• 14226
    taraftarının üzerinde bir algı yanılması olduğunu düşündüğüm takımdır. o da herkesin aylardır takımda bir santrfor(genelde forvet olarak dile getiriliyor) sıkıntısı olduğunu iddia etmesi. büyük bir yanlış bence. bu sezon oynadığı bütün resmi maçlarda(2 atletico maçı hariç ki o standart dışı bir durum) gol atmış olan ve an itibariyle ligin en çok gol atan takımının forvet ya da santrfor sıkıntısı çektiğini iddia etmek çok saçma. bu takım bir şekilde golü buluyor mu? buluyor. bu konuda sıkıntı çekmiyoruz. golü illa ki en uçtaki adam atacak diye bir şey yok. senin stoperin* geçen sezon rakibinin santrforu* kadar gol atmış. dolayısıyla senin gol sıkıntısı çekmen mümkün değil. üstelik bu takım uzaktan şutla gol bulur, kornerden bulur, serbest vuruştan hem orta açarak hem direkt kalaye göndererek bulur, kanattan içe kat ederek bulur, pasla bulur, verkaç ile bulur... bulur da bulur yani. santrforları da kötü bitiriciler olsun, vallahi de billahi de fark etmez. bu takım ligde 19 maçta 43 gol bulmuş. maç başına 2 gol üzeri ortalaması var. gerçekten muazzam rakam. yani sanıyorum ki size gol atmak için illa ki bitirici bir santrfora ihtiyacımız olmadığı konusunda ikna etmişimdir. bu durumda elimizdeki iki santfordan birisini kaybetmenin bizi hücum anlamında sıkıntıya sokacağını düşünmüyorum. orada umut da oynayabilir, boş da kalabilir orası. skor üretme anlamında fark etmez bence. fakat orayı boş bırakıp ortasahayı üçleyerek takım savunmasını bir kişi arttırabiliriz. bu da en büyük problemlerimiz olan skoru koruyamama ve hızlı çıkan rakiplere karşı çok pozisyon verme problemlerimizi belki de çözebilir. önde poldi, sinan, sneijder; onların arkalarında selçuk, donk ve bilal ile iyi bir takım kurgusu yakalama şansımız var bence. üstelik bu formasyonda donk'u arkada emniyet olarak bırakarak selçuk ve bilal'i biraz daha ön alanda oyatarak takım boyunu uzatmadan takımı rakip yarı alana biraz daha yaklaştırabiliriz. lakin bu takım tarihi boyunca santrforsuz oynamadı. belki 09-10 sezonunun ikinci yarısında mecburiyetten birkaç maç denenmiş olabilir ama istikrarlı olarak oynanan bir oyun olmadı. dolayısıyla bu söylediğim pratikte saçma sapan sonuçlar da doğurabilir ancak kaybedecek hiç bir şeyimizin olmadığı şu sezonda denemeye değer bence.

    takımın savunma dizilimi şöyle olurken;

    http://www.kadronukur.com/...312cf214-102894.html

    hücumdaki dizilimi şöyle olacak;

    http://www.kadronukur.com/...8b27b864-102895.html
  • 14228
    2015-2016 sezonunun kalan maçlarını beklerken bundan sonra hep 6 şubat 2016 galatasaray konyaspor maçının 44. dakikasındaki hislerimi aklıma getirmeye çalışacağım.
    maç günleri gün boyu içimde bir şekilde heyecan oluyor.maçı düşünüyorum. akşamki işlerimi maça göre saatine göre ayarlıyorum. oğlumla oynayacaksam maçtan önce ayarlıyorum ki maç esnasında rahat olayım. ne bileyim markete falan gidilecekse maçtan önce gidip hallederim.
    şimdi düşünüyorum. neden amk neden?
    işte bundan sonra en azından bu yıl için maç saati öncesinde içimde bir heyecan belirdiğinde bu konya maçının 44. dakikasını aklıma getiricem. boşuna anasını satıyım boşuna. böyle rezil böyle kepaze böyle aşağılık böyle karaktersiz bir futbolu izlemek için heyecanlanmak öylesine gereksiz ki.
    ayrıca maçı tüm iyi niyetimle izliyorum.
    çocuğu olanlar bilir. ebeveynler çocuğunun en basit olumlu hareketini yüceltirler. muhteşem görürler. hele bir gösteride çocuğunuz görevli ise ve orada izliyorsanız hep iyi yönlerini görürsünüz çocuğunuzun. neredeyse bir sanatçı gibi görünür 5 yaşındaki çocuğunuz o sahnede. vallahi de billahi de öyle izliyorum maçı. yok amk yok. bir tane kıpırdanma bile yok.öyle acayip varlıklar var ki sahada profesyonel futbolcu olmaları imkansız. olanaksız.
    biraz iç dökme gibi oldu ama maalesef durum bu.
    adettendir bir de tanım yapalım; 2015-2016 futbol sezonunda hiç ama hiç bir olumlu görüşü hak etmeyen futbolculardan oluşan tuhaf bir futbol takımı.
  • 14235
    bitikler ordusu.çoğunuzun hoşuna gitmeyecek ama tepkiden çekinip yazmazsam kendimle çelişirim.başlayayım.bu takımın şaftı kaymış.düzelecek gibi de değil.bir tükenmişlik sendromu yaşıyor.bu şartlarda messi bile verimli olamaz.podolski,sneijder,muslera gibi kalburüstü oyuncular bile kurtaramıyorlar vaziyeti.takımda para eden,daha doğrusu çin'e pazarlanabilecek kim varsa satılmalı,yüksek ücret alanlar kadro dışı bırakılmalı ve denizli gönderilmelidir.gidişat çok kötü arkadaşlar.milan'ın düştüğü düruma benzer bir duruma doğru gidiyoruz.isim büyük ama icraat küçük olacak.yol yakınken 1-2 yılı gözden çkaralım.inanın 10-15 yılı kurtarırız.bu benim fikrim.katılır ve ya katılmazsınız.yapıcı bütün eleştirilere açığım.
  • 14236
    oyuncular bu sezonu kafasında tamamen bitirmiş. türkiye kupasını alır, en kötü günlerimizde bile sezonu kupasız geçmeyiz diye işin içinde çıkmayı düşünüyorlar sanırım. ama benim anlam veremediğim yer şu ki, oynamak istemeyen bu kadar futbolcu varken neden oynamak isteyen oyunculara hala şans tanınmıyor ? umutla, yasinle, sabriyle oynayıp 0-0 kalacağımıza carole'la, jose'yle ve diğer genç oyuncularımızla oynayıp 1-0 mağlup olalım. ne kaybederiz ki ? gençlerle kaybedeceğimiz puanlar, yaşlılarla kazanacağımız(!) puanlardan çok daha önemlidir bu sezon için.
    son olarak muslera ve sneijder dışında ki tüm ''futbolcuları''(!) yollayabilirsiniz. yollayabilirseniz.
  • 14237
    ligi bitirmesine 14 maç kalan takım. şimdi kendi adıma yapılması gerekenleri yazacağım. ligi kaçıncı bitireceği çokta önemli değil bu takımın. şu saatten sonra ne olursa biz mutlu olmayacağız, rakipler galatasaray'a sataşacak, basın para sorunları, sneijder gidiyor gibi haberler yapacak, huzursuzluk arayacaklar. bunlar elde var bir. o sebeple kaybedilen puanlara çok ta üzülmemek gerek.

    allah uzun ömür verirse hepimize futbol açısından konuşursak 4 ay büyük süre değil, o sebeple kahrolup bitiyoruz demeye gerek yok. bunların yaşanacağı 26 mayıs 2015'ten beri belliydi. belirli yazarlar olacakları yazdı ve bu yazılanlar gerçekleşiyor teker teker. galatasaray 2. olmayı becerebilen bir takım değil zaten.

    sezonun kırılma anı fener maçı arena'daki. şimsi burada 2 farklı senaryo var.

    1- ligde fenerbahçe arena'da yenilemezse, ne olacağını bende bilmiyorum. acayip bir şekilde karışırız. bu maçtan alınacak cezalar, zaten ruhsuz oynayan oyuncuların daha da dibe batması, huzursuzluklar falan da filan. o maç olmazsa harbi karanlık gelecek.

    2-ligde fener'i yenerse taraftar da mutlu olacak bir şey bularak sezonu kapar ki bu en iyi senaryo. müzikler, eğlenceler falan. camia olarak az da olsa nefes alabiliriz. hemde arena'nın derbilerde kale işlevini kaybetmemesini sağlarız. bu maçın ardından seneye ne düşünülüyorsa ona göre bir format yapılmalı ve mümkün olduğunca genç adamlar oynamalı. eksik olduğumuz yerlerde allah kerimiz ama en azından oyuncular bir sisteme adepte olabilirler. alışkanlıklar kazanabilseler bile çok değerli birşey olacak bu.

    devamına gelirsek; uefa'dan ceza gelecek diye düşünüyorum. zaten mevcut kadro ile avrupa'ya gittiğimizde gene kötü bir şekilde veda edeceğiz. avrupa cezasını harcamanın en kolay yolu uefa kupası. bunun içinde en kolay yol türkiye kupası. müthiş bir fırsat var orda. finale kadar yolumuzda ne fener, ne beşiktaş var. finale çıktığımız anda avrupa garantilenecek ve cezayı avrupa ligi'ne gidememe olarak çekeceğiz. bence gayet güzel anlaşma.

    son olarak mevcut kadroda bir oyuncuya müthiş yüklenmeye gerek yok. hem kötü oyunculardan kurulu bu takım, yeteneksizler ve çok şey beklediğimiz isimler de oyuna yeterli etkiyi veremiyor işte. sneijder ve muslera'da kötü oyunu değiştirmek için bir şey yapamıyolar. burdan sakın gitsinler olayı çıkarılmasın, formsuzlar sadece. geçen sene kazanılan 3 kupa sonrası motivasyon sorunu yaşadığı açık takımın. şahsımca takımı sabote eden de yok. yüksek masraflı burak yılmaz gitti gidicek. sene sonu sabri, hamit gidecek. çin'e selçuk gidebilir diyorlar. podolski diyorlar. ve artık seneyi takımda göremeyecek duran umut var. müthiş bir gidecek listesi var. şimdiden bunun da planı yapılmalı. taraftara bunlar anlatılmalı.

    size biri birşey anlatıyorsa önceden pek bir sorun da kalmaz zaten. mevcut takım 4 sene bizi müthiş sevindirdi, kazanacak herşeyi kazandılar. güzelce uğurlanmalılar, bizde devam etmeliyiz artık.
  • 14238
    denizli hoca'yı bu kadar erken göndermezler diye şöyle bir fikrim var. denizli sportif direktör konumuna çekilmelidir ve teknik direktör olarak başarıya aç, hırslı, kendini kanıtlamak isteyen 3 sene 5 sene bizimle çalışabilecek genç yerli/yabancı bir hoca şimdiden takımın başına getirilmelidir. bu sene de en önemli hedefimiz uefa kupası olarak belirlenmeli, olmassa da en kötü bir türkiye kupasıyla sezonu kapatmalıyız.

    geçen yaz başından belliydi olacaklar, biraz futboldan anlayan herkes bunun da farkındaydı, evlatlar dendi, 3 kupa dendi, 4 yıldız dendi olmadı, hiçbir şey yapılmadı, kaçınılmaz sonumuz buydu... yapacak bir şey yok artık birlik olup önümüze bakmalıyız. şikayeti bırakıp beraberce çözümlere odaklanmalıyız.
  • 14242
    son iki sezondur dünya futbol tarihinin gördüğü en berbat, en skandal futbol takımı planlamasıyla iliklerine kadar sömürülmüş, içi boşaltılmış, sıradanlaştırılmıştır.

    bir sezondaki iki transfer penceresinden bir tanesinde, takımın omurgası olan saha içi lideri felipe melo'yu son gün inter'e gönderiyorsun ve gönderdiğin ön libero yerine sağ ve sol ön oynayan kevin'i alıyorsun. nitekim onu da yüzüne gözüne bulaştırdığın bir transfer kepazeliği yüzünden oynatamıyorsun ve uefa'nın üzerine kara bulut gibi çöktüğü bir ortamda oynatamadığın adama para ödüyorsun. bir önceki sezonda, elinde öyle ya da böyle napoli'de 30 maç oynamış, 6 gol atmış isviçre milli takım oyuncusu dzemali'de vardı ve sen bu adamı siz yeter ki alın bu adamı, maaşının yarısını ben öderim vaadiyle genoa'ya postalıyorsun. devre arası gelip çattığında, yeller esen orta sahana kasımpaşa'nın 29 yaşındaki sıradan stoperi ryan donk'u 2,5 milyon euro'ya transfer ediyorsun. ve bu adam hali hazırda 5 ay sonraki transfer penceresinde boşa çıkacak. hadi gidip 400-500 bin versen bir derece anlarım. çünkü kafası çalışan avrupa kulüpleri 5 ay sonra bosmana takılan oyuncuya, allemi cihan olsa o parayı vermez. daha sonra sağ bek pozisyonunda beklentilere cevap veremese de sanki tüm takım uçuyormuş da sadece sabri aksıyormuş hissine kapılıp çok daha büyük önceliklerin varken aslında çok da beğendiğim linnes'i 2 milyon euro'ya transfer ediyorsun. kaldı ki bu kadroda sadece 2 sezon önce takımın hücum aksiyonlarının yüzde 70 inde parmağı olan ki bana göre oynadığı ve fit olduğu dönemlerde dünya futbolunun en önemli 10 sağ bekinden biri olan eboue'ye yol gösterdiğinde yerini de adam akıllı doldurmamıştın. 5 milyon euro bonservis bayılıp kariyeri boyunca ne golü ne de asisti olmayan tarık çamdal'ı almıştın. yakışıklı da bir delikanlı. tam dizi oyuncuları gibi. yanlış sektörde bana kalırsa. neyse, bu transfer penceresi kapandıktan sonra da zaten elinde alternatifinin olmadığı, onu geçtim ilk onbir için nokta atışı olacak bir santrafor ihtiyacın mevzu bahisken sen gidiyorsun ve elindeki adamı da 8 milyon euro'nun 2 si trabzon'a olmak suretiyle satıyorsun. eboue'de, dzemaili'de ve melo'da olduğu gibi takımın formsuz olsa da elle tutulur tek santraforunu da yerini doldurmadan satıyorsun. arkadaş siz bu kulübü sabote etmek için mi gönderildiniz ben bunca yanlıştan sonra bunu anlarım, kimse kusura bakmasın. hamza kimse gitmeyecek dedikten bir gün sonra melo, telles gidiyor gelen yok. dursun başkan ve denizli kimse hiç bir yere gidemez diyor ertesi gün burak gidiyor elimiz yine boş. sen bunca taraftarı, koca bir camiayı neden aptal yerine koyuyorsun. galatasaray başkanının, yönetimlerinin hiç olmazsa bir dürüstlüğü olur arkadaş.

    bundan 10-15 kadar önce, madem uefa'nın bize yaptırım uygulayacak kadar ciddi bir ekonomik sorunumuz var o zaman gerekirse kan kusar kızılcık şerbeti içeriz sneijder, muslera, burak her kimse adına şöhretine bakmam galatasaray'ın menfaatine olacak ise bu can sıkıcı durumu ortadan kaldırmak için bazı radikal kararlar alarak yüksek maliyetli para eden oyuncuları satarım demiştim. ama bunu demek elinde avucunda olan bir tutam iyi oyuncuyu satırak yerlerine kimseyi de monte etmeyerek yoluna beşinci sınıf oyuncularla devam edersin mantığı taşımıyordu. gerekirse satardın sneijder'i o parayla iki oyuncu alırdın. açıklarını bir ölçüde kapatırdın. elinde bilal var beğenmesemde emre çolak var. satardın muslera'yı karcemarskas veya benzer profilli bir kaleci alırdın ve yanına da adam gibi uzun sert bir stoper çekerdin. şimdi ki görüntü 3 liralık yürümekten aciz arabaya geniş taban performans lastiği takmaktan başka şey değil. sneijder ve muslera'ya da yazık. herşeyden önce birinci öncelik net bir orta saha oyuncusuydu ve bu isim donk değildi. real madrid orta saha yokluğum var diyip getafe'nin 29 yaşındaki dandik stoperini alıp orta saha diye almıyorsa sende almayacaksın. alıyorsan da bana galatasaray dünya kulübü nutukları atmayacaksın. sabri'nin savunmanın sağında yaptığı kademe hataları sebebiyle yediğin gollere bakaraktan bir sağ bek alacaksan da gidip aklı fikri zikri rakip kalede olan linnes'i almayacaksın. alacaksın bosingwa tipinde dengeli bir bek rahatına bakacaksın. ama mesele o da değil çünkü bekten önce senin ön liberon yok, santraforun yok önce bu sorunları çözeceksin. linnes çok iyi oyuncu ve çok da beğeniyorum ama gidip bir an önce santrafor eksiğini kapatacaksın. şimdi amatör küme topçusu kıvamındaki umut bulut'u ve iki maç gol attı diye bulutlarda gezmeye çok müsait 21 yaşındaki bir çocuğa formanız ne olursa olsun garanti görüntüsü verirseniz bu takımdan cacık olmaz söylemesi. ki bu takımın en büyük sorunu da bu. tek bir oyuncu bile kendisine tehdit unsuru olacak bir takım arkadaşı göremiyor. böyle başarı gelmez. ve en acısı şu ki bu takımın net bir büyük takım savunmacısı yok. orta sahası yok ki yok. santraforu hiç hiç hiç yok. hücum kanatları desen o zaten yıllardır yok da asıl mesele alttan gelen bir tek genç filiz de yok. tüm bunların yanında yeni yapılanma için para da yok. allah sonumuzu hayretsin demekten başka da çare yok.
  • 14243
    bu takımı yorumlarken istediğiniz kadar uzun analizler yapın, bir yerinde "burak niçin satıldı" cümlesini kuruyorsanız yaptığınız analiz ancak bir şahsi serzeniş niteliği taşır. bu serzenişinizi ciddiye alacak insan sayısı da haliyle sınırlı olur.

    yeri dolsun veya dolmasın burak'ın satılması bu sene yapılan en doğru hamledir. burak'ı satmasaydın yazın da bir forvet alamayacaktın, seneye de sürünecektin. şimdi en azından 6 ay sonra iyi bir forvet alma imkanın doğdu. "burak'ı satmasaydık kalan bütün maçlarımızı kazanıp şampiyonluk mücadelesi verirdik" diyen varsa bilemem tabi.
  • 14245
    mayıs ayında olağanüstü kongereye gidecek olan takım.
    ama bu iş bilmez, beceriksizler ordusunun yerine kim veya kimler gelir orası meçhul.
    ama bir kongre olması şart oğlu şart. en azından kongre süreci boyunca kulübün içinde bulunduğu bu dar boğazdan çıkış yolları aramak için aklı başında insanların bir araya gelmesi şart.
    ama gelecek olanların en başta ciddi bir planı, projesi ve kredibiletisi olması lazım. onun bunun adamı olarak değil galatasaray'a hizmet etmek ve artık yıllardan beri süregelen yanlışlardan, hatalardan, hatta ihanetlerden ders alacak yıpranmamış, hevesli ve iş bilen insanların olması gerekiyor. şu an içinde bulunduğumuz durum gerçekten çok kötü.
    uefa'dan ceza gelecek, takım önemli oyuncularını kaybedecek, hali hazırda yetersiz ve niteliksiz kadro tamamen dağılacak. takımın başında asla bir hedefi falan olmayan ve 1-2 ay içinde görevi bırakması kesin olan denizli var. en önemlisi taraftar küskün, heyecanını yitirmiş durumda. para yok, kaynak yok...

    2010-2011 sezonu bundan belki daha boktandı. kadro rezaletti, bir ara küme düşme potasına gelmiştik, adnan biraderler sıçıp sıvamıştı. ama işte yepyeni bir kongre, başka, fatih terim ve sıfırdan kurulan kadro (o zaman para da vardı kaynak da) ama 2 yılda o enerjiyi yedik bitirdik. kayıkçı kavgası; önce albayrak ve dürüst'ün dışlanması sonra ft-aysal kavgası derken 2 yıl içinde sıfırı resmen tükettik.

    yepyeni bir başlangıca ihtiyacımız var. yeni, genç, hırslı, iş bilen, projeleri ve planları olan bir yönetim kurulu, onların belirleyeceği futbol aklına sahip yönetici/sportif direktör, mümkünse yabancı, genç ve bizle büyümek isteyen bir hoca ve akılcı şekilde kurulacak rasyonel bir takım pekala yapılabilir. doğru adımla ve hamleler bir bir atılırsa taraftar da yeniden takımla barışacaktır. hepimiz, hem yönetim katını hem de takım içini sarıp sarmalayan bu hizipten çok bunaldık. bıktık usandık.

    camia içindeki hizip, hesapçılık, menfaat ilişkileri, yönetim kurullarındaki çekememezlikler, kibir, takım içindeki özellikle yerli oyuncuların kurduğu grupçu/hizipçi düzen vs... bizi çok yordu. kulüp kaynaklarının bu denli çarçur edilmesi, akıl dışı transfer hamleleri, yanlış teknik adam tercihleri çok kızdırdı, küstürdü.

    yeni bir başlangıca ihtiyaç var. ama bu sefer herşeyi olması gerektiği gibi doğru şekilde yapmalıyız. kısa vadeli ama geçici başarılar yerine uzun vadeli ama adım adım gelen kalıcı başarılar hedeflemeliyiz. atletico, dortmund, arsenal, porto olmak çok zor değil. 3-4 yıllık iyi bir planlama ile rahatlıkla olunabilir.

    külübün kaynakları, potansiyeli, paraya çevirelebilecek durağan varlıkları sadece akıllıca değerlendirilmeyi bekliyor.
  • 14247
    http://www.kadronukur.com/...6b-103107.html][IMG]

    izninizle tek tek izah edeyim.

    - öncelikle dizliş 3-4-1-2, hatta 2-1-4-1-2 de diyebiliriz. bak dinle.
    - stoperler; denayer ve hakan. birinin hızı diğerinin sezgileri çok iyi. bence birbirini tam anlamıyla tamamlayan ideal stoper ikilimiz bu. bekler koridorlarını boylu boyunca kullanmak durumunda olduklarından bu arkadaşlar yeri geldiğinde beklerinin kademesine de girebilecek pratiğe sahipler. linnes ileri çıktığında denayer, carole ileri çıktığında hakan bu oyuncuların yerlerini doldurabilirler.

    - chedjou ise önündeki orta ikili ile tandem arasında görev almalı. savunacağı alanı arkadaşlarının yardımıyla küçültebilirsek temposuzluğu sorun olmaz. ayrıca stoperler beklerin kademesine girdiğinde, chedjou stoper arkadaşının kademesine kayabilir. fener'deki topal gibi işte.

    - bekler linnes ve carole. her ikiside hücum karakteri olan, potansiyel vaad eden genç oyuncular. arkalarında boşluklarını toparlayacak arkadaşlarının varlığı onlara ileri daha çok çıkma adına cesaret verecektir. tabi hücum bölgesinde ki arkadaşlarından da o bölgede toplu ve topsuz oyunda yardım almaları şart. sinan ve podolski'den bahsediyorum ki oraya da değineceğiz.

    - orta ikili selçuk ve emre çolak. daha çok pozisyon savunması uygulamamız gerekiyor. çata çat oynayacak ne oyuncu profilimiz var ne de kondisyonumuz. bu oyunu da şu an merkezde en iyi oynayabilecek 2 oyuncumuz selçuk ve emre. emre'nin yerine bilal, selçuk'un yerine de rodriguez düşünülebilir. ama asla emre-bilal veya selçuk-rodrguez ikilieri olmaz. görevleri ise basit. top rakipteyken merkezi 5'li bir hat oluşturarak kalabalık tutmak. denayer - hakan önlerinde chedjou ve onun da önünde selçuk - emre ikilisi ile bu alanı çok adamla savunabiliriz. ayrıca her iki oyuncu da ceza sahasına yakın oynayabilecek meziyetlere sahip. selçuk emre kadar olmasa da ofansta kilit açabiliyor. her iki oyuncu da şutör ve pas yüzdeleri yüksek oyuncular. topu ayağımızda tutarak da savunma yapabileceğimiz anlarda bu çok işimize yarar.

    - merkez ikilinin önünde sneijder. false 9 görevinde oynaması gereken sneijder'den beklenenler belli aslında. oyunu kanatlara yayması, forvetleri savunma arkasına kaçırması ve tabi ki şut. sinan ve poldi kanatlara açıldığında sneijder'in ceza sahasına biraz daha yakın durması ve hatta mümkünse 18'in içinde yer alması gerekiyor. kanatlardan gelmesi muhtemelen yerden ortalara hazırlıklı olması adına.

    - ve ileri ikili sinan ve podolski. maalesef sinan sezonu kapattı gibi bir şey oldu. onun yerine riske girilip valkan pala'ya şans verilebilir. ya da haddini bildirmek şartıyla yasin. aslında yasin geçen sezon ki performansı ile tam da bu görevin adamı. ama maalesef kalkan götünü bir türlü indiremedik. herif kendini bayağı bayağı ronaldo sanıyor. şaka değil. sneijder'i iplememesi her şeyi açık şekilde koyuyor ortaya.
    neyse efenim bu ikili top rakipteyken kanatlara açılıp beklerini rakip karşısında yalnız bırakmamaya çalışacak. top bizdeyken de sürekli çapraz koşu arayıp rakip savunmanın dengesini bozacak. bu sneijder, emre ve selçuk'a daha fazla şut imkanı da tanıyacaktır. ayrıca kanat akınlarında beklerine yardımcı olmalılar, biri bunu yaparken diğeri de sanki tek forvetmiş gibi ceza sahasında fırsat kollayacak. anlayacağınız top rakipteyken chedjou ve sneijder hariç takım simetrik olarak ikiye bölünecek ve 5-5-0 gibi oynayacakken, top bizdeyken sanki tek kanatla oynuyormuş gibi olacağız.

    hareketli oyunda boy ortalamamız kısa olduğu için ortalar yerden yapılmalı. duran topların tamamını istisnasız sneijder kullanmalı. ayrıca topu 3. bölgeye taşıdığımız her atağı bir şekilde bitirmeliyiz. taç olur, aut olur. ne olursa olsun oyunun durmasını sağlamalıyız ki kontra yemeyelim. denayer - hakan ikilisi ile chedjo'nun arası 10 metreyi geçmemeli aynı şekilde chedjou ile selçuk - emre ikilisininde arası bu mesafeden fazla olmamalı.

    daha detaylı yorumları özelden bekliyorum. buraya kadar okuyan herkese de teşekkür ediyorum. saygılar. . .
  • 14248
    an itibariyle kadrosunda 25 kişi bulunduran takımdır. 3 transfer hakkı olmasına rağmen bu hakkını kullanmamıştır.

    yanlış bilmiyorsam avrupa ligi kadrosuna 25 kişi bildirebileceğiz. ki bu kadroya martin linnes'i ekleyemeyeceğiz. umut gündoğan da kulüp bulamadığı için hala kadromuzda. yani uefa'ya 23 kişi bildirdik. daha doğrusu 25 bildirdik, ama ismail çipe ana kadromuzda normalde geçmiyor ve burak yılmaz listeyi gönderdikten sonra satıldı.

    takım listesi:
    [biçim]
    kale:
    1 fernando muslera 2018
    2 eray işcan 2018
    3 cenk gönen 2018
    --------------------------
    stoper:
    4 semih kaya 2018
    5 aurelien chedjou 2017
    6 koray günter 2018
    7 jason denayer 2016
    --------------------------
    sağ bek:
    8 sabri sarıoğlu 2016
    9 tarık çamdal 2019
    10 martin linnes 2019
    --------------------------
    sol bek:
    11 hakan balta 2018
    12 lionel carole 2019
    --------------------------
    merkez orta saha:
    13 selçuk inan 2019
    14 hamit altıntop 2016
    15 bilal kısa 2018
    16 jose rodriguez 2019
    17 ryan donk 2018
    18 umut gündoğan 2018
    --------------------------
    ofansif orta saha:
    19 wesley sneijder 2018
    20 emre çolak 2016
    --------------------------
    sağ açık:
    21 olcan adın 2018
    22 sinan gümüş 2019
    -------------------------
    sol açık:
    23 yasin öztekin 2018
    24 lukas podolski 2018
    --------------------------
    forvet:
    25 umut bulut 2017
    [/biçim]

    [biçim]
    kiralık futbolcular:
    bruma - real sociedad
    endoğan adili - fc wil
    birhan vatansever - bergama
    berk ismail ünsal - giresunspor
    oğuzhan kayar - şanlıurfaspor
    emre can coşkun - giresunspor
    furkan özçal - kayserispor
    alperen uysal - gaziantepspor
    sercan yıldırım - bursaspor
    blerim dzemaili - genoa
    lucas ontivero - montreal
    alex telles - internazionale
    jem paul karacan - bursaspor
    [/biçim]

    2015/2016 sezonu maaşları. devre arası katılan futbolcuların maaşları 16/17 sezonuna göre yazılmıştır.
    [biçim]
    futbolcu sözleşme bitiş 2015/16 maç başı
    1 wesley sneijder 2018 4'500'000 eur 25'000 eur
    2 fernando muslera 2018 3'300'000 eur 20'000 eur
    3 lukas podolski 2018 3'000'000 eur 20'000 eur
    4 selçuk inan 2019 2'800'000 eur 25'000 eur
    5 hamit altıntop 2016 2'750'000 eur 25'000 eur
    6 aurelien chedjou 2017 2'200'000 eur 10'000 eur
    7 umut bulut 2017 1'850'000 eur 15'000 eur
    8 olcan adın 2018 1'700'000 eur 15'000 eur
    9 semih kaya 2018 1'600'000 eur 15'000 eur
    10 ryan donk 2018 1'500'000 eur 15'000 eur
    11 sabri sarıoğlu 2016 4'800'000 try 45'000 try
    12 tarık çamdal 2019 1'284'000 eur 10'000 eur
    13 hakan balta 2018 1'250'000 eur 15'000 eur
    14 yasin öztekin 2018 1'050'000 eur 10'000 eur
    15 martin linnes 2019 950'000 eur 10'000 eur
    16 cenk gönen 2018 900'000 eur 10'000 eur
    17 jose rodriguez 2019 800'000 eur 10'000 eur
    18 koray günter 2018 800'000 eur 5'000 eur
    19 jason denayer 2016 596'000 gbp 11'000 gbp
    20 bilal kısa 2018 2'407'500 try 45'000 try
    21 lionel carole 2019 700'000 eur 15'000 eur
    22 sinan gümüş 2019 550'000 eur 6'000 eur
    23 emre çolak 2016 1'500'000 try 20'000 try
    24 eray işcan 2018 800'000 try 15'000 try
    [/biçim]
  • 14249
    güncel sakatlık durumu göz önünde bulundurulduğunda kadro bu olmalıdır.

    http://www.kadronukur.com/...0738820b-103275.html

    diyelim ki hiç sakatımız yok kullandığımız oyuncu havuzu da şu olmalıdır.

    muslera - cenk - linnes - denayer - chedjou - koray - hakan - carole - sabri* - donk - selçuk - jose* - emre - bilal* - sneijder - sinan - olcan - podolski ve mümkün olan alt yapı oyuncuları.
  • 14250
    şu andaki kadro tercihim şöyle olurdu.

    muslera
    linnes-chedjou-koray-carole
    donk-denayer (bilal)
    rodriguez (emre)-sneijder-olcan (yasin)
    poldi (umut)

    selçuk'un, çin'e transfer olmasını ciddi ciddi ümit ediyorum. onun için kadroye yazmadım.

    umut hindistan'a transfer olursa -ki umarım olur- poldi'nin yedeği volkan pala olur.

    geride carole solbek oynamalı. olcan iyi bir açık ama sol ya da sağ kanatta yasin çok formsuz. onun yerine olcan oynamalı. olcan'ın bek yetenekleri de kısıtlı zaten. hakan'ın yerine de koray oynamalı. çünkü çok daha çabuk ve hava toplarında çok daha etkili.

    denayer ayağına hakim, iyi adam eksilten, iyi savunma yapan, dar alanda çabuk bir futbolcu. donk ile birlikte rakibi ısıran sert bir ön hattımız olur. üstelik donk gol atmayı da seven hücumu düşünen bir futbolcu.

    rodriguez iyi pas yapan bir futbolcu. sneijder ve olcan ile hatta poldi ile başarılı üçgenler kurabilirler. takıma oturdukça performansı artacaktır. emre ile rekabete girerse ikisi de kazanacaktır.

    poldi hem kanatlara açılarak hem de merkezden akınlara katılarak 9,5 numara pozisyonunda oynayabilir. bugün birçok takım böyle oynuyor.

    şu takım üç hafta denenirse büyük çıkış yapar. denersek hiçbir şey kaybetmeyiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın