• 8201
    yaklaşık 30 yıldır galatasaray'ı takip eden sıkı bir taraftar olarak bu sezon olduğu kadar arsız, aleyhinde çalışan bir mekanizma görmedim. o kadar kalabalıklar ve güçlüler ki her yere çıkıp istedikleri şeyleri söyleyip istedikleri şeyleri susturabiliyorlar, susturamadıklarını canları ile tehdit ediyorlar, bacaklarına sıkıyorlar.

    buna karşılık galatasaray'ı destekleyen sadece gerçekler var. başka hiç bir şey; hepsini susturmanın tek yolu başarı. bu sayede başarı için motivasyonumuz ve başarıdan aldığımız keyif artıyor.

    bu seneye kadar belli bir düzeyde devam eden bu operasyonlar ne oldu da 2024 yılında bu derece kural tanımaz hale geldi? neden insanlar saygınlıklarını ve kariyerlerini silebilecek duruma geldiler?

    tek bulabildiğim cevap; 25. şampiyonluk. 5. yıldızı takacak olmamız bizim açımızdan göründüğü kadar sıradan bir olay değil.

    ve bu sezon tamamlandığında hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
  • 8203
    türkiye'de herkese karşı mücadele eden takım zira onun seviyesine çıkamayanlar onu aşağı çekme derdinde.

    gözümüzün önünde olanları tam aksi anlatılıyor ve bu manipülasyon bilerek yapılıyor, akp taktiğidir bu. olanın tam tersini anlatırsın, o kadar fazla anlatırsın ki birileri artın senin anlattığını doğru zanneder.

    bu ülkede var geldiğinden beri üç büyükler arasında var uyarısına rağmen hakemin kararında direndiği benim bildiği 2 karar var (bir tane de beşiktaş'a olmuş olabilir) ve ikisi de galatasaray aleyhine.

    1- deplasmanda oynana fener maçında feghouli'nin ayağına basarak tpo kazandı fenerbahçe ve devamında gol atıldı. var hakemi çağırdı, basmayı gösterdi ama hakem kararını değiştirmeye cesaret edemeyip golü verdi ve maç 1 1 bitti.

    2- diagne'nin kasımpaşa forması giydiği dönemde kasımpaşa lehine penaltı verildi. var hakemi çağırdı, basit ayağının ucu ile bir temas vardı ama dokunma denebilirdi en fazla, hiçbir şekilde rakibi bozabilecek bir müdahale değildi ama orta hakem kararından dönmedi ve penaltıyı verdi.

    yahu geride kalan sezonda kazanılan tüm penaltılara ve üç büyüklere karşı çalınmayan penaltılara bakalım. fener ite kaka yarışta tutuldu, ne zamanki var'a yabancı hakem geldi fener puan kaybetmeye başladı ve bu adamlar yabancı var hakeminin dedesinin galatasaray lisesi mezunu olduğuna bile inandılar. bu zekada, bu sanrılarla yaşayan bir kitle var karşıda. bunlara karşı her platformda dalga geçe geçe gerçekleri ve bunların anlattığı yalanları haykırmak gerek ama dalga geçe geçe, zira karşımızda fazla ciddiye alınmayı hak etmeyen bir hasta kitle var.
  • 8204
    benim anlamadığım, bize guya yardım edilsin; yine de mücadele etmen gereken şey daha iyi bir oyun ve oyuncu grubun olması ve bunların birbirleriyle aidiyet harmanlı bir iletişimi değil mi? bütün bunları da en kritik zamanlarda dahi doğru psikolojiyle destekleyen "futbol sever" bakış açısı ve gelecek vaat eden yönetim hamlelerini destekleyen taraftarlar olması gerekmez mi? bunun da ötesinde yönetimin bunları fizibilite edip ona göre yol izlemesi gerekmez mi?

    bu sürecin ve olguların hangilerini fenerbahçe ve beşiktaş yaptı? uğraşılan tek şey tff başkanları, siyasi parti başkanlarını ziyaretler, hakem atamaları, uefa’ya şikayetler, transferlere çomak sokulma oyunları, medya patronlarını satın alma veya yönetimlere dahil etme... ben futbolsever ve fanatik bir galatasaraylı olarak fanatik fenerli dayımla oturup 2-3 dakika futbol konuşamıyorum. bakın, bu adam eski futbolcu ve futbolu unutmuş. keza beşiktaşlı ilkokul arkadaşlarımla da konuşamıyorum. aslan ne savanada ne de ormanda diğer olgular olmadan var olamaz, doğanın içinde hiç olamaz. bence bizim bunları düzeltmemiz lazım ve ülkedeki futbol ortamına bizim beyaz bir el uzatmamız lazım. ha, diğer türlüsüne de okeyim; bırakalım ne halleri varsa görsün, biz bu ligin bayern'i olalım anlayışına da okeyim. dün arkadaşımla 6. yıldızı almamıza dair bazı tahminler yürüttüğümüz muhabbetin sonunda bu bakış açısına eriştim.
  • 8211
    son yıllarda ve hatta son dönemde yaşadıkları maalesef klasık türkiye problemleridir.

    şimdi, türkiye'deki herhangi bir kamu ya da özel sektör şirketinde çalışan olduğunuzu varsayın. verimliliği artırın, tasarruf sağlayın, kazancı artırın ne olur? en başta şefimiz ve müdürünüz 'yerime geçer' korkusu ile daha sonra bütün arkadaşlarınız mobbing uygular. psikolojik ve sözlü şiddet uygular. istifaya zorlar.

    maalesef bu ülkenin mayasında bu var. mücadele etmekte de çok zor. çünkü müesses nizam haksız, torpil, adam kayırmacı, düzensizlik üzerine kurulu. çoğu kişi ve yapı da bundan kâr sağlıyor.
  • 8213
    bu sezon medyada ortak bir şekilde; yapsınlar da görelim, etsinler bakalım gibi bir dil hakim. bu beni çok rahatsız ediyor ve taraftarın buna ses çıkarmıyor olması çok tuhaf. başarı beğendirmeye çalışıyoruz ki onda da başarılı olamıyoruz. galatasaray tottenham'ı yensin de görelimmış, orta sahası eksikmiş. okan çift forvet çıkmış ama yağmur yağmıyormuş gibi bir küçümseme harekatı.

    bu takım el takımı mı ki bir avrupa maçı öncesinde yapsınlar da görelim şeklinde yaklaşıp maçtan sonra da yedek kadroydu bu sayılmaz modunda bütün medya? ligin değeri tartışması yapılıyor, ligi koruyan futbolcu kötülenirken ligi kötüleyen insan savunuluyor. hiç birimiz futbolu bilmiyoruz, sadece o biliyor gibi bir aşağılık komleksi beni ülkem adına yaralıyor. bu sezon bir çok futbol yorumcusu kendi kariyerlerin vazgeçmiş durumda fakat bu yabancılaştırma dilini hıyanet olarak görüyorum. zararlı cemiyetler gibi oldunuz iyice.

    direkt olarak isim vermek istemiyorum ama bu kullanılan dil beni takımım adına radikal olmaya zorluyor. açın bakın, kadıköy hezimetinden önce ve sonra kullanılan ifadelerdeki farklılık ortada duruyor. isim isim, tarih tarih. hepsinin dili ortak.
  • 8214
    2025 yılını şampiyon tamamladıktan yolunun açık olduğunu düşünüyorum. bugün oynadığımız güçlü oyunu oynarken artık transfer sezonlarında bütçe yaratabiliyoruz. bugüne kadar bu seviyede bütçe ayırabildiğimiz bir dönem hatırlamıyorum ben. şampiyonluk halinde direkt olan gidelecek şampiyonlar ligi ve yeni formatı, bu sezonun manevi değerlerinden farklı olarak yüksek maddi kazanç da sağlayacak.

    oturmuş takımın dışında kalan; zaniolo, zaha, ziyech gibi paraya dönüştürebileceğin veya takasta koz olarak kullanabileceğin futbolcuların olduğunu da göz önünde bulundurursak bu seviyede kalmak için kaynak sıkıntısı çekeceğini düşünmüyorum. oshimen hayali kurabiliyor bugün taraftar, gerçekçi nedenleri var. kimse olamaz demiyor.

    olası avrupa ligi şampiyonluğu ile birlikte 2001'de başaramadığımız dönüşümü bu sefer başarabiliriz. dünya çok değişti.
  • 8215
    türk futbolunda seviyeyi öyle bir noktaya taşımıştır ki bu takıma 1-0 kaybeden takımlar kendini gerçek galip*, 3 puan gerisinde ikinci olabilen takımlar ise kendini gerçek şampiyon* ilan etmektedir. bu takıma bu kadar yakın kalabilmek artık gerçekten galibiyet ve şampiyonluk gibidir.

    "biz daha ne yapalım bu adamlara bu kadar yakın olabildiysek gerçek kazanan zaten bizizdir." mentalitesini türk futboluna entegre etmiştir.
  • 8216
    2024-2025 sezonu özelinde kadro kalitesi ve uyumu ligde rakipsiz olan kulüptür. kulübün içerisinden yetişmiş, ezeli rakibini deplasmanda yendikten sonra kapıda bekleyip bağıra bağıra tezahürat yapacak kadar aidiyeti olan ve bizi en güzel şekilde temsil eden şimdiden 3 şampiyonluğu olan bir teknik direktörü olan kulüptür. yeni tesisleri ile güçlenecek ve elde edeceği yüksek gelirle bankalar birliğinden çıkacak kulüptür. elde edeceği gelirle oluşturacağı kaynağı doğru şekilde kullandığı takdirde makası net şekilde açacak kulüptür. kendi iç çekişmelerine kurban gitmedikçe, en ufak hatada güne göre hareket eden olumsuzluklardan etkilenmedikçe önü açık ve aydınlık kulüptür.

    futbol dışındaki branşlarda da daha rekabetçi olabilmek adına hamleler yaparak spor kulübü isminin hakkını vermesi gereken, türkiye'nin en büyük markasıdır. anlı şanlı galatasaray'dır. gelecek daha güzel gelecek.
  • 8218
    bugün bir toplantı öncesi can sıkıntısından osimhen ile alakalı biraz ingilizce haberleri kurcaladım. “where is osimhen right now?” gibi. transfer olduğu dönemdeki haberleri falan tekrar kurcaladım yarım saat. okuyucu yorumları, haberlerin veriliş şekilleri vs.

    tek bir şeyin farkında tekrar vardım. galatasaray çok ama çok büyük bir marka. hatta markadan öte bir şey. osimhen’in transferiyle alakalı yabancılar da şaşırmış; ama bizi osimhen’e ufak görüp “ulan osimhen ne arıyor galatasaray’da” diyen yok denecek kadar az. bizim ligin kalitesizliğinden dem vuran, napoli ile arasının nasıl bu hale geldiğini sorgulayan, bu kadar isteyeni varken neden türkiye diyen var; ama galatasaray markasına ve adına ters bakan yorum neredeyse yok. herkes galatasaray’ı daha doğrusu gala’yı* gayet olabilir bir opsiyon olarak karşılamış.

    bu kulübün futbol takımı 2000 yılında uefa’yı almadı sadece. nağmağlup aldı. ya da sadece süper kupa’yı kazanmadı. tarihin en büyük markası real madrid’i yendi. ondan sonra real süper kupa kaybetmedi. uzak asya’da real madrid hayranı bir çinli çocuk da amerikalı bir genç de ne bileyim afrikalı bir kadın da “ne zaman süper kupa kaybettik” diye arattığında çat diye “2000 galatasaray” diye çıkıyor. sonra diyor “ulan bu galatasaray’ın stat atmosferi vs de sürekli çıkıyor kanallara. cidden büyük kulüp.”

    yani o yapı, yapı falan diyenler 100 sene bu seviyeye yaklaşamadılar, 1000 sene daha bu kafayla yaklaşamazlar. onlar bu duyguları anlayamazlar. yıllarca uefa ve süper kupayı küçümsemeye çalıştılar. önce “tesadüf” dediler. sonra “üstünden x sene geçti uefa mı kaldı?” dediler. allah büyük, kendileri fred çakmaktaş dönemi, 2-3 maç oynanıp ilan edilen lig şampiyonluklarının peşindeler şimdi.

    yani biz bile o kadar farkında değiliz ki elimizdekinin, osimhen’in bize gelişi türkiye ligi olması dışında ‘gala’ adı geçmesiyle yabancıları bizim kadar şoklamamış.

    yani… yaniler saymakla bitmez. tek gerçek var; galatasaray ünal aysal’ın dediği gibi türkiye’nin atatürk’den sonra en büyük markasıdır. gül baba’ya dayanan tarihiyle, bir eğitim yuvasından çıkmasıyla, ali sami yen’i ile, kuruluş felsefesiyle, metin oktay’ı ile bu topraklarda açan en güzel çiçeklerden biridir.

    yapı, yapı dedikleri de bu olsa gerek.
  • 8219
    gerçekten çok büyük camia.

    herkes bilsin ki son üç yıldır türk futbol camiasında koltuğundan olan, sözleşmesi feshedilen, sessizce yollanan vs kim varsa, teknik direktöründen futbolcusuna, tff başkanından iletişim direktörüne, hakemine, yorumcusuna kadar hepsinin sebebi büyük galatasaraydır. bu dert de size yeter.

    bunu sadece başarılarıyla kudurtarak yapmıştır üstelik. kimi bu başarı karşısında ezildiği için kovuldu, kiminin şirazesi kaydı saçmaladı, kimi ne yaparsa yapsın olmadı kaçtı, kimi yeterince aleyhte olamadı bileti kesildi... oldu da oldu.

    inkar yolunu tercih edenlere tavsiyem şudur ki, bu kadar başarılı olmasaydık neler farklı olurdu düşünsünler.
  • 8220
    rakip camialar ekonomik olarak darmadağın olurken ve bu sebeple şampiyonluk yarışına 2 ay bile dahil olamazken 3 yıldır yapılan işlerle ayakta kalan güzide kulübüm. diğer rakip fenerbahçe ise zengin başkanı sayesinde ayakta kalıyor.

    bizim ayakta kalmamıza sebep olan başarıları ve transferleri sağlayan okan buruk hocama, dursun özbek başkana, erden timur'a ve başta mauro icardi olmak üzere tüm futbolculara, diğer emeği geçen tüm yönetici ve çalışanlara teşekkür etmek istiyorum.
  • 8224
    kötü hakem kararları, hakem ve var atamalarına rağmen yenilgisiz lider olan takım. bunun yanında dar rotasyon ve beksiz geçirilen maçları da sayarsak 2024-2025 sezonu için fena gitmiyoruz. yakalanan fırsatlar değerlendirilse belki puan kayıpsız lider olacaktık. sağlık olsun. ancak yönetimin bu hakem atamalarına artık bir ses çıkarması gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın