• 5726
    malum kitle seçmeni gibi topluluk. suç hep başkalarında, asla kendilerini yönetende değil. hep dış mihrak, hep dış mihrak.

    bir de en aklı başında fenerli adamın bile konu fenerbahçe olunca iqsu %30-40 civarında nerf yiyor. fazıl say buna çok güzel bir örnek. açın fenerbahçe ile ilgili tweetlerini okuyun, fazıl say tarafından atıldığına inanmak istemeyeceksiniz.
  • 5727
    galatasaray maçlarını keyifle izlediklerine eminim. hatta aleyhimizde yapılan onlarca kritik hatayı bizzat görüp eğlendiklerini düşünüyorum. sosyal medyada ağlamalarına bakmayın, herkes her şeyin farkında. lehlerine verilen ve aleyhimize çalınan düdükler karşısında tek söyleyebildikleri şey 'ofsaytımsı' muhabbeti. ki o pozisyon bile bunların pisliklerinin yanında tertemiz kalır. her şeye rağmen sene sonunda kendileriyle bol bol eğleneceğiz kimse merak etmesin.
  • 5728
    isterse bizim her maç 3 penaltımız verilmesin, 3 oyuncumuz haksız yere oyundan atılsın, aklınıza gelebilecek olumsuz her durum gerçekleşsin, yine de dünya üzerinde bu güruhun "en mağdurun kendileri olduğu, onlara kumpas yapıldığı" algısını ve inanışını değiştirebilecek bir güç / durum bilmiyorum.
    hiç kasmayın, anlatamazsınız, ben bayağıdır herhangi bir fenerli arkadaşım ya da akrabam ile bu konulara girmemeye özen gösteriyorum.
    bu güruh için normal yollardan başarısız olmaları gibi bir ihtimal yoktur, hep engellenir, hep kumpas kurulur bunlara.
    ha, bir de utanmazlardır, yavuz hırsız bunların yanında melek kalır...
  • 5729
    trajik bir kadere sahip oluşum. kolay kolay çıkamayacakları bir döngünün içindeler.

    yasın 5 evresi vardır: reddetme - öfke- pazarlık - depresyon - kabullenme.

    bu güruh malesef başarının yasını 15 senedir reddetme ile öfke aşamalarında takılmış şekilde yaşıyor. kolektif bir terapiye ihtiyaçları var ama bunu sunacak lider, öncelikle başarısızlığın sebebinin kendileri olduğunu kabullenerek iletişime başlayacağı için asla başa gelemeyecek. kendi mevcut ilkel savunma mekanizmaları olan reddetme ve öfke üstünden duygularını sömüren ali koç, aziz yıldırım gibi yöneticiler ise kolayca popülizm kasabiliyor.

    bu durumun aynısı türk toplum ve siyasetinin kalanı için de geçerli. orada reaksiyoner ve makul bir hareketin toparlanıp konsolide olması 21 sene sürdü. fener'in de bu kafayla kendine gelmesi 2030'ları bulur gibi.
  • 5730
    pişkinlikte tavan yapmış taraftardır. kurumsal bir firmada yöneticilik yapan mensubuna lale orta'yla ilgili fikirlerini sakin şekilde sorduğumda aldığım cevap "lig bitmiş doğransanız ne olacak allasen ya, ondan önce de siz, kollanıyordunuz, 10 senedir şampyion olamıyoruz, hakemler bizi kolluyorsa siz nasıl şampiyon oluyorsunuz?"

    meali şu: "biz şampiyon olamıyorsak hakemler yüzünden. siz şampiyon oluyorsanız hakemler yüzünden. ama lale orta sizi biraz doğrasa da bir şey olmaz."

    şımarıklıkla çaresizlik arası çok garip bir yerdeler psikolojik olarak. gerçekten üzülüyorum.
  • 5731
    kendilerine en çok zarar veren sosyal medya trollerini beslemeye devam ediyorlar. gerçeklikten bu kadar uzak ve öz eleştiri nedir bilmeyen başka topluluk var mıdır bilmiyorum.

    şampiyonluk hesapları bile ilginç. kendi takımları bizden bir fazla hükmen galibiyeti var. üç puan yazmışlar. bizim bjk derbimiz var. bize de ayrı eksi üç puan yazmışlar. aslında aynı puandaymışız.

    kimse de sorgulamıyor. hükmen galip geldiğimiz hafta onların da maçı var. kazanırlarsa bişey değişmiyor. bjk derbisini kesin kaybedecekler diyemeyiz. bunu bile düşünmek istemiyorlar.

    içlerinden biri kendi takımları için olumsuz eleştiri yapmış. evimizdeki derbileri kaybettik diye. o çocuğu bile yediler. trollerinin son 10 paylaşımına baktım. 8'i bizim hakkımızda. kalan ikisinde de haksızlığa uğradıklarını yazmışlar. ayrıca dedelerine imkân verilmiyormuş iyi futbol için.

    bi alex gördüler heykelini diktiler. hagi ya da fatih hocayı görseler ne yaparlardı bilmiyorum.
  • 5733
    https://twitter.com/...716069998595/photo/1

    galatasaray futbol takımını ve taraftarının karşısında bu gibi insanlıktan nasibini almamış şeref yoksunları var. düşmanınızı, vicdansızları, haysiyet yoksunlarını görün diye paylaşıyorum.

    her türlü hakkı yiyip de halen daha mazluma yatan takımdan ve bu denli vicdansız taraftarlarından iğreniyorum. keşke yok olsanız, keşke siz inleye inleye geberseniz reziller!

    (bkz: #3585327)
  • 5735
    kimse kusura bakmasın bizden daha mutlular ya da en azından huzurlular.

    lise hazırlıkta bir ingilizce hocamız vardı. beni sevmezdi, bir sebepten enerjimiz tutmamıştı. bir de sercan vardı ona bayılırdı, sercan'ın yaptığı her fırlamalık pek tatlı gelirdi hocama.

    hazırlık sınıfı da olsa her zaman notlarımı yüksek tutmaya çalışırdım. sercan'la da aramızda bir rekabet vardı. birbirimizi geçmeye çalışıyorduk.

    ingilizce dersi de katsayısı en yüksek olan dersimizdi malum hazırlık sınıfındayız.
    sınavlarda sercan'dan yüksek alırdım, o ise sözlülerde beni geçerdi. bariz bir kayırma vardı. onca emeğimle sınavda daha yüksek puan alır ama sözlü ve kompozisyon notlarında nasıl değerlendirildiğini anlamadığım bir şekilde o beni geçerdi. böyle böyle sene sonuna kadar birbirimize yakın puanlarla ilerledik.

    sözlü'de beni geçeceği benim için öğrenilmiş bir çaresizlik olduğu için sınavlara ondan çok daha fazla çalışırdım sözlüden doğacak farkı kapatabilmek için.

    şimdi düşünüyorum da o da rekabette önde olmaya benim kadar istekliydi ama benden çok daha huzurluydu. ben ise baya baya stres altındaydım ne yapsam bir gülümseme memnuniyet görmediğim öğretmenim karşısında.

    metaforun sercan mı yoksa gokeblironaldo için mi yapıldığını söylememe gerek yok sanırım.

    sene sonunda şampiyon olup kutlama turlarına çıksak bile sezon boyu bu kadar diken üzerinde, rakibin kayrıldığı bir ortamda yarışmak pskilojik olarak bizden çok şey götürüyor.
  • 5736
    sezon içindeki çok ufak mutluluklar için çok büyük haklar yemeyi, ahlar almayı göze alan ve sezon sonunda da ''neden hep üzülen biz oluyoruz, bizim kaderimiz bu mu, allah'ım nedir bizden istediğin?'' gibi arabesk söylemlerle ağlayan topluluk. gerçekten bunların ahlaksızlığı mı daha büyük akılsızlığı mı daha büyük karar veremiyorum.

    bütün sezonu geçiyorum. sadece son 3-4 haftadır oynanan alanya deplasmanı, beşiktaş maçı ve ankaragücü maçında olanlar normal bir ortamda herkesi ayağa kaldıracak olaylar. herifler bunu görüyor ve bunu normal karşılıyor. dahası ''hakemle yenmek çok zevkli'' gibi söylemlerle rakiplerini sözde daha da sinirlendiriyorlar. niye? bir hiç için. yani bu bir sonuca ulaşsa tamam diyeceğim, bir yere de varmıyor.

    oğlum siz akıllanmıyor musunuz? 10 senedir teneke yok teneke. tüm türkiye'nin tşk oğlanı oldunuz. sene içinde 1-2 tane ucuz mutluluk yaşayıp yolun sonunda sürekli başını alıp gidiyorsunuz. biriniz demiyor mu ''lan biz arsızlığı, bu utanmazlığı yapıyoruz da hiçbir şey elde edemiyoruz. hem ayranımız dökülüyor hem tatsız olaylar yaşanıyor.'' diye? ister manevi boyutta değerlendirin, ''allah'ın adaleti, sonunda iyiler kazanır, aldıkları ahlar çıkıyor.'' deyin; isterseniz de daha rasyonel bir bakış açısıyla ''hakemle ittirilen takım bir yerde patlayacaktı.'' deyin. bir şekilde olmuyor lan işte. hani real madrid var öncesi şampiyonlar liginde acayip hakem kayırmaları yaşıyordu ama sonunda adamlar avrupa'nın en büyüğü oluyordu. günün sonunda herkes de ''en büyük bunlar, diş geçiremiyorsun.'' diyordu. yani bir yere varıyordu bu. sizin nefret toplamak ve sonunda geçilecek dalgaya daha fazla malzeme vermek dışında ne elde ettiğinizi biri anlatabilir mi?

    mesela şu an fenerbahçe taraftarı da biliyor ki şampiyon olamayacak. o canım cicim tezahüratlarının ''yönetim istifa'' şenliklerine dönmesi 10 saniye sürüyor. bunun nedeni yolun sonunu onların da görmesi. yine de şu olanlara ses çıkarmıyorlar, hadi ses çıkarmayı geçtim, bir de savunuyorlar. osayi'ye verilmeyen kırmızıyı, arda'ya ve irfan'a verilen penaltıyı savunuyor herifler ve bunu şampiyonluğa inanmadıkları bir ortamda yapıyorlar. acayip lan. gerçi osayi'ye kırmızı verilse bitecek maçtan sonra ali babaları ''hakeme rağmen'' diyor. imam-cemaat yani.

    neyse. çakır'ın ölümünü biliyorsunuz. testere, çakır'ı bir hediye paketi gibi halit'in önüne bırakır. halit, racona uymadığını bildiği halde çakır'ı bu şekilde kalleş bir pusuya düşürerek öldürür. kendisi de bilir aslında yaptığı şeyi hatta polat sorduğunda da rahatsız olarak inkar eder ve sonra da polat'ı daha da sinirlendirmek için ''gözümü bile kırpmadım onu öldürürken.'' der. sonra polat halit'e gerçekleri çok acımasız bir şekilde çarpar. ''hiç aklından geçmedi mi, bugün çakır'ı harcayan testere yarın da beni harcar diye? hiç düşünmedin mi, çakır'ı korumasız ayağıma kadar yollayan testere bir gün beni ayaklarımdan asar diye? hiç mi akıl etmedin halit, laz ziya'nın kızının önünde sana çakır'ı öldürten testere sana kimlerin önünde neler yapar diye? iyi ki düşünmemişsin, testere sana hiçbir şey yapamayacak.''

    fenerbahçe taraftarı... hiç mi düşünmüyorsunuz son haftayı? iyi ki düşünmüyorsunuz.
  • 5739
    durumları çok vahim hakikaten. bir tarafta taş gibi oynayıp bol golle, hakkıyla maçı alan, şampiyonluğa yürüyen bir takım, diğer yanda her maçı şike kokan, hakem ittirmeleriyle haksız yere maç kazanan, bariz şekilde yarışın içinde tutulmaya çalışılan, başkanı tarafından başarısızlıkların üstü saçma sapan sataşmalar ve bahanelerle kapatılmaya çalışılan, asıl sorunların gizlenmeye çalışıldığı kaybetmeye mahkum bir takım.

    hep böyle kalsınlar.

    (bkz: 18 nisan 2023 alanyaspor galatasaray maçı)
  • 5742
    kulübe yeni vizyoner ve başarılı olacak başkan bulmak yerine zengin koca avcısı dullar gibi davranan düşük zeka ortalamalı toplum.

    ali koç’a serveti için tapıp, şampiyonlar ligi şampiyonluğu alacağını düşünen zavallılar şimdi de gözünü saadettin saran’a, ferit şahenk’e dikmiş. bu adamlar futboldan anlıyor mu? yok. peki neden başkanlığa layık görülüyorlar? çünkü zenginler.

    işte bu zekayla daha çok 7 kocalı hürmüz’e dönecek taraftar topluluğu.
  • 5744
    hala 2004-2011 arası yaşayan taraftar. twitter’da birisi alex paylaşıyor birisi kezman, birisi aurelio paylaşıyor birisi anelka. oğlum uyanın lan, ne stadyumunu yapmış, kurumsallaşmış galatasaray eski galatasaray ne de aziz yıldırım’ın hırsızlık yıllarındaki fb eski fb.

    bir daha o günlere dönemeyeceksiniz. şartlar eşitlendi artık. eşit şartlarda da forma büyüklüğü ağır basıyor. galatasaray forması sizinkinden daha büyük, kabul edin aklınızı daha fazla yitirmeyin.

    edit: lan hoş, o yıllarda da galatasaray’dan daha fazla şampiyonluk kazanmamıştınız. haha
  • 5746
    19 nisan 2023 başakşehir fenerbahçe maçında yine dakikalar geçtikçe yönetim istifadan girip penaltı ya da penaltılara göre şampiyonluk şarkılarına geri dönecek olan zavallı kitle.

    2022-2023 sezonu özelinde ele alırsak aslında kadıköy'de galatasaray'dan 3 gol yedikten sonra çoktan hocayı da yönetimi de kovalayacak olan topluluktu. "her sene başa dönüyoruz da ne oluyor" diyerek biraz daha devam ettiler. hele galatasaray'dan kadıköy'de 3-0 olduktan sonra kadıköy'de 10 kişi beşiktaş'tan 4 gol yediklerinde muhtemelen spor yazarlarına kadar önüne kim çıkarsa mezar kazıp gömmeleri gerekiyordu.

    lale orta'nın hakemlerinin kıyaklarıyla puan farkı en azından derbiler hariç açılmadığı için bu pasif ve yanar döner tavırlarının işe yaradığına inanmaya çalışmaktadırlar son haftalarda. bunlar da sırt çevirse, hoca göndertse takım çok kötü olacaktı da sabrettikleri için puan farkı açılmıyor gibi bir kafadalar. hatta en son "bizim fikstürümüz daha kolay, sakin olalım" diye birbirlerini gazlamaya çalıştıklarını görür oldum.

    bitime 7 maç haftası kala hükmen galibiyetler de eklenince arada 3 puan fark ve 3 averaj varken, galatasaray'ın beşiktaş deplasmanı dururken ve ligin final maçı galatasaray-fenerbahçe olacakken aslında çok da haksız bir önerme sayılmaz. entry tarihi itibarı ile son 2-3 maçlarındaki psikolojik dönüşlerinin sebebi biraz da bu eşikle alakalı gibi geliyor.

    kalan 7 maç haftasına 5 ya da 6 puan farkla girebilirsek, ya da beşiktaş derbisi sonrası en azından 3 puanlık farkı korumaya devam edersek muhtemelen dirençleri kırılacaktır. buna paralel olarak lale orta hakemleri de maçların anasını bellemekten vazgeçecektir.

    şöyle bir adım geriye çekilip bakınca "hakemler ittikçe mi fenerbahçe tutunuyor yoksa fenerbahçe tutundukça mı hakemler itiyor" sorusunun cevabı biraz yarı yarıya gibi geliyor. bence taraftarından başkanına, kurumların başını tutmuş haramzadelerden futbolculara kadar ezeli rakip camianın tamamındaki ruh hali bu seyirde.

    23 nisan 2023 galatasaray karagümrük maçı ve 30 nisan 2023 beşiktaş galatasaray maçında son atımlarını oynayacaklardır. bu cendereden de cepte en azından 3 puan farkla çıkarsak, çıkabilirsek; ondan sonrası çorap söküğü gibi gelecektir.
  • 5747
    bu dünyada ömrü hayatimda asla ama asla vicdan yapmadigim, yapmayacagim kitle. tabii ki insani yönden degil. sayamadigim kadar sevdigim fenerbahceli insanlar var hayatimda. ama mental olarak futbol dünyasina girdigim anda adeta bir sadiste dönüsüveriyorum. "bunlarin isi de zor lan yazik" dedigim cok oluyor ama gülerek, alay ederek diyorum. cocukmus, gencmis, yasliymis hic umrumda olmuyor. "yazik lan kücük cocuk" diyene de * "banane feneri tutmasin o da babasina abisine kizsin" diyorum. (ha fener formali kanserli cocuk filan görünce tabii ayri mesele ama bu basta bahsettigim insani meselelere karisiyo) "gördünüz mü gününüzü puhaha bu size yeter" diyemiyorum, her zaman daha beterini yasasinlar diye beddua ediyorum. ne pis adamim lan ben. *

    not: yineliyorum: yazdiklarimin hepsi tabii ki spor icin gecerli. hatta sadece futbol diger branslar umrumda bile degil.
App Store'dan indirin Google Play'den alın