• 11676
    quakerboy entry'leri üzerine dahil olmaya karar verdiğim sözlük.

    şimdi yazacaklarımın quaker ayrılışı ile ilgisi yok, uzun zamandır düşünüp yazmayayım yaa dediğim şeylerdi.

    ülkedeki gs fb bjk farketmez taraftar ortalamasının ne kadar kötü olduğunun canlı ispatı.

    arada antu ile makara falan yapılıyor bir de, buranın antu'dan farkı varmış gibi. cehalet orda da diz boyu burada da.

    biz yerine inter'e gidecek diye asamoah'a vizyonsuz falan dendi burada. beşiktaş son zamanlarda iyi markalaştı dedi diye uğur karakullukçu linç edilip sözlüğe küstürüldü.

    gram sevmediğim arda turan'a kötü olmak ile alakası olmayan konularda bile ateş püskürüldü. çünkü nefret edince katıksız nefret etmemiz gerekiyordu. hakan balta'ya bundan 1 sene önce ana avrat sövüldü, şimdi kontratı bitince kral ilan edildi. birisinin bir kötü özelliği görülünce hurra başlığına doluşuldu gören gaza geldi gören gaza geldi, hemen bir nefret figürü haline getirildi.

    beşiktaş sahaya kedi girdi diye umarım ağır bir ceza almaz diye girdiğim entry ofsaytlarımda.

    nasıl devam eder bilmiyorum buradan sonra ama gidiş gidiş değil.
  • 11677
    adeta kartların yeniden karıldığı sözlük olmaktadır. arkadaşlar, renktaşlarım, galatasaraylılar kendinize gelin lütfen. şu ülkedeki ender yerlerden birisiydi, cehaletin ve kutuplaşmanın bulaşmadığı, lütfen bu ortamı bozmayın. herkes aslında kendisinin ne olduğunu ve neleri tetiklediğini biliyordur mevcut durumda. güzelleme veya yerme yapmaya gerek yok, öncelikle farkındalık sağlayın lütfen.
  • 11678
    düzenin komple değiştiği moderasyonun ise sadece izlediği sözlük. kimlerin nasıl karıştırdığı belli. her yazarın eski entryleri var açarsın random 10 tane bakarsın sonra dersin ki sözlüğü kin ve nefrete teşvik etmekten atıldın bu kadar. bu eleştri yapanlar için değil gerçekten karıştırmaya çalışanlar için gerekli yöntem.

    özellikle son nesil arkadaşlar bu karıştırma işini iyi yapıyorlar. ekşi sözlükten farkı yok resmen. ilk entrymi 26 kasım 2013 de girmişim 5 yıl olmuş neredeyse. 5 yıl sonra sol frame bakıp acıyorum. sadece yazar başlıkları var. bunun nedenleri belli müdahale şart ama artık sözlük sıralamalarında yukarı çıkmak için mi dokunulmuyor yoksa büyüyelim ne olursa olsun mantığımı var bilemiyorum. yavaş yavaş galasözlük kafasına gidiyor.

    he burada benim yazdıklarım kaliteli diğerleri çöp anlamı çıkmasın. 5 yıldır tanıyan biliyor nasıl entryler girdiğimi. benim niyetim özellikle karıştırmaya çalışanları önlemek.
  • 11679
    2018-2019 yaz transfer dönemi arefesinde kısır tartışmalara maruz kalan sözlük.
    yedinci nesil bir yazar olarak - ki bunu belirtme ihtiyacı duymam bile içler acısı- sözlüğün galatasaray imajına yakışır şekilde kaliteli olduğunu düşünüyorum. son zamanlarda süreci yorumlamak gerekirse, şampiyonluk yolunda rakiplerimizi ve bizi bu yoldan dışarı itmek isteyen art niyetlileri konsantrasyon flaması altında hep birlikte alt ettik. galiba o kadar alıştık ki buna, sezon geride kalınca sürdürdüğümüz mücadeleyi kendi değerlerimize yansıttık. önce medyanın gazlamasıyla şişirilen transfer balonları bizi tedirgin etti. fatih terim tartışılır- tartışılmaz gibi kısır konular üzerinde birbirimizi yedik. quarkerboy rumuzlu duyumcu arkadaş, her transfer döneminde yaptığını yaptı. ama zaten nedensiz bir biçimde gergin olan bizler günah keçisini kollarımızda bulduk. yazdıklarına değer vermiyorsak gülüp geçmeyi beceremedik. maalesef yeni türkiye ' nin en büyük sorunlarından biri de bu. ortaya çıkan kargaşada da suçlu aramaya koyulduk. yok onlar yaptı, yok yedinci nesillerin suçu vs. bölünmek bu kadar kolay olmamalı.
    fazla uzatmak da istemiyorum. birbirimize daha empatik yaklaşırsak, önyargılardan bağımsız dinlersek üstesinden gelebileceğimiz bir sorun. büyük başarıların altında büyük bir birlik ruhu yattığını hatırlatarak, sözlüğün de bir an evvel barış ortamına dönmesini temenni ediyorum. büyük galatasaray taraftarına yakışan budur.
  • 11680
    şu an bir fetret devri geçiren sözlük. şampiyonluğun üstüne çok stresli bir başkanlık seçimi, ramazan, sıcak havalar, seçim iklimi derken memleket insanı gerildi, yalan değil. ama bizim biraz daha sakin olmamız gerek, memlekette işlerin yolunda gittiği sayılı gruptan biriyiz, bunun tadını çıkaralım. eleştirelim, söyleyelim, yazalım ama belli bir sınırımız hep olsun, buraya galatasaraylı olduğumuz için geldik.

    gerekirse sözlük bir günlüğüne kapatılıp yukarıda belirtildiği gibi kin, nefret körükleyen entyler tespit edilip silinsin, bunları devamlı yazan adamlar varsa onlar da ihraç edilir. ortamı korumak için bazen radikal işlemler yapılabilir.

    yalnız burada fenerbahçe ve beşiktaş övgüsünü aşıp direkt sempatizanlığa giren entryler de gördük, onları aklamaya çalışmayalım. araya kaynamasın.
  • 11681
    son zamanlarda ,başlıkları seçerek entry okuduğum sözlük. artık başlıklarda neler yazılabildiğini tahmin ediyorum. hiç kafamı kaoslarla yormak istemiyorum. diyebileceğim tek şey kimi ne kadar severseniz sevin, onları mitleştirmeyin. bu olayı çok seviyorsunuz. insanların her yazdığı şeylerde ard niyet aramayın. burada dış mihrak yok. eleştiri nedir, nasıl yapılır öğrenin. çünkü bilmeyeniz çok. kindar olmayın, bunun kimseya faydası yok. şampiyonluğun keyfini çıkartın, mutlu olun..
  • 11682
    son günlerde içinde yaşanan gerginliklerle canımı acaip sıkan sözlük. boş kaldığımda browserda ilk açtığım yer gs sözlük. çünkü burada çocukluğuma, gençliğime dair çok önemli birşey var: ortak bir sevgi etrafında buluşma arzusu. en çok bunu özlüyorum. memeleket sevgisi etrafında buluşma, popescunun attığı penaltıda ortak heyecanı yaşama, ilhan mansızın senegale yazdığı goldeki coşku, şehit haberiyle gelen kahrolma hissi... haberlerde bahsedilen kalıplaşmış yetmiş milyonun ortak hissi yaşama hadisesi.. ve biz büyüdük seksen milyon olduk. artık kırk milyonun hissettiğini diğer kırk milyon hissetmiyordu ve dahası tam tersini düşünmeye itiliyordu. o kadar ayrılık işlendi ki genlerimize, önce türk kürde, sonra sağcı solcuya düşman oldu. sarı-kırmızı sarı- laciverde nefret besledi, olay rekabetin ötesindeydi. bu iş öyle bir hal aldı ki sarı diyen tribün kırmızı diyenden ayrışmaya başladı. bu ayrılık ta evlerimize girdi. ailenin ak partilisi, chplisini pervasızca kırar hale geldi, aynı ekmeği bölmüyor gibi. paylaşmayı unutup, ayrılmayı öğrendik.

    burası benim için son kalelerden biridir. ortak sevgilerin paylaşıldığı, ortak öfkenin duyulduğu, ve insana, yaşama dair ne varsa hissedilen. tek korkum çocuklarımın mutsuz, ayrışmış toplumun kaybolmuş fertleri olarak büyümeleri. aslında cennet olan vatanın paylaşılmış köşelerinde kaybolmaları, yaşamayı bilemeden büyümeleri. benim yaşadığım heyecanı, mutluluğu, aşkı, öfkeyi duyamamaları..

    ve bu korkumu yendiğim nadir yerlerden biri burası.. bu sözlük, bu mutluluk, bu aşk ve şevk zarar görmesin be sözlük. bi kere de ayrışmayalım. ayrı kutuplarda savaşmak yerine ortak mutluluklarda buluşalım. umudumuz dinmesin..
  • 11683
    bilgisayar basindaki zamanimin cogunu gecirdigim sozluk. bir nevi benim bir yuvam oldu artik. son gunlerde biraz gergin, mutlu degilim bu halinden. gerci ben gergin ve sinirli bir insanim. kimi zaman gerilimi artirmisligim bile olmustur. o yuzden kimse demesin ki sen sutten cikmis ak kasik misin diye cunku degilim, biliyorum. ama burasi guzel bir yer ya. savundugumuz fikri sonun kadar savunalim, gerekirse kavga edelim ama bunu bir aliskanlik haline getirmeyelim ya. ben burada gayet sert tartistigimiz o an benim bu adamla isim olmaz dedigim cok yazar biliyorum. ama inanin oluyor ya, kavga ediyorsunuz sonra barisiyorsunuz. onun haberi olsa da olmasa da. burada sert bir sekilde tartistigim bir yazar vardi ismini vermeyeyim, ama yeri geldi burada onun sevincine sevindim, uzuntusune uzuldum. onun da ayni hisleri yasadigima eminim. pek agzima yakismiyor benim ama kirmayalim birbirimizi ya. kavga edelim ama kirmayalim. kirdiysak da kirildiysak da uzatmayalim. su yaziyi tekrar okuyup da duzeltecek kadar bile gucum yok. konu dagilmistir, anlatim bozukluklari vardir falan filan ama umarim bu herifin bu garip yazisinda ne demeye calistigi anlasiliyordur.
  • 11684
    duyum bağımlılığına tutulmuş sözlük.
    almayıverelim duyum. almayalım haber. ölür müyüz?
    quakerboy'u ben de severdim de arkadaş olsa ne olmasa ne?
    çok mu dert yani?
    ankete küsmüş de gitmiş. kardeşim durduğun yer sağlamsa, sana tüm dünya yamuk dese de yamuk olmazsın. "ben emek veriyorum beni tefe koyuyorlar" diye bir yaklaşım olmaz. insanlar istediklerini düşünebilirler. yanlış düşünüyorlarsa çıkar doğrusunu belgelersin. bu kadar uzatacak üzülecek bir şey yok ki burada.
    hadi adam gitti; yahu iki haberi geç alalım nedir? sanki adamın her söylediği de doğru çıkıyormuş gibi. renkti, iyiydi, hoştu da ne yapalım sözlüğü mü kapatalım?
    yok pclion sizin yüzünüzden gitti, vay quaker size darıldı.
    bu ne transfer sevdası, bu ne haber bağımlılığı arkadaş?
    maçlara böyle odaklanılmıyor şu sözlükte.
    ne yapalım ayaklarına mı kapanalım?
    iki soruya darılıp gidecekse zaten durmasın kardeşim kimse. bu kadar tatava sneijder’e yapılmadı melo’ya yapılmadı ayıptır ya!
    sanki tito öldü anasını satayım ne mevzu yapıldı arkadaş ya!
    anlıyorum, heyecanlanıyorsunuz, gelecekle ilgili planlar yapmak istiyorsunuz kafanızda; ben de istiyorum da kardeşim bunun için quaker’a mı muhtacız? o olmazsa olmuyor mu hayal olmuyor mu plan?
  • 11688
    bayram değil seyran değilken artık eskiler hakkında yazılmaması gereken sözlük olduğuna inanıyorum.

    geçen de bahsetmiştim sneijder efsane değil diye biri taş atıyor ardından onlarca entry giriliyor.
    roberto mancini övgüsü yapılmış bugün. yazılanlara katılıyorum ama benim gibi katılmayan onlarca yazar var burda ve laf lafı açıyor.
    keza riekerink başlığı da böyle. gerçi ben de yazdım bir anlık gafletle.
    bir gün bir bakıyorsun hiç gündem olmamış önemli bir mevzu da yok sadece yolu bizden geçmiş bir oyuncu ya da hoca eleştiri veya övgüleri içeren enrty yazılmış sonra hoop kavga.
  • 11690
    duyum konusunda hiç bir sorun yaşamayacak sözlük. galatasaray yönetimi uzaydan inmedi elbette yönetimden tanıdığı olan çıkacaktır yada kulüp çalışanlarından. ayrıca kaynaksız duyum vermek tabi ki yasak olmalı ama kaynak yönetime söylendiği sürece buraya kimse kaynak yazmak zorunda değil.
    wesley sneijder ve drogba transleri sırasında çok miktarda duyum paylaşmıştım sözlükte o dönem modlara kaynağımı net bir şekilde söyledim ve paylaşılmamasını rica etmiştim.
    eskiler hatırlar galatasaray sözlük sohbet odası vardı orada sürekli konuşurduk transferleri ve gayet açık söylüyordum drogba ve sneijder transflerini. şu an her hangi bir şekilde duyum vermem imkansız çünkü kaynağım bildiğim kadarıyla baya uzak kulübe.
    kaynak bilgisi de vereyim sözlüğün çok sevdiği bir başkanın hiç sevmediği sağ koluydu.
  • 11691
    galatasaray'ın tarihine, armasına, renklerine aşık olan biz taraftarlar tarafından kullanılan güzide sözlüğümüzdür. altını çizemediğim ama tırnak (") işareti kullanarak söyleyeceğim söz şu: "biz galatasaraylılar" tekrardan bahsetmek gerekirse: "aynı takımın taraftarları" farklı bir versiyonda: "aynı safta askerlik yapanlar" grubunda oluyoruz. ama her ne hikmetse bir türlü anlaşamıyoruz. bir türlü ortak noktayı bulamıyoruz. bir türlü huzur bulamıyoruz. her zaman tartışma, her zaman kavga ile vakit harcamaya çalışıyoruz. uzun bir paragraf yazmak yerine tane tane örneklerle açıklamak gerekirse;

    1- teknik direktör tartışmaları:
    1996-2000 yılları arasında fatih terim’i herkes çok severdi. galatasaray taraftarı, tabir-i caizse tapardı. bu dönemde linç kültürü yoktu.

    2002-2004 yılları arasında seveni de oldu sevmeyeni de. seven bir insan geçmişteki başarılarından dolayı sevdi. sevmeyen insan ise son dönemlerdeki başarısızlığından dolayı sevmedi. ama bu dönemde sevene de, sevmeyene de linç yapılmadı.

    2011-2013 yılları arasında çok başarılı oldu. sevmeyenler, genellikle sürekli gidip gelmesinden dolayı sevmiyordu. seven insan ise doğal olarak başarılarından dolayı seviyordu. ama bu dönemde inanılmaz bir şekilde linç kültürü vardı. sevmeyen insanlar’a saygı duyulmuyordu. illa ki sevecektin.

    2013-2016 yılları arasında çok şey değişti. çünkü “düşman” diye addedilen adam yani yıldırım demirören ile anlaşıp milli takımın başına geçti. bu dönemde sevmeyen insanlar geçmişte yaşadığı linçten dolayı intikam alıp seven insanlar’a hücum ettiler. çünkü pratikte onlar haklı görünüyordu. yani bu dönemde seven insanlar’a saygı duyulmuyordu. illa ki nefret edecektin.

    2017-? yılları arasında(!) ise işler tıkırında. elde edilen bir şampiyonluktan dolayı sevenleri tarafından şu an el üstünde tutuluyor. sevmeyen insan egosundan ve sürekli gidip gelmesinden dolayı sevmemesine devam etti. bu dönemde işler yine tersine döndü. geçmişte sırf seviyor diye linçe uğrayanlar, sevmeyenlerden öç almak için hücum ettiler. çünkü yine pratikte onlar haklı görünüyordu. nitekim bu dönemde de sevmeyen insan’a saygı duyulmuyordu. illa ki seveceksin.

    hamza hamzaoğlu gelmeden önce bitik durumdaydık. trabzonspor’dan 3 , başakşehir’den 4 yiyorduk. kendi evimizde bile rahat kazanamaz hale gelmiştik. sonra hamza hamzaoğlu geldi. son düzlükte çok zorlansak da sürekli kazandık. nitekim şampiyon olduk. sadece lig şampiyonluğu da değil; türkiye kupası ve süper kupa’yı da aldık. kısacası o bitik sezonu 3 kupayla kapatmıştı. bu dönemde çok çok saygı duyuldu. sevmeyenler linç edildi.

    yeni sezona başlamadan transfer mevzularından dolayı başı çok ağrıdı. kulübün ekonomik durumunu iyi bildiği için dengeli gitmek istedi. ayrıca sürekli yerlileri savunduğu söylendi. yaptığı transferlerde bunu doğrular nitelikteydi ama bir önceki sezonda 3 kupa kazanan teknik direktöre güven duyulmadı. nitekim yeni sezon kabus gibi geçmişti. bu dönemde bu sefer sevenler linç edildi.

    jan olde riekerink teknik direktör değildi. ama takımımıza geldikten sonra türkiye kupası ve süper kupa’yı aldı. bu sayede avrupa cezamızı uzatmadı. bu dönemde aşırı sevildi. sonraki sezonlarda ise medya tarafından oyunculara karşı ezildiği söylendi. aldığı başarısız sonuçlardan sonra da yaka paça gönderildi. bu dönemde ise sevenler beyefendiliğinden dolayı sevdi, sevmeyenler ise başarısız olduğu için sevmedi. kısacası linç konusunda üstünlük sağlanamadı.

    riekerink gittikten sonra, taraftarların bir kısmı igor tudor alınsın dedi. bir kısmı da karşı çıktı. ama riekerink gittikten sonra galatasaray’ın başına tudor getirildi. ilk maçlarda ve derbilerde aldığı başarısız sonuçlar homurtulara yol açtı ama kendi takımını kurmadı fikri daha çok ön planda olduğu için beklenildi. yeni sezona ise bomba transferlerle girmişti. ama avrupa ligi’ne katılmak için oynadığımız ön elemede elendiğimiz için tepkiler çığ gibi büyümüştü. sevmeyenler, sevenleri linç etti. lig başladıktan sonra tepkiler hafif dindi. takım doludizgin giderken hafif sevilmeye başlandı. genç oluşu ve görece iyi bir futbol oynattığı için saygı da duyuldu. sevenler geçmişte yaşadığı linçin aynısını sevmeyenlere yaptı. ama bir şey daha vardı. bu sefer de büyüklere karşı almış olduğu hezimetlerden sonra topa tutuldu. tepkilere müdahale edilemediği için gönderildi. ve yine sevenler linç edildi.

    anlatmaya çalıştığım şu; her dönemde kişisel görüşler değişebilir. her dönemde seveni veya sevmeyeni linç etmek yerine, her dönemde fikirlere saygı duysan olay başlamadan bitecek zaten.

    2-galip-mağlup tartışmaları:
    bir maçı kazandığımız zamanda bile tartışmalar yaşanıyor. “kazandık ama şu şu nedenlerden dolayı dikkat etmemiz gerekiyor” diyende var; “kazandık kardeşim. önemli olan 3 puandı. analiz kasmana gerek yoktu” diyende. burada ikisi de haklı. ikisi de kendi görüşünü yazmış. senin görüşün benim görüşümden üstün değil. aynı şekilde, benim görüşümde senin görüşünden üstün değil. ama bu kabullenmeler olmuyor. illa ki biri birine üstünlük kuracak. illa ki biri birini kıracak. çünkü saygı nedir bilmiyoruz. (bende dahil)

    mağlup olduğumuz zamanlarda zaten sözlük hiç çekilmez. çünkü hayatımızda yaptığımız tüm işlerde başarılı olduğumuz için, takımımızın mağlubiyetini kaldıramıyoruz! bundan dolayı birbirimizi kırmaktan hiç çekinmiyoruz. bunu yazarken bile mağlup olmayı kaldıramadım. dur ben bir yazar arkadaşımı kırıp geliyorum.

    3-linç olayları:

    saygı eksikliğinin en çok hissedildiği evre. bu evrede herkes “benim görüşüm doğrudur!” havasında. baktık ki görüşümüzün altına zıt bir yorum girilmiş, hemen başlarız linç etmeye. çünkü başka görüşlere tahammülümüz yok. hemen linç edelim de, en azından bizden biri olmayanı yollayalım diyoruz. çoğu zamanda başarılı oluyoruz. ya kendine kendine pilot olmak istiyor, ya da tepkilerin çokluğundan dolayı uçurulmak zorunda kalınıyor. bir maçtan sonra kaçırdığı üçüncü penaltının hemen sonrasında “gomis’in poposu diye diye kaldırdık valla. şaka maka adama nazar değdirdik. bir sonraki maçta inşallah çok iyi olur” dedim ve anında linçi yedim. “gomis’in poposu diye diye kaldırdık valla” kısmından sonra emoji koyamadığım için espri babında olduğu anlaşılmadı. hatta anlaşılsın diye de bir sonraki cümleye “şaka maka” ikilemesini koymuştum. ama nafile. vuran vurana. çünkü kalp kırmak kolay. olay’a bak ya. gomis’in poposunu kaldırdık dedim diye linç yedim. çünkü onun poposu kalkmaz. ama benim kalbim bal gibi de kırılır. o olaydan sonra tüm entrylerimi silip sadece okur olarak kalmak istedim. tabi sonra dayanamadım o ayrı bir konu. burada ben haklıyım demiyorum. ama lütfen hemen linç etmeyin. bu sadece benim değil, herkesin başına mutlaka gelmiştir. bugün linç edenlerden olursun, yarın linç yiyenlerden. bu kadar kolay linç etmeyin.

    4- transfer mevzuları:

    bu konuda da anlaşamıyoruz. ahmed musa isteyen de var, muğdat’ın alınması daha mantıklı diyen de. emre mor disiplinsiz diyen de var, emre mor’u fatih terim adam eder diyen de. belhanda gönderilsin diyen de var, onun yerine böylesine oyuncu bulamayız diyen de. kısacası bunlar demokrasinin olduğu yerde yaşanan fikir anlaşmazlıklarıdır. ama yok illa ki benim görüşüm senin görüşünden daha değerli havasına giriliyor. vay efendim sen nasıl bunu dedin deniliyor. çünkü saygı nedir bilmiyoruz ki. bir dakika ya harbiden saygı nedir?

    bir renktaşınız,kardeşiniz, abiniz olarak vereceğim tavsiyeler ise;

    1- her ne olursa olsun her fikre saygı duymamız gerekiyor.
    2- baskın olmak yerine, empati yaparak olayları kendi benliğimizde çözmemiz gerekiyor.
    3- linç kültürünü bırakmamız lazım. bunun içinde 1. ve 2. tavsiyelere uymak gerekiyor.
    4- tartışmanın fitilini ateşleyecek cümleler yerine, daha yapıcı konuşmamız lazım.
    5- olayların sıcaklığıyla entry girmek yerine, biraz daha sakin bir kafayla entry girelim.
    6- kesinlikle ama kesinlikle yazar başlıklarının kapatılması lazım.
  • 11694
    herkesin kaynak belirterek, hakaret etmeden, rakip takım sempatizanlığı yapmadan, fikirlerini istediği gibi paylaşabileceği; dünyanın en kutsal sevdasının peşinden gidenleri bünyesinde barındıran, son zamanlarda kaos ve entrikaların arttığı sözlüğümüz.

    arkadaşlar burada bir sürü insanız. hepimizin bazı konularda farklı fikirleri var. olabilir. bu dünyanın en normal şeyi. hoşlanmadığınız entryler illla ki olacaktır. öyle bir entry gördüğünüz zaman ofsayt vererek tepkinizi gösterebilirsiniz. hızını alamazsanız özel mesaj yolu ile tartışıp orta yolu bulabilirsiniz. yine anlaşamazsanız engelle butonunu kullanarak kökten kurtulabilirsiniz.

    direkt başlık altına yazdığınız zaman ikinizin sorunu hepimizin sorununa dönüşüyor.

    hepinizi insanların fikirlerine saygılı olmaya davet ediyorum. burada hiçbirimiz galatasaray'ı diğerimizden daha az sevmiyor. uzlaşabiliriz.

    https://4.bp.blogspot.com/.../DR1F6yQW0AA9GSB.jpg
  • 11695
    transfer dönemi gibi zaten %95 manipülasyon üzerinden dönen bir süreçte yaşadığı dalgalanmalara ve gerginliklere çok da şaşırmamak gereken sözlük. toplumumuzda ve ülkemizde doğru düzgün bir tartışma kültürü olmadığı için en ufak bir ikilemin gerginliğe dönmesinden daha doğal bir durum yok.

    quakerboy'un sözlüğü bırakması konusuna gelirsek yoğun iş temposu sebebi ile akşamdan akşama ya da mesai arasında entryleri göz ucuyla okuyarak haberdar olabildim. #2438395 numaralı entryde bahsi geçen anketin yapılması sonrası küsüp gitmesi ve ihalenin mocuishle'a kalması gibi bir durum söz konusu genel hatları ile...

    öncelikle quakerboy hakkında şöyle bir entry girmiştim yaklaşık 2 sene önce:

    (bkz: #1987035)

    sözlükte kendisine sempatiyle bakanların daha büyük bir çoğunlukta olduğu dönemde yazdığım bu entry için özel mesaj yoluyla bazı eleştiriler almıştım farklı kullanıcılardan. o entryde iyi niyetli ve hakikaten işinden artan vakitte bir takım bilgiler paylaşan bir futbol medyası insanı olma ihtimalini %51 olarak kabul etmiştim. mocuishle'ın yaptığı tek şey o %49 ihtimali dillendirmek olmuş. o ihtimalin dillendirilmesinin hemen ardından apar topar sözlüğü terketmesinin kafalarda soru işaretleri oluşmasına sebebiyet vermesi gerekirken "kaçırdınız adamı" refleksi ortaya çıkardı. zaten gözlemleyebildiğim kadarıyla olayın dallanıp budaklanmasına sebep olan biraz da bu yanlış başlangıç oldu, bu refleks kendi kendine bir karşıt cephe yarattı ve karşılıklı atışmalar başladı...

    kendi yazdığım entryden yola çıkarsak, ana akım spor medyasının prime time adamları olan uğur karakullukçu ve ılgaz çınar bile alakasız konularda deli saçması bir sürü hakaret yiyip laf dalaşına girmek pahasına kendisini açık etmişken bir konfirmasyonda bile bulunmaması az ya da çok manipülasyona açık bir durumdu. polyanna yaklaşımla %51 ihtimalle iyi niyetli, %49 ihtimalle kötü niyetli biriydi. haliyle her 100 kullanıcıdan 51 tanesi ona inanırken 49 tanesi de şüpheyle yaklaşabilirdi. en üst seviye tartışma kültürünün azınlık ya da sessiz yakaladığını cazgırlıkla ezip üste çıkma olduğu bir toplumda bu oranlar kallavi bir savaş için yeterliydi. nitekim öyle de oldu...

    üstelik daha 2 hafta önce sosyal medya üzerinden dursun aydın özbek hesabına çalışan bir sürü hesap aldığı miktarlara kadar ifşa edilmişken bu konunun anket üzerinden dillendirilmesi de çok art niyetli ya da kasıtlı bir değil gibi görünüyor. %2 oranında bir yanılma payımız var ve bu ortamda bunun bir ankette şık olması hayli hayli kabul edilebilir bir durumdu şahsi kanaatimce...

    onun dışında yaşanan irili ufaklı onlarca tartışma, karşılıklı reaksiyonlar için çok da söyleyebilecek bir şeyim yok.
    umarım az zararla atlatılır, kimse sözlük hayatını sekteye uğratacak ya da burda geçirdiği zamanın kalitesini olumsuz etkileyecek şeyler yapmış olmaz...
  • 11698
    küfür kısaltmalarının sorun olmadığını anladığım sözlük.

    aq yazılan bir girdiyi şikayet ettim, sorun yok dediler. şimdi de amk yazan bir girdi gördüm artık şikayet de etmiyorum.

    açık konuşayım küfrü sevmem. iki sözcüğünden biri yerine amk koyan tiplere ayar oluyorum ve genelde muhabbeti kesip kendisiyle ilişkimi mümkün mertebe kesiyorum. tabii hayat bu küfür etmiyorum da demiyorum, ediyorum. ancak küfürlü konuşulacak yer var konuşulmayacak yer var.

    bu siteyi sevmemin temel sebeplerinden biri de biraz daha seviyeli olması * * * bu seviyenin de kaybolmasını istemeyenlerdenim açıkçası. bugün aq, amk gibi kısaltmalara göz yumarsınız yarın bakmışsınız bir inci, ekşi olup çıkmışsınız. küfürsüz girdi göremeyecek duruma gelmişsiniz.

    sadece küfür konusunda da sitemim yok; linç kültürüne de sitemim var. 7. nesilim, çok zamanım geçmedi burada ama burada olduğum sürede bile 2, 3 yazar ciddi şekilde linç edildi ve yazarlığı bırakmak zorunda kaldılar. insanların fikirlerinin, girdilerinin neden bu kadar lince uğradığını bir türlü anlayamadım. demek sözlüğün başından beri burada olsam neler neler görecekmişim. sonuçta galatasaray'a küfretmiyor, vatana küfretmiyor, size küfretmiyor sadece ya kendi düşüncelerini yazıyor ya da oradan buradan aldığı bilgileri paylaşıyor. bilgiler alenen yanlışsa ve artık dalga boyutuna gelmişse ceza uygulansın da %25 doğru çıkan bilgi bile şu futbol dünyasında değerlidir benim gözümde. daha yeni liverpool'a transferine kesin gözüyle bakılan nabil fekir'in transferini son anda olimpik lyon iptal etti. olabiliyormuş demek ki böyle şeyler. kendi düşünceleri, fikirleri için linç edilen yazarların durumu ise daha vahim. kendi fikirlerimizi söyleyemeyeceksek burada olmamızın bir anlamı yok * * *
  • 11699
    yıllardır üye olmadan takip ettiğim ve yıllar sonra üye olmaya karar verdiğim, galatasaray adına hayatta olan en büyük sözlük platformu.

    her maçta, her transfer döneminde, her gündemde kendisi nefes durağım, umut kapım, duyum merkezim, destek birimim olmuştur. gün gelip, aşığı olduğumuz kulübün, armanın tepesinde ne zaman karabulutlar birikse, buraya gelip girilen entryler okunmalı ve verilen destek, aşılanan umut, vaadedilen aydınlık yarınlar yüreklere işlenmeli. bu sevgi başka nasıl tarif edilir bilemediğim sözlüktür. iyi ki vardır.
  • 11700
    herkes düşüncesini ifade etmekte tabi ki özgür. kimseye bunu neden yazdın aymazligina girecek degilim. ancak bir mac uzerinden futbolcu gömüp yine baska bir maçtan sonra ayni futbolcuyu top class ilan etmeyi anlayamıyorum ve maalesef bizim sözlükte en cok yapılan şey bu. maçın önemi, taktiği, şartları, oyuncunun o günkü rolü vs. gibi bir cok faktör göz ardı edilip yapılan yorumları ciddiye almakta zorlanıyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın