• 8976
    galatasarayı galatasaraylılardan dahi büyük gören camia. o kadar gözlerinde büyütüyorlar ve hatta korkuyorlar ki anlam veremiyorum. başlarına gelen her türlü mağlubiyetin dolaylı müsebbibi olarak galatasarayı görmeleri maalesef akıl sınırlarını zorluyor.

    ben bir galatasaraylı olarak dost tavsiyesi vereyim. hayatta hangi konuda olursa olsun rakibinizi veya rakiplerinizi sizden çok daha güçlü ve çok daha büyük görürseniz onları yenemezsiniz. belki bir maç kazanırsınız ama sezonu kazanamazsınız. belki sezonu kazanırsınız ama 5 yıllık 10 yıllık vadede başarılı olamaz rakiplerinizin önüne geçemezsiniz.

    kendi hayatınızla veya tuttuğunuz takımla ilgili yaşanan olumsuzluk ve başarısızlıkları çeşitli dış sebeplere bağlamaya alışırsanız ki bu şu anda fenerbahçe camiasının temel problemidir, başarıya değil başarısızlığa bağımlı hale gelirsiniz. çünkü çıktığınız her maratonda sizi başarısızlığa götürecek dış etkiler olduğu paranoyası o başarısızlığa ulaşana kadar sizi huzursuz etmeye devam eder ve nihayetinde başarısızlık gelince ancak rahatlayabilirsiniz. bunun nedeni vardığınız noktanın size evet sen biliyordun dediği sanrısıdır.

    fenerbahçenin artık şampiyonluk hedefi değil hevesi var. şampiyon olamadıklarında diğer gün unutup baştan başlıyorlar zaten. o nedenle burda ellerinde kalan rakiplerin başarısına(bjk ts gibi takımlar da dahil) odaklanıp onların gittiği yolun ve ulaştığı zaferin hak edilmemiş olduğuna kendilerini inandırmak. biz başaramadık çünkü onlar kadar iyi değiliz diyememek, onlar başardı çünkü bizim kadar iyi kalamadılar yanılgısından ibaret.

    kendi dünyalarında; 5 yıldızlı en çok şampiyonluk görmüş, bütün spor branşlarında 1 numara olan, en çok taraftara sahip ve ekonomik olarak en güçlü ütopik bir fenerbahçe tasviri var. bu tasvirin gerçek olmadığıyla yüzleştikleri her gün de kendi hayali düşmanlarını yaratıyorlar. bu bazen biz oluyoruz bazen federasyon başkanları bazen devlet bazen de uefa. gerçek olan şu ki ne kendileri ne de biz onların hayalindeki fenerbahçeyi tam olarak anlayamadık.
  • 8978
    şampiyonlar ligi’nde 2007-2008’de şansa bala çeyrek finale çıktıklarında yaşı yetenler çok iyi hatırlayacaklardır; o sezon sanki real madrid olmuşlar da sonsuza dek şampiyonlar ligi’nin efendisi olarak yola devam edeceklermiş gibi kibirlenmeler, afralar, tafralar, fenerbahçe cumhuriyetiyiz bilmem neler derken ez cümle böyle kendilerini dev aynasında görmeye başlamışlardı.

    “yok avrupa’nın prensi fenerbahçe”, “galatasaray zaten avrupa’da pek de bir şey başaramadı”, “fenerbahçe türkiye’nin avrupa’daki gelmiş geçmiş en başarılı takımıdır” filan evet yanlış duymadınız ciddi ciddi bunları iddia ediyordu 2008’de her fenerbahçeli adeta. şaşırmazsınız ama şimdi de böyleler gerçi. gerçeklik algıları sıfırın altında olunca işte…

    sonra hatta 2008-2009 sezonuna başlarken fenerbahçe şampiyonlar ligi şampiyonu olacakmışcasına bir özgüvenle daha doğrusu kibirle gitti şampiyonlar ligi’ne. fenerli medya “avrupa’nın prensi”ne bunu yakıştırdı. ee neticede takke düştü, kel göründü, sadece 6 ayda fenerbahçe’nin 2007-08’de çeyrek final’e çıkmasının nasıl da tesadüfi bir durum olduğunu herkes görmüş oldu. o sezon 2 puanla sonuncu olup rezil olarak elendiler gruplarda.

    bir daha da şampiyonlar ligine gidemediler. aradan 16 sene geçti, halen daha gidemiyorlar. acaba chelsea’yi 2-1 yendikleri çeyrek final maçının ilk ayağında bunu onlara söyleseler ne düşünürlerdi….

    (bkz: 2 nisan 2008 fenerbahçe chelsea maçı)

    avrupa’nın prensi’ymiş gerçekten de! valla kahkayı bastım burada artık tutamadım kendimi. 10 senedir şampiyon olama, neredeyse 20 yıldır şampiyonlar ligi’ne katılama, şampiyon oldum sanıp şampiyonluk kutlaması yap, son hafta şampiyonluk kaybet, hayatta tek övündüğün şey evinde galatasaray’ı 6-0 yenebilmiş olmak olsun, insanlar nasıl halen bu takımı nasıl göğüs gere gere tutabiliyorlar pes valla.

    ben olsam sırf aleme her sezon bir şekilde maskara olmaktan bunalıma girip tutmayı bırakırdım fenerbahçe’yi pes ki ne pes.

    şöyle de bir not düşeyim, bazen fenerbahçe’liler diyor ki biz kupalar için sevmedik fenerbahçe’yi, bu başka bir sevgi. tamam da ama trabzon ya da beşiktaş da çok kupa kazanan takımlar değil ama onlar fenerbahçe kadar kendilerini rezil etmedikleri için tutan tutsun. ama fenerbahçe hep dile dolanacak absürtlüklere imza atıyor işte bu yüzden fenerbahçe’yi tutanlara allah sabır versin (gülerek).
  • 8980
    acınılacak durumda olan kulüp. adamlar öyle bir gerçeklik algısından kopmuş durumda ki, 13 ağustos 2024 fenerbahçe lille maçındaki penaltı pozisyonuna bile böyle penaltı olmaz, bilmem ne lobisi diye reaksiyon veriyor. apaçık ortada lan, tartışması bile yok adamın eli açık ve eline çarpıyor. yıllardır başarısız olan, yok bu kadar olmaz derken daha da başarısız olan, kulübü neredeyse üzerine yapmış bir adama biat eden bir camia burası. bu başarısızlıkların bu kadar uzaması tesadüf değil kesinlikle, zihniyetleri buna yol açıyor. haksızlıklarla bir şeyler yapmaya çalıştıkça daha da dibe batıyorlar. bize de zevkle izlemesi düşüyor.
  • 8982
    şampiyonlar ligine en son 2008 - 2009 sezonunda katılmış olan takımdır. tam 16 senedir bu platformdan uzak kalmış.
    2010-2011 sezonunda şu anda bizim şampiyonlar ligindeki rakibimiz olan bsc young boys takımına üçüncü ön eleme turunda toslamış. ki bu miroslav stoch'un şampiyonlar liginde oynamak için buraya geldim cümlesi ile allah - fenerbahçe - şampiyonlar ligi üçlemesi arasındaki derin çekişmenin bşladığı dönem olarak da adlandırılabilir.
    2011-2012 sezonunda şikeci oldukları için şampiyonlar liginde mücadele edemediler. normal bir güruhun yüz kızarması sebebiyle insan içine çıkmaması gereken dönemlerde ortalıkta dolaşıp bas bas bağırmaya devam ettiler.
    2012 -2013 ve 2013 - 2014 sezonlarında sırasıyla spartak moskova ve arsenal fc takımları çubuklu dostlarımızı play off turunda paket havası ile avrupa ligine gönderdiler.
    2015-2016 sezonunda shaktar donetsk, 2016-2017 sezonunda as monaco, 2018-2019 sezonunda ise benfica hepsi üçüncü ön eleme turunda olmak üzere kendilerine kapıyı gösterdi.
    en son 2022-2023 sezonunda bu şanlı organizasyon için kapıyı çalma cüretini gösteren fenerbahçe bu sefer de dinamo kiev takımı taraftarından yallah başka kapıya diyerek olması gerektiği yere postalandı.
    şampiyonlar ligi ile fenerbahçe arasındaki bu mücadele süper mario'nun prensese kavuşamama hikayesine benziyor. bakalım başka hangi takımlar "hadi kardeşim şampiyonlar ligi başka kalede hadi yallah" diyecekler gelecek sezonlarda zevkle takip edeceğiz.
  • 8983
    ciddi anlamda salaklar tarafından yönetilen takım.
    şimdi biz 2 senedir şampiyonuz, bu sene doğru düzgün transfer yapmamışız, oyuncularımız ilk maçlarda belli ki büyük bir rehavet içindeler. yani rahat bıraksalar takım zaten kötü durumda.
    ama yok, rahat durmuyorlar, yöneticisinden, teknik direktörüne, alakalı alakasız her yerde galatasaray'a laf atıp uyuyan devi uyandırıyorlar. resmen takımı ,taraftarı kamçıladılar bi kaç günde.
    gerçekten sağ olun be.
  • 8984
    https://x.com/...jGwyPuxRX_trv1ifYO_A

    katıldığı son 8 şampiyonlar ligi ön elemesinin hepsinden elenmiş takım.
    bakın, bu tablo sportif başarısızlığın net göstergesidir.
    hatta daha da ilerisi bu tabloyu başarmak ekstra yetenek ister.

    hiç öyle, biz son bir kaç yılda şu kadar puan aldık bunda birinciyiz ama şampiyonluğumuz yok bu sportif başarısızlıkla açıklanamaz demeye gerek yok. al işte kapı gibi açıklanabilir. sağ sola bulaşmaya kendi başarısızlığını başkalarına ihale etmeye gerek yok.

    bu camia, ne zaman sorunu kendinde arar, matematiği zorlayıp suni gündem üretmek yerine sahaya futbola odaklanır o zaman bazı şeyler değişir.
    ha değişsin mi?
    bizim umrumuzda değil. aynen devam etsinler hatta. eğlenceli oluyor.
  • 8985
    https://x.com/.../1824425827884233025

    --- alıntı ---

    galatasaray-fenerbahçe derbisinin ardından çıkan olaylara ilişkin soruşturmayı tamamlayan savcılık, oosterwolde ve mert hakan yandaş'ın da aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında 6'şar yıl 9'ar aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenledi.

    galatasaray spor kulübü, galatasaray başkanı dursun aydın özbek, metin öztürk ve erden timur'un avukatları aracılığıyla savcılığa yaptıkları müracaat üzerine şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığı bildirilen iddianamede, sahada görevli polis memurlarının yaka kamera kayıtlarının spor güvenliği şube müdürlüğünden istendiği, gelen görüntülerin incelendiği ve kayıtların sessiz olduğu dile getirildi.

    (anadolu ajansı)

    --- alıntı ---

    ayrıca; hulusi belgü, ertuğrul karanlık ve emre kartal da şüpheli sıfatıyla iddianamede yer almış.

    yönetimin bu tip şeylerle uğraşması benim için transferden daha değerli. teşekkür ediyorum.
  • 8996
    1) 10 mart 2024 fenerbahçe pendikspor maçında mert hakan yandaş denilen futbolcudan çok provakatöre benzeyen canlı müsveddesi, maçın hakemi kadir sağlam'i "bana bak, dikkatli maç yönet, akıllı ol, buradan çıkamazsın." şeklinde tehdit ederken kulaklarının üstüne yattılar, olayı savundular.

    2) 17 mart 2024 trabzonspor fenerbahçe maçı sonrası çıkan ve kimsenin tasvip etmediği olaylar yaşandı. sahaya giren taraftar elinde maket bıçağı ile saldırdı dediler ama öyle olmadığı anlaşıldı. futbolcular meşru müdafaada bulundu dediler ama aklı selim herkesin görüntülerden de gördüğü üzere güvenlik elemanının etkisiz hale getirdiği adamin kafasına yerde tekme salladılar, osayi-samuel, alexander djiku gibi oyuncuların sahaya giren taraftarlarin üstüne doğru koştuğu ortaya çıktı. yetmedi krunic, osayi, djiku gibi oyuncularinin tribünleri tahrik edip, taraftarı sahaya inmeye teşvik ettiği hareketleri izledik. ama bu ayıbı eleştirmek yerine kurulları ceza veremezsiniz diye tehdit ettiler. suçu ve şiddeti mesrulastirdilar.

    3) 19 mayıs 2024 galatasaray fenerbahçe maçı sonrası mafya gibi stad basıp, stad müdürümüz ali çelikkıran'i yerlerde tekmelediniz, darp ettiniz. olay sonrası emre kartal denen dövüşçü mü, teknik ekip üyesi mi ne olduğu belli olmayan şahıs yurt dışı çıkış yasağı olmasına rağmen yurt dışına kaçtı. o gün o olayları sahiplendiniz. pişkin pişkin konuşup şampiyonluğumuza çamur atmakla ugrastiniz.

    4) haziran ayını seçim sureciyle geçirirken görmediğiniz kılık kalmadı. fetö projesi olmakla itham edildiginiz gibi (bkz: selim soydan) diğer aday aziz yıldırım ile birbirinize demediginiz kalmadı. yetmedi yanınızdaki acun ılıcalı denen zenginliğinin kaynağının ne olduğu belli olmayan şahısa insan kaçakçısı dendi bizzat diğer başkan adayı tarafından. yine yetmedi, "galatasaray'i siyaset kolluyor" derken her türlü siyasetçi ile dirsek teması kurmaktan (bkz: osman aşkın bak) , üyeniz yapmaktan (bkz: süleyman soylu) , siyasetçi yakınını yönetime almaktan (bkz: ahmet ketenci) geri durmadiniz. yalan ve algılar ile probaganda yapmayı ve ortamı germeyi marifet saydiniz.

    5) galatasaray maçı sonrası başkanınız 90 gün hak mahrumiyeti cezası aldı. sözüm ona destek vermeye değer görmediğiniz, birbirinize hakarete varan sözler sarfettiğiniz yeni tff başkanı ibrahim hacıosmanoğlu ile bir anda kanka oldunuz. yönetimine adamlarinizj yigdiniz. her organizasyonda istenmeyen tüy misali burnunun dibinde bitmeye başladınız. iki yüzlü ve midesiz davranmaktan cekinmeyip, insanları suçlamaya devam ettiniz. insanları futboldan soğutup, kendi kulüplerine olan sevgilerinin dahi önüne geçip, kulubunuze karşı nefret duygusunu daha ağır basar hale getirdiniz. onun da, devlet ve kurumlarında, kişilerin adı değil sürekliliğin esas olduğu yerde nedense hak mahrumiyeti cezalarını affettiği söyleniyor. diyelim ki bu gerçekleşti:

    6) nihayetinde her şey 17 ağustos 2024 göztepe fenerbahçe maçında patlak verdi. akıllara gelen sorular ise şöyleydi:
    a) bir kulüp başkanı 3 ay hak mahrumiyeti cezası almışken, stada dahi girmesi yasakken, maç esnasında sahaya nasıl girebilmekte?

    b) hak mahrumiyeti cezasının akıbeti ile ilgili net bilgi yok. hadi diyelim ki bu ceza kalktı. verilen akreditasyon kartı ile bir kulüp başkanı istediği anda istediği her yere girip çıkabilme hakkına sahip midir? yoksa maçtan 15 dakika önce ve 15 dakika sonrasında sahaya girebileceği konuşulmaktadır. üstelik verilen akreditasyon kartının sahaya girişler için geçerli olmadığı söylenmekte.
    https://x.com/tirali/status/1825063352336327056

    c) akreditasyonu olsa dahi aktif şekilde maç oynanırken bir kulüp başkanının sahaya girmeye yetkisi var mıdır? üstelik yanındaki devletin polisinden ziyade özel korumaya benzeyen şahsın beylik tabancası ile sahaya girip bir an da olsa o silaha sarılmaya hakkı var mıdır?
    https://x.com/Av_KBS/status/1824925240419381755

    d) akşamdan bu yana malum şahsın stada alınmayan taraftarına sahip çıkmak için bu kepazelikleri yaşadığı, yaşattığı üzerinden bir savunma mekanizması geliştirilerek bu suçlar savunulmaya çalışılıyor. güya sözüm ona başkası olsa onlarda aynısını yaparmış deniyor. çok uzağa gitmeden, sadece 1 gün öncesine dönersek 16 ağustos 2024 konyaspor galatasaray maçında biletli seyircilerimizin neredeyse 1 saat sonra içeriye alınıp benzer haksizlik bize de yasatilmasina rağmen biz niye böyle rezillikler yapmadık? afedersiniz arkasına teneke bağlayarak göndermeye çalıştığımız, diğer camialarin ise her seferinde eleştirip kucumsedigi, hakir gördüğü dursun aydın özbek neden böyle kepazelikleri yapmıyor?

    e) fatih özkan gibi o sahaya giren trabzonspor taraftarları gibi olması gerektiği gibi yaka paça dışarıya alınırken sizler neden özel korumalar eşliğinde mafyacikik edelariyoa elinizi kolunuzu sallayarak ortada gezmeye devam ettiniz?

    nihayetinde yillardir mesrulastirdiginiz, sesinizi cikartmak yerine sahiplendiğiniz şiddet eylemi günü geldi ve sizi tartti. yıllardır gobbels vari yaptığınız, yarattığınız yalan ve algı dünyası sizin yakaniza da musallat oldu. her ne kadar kendisine şerefli diyen türk basını deve kuşu misali kafasını kuma gömüp bu yalan değirmeninize şu taşımaya devam etme çabası gütse de artık çoğu kişi durumun farkında ve kendi arasında konuşuyor.

    sizler ırkçılığı normallestirip savunmaya kalkan camia oldunuz.

    günü geldi ve kirli emelleriniz için evladınız gibi sahiplendiğiniz o şiddet silahınin namlusu size döndü her silahın bir gün sahibine doğruluğu gibi.

    tekrar ve tekrar söylüyorum: adalete en çok zalimler muhtaç kalır.

    türk futbolundan yok olup gitmeniz dileğiyle.
App Store'dan indirin Google Play'den alın