• 14526
    insanların düşüncelerine ipotek koydurmak, nefrete karşı çıkıp kendisi gibi düşünmeyenleri kendi perspektiflerinden yargılayıp kalıplara sokarak aforoz eden yazarlara sahip sözlük. subjektif değerlerin neler olduğunun kararını kim veriyor? lbgt meselesinde herkesin aynı şekilde düşünmesini gerektirecek dünya çapında kabul görmüş bir norm mu vardır? ya da herkes, tüm insanların bu konuda üzerinde anlaştığı ortak bir ahlaki ilkeye mi sahip? 21. yüzyıl dünyasında post modernizmden bahsedip insanların hangi konuda hangi görüşe sahip olacağına dair norm koymak kimsenin tekelinde değildir. bu tarz ifadelerle insanlara zorbalık dayatılmasına da ben karşıyım. kimsenin kendi subjektif görüşüne saygı duymak dışında bir tepki vermem ama bunun başkalarına dayatılması da benim subjektif etik kriterlerimin dışında kalıyor. insanların tektipleştirilmesine ve zorla herkesin aynı değerleri benimsetilmesine karşıyım. tercihlere saygılıyım, ama kimse bana bunların mutlak değişmez gerçeklikler olduğunu dayatamaz. nefrete karşı çıkıp karşı görüşten insanlara her türlü hakareti etme hakkını da yine ben kendi subjektif ahlak görüşüme göre yanlış buluyorum. ve görüyorum ki sözlüğümüzde bu yönde bir temayül var.
  • 14528
    genel bir yanlış anlaşılmaya sahip yazarlara sahip sözlüğümüz;
    -lgbti olan ya da bu kişilere destek verenler heteroseksüel yaşamı iğrenç diye nitelendirmez
    -gene bu kişiler heteroseksüeller sokakta el ele yürümesin, evlenmesin, memur olamasin, is yerinde ayrimciliga ugrasin demez
    -gene aynı kişiler heteroseksüeller anormaldir, hastaliklidir demez.
    bir de şöyle komik bir durum var;
    bir tarafta emre bol, turgay demir.
    diğer tarafta orhan uluca, onur erdem, sinan yılmaz.

    neyse, bu sebepten lgbti'yi savunanları linç eden kitle ile linç edenleri linç eden kitle arasında 5 ışık yılı fark var. bunu görmek istemiyorsanız yapabilecek birşey yok.
  • 14530
    olumsuzluk ve karamsarlık propagandası yapanların hepten fazlalaştığı yer.

    en son seçimlerde daha açılmayan 7-8 sandık varken "eşref hamamcıoğlu kazandı hepimize geçmiş olsun" diyenler, kırmızı pusulanın birinci çıktığı sandıklar sayılırken "yeşiller baya fazla gibi kırmızılardan" diyenler en son radarıma girenlerdir. entry'lerini silmeye başlarlar kesin ben bu entry'i girdikten sonra.

    maç başlıklarımıza daha beşinci dakikadan itibaren "yine berbat oynuyoruz, böyle oynarsak fark yeriz" gibi entryler diziyor bu aynı tipler.

    transfer dönemlerinde zaten inanın sözlüğe girmek bile istemiyorum. ne tsunami çıkmadığı kalıyor, ne kıyamet kopmadığı. daha 10 günlük başkanın bile istifası istenmeye başlanmış başlıklara bakılırsa.

    sürekli sanki küme düşüyormuşuz gibi tripler, oyuncu yermeler, teknik direktöre burun kıvırmalar falan.

    daha neler sayarım...

    mesela şu an ekşi sözlükte galatasaray sözlük başlığına girilip son sayfasına bakıldığında bir beşiktaşlı bu sözlükte galatasaray'ı yerip belhanda geri gelmeli diye eyyam yaptığını ve favları kaptığını iddia etmiş. buradan açık çağrı yapıyorum; belhanda geri gelmeli diyen herkes araştırılmalıdır. silinen entry'leri moderatörlerin altyapısal yazılımlarla görme şansı varsa onlara da baksınlar.

    cidden yani galatasaray sözlük çok sorunlu bir yer haline geldi. hani nasıl desem kalite açısından eskiden sadece bebek, nişantaşı, caddebostan gibi semtlere hitap ediyormuş da şimdi bağcılar, esenler, zeytinburnu gibi semtleri de işin içine katmış gibi bir hali var bu sözlüğün.
  • 14531
    göreve geldiğimizde 10 günde transferleri gerçekleştireceğiz, burak elmas yönetimi, galatasaray sk twitter vb. başlıklarda okuduğumuz entrylerde görebileceğimiz üzere, ülkenin başına bela olan cehaletin, twitter'da yaşanan klavye başı pervasızlığın, yaşamda her dakika hissettiğimiz üslup bozukluğunun günden güne sirayet ettiği sözlük.

    bu sözlükte yazar olmayı, sözlükteki kaliteli entryleri okumayı, yeri geldi saygı sevgi içerisinde karşıt görüşlerle tartışmayı çok seviyorum. ama yukarıda belirttiğim durumlar günden güne beni soğutuyor sözlükten. çok üzücü gerçekten..

    biliyorum bu kontrol altına alınabilecek bir şey değil. moderasyonun da yapabileceği bir şey yok.. ama gerçekten çok zorluyor bu durum artık beni.
  • 14539
    her galatasaraylının her fikri özgürce yazabilmesi gerektiğine inandığım sözlüktür. 12 yıldır buralardayım, 12 yıldır da bunu savundum. sözlükte yazmak için iki temel şart vardır:

    1- galatasaraylı olacaksın
    2- hakaret etmeyeceksin

    bunları sağladıktan sonra istersen "emre belözoğlu bir galatasaray efsanesidir" yaz. fark etmez. karşı çıkar neden olmadığını açıklarız.
  • 14543
    maalesef z kuşağının ve günümüzün olumsuzluklarından biri olan çabuk tüketme ve sabırsızlık tutumundan nasibini almış sözlüktür.

    x oyuncu 3 maç kötü oynar; gönderin, galatasaray seviyesinde değil, çöp, yallah şuraya vs vs.

    y oyuncu bir açıklama yapar; kaptan olsun, formamızı giysin ya da bu zihniyette oyuncunun galatasarayda işi yok vs vs.

    z yönetici açıklama yapar ooooo, açıklama yapmaz ööööö...

    bunun gibi anlık ve temeli, dayanağı olmayan entrylerle bir günde kral ilan edip bir günde tahttan indiren, kulüp yönetmeyi, futbolcu oynatmayı football manager oyunu zanneden yazarların olduğu bir mecrada kalitenin düşmesi tesadüf değil.

    12 yıldır ekşi sözlük yazarıyım. son 6-7 yıldır futbol konulu başlıklara entry girmiyorum. hatta toplumu etkileyen büyük olaylar harici entry dahi girmiyorum.

    galatasaray sözlükte de neredeyse yılın 350 günü online olsam bile çoğu zaman entry girmeden çıkıyorum. fikir beyan etmek, yorumda bulunmak ya da bilgi vermek sizi bir anda ocu şucu yapabilir, cahil olabilirsiniz. gereksiz yere canınız sıkılır.

    bir çeşit cadı avı da çok moda. fikriniz birilerine uymadığı anda twitterda @emniyet @icisleri @suleymansoylu mentionlar gibi ilgili yazarın nick altında karalama kampanyası başlar.

    sadece sözlük ortamları değil, instagram, twitter gibi sosyal ortamları hatta reddit gibi çok daha çeşitli konuların bulunduğu ortamları takip ediyorum. hepsinde aynı sorun ve aynı tutum hakim. galatasaray sözlüğün de bundan nasibini alması kaçınılmaz oldu.
  • 14544
    engelleme problemi ile kaynaklı bir bilgilendirme eklemek isterim. hagi ile bu konu hakkında mesaj attıktan sonra engelli ilk 50 listesinin bugün alanında çıkmadığını devamındaki süreçte sezonun başlangıcına göre performans testi yapıp ona göre bir ilerleme sağlayacaklarını iletti.

    yani tüm engelli listesini temizleyip sıfırdan ilk 50 ye girebilecek yazarları engelleyebilirsiniz. engellediklerinizin içinde pilot olmuş olan, entry girmeyi bırakanlar olmuş olabilir. bu kontenjanı açacaktır sizin için.
  • 14545
    eleştiri buranın en büyük zenginliğidir, tıpkı galatasaray gibi.

    fakat ölçüsüz, ayarsız yorumlar ve truva hareketler cidden sıkıyor. sezon içinde oyun ve sonuçlar, sezon yokken de göreve yeni başlayan yönetim vs.

    olm ben daha kaybedilen şampiyonluğun travmasını atlatamadım, euro 2020 maçlarını bile izleyemiyorum doğru düzgün, bu nasıl bir enerji amk ya?

    neyse sezon yakında açılıyor, sözlük müdavimleri de dönünce, eskiye döneriz.

    sözlük eskiye, biz deliye...
  • 14546
    son 7 sene içerisinde 4 tane başkan gördük. burada kim başkan seçilirse seçilsin ilk etapta hemen eleştiri olmaz bir bekleyelim görelim denilirdi. eleştiriler girilse bile düşmanca bir üslup ile değil dosthane tavsiye niteliğinde girilirdi. ilk defa bir yönetime karşı mazbatasını almasının üstünden 1 hafta bile geçmeden böyle saldırıldığını görüyorum. açık konuşayım bana bu durum iyi niyetli ya da normal gelmiyor.
  • 14547
    zamanında televizyon ekranına deodorant sıkmak, aynaya deodorant sıkmak gibi efsanelerle cine 5 şifresini çözmeye çalışan nesil ile fikir alışverişini bile bluetooth ile yapan nesilin bir arada bulunduğu ortam.

    kimseyi yermek gibi bir niyetim yok. ancak en az üç kuşağın burada görüş belirttiğini göz önüne alınca bazen yazılanlara sadece gülümseyip geçebiliyor insan.

    edit: evde parfüm yoktu, gül suyu denedim. şifreyi çözemedim ama gül suyunun manevi rahiyası ile kanal değiştirmeyi başarmıştım. mesaj tv açılmıştı.
  • 14548
    primcilerin cirit attığı sozluk. yonetim kurulu uyeleri kendi aralarinda gizlilik anlasmasi yapiyor. yalnizca basin sözcüsü kanaliyla aciklamalarin ve haberlerin duyurulacagi söyleniyor. bizim burada primciler prim kasiyor. herkes haberini kendisine saklasin lutfen. medyada ortalikta dolasan isimler de cogunlukla asparagas. burada birileri gelip, su oluyor, bu oluyor anlasildi, geliyor derse de kimse inanmasin. zira yonetimden duymadiginiz surece haber asparagas.

    son donemde kalite iyice dusmusken ben de baktim kaliteyi nasil yükselebilirim diye dusunurken, abuk subuk tipleri engellemeye basladim. futbolcular hakkinda abuk subuk konusan, yonetim cakmaya calisan, fatih hoca muptelasi ya da tam tersi dusmani olanlari komple engelliyorum. sanirim sozluk daha kaliteli bir hal almaya basladi. eger bana mesaj gonderemiyorsaniz engellenmissinizdir. bunun sebebi de yukarida yazdigim ozelliklere sahip olmaniz. ya da benzer sebepler. ne guzel dunya be.

    edit: ayni basliga tekrar entry girmek istemedim. eklemeler yaptim.
  • 14549
    vitor pereira için iyi bir teknik direktör, başarısız değil falan denilen yer. fatih terim'e bile sabah akşam sallanılan yerde peteira iyi hoca, aslında sanılan kadar başarısız değil falan deniliyor. bundesliga 2'den düşen adama iyi teknik direktör, başarısız değil falan deniliyor. yine itin götüne sokulan riekerink'e kupa kaybeden adama başarısız değil deniliyor.

    hahahahahahahahaha. sözlük son zamanlarda en büyük eğlence kaynağım gerçekten.
App Store'dan indirin Google Play'den alın