• 376
    rüyamda imparatorumuzun vefat ettiğini gördüm. bir de rüya uzun gibi geldi. uyandığımda yemin ederim üzüntüden kahır içindeydim. rüya mı gerçek mi sabah mahmurluğuyla afallamış vaziyetteydim. hemen pc'den twitter'a baktım hocamızın bugün doğum günüymüş. tuhaf bir tesadüf. allah uzun ömürler versin. rüyaların tersi olur işte.
  • 377
    falcao kardeşim ile birlikte askere teslim olmaya gidiyorduk... bedelli askerliği 4 ayla kaçırdım. erken seçim olmasaydı bu sene seçim olacaktı ve belki de 15 bin olarak yararlanabilecektim. her neyse işte falcao ile gidiyoruz nizamiye'nin kapısına gelene kadar 30 bin de bulamadık ya diyodum belki verir diye vermiyordu pezevenk. ulan 30 bin senin çocuğunun bez parası be çok fena bilendim zaten 28 eylül'de en az 2 gol atmazsan instagramdan unf edicem seni.
  • 379
    bu gece fenerbahçe'ye ali sami yen'de 1-0 yenildiğimizi gördüm. golü 89. dakikada vedat muriqi atmış.
    inanılmaz sinirliyim. maçı izlememişim ama kötü oynadığımızı biliyorum, sözlüğe girip fatih terim başlığına "senin oynatacağın topun..." gibi bir entry girip pilot oluyorum.

    daha sonra "daha maça 1 hafta var ben rüyadayım şu an" diye düşünerek farkına varıyorum rüyada olduğumun.
    işin ilginç yanı rüyada olduğumun farkına varmama rağmen hala pilot olduğum için üzgünüm. "ulan oynanmamış maç için pilot olduk" diye rüyamda üzülmeye devam ediyorum. neyse sonra uyandık işte.
  • 380
    bir binada yaşıyorum. en üst katı galatasaray tesisi ama giriş yasak. en alt kat yurt ve orta katlar okul.

    edebiyat öğretmenim kompozisyon ödevi vermiş bende sakin kafayla yazmak için orta kata çıkmışım. hocanın gelmesine yarım saat var bende camdan dışarıya bakıyorum. ryan donk, taylan antalyalı ve emre taşdemir uzay aracı ile ay'a doğru gidiyorlar. bende diyorum ki ryan donk soğukkanlı adam doğru tercih olmuş.

    kompozisyonu yazmayı bitirdim en üst kata gizlice çıktım. gizli bir kapıdan girdim ve içeride fatih terim, mustafa cengiz, abdurrahim albayrak, soner sarıkabadayı ve küçük kızı vardı. hepsi yorgun yarı uykulu halde çay içip sohbet ediyorlar. beni görünce fatih hoca bir bardak çay getirdi bana. bende bacak bacak üstüne atıp çayımdan bir yudum alarak sohbete katıldım.

    sohbetten tek hatırladığım martin linnes'in ocak ayında kadroya monte edileceği.

    fatih hoca çok yorgunum diyerek uyumaya gitti. bende yan odaya geçtim ve pencere kenarında bir not defteri buldum. fatih terim'in taktik kitabı. ulan pirlo sana bunu gösterecem dedim kendi kendime. içinden 2-3 sayfa okumaya çalıştım. yine tek hatırladığım defterde banka işlemleri ile ilgili yazılar olduğuydu.

    sağlam delirdik.
  • 382
    (bkz: sakatlık)
    (bkz: çok sakat var)
    (bkz: radamel falcao garcia)
    (bkz: mario lemina)
    (bkz: christian luyindama nekadio)
    (bkz: florin andone)

    başlıklarında car car car konuşarak bilinç altımı tepe taklak ettiniz lan köfteler.

    velhasıl kelam dün gece aldığım bilgiye göre 22 kasım 2019 galatasaray istanbul başakşehir maçını 2-0 alıyoruz. buraya kadar her şey güzel. fakat detaylara gelirsek rüyamın gerçekleşme şansı birazcık, ufacık zor. şöyle ki forvet olarak bafetimbi gomis var. rüyamdaki futbol kurallarına göre tek maçlığına oynatabiliyormuşuz. spiker bundan bahsediyor. arabistan federasyonundan ve tffden onay alınmış vs. falan. yani sığır gibi rüya görmüyorum. rüya içinde mantıksız şeylerin nedenini sorgulayıp kendime cevaplar falan buluyorum. bu ayrıca not edilsin. hadi bu da tamam ama gollerin ikisini de sağ kanattan gönderilen toplara mükemmel vuran gheorghe hagi'den geliyor. görüntüsü olsa da göstersem adam ne vuruyor birader. bu yaşında hala zımbalıyor. peki 2 golün de asistini yapan sağ kanat kim mi? evet işlerin sıvama noktasına geldiği nokta. fatih terim. hocayı bu yaşındaki gibi hayal eden ama mbappe gibi hızlı hareket ettiğini düşünün. işte öyle bir şey. akıyor maşallah. otoban yapıyor sağ kanadı.

    rüyalarım genelde gerçeğe yaklaşık olurdu ama sizin yüzünüzden bu seferki boka sardı. yok iç yan bağı gerilmiş, yok beli ağrıyor, yok aşil tendon. yeter kardeşim ortopedi bölümüne çevirdiniz burayı. sağ kalanlarla çıkıp oynayacağız işte. bir keyfimiz var onu da mundar ettiniz. gerçi şöyle bir bakınca fena rüya da değilmiş ha.*
  • 383
    gündüz niyetine
    rüyamda manchester united'ın hem başarısızlık, hem borçlar nedeniyle tff 1. lige düşürüldüğünü gördüm.
    allah allah diyorum kendi kendime. adana demirspor maçı için adana'ya gelmişler. o an dua ediyorum. allah'ım manchester united, ac milan ve galatasaray'ı avrupa'nın zirvesinde yeniden görmeyi nasip eyle diye.
    bi' amin dersiniz artık.
  • 385
    sabaha karşı sözlüklü halini gördüğüm düş çeşidi.

    normalde pek rüya gören bir insan değilimdir. dün tam anlamıyla yappprak gibi bir gün geçirmiş olmamdan mütevellit olsa gerek tuhaf tuhaf şeyler gördüm. bunlardan birinde sözlükçe bizim evdeymişiz, 15-20 kişi maç izliyoruz, bulaşıklar da bana kalıyor falan. sizler kakara kikiri maç izlerken ben bulaşık yıkıyordum kitapsızlar! işin tuhafı, fabricius ile hagi bulaşık yıkamama yardım ediyordu? benim kıçım açıkta kalmış aga. :(
  • 386
    sabaha karşı çocuğum sağolsun bölünen uykuma devam etmeye çalışırken bir rüyadan diğerine süzülüyordum ki kendimi galatasarayın solmbeki olarak buldum(ki alakam yoktur halısaha da bile sağ açık oynarım) ama nasıl oynuyorum renkdaşlar görseniz 10 yıl sol bek aramayız. neyse malum maça hazırlanıyoruz (bkz: 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı) yalvarıyorum fatih terime hocam beni oynat çok istiyorum elini ayağını öpüyorum resmen hocamla sarılıyoruz bende istiyorum o galibiyeti oğlum senin gibilerle bu maçı alacağız şampiyonluk böyle geliyor diyor. uyandığımda gözlerim doluydu renkdaşlar inanıyorum bu maç bizim. bu arada soldan açtığım ortaya falcao güzel yapıştırıyordu dakika 20 falan 1-0 ama sağolsun oğlum uyandırdı devamını bilmiyorum.
  • 390
    acayip bir rüya gördüm renktaşlar. kadıköydeyiz, işte yıllardır yenemiyoruz falan, ben yarı bilinçsiz g.tüm falan mı açıkta kaldı diye düşünüyorum, 1-0 geriye düşmüşüz, yorganı çekiyorum iyice üzerime, kesin bir tarafım açıkta kaldı diyorum. sonra zaman biraz geçiyor ve ilk yarı bitmeden siyah, uzun boylu bir adam(tövbe estağfurullah) giriyor rüyama, bir nevi evliya... kafayı bi koyuyor, 1-1 oluyor. tabi ben sevinmeye çalışıyorum ama hani rüyalarda istersin de yapamazsın ya öyle bir durum. tuhaf garip bir sevinme, bapırayım diyorum sesim çıkmıyor. diyorum ki sevinmeyeyim belki bozulur falan diyorum.

    sonra ikinci yarı su gibi geçiyor, ben de anlamlandıramıyorum, rüyalardaki zaman sorunu, malum. zaman ilerliyor, maçın sonlarına doğru penaltı oluyor, diyorum yok artık! bu kadarı da fazla! kadıköyde son 10 dakika bizim lehimize penaltı! rüyada bile olmaz. kendimi tokatlamaya çalışıyorum ama elim tutmuyor. ama gene de diyorum rüyaların absürtlüğü işte. vardır bir açıklaması. sonra falcao atıyor golü, sonra da sevinirken uçuyor havalara doğru... yine sevinmeye çalışıyorum ama bacaklarım tutmuyor, yere yapışıyorum. gene sevinememe durumu, diyorum kesin bir şey var, gözümden kaçıyor, ben farkında değilim. tabi totemim de yok ki rüyanın gerçekliğini test edeyim*.

    sonra hakem fazla uzatma veriyor, belhanda kırmızı görüyor falan(ben de acaba rüya değil mi diye burda şüpheleniyorum.) derken onyekuru saniyede 80 km hızla koşuyor(sonuçta rüya) tozunu yutan jailson falan öksürmekten bir hal olmuş, altay'ın karşısına geçip, çifte telli oynayarak golü atıyor. işte buna seviniyorum. yani rüyada koşamazsın falan ya, ben koşuyorum abi. zıplıyorum, bağırıyorum, arada ağıza alınmayacak kelimeler çıkıyor ağzımdan, şaşırıyorum da bir yandan. işte böyleydi rüyam. gerçekten hayra alamet inşallah.
  • 391
    rüyamda işe gelmişim. hep yaptığım gibi ilk sözlüğe giriyorum. sol frame coşmuş, çünkü 10'da 10 yapmışız. herkes mutlu, sözlük çiçek bahçesi gibi. hatta mocuishle galatasaray sözlük başlığına çiçek resimleri doldurmuş. hemen sırıtmaya başlıyorum ama bir yandan da kendime kızıyorum; sivas ve beşiktaş maçlarını nasıl kaçırırım diye. olsun, demek ki kazandık diyorum içinden. sonrasını hatırlamıyorum. bu rüya da böyle dursun. *

    (bkz: süper lig 2019-20 zorlu center sezonu)
  • 392
    dün ya da önceki gün gördüğüm rüyadır. (cumartesi gecesi de olabilir tam bilemiyorum, çocuk uyumuyor gecemiz gündüzümüze karıştı hanımla*).

    rüyamda (bkz: 8 mart 2020 sivasspor galatasaray maçı)nı izliyordum. evde iptv var. çok takılmaz ama ara sıra takıldığı olur. dakika 84'te var kararı ile ile penaltı kazandık. o sırada maç 0-0 devam ediyor. topun başına radamel falcao garcia geçiyor. kameranın çekim açısına göre penaltıyı tam falcao'nun sırtından izliyoruz. falcao geliyor vuruyor, sivassporun kalecisi sol köşeye giderken, top sağ üst köşeye doğru gidiyor ama kesin gol olacak şekilde gidiyor. top tam çizgiyi geçecekken yayın donuyor. o sırada bizim kız yine ağlıyor. oh diyorum içimden, 0-1 öne geçtik en azından diyorum ve kızın odasına doğru yürümeye başlıyorum. bu rüyada burada bitiyor.*
  • 393
    tatlı bir bahar akşamı deplasmanda, kadıköy’de fenerbahçe ile oynuyoruz. muazzam baskın bir oyunla ilk yarıda fişi çekiyoruz, devre bitmeden skoru 0-3 yapan golü atıyorum. kimden geldiğini hatırlayamadığım nefis bir ara pasıyla ceza sahasına girerken yerden sert, düzgün bir vuruşla tam köşeye. kadıköy’de bir galatasaray yedek kulübesi’nin, bir de galatasaray taraftarı’nın sesi duyuluyor. önce fener tribününe yöneliyorum, sonra vazgeçip cimbom taraftarının önüne kayarak varıyorum. yolda formayı çıkarsam mı acaba diye düşünüp, bu işin bir de ikinci yarısı var dedim. durduk yere fatih hocam sövmesin bir de. taraftarımıza armayı gösteriyorum ve uyanıyorum. tekrar, detaylı görmek için para veririm.
  • 394
    yıllar önce, mahallede mitre topumla aslıyı tavlama çabalarımın zamanında, arsada bir maç yapıyoruz ki bendeniz resmen show yapıyorum. röveşatalar, uçan kafalar, aklınıza gelebilecek her türlü şey var. mahallenin abileri kenarda izliyorlar. attıkça atıyorum attıkça atıyorum. yoruluyorum kaleye geçiyorum, adeta muslera. nereye koyarsan koy efsane oynuyorum. kalabalık artıyor gittikçe. derken maç bitiyor topu alıp eve gideceğim esnada sırtıma bir el dokunuyor. kim? jupp derwall. haben maben fussball arbeite bosch volkswagen bişeyler diyor. ich kann nicht sprache deutsh diyerek almanca bilmediğimi söylüyorum. ordan yeni yetme, göbeksiz saçlı fatih terim geliyor. bizimle oynarmısın seni galatasaraya alalım diyor. tamam bile diyemeden uyanıyorum. yıllardır da rahmetli derwall'in resmini nerde görsem ah be hocam derim. kaçırdın benim gibi yeteneği... girsene ertesi gece yine rüyama. ön protokolü yapmışız işte...
  • 397
    göreli baya oldu bu rüyayı, anlatmak bugüne kısmetmiş. şöyle ki:

    rüyamda galatasaray ile fenerbahçe şampiyonlar liginde final oynuyorlar. düşünebiliyor musunuz? iki ispanyol, iki ingiliz, iki alman, iki italyan takımı değil; iki türk takımı final oynuyor.

    galatasaray ile fenerbahçe şampiyonlar ligi finali oynarken; aynı anda da uefa kupası finali oynanıyor ve orada da beşiktaş ile sheffield united oynuyor. ilginç olan; iki kupa finalinin aynı anda oynanması ve sheffield united takımının benim rüyamın içine kadar girmesi...

    devam edelim; galatasaray-fenerbahçe finalini izliyorum ben, maç 80. dakikaya kadar 0-0 gidiyor. ben bu sırada bilgisayarımdan fifa oyununu açıyorum ve aynı maçı simülasyon olarak oynatıyorum. fifa'da oynanan maçı fenerbahçe 4-1 kazanıyor. ben onu gerçek zannediyorum ve üzülüyorum. adamlara bak ya, şampiyonlar ligi şampiyonu oldular, avrupa'nın en büyüğü oldular, hadi baskette olmuşlardı tamam ama futbolda da oldular, diye düşünüp kahroluyorum.

    ancak rüyanın devamında televizyona bakıyorum ve haberlerde, maçın aslında 4-1 fener galibiyetiyle bitmediğini, galatasaray'ın son dakikalarda bulduğu golle 1-0 kazandığını öğreniyorum. golü de ryan babel atmış. ben bu rüyayı gördüğümde babel bizdeydi hala.

    babel'in attığı golle fenerbahçe'yi 1-0 yenip şampiyonlar ligi şampiyonu oluyoruz. kupayı kaldırma görüntülerini televizyondan izliyorum. yine rüyanın ilginç taraflarından biri de, kaldırdığımız şampiyonlar ligi kupası gerçekteki kupa değil, farklı bir kupa.

    böyle bir rüyadır efendim, galiba üstüm açık yattım o gece. umarım bir gün gerçek olur :)
  • 400
    ligde kritik haftalara girilmiş 30-32 haftalar gibi içerde bir anadolu takımıyla oynuyoruz. maç 0-0 'a kilitlenmiş tıpkı 2015 yılındaki gençler maçı gibi. ben de sol kanatta oynuyorum ultraslanin olduğu kaleye doğru hücum ediyoruz dakikalar 75 falan. sağ kanatta pozisyon oluyor topu biri ceza sahasının dışında yayın ordaki mariano'ya çıkarıyor. mariano sağ ayağının içiyle kalecinin sağına yerden öyle güzel bir plase bırakıyor ki kaleci çaresiz tribünler yıkılıyor. sol kanattan mariano'nun üstüne ilk zıplayan ben oluyorum tüm futbolcular üstümüze atlıyor. mariano'ya doğru koşarken ulan bu adamı en kötü oynadığında bile savundum şimdi sözlüktekiler tespih gibi methiyeler düzecek bu gol için diye içimden geçiyorum.

    uzun zaman sonra benim futbolcu olmam dışında mantıklı bir rüya gördüm. cok.ozledik amk futbolu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın