• 4705
    17/18 döneminde koca sezonu 3 orta saha oyuncusu ile geçirmeyi planlayan yönetim. tolga, selçuk ikilisinin yanına naingollan'ı alsan ne olur? mesela tolga en formda haline geri dönse... hiç uzun süreli sakatlık yaşamadı mı bu takım? yatırım yaptığın adam sakatlandı diyelim? mesela gomis sakatlansa eren idare edecektir. üstelik orta saha temponun, mücadelenin en yüksek olduğu, kasları en çok zorlanan oyuncuların yer aldığı bölge. sakatlık riski çok daha fazla. bana göre bir 6 numara bir de 8 numara alınması gerekiyor. en azından sakatlık halinde iyi kötü idare etme şansımız olsun.
  • 4707
    1 hafta sonra ilk resmi maçına çıkacak futbol takımına henüz orta saha transferi yapmamıştır. yok konoplyanka yok feghouli yok sneijder derken zaman akıp gidiyor ve olan yine galatasaray'a olacak. benim korkum orta saha transferinin bekletilme sebebinin şimdiden bir transfer yapılırsa avrupa ligi ön elemelerinde tek transferin yetmeyeceğinin görülecek olmasını düşünmelerdir. transfer sezonu sonuna doğru bir transfer yapıp transfer dönemi kapanınca da iş işten geçmiş olacak. bir kere de doğru kadro mühendisliği yapın ya, bir kere be.
  • 4708
    iş bilmez, insan yönetmekten bihaber beceriksizler ordusudur. 2017-2018 sezonuna yapılan transferler ile bir kıpırdanma ile giren taraftarı yine bölmeyi başardılar. üstüne 5 yaşındaki bebenin bile tahmin edebileceği üzere belhanda'yı saçmalığın daniskası da olsa bir tepkiyle karşı karşıya bıraktılar. bak bu adamların yönetip başarılı olabilecekleri hiçbir sektör ya da organizasyon yok. birilerinin testislerini okşayarak bu konuma geldikleri o kadar belli ki. diyeceğim o ki bu andaval sürüsü başta iken hiçbir başarı için umutlanmayın.
  • 4709
    bir kulübün futbolcularla işi, futbol oynadıkları süreyle kısıtlı değildir. hele bu isimler büyük isimlerse hiç değildir.

    wesley sneijder gibi isimle yol ayrımına gidersiniz, gidilmez değil, her oyuncudan vazgeçilebilir. wesley sneijder gibi bir isimle yollarınızı ayırmanın yolu mobbing değildir, olmamalı! net. bunun bir de sonrası var. kulüp imajı var.

    bugün didier drogba'dan ricacı olsanız, sizin namınıza kulüplerle, oyuncularla, menecerlerle görüşür. drogba ile konuşup ikna olmayacak var mıdır ki? cumhurbaşkanı olacak adamdır, didier drogba. ve bu adamın seninle iyi ilişkileri var. bugün getir, sportif direktörün olsun. afin 10 basar. müthiş bir referanstır. sanırım bu benim hüsnükuruntum, ama ben hep chelsea kulübüyle aramızın gün be gün iyiye gideceğini, güzel bir ilişki kuracağımızı düşünmüştüm. sonra al gülüm ver gülüm...

    tomas ujfalusi bunu yapıyor, sadece semih kaya özelinde de değil ha.

    harry kewell bunu yapabilirdi. fazla yararlanamadık. o da bizi çok sever, hergele.

    ulu johan elmander, bunu viking diyarında yapabilir.

    prekazi, hagi, popescu hâlâ bizim için bazı temaslarda bulunuyor. elçi oluyorlar.

    yarına gelirsek... wesley sneijder gibi bir adamın, futbolun fabrikalarından biri hollanda memleketinde sizin namınıza konuştuğunu aracı olduğunu düşünün. bu adam boş adam değil. futbol hakkında bir fikri olan bir adam. hollanda milli takımının efsanelerinden biri olacak belki de.

    ve siz bu adamın kıçına teneke bağlayıp göndermenin derdindesiniz. gülerler, arkadaş, gülerler.

    günümüz futbolunda insan kaynaklarının ne kadar önemli olduğunu bilmeyen kaldı mı? kulüpler futbol elçisi tayin ediyor, artık. barcelona bunu yapıyor, juventus bunu yapıyor, real madrid bunu yapıyor, dünya kulüpleri bunu yapıyor, siz niye yapmıyorsunuz.

    şu markalardan yararlanın, allah aşkına.

    didier drogba'dan, wesley sneijder'den, harry kewell'dan vesaire vesaire...

    avustralya ile bir ilişkimiz nasıl olmaz, ben bunu anlamıyorum. galatasaray, suudi arabistan'da yaptığını neden koskoca kıtada yapmaz. suudi arabistan'da hazırlık maçı bence çok iyi bir düşüncedir. ha, zamanlamasını tartışırsınız o başka.

    hatırlıyorum, türkiye milli futbol takımı, avustralya milli takımı ile hazırlık maçı yapacaktı. çubuklu tosun emre belözoğlu, o zamanlar daha türk maradon -evet, bir zamanlar böyle anıldığı oldu bu arkadaşın- olarak biliniyordu. stat full çekti. o zamanki röportajlarda avustralyalı kardeşlerimiz, güya bir top cambazını izlemek için geldiklerini defaatle dillendirmişlerdi. şimdi gerçi her şeye bir tık kadar uzaktayız. ama bu bir şeyi değiştirmiyor: galatasaray bunları yapmak zorunda. eğer dünya kulübü olmak istiyorsak, ya da öyle olduğumuzu düşünüyorsak.

    mesela bir organizatörün olacak. bu tür işleri kovalayacak. gidecek amerika'ya bir hazırlık maçı ayarlayacak. diyecek ki, bu hazırlık maçının öncesinde veya sonrasında, bir de gösteri maçı yapalım. wesley sneijder'in takımı, didier drogba'nın takımına karşı oynayacak. misal veriyorum tabii. giderken yanında mağazanı da götüreceksin. kıyıda köşede kalmış malları gittiğin yerin yardım kuruluşlarına bağışlayacaksın. ha, bunu göz önünde yapmasan da olur, o ayrı konu.

    bir davet vereceksin, ne bileyim bir balo düzenleyeceksin. çağıracaksın, kim var kim yoksa. hagi'den tut prekazi'ye, drogba'dan tut baros'a, song'dan tut kewell'a, taffarel'den tut... diyeceksin ki, siz bizim futbol elçilerimiz, gözümüz kulağımız, dilimiz sözümüz olun.

    bunu da ancak marka isimlerle yaparsınız. ünal aysal o kadar para harcadı. reklamını yaptı kulübün. ingiltere'de boy boy, sayfa sayfa galatasaray analizleri yayınlandı. amerika'da televizyonlar galatasaray haberi geçti. espn'de günlerce, öyle veya böyle galatasaray konuşuldu.

    ama yok! al, teneke var...

    ben mi çok hayalperestim, bilmiyorum ama yapılabilir geliyor bana.
  • 4712
    wesley sneijder sürecini olabilecek en kötü şekilde yöneten daha doğrusu yönetemeyen yönetim. ha hangi süreci doğru yönettiler ki?

    sneijder'i bezdirmek için belhanda'yı maça 10 numara forma ile bile onların çıkarttığına eminim.

    artık kendilerine gelmeliler ve mayıs 2018'a kadar en az kaoslu, en faydalı şekilde süreci tamamlamaya gayret etmeliler.

    sneijder konusunda da melo'ya yapılanı yapmamaları, inatlaşmamaları ve kadroda tutmaları gerektiğini sanırım söylememe gerek yok.
  • 4713
    ne de güzel demiş murathan mungan, "türkiye'de her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız" diye...

    grosskreutz faciası henüz başlangıçmış meğer. akla hayale gelmeyecek beceriksizliklere imza atıyorsunuz. son olarak da takımın çiçeği burnunda transferi belhanda'yı taraftara yem ettiniz. hem de sneijder gibi bir markayı itibarsızlaştırmaya çalışacağım diye...
    neresinden tutsam/tutsak elimizde kalır. bir forma numarası işini yönetmeyi beceremeyen adamlar topluluğu olarak koskoca galatasaray'ı yönetebileceğinizi sanıyor olmanız; hangi özgüvenin, hangi kokuşmuşluğun ürünü merak etmiyor değilim. küçük aklınızla sneijder gitti izlenimi yaratmak için; numarayı bir başkasına vererek akıl oyunu yaptınız. bunun nasıl sonuçlar doğuracağını hesaplayamayacak kadar aciz insanlar olmanız bir yana; bu büyük camiadan bir tane adam çıkıp da tepki koymuyor/koyamıyor.

    böyle bir akıl tutulması bu ülke için bile fazla. boşuna söylendiğini de bilsem;
    yönetim istifa!
  • 4714
    yaşanılan her krizi kulübe maksimum zarar yansıtarak atlatan(!) liselilerin gözbebeği topluluk. herkesin dediği gibi sneijder ile yolları ayırmak isteyebilirsin. bence aptallık, ama o yönde bi planlama yapmış olabilirsin, eyvallah. ama bunu mümkün olan en rezil şekilde yönetmek, bir futbolcuyla yolları ayırma aşamasında hem yönetimi, hem teknik direktörü, hem futbolcuyu, hem yeni transferleri yıpratmak muazzam bir başarı örneğidir. vallahi bravo. yok böyle bir başarı hikayesi.
  • 4715
    ciddi meblağlarda kaynağı nasıl ve nereden geldiği belli olmayan korkunç bonservisler harcanırken, yepyeni bir takım kurulurken, yıllardır yapılması gereken büyük çer çöp kadro revizyonu yapılırken;

    1 - bu çapta bir değişim dönüşümü dursun ve ekibinden oluşan çapsız, vizyonsuz, dangalaklar ekibi mi yapmalıydı?
    2 - böylesi bir harcama sonunda ortaya çıkacak kadroyu; son derece kompleksli, problemli, agresif, insan yönetme konusunda ciddi arızaları olan acemi, kariyersiz tudor'a mı emanet edersin?
    3 - hadi diyelim bu çapsızlar sürüsü gitmedi, gönderilemedi, başkla bir arsız ve kifayetsiz grup olan kongre şu veya bu sebepten bunlara sahip çıktılar göndermediler vs... kadro revizyonu da şart oğlu şart. yıllardır bağırıyor, her sezon gönderilemeyen ve sürekli alınan vasat oyucularla kalitesizler ordusuna dönen takım mutlak değişmeli. eyvallah da nadem kaynak da yarattınız bu transfer harekatını işi bilen bir ekibe ve iyi bir hocaya neden emanet etmezsiniz?

    snayder konusunda hiç girmiyorum. yukarıdaki arkadaşlar zaten benim hissettiğim herşeyi söylemişler. dursun özbek varsa dibin dibi yoktur.
  • 4719
    bir işi de düzgün yapın arkadaş ya; her gelende, her gidende, her kalanda bir şekilde haber niteliği taşıyan olay çıkarmayı başarıyorsunuz. anlamadığım şey, hepiniz bir yerlerde patron ya da yöneticisiniz, çalıştığınız organizasyon nasıl batmıyor anlamış değilim, yoksa klübe özel mi beceriksizliğiniz. lan ben işte 1 tane sayıyı yanlış yazsam almadığım mail kalmıyor almanya'dan amerika'dan siz ısrarla beceriksizlik yapacağız diye her seferinde kendi rekorunuzu daha yüksek seviyeye çıkarıyorsunuz. eğer karma varsa, bu kadar taraftarın ahı sizi dert sahibi eder agalar.
  • 4720
    mevcut yönetim için konuşmak gerekirse, galatasaray'ın aleyhine çalıştığını söylemek mümkün. galatasaray'ın yararına olacak hiçbir şey yapmıyorlar. üzerine bir de son zamanların en başarısız yönetimi olarak, eli sopalı mafya bozması taraftar grubunu "sucuklayıp" protestoyu da önlüyorlar. göz göre göre galatasaray'ı dibe çekiyorlar. bunlar en büyük galatasaray düşmanı.

    galatasaray'ın acilen, ilk sırada, hemen, derhal kurtulması gereken şey kendileridir. sonra diğerleri gelir; tudor, selçuk, yasin. ama balık baştan kokar. o yüzden bunlar gitmeden bize ışık yok.

    istifa!
  • 4724
    dernekler yasasının 84. maddesi şu hükmü taşıyor:

    madde 84- yönetim kurulu, beş asıl ve beş yedek üyeden az olmamak üzere dernek tüzüğünde belirtilen sayıda üyeden oluşur.

    yönetim kurulu üye sayısı, boşalmalar sebebiyle üye tamsayısının yarısının altına düşerse; genel kurul, kalan yönetim kurulu üyeleri veya denetim kurulu tarafından bir ay içinde toplantıya çağrılır. çağrı yapılmazsa, üyelerden birinin istemi üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.

    galatasaray tüzüğünün 85. maddesi hükmü ise şöyledir.

    yönetim kurulunun oluşumu
    madde 85: yönetim kurulu, kulüp başkanı ve tüzük'ün 59. maddesinde belirlenen koşullara sahip 10 (on) üyeden oluşur. yedek üye sayısı 5 (beş)'tir.

    bu hükümlerden yola çıkarsak başkanla birlikte 16 üyeye sahiptir galatasaray yönetimi. (galatasaray lisesi müdürü'de doğal üyedir ama onun dernekler yasası açısından hükmü yoktur)

    sanıyorum 3 veya 4 üye daha önceden istifa etmişti. (sportif a.ş. yöneticileri bu denkleme dahil değildir) buna göre yedekler dahil edildikten sonra üye sayısı başkan dahil 7'ye düşerse (bazı hukukçulara göre 5'e düşerse) olağanüstü seçimli kongreye gidilmek zorunluluğu doğar.

    ancak bana göre üç-dört üyenin istifası ile seçime gidilme zorunluluğu doğacaktır. başka türlüsü utanmazlığın zirvesi olur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın