• 9426
    her şey çok iyi giderken bile kendine uğraşacak işler bulabilen bir garip taraftar.

    arkadaş, azıcık sakin olun ya, azıcık şu yönetime güvenin gurban olayım. türkiye süper lig tarihinde görülmemiş bir dominasyonun hakimi olmaya çok yakınız planlarımız tutarsa ki tutması ihtimali geçtiğimiz 20 yıla göre tutmama ihtimalinden ilk defa bu kadar yüksek...
  • 9429
    her maç stadyumu tıklım tıklım doldurup takımına olağanüstü destek veren taraftar.
    son günlerde sosyal medyada inanılmaz iyi örgütlenen taraftar.
    takımını zaman zaman eleştirse bile takımına güvenen taraftar.
    organize kötülüğün ve fbjk'nin algılarına karşı karnı tok olan taraftar.
    herhangi bir büyük travması olmayan, türkiye'nin histerik olmayan tek taraftarı.
    aynı zamanda biraz manyak. sınırları yoktur. kaosu da sever ama sinerjisi bambaşkadır.
    türkiye'nin en başarılı takımının taraftarıdır. en iyidir, en özeldir.
  • 9430
    kendi futbolcuları ile ilgili yorum yaparken biraz ölçülü olması gereken taraftar grubumuz. özellikle alternatifi olmayan yerli oyuncularımızla ilgili sürekli olumsuz özelliklerine odaklanan, oyuncularımızı değersizleştiren entryleri okumaktan gerçekten çok sıkıldım. daha sezonun başındayız ve biz bu adamlardan şimdiye kadar çeşitli maçlarda çok güzel katkılar aldık, almaya da devam edeceğiz gibi görünüyor. herkesten a+ oyuncu performansı beklemekten vazgeçelim.
  • 9431
    kendi futbolcularıyla ilgili çıkan her habere balıklama atlayan taraftar. hala medyanın fenerbahçe güdümünde gittiğin farkında değiller. kendi futbolcularını değersizleştirmeyin, yangın yapmayın.

    medyaya güvenip oyuncu satmayın, motivasyonu düşürümeyin. amaçları da saha dışına çekmek zaten. medyaya kalsan çatır çatır doğrandığımız 19 ağustos 2023 galatasaray trabzonspor maçında hakem adil yönetim göstermiş!
  • 9434
    içlerinde çok bağımlısı da var her şeye limon sıkanı da var ama diğer taraftarlara göre en objetifidir.

    aşağıya 1997 yılında trabzonspor ile oynayıp beraberliği zor kurtardığımız maçın özetini koyacağım. bu maç günümüzde oynansa ümit davala'nın 5 para etmeyeceğini, ergün penpe'nin lüzumsuz olduğunu, bülent korkmaz'ın boş bir defans oyuncusu olduğunu, popescu'nun artık iyice yaşlandığını çarşaf çarşaf okurduk.

    futbol aceleye gelen bir spor değil. millet artık tek maçı bırakın tek pasta, tek şutta adam kesiyor.

    alın işte şu maça bakın. "burası gassaaray" diye kibirlenen, saçma sapan komplekslere girenlere göre takımın yarısı o gün gönderilmeliydi. e uefa kupasını kim alacaktı o zaman?

    futbolcu gününde olmayabilir, maç içinde hatalı karar verebilir, hoca yanlış yapmış olabilir ama "takım" sporunda bir anlık performansa göre ahkam kesilmez. oynar 10 maç o zaman bu bize yaramıyor denilir.

    cağımızın vebası: hızlı tüketim.

    https://youtu.be/UE2R_oU3lFo?si=fYl4IZSZJQKXjhf6
  • 9435
    kimsenin galatasaraylılığını sorgulamayı sevmem ama bazen gerçekten bazı insanlarla aynı takımı tutmuyoruz gibi hissediyorum. tabii ki herkesin sevgisini veya ilgisini gösterme şekli, ilgilenme şekli farklı olabilir ama bu kadar sevdiğini iddia ettiği takıma karşı kişilerin saygısı olması gerekiyor. bir çoğu sadece sarı kırmızı renklere sahip, türkiye'de en fazla kupa kazanan, en başarılı takımı tutuyor. bu takımın geleneklerine, artık her zerresine işlemiş kodlarına hiç yakışmayan şeyler görmekten sıkıldım. son yarım saat içerisinde önce mason greenwood adlı futbolcu gelsin galatasaray'da oynasın üstüne çok geliyorlar burada rehabilite edelim tarzı bir yorum gördüm. üzgünüm tecavüzcü bir adamın galatasaray formasını giymesini istemek benim nazarımda armaya hakarettir. hele ki bunu bir tecavüzcünün rehabilitesi olarak söylenmesi söyleyen kişinin hayata bakışını da sorgulatıyor. sonrasında yine transfer döneminde ismi bizimle geçen ramos için molde maçında koreografi yapılmasını isteyen bir taraftar hesabı gördüm. yahu burası mahalle takımı değil ki formayı giymemiş bizimle pazarlıkta olan adama stadyumda özel şovlar yapalım. gelir armaya hizmetini sunar sabah akşam aşkın olayım diye inletiriz ama gelmemiş adama ne bu yaranma çabası. biz galatasaraylılar herkese sevgimizi gösteririz ama önce kendimize saygımızı ezdirmeyiz. galatasaraylılar galatasaray'ı öğrenmeden, ona saygı duymadan sevgi duymadan sadece kendi fikirleri ölçeğinde yaşamaya devam ederse birlikte bir ülkü etrafında takımdaşlık yapmak her gün daha zor olacak. zaten her gün burada orada şurada kendi futbolcusuna küfür eden, hakaret eden insanlari görmekten bir hal olmuşuz, binbir şımarıklık ve kendini bilmezlik içinde takımımıza destek vermeye onunla bağımızı korumaya çalışıyoruz üstüne bir de böyle insanların göğsünü gere gere ben galatasaraylıyım demesi gerçekten göğsümde bir şeyleri kırıyor. başka takımların başka türlü büyüklüğü olabilir bizim büyüklüğümüz her içine giren kişinin aşık olduğu şey bu his bu aile olma olduğu için bende aile içinde gördüğüm bu şeyleri yazmak istedim. gündüz kılıç'ın ifade ettiği gibi galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez. galatasaray'a yakışmayan bu şımarıklık bu asgari terbiye sınırlarını zorlayan hadiselerin azalması en büyük dileğim.
  • 9436
    turkiye'nin en basarili kulubunun taraftari oldugu icin futboldan en cok kendisinin anladigini sanan taraftar. oysa ki galatasaray bize ragmen basarilidir.

    ilginc degil mi? aslinda degil. bugun herhangi bir ulkede * 20 yildir iktidarda olan bir parti olsa, sirf 20 yildir iktidarda olduklari icin bu partinin sempatizanlari nasil kendilerini o ulkenin sahibi gibi hissedecek ve en cok kendilerini hakli gorecekse ve bu ugurda istediklerini soylemeyi, istediklerini otekilestirmeyi kendilerinde hak gorecekse, galatasaray taraftari da aynisini yapiyor.

    karsisindakinin insan oldugundan adeta bir haber bir cahillikle kendi futbolcusunun instagram postlari altina kufurler dosuyor, onlari asagiliyor, etkilesim ve para ugruna twitter'da anonim hesaplar altinda bir kisim futbolculari hedef gosterip onlari degersizlestiriyor.

    bundan kurtulus nasil olur, futboldan tekrar ne zaman zevk alirlar bilemiyorum. zira 2023-24 sezonunda olasi bir basarisizlik beni cok korkutuyor. icardi'nin yetersiz ilan edilip wanda nara uzerinden kotulenmesi sadece 2-3 maclik bir maglubiyet serisi veya avrupa'da bir basarisizlik kadar yakin gibi geliyor bana.
  • 9437
    dün takimi şampiyonlar ligine kaldı. buna rağmen oynanan futboldan memnun değil.
    yine de eleştiriyor. kimi yerli kimi yersiz ama eleştiri kültürü var.
    aynı durumda fbjk olsa mert hakan uçuyor irfan kaçıyor diye dillerine dolar sabah akşam beni sev diye bağırırdı.

    büyük kulüp olmak aslında biraz da bu.
    asla yetinmiyor galatasaray.
    bazen şımarıklık boyutuna gelse de bunu olumlu buluyorum.
  • 9438
    içlerinde öyle bir kesim var ki yabancı bir hoca gelse uçacağız kaçacağız sanıyor. isminin cisminin önemi yok yabancı olsun yeter. yabancı hocayı vizyon sanıyorlar. öyle bir kesim ki ciddi ciddi katalan çaycı* bile uzun uzun savunuldu bu kesim tarafından. getireceğiniz en büyük yabancı hoca ersin ve vasatlarına nisanda şampiyonluk veren şallı manken olur. ha nagelsmann, tuchel falan getiririz diyorsanız okan hocayı italya'ya gönderdikten sonra neden olmasın?
  • 9439
    bazen gerçekten anlamakta zorluk çektiğim renktaşlarım. modern dünyada bazı şeyler çok değişti. herkes, 1996-2000 yılları arasındaki jenerasyonu örnek verip neden diyarbakır'dan yeni ümit davalaları, altyapıdan suatlar, emreler, okanlar, sakarya'dan hakanlar bulup tekrar avrupa'da kupa kazanmayalım şeklinde düşünüyor. öyle bir grup var ki içimizde, yıldız transferine karşılar. sanıyorlar ki hayat fm gibi. 'search' kısmına giriyorsun, 'finishing 18+' diyorsun, mozambik alt liglerinden bir oyuncuyu alıp takıma koyuyorsun ve o sene 22 gol 21 asist yapıyor. fakat unutuyoruz ki öyle bir adam gerçek hayatta varsa, emin olun manchester city, arsenal, porto gibi altyapı scouting işini yapan adamlar o oyuncuları ana karnına düştükleri günün ertesinde takip edip o adamın olup olmayacağını biliyorlar. ornek arda güler. siz aldıysanız kesin bir defosu vardır. ya fundemental olarak kırılgandır, ya yavasdır, ya fiziksel ozelikleri yetersizdir, ya taktik bilgisi gelistirilmeyecek kadar kotudur vs. yani o adam direkt a+ olacak yetenekse zaten gider parasını verir alır. bazen gözden kaçar der ki, şimdi çok da lazım değil biraz bakayım gözleyeyim çünkü sorun değil, yarın gider 20k basar senden hazır pişmiş alır, sende kalkar dersin. nelson'a çok ayıp oluyor, trip atıyor, avrupa'da oynamak istiyor diye. zaten scouting yapıp hangi oyuncumuz bu zamana kadar sattı da bir şeyler yaptık? marcao var elimizde bir tane oda sakatlıkdan belini dogrultamadı, birde alex telles var onunda brezilya pasaportu. elimizdeki en iyi futbolcu kerem, genç türk, scouting ürünü ama fundamental olarak ne kadar kırılgan. sacha boey, onun için ölüyoruz ama iki sezon boyunca 2 asisti yok. nelson defansı iyi ama avrupa maçlarında gördük ki ayağı kötü, avrupa standartlarına göre çok yavaş. dersin ki kardeşim, benim vaktim var. 96-2000 gibi. ben bu takımı 4 sene sonra en az cl'de çeyrek yapacağım, ama bu sefer de hangimiz bekleyeceğiz bu kadar? 3 ay mağlubiyetler gelince takım sallanınca kelle istemeye başlarız. sekil 1a temmuzdan bu zamana 2 ay gecti okan buruk'un yerine teknik direktor baslıkları dolmaya basladı.

    bazı arkadaşlar pek bilmiyor ama 96-2000 zamanını maç maç ligi canlı canlı izledim ben. yaşım yetiyordu. kahvehanelere çok gittim, teleon, cine5, ağır nikotin kokan ortamlarda. inanın arkadaşlar, 96-2000 döneminde galatasaray o kadar da efsane top oynamıyordu. evet, iyiydik, uefa'yı aldık ama ancak takım 99 yılında efsane denilecek performansına ulaştı. ben sampiyonlar ligi macları sonrası aglaya aglaya okula gittigim zamanları cok bilirim. cok billur gecildi rosseburg, parma, sparta prag maclarından sonra benimle sınıfta.bir diğer konu 2000 kadrosunun 1996dan beri birlikte oynadıgı yanılgısı. kalede volkan kilimciler, filipescular, adrian knuplar, burunolar, marciolar falan filan. okan-emre-suat üçlüsü zaten yanlış hatırlamıyorsam ilk kez 98 sonunda birlikte oynamaya başladı. genelde emre yerine tugay oynardı.

    futbol arşivi, futbolkolik gibi kanallar var, açın bir izleyin o seneki oynadığımız lig maçlarını, takım nasıl futbol oynuyor görün. en son 3-5'lik ali sami yen trabzon maçını koydular. o maç bugün olsa size yemin ediyorum, okan buruk başlığının yanında (350) yazardı. okan buruk istifa başlığının sol frame'e sabitlenmesi istenirdi falan. ama o takımın o kadar çok badirelerden sonra arkasında duran yönetim ile bugünlere geldi. ama bunda o zamanki dönem şartları da etkili. twitter yok, sözlük yok, fotomaç var, fanatik var hıncal var ki onu kim takar.

    neyse, sözün özü şu arkadaşlar: başarılı olmak istiyorsak yapacağımız modern dünyada tek seçenek var: kaliteli futbolcuları alıp onları bir sistem etrafında birleştirmek. okan buruk zaten kendini kanıtladı, kendisi pragmatik bir adam. geçen sene 14 maç üst üste kazandı. benim hatırladığım son 23 yılın (2000 galatasaray'ı haricinde) en dominant futbolunu oynattı geçen sene. bu senede o konuda kendisine inancım tam, sadece biraz zaman gerekiyor. kendisi avrupa mind setine sahip ve gayet bazı seylerin farkında. velev ki bu sene şampiyon olmasa da sorun yok, seneye yine cl'ye gitsin, 2. olarak bu para sirkülasyonu sürsün. zaten bir süre sonra o başarılı zamanlar gelir mazideki gibi.
  • 9440
    belli bir kesimi tarafından futbolu oyun konsolunda ki fıfa zanneden gruptur.

    iki aylık tatil sonrası takımın daha sezon başında en son bıraktığı yerdeki gibi devam etmesini bekliyoruz. olmayınca da hayal kırıklığına ve dozunu aşan eleştirilere başlıyoruz. gerçek hayat oyun konsolu değil, power düğmesine basıp bıraktığın yerden başlayamıyorsun.
  • 9441
    29 ağustos 2023 galatasaray molde maçı hazır olmamamıza rağmen oynadığımız sezonun en önemli maçıydı. bazen sadece skoru almak önemlidir ve biz de ihtiyacımız olan skoru aldık. sezon sonunda ligi ilk 2'de tamamladığımız müddetçe bu maç kadar önemli bir maç daha oynamayacağız. taraftarın mutlu olmayı bilmesi gerekiyor.

    kerem'e yönelen ciddi eleştiri okları var. bana göre hücumda takımın en etkili oyuncusu kerem'di. rakibi zor duruma soktuğumuz pozisyonların tamamında kerem var. hele 2. devrenin ortalarında bir pozisyon oldu. kerem topu rakipten kurtardı göbekte, hafif sola doğru topu sürdü, sağdan da bir galatasaraylı futbolcu geliyordu. rakibi 2'ye 1 yakalamıştık. o koşmaya devam etse pozisyonun sonucu büyük ihtimalle kaleciyle karşı karşıya ile bitecekti. ya mertens ya da kerem demirbay'dı bu oyuncu. tam emin değilim. bir de torreira'nın taca attığı pozisyon var. orada da çok güzel top çıkardı. galatasaray taraftarı oyuncuyu gömmeye yer arıyor. yediğimiz golün tüm kabahati kerem'e yüklendi. orada topu kaptırdığımızda pozisyon olacağı belliydi. rakip 3 kişinin içinden geçti. bir allahın kulu da faul yapmadı. hakemin sertliğe bu derece izin verdiği ve rakibin bu derece sert oynadığı bir maçta kesinlikle karşılık veremedik. melayeke gibi davrandık rakibe.

    maçın bana göre 2 kötüsü vardı. biri okan buruk. geçen sene 3-0 kazandığımız ligin son maçında fenerbahçe'ye karşı oynadığımız oyun anlayışı bu maça çok uygundu. torreira'nın yanına mutlaka berkan'ı koymalıydık. kerem gibi berkan da taraftarın sıfır şefkatle yaklaştığı bir başka oyuncu. eleştiri ne? berkan'ın torreira'nın yerinde oynayamaması. adam mecburiyetten 6 oynadı kaç maçtır. mevkisi box to box. bu maç için orta sahada torreira'nın yanına aradığımız kandı. sanıyorum gitmek isteyen oyunculardan biri de kendisi. okan buruk o sebeple ilk 11'de tercih etmemiş olabilir. mertens yerine de fenerbahçe karşısında olduğu gibi barış alper yılmaz'ı oynatmak en iyi tercihti. o zaman her mücadelede top bir şekilde rakibin önünde kalmazdı. bir diğer seçenek de kerem demirbay'ı o bölgede kullanmaktı. fakat kerem demirbay henüz almanya'da onu parlatan temposunu kazanmış değil. bir kaç senedir o temposundan uzak zaten. diğer kötü de mertens. aslında mertens'in kötülüğünü de okan buruk'a bağlıyorum. çünkü oyuncu bu tempoyu kaldıramıyor. artık italya'daki gibi maçın son yarım saatinde oynama vakti geldi. bu şekilde kullanıldığında son derece etkili bir silah olacakken biz oyuncuya ve takıma zarar vermeye yönelik kararlar alıyoruz. şu haliyle ofansif aksiyonları bakımından mertens takımın en kötüsü. umut vaadeden bir çok atağı verdiği kötü kararlarla yok etti. aynı şeyleri kerem aktürkoğlu yapsa maç sonrası evi basılırdı.

    bir nokta da okan buruk'un maç sonrası açıklamaları. hala 10 numara istiyorum diyor. ben bu işi anlayamıyorum. elimizde o bölgede oynayabilen mertens, kerem demirbay ve ziyech var. sağ kanatta tete ve barış alper yılmaz, sol kanatta da kerem ve zaha var. bu takıma yeni bir hücum oyuncusu gerekmiyor. biraz transfer şımarıklığı seziyorum.

    galatasaray'ın ivedi olarak 2 orta saha oyuncusuna ihtiyacı var. biri 6 numara, diğeri de okan buruk'un arayışında olduğumuzu belirttiği box to box. onun dışında ne ramos lazım ne de 10 numara.

    bu arada okan buruk'tan memnunum. her insan gibi onun da hataları oluyor. yada işte futbol çok subjektif değer yargıları barındıran bir spor. belki de o doğrudur ben hatalıyımdır. belki de turu geçmemizin tek yolu buydu. başka hangi taktikle çıkarsak çıkalım elenecektik.

    lafı tekrar taraftarımıza getireyim.
    eleştirellik değil dünkü maçtan sonra takınılan tavır. toksiklik.
    sorsan kimse iyi değil taraftarımıza göre. herkes gitmeli...
    biraz mutlu olmayı bilmemiz gerekiyor. takımın yavaş yavaş form tutacağını, kadronun yavaş yavaş birbirine uyum sağlayacağını anlamalıyız.

    bir daha karşımıza bu kadar hazır bir rakip çıkmayacak. sezonun bitmesine 9 ay var. bu takvimde en yüksekte olursak evet performans veririz. fakat devre ortasından itibaren geçen sene fenerbahçe'nin yaşadığını yaşamaya başlarız. ideal form tutma haftaları ligin 9-10. haftalarıdır. en tepeye ise ligin ikinci devresinde çıkmak gerekir.

    bence herşey iyi olacak.
    biraz pozitif olalım. çünkü negatiflik teknik heyetimize, futbolcularımıza ve galatasaray'a zarar veriyor.
    tek maçta cebimize 30 milyon eu koyduk. kıymetini bilelim. en iyi oyunumuzu oynamamış olmamız kazancımızı önemsiz hale getirmez. bu kadar organize bir takıma karşı bu kadar kötü oynarken kazanmamız bireysel kalitemizi ortaya koyuyor. biz de organize olmaya başladığımızda çok farklı bir takım izleyeceğiz.
  • 9443
    (bkz: yerli futbolcu öğütme makinesi)

    futboclusuna stres topu muamelesi gösterip tribüne sadece ve sadece kendi futbolcusuna hakaret edip deşarj olmaya gelenlerinin sayısı her geçen gün artan taraftarlardır.

    herhangi bir fenerbahçe ya da beşiktaş taraftarı gelse bizimkileri teibünde dinlerken not alır derbide bizim futbolculara hakaret ederken kullanmak için.

    ali sami yende özellikle güney üstte ne yazık ki takımına destekten ziyade köstek olmaktadır.
  • 9445
    son zamanlarda ciddi bir kısmı inanılmaz şımarık ve sorumsuz davranmaktadır. transfer sezonunun kapanmasına 10 gün kala rotasyon da dahil yerli futbolcuları yerden yere vurarak bıktırmıştır. rotasyon dediğime de bakmayın düzenli olarak milli takıma da çağırılan oyuncular.

    ligin başı olmasına rağmen 3-5 hafta tahammül edemeyip, teknik direktöründen, yönetime kadar sallayacak kadar gözü dönmüş davranmaktadır. bu şekilde şımarıklığa devam ederse muhtemelen uzun süre böyle bir kadro kalitesini* göremeyecek ve mumla arayacaktır.

    ortaya koyulan vizyon ve projeler galatasaray'ın önünündeki engelleri yok edecek kadar güçlüyken takım üstünde gereksiz baskı kurmamalı ve var gücüyle takıma, teknik direktörüne ve yönetime destek olmalıdır.
  • 9446
    genellemek yanlış ama bazen çok da galatasaraylı olamadıklarını düşündüğüm güruh. gerçekten kulübü, takımı, hocayı ve oyuncuları bir paratoner gibi kullanan ciddi bir kitle var. o sövüp rahatlamak için orada, kendini galatasaraylı sanıyor.

    geçmişte sırf bu seviyesiz kitle yüzünden insanların olduğu yerlerde maç izlemeyi bırakmıştım. şimdi benzerini yaşamak istemiyorum ki yavaş yavaş uzaklaşmaya başladım.

    ayrıca bunlara mesela burada anladıkları dilden ama çok da anlayamayacakları bir zeka seviyesinden cevap verince entrylerim "forum tarzı" denilerek siliniyor. sorun değil silinsin ama ben aynı hassasiyeti bu yazı genelinde bahsettiğim bu "toksisite"yi temizlerken de görmek istiyorum.
  • 9447
    bu taraftar uçup kaçarken genç göz bebeğimiz* arda turanı bezdirdi, fırtınalar estiren hem yerelde hem globalde repütasyonu ciddi yüksek hasan şaşı yemeye çalıştı. her sene küfür kıyamet, bilenler bilir yönetim kalması için ikna peşinde koşuyordu. kerem aktürkoğlu ya da berkan kutlu, yunus akgün kim ki bunların yanında? herkesi yemeliyiz çünkü, özellikle yerliyse ye ye bitmez. bu linç kültürünü bir de vasata tamah etmemek olarak güzellemek çok da havalı. bu takımın başarılı olduğu her dönem, kaliteli yabancılar ve aidiyieti yüksek yetenekli yerlilerin harmanlanmasıyla bir yerlere geldi. he şunu da söyleyeyim o zamanlar bile tutulduğum oyuncuyu ıslıklayayım her seferinde, her topa vurduğunda/top kaybettiğinde homurdanayım falan yine minimumdaydı. şu sosyal medya sonrası tribün genel anlamda ve takımımız anlamında maalesef tabiri caizse şımarık müşterilere çevirdi. başlıkta yazıyor adı üstünde taraftar… bilmeyen sözlük anlamına bakabilir.

    yarın öbür gün yerli kuralından ötürü mecburen oynadığında bu linç kültüründen emin bayramın ya da 3 sene düzenli oynayıp yüzü eskiyince kazımcan karataşın bile nasibini alacağına yemin edebilirim ama ispatlayamam.
  • 9448
    takımımızda bulun türk futbolculara mobbing yapmaya devam ettikçe elimizde oynatabileceğimizin kimsenin kalmayacağını fark etmesi gereken grup. yunus gitti, berkan gitmek istiyor. kerem'e bu baskı devam ettiği müddetçe yarın o da vazgeçip gitmek isteyecektir. farkında mısınız bilmiyorum ama elimizde sadece abdülkerim kalıyor. onun da tepesine binilmesi iki hatasına bakar. keza yarın kazımcan oynar onun da yaptığı ilk hatada tepesine binilir.

    burası galatasaray, eleştiri olacak elbette vasatlığa da çok tahammül edilmeyecek ama iş ciddi ciddi oyuncu öğütme boyutuna geldi. gidişat hiç de iyi değil haberiniz olsun.
  • 9449
    eleştiri ile boş anticilik arasındaki farkı bilmeyen taraftar grubu. sosyal medya denen zillet yüzünden ortalık bir sürü bu ayrımı yapamayan futbol cahili ile doldu. "burası galatasaray kanzi herkes eleştirilir" gibi saçma sapan bir düşünce yerleşti herkese. bu eleştiri yada galatasaray kültürü değil, sizin kendinizi tatmin etmek ve insanların sizi farklı sanması icin oynadığınız boş muhalifliği aklamak için uydurduğunuz bir sacmalik. kendinize gelin. topçularımız; özellikle küçük yaştan bu renklere gönül verenler, altyapıdan çıkıp kulübe katkı verenler bizden küs ayrılmaya başladı bu gereksizler yüzünden. böyle yaparsiniz yaparsınız ondan sonra futbolcu futbolu bırakıp herhangi bir spor programında galatasaray hakkında iki kelam olumsuz yorum yapınca da demediğinizi birakmazsiniz. yerli futbolcular arasında galatasaray'dan kırılmadan ayrılan bir tane futbolcu yok şaka gibi. sizin boş anticiliğinizi sevsinler, yazık.
App Store'dan indirin Google Play'den alın