• 6004
    doğduğum günden bugüne geçen 12.419 günde;

    1 uefa kupası
    1 uefa süper kupası
    22 türkiye ligi kupası
    10 türkiye kupası
    12 türkiye süper kupası
    3 başbakanlık kupası,
    6 tsyd kupası olmak üzere 55 futbol kupası kazanmış, aşkla, hayranlıkla, psikopatlıkla bağlı olduğum takımımdır.

    başarı anlamında taraftarını harman bırakmamıştır :)

    büyüklüğünü taraftarından, şanla dolu tarihinden alır. hayallerden değil.
    kendisiyle uğraşanın sahada şerefiyle oynar, hakkından gelir.
  • 6005
    farkındayım, olaya kötümser yaklaşıyorum. ama en kötüsünü düşünmek durumundayız.

    şimdi riva ve florya konusunda emlak konut bize kazık atma peşinde. çok büyük paralar var işin içinde. eğer ödeyemezsek tff'nin yeni talimatıyla birlikte puan silme v.b. bir çok sıkıntı doğabilir diye korkuyorum. bizi fena bir tuzağın içine çekmiş olabilirler. devam eden sistematik ve organize saldırının altında da bize verilecek haksız cezada camiayı sahipsiz bırakmak olabilir. 23 eylül 2019 olağanüstü divan kurulunda saçma sapan muhabbetler yerine bu konuda biraz bilgi ediniriz diye ümit ediyorum.

    bu taraftar yönetim ve fatih hoca tarafından konsolide edilirse yediğimiz kazığı bir günde kapatacak kadar fedakar, cefakar ve vefakardır. ama iş oralara gelirse bu ülkede futbolun sporla alakası kalmaz. galatasaray artık spor üstü siyasi bir oluşum olarak hayatını sürdürür.
  • 6006
    https://twitter.com/.../1175131999130050560

    sen ne güzelsin, ne duyarlısın. sen bu toplumun vicdanısın, öncüsü, lokomotifisin. başkaları gibi lafta değil gerçek anlamda ülkenin en büyük sivil toplum örgütüsün. seni çok seviyorum.

    neslican tay'ın vefat haberini acı ama anlamlı bir tweet'le haber vermiş olan kulübümüz. neslican'a allah rahmet eylesin, mekanı nurla dolsun inşallah.
  • 6007
    hayatımın en güzel detayıdır belki galatasaray. kaç maç dertlerimi unutturdu. kaç mağlubiyeti güzel günlerimde yüreğime gam ekledi bilemem. ama yaşadığım her anımda var galatasaray. en alakasız günlerde bile aklıma düşer. önümüzdeki maçı nasıl oyanayacagımızı hayal ettirir bana. galatasaray sevgisi öyle bir sevgidir ki onun verdiği mutluluğu veremez hiçbir sevgili keza acıyı da öyle
  • 6008
    ciddi boyutlarda olan marketing potansiyelini, klasik yöntemler ve yetersiz profesyoneller sebebiyle hiç eden kulübümüz.

    günümüzde büyük bir yer tutan, hayatımızın belirli bir kısmını harcayan sosyal medya, örgütlerin pazarlama politikalarını da aynı seyirde değiştirmektedir. sosyal medyada yer bulan trendlere uyan ya da yeni trend oluşturan örgütler, yayılmacı olarak yurtiçi ve yurtdışı takipçi sayılarını arttırıp örgütte fonksiyonel değişimlere ve gelişimlere çanak tutmaktadır.

    futbol okur-yazarlığın özellikle twitter flatformunda gittikçe yaygınlaşması, reyting ve sansür kaygılarıyla çekirdek okur-yazarın youtube'a kayması bu potansiyel gücün kullanıma dair bize bilgiler vermektedir. kulübümün tv kanalı olan, gs tv'nin kapatılıp, buradan aktarılacak bütçe ile marketing merkezli bir sosyal medya ekibi kurulması günümüz şartlarında elzem hale gelmiştir. bu zorunluluk orta-uzun vadede çok ciddi sponsorluk bazlı gelir kaynağı ve yeni kazanılacak taraftar sayısı olarak karşılık bulacaktır.

    yurtiçindeki dominasyonumuzu arttırmamız açısından daha fazla etkin taraftara sahip olmamız gerekmektedir. şüphesiz henüz okuma-yazma bilmeden youtube'un altını üstüne getiren minik kardeşlerimizin, aynı platformda galatasaray ile ilgili içeriklere maruz kalması onların tercihlerini ciddi anlamda etkileyecektir.

    sosyal medya sayesinde henüz hiçbir türk kulübü tarafından aşılamamış eşik olan, üst düzey taraftar-kulüp etkileşimi kolayca sağlabilir olup, bu katılımcılık sayesinde gelirlerin artışından söz edebiliriz.

    bahsettiğim şeylerin bir anda sağlanabilmesi imkansıza yakındır. sosyal medya, birikim ve tecrübe isteyip aynı zamanda ciddi manada sosyoloji disiplinine bağlılık gerektirmektedir. kervan yolda düzülür misali şu anda youtube kanalımız adına içinde olduğumuz yanlıştan dönmeli ve bu işe bütçe ayırmalıyız. umarım zamanla bu konularda da ciddi gelişim gösterip, gerekli reaksiyonları gösterebiliriz.
  • 6010
    bazıları için sadece spor kulübü belki futbol takımı, ama bazıları için bunlardan çok daha fazlası. herkesin galatasaraylı olma hikayesi farklıdır. kimi babadan, kimi abisinden, kimi diğer aile fertleri sayesinde galatasaraylı olur. benim hikayem yarı final ile sonuçlanan o avrupa şampiyon kulüpler kupası maçları sayesinde olmuştur. ilk rapid wien maçından izmir'de oynanan bükreş maçına kadar hepsini izledim. hala neuchatel xamax maçını tvden nasıl canlı izlediğimi çözemedim.o yıllarda babam güneydoğuda çalıştığı için bizde güneydoğuda ailecek bulunuyorduk. abim okuldan geldiğinde ben turu geçtiğimizi anlattım. okuldan öğleden sonra geldiğine göre ben maçı canlı izlemediysem nasıl o haberi verdim kendisine. maçı da izledim. ancak pek çok yerde maçın banttan verildiğini okudum. bu konuyu hala çözebilmiş değilim.
    o maçların hepsini izledim ve o maçlar ile galatasaraylı oldum. hala prekazi dendi mi simoviç dendi mi içimde heyecan olur. televizyonda gördüğümde asla kanal değiştirmem. o takım benim için asla değerini kaybetmedi. o isimler mi uefa kupasını getiren isimler mi dense ben çocukluğumda hep prekazi oldum, hagi benim orta okul sıralarım ile lise yıllarıma geldi. top oynadığımda prekazi olduğum yaşlardan büyük olduğumdan hagi olarak kendimi tanımlamadım. beni gözünü prekazi ile açanlar anlayabilir.
  • 6011
    daha önce ilk 5 hafta 8 puan alıp şampiyon olan takım var mı veya son 20 yılda kaç tane böyle takım var bilmiyorum.

    şampiyonluk için artık toparlanması gerekmektedir. evet takımın başında defalarca şampiyon olmuş terim var. evet kadro kalitesi ligin çok ötesinde hatta yedek kulübesinde rakiplerinde direk 11 oynayacak kalitede adamlar var. lâkin derbiyle beraber artık toparlanmazsa hem takımın motivasyonu bozulur hem de camiada boş yere bir panik havası oluşur.

    şampiyon olduğumuz son 2 sezonda aynı haftadaki puanlarımız 12 ve 13. takım çok iyi olsa da şampiyon olduğumuz sezonları bu kadar geriden takip etmek iyi değil.
  • 6014
    belirli değerlerin ve o değerlerin kazandırdıklarının var ettiği ve zenginleştirdiği kulüptür. bu bağlamda tevfik fikret, ali sami yen, baba gündüz, metin oktay ve fatih terim akla ilk gelen isimler.
    fatih terim özelinde ise; kulübün yüzünü tam anlamıyla avrupa’ya dönmesini sağlamış, sportif anlamda türk futbol tarihinde hiçbir hocanın hiçbir takıma kazandıramadığı başarıları kulübüne kazandırmış bir teknik adamın, 2019-2020 sezonunun ilk 6 haftasına kötü bir başlangıç yaptığı için istifasını istemek bu değerleri adeta yok saymaktır.

    galatasaray bir his takımıdır. her sene istisnasız şampiyon olmak ve bir futbol liginin her haftasında mükemmel bir futbol oynamak gibi bir misyonu yoktur. bir halatı hep birlikte çekenler, hep birlikte üzülüp hep beraber sevinmesini bilmelidir.

    bizim camiamızın, başarı açlığının gözleri kör ettiği içi boş camialarla arasındaki fark bu olmalıdır.
  • 6015
    ekim 2019'da maç takvimi sırasıyla;
    1 ekim 2019 galatasaray psg maçı
    5 ekim 2019 gençlerbirliği galatasaray maçı
    18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçı
    22 ekim 2019 galatasaray real madrid maçı
    27 ekim 2019 beşiktaş galatasaray maçı

    burada en pozitif durum sadece 1 defa istanbul dışına çıkacak olmamız. hele yurtdışı deplasmanımız olmaması büyük avantaj. bu avantajı çok iyi değerlendirmemiz gerek. en az 3 galibiyet 1 beraberlik almamız lazım ki toparlanıp kendimize gelelim.
  • 6018
    galatasaray'dan yılda 3 milyon euro kazanan insanlar, o paraları, benim senin gibi (çoğunluğu) kıt kanaat geçinip bu ülke şartlarında bir nebze de olsa mutlu saatler geçirmek için külübe-takıma maddi manevi destek verenler sayesinde kazanıyor. ve çoğumuzun, aralıksız iki yüz yıl çalışsak bile elde edemeyeceğimiz şartları, yine bu insanlar, şu "kamuoyu" ve takipçileri sayesinde yaşıyor. hal böyleyken bazı taraftarlarımızın, anlamsızca ve inatla, lüks yaşam içinde yüzen kişileri savunmak adına, sanki bedavaya galatasaray'a vakitlerini harcıyorlarmış da şöyle geçerken florya'ya hayrımız dokunsun diye davrandıklarına bizi ikna etmeye çalışmalarına hayret ediyorum.

    gereksiz not: bu paragraf herhangi bir maddi kıskançlık gözetildiği için yazılmamıştır. kim ne kazanmış umurumda da değil. ama, bir taraftar olarak "ben-sen-biz-o-şu-bu", gs uğruna, manevi "menfaat" olarak mutluluk dışında bir beklentimiz olmadan para harcıyorsak, ve karşımızda duranlar da "profesyonel" olarak eşek yükü ile para kazanıyorlar ise, bunu babalarının hayrına yapmadıklarını herkesin bilmesi lazım. böylelikle kimsenin "bizi de" bile bile eşek yerine koymaması lazım!
  • 6021
    burundi'den türkiye'ye üniversite okumaya gelmiş atheer adından bir arkadaşım var. burundi denen yerde afrika'nın doğu taraflarında 10 milyon nüfuslu fakir bir ülke.

    bir gün hoca ders anlatırken konu birden takım meselesine geldi. tabi bizde o sırada arkadaşla burundi denen ülkeyi konuşuyoruz. arkadaş anlatıyor işte oranın resmi dili kirundi ama fransızcada biliyoruz. işte orası belçika sömürgesi tarzı şeyler vs. anlatıp duruyor. konuşmamızı bitirmemizin nedeni, hiç kuşkusuz ilgi alanımızın olduğu bir konunun konuşulmasıydı. hoca yanılmıyorsam fenerbahçeli olduğu için sınıfın geneli de fenerbahçeli mi diye bir soru sordu. her kafadan farklı bir ses çıktığı sırada bizim bu atheer bana dönerek "no no no galatasaray" dedi. e tabi 2 yıldır bu ülkede ve galatasaraylı bir türk arkadaşı onu galatasaraylı yapmıştır diye düşündüğüm için nereden biliyorsun gibi soruları sormadım. verilen arada can sıkıntısından olsa gerek başladım bu çocuğa sorular sormaya. önceki arkadaşların mı seni cimbomlu yaptı diye sordum, yok dedi. drogba'dan dolayı falan mı biliyorsun dedim, o da var ama önceden de biliyordum dedi. real madrid galibiyeti, eboue diyorum, gülerek yok diyor. tahmin etmeyi bir kenara bırakıp nereden bildiğini sordum ve adam bana yeminle bakın harfi harfine şunu söyledi: "gheorghe vardi, kupa kazanmis. penaltilar sonra win." ulan çocuk meğersem uefa kupasından dolayı galatasaray'ı biliyormuş. hani ne yalan söyleyeyim uefa kupasını sormak da hiç aklıma gelmemişti. çocuk popescu diyor, fatih terim diyor nasıl gururlanıyorum. üstüne birde, galatasaray'ın bizim ülkemizde, özellikle afrikada çok tanındığını; herkeste formasının olduğunu ve bazen maçlarının yayınladığını demez mi of gururlandıkça gururlanıyorum. bizim arkamızda fenerbahçeli biri vardı, atheer'in sırtına dokunup aynen şunları söyledi: "hasan ali kaldırım biliyor musun? türkiye-fransa maçı. mbappe yüremiyor hah işte o fenerbahçeli." yemin ederim şükrettim galatasaraylı olduğuma. neden mi?

    biz başarılarımızla adımızdan söz ettirip, tüm kıtayı hatta tüm dünyayı etkimiz altına almamızdan gururlanalım; bir başkası da, dünyanın en pahalı oyuncusunu bir maçta tutabilen oyuncuyla gururlansın.

    çok büyüksün be galatasaray.
  • 6023
    seni canımdan çok ve karşılıksız seviyorum ve çok özledim ama eski milli maç aralarında olduğu gibi sabırsızca beklemiyorum 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçını. kızma bana.. kötü oynaman falan sorun değil de zerre mücadele edip umursamıyorsun ya benim %1 im kadar işte o zaman dünya bana dar gelmeye, ne kadar öldürücü hastalık hücresi varsa vücudumda oluşmaya başlıyor.. o kadar istiyorum ki artık biraz silkelenip kendine gelmeni sana anlatamam.
App Store'dan indirin Google Play'den alın