• 179
    günü kurtarma üzerine yapılan politikadır. transfer sezonu öncesinde çalışma yapılmaz ve transfer sezonunda menejerlerin sunduğu isimler üzerinden seçimler yapılır. böyle olunca da bir türlü istenilen seviyeye çıkamıyoruz.

    eskiden bonservis verme konusunda sıkıntı yaşıyorduk. hal böyle olunca bonservisi elinde oyunculara, ya da sözleşmesinden çıkılmak istenilen oyunculara gidip, yüksek maaş verip alıyorduk. ama söylenilene göre artık bonservis konusunda bir sıkıntımız yok. ki görüyoruz da bunu. herkese 10 milyon+ verebiliyoruz. bunlar bizi bırak avrupa için de ciddi paralar. bu paralara çıkabiliyorsak da bunun doğru yönetilmesi gerekiyor. aynı zamanda da bir profesyonele gidilmesi gerekiyor.

    bence en önemli transferi bu komitenin başına yapmamız gerekiyor. scout şefi ile birlikte çalışıp, istediğimiz özellikte ve tarzda oyuncuları kulübe kazandırmamız gerekiyor. sara muazzam bir transfer mesela. bu tarz oyuncuları bulabiliriz. bu paraları o oyunculara verebiliriz.

    gidip müzmin sakat bir oyuncuya 9 milyon vermek nasıl bir iş mesela anlamıyorum. bu sezon avrupa'da jakobs'tan fazla para verilip alınan sadece 7 sol bek var. bunların da 5'i ingiltere ligine gitmiş.

    sağ beke potansiyelli isim alıyoruz ama hocanın istediği tarzda biri olmuyor bu kişi. o da oynatmıyor. jelert'e de 9+2 milyon euro veriyoruz. bakıyoruz ki avrupa'da en fazla bonservis verilen 10. oyuncu ki opsiyon devreye girerse 7. oluyor.

    sara'ya verdiğimiz para ortada ki helali hoş olsun. hala daha mika için 25 milyon euro konuşuluyor, pavlovic için yine aynı seviyelerde, morata'ya 10 milyon euro deniliyor. böyle bir lüksü biz hiçbir zaman yaşamadık. o zaman bunu doğru kullanmamız lazım ki bunun da kolay olması lazım. çünkü seçeneğin çok. paran var. ama bizde o akıl yok.

    transfer öyle bir günde yapılmaz. eksiklerin bellidir. o eksiklere kimi yerleştirebilirsin onu düşünürsün. isimler belirlenir ve görüşmeye başlarsın. bunu transfer sezonu gelince yapmaya başlamazsın. plan program dahilinde ilerler ve sonuca bağlarsın. biz ise menejerlerin önerisine göre strateji belirliyoruz. alabildiğimiz adamlara göre de taktik belirliyoruz. dünyanın en saçma transfer stratejisi bu olsa gerek.
  • 180
    her transfer döneminde avrupa transfer piyasasının kapanmasından sonra bizim için başlayan on günlük süreçtir. galatasaray futbol kulübü gardi ile tamamen bu politika ile transfer gerçekleştirmektedir.

    öncelikle transfer yapan takımları takip ediyoruz. eğer bir oyuncu ilk 11’deki yerini kaybettiyse o oyuncuya teklif götürüyoruz.
    veya bir oyuncu kulüpten ayrılmak istiyorsa ve transferi deadly day dediğimiz güne kadar gerçekleşmediyse büyük bir hayal kırıklığıyla bizim teklifimizi kabul ediyor.
    aslında fırsat transferi dediğimiz her transfer dönemi avrupa transfer piyasasının kapanmasından sonraki on günlük süreçtir.
    galatasaraylı yöneticiler birkaç mevkiye transfer görüşmesi yapıp anlaşmış olsa dahi bu on günlük süreçte tıpkı osimhen gibi bir oyuncuyla acaba anlaşırız mı diye her zaman beklemiştir.

    evet bu bazen bize fayda sağlar. ancak belli dönemlerde kadro kaliteniz yetersizse ve takviye edecek oyuncular, rotasyon oyuncularınız kısıtlı ise belli başlı bölgelere acil transfer gerekir.
    işte galatasaray yöneticilerinin özellikle dursun aydın özbek’in idrak edemediği kısım burası.
    sanıyorum ki menajer gardi’nin başarısı tamamen bu politikanın analizini iyi yapmasından kaynaklanıyor.
    umarım bu kez bu on günlük süreçte saçmalamayız.
  • 181
    2025-2026 yaz transferi dönemi ile birlikte kadroda büyük bir değişiklik yaşanacak gibi duruyor.

    kadro mühendisliği açısından bu politikanın ve dönüşümün nasıl olması gerektiği hakkında fikir vermesi amacıyla:

    icardi-morata
    osimhen-jonathan david
    bats-romulo
    mertens-angel gomes
    demirbay-ilkay
    torreira-lemina
    abdulkerim-ahmetcan
    metehan-ozan
    muslera-berke

    ... diye uzar gider.
  • 182
    dünya genelinde top 10 santrafor oyuncusuna sahip olan takım. bütün bir ilk devre forvetini iyi besleyememekten yakınan takım. transfer dönemine teknik direktörünün medyaya direk dile getirmesiyle, hücumun her bölgesinde oynayabilecek bir 9.5 transfer etmeyi düşünüyoruz diye başlayan takım. bir anda bundan vazgeçip yine net 9 numara transfer ediyor. 10 numarası 38 yaşında.
  • 183
    artık yıldız futbolcudan çok genç futbolculara yönelmemiz gereken politikadır. ziraa şuan takımımız yıldıza doymuş durumda en az 1 veya 2 futbolcu daha konuşuluyor. takım bu transfer döneminde genç oyuncu parlatma potansiyelinin zirvesinde. takımın iskeliti ve etrafındaki oyuncuların tamamı formunun zirvesinde bu kalitede çok rahat oyuncu parlatabiliriz. özellikle kanat oyuncularına yönelmeliyiz diye düşünüyorum.
  • 185
    ben bu yeni politikayı beğenmedim. özümüzden iyice uzaklaştık. iyice arap yarımadası takımlarına döndük. ismimizi duyan 3 liralık futbolcusuna 7-8 lira diyor. maaşı 1 lira olan istanbul'u duyunca bile 5'ten kapıyı açıyor. bu durum hem can sıkıcı, hem utanç verici. singo kim, akanji kim, sommer kim? fransa liglerini şöyle etraflıca bir tarayın şu singo denen kalıplı ama düz futbolcudan 15 tane bulursunuz. akanji... iyi hoş da 30 yaşındaki popescu'yu çok daha kolay ve uygun şartlarda almıştık. kaldı ki popescu, akanji denen sıradan stoperi sağ cebine koyar sol cebinden çıkarır.
    yok arkadaş ben bu yeni politikayı sevemedim. bu nedir arkadaş? parayı çöpten mi topluyoruz biz? insanlar kıt kanaat forma alıyor, camiamız pervasızca harcama yapıp astronomik bedellerle futbolcu alıyor. gsaray'ın önümüzdeki seneden itibaren acilen maaş skalasında ciddi bir düzenlemeye gitmesi gerekiyor. bu sürdürülebilir bir yapı değil.
    gelmesin akanji makanji, arda ünyay oynasın. singo kalsın, ali turap oynasın, gökhan sazdağı oynasın. zaten öyle de avrupa'da başarısız oluyoruz, böyle de. öyle de lig şampiyonu oluyoruz, böyle de oluruz.
  • 186
    kamuda verilen zam oranları ortada, özel sektör de ağırlıklı olarak kamuyu örnek alacaktır. asgari ücretli desen ara zam da almadı, açlık sınırının altında şu anda. öğrenci karnını zor doyurur halde. emekli desen nasıl hayatta kaldığı muamma.

    bunları neden anlatıyorum? ülkenin çoğunluğunun ekonomik durumunu göz önüne alıp sağa sola üçer beşer saçarız moduna geçmeyin.

    gelir düzeyi yüksek azınlıkla bir yere kadar atılım yaparsınız. formayı bu yıl 4500'e, seneye de 9000'e satarım diyorsanız deniz bitti beyler. kredi kartı ödeme sorunları, konkordatolar, yığılarak artan borç oranlarına bir göz gezdirin derim. singo 7 istedi, barış'a 5 verelim derken sanırım sallai taban maaşlı oyuncu olacak kadroda.

    kurun önünde eskisi gibi bent çekilmiyor. götüm götüm yükseliyor derken euro yılbaşından bu yana 36'lardan 48'lere geldi. nereye kadar yansıtacaksınız bunu fiyatlara? ister istemez döviz bazlı gelirlerinizde bir azalma olacakken "arap bol bulduğu yağı götüne sürermiş" mantığından çıkılması gerekiyor.

    bunları dile getirince de hedefler büyük, vizyon büyük, anlayamazsınız diye zıplayan bir tayfa var. belli kardeşim. transfer sezonunun kapanmasına 10 gün kala kadronun yarısı eksik.
  • 187
    kadromuzda 2-3 bilemedin 4 tane süperstar yeter. zaten halihazırda 3 tane dünya yıldızı var. zamanla ekonomik gücümüz artarsa her sene bu sayıyı artırırız.

    herkes kendine gelmeli. yöneticiler de avrupa devlerinin çaptan düşmüş yıldızlarını getirmek için abartmasın. gerekirse güney amerikadan, afrikadan, fransa liginden genç isimlere para gömelim ama özellikle 30 yaşını geçmiş futbolculara hem çift haneli bonservis hem de abartı maaşa gerek yok.

    kadro derinliği kaybolmasın yeter. kaleci, stoper, orta saha ve mümkünse sağ bek olmak üzere en az 4 futbolcuya daha ihtiyacımız var. 1-2 tanesi yıldız diğer ikisi genç olsun ben razıyım.
  • 188
    https://x.com/...A5bq3uPAkRestdB0BhCA

    yakup çınar’ın jelert haberi doğruysa +2 kontenjan zorunluluğundan dolayı jelert’in yeri senne lamens ile dolacak gibi görünüyor. cuesta yerine de 1 yabancı transferi daha yapılıp defter kapanır. şampiyonlar ligi kadro bildirimine sadece 76 saat kaldı. önümüzdeki 3 gün baya hareketli geçer. barışın da durumu bu süre zatfında belli olur.
  • 189
    mütemadiyen hiç bir dönem hatırlamam ki dört dörtlük ve tüm defoların kapatıldığı bir transfer sezonu geçirmiş olalım.
    bu sezon da yola muslera ve mertens'in ayrılacaklarını bilerek, ve ilaveten de stoper, sağ bek, orta saha eksikleri ile girmemize rağmen şu ana dek kaleci, 10 numara, orta saha ve stoper transferi yapamadan, ve de elden çıkarılması gereken bir iki oyuncuyu satamadan son 2 güne giriyoruz. bu tablo değişmezse ki zaman daraldıkça gittikçe zorlaşıyor, bu demektir ki yine orta saha oyuncularımızın başına birşey gelmemesi için ve okan buruk'un bazı maçlarda şapkadan tavşan çıkarabilmesi için dualar edeceğimiz bir sezona girmiş oluyoruz.
    ligde rakip tek gibi, bizim cl onların avrupa ligi kuralarına bakarsak biz bu derinliği olmayan kadromuz ile çok yıpranır, bazı kilit oyuncularımızı dinlendiremeyeceğimiz için özellikle dönüş maçlarında ligi de tehlikeye atarız.
    bunu tahmin edip öngörmek zor olmasa gerek çok sayın daö yönetimi...
  • 190
    baş aktörleri kavukçu ve buruk olan politikadır.

    dursun özbek onay makamı. çekincelerini belirtiyor ama ikna da edilebiliyor. buruk ve kavukçu ikilisi yaz başından beri her şeyi yönetiyor. buruk, dar kadro tutkunu bir isim. dar kadroyu kasıtlı biçimde oluşturup takım içi kimyayı yükseltme gibi bir yöntemi var. riskli, çağ dışı ama bizim ligde tutuyor. yine aynı yöntemi deneyecek gibi duruyor.
  • 191
    anlaması gerçekten de mümkün olmayandır. yarın son gün ve gele gele yine orta saha oyuncularımızın başına birşey gelmemesi için ve okan buruk'un bazı maçlarda şapkadan tavşan çıkarabilmesi için dualar edeceğimiz bir sezona girmiş olduk çok şükür!
    ben demiyorum ki tranafer hovardalığı yapalım. ama senin en büyük rakibin, üstelik avrupa liginde sana göre görece hafif maçlar oynayacak olmasına rağmen hemen her mevkide nicel olarak birbirine yakın alternatifli bir kadro kursun, sen eksikleri tam gidermediğin gibi, hadi cl kadrosu verildi ama hazır kontenjan da müsaitken cl kadrosundaki bazı oyuncularımızı (osimhen, lemina, sanchez, torreira gibi) en azından ligde rahatlatacak en az 2 tane kumaşı olan u23 alternatif neden düşünülmez anlayan beri gelsin.
  • 192
    son dört transfer döneminde on numara mevkine mertens dışında ısrarla oyuncu almamanın nedenini bir türlü anlamıyorum.
    son iki senedir yunus akgün sakatlanınca bile takım yaratıcılık konusunda sıkıntı çekiyor. ne zaman yunus forma giriyor galatasaray'da forma giriyor, daha rahat pozisyon bulup, daha çok gol atıyoruz. ama biz sürekli sekiz numaraya altı numaraya oyuncu bakıyoruz.
    o pozisyonlara da oyuncu alalım da on numara pozisyonuna da artık bir oyuncu alalım. takımda yaratıcılık eksikliğini sadece yunus çekiyor, böyle bir kadro planlaması olmaz. yunus patlayınca komple patlıyorsun.
    daha da tecrübe etmeye gerek yok. acil bir şekilde devre arası transfer döneminde on numara pozisyonuna oyuna akıl katabilecek, inceleri görebilecek bir oyuncu alınması gerek. bir transfer dönemini daha bu pozisyona adam alınmadan kapatılırsa, yunus'un en ufak formsuzluğunda kimse ağlamasın.
  • 194
    hantal bir politikadır. her zaman 3-5 isim etrafında döner transfer harekatımız. hadi buraya kadar normal. normal olmayan şey transfer dönemi sonunda yine aynı o isim üzerinde takılı kalmamız. hiçbir zaman b, c planı olmaz. b planı denilen şey çapsız menajerlerin kucağına düşüp son dakika bir futbolcuya olmayan etmeyen paraya bayılmaktır. yazın 2,5 ay, kışın 1 böyle takılı kalırız. takıntı yaptığımız oyuncunun bonservis yahut maaş taleplerini düşüreceği beklenir. fenerbahçe-beşiktaş şer ittifakının o futbolcuya sulanmayacakları ümit edilir. bunlardan seken olursa bize gelir. yoksa galatasaray gurmeleri bilir ki galatasaray transferleri son gün taraftarı kandırmak için yapılır. o da avrupa listesine bildirilemez, öyle olur işte.

    galatasaray futbol takımının 2025-2026 ara transfer döneminde 4 tane sallai tipinde oyuncuya ihtiyacı var. yani fiziğiyle oynayan oyuncu olacak, yedek kaldığında küsmeyecek veya salmayacak, sakatlanmayacak ve bu takımın huzuruyla sinerjisini bozmayacak oyuncular. çıkan haberler salah, griezmann, gedson şeklinde. buradan anlayın bizimkilerin hantallığını, takıntılarını, popülizm kokan transfer hareketı sevdasını...
  • 196
    gardi etkisi olmadan önce iki temel strateji vardı.

    1) cenk ergün tarzı: sözleşmesi biten ya da bitmek üzere olan +30 yaş futbolculara, 3 milyon ve üzerinde yıllık ücretin garanti edildiği, en az 3 yıllık sözleşme.

    2) emre utkucan tarzı: scout departmanının önerdiği, 10-20 milyon arası bonservis bedelinin ödendiği, potansiyeline ulaşıp ulaşmayacağı muamma olan 20-25 yaş arası oyuncular.

    her yıl on milyonlarca euro transfer harcaması yapan bir takımın çok da tutumluymuş gibi transferin son gününe kadar bekleyip fiyatı kırdırmaya çalışması da bambaşka bir saçmalık…

    avrupa’da yapılan transferler ve ücretleri görünce bu transfer harcamalarının hiç de masum olmadığı söylenebilir. esas soru bundan kimin ya da kimlerin çıkar sağladığıdır.

    çok iddialıyım, ben ya da buradaki bir başka arkadaşımız bu transfer stratejisini çok daha iyi yönetir. ama amaç düzgün transfer yapmak değil, transferden elde edilen parayı yemekse türk futbol yöneticilerinin eline kimse su dökemez….
  • 198
    bir kere son gün düşeş osimhen geldiği için artık her transferde dünyadaki en iyi oyuncuyu alabilir miyiz? şeklinde bir politikaya dönmüştür. ayrılacağı ayan beyan belli muslera'nın yerine son güne kadar donnaruma kovalayıp, haziran ayında yarı fiyata alınabilecek uğurcan çakır'a servet dökmekle bitti iş.

    yine aynı sene jelert, cuesta gibi transferler tutmayınca dünyadaki tüm ucuz ve genç oyuncular da çöp oldu hocamızın ve yönetimin gözünde. transferde çok tecrübelendik lafının da altında bu tecrübeler yatıyor. oysa ki son dönemde en çok parlattığımız boey, barış alper gibi oyuncular fındık fıstık parasına transfer edilmişti. fiziksel dayanıklılığı yüksek, oyunumuza yatkın u-23 oyuncu denemeleri yapmamak nereden bakılsa akıl tutulmasıdır maalesef.
  • 199
    bu politika ile ilgili güzel haberlerin ardı arkası kesilmiyor. şimdi de, şayet haber doğruysa, yüksek bonservisli oyunculara başkandan izin çıkmamış ve sadece bonservissiz ya da kiralık oyunculara yönelecekmişiz.

    https://x.com/...559303117611344?s=46

    bir sonraki adım olarak bence transferi için bize para ödeyen oyunculara yönelmeliyiz. böylece mevcut transfer politikalarından “epistemolojik bir kopuş” ile yeni bir çığır açabiliriz.

    oyuncu almama üzerine yürütülen politika.
  • 200
    "sabretmeye zamanımız yok" şeklinde abuk bir anlayışın, en sağ duyulu taraftara bile yansıdığı acayip politika.

    transfer gündemine bakıyorsun. daha 3 sene önce avrupa ligi kazanmış takim gidip 5 milyona güney amerika'dan, 25 yaş altı oyuncu alıyor. öbür premier lig takımı 15 milyona 20 yaşında brezilyalı indiriyor, ama galatasaray taraftarı 19 yaşında topçu icin 5 milyon verilmez, sabra zaman yok diye burun kıvırıyor. bahsettiğimiz takım 3 sezon önce avrupa ligi son 16 turunda sparta prag'dan 4, geçen sezon hollanda ligi'nin baş altı takımı az'den 4 yiyen takım. bu sezon da hala şampiyonlar ligi'nde son 24 yapacak mı meçhul. sanki forma için büyük yıldızların savaştığı real madrid'den bahsediyoruz. osimhen'e 75 milyon verince manchester city olmuyorsunuz otomatik olarak.

    galatasaray'ın kadrosunda mutlaka ve mutlaka 5 milyon bonservis altına alınmış ve senelik 1 milyon euro altı maaşa oynayan genç oyunculara ihtiyacı var. birkaç tane var. sabredemeyiz derken biz kim oluyoruz da sabredemiyoruz anlamıyorum. tamam takımı küçümsemeyelim, ama herkesin tokatladığı dönemde, liverpool'ı 1-0 mağlup ettik diye de uçmayalım. 2-3 kritik topçusu olmadığında, union'a karşı pozisyon üretemeyen bir takımdan bahsediyoruz. sabredeceğiz, sabretmek de zorundayız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın