• 73
    (bkz: ne dediler/#3306860)

    şu olay gerçekleşirse burak elmas yönetimi kulüp tarihinin en büyük skandallarından birine imza atmış olur.

    kiralık verdiğimiz oyuncuyu geri istiyoruz, (geri çağırma maddesi olmayabilir eyvallah) karşılığında; ‘veririz ama aytaç kara’yı bize verirseniz’ cevabını alıyoruz. bonservisi bizde olan kiralık futbolcumuzu, başka bir futbolcumuzun bonservisi karşılığında geri almak mı!! yok yok bu skandala imza atmazlar, bu kadar akılları çalışıyordur. tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şeye şahit etmeyin bizi.
  • 150
    yabancı transferi için konuşmak gerekirse bir transfer sezonunda bir yıldız ve on birdeki geri kalan eksikleri genç oyuncularla doldurmak şeklinde olmalıdır. yedek transferi için de olarak tecrübeli bir isme gidilmelidir.

    bu yıldız oyuncu davinson sanchez, lucas torreira ve mauro icardi transferleri gibi olmalı. avrupa'nın dev kulüplerinin kadrosunda istemediği ama yaş olarak onlar basamağında 3 görmemiş olan bir oyuncu aramayalız. bu oyuncu ya nicolo zaniolo'nun gideceğini düşünerek 10 numaraya ya da 8 numaraya gelmeli ki ben yıldız oyuncunun 10 numaraya gelmesini tercih ederim. bonservis bedeli olarak davinson'a 9, torreira'ya 6, icardi'ye 10 verdiğimize göre yine en az 10 milyon euro verebiliriz diye düşünüyorum.

    diğer orta saha transferi ile sağ bek oyuncusu ise marcao, victor nelsson, sacha boey, derrick köhn, alex telles, armindo bruma gibi olmalıdır. en fazla 25 yaşında, henüz patlamasını yapmamış ama takıma dinamiklik ve enerji katacak oyuncular olmalıdır.

    yedeklerdeki en büyük eksik olan forvete ise 30 yaş veya üzeri tecrübeli bir forvet alınmalı. icardi'nin arkasında olmaktan gocunmayacak ve gerektiğinde çıkıp golünü atacak bir isim olmalı.

    fernando muslera, dinamik sağ bek, davinson, köhn, torreira, dinamik 8 numara, yıldız 10 numara, hakim ziyech, icardi ilk on birdeki yabancılar. wilfred zaha, dries mertens ve tecrübeli forvet yedekteki yabancılar olur. zaha ve ziyech'in ayrılması durumunda yine bu oyuncular gibi bir yıldız statüsünde bir fırsat transferi düşünülebilir. diğer oyuncu ise ya genç bir transfer ya da tete olmalıdır. tete'nin gitmesini tercih ederim normalde ama takımı da yapboz haline getirmeye gerek yok.
  • 56
    barış alper yılmaz, alexandru cicaldau, sacha boey vb. transferlerden anlaşılacağı üzere belli bir mantık çerçevesine oturmuş politikadır. mali sebeplerden ötürü bazı mevkilerde scout ekibimizin önerdiği oyuncular yerine menajer önerisi oyunculara yönelsek de (moreno yerine pva gibi) özellikle 2019-2020 sezonu yaz transfer dönemi'nden sonraki transfer dönemlerinde hedeflediğimiz birçok oyuncu genç, potansiyelli ve takımın oynamayı hedeflediği oyuna uygun profile sahip oyunculardı.

    dilerim transfer operasyonumuz şu anki şekliyle devam eder. 2021-2022 sezonu yaz transfer dönemi'nde gedson-berkan-halil-genç stoper-genç kaleci-sağ kanat altılısını kadromuza katabilirsek eminim ki transfer politikamız uzun yıllar boyunca mutlulukla anılacaktır.
  • 2
    sadece galatasaray özelinde değil ülke genelindeki tüm takımlar için herhangi bir altyapısı ve dayanağı olmayan, menajer, yönetici, oyuncu ve hoca zengin etmekten başka başka bir şeye yaramayan politikadır.
    plansızlık ve programsızlık o kadar hat safhada ki 2017 - 2018 transfer döneminde soldado, negredo ve gomis üç büyük takıma da önerilmiştir. bunun gibi o kadar çok örnek sayabiliriz ki, lafın kısası yok hükmündedir.
  • 38
    sadece galatasaray’da değil türkiye’de ve dünyada bulunan çoğu takımda menejer olayları var, örneğin karabükspor zamanında florin cernat etkisiyle takıma rumenleri doldurmuştu, kasımpaşa’nın transferlerini inceleyin, ingiltere’de wolwes’i portekiz’de benfica’yı takip edin hemen hemen her takım artık bir menejerle anlaşıp onun oyuncularını alıyorlar, artık yönetimler kulüpten önce menejerle görüşüp ona göre transfer işine giriyorlar. farklı farklı menejerlere öpülmektense tek menejere öpülmeli kabul ediyoruz. tabi son olaylar ışığında scouting biriminin galatasaray için gereksiz olduğunu da görmüş olduk transfer etmeyeceğimiz oyuncuları gözlemlemeye gerek yok.
  • 84
    başkan burak elmasın dediğine göre takımın önceliklerine göre değerlendirilen politika. bu noktada yine başkan(!)ın dediğine göre takıma ikinci yabancı kaleciyi almak, iyi kötü iki buçuk forveti olan takıma 36 yaşındaki -başkanın dediğine göre en olgun dönemini geçiren- bir yabancı forveti getirmek ve bu sebeple yabancı sınırına takılıp yine başkanın deyimiyle genç bir yıldız adayını uzun süreli kadroya katmaktan daha öncelikliymiş(nicelik ve nitelik açısından takımın orta saha durumuna değinmiyorum bile).

    benim merak ettiğim nokta şu; kim belirliyor abi bu önceliği? takımın eksik ve önceliklerine kim karar veriyor fikri olan var mı?
    geldiği günden beri skandalı eksik olmayan libido reis mi?
    kısa vadede bile akıbeti ne olacağı belli olmayan ve her açıdan kendisine tanınan kredi ve tahammül baremi sıfırın altında olan hoca mı?
    yoksa çikolata alanında uzmanlaşmış başkanın kendisi mi?

    kim bu politikayı belirliyorsa umarım menajerlerden falan para cukkalamaya çalışan birisidir, aksi takdirde gerçekten takımın önceliklerini iyi niyetle bu yönde belirleyen birine emanetsek bu sene olmazsa seneye küme düşeriz, ben eminim.

    edit: (bkz: 2 şubat 2022 burak elmas basın toplantısı)
  • 181
    2025-2026 yaz transferi dönemi ile birlikte kadroda büyük bir değişiklik yaşanacak gibi duruyor.

    kadro mühendisliği açısından bu politikanın ve dönüşümün nasıl olması gerektiği hakkında fikir vermesi amacıyla:

    icardi-morata
    osimhen-jonathan david
    bats-romulo
    mertens-angel gomes
    demirbay-ilkay
    torreira-lemina
    abdulkerim-ahmetcan
    metehan-ozan
    muslera-berke

    ... diye uzar gider.
  • 204
    çatır çutur batmayı hakeden transfer politikası.
    ruiz’in futbolculuğunu bir kenara bırakırsak, psg gibi bizim bu izlediğimiz parasını ver al yollarını kralını yaşamış bir kulübün bize 30 yaşındaki oyuncusunu verip 20 yaşında oyuncu almaya çalışmasını sorgulamıyorlar. transfer rekoru ise iki kere kırdılar, mevzu maaş vermekse alasını yaptılar ve sonuç avrupa’da başarısızlık. tam tersini yaptılar avrupa’nın en iyi takımı oldular. hiç demiyorlar mı acaba allah allah burada bir terslik var, sonuçta psg bizden 100 kat zengin ama bizim yaptığımız işin tam tersini yapıyorlar. bunlar kelli felli adamlar olayın root cause dahi çözemeyecek kafada insanlar gibi nasıl böyle büyük şirketleri yönetiyorlar insanın aklı almıyor açıkçası. dursun özbek ve ekini feghouli-belhanda dönemini daha kaliteli versiyonunu yaşatacak gibiler.
    iki yıl daha şampiyon oluruz sonra bu kadro iyice yaşlanır bir şeyler olur, hoca kovulur giderken de enkaz bir kadro kalır der ki ben üst üste 5 sene şampiyon yaptım. dursun özbek enkaz bir ekonomi bırakır ben 5 sene şampiyon yaptım der, sonra yerine gelen yeni mustafa cengizler 6-7 yıl eziyet çekerek takımı ayakta tutmaya çalışırlar.
  • 192
    son dört transfer döneminde on numara mevkine mertens dışında ısrarla oyuncu almamanın nedenini bir türlü anlamıyorum.
    son iki senedir yunus akgün sakatlanınca bile takım yaratıcılık konusunda sıkıntı çekiyor. ne zaman yunus forma giriyor galatasaray'da forma giriyor, daha rahat pozisyon bulup, daha çok gol atıyoruz. ama biz sürekli sekiz numaraya altı numaraya oyuncu bakıyoruz.
    o pozisyonlara da oyuncu alalım da on numara pozisyonuna da artık bir oyuncu alalım. takımda yaratıcılık eksikliğini sadece yunus çekiyor, böyle bir kadro planlaması olmaz. yunus patlayınca komple patlıyorsun.
    daha da tecrübe etmeye gerek yok. acil bir şekilde devre arası transfer döneminde on numara pozisyonuna oyuna akıl katabilecek, inceleri görebilecek bir oyuncu alınması gerek. bir transfer dönemini daha bu pozisyona adam alınmadan kapatılırsa, yunus'un en ufak formsuzluğunda kimse ağlamasın.
  • 51
    bu sene ortaya atılan tüm isimler ile ayrı bir hayal kırıklığı duydum. ya süper lig rakiplerinden, ya da yurtdışında 28+ yaştaki hiçbiri gerçekten klas diyemeyeceğimiz isimlerden başka isim bile geçmiyor. bu transferler bile nasıl yapılamadıysa yaprak bile kımıldamıyor, anladığım kadarıyla psv maçı öncesi panik halinde herkese teklif yolladılar, alioski çok yüksek bir meblayı kabul etti fakat hoca haklı şekilde istemiyor. alioski'yi leeds'de bolca izlemiş biri olarak tamamen bielsa ürünü olduğunu ve bize çok yardımı olmayacağını düşünüyorum bu arada.

    herhangi bir başkan döneminde bu kadar rezalet bir dönem hatırlamıyorum. kurzawa yüksek miktarda paraya gelse de çok farklı olmaz, sezon başında 29 yaşında olacak ve en iyi özelliği atağa katılmak olan bir sol bek. zamanında alex telles'e tribünde edilen küfürleri hatırlayan ben bu adamın maaşı+gamsızlığı ile yiyeceği lafları tahmin edemiyorum. hayatımda en iyi oynadığını gördüğüm zaman pochettino bildiğin ceza sahasının içinde oynatıyordu, galatasaray'da bu rolü oynayamayacak.

    yaza girerken ne güzel yairo moreno, salih uçan, gedson fernandes ekseninde dolaşıyorduk. dursun özbek dönemi gibi yaşlı ve elinden çıkamayacağımız kontratları dolduruyoruz, ki ismi geçen oyuncular gerçekten feghouli/belhanda kalitesinde bile değil. eğer ffp'den çıktığımız gibi dört sene daha çöp kontrat batağına girersek büyük fiyasko olur.
  • 104
    olmayan politikadır.

    bakın çok basit bir örnek vereceğim.

    ben bile gayr-i ciddi menajerlik oyununda ilk önce takımdaki oyunculara bakıyorum. özellikleri kaç, kanat ise hızı,santrafor ise bitiricilik vs. sonrasında transfer gerekli ise yöntemim belli:

    1-> a seviye 2 oyuncuya teklif yapıyorum. biri olmazsa diğeri.

    olur ya bu a seviye bizim takımı küçük görür gelmez,maaşı az bulur vs. sonraki adım.

    2-> b seviye 2 oyuncuya daha teklif yapıyorum. biri olmazsa diğeri.

    3-> profesyonel dünyanın görünmeyen bariyerleri için 2 tane de c seviye teklif yapıyorum.

    ben bu küçük oyunda bile bunu akıl edebiliyorum. ama koca kulüp edemiyor öyle mi ? kesin öyledir.
  • 64
    size doğru mu yanlış mı olduğunu geçmişten bir hikaye anlatarak takdirinize bırakacağım politikadır.

    zamanın birinde a takımı, uzun süredir eksikliğini yaşadığı bir pozisyon için bir oyuncu arar. b takımından bir oyuncu bulur. 8,5 birim teklif yapar. (a oyuncusu)

    b takımı alt yapıdan genç bir yeteneğe sahiptir. (b oyuncusu) 8,5 birime a takımına gönderir a oyuncusunu. genç oyuncuya güven olmaz diye b oyuncusunun yanına rotasyona gelen paranın 5 birimiyle bir genç oyuncu daha alırlar. (c oyuncusu) nitekim haklı da çıkarlar, b oyuncusu sözleşme imzalamadığı için 2,5 birime göndermek zorunda kalırlar.m c oyuncusunu da kullanırlar bir müddet sonra 9 birime onu da gönderirler. onun yerine de alt yapıdan birini koymuşlardır diye tahmin ediyorum. orasını takip edememiştim.

    hikayedeki futbolcuların adını vereyim, takımları siz bulursunuz. sonra a takımının politikası mı doğru b takımının mı kararı siz verirsiniz. ama bu hikayede kısa süre faydalanılıp tonla para gömülen iki futbolcu var, kimler olduğunu da siz bulun artık. :)

    a futbolcusu: cassio de souza soares lincoln

    b futbolcusu: mesut özil

    c futbolcusu ivan rakitic
  • 5
    yıllardır süregelen ve hiç değişmeyen politikalarımız vardır. şöyle ki;

    1- eski oyuncularımız tekrardan getirilmeye çalışılır.

    2- ligde o sene içerisinde iyi iş yapmış yabancılar gündeme gelir.

    3- yine ligde anadolu takımlarının öne çıkan yerli oyuncusuyla temasa geçilir.

    3- almanya'nın veya genellemeye çalışırsak avrupa'nın orta sıra takımlarında forma giyen türkler istenir.

    evet politikamız genel olarak hep bu. bir kez bile sekteye uğradığını görmedim. ibrahimoviç hayallerini yaşarken eren derdiyok getirilir. shaqiri'yi bekleriz muğdat gelir. bilmem kimi bekleriz donk veya tolga ciğerci gelir. ömer bayram veya sinan gümüş gelir... bu politika bizi halen yakmaya devam ediyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın