resim
Hamza Hamzaoğlu
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 6784
    ayrilmasina neden bu kadar sevinildigini anlamadigim td. ben de gitmesi taraftariydim oynattigi oyunu begenmiyordum yerlileri biraz olsun kayirdigini dusunen biriydim ama gidisine sevinemedigimi soylemeliyim. su kosullar icinde mevcut yonetim de degismeyecegine gore gunu kurtaracak hamle yapilacak demektir. yillardir ogrenemedik gitti anasini satayim. bari devre arasini bekle. ligde kisitli imkanlara ragmen yaristan kopmamis takim avrupada nispeten kolay gruptan cikamadi ama avrupa liginde dev edecek vs vs. yanlis oyuncu tercihleri, yanlis taktik vs yeni gelecek hocada da mutlaka olacaktir. ee bu kadar sevinmek niye. bir adamin takimdan ayrilmasinin suanda takima verecegi zarar yeni gelenin yararindan daha fazla olacagi dusuncesindeyim ve bizim takim ne zaman birisinin ahini alirsa o ve sonraki sene gotu toparlayamiyor. ne diyelim sevmezdim kendisini ve tercihlerini ama bundan sonrasi icin basarilar dilemekten baska bisey soylenmez.
  • 6785
    kimse hamza hocanın kusursuz olduğunu söylemedi bu sözlükte, eksikleri yanlışları vardı. kimi zaman düzeltti kimi zaman düzeltmedi. yanlış da ısrar etti. gönderilmesinin bu seneki futbol ile en ufak alakası yok. yine galatasaray'ın derin güçleri işini halletti.

    ayrılışı şu zaman için yersiz oldu, çünkü artık hız kazanmanın vaktiydi. kendisine karşı her zaman nötr olsam da üzülmedim desem yalan olur. zaten bu sabırsız memnuniyetsiz vizyoner taraftara çok bile dayandı. işin aslını öğrenmeden bir şey söylemek istemesem de. 4.yıldızı 3 kupayı alan teknik adam olarak bence çok kolay harcandı.

    yolun açık olsun hocam, umarım gittiğin yerde başarılı olursun.

    bu arada gelecek kişi için yüksek hayaller beklemeyin, ya mustafa denizli ya da 2000 jenerasyonundan herhangi bir oyuncu gelir.

    gelecek hocadan tek isteğim var takımda gerekli temizliği yapsın yeter.
  • 6786
    ya hamza hoca. "ne oldum" demeyeceksin, "ne olacağım" diyeceksin. geçen sene galatasaray'a imza atarken gözlerinin dolmasıyla, yaptığın her hatadan, kaybedilen her puandan sonra yaşadığın mahcubiyetle ve taraftardan özür dilemenle sevdirmiştin bizlere kendini. zor dönemde elini taşın altına koyduğun için sevdirmiştin. ama kupalar alındı, bambaşka bir karaktere büründün. yağmurda çamurda takımını destekleyen, sana devamlı sahip çıkan taraftarına cephe aldın. hem de ciğeri beş para etmez 2-3 yönetici, futbolculuktan nasibini almamış birkaç kazma uğruna. hep taraftarın damarına bastın, "ben oldum" havalarına girdin. yapman gereken çok basitti halbuki. "eldeki imkanlarımız bu kadar, transfer yapamıyoruz. mevcut kadromuzla elimizden geleni yapacağımıza kimsenin şüphesi olmasın." demen yeterliydi. ancak sen bunu bile yapmayacak kadar kibirli olmuştun artık. yerli oyuncuları kayırdın, yabancı düşmanlığı yaptın, zora düşünce kadrondaki en verimli futbolcu olan podolski'yi taraftarın önüne attın. futbol camiasının birçoklarına göre en egolu insanı fatih terim'dir. bu camiada egolu olacak krediye en fazla sahip olan da fatih terim'dir. türk futbolundaki başarıların yarısından çoğunda o vardır çünkü. fakat o bile senin yaptıklarını yapmadı hamza hoca. sen "benim 3 kupam var" diye gezdin ortalıkta, terim ise hiçbir zaman "benim 6 şampiyonluğum var, uefa kupam var, bilmem kaç tane türkiye kupam, başbakanlık kupam, süper kupam var" demedi. yöneticilerle ters düştü ama taraftarla ters düşmedi. burası galatasaray. başarılar gelip geçici, galatasaraylılık karakteri kalıcı. keşke sen de o galatasaraylılık karakterini muhafaza edebilseydin.
  • 6789
    sabri'nin sözleşmesini zamlı uzatıp maç kontenjanını doldurduktan, jem gibi bir adama para verdikten ve poro modeli yaratıcam dedikten sonra formayı birlo ve umut'a emanet ettikten, kısa ifade ile evlatlarının geleceğini garanti altına aldıktan sonra ıslıklanmadan gitmiştir. muhtemelen devre arasında burak ile umut'u satıp onların yerine adam gibi iki adam alalım mı? diye soran yönetime "benim 3 kupam var, adama gerek yok" ayarını verdikten sonra sözleşmesi feshedilmiştir.

    şimdi ben kızmayayım da bu sabri sözleşmesine, bu jem transferine falan kim kızsın?
  • 6791
    galatasaray'a geldiğinde 4 çeker takımı 2 kupalı şampiyon yapıp imkansızı başarmıştı. ardından kendisini öyle saçma 2 3 oyuncu yüzünden yol ayrımına gelmek zorunda bıraktı ki daha da imkansızı başardı. yer yüzünde sabri sarığlui umut bulut ve bilal kısa'ya haddinden fazla saygı ve hayranlık duyduğu için taraftarıyla ipleri koparıp takımdan ayrılmak zorunda kalacak 1 tane daha teknik direktör yoktur sanırım.
  • 6797
    gidisine net olarak üzüldüm. tasak gecildigi kadar kotu bi hoca oldugunu da dusunmuyorum. takim bu kadar kotu oyunculara bezeliyken ve bu kadar kaypak bi yonetim varken kendisinden daha iyi birini asla bulamayacagiz bana kalirsa. ama yönetimin de ta aq. size bu kadar kalkan olan bi teknik adami aninda gonderdiniz ya helal olsun size de.

    bence yanlış yaptik, kendisiyle guzel yillar gecirecegimizi dusunuyordum simdi bakalim bu darbogazda kime sarilacagiz? terime mi? ersun mu yoksa? hakan sukuru mu tugayi mi getirirsiniz?

    giderayak tanimi da yapip veda edelim; gelecegi ikinci donemine kadar takimimizdan uzak kalacakolan turk standartlarina gore fazla karakterli hoca.
  • 6799
    kendi evlatlarını korumaya çalışırken, kendini koruyamamış teknik direktör. görünen o ki yönetimle umut'un sözleşmesiyle ilgili tartışmasının ardından ayrılması istenmiştir. kendisi de zorluk çıkarmadan istifa etmiştir. bana kalırsa galatasaray'a futbol ve disiplin anlamında bir şey kazandırmamıştır. geçiş dönemi teknik direktörlerden* * biri olarak gelmişti. kazanılan şampiyonlukla as teknik direktör imajı yaratmaya başlamıştı. nedeni tartışılır olsa da (bkz: fatih terim) kemik bir sempatizan kitlesi oluşmuştu bile. ama o anlarda bile galatasaray'ın teknik direktörlük gömleği kendisine 2 3 boy büyük geldiği aşikardı.

    oyuncuları yönetmekten çok idare etmesi, disiplinini kaybetmesi teknik direktör olarak büyük eksiklikleriydi.
    teknik olarak oyunu okuyamıyor, hızlı tepkiler verip oyuna müdahale edemiyordu.
    kadrolarda maceralara giderek riskler alıyor ve başarısız da oluyordu. kadro istikrarında sıkıntı yaşadı, belki de bir planı olmadığı için.
    son dönemlerindeyse basın toplantılarında, kendisine mikrofon uzatıldığında taraftarla gereksiz bir polemiğe girdi. bu çok kötü bir tercihti, çünkü zaten sinirli ve gergin camiada okları üstüne çekmenin hiç bir yararı olmadı.

    kendisi bir taraftarın asla istemeyeceği ama bir yönetimin en çok isteyeceği teknik direktördü. gelmesine sebep olan şansı aynı zamanda şansızlığıydı da. berbat bir yönetimin hatalarını üstüne alarak taraftar baskısını hep kendisine çekti. burada yazanlar oldu, koruduğu yönetim ilk önce onu feda edecekti ve etti.

    duygusal olarak zor bir döneminde geldi takıma. bizimle gönül bağı taşıdığına da eminim. ancak olmadı. oldu gözükse bile olmadı, o 3 kupanın kişisel performanslarla geldiğinin bilinmesi gerekir. sezon başında başarılı gözükürken takımdan ayrılması ve yükü daha az, adeta kendisini biraz daha pişirecek bir kulübüne gitmesi çok daha yararlı olurdu.
    umarım bundan sonraki kariyerinde daha başarılı olur ve kendisini mental olarak geliştirir.

    artık sıkıntı şurada; bu noktaya gelinceye kadar aktif davranmayan yönetim sürecin devamında yaşanacak her krizden sorumludur.
    kötü gözüken tablo teknik direktörün gitmesiyle bir anda mükemmel olmaz. gelen kişinin mahiyetine göre umutlu bir tablo oluşabilir. şuan için sevinmenin bir manası yok. kısacası aslolan galatasaraydır. inşallah gelen gideni aratmaz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın