalardır. artık şampiyonluğa gidiyoruz. bırak bu herkese mavi boncuk dağıtma işlerini hocam.
    burak konusunu da bu başlık altında değineceğim. yine benim patlama noktam kasımpaşa maçı. bu adam 45 dakika çıktı topunu oynadı. koştu mücadele etti. ikili mücadeleden kaçmadı vs. e hocam o zaman neden ilk 11'de başlamıyor. az daha gidiyordu maç. şimdi milli takımda 90 dakika oynayacak. galatasaray maçı var mı yok mu düşünmeyecek.

    e bu kadar gömdük. bizi buralara getiren olumlu özelliklerinden bahsetmezsek olmaz.

    oyuncularla ikili ilişkileri:
    sneijder konusu bence en baştaki en önemli ve en büyük sorunuydu. muazzam bir şekilde çıktı buradan hoca yerli oyuncularla olan ilişkisini de artı olarak yazalım. hatta herkesle diyerek genişletelim.

    saha dışı ve hakem demeçlerinden kaçınma:
    bu bence önemli bir etken başarı yolunda, çünkü oyuncuların konsantrasyonunun bozulmaması ve enerjilerini tamamiyle sahaya verebilme adına önemlidir. bunu suya sabuna dokunmamak olarak nitelendirebiliriz. bence de öyle ama bu işler yönetimin işidir ve böyle kritik bir yılda ve böyle kritik bir dönemde izlenmesi gereken en doğru yol budur.

    taktiksel manada çok derin analizler yapmayacağım çünkü bu haftalardan sonra taktikten çok oyuncuların saha içi mücadeleleri belirleyici olacak. artık ligde düşen 3 takım belli oldu gibi. son haftalarda rakip takımlarda da bir gevşeme görülecektir.

    oyuncuları mental olarak maçalara ve şampiyonluğa kitlemek çok daha faydalı olacaktır.
  • 1852
    takımı prandelli denen adamdan alıp 2014/2015 sezonu süper lig'in 25. haftasını takımın lider olarak tamamlamasinda büyük katkısı olan adam. prandelli takımı şans eseri ilk 3'te bırakıp gitti ama devam etseydi sekizinci falandık. bunu tahmin etmek için müneccim olmanız gerekmez zira görünen köy kılavuz istemiyor.

    o yüzden hamza hamzaoglu bize yeniden şampiyonluk şarkıları soyleten " adam'dır " . inanıyorum ki şampiyon da yapacaktır.

    bu yüzden geldiğimiz şu noktaya şükredelim ve nankörlük etmeyelim. elestirelim tabii ki, hatalarını naçizane ben de yazıyorum zaten. ama bu güzel yürekli adama günün sonunda destek olalım. zorlastirmayalim, kolaylastiralim.

    ayrıca şampiyon yaparsa tabii ki takımın başında devam edecektir, etmesi gerekir. adamı ceza olarak kovacak mıyız ? hayır tam tersi ödül olarak yeni sözleşme imzalamalidir. bu saçmalığı ancak aziz gibi " kontrolunu yitirmiş zat " lar yapar.
  • 1854
    her şekilde 15-16 sezonunda da takımın başında kalması gereken adam. bu entry burda dursun, 1. de olsak 5. de olsak seneye kalmalıdır. takıma kazanma duygusunu fatih hoca'dan sonra tekrardan aşılamıştır. bu ülkenin kuralı budur türk antrenörler başarılı olur, istisnalar kaideyi bozmaz. uzun vadeli planlarımızı kendisiyle yapmamız gerekiyor, kendisiyle mutsuz olan pandev&dzemali dışında oyuncu yoktur, onlar da seneye yolcu olurlar zaten, tutturamadık mayayı kendileriyle. büyük para harcama gibi bir lüksü yok bu takımın, tabii ki de yeri geldiğinde önemli transferler yapılabilir, yazın da bomba patlatılabilir ancak gerçekçi de olmak lazım. hamit gibi selçuk, burak gibi yerliler kontrat bitimlerine kadar bizde kalacaklardır, eğer böyle oynarlarsa da sonuna kadar kalsınlar. selçuk u 2 hoca gönderdiği için asla affetmeyeceğim ama geçmişle de yaşanmıyor. selçuk da bizde kalmak istediği sürece kalacak. hamza hocama gelirsek kendisini gönderdik diyelim yerine gelecek isim prandelli denilen taytsever gibi 2 milyon euro(en az) para isteyecek. hamza hoca ise para konuşmadan takıma gelmiştir. bende farkındayım para konuşmaması kendisinin para istemediğinden değil*, eline geçen fırsatı en doğru zamanda kullanmak istemesiyle alakalıdır. geldiğinde üzerinde baskı olmayacaktı çünkü kulüp dibi görmüştü, hamza hoca daha kötü yapamazdı hiç bir şeyi. ama o kötü yapmayı bırakın beklentileri aştı, biz artık her yerde şampiyonluk kelimesini söyleyebiliyoruz ve kulübe 0 masraf çıkarttı.

    sonuç olarak gelen yeni yönetim kendisine kredi açmalı ve ona güvendiğini göstermeli. tabii ki hataları var ama kendisi yanlış bilmiyorsam 44 yaşında, genç yani basbaya. ve bence seneye şampiyonlar ligi'ne gidersek başarısız olma ihtimali gayette yüksek ama düşerek bazı şeyleri öğrenmesi gerekir insanların. ben arkasındayım kendisinin her koşulda. tabii burdan şampiyonluğu verirsek üzülürüm, kızarım ama anlık tepkidir bu, olabilir.
  • 1857
    evet kendisi oyuncu değişikliklerinde aksadı,
    evet kendisi maça hazırlamada aksadı,

    ama asla ve asla bu takımı ben kurmadım diye bahane üretip arkasına saklanmadı.
    teşekkürler hocam, belki sene sonu gideceksin, daha da güçlü daha da tecrübeli dönmek için.
    teşekkürler hocam, kulübün kasasından boş yere para harcamadığın için.

    senin futbolcunla beraber idmanda kale taşıyan ellerine sağlık. eğer boynunda atkı ya da isminin sonunda ovic, elli, nho filan olasaydı bugün çok farklı şeyler konuşulurdu. daha yolun başındasın, hem de çok. eminim ki hatalarından derslerini alacak ve butakımı bir gün şampiyon yapacaksın.
  • 1868
    ya yemin ediyorum büyük delikanlı adam!
    ligtv de şu haberi gördükten sonra "abartma şimdi hoca iyi niyette bir yere kadar" dedim. ama resmen videoyu izleyince lafımı bana yedirtti hamza hocam!
    "belki bizim için bir kazanç oldurdu ama ben böyle bir kazançtan yana değilim" dedi ben öyle ağzım açık kaldı gözlerim doldu.
    aşçı fare filmini izleyenler bilir . fare bi mutfağa girip ekmek çalacakken bilinçaltının bir yansıması olan aşçı gusto onu uyardı "sen bunu yapacak birisi değilsin" diye. o da sırf çalmış olmamak için açlığa razı oldu.
    ahanda dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birinde* çekilmiş filmde işlenen "onurlu davranış" hamza hocamın doğasında var.
    iyi ki varsın hocam, hep böyle kal.
    http://www.ligtv.com.tr/...seyleri-gerektiriyor
  • 1869
    buraya daha önce 100 kere yazmışımdır belki ama yine de yazacağım. çok güzel kalpli, iyi niyetli ve her şeyin en iyisine layık bir insan. sırf bu yüzden bu sene şampiyonluk kupasını kendi elleriyle kaldırmasını, 4. yıldızı galatasaray camiasına kazandırarak kulüp tarihine geçmesini çok ama çok istiyorum. şu bahsi geçen, gurbetçi taraftarı antrenmana alma videosunu izledikçe kendine çok daha yakın hissettiriyor kendisini. çok babacan biri belli ki. zamanında benzer duyguları fatih terim'e besledik fakat sonuç ortada. eminim ki sonu benzemeyecektir. hep güzel hatırlayacağız kendisini.

    http://alkislarlayasiyorum.com/...ludan-taraftara-jest

    edit: ayrıca bahsi geçen videodan benim daha bugün haberim oldu ve sözlükte de hakkında çok az entry girilmiş. videoda başroldeki kişi bilic falan olsaydı muhtemelen 1 hafta bilic'in adamlığı konuşulurdu sosyal medyada. söz konusu hamza hoca olunca hiç gündeme gelmiyor nedense. hamza hocamın adamlığını, bilic'in şekilci şovmenliği ile asla kıyaslamam bile.
  • 1871
    günlerdir aynı videoyu izleyip bogazim dugumleniyor sözlük. imza torenindeki o mağrur hali gözümün önünden gitmiyor. en zor gününde acisini dindiren galatasaray olmuş bu adamin sözlük. o torendeki gözlerinin dolduğu an gitmiyor aklimdan. hocam, babaniz bizi yukaridan bir yerlerden izliyor elbet. o seni o tesiste izlerken ne kadar gurur duyuyorsa su an en az o kadar gurur duyuyor. biz senin arkandayiz hocam, sen bu sezonu kaçıncı bitirirsen bitir biz senin arkandayiz. seni seviyoruz hocam, inaniyoruz 4.yildiz seninle gelecek.
  • 1872
    galatasaray tarihinin en çok haksızlık yapılan hocalarından biridir. taraftarın önemli bir kısmı kendisine yaptığı her hatanın ardından saydırmakta, çapsızlıkla itham etmekte geldiğinden bu yana. hızlıca bir noktaya değineceğim.

    galatasaray'da 1(bir) tane bile transfer yapmadan, 1(bir) tane bile kamp dönemi geçirmeden* hocalık yapan birini bilen var mı? cevat güler, bülent ünder gibi sezonu tamamlamak için idareten gelenleri saymıyorum. hamza hamzaoğlu, takımın başına aralık ayında geçti, puan olarak kötü durumda olmasa da futbol anlamında ve daha kötüsü mental anlamda bitmiş bir takımın başına hem de. tt arena açıldığından bu yana en düşük seyirci ortalamasına tanık oluyoruz. zaten gelen ve gelmeyen taraftarın da psikolojisi malum. adamın elinde önceki teknik direktörler gibi drogba, eboue, riera gibi oyuncular da yok. ikinci forveti umut bulut, en iyi sağ beki sabri. yabancı sınırlamasının olduğu ortamda semih kaya, burak yılmaz gibi oyuncular çok sık sakatlandı, melo ameliyat oldu sezonu büyük ölçüde kapattı vs vs...

    tüm bu negatiflikler içinde kendisi oldukça yüksek bir galibiyet yüzdesi ile devam ederken ligde lider, taraftarı ve takımı şampiyonluk havasına sokmuş, türkiye kupası'nda da yoluna devam etmekte. herkesin çöp gözüyle baktığı oyuncuları kazanmış, verim almaya başlamış. futbol anlamında wesley sniejder ve burak yılmaz'dan açık ara en yüksek verimi o almış, almaya devam ediyor. maç başına gol ortalaması son dönemlerin en yükseği. üstelik bunları sıfır büyük takım tecrübesiyle yapıyor. adam bu olumsuzluklar karşısında yaptıklarına rağmen "top oynattığı yok" falan diye eleştiriliyor bir de. bir kere bu tespitin kale alınacak bir tarafı yok da, en basitinden çok başarılıydı diye arkasından ağlanan terim'in bile ağır ötesi futbol oynattığı takıma kazandırdığı hız ve dikine oynama alışkanlığını görmemek için kör olmak lazım.

    kısa sürede bu yaptıklarının yanında bir de kusursuz futbol oynatsa zaten kendisi peygamberliğini ilan ederdi. benim kendisinin takımında gördüğüm en büyük problem, skoru bulduktan sonra maçı bitirmede yaşanıyor. bunda da en belirleyici unsur takım savunması zaafları. büyük takımlar topun arkasına geçtiğinde zor pozisyon verir, bir şekilde maçı bitirir ve kazanır. şimdiye kadar bir kez ağır bir şekilde başımız yandı bundan ancak çoğu maçta tehlikesini yaşadık. uzun vadede şampiyonlar ligi'nde başarılı olmak, o takımlara kafa tutabilmek için çok daha sağlam bir takım savunması ve alternatif stratejiler şart. ancak bu dediğim problem, maçtan maça geçen sürede oturup halledilecek bir şey değil. işte kamp denilen olay bunlar için var. takım halinde böyle temel hususları öğrenmek, geliştirmek için en uygun zaman yaz kamplarıdır. hamza hoca ortasında geldiği sezonu şampiyon bitirmeye çalışırken böyle şeylere zaman bulamaması normal.

    kendisi 45 yaşında. bir teknik direktör için oldukça genç. kariyerinin başında, çalıştırdığı ilk büyük takım olan galatasaray'da kısa süre içinde yaptıkları bana heyecan veriyor. böylesine skor endeksli bir futbol ülkesinde skor almayı çok iyi becermesi ve kafasındaki futbolu, çok sayıda vasat oyuncu kullanarak belli ölçüde oynatmaya çalışması önemli özellikler. yaptıklarını isimli bir teknik direktör yapsa adama her dakika methiyeler diziyorduk şimdi. "hamza" yapınca adama akıllı maymun muamelesi gösteren taraftarlar var. dediğim gibi, bunun bizim söklükteki karşılığı haksızlık.
  • 1873
    susam sokağı'nın iki kahramanı vardı, yaşı yetenler hatırlar, edi ile büdü. bu arkadaşlar susam sokağının bir bölümünde bütün gün boyunca dağınık bir yatağı bin uğraşla düzeltmeye çalışmış, en sonunda yatağı istedikleri düzene sokunca, yorgunluktan kendilerini farkında olmadan yatağa bırakmış ve yatağın yeniden bozulduğunu anladıklarında hüsranla, şapşal şapşal birbirlerine bakmışlardı.

    işte hamza hamzaoğlu hocam bu hikayedeki edi ve büdü'nün gösterdiği çabayla bu takımı, gözle görülür şekilde düzenlemiş, kısıtlı imkanlarla çok yol katetmiştir. dilerim bu hikayenin sonu gibi, kendi çabalarıyla, alın teriyle bir yerlere getirdiği bu takımı yaptığı hatalarla, tecrübesizliğiyle mutlu sondan alıkoymaz.çünkü bu taraftar onun başarılı olmasını onun kadar istiyor.güzel günler onunla gelecek.

    güzel günlerin habercisi, tertemiz bir kalbe sahip, çalışkan, tecrübesiz ancak gelişmeye açık, mütevazı teknik adam.

    edit: imlar
App Store'dan indirin Google Play'den alın