• 6414
    çok kritik bir dönemeçte olan biricik aşkımız. covid-19 salgını bütün dünyada birçok alanda büyük ekonomik yaralar açtı, açmaya devam ediyor. türkiye özelinde bakarsak zaten salgından önce de uzun süredir devam eden bir döviz krizi var. ekonomik olarak pamuk ipliğine bağlı olan spor kulüplerimiz de bütün bunlardan payını alıyor. bazı dünya devi kulüpler bizim kadar etkilenmese de bizim bu salgından çokça etkileneceğimiz aşikar.
    bu kritik eşikten bizi daha az yarayla çıkaracak olan şey ise futbolda başarıdır. türkiye’de futbol, spor kulüplerinin en büyük gelir kaynağı. futbolda şampiyonluk demek büyük bir gelir demek. salgının da etkisiyle sponsorluk gelirleri düşebilir. bu düşüşü yaşamamak için başarılı olmalıyız ve en büyük reklam olan şampiyonlar liginde olmalıyız. camiamız içinde herkese önemli görevler düşüyor. yönetim, hocamızla beraber doğru hamleleri yapmalı ve önümüzdeki “bariyerleri” kaldırmalı. taraftar olarak bizlere düşense sonuna kadar destek olmaktır. tabii ki her işi alkışlayacak halimiz yok fakat olumlu bir sinerji yaratmak bizim elimizde. bu kritik sezonda başarı demek daha aydınlık bir gelecek demek.
    bunların bilincinde olarak medyanın yalaka algıcılarına fırsat vermeyelim, üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmış oluruz. hep destek tam destek anlayışıyla bu kritik dönemeci yarasız atlatacağımıza inancım tam.
  • 6286
    galatasaray şampiyonluğu21 haziran 2020 galatasaray gaziantep fk maçında bırakmadı. galatasaray'ı bu noktaya getiren15 mart 2020 galatasaray beşiktaş maçının seyircisiz oynanması ve üzerine lige 3 ay ara verilmesidir. takımın ritmini bulması 6 ay sürdü. takım hem fizik olarak hem de oyun planı olarak lige hiç mi hiç hazır başlamadı. tam ritmiydi oyun planıydı yerleşmeye başlamışken lige 3 ay ara verildi. bizi şampiyonluktan uzaklaştıran yegane şey buydu. bu süreçte fatih hocanın corona olması takımla ilgilenememesi iyice tuzu biberi oldu. bu süreçte oyuncular kendilerine hiç iyi bakmamışlar hepsi geriye gitmiş. maalesef tembel bir futbolcu grubuna sahibiz. seyircisiz oynanan beşiktaş derbisini kazansaydık belki işler biraz daha farklı olurdu. şampiyonluğa oynayan diğer iki takıma bakıyorum ikisinin oyuncuları da zımba gibi dönmüş, sanki lige hiç ara verilmemiş gibi top oynuyorlar. ha tabi aradan sonra verilen hakem kararları da tamamen katliam ama biz rize de patlamasak antep de patlamasak ya başak'da ya trabzon'da patlayacaktık.

    hasılı bizi bitiren yegane şey pandemi yüzünden verilen aradır. tam rüzgarı arkamıza almış gidiyorken çok kötü oldu.
  • 4111
    canımız ciğerimiz kanımız sevdamız.

    sevdamıza ulaşmamıza engel olan, bu klübün sırtındaki en büyük iki kamburdur.

    birisi ultraslan diğeri de galatasaray lisesi.

    şunlardan kendini bir kurtarsa kulüp alıp başını gidecek dünya kulübü olacağız ama ne zaman? bilemiyorum ancak bir gün kurtulacağız ve o gün galatasaray için en büyük bayram olacaktır.
  • 3078
    küçük çocukları kandırmak kolay oluyor. adı üstünde küçük çocuk. hep vardır böyle akrabalar arasında gel sana şunu alayım, para vereyim bjk'yi tut, fb'yi tut diye. doğal olarak bizde de vardı. ama biraz farklıydı bu. babam teyzemlere her gittiğimizde kuzenime gel sana para vereyim galatasaraylı ol derdi o da olurdu. ablam bunu görünce eğer sana da aynısı derlerse: sen "benin galatasaray sevgimi para ile satın alamazsınız" de derdi. küçükken bunu ezberlemiştim. ben kendimi bildim bileli galatasaray sevdalısıyım.
  • 3733
    en büyük neşteri futbol takımına vurması gereken kulüptür.

    30 hafta yatıp oynadığı 3-5 maçta da sahada yürüyemeyen adamların cepleri dolarken, furkan aldemir gibi adamların parasını alamadığı için kulüpten ayrılmak zorunda kalması insani duygular sahibi her galatasaray'lının vicdanını sızlatır.

    pandev = 2.400.000 euro
    dzemaili = 2.400.000 euro
    yekta = 1.000.000 euro
    sabri = 1.250.000 usd
    aydın = 1.000.000 usd
    balta = 1.250.000 euro
    yasin öztekin = 1.100.000 euro
    engin baytar = 1.100.000 usd
    eboue = 2.200.000 euro

    toplam yıllık 16.000.000 usd

    başka sözüm yok.
  • 6818
    çocukluk aşkım...hayatımdaki mutlu anların bir kısmında bulunan canım takımım...seni böyle görmek artık beni üzüyor. bu sezon yaşadığım duygu tam olarak üzüntü. sıralamaya veya maç kaybetmeye değil düştüğümüz aciz duruma üzülüyorum. sahadaki futbolcuların asla uygun olmadıkları bir oyunu oynamaya oynamaya çalışırken düştükleri duruma üzülüyorum. yönetimimizin federasyona ve karşımızdaki güçlere karşı düştüğü çaresizliğe üzülüyorum ve belki de en çok efsanemizin çocukluğumun ve gençliğimin kahramanı fatih terim'in düştüğü hale üzülüyorum. ben çocukken ne kadar hırslı, başarılı bir adam olduğunu görmüş ona imrenmiştim. gençtim 2011-2012 döneminde bir adamın nasıl kendini geliştirebileceğini gördüm ona imrendim. şu an ise orta yaşlara yaklaşırken bir adamın yaşlandıkça nasıl kendisini kendisi yapan değerleri kaybettiğini görüp üzülüyorum.

    fatih terim son 25-30 yıla net damgasını vurmuştur ama kendisi kariyerini bitirirken maalesef galatasaray'ı da yanında götürüyor. maç sonu basın toplantısını dinlerken hissettiğim şey bu oldu. hoca sadece çıkıp kusura bakmayın yapamadım ama takımımı yarı yolda bırakmak istemiyorum sezon sonu emekli olacağım dese bu sezon küme düşmediğimiz sürece kendisine olan saygımdan ağzımı açmam ama 3 yılımız zaten boş ve kupasız geçmişken hala bir 3 yıl diyorsak kusura bakma hocam ben galatasaray'ı seni sevdiğimden daha çok seviyorum. umarım çok geç olmadan kendin ve galatasaray için doğru olan kararı alırsın.
  • 7095
    bir anda yine kaosun içine sürüklenmiş camia. herkesi sakin ve müsterih olmaya davet ediyorum. ligin başındayız, önümüzde uzun bir yol var. enseyi bu kadar karatmaya gerek yok. futbol haricindeki branşlar için endişeleniyorsanız haklısınız ama. hepsinde çok kötü sonuçlar alacağız çünkü dursun özbek yönetimi hiçbiriyle ilgilenmedi.

    (bkz: 13 ağustos 2022 galatasaray giresunspor maçı)
  • 6729
    "biz sizlere burada galatasaray’ımızın huyunu suyunu açıkça ve iyice anlatabilirsek, onu adamakıllı tanıyıp, inşallah senelerce dost geçinirsiniz. galatasaray, bir his takımıdır. renklerine âşık birbirlerine seven futbolcuların takımıdır. galatasaray feragat ve fedakârlıklarla çalışacak futbolcuların takımıdır. galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez. kısacası galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır.”

    baba gündüz yıllar önce ne güzel söylemiş.
    şimdi bakıyorum çeşit çeşit başlıklar altında birbirine şımarık diyenler, başarıya endeksli diyenler, abartan taraftar diyenler. tabi herkesin fikri hür. ancak belli ki herkes galatasaray'ın kendi adına daha iyi olabilmesi için uğraşıyor. çok güzel bir taraftar profilimiz var aslında. o kadar renkli ve farklılıklar var ki çoğu takımdan bizi ayıran en büyük özellik bence.
    şu zor günleri sadece biraz daha sakin geçirmeli ve istediğimiz takımı izleyebilmek için elimizi taşın altından çekmemeliyiz.

    sözün özü kimse galatasaray'dan büyük değildir.
  • 6888
    futbol takımının son on bir yıldaki bonservis gelir-giderleri şu şekildedir. *

    2010-2011 sezonu

    gelir->22.75 m€
    gider->29.50 m€
    net->6.75 m€(-)

    2011-2012 sezonu

    gelir->15.83 m€
    gider->23.60 m€
    net->7.77 m€(-)

    2012-2013 sezonu

    gelir->3.89 m€
    gider->32.05 m€
    net->28.16 m€(-)

    2013-2014 sezonu

    gelir->1.80 m€
    gider->44.84 m€
    net->43.04 m€(-)

    2014-2015 sezonu

    gelir->2.41 m€
    gider->14.00 m€
    net->11.59 m€(-)

    2015-2016 sezonu

    gelir->21.80 m€
    gider->11.40 m€
    net->10.40 m€(+)

    2016-2017 sezonu

    gelir->10.85 m€
    gider->22.50 m€
    net->11.65 m€(-)

    2017-2018 sezonu

    gelir->36.71 m€
    gider->44.80 m€
    net->8.09 m€(-)

    2018-2019 sezonu

    gelir->30.85 m€
    gider->28.53 m€
    net->2.32 m€(+)

    2019-2020 sezonu

    gelir->8.82 m€
    gider->9.94 m€
    net->1.12 m€(-)

    2020-2021 sezonu

    gelir->3.79 m€
    gider->4.63 m€
    net->0.84 m€(-)

    2021-2022 sezonu

    gelir->0.55m€
    gider->25.95m€
    net->25.40 m€(-)

    11 yıl -131,69 m€ yıllık ortalama -11.97 m€

    “bize ne kardeşim kulübün mali durumundan? ben taraftarım mutlu edin beni, sizin nakit akış sorunlarınız benim problemim değil” diye çıkıştıktan sonra bir anda içimdeki muhasebeci taraftara söz geçiremeyerek yazdım bu girdiyi. maaşlar, bonuslar falan yok, basit bir girdi derli toplu dursun burada diye yazdım.

    avrupa’da mücadele ettiğimiz, sıralama olarak bize yakın kulüplere kıyasla bence kısıtlı imkanlarla çok büyük işler başarmışız.
  • 110
    nasıl anlatayım ki abi? hayatım yahu hayatım. belki stada gidip o müthiş atmosferi yaşamadım, belki hep tvden, bazen internetten izledim maçlarını. hep evden verdim desteğimi. ben aşkımı böyle yaşadım seninle. uzaktan sevmekti benimkisi. galibiyetinde sevinç çığlıkları attık, ağladık; ağladık ama sevinçten, gururdan. galibiyetinde de hiç sevmemiştik seni mağlubiyetinde sevdiğimiz kadar. şereftir seni sevmek diye haykırdık, asaletin bize yeter dedik; ama hiçbir zaman sevgin uçup gitmedi; uçup gitmeyi bırak zerre azalmadı kalbimizden. çünkü bizimkisi öylesine bir aşk değildi. galatasaray aşkıydı bizimkisi !

    (bkz: cimbombomum benim biricik sevgilim)
  • 5660
    şu konjonktürde asacak kesecek, lafı gediğine oturtup medya önünde yumruğunu masaya vuracak bir kulüp atmosferi yoktur. yönetimlerden bağımsız bu durum. ünal aysal'ın başkanlığı döneminde öyle davranıp sonra istifaya zorlanması da bu konjonktürle alakalı bir durum. o kadar yönetim gördük hepsi bu tarz olaylarda aynı karakterde. aziz yıldırım gibi birisinin bile eski yaptırım gücünden eser kalmamıştı.
  • 2512
    doğduğum, öldüğüm, yaşadığım, mutlu olduğum, üzüldüğüm, zevk aldığım, acı çektiğim her andır.

    sarıdır, güneş sarısıdır, turuncudan iz taşıyan tok bir sarıdır.

    kırmızısı koyu kandır, damarlarımda galatasaray'ı ne denli hissediyorsam o kadar koyudur. vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı...

    ve bugün, şeref yoksunlarının, namussuzların etrafta kol gezdiği, her şeyi ellerine almak istedikleri bugün, galatasaray sarısıyla kırmızısıyla ruhunu yansıtacak, bir kere daha mutlu edecektir kendisine canını verebilecekleri.

    hayatın anlamıdır...

    (bkz: 16 aralık 2012 galatasaray fenerbahçe maçı)
  • 2111
    bazı *taraftarlarını anlayamadığım türkiye'nin en büyük spor kulübü, sevdam.

    dostum sen galatasaray taraftarısın. ağzından köpükler saçarak nkfvas deyince bir şey geçmiyor eline. gereksiz bir eziklik bu. "6s transfer yapmış hayırsız olsunnn" zihniyetini kopya ediyorsun davranışlarınla. farkında değilsin. fenerbahçe ve galatasaray arasındaki tek fark sarının yanındaki renklerde değildir. hatta sarıları bile farklıdır bu iki camianın.

    peki; galatasaray'ı, galatasaraylılık değerlerini, camianın bugünlere kadar büyeyerek gelmesini sağlayan kültürünü, örfünü, yazısız kurallarını her şeyini geçiyorum. sadece türkiye'nin hala en tepesindeki spor kulübünün taraftarı olduğunun farkında olmayan insanlar var. burada da maalesef var. üstelik bunlar akılları sıra "ben senden daha taraftarım" demeye getiriyorlar ben böyle söyleyince.

    küfür etme demiyorum, diyemem de zaten. kaldı ki onun da türlü yolları dereceleri var. her cümlenin sonuna nokta gibi kullanıyosun ya hani ondan bahsediyorum. ama bana yalnızca şunu söyle; antuyu açıp baktığında ya da dışarıdaki bir azizsporlu ile konuştuğunda gördüklerin ve duyduklarından farklı ne yapıyosun? bana de ki alakamız yok onlar farklı davranıyorlar biz farklı. isimler dışında bana sadece bir tane farklılık ortaya koy. tek bir tane fark göster bana. gösteremezsin biliyorum. her neyse.

    sözün özü ezilme çocuğum. ezilme sen galatasaraylısın. senin takımını yüceltmek için karşındakinin şike yapmasına, pisliğe bulaşmasına, çirkefleşmesine, itin bi tarafına sığmasına gerek yok. senin tuttuğun takım yeterince yüce zaten. önce bunun ayırtına var.
  • 8128
    yapısal organizasyonu ile ilgili nedenler (mevcut dernek statüsü ve lise ile bağlantılı yapısı) dolayısıyla yöneticilerine bağlayıcı sorumluluk vermekte sorunları olan spor kulübü.

    dursun aydın özbek yönetimi ve okan buruk teknik yönetimi hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi davranıyorlar.

    bu yönetim ve teknik ekibin kendilerinin getirip kendilerinin yolladığı ya da yollamaya çalıştığı oyuncular, büyük bölümü sadece bir yıl ya da daha da kısa bir süre içinde:
    derrick köhn
    fredrik midtsjö
    angelino
    léo dubois
    wilfried zahra
    nicolo zaniolo

    gitsin diye ağzının içine bakılanlar:
    sergio oliveira
    hakim ziyech

    midtsjö ve köhn dışındakiler büyük takımlarda oynamış, kendini ispatlamış ve yüksek bedeller ödenerek transfer edilmiş futbolcular.

    böyle yüksek bedellerle kendisi alıp kısacık bir süre içinde üstüne para vererek bu adamların yollanması ve hatta kimilerinin yollanmak istenmesine rağmen yollanamaması bir şeyi açık olarak gösteriyor: bu yönetim ve teknik ekibin futbol takımı yönetecek yeterliliği yok. bir hata bir kez yapılır ya da en çok iki kez. aynı hata sürekli yapılıyorsa bu hatayı yapanların o işte yeterliliğinin olmadığını gösterir.

    bu beceriksizlik yönetim ya da teknik ekibin sadece birinin yetersizliği değil ikisinin de yetersizliği. eğer teknik ekip bu adamları aldırdıysa yönetimin ikinci hatadan sonra çalışanına bir dur bakalım sen demesi gerekirdi. eğer bu adamları yönetim kendi başına hocaya danışmadan alıp getirdiyse, hocanın bana istemediğim adamları alıp getirecekseniz ben yokum demesi gerekirdi.

    zaten bu yönetim bu teknik ekibi getirdi; bu teknik ekip de bu yönetimin geçmiş karnesini bilerek geldi. ve teknik direktör yönetimi cansiperane biçimde koruyor, hem de kimse kendisine bunu sormazken. dolayısıyla kimse teknik direktör suçsuz ya da yönetim suçsuz diyemez.

    ortada boşa harcanan milyonlarca euro var. yakın zamanda da uefa'dan yeniden cezalar ve transfer yasakları gelir. o zaman yeniden bonservissiz oyuncuların, afrika'dan getirilip büyük oyuncu olacağı hayali kuracağımız sekidika'ların, romanya'dan getirilecek adı sanı duyulmamış oyuncuların vb. peşine düşünce aklımız başımıza gelir mi? sanmam. sonra üç beş yıl sürünüp ligi 6, 8 13 gibi sıralamalarda bitirirerek borçlar azaltıldıktan sonra yeni bir sorumsuz yönetim ve teknik ekip kombinasyonu gelir. yüksek bedelli yetenekli oyuncularla ve galatasaray adıyla birkaç yıl ligde başarı yaşanır, hemen o teknik direktör kral ilan edilir, sanki daha önce bu kulüp hiç şampiyon olmamış gibi. sonra yeniden aynı şeyler yaşanır, onun da sıradan bir teknik direktör olduğu açığa çıkar.

    çok acil biçimde güçlü bir yönetim adayı ortaya çıkmalı ve yeni bir teknik ekip ile anlaştığını ilan ederek seçim baskısı yapmalı. çünkü bu yönetim ve teknik ekip galatasaray'ı, olumsuz etkilerini yine yıllarca çekeceğimiz borç batağı uçurumuna doğru hızla sürüyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın