resim
Hamza Hamzaoğlu
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 4419
    hamza hoca'yı eleştirmek artık gereksizdir bence. çünkü; "ben kariyerimi riske ediyorum" demiş ve tartışmalara son noktayı koymuştur.

    cumartesi gününden başlamak üzere hamza hoca'nın kariyeri şekillenecektir.

    atalarımız çok güzel şeyler söylemiş.
    -görünen köy klavuz istemez.
    -kendi düşen ağlamaz.

    akıl dışı beş yabancı sınırlaması nedeniyle çer çöple mücadele eden takımların içinde başarılı olmak, biraz da şansın yardım ederse zor değil. ama bu sezon bu sınırlama kalktı ve bundan malesef en az yararlanan biziz. lig maçları ve hele cl maçları çok daha yakıcı olacak bu sezon.

    iki-üç hafta bekleyip görelim. görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler.

    not: hamza hoca'ya karşı hiçbir art niyeti olmayan biriyim ama maalesef tüm inancımı kaybettim.
  • 6543
    kendisi için yazdığım şeyler ağırlık olarak maç sonraları oluyor. uzun zamandır şöyle sakin kafayla oturup detaylıca bir yazmak istiyordum, şimdiye kısmetmiş. çünkü sadece maç sonrası yazınca, sadece o maç için eleştiriyorsun, skor taraftarısın gibi oluyor. halbuki hamza hamzaoğlu ile ilgili söylediğim ve bir çok kişinin söylediği şeyler geçen sene de aynısıydı:
    "şampiyon yapsa dahi gitsin/gidebilir/gitse üzülmem" tarzındaydı.

    hamza hamzaoğlu, galatasaray'ın başına geldiğinde kabul etmek gerekirse galatasaray mental olarak çökmüş, futbol olarak ne oynadığı belli olmayan, tatsız, sıradanlaşmış bir takımdı. hamza hamzaoğlu takımı buradan alıp, son haftaya kadar potada tuttu ve şampiyon oldu. sonunda şampiyonsan haklısın ve başarılısındır. bu bir gerçek. peki olayların gerçekten gidişatı müthiş başarılı mı gitti? hayır.

    hamza hamzaoğlu geldikten sonra belirgin bir oyun gelişimi oldu evet. özellikle ilk dönemlerde iyi futbolla bol gollü galibiyetler de geldi. burada hepimiz bunun için kendisini tebrik ettik. ancak özellikle son 6-7 haftada müthiş kötü top oynayarak, özellikle muslera - yasin ve sneijder'ın insan üstü performanslarıyla galip gelip şampiyon olduk. ligin son 10 maçında muslera'nın tek başına kazandırdığı en az 4 maç var. yasin ve sneijder'ın ise yine iki kişi olarak kazandırdıkları 4 maç sayabilirim. hamza hamzaoğlu, oyuncularının da üstün performansı ve galatasaray'ın winner karakteri ile şampiyonluğa ulaştı.

    galatasaray'ın winner karakteri diyorum, çünkü galatasaray son 6-7 maça potada girip de kaybettiği bir şampiyonluk yarışı hatırlamıyorum. sanırım son 20 yılda bir defa lucescu'nun ilk sezonu vardır potaya girip şampiyon olamadığımız.

    ama neticede prandelli'nin yapamadığını yapıp bir takım oluşturdu ve şampiyon oldu hamza hamzaoğlu. burada bir çok arkadaşın da söylediği gibi ki ben de onlara katılıyorum, sezonda 3 kupa kazanmış bir teknik direktörün sonrası sezona başlaması gerekiyor. en azından bunu hak ediyordu.

    geçtiğimiz sezon ona başarıyı getiren şey fantezi arayışından uzak oluşu, aynı on birler üzerindeki ısrarı ve sonucu getirecek futbolculardaki ısrarcılığıydı.

    kendi işine bakan, daha mütevazı bir adamdı geçen sene.

    peki bu yıl? bu yıl ne oldu?

    hamza hoca değişti. evet değişti. tuhaf fanteziler peşinde koşan, hafiften kendini beğenmiş, taraftarlar tartışmaya çalışan, tuhaf ironiler peşinde koşan bir adama evrildi.

    bu yıl resmi olarak 15 maç oynadı takım sanırım. daha hiçbir maç öncesi şu dizilişle ve şu futbolcularla çıkarız diyemiyorum. çünkü her maç tuhaf bir arayışı var.

    bu 15 maçın 6-7 tanesinde takım belki iyi oynamıştır. kalanında ise vasat ya da kötü. kazandığımız maçların çoğunu bir kaç futbolcunun üstün performası ile kazandık. kazandığımız maçların sadece bir kaç tanesini tüm takım iyi futbol oynayarak kazanmışızdır.

    sabri sarıoğlu ve umut bulut ısrarını hiçbir zaman anlamayacağım. özellikle umut bulut konusunda ciddi anlamda takıntılı olduğunu ve inatlaştığını düşünüyorum. son 35 maçta 3 gol atabilmiş bir futbolcu için, "umut her zaman iyi futbolcuydu, sadece gol yollarında şanssız" demek futboldan anlamamaktır. umut bulut benim gözümde 2. lig seviyesinde bir futbolcudur. hatta daha kötüsü. ama sağ kanat, sol kanat, çift forvet, tek forvet bir şekilde sürekli bu takımda kendisine yer buluyor.

    sabri'ye o yüklü kontratın imzalatılmasında başrollerden biridir hamza hamzaoğlu. her fırsatta sabri'nin yeterli olduğunu söyleyen de kendisi. ama stoper futbolcuyu sabri'nin yerinde oynatacak kadar onu yetersiz gören de yine o. gereksiz açıklamalarla kendisini komik duruma düşürdü.

    bilal konusunda ise yine biraz takıntılı olmasına rağmen kızamıyorum. sadece çok fazla oynattığını düşünüyorum.

    bakın, bu takımdan melo gittiğinde rodriguez'in kendisinin boşluğunu doldurabileceğine, iyi futbolcu oluğuna dair açıklamaları vardı yanlış hatırlamıyorsam. sonra ne oldu?

    bruma kiralık olarak giderken hamza hamzaoğlu tam da şöyle dedi: "biz istedik ki sinan'a şans verelim bu yıl, onu parlatalım. o yüzden bruma'yı gönderdik." sinan'a ne kadar şans verdi? umut'a, burak'a verdiği şansın ne kadarını sinan'a verdi?

    geçtiğimiz sene hata yapınca delikanlı gibi özür dilerdi. bir büyük takım teknik direktörünün sürekli özür dilemesi de kötüydü ama en azından kendinin farkında olması iyiydi. bu yıl ne oldu peki? bu yıl kendini beğenmiş bir adam oldu. burnundan kıl aldırmayan bir adama evrildi. yetmezmiş gibi trip falan atmaya başladı. canlı yayında kendince ironi yaparak laf sokmaya çalıştı.

    kazanınca hamza hamzaoğlu haklı oldu, kaybedince ise saha, hakem, sakatlıklar, şanssızlık, podolski falan suçlu oldu.

    karakter olarak iticileşmeye başladı yani. bence sportif başarının yanında taraftarı yanında tutabilecek en büyük silahlardan biridir sempatiklik. o bunu kaybetti.

    bakın, bugün şu an aktif teknik direktörler arasında en iyi olan mourinho bile eleştirilebilirken, hatta baştan yarattığı, tarihinin en büyük çıkışını yakalattığı ve en tepe yer kazandırdığı chelsea'den kovulması gündemdeyken, hamza hamzaoğlu'nun eleştirye karşı böylesine hazımsız davranması yanlış. bunu, kendisini koruyan taraftarlar da yapıyor. lan bugün guardiola falan bile eleştiriliyor. adam çılgın atıyor bayern'de.

    elinde yetersiz bir kadro yok. burak ve umut'tan forvet olarak yararlanamıyorsan başka birisini dene hocam. olmuyor işte, olmuyor. sağ bek sabri'den yararlanamıyorsan başka bir şey dene. orta saha yumuşak kalıyor diyorsan başka bir diziliş dene hoca. başka değişkenlerle bir şeyler dene ama.

    aynı materyalleri kullanıp, farklı şekilde yoğurunca yine aynı sonucu buluyorsun. işin ilginç yanı başka bir şeyle karşılaşacakmışsın da şanssızlık yüzünden öyle olmuş gibi davranıyorsun.
  • 3312
    kamptan sonra 2 transfer yapıp 2 adam gondermeyi düşünen teknik (!) direktör.

    adama sorarlar:

    1- sen göndereceğin adamları bu takımın eski maçlarına bakarak, kiralık oynadıkları kulüplerin maçlarını izleyerek veya 6 ay boyunca her gün antremana çıkarak belirleyemedin de, 1 aylık kamp süresince mi belirleyeceksin?

    2- bu sebeple takımın eksiklerine kampta mı karar vereceksin? kimin yerine kimi alacağına?

    3- kamp bittikten sonra alacağın transfer takım arkadaşlarına ve senin sistemine alışma fırsatını kaçıracak. 1 ay boyunca takımdaki nakit dengesi olaganüstü değişmeyeceğine göre, sen ve scout ekibi ve bu yonetimin içinde yer alan başkan 6 ay boyunca ne yaptınız? yapılacak transferleri, odenecek paraları, gidecek gelecek adamları hiç mi konuşmadınız? bütün bunları "hele bir lig bitsin bakarız" kafasıyla mı değerlendirdiniz? bu tabloya bakarak bize acele etmememizi tembihleyen cüneyt tanman'ın da açıklamalarından yola çıkarsak herhangi bir transfer planınız olmadığı sonucunu cıkartabilir miyiz?
  • 1098
    kendisi takımımıza geldiğinden itibaren ligde maç kaybetmemiştir. kaybettiğimiz maçlar arsenal, diyarbakır bb ve eskişehir maçlarıdır. her teknik direktörün takımı tanıması adına oyuncuların farklı pozisyon bölgelerini denemesi normaldir. agrasif bir takım yaratması açısından taktik açıdan bir çok oyuncunun farklı pozisyonlarda oynaması gerekir. kendisi de fatih terim gibi çok yönlü oyuncu profilini seven bir teknik adamdır. benim açımdan beni memnun eden bir maçtı. umutsuzluğa kapılmaya gerek yok.
  • 4608
    telles'i kendi yerinde sol bekte, lionel carole'yi ise sağ bekte denemesi gereken adam. iddia ediyorum sağ bekte oynayan sol bek orjinli carole, sabri'den daha kötü oy-na-ya-maz. bunu görmesi lazım. bu fikir pankart olarak ali sami yen arena'da açılmalı. hatta inception misali gerekirse rüyasına girip fikir olarak beynine ekilmeli. ben bu yola baş koydum koyacağım...
  • 4349
    alınan kupaların değeri tartışılamaz. eleştirilen konu takımın oynadığı kötü futbol.

    takımda üç mevkide büyük handikap var. sağ bek, sağ kanat ve ön libero. (tabi poldi forvet oynatılırsa) poldi kanat oynarsa kesin bir de forvet gerekli. melo kalırsa yanına alex song tipi bir oyuncu alınmalı. aksi halde cl'de işimiz gerçekten çok zor.
  • 7437
    arkadas adam rize'den 4 yedi la. benfica ile berabere kalamadi neymis atletico'ya yenilmezmismis. la kendi sahanda yenildin atletico'ya. ustelik de afedersinin hakan balta'yi onliberoda oynatarak.

    sen dogru durust onbir kurarsin takim cebellesir kaybeder derim ki takimin kalitesi bu.

    sen sapkadan tavsan cikarip o tavsan yuzunden maci kaybediyorsan; kusura bakma kardes. sen verdin o maci. deplasmanda da alacak capin mapin yoktu.

    bakmayin guc bela servet cetin'i yenmesine. kisa surede tipki arap ismail'in 3 haftada eskisehir'den kovuldugu gibi lig sonunu goremeden kovulacaktir.

    hem futbol cahilidir hem de yerli yabanci ayrimcisidir. galatasaray dusmanidir. "hazir yabancidansa yerliyi tercih ediyoruz" diyen adam yabanci dusmani olmasinin yani sira galatasaray'a kotuluk yaptigi icin galatasaray dusmanidir.

    galatasaray dusmanlarini da sevmiyorum. huyum kurumasin.
  • 685
    takimina guveniyor ve galatasaray'a yakisir bir anlayisla 9 aralık 2014 galatasaray arsenal maçı'na sahaya cikarmis takimini. gel gor ki eldeki kadronun bazi yerleri asla sampiyonlar ligi seviyesinde degil. umuyorum ki kendisi icin bu musibet bin nasihattan evla olmustur. arsenal'e karsi eboue ve riera gibi uluslararasi kariyeri, tecrubesi ve kalitesi olan beklerle oynamak baskadir, tarik camdal ve alex telles'le oynamak baska. hele bir de gobekte bekten bozma stoper hakan balta oynamak zorundaysa, gozunu cok da fazla hucum icin karartmamak lazim.

    yapmak istedigi seyler guzel ve zamanla hersey daha guzel olacaktir. devler ligi icin kendisi de tecrubesiz bir hoca nihayetinde. muhim olan ligin ilk yarisini lider ya da liderden bir mac uzaklikta bitirebilmek. devre arasindan sonra taslari yerine daha iyi oturtacaktir.
  • 5456
    ilk hafta burak'a taktı sonraki haftalarda da yasin'e, en son emre'yi sampiyonlar liginde yem etti.

    denayer'i stoper başlatıp sağ beke çekmek oyun içinde spontane zaten adamın ilk maçı,

    hakan yıllardır oynamadığı yerde ama rodriguez dusunulmuyor bile.

    ya su takımla bu kadar oynamasa çıkardığı 11'ler duzgun olsa yine de sansı vardı.

    şampiyonlar ligi ilk maçın çıkardığı 11 hiçbir antremanda beraber oynadı mı acaba?
  • 3614
    içine polyanna kaçmış teknik direktörümüz. insanlar kıçımızın zoru ile 1 farkla kazandığımız maçları unutmuş, fenerin kazma forvetleri yüzünden kaybettiği puanları unutmuş, seneye rahatız modunda geziyor. hamza hoca da bu adamlarla aynı kafada. cidden sonuç iyi olunca gidişat nasıl bu kadar rahat unutuluyor. çekirge geçen sene sıçradı, hamza hoca bu kafayla devam etsin bakalım. koca ikinci yarıyı ve devre arasını geçirdiği futbolcuları hala acaba oynarlarmı diye beklesin. geçen sene rakipler elini kolunu sallıyarak kalaye geliyordu, bakıyoruz defansif anlayışımızı güçlendirecek kimse alınmadı. sağ taraf felçti, forvetler çoğu maçta rezildi. podolski bütün dertleri bitirdi, sakatlansa ne olur düşünen yok. adamı delirtiyor bu iyimserlik. seneye hep şans yanımızda olacak diye garanti mi aldık aq.
  • 3822
    hayaller akhisar belediyespor, hayatlar çifte kupa...

    yok la bu böyle değildi. düşünüyorum da kim olsa şu anda galatasaray'ın başında şampiyonlar ligi için yetersiz olan kadrodan dem vurur, eksik bölgeleri ortaya koyar, topu yönetime atar, bakın olmuyor diye taraftarın gözünde kendisini aklardı. hamza hoca abartılı şekilde yönetimin sorumluluğunu da alıyor hatta bir sürü saçma transferle maaş bütçesini rezil eden ünal aysal yönetimini de savunuyor.

    hamza hamzaoğlu, ilginç bir karakter kendi geleceğini koydu ortaya bildiğin rulet oynuyor. karakterli bir insan gibi davranıyor olabilir tamam ama bu avrupai bakış açısıyla açıklanamaz bu durum. tam ortadoğu kafası ne yazık ki. kendisine yürekten başarılar diliyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın