resim
Hamza Hamzaoğlu
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 1
    kendisini "para yok para, ondan adam alınmıyor hocanın suçu ne yhaaa :((((((" şeklinde demagoji! yaparak savunanlardan birisi olduğum teknik direktörümüz. bir yanlışı 1000 kere tekrar edince yanlış doğruya dönüşmüyor maalesef. 200.000 tl alan bilal'in ne için daha fazla kazanması gerektiğini extonsor gayet güzel açıklamıştı mesela: (bkz: #1764134). aynı savunma cem karacan içinde yapılabilir. bu oyuncuların yanlış transferler olduğunu elbette savunabilirsiniz, bende doğrudur demiyorum, izleyip göreceğiz diyorum ancak aldıkları paradan bahsetmeyin artık. bir oyuncu portsmouth'tan chelsea'ye transfer oluyorsa daha fazla maaş alır, alması gerekir. keza akhisarın orta sahası ile galatasaray'ın orta sahası aynı parayı alamaz. aynı mevkide oynayan bir oyuncu 3.000.000 tl alıyorken onunla rekabet edecek oyuncuya 200.000 tl veremezsiniz. "denge" diye dalga geçtiğiniz şey var ya, sakın bu olmasın?

    galatasaray'ın maddi durumu hakkında sayfalarca analiz var, hiçbir şey yoksa şu var: https://www.youtube.com/watch?v=NsQHeynPmiU + ¤

    kasada milyonlarca euro para olmasına rağmen sanki o paralar hamza hamzaoğlu'nun da harcatmak istemiyor gibi konuşuyorsunuz. bugün galatasaray 20 tane transfer yapsa, yarın takım başarısız olup hamza hoca gidince yeni gelecek teknik direktöre "takım çöplerle doldu, hiçbirini göndermiyor" diyecek olanlar şimdi transfer isteyenlerle aynı kişiler olurlar. sonu olmayan ve çözümsüz bir mantık. geçmişe bakıp ders alma yok, empati yok ama sınırsız ve dayanaksız eleştiri var.
  • 3
    başlığına o kadar çok yazdım ki artık entryleri referans olarak koymaktan yoruldum.

    cumartesi oynanan sivas maçında, tam bir yaz dönemi geçirdiği ve büyük dehası neticesinde takıma dahil ettiği akhisar ayarındaki oyuncular ile çıktığı takımına ancak akhisar kalitesinde bir futbol oynatmış ve yine ancak akhisarın kabul edebileceği bir beraberlik ile sahadan ayrılmıştır. oynadığımız futbol dikkate alındığında, beraberlik bile kendisi için iyi sonuçtur. kendisini savunanlarla karşılıklı tez-antitez sunarak iyi hoca olup olmadığını tartışabilirim; ancak şu kesin ki hamza hamzaoğlu kesinlikle büyük hoca değildir. bu kafayla büyük hoca olması da mümkün değildir. net açıklayayım.

    1) geçen sezon takımın dengesiz ve bireysel performanslara dayalı oyun ve kazanma mentalitesi her türlü kabul edilebilirdi. önemli olan 4. yıldızdı ve kendisinin takıma sıfırdan taktik ve/veya oyun şablonu/atak planı çizmesini beklemiyordum. takımın rahat ettiği şablonda oynaması gerekiyordu ki sonucu yakaladık.

    2) artık lanet gitsin transfer adını ağzıma almayacağım ama tam bir yaz dönemi ve 2 adet kamp geride kalmış olmasına rağmen takım oyununda en ufak bir ilerleme yok. ne bir üçgen top çevirme, ne bir organize kanat atağı, ne bir dar alanda paslar sonrası defans arkasına atılan top. hiçbir şey yok. o zaman ben taraftar olarak "lan bu takım kamp döneminde ne yaptı?" diye sorma hakkına sahibim. bak aynı şeyleri hazırlık döneminde de yazıyordum; sivas maçındaki skordan bağımsız konuşuyorum. takım oyunu adına geçen sezondan + olarak hiçbir farkı yok. hadi ilk 2 hazırlık maçını geçtim, lan hadi nice'den 4 yedik siktir ettik, inter maçında bi bok yapmadık poldi-şıno organizasyonu ile kazandık, lan sezon başladı halen takımda çalışılmış 1, yazıyla bir adet planlı atak organizasyonu yok. böyle bir şey olabilir mi?

    3) "sivas deplasmanı zor deplasman 1 puan iyi" diyerek kimse kendini avutmasın. sivas deplasmanını zor kılan, her zaman kötü saha koşulları ve o koşullarda oynamaya alışmış bir sivasspordur. 16. haftada kar altında donmuş zeminde puan kaybedersen "abi sakatlık olmadı, sağlık olsun" derim ama sezonun ilk haftasında ve muhtemelen süper lig'de futbol oynamaya en elverişli hava şartlarında (sıcaktan daralmama) 1 puanı kurtaran taraf o la maz sın.

    4) ya biz teknik direktör değiliz. ben senelerce top oynadım ama bakkal ramazan abi var mesela topu görse bomba sanabilir. o bile hazırlık kampı dahi başlamadan "lan bilal ile selçuk yan yana oynamaz" diyordu. neden? çünkü bilal ile selçuk yan yana oynamaz; oynayamaz. bunlar birbirinin muadili adamlar. hatta bana sorarsan bilal pozisyon olarak orta saha göbekte de oynamaz, oynasa oynasa amc, yani şınonun yerinde oynar. hele rakipte aatıf gibi topu alıp dikine 30-40 metre dribbling yapan bir adam sahada ise, bilal anormal bir hal olmazsa bırak ilk 11'i ısınmaya bile gitmez. buna rağmen 2 ay kamp üzerine çıkılan ilk resmi maçta bilal ve selçuk orta sahası ile sahaya çıkarak orta sahayı boşladık. haliyle maç halı saha maçı gibi alanın rakip kaleye koştuğu bir maç şeklinde geçti. hiçbir şey bilmeyen adamı sivasa giden kadrodan 11 yapmaya koysak,"lan bari bu takozu koyayım orta sahaya bakarsın 2-3 top keser, selçuk da top dağıtır" diye transfer döneminin etkisiz elemanı jem karacan'ı, bilemedin "dalyan gibi çocuk amk, ya tutarsa" diyerek koray günter'i orta sahaya koyarak selçuk'un defansif yükünü azaltır. ha tabi bu senaryoda hali hazırda kendisine dünyanın en kral emeklilik hediyesi yapılan bilal maç başısını alamaz ve üzülebilir.

    5) burak neden forvet başlamadı konusuna değinmiyorum. tamam, bence de burak galatasaray'ın forveti değil, ama olcan galatasaray'ın ilk 11 veya kanat oyuncusu hiç değil. burak forvet, poldi kanat mı poldi forvet olcan kanat mı diye sorarsan "olcan ne lan" derim adama. ha bak olcan harika bir sezon öncesi kampı geçirmiştir, oynatırsın. carole'ü sol beke koyar telles'i açık oynatırsın. ya ama hocam izledik biz bu maçları. gördük olcanı. olcan yok yok aslında. biz görüyoruz sen nasıl göremiyorsun?

    6) bir takımda oyuncu prim alsın diye oyuncu değişikliği yapılmamalı. yapılacaksa da 80. dakika gibi 4-0 önde olduğun maçta yapılmalı. kör değiliz, izliyoruz maçı. takım ileri top taşıyamıyor. poldi/burak forvette zaten; iyi oynar kötü oynar top taşıyabilecek yegane adamın yasin iken, sen yasin'i alıp umut'u sahaya sürüyorsun. bak hadi bu olur. nasıl olur? umut-podolski-burak'ı dikersin rakip ceza sahası civarına, topu alan 7 oyuncu da doğrudan uzun topla bunlara top şişirir. doldur boşalt yapıp karambolden gol ararsın. umut sahaya giriyor, selçuk bilal, telles carole kim varsa yan pas geri pas ile kısa topla oyun kuruyor. kısa pasla oyun kuracaksan, haliyle orta saha civarından rakip ceza sahası civarına o topu bir insan evladının, bir allah kulunun taşıması lazım. top "abi ben çok sıkıldım biraz da ileri gideyim" demeyecek sana. eğer bu şekilde oyuncu değiştiriyorsan ve hoca isen orada taktiği de değiştireceksin. bunun için alex ferguson olmaya gerek olduğunu sanmıyorum.

    7) bu entry'den sonra 2 maç dikkatli izleyin. sabri topu aldığında rakip yarı sahanın ortası civarında ise kimseye bakmadan orta açıyor (orta yapmıyor, bilinçli, hedefli bir eylem değil yani, ortaya doğru topu atıyor). eğer daha geride ise chedjou'ya oynuyor. 3. opsiyonu yok. lan böyle sağ bek mi olur? 90 dakika top oynayan adamın kafasında sadece 2 tane eylem olur mu lan hiç? quickshot joystick ile fifa 15 oynamaya çalışıyor bildiğin adam. (zam yapılmış hali temsili: http://media-cache-ec0.pinimg.com/...673aa182a992aa07.jpg ). kendisinin takımda tutulması kadar dün 90 dakika sahada kalması da hata. bundan sonra aldığı her dakika daha da büyük hata olacak. yapamadığı ortaları, saçmalamalarını, geri dönemeyişini geçtim, bu adam eliyle attığı taçların %60'ını sevmediği selçuk vb. ye atacağına fantezi deneyip rakibe atıyor. bunu da mı göremiyorsun hoca olarak? "yan çizgileri geçen topa doğru hareketlendiğini bile görmeyeyim" bile diyemiyor musun sabri'ye?

    8) ozan tufan'a 5 milyon verebilecek durumumuz olmasına ve hamza hamzaoğlu'nun "paramız var ama adam almıyoruz" minvalinde açıklamasına rağmen hadi ffp var kafamıza basıyorlar transfer yapamıyoruz dendi kulüpten, biz de taraftar olarak külliyen gerizekalıyız ve buna inandık. hadi lanet gitsin transfer falan yapamıyoruz. hadi takımın ideal futbol oynayacak kapasitesi yok. hepsini geçtim, bari allah rızası için 5 senedir ön direğe attığımız ve 1 yine yazıyla bir gol dahi atamadığımız korner organizasyonunu değiştir be adam. maça başlamadan soyunma odasında "bu maçta ön direğe korner atanın bacağını sikerim" de, bişey de oyunculara. olmuyor, olmuyor ön direk işte. ön direğe korner atıyorsan takımdan bir adamın oraya koşması lazım, kimse gitmiyor. kimsenin olmadığı ön direğe doğru atılan dışarı hafif kavisli top ile ne şekilde gol bulmaya çalıştığımızı biri bana anlatsın. eğer ön direk korneri ile gol atamayacağımız konusunda ben ve futboldan sadece tv üzerinde izlediği kadarıyla bilgi sahibi olan bakkal ramazan abi hemifikir isek, kendisinin de bazı şeylerin farkına varması, 2 dakika hocalık yapması ve o topu ön direğe attırmaması lazım.

    9) halen hiçbir maçı rakibi okuyarak, analiz ederek veya taktik vererek kazanamadı. öte yandan puan kaybettirdiği maçlar silsilesine ise ilk akla gelen fenerbahçe, trabzon, ibb maçı sonrasında sivasspor maçı da eklendi. "3-2 lik kasımpaşa maçı" diyecekler için söyleyeyim, göz göre göre yanlış kadroyla sahaya çıkıp devre arasında hatadan dönerek maç kazanmak oyun okumak değildir.

    edit: çeşitli imla düzeltmeleri.
  • 6
    hamza hocanın iyi bir insan olduğu, sonradan iyi bir galatasaraylı olduğu* ve bunu her daim yaşadığı yüzünden, hareketlerinden, duygusallığından belli oluyor. fakat galatasaray teknik direktörlüğü için bunlar yeterli kıstaslar mı ? bence hayır.

    1. taktik bilgisi yeterli mi ? bence hayır. geçen sene oynadığımız futbol fatih terim dönemindekini andıran hatta ondan bile daha kötü bir kaos futboluydu. zaten son haftalarda (rize maçı hariç) gol yememiş olmamız tamamen nando sayesindeydi. geçen sene bunu anlayabilirdim çünkü oynattığı kadroyu o kurmamıştı ve sezon başı kampını futbolcularıyla yapamadığı için istediği taktiği oturtamamış olabilirdi. ama bu seneye baktığımızda ben takımın ne oynamak istediği anlamıyorum.
    - öndeyken ne oynuyoruz ?
    - top rakipyeyken ne oynuyoruz ?
    - geriye düştüğümüzde plan ne ?
    oyuncu değişikliği yapmak teknik ve taktik değişikliği açısından yeterli bir ver ise kabul. ama hamza hocanın bu konuda da çok başarılı olduğu gözlenemez (bkz: galatasaray - başakşehir maçı)*

    2. iyi bir scout ekibi ve bilgisi var mı ?
    şahsen ben olduğunu düşünmüyorum. çünkü bu yaz verdiği bir demeçte "burak'la olcan'ın düğünü bitsin transfer işlerine sonra bakacağız" diye bana göre çok talihsiz bir açıklama yapmıştı. galatasaray gibi dünyanın en büyük 17. ekonomisine sahip* her zaman başa güreşen bir camiada transfer aslında transfer sezonu açılmadan planlanmalı ve tahta açıldığı zaman iş imzalara kalmalıydı. hoş bu bizim takımların genel sorunu ama sneijder tarafından iyi insan ilişkileri çerçevesinde morinho'ya bile benzetilen hocamız, biraz morinho'nun bu özelliklerinden de alsaydı fena olmazdı. ayrıca scout ekibimizi de kendisinin organize etmediğini düşünüyorum. scout ekibinin hangi ülkelere yoğunlaşacağını hangi mevkiye isim bakılacağını nasıl planladığını çok merak ediyorum. daha 2015 başlarında yabancı sınırlamasının kaldırıldığı ülkemizde, yeni duruma özgü scouting planlamasının nasıl yapıldığını ve hamza hocanın bu işin neresinde olduğu çok merak etmekteyim.

    3. teknik direktör karizması var mı ?
    kabul, bilim de bile 4-5 farklı lider profili var (bkz: karizmatik lider) (bkz: otokratik lider) (bkz: demokratik lider) (bkz: doğal lider) (bkz: dersteleyici lider) vs. ama bir futbol takımında özellikle galatasaray geleneklerinde karizması ve otokrasi özelliklerinden yoksun bir hocanın başarılı olduğu dönemi ben pek hatırlamıyorum. bu bağlamda hocanın emre çolak, yasin, sneijder ve burak ile yaşadıklarına baktığımızda pek parlak bir lider gördüğümüzü söyleyemem. basının karşısına çıkıp iki kere açık açık "özür dilemesi" de cabası. kabul özür bir erdemdir ve oyuncularla iyi geçinmek iyidir. ama bunun bir balansı olduğunu, ayarın kaçırıldığında ortada yönetilenlerin sizi esir aldığı bir durumun ortaya çıkabileceğini düşünüyorum. nitekim çıktı da. http://spor.mynet.com/...omezi-almadilar.html

    bunların yanında hitabetinin iyi olması, ekrana çıktığı zaman galatasaray'lı duruşunu en iyi şekilde temsil etmesi bana göre olumlu yönleri. fakat yukarıda yazıdığımı sonda tekrarlayarak bitirmek istiyorum. bunlar galatasaray teknik direktörlüğü için yeter mi ? bence hayır...
  • 7
    fikirleri, yaptıkları ve projesi bir çok kişi tarafından yetersiz görülen galatasaray teknik direktörü.

    eleştirinin kurumları ve kişileri geliştirdiğine inanan biriyim. ama sağlıklı beyinlerden çıkan eleştiriler ortamları daha güzel hale getirebilir. galatasaray futbol takımının baştan sona tüm yapısının eleştirilebilecek bir çok noktası vardır, fakat eleştirirken sorunun temellerine de inmek gerekir. bahsettiğim sorun veya sorunlar son yılların konusu değil çok daha eski bir zamana ait olan sorunlardır. belki de türkiye'de futbol devrimi yapan derwall'den sonra bu kadar büyük bir devrim gerçekleşmediği için hala aynı noktada vakit kaybediyoruzdur. derwall küçük bir zümre ile bir yol göstermiştir, ama bayrağı devrettiği kişiler bunu tam anlamıyla başaramamışlardır. türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı veya tanınan kulübü olmak maalesef bizi gerçek anlamda başarılı veya kaliteli kılmamakta aksine sadece komplekski yapmaktadır. bunun önünde olan engel ne parayla ne de kişilerle çözülebilecek niteliktedir. bu toplumsal bir sorundur. toplum olarak ne eleştirmeyi, ne sabretmeyi ne de öğrenmeyi biliyoruz. başarılarımızdan ve başarısızlıklarımızdan çıkardığımız zerre kadar ders yok. buna rağmen çok biliyoruz ve çok bildiğimiz için tahammülümüz hiç yok! bu durum bizi belki felakete götürecek ve gerçek değişim bundan sonra başlayacak. bu noktada hamza hoca değişimi yürütebilecek ve ilerletebilecek yegane kişidir.

    not: yukarıdakileri yazmam için aşağıdaki yazı esin kaynağı olmuştur.

    http://devrimderki.blogspot.com.tr/...km-darmstadt-98.html

    edit: bu yazıyı kaleme alırken bir şeyleri eksik bırakmışım. aslında hamza hamzaoğlu'nu o dönemde de çok beğenmeyen biri olarak, kendisi bir devrim yapacakmış gibi yansıtmışım fikirlerimi; fakat anlatmak istediğim şey devrimi yapacak olan kişiden ziyade sistemin desteklenmesi ve kararlı bir yapının başarıdaki önemidir. standarlarımızı yukarı çekebilmemiz kararlı yapının sürekliliğine ve sürdürülebilirliğine bağlıdır. tabi ki bu kararlı yapıyı kuracak olan kişinin dolğrudan ve dönem dahilinde de hamza hoca olduğuna inanmıyorum, ama başarısızlıklar dahil olmak üzere belirli bir periyotta kişilere tahammül etmek bir noktada sürekli bir yapının kurulmasında önemli pay sahibi olacaktır. bu noktada bu yapıyı kuracak olan kişi veya ekibin seçimi önemlidir. bu görev de galatasaray yönetiminin sorumluluğundadır.
  • 11
    birşeye inandığımız zaman inandığımız şeyin doğru olduğunu göstermek için çoğu kez olayları görmek istediğimiz gibi görürürüz. hamza hocanın oyuncuları arasında yerli&yabancı ayrımı yaptığına inanıyorsanız, her açıklamasından kendi savınızı destekleyecek noktalar çıkarmanız mümkün. belli ki 5 milyon euro hamza hoca için burak'ın ederi değildi ve satmak istemedi. daha yüksek teklif gelse, hamza hocanın tabiriyle "değerini bulsa" satabilirdi. takımda yerliler ile yabancılar arasında bir gerilim olduğu kanısına hangi veriler ışığında varıldı, bu gerilimde hamza hocanın yerlilerin tarafında olduğu kanısına nasıl vardınız bilmiyorum. şimdi bende şu haberi referans gösterip hamza hocanın sneijderi kayırdığını söyleyebilirim:
    http://www.fanatik.com.tr/...u-animsatiyor-604738

    hamza hocayı geçen sezonki maçlarda sıklıkla eleştirdim. bu yılın henüz ilk lig maçında bana göre hatalar yaptı ve kendisini eleştirdim: (bkz: #1787401). geldiğinden beri oyuncu değişikleri yaparken hem kendi kıvranıyor, hem oyuncuları kıvrandırıyor, hemde bizi. kaç maçta oyuncu değişikliklerinden vazgeçti veya karar veremedi. bu güvensizlik gerek bizlere gerekse oyunculara yansıyor ve 3 oyuncuyla değişiklik anında sıkıntı yaşadı (ikisi yerli)... hep beraber eleştirelim dostlar ama eleştirirken söylediğimiz şeyi biraz tartalım. hamza hoca şunu çok seviyor ve kolluyor diğerini sevmiyor gibi dedikoduya kaçan eleştirileri garipsiyorum. eleştirdiğimiz adam okuldaki müdür yardımcınız veya işyerindeki amiriniz değil, galatasaray teknik direktörü. "hamza" diyerek, "denge" diyerek, kendi teknik direktörünüzle dalga geçerek, hamza hamzaoğlu kadar tuttuğunuz takımı da küçük düşürüyorsunuz. biraz seviyeyi yükseltmekten kimseye zarar gelmez.
  • 13
    https://twitter.com/...s/634999076623413252

    takımın başına geçtiği ilk dönemde de yapmıştı bunu zaten. hatırlarsanız umut'u önde, burak'ı arkasında oynatıyordu. sneijder de sola yakın oynuyordu. yeni bir şey değil yani...

    faydalı olur mu?
    geride telles oynarsa çok sorun yaşarız. telles her ne kadar çabuk bir oyuncu olsa da arkasında çok fazla boşluk bırakabilen bir oyuncu. ancak carole oynarsa daha etkili olabileceğini düşünüyorum. 90. dakikada attığı deparlarla geride pozisyon bozduğunu herkes biliyor.

    tabii ben hocanın poldi'yi direkt olarak 10 numara oynatacağını düşünmüyorum. büyük ihtimalle hücumcu oyuncular dönüşümlü oynayacak, poldi de gizli forvet olarak pozisyon kovalayacak ki yaptığı en iyi işlerden biri bu.
  • 16
    bugünkü rezil tercihleri ve muhtemelen küme düşecek bir rakip karşısında almış olduğu hezimet bendeki kredisini bitirmiştir. bundan sonra yollarımızın ayrılmasının camiamız adına hayırlı olacağını düşünüyorum.

    şurada ölümüne savundum kendisini geçen sezon. şu sözleri sarf edeceğimi hayal dahi etmezdim fakat ne yazık durum bu.

    http://www.imgim.com/...pa1supt6oo4_1280.jpg
App Store'dan indirin Google Play'den alın