resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 14876
    fatih hoca,iii. gelişinde de baya deneme yapmıştı. sonunda 9. hafta gibi doğru kadroyu bulmuştu. eboue sağ beke,çift forvet filan düzenine geçmiştik. burada ki sıkıntı ise, takımda ki bazı oyuncular inanılmaz formsuz* bu oyuncular bu sene gelen 4 adet yeni beklentisi çok oyuncu olmasına rağmen. özellikle ndiaye'nin satılması ve fernando'nun gidişi ile iyice olay koptu. bu takım ne kalite ne kafa olarak,terim'in seviyesinde değil. hoca bunu çok güzel görüyor ama yapacak şuan bir şey yok. bu sezon gidebildiğimiz kadar gideceğiz.

    onun dışında son zamanlarda kendisi ile tudor çok karşılaştırılıyor. her şeyi geçtim, tudor,fatih terim'in saha kramponlarını taşısa kendisi için büyük bir tecrübe olur. ilk yarı fikstür avantajının içine sıçan bu kazma ile takımın en iyi 2-3 oyuncusu olmadan oynamak arasında ki farkı anlamayacak kadar troll olmanın kimseye faydası yok.

    terim hata yapar, yapacaktır daha öncede yaptı. sadece şuan dönülmez bir ufkun yolundayız ve tudor olsa kimsenin şampiyonluk inancı yoktu 2-3 tane futbol romantiği dışında. devre arasında takım devralmanın ne kadar karmaşık ve zor olduğunu anlayamamak gerçekten akıl tutulmasından başka bir şey değildir.
  • 14877
    kendisinin kredisi sonsuz ama şöyle bir gerçek de var ki; elindeki kadro tudor zamanına göre daha dar.

    badem gözlümüz tudor, istisnasız tüm maçlara fernando-ndiaye ikilisiyle çıkabilmişken ve puan kayıplarını dahi en ideal kadromuzla yaşamışken, fatih terim göztepe maçı dışında orta sahada hep eksik isimlerle oynamak zorunda kalmıştır. fernando'nun henüz tam dönememesi sebebiyle de bir süre daha eksikle oynayacak gibi görünüyor.

    ayrıca hakkını da teslim etmek gerekir, donk'u tekrar rotasyona sokması bile alternatif yarattı takım içinde. bu hareketi yapmasaydı her maça selçuk-tolga ikilisiyle çıkmak zorunda kalacaktık. üretilecek başka alternatif maalesef yok bu durumda.

    tudor'un son dönemlerinde takımın hücum yükünü sırtlanan rodrigues'i yedeğe çekip iyice fren yapmasını da düşünürsek fatih terim genelde doğruları uyguluyor bu takımda.

    ama esas mesele yine hücumsal anlamda yaşanıyor. 18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçı'nın ilk yarısında özellikle oyunu rakip alana yığdığımız ve akın akın geldiğimiz dönemlerde atak sonlandıramamak bu duruma sebebiyet veriyor.

    mesela linnes sağdan efsane akarak defalarca orta kesti ama sonuç? yok. ilk yarı da donk'un efsane çalımları ve rodrigues'in o harika vuruşu olmasa belki gol bile atamadan bitirecektik.

    sıkıntı burada işte; rakibi boğarken, tüm dönen topları alıp tekrar hücuma yerleşip rakibe nefes aldırmazken o pozisyonları bir şekilde içeri sokacaksın. tıpkı kayseri maçında olduğu gibi 18 dakikada 2-0 veya antalya maçında olduğu gibi 40 dakikada 3-0 skoru bulup rahatına bakacaksın.

    enseyi karartmanın lüzumu yok, başakşehirden 2 puan geride ikinci sıradayız. hafta sonu maçımızı kazanıp olası bir bjk-fb beraberliğinde iki takıma da çeşitli puan farkları atacağız.
  • 14878
    kaybedilen puanlardaki hakem faktörlerini bir kenara bırakarak söylüyorum kendisi hala takım üzerinde ağırlığını hissettiremedi. eskiden olsa o takım yenilsede sahada basmadık yer bırakmazdı. çoşkusu, enerjisi hep üst seviyede olurdu. mesela mariano; linnes'ten katbekat daha iyi bir futbolcu. ne olduda bu adam bu kadar formdan düştü? bir konuda hak veriyorum bu kadro öyle aman aman süper bir kadro değil. rakiplerine bakınca bu sene şampiyon olursak bunda kendisin etkisi büyük olacak.
  • 14879
    artık hakem, pfdk, tff kim varsa topunu sıradan geçirmesinin zamanı gelmiştir. ne zamana kadar sessiz kalacak bilmiyorum. ben fatih terim'in bu halini sevemedim, ona bu şekilde davranmak yakışmıyor. hakedene hakettiğini vereceksin. aykut ve şenol güneş mobese kamerası görse birilerine çemkirecek. ceza var mı? yok.

    fatih terim kimseden korkmaz onu biliyoruz da çekindiği birşeyler varsa çekinmesin, arkasında ağzının içine bakan, 'birşey dese de ortalığı toz duman etsek' diye düşünen koskoca galatasaray taraftarı var, tribünde ne kadar sessiz de dursa sosyal medyada herkesin anasını belleyecek, dillere destan bir taraftar topluluğu var.

    yönetimden kim konuşursa konuşsun etkili olamıyor. iş işten geçmeden yanlı hakem kararlarına artık bir dur demesi gerekiyor hocanın. bu sene hem maddi hem de manevi anlamda şampiyon olmak demek çok şey demek. bir maçı kaybedeceksek kendi hatalarımızla kaybedelim. yeter artık.
  • 14880
    fatih terim'in son dönemdeki sakinliğinin sebebinin değişmesi olduğunu sanmıyorum. sabrediyor gibi geliyor bana. üzerimize oynanan oyunlar, takılan çelmeler malum. kör olmak bile yetmez görmemek için. daha bugün kasımpaşa maçından sonraki resmi hesaptan atılan bir tweet yüzünden pfdk'ya sevk edildik. fatih terim'in eskisi gibi çıkışlar yapacağı durumlarda sanırım sezon sonuna kadar maçlara kulübede terim olmadan çıkarız. durum daha da beter olur. zaten federasyonla arası malum. fırsat kolladıklarına eminim ve hoca da buna fırsat vermek istemiyor diye düşünüyorum. şu durumda bile neler yazılıp çiziliyor. çakallar gibi etrafında bekleyen bir basın(!) var. o bildiğimiz terim olsa durum yel değirmenleriyle savaşmaktan daha beter olur sanıyorum.

    bu yıl artık ne olursa olsun biz daha çok ses çıkarmalıyız. ki bu gidişle bu taraftar bir noktada patlayacak.
  • 14883
    sessiz ve soğukkanlı davranmasının nedeninin, tff ve siyasilerle olan husumetinin camiaya zarar vermesini engellemek olduğunu düşünüyorum. eminim hocanın içinde fırtınalar kopuyor. ama çıkıp ortalığı gerecek bir açıklama yapsa, hem disiplin kurulundan rekor ceza yiyecek hem de hakem hatalarının dozajı daha da artacak. bu yüzden susuyor bence. hiç olmadığımız kadar yanında olmalıyız hocamızın tüm taraftarlar olarak.

    tff, mhk ve alayını üst üste koyacak başka bir adam daha yok bu camiada...

    allah yardımcın olsun hocam...
  • 14884
    futbol ile ilgilendiği sürece yedek kulübemizde kalması gereken isim. kendisi yokken yeteri kadar başarısız olduk. he kendisi varken de başarısız olabiliriz ancak bizim için en iyi gelecek isim kendisi. ligde puanlar kaybediyoruz. hataları da var puan kayıplarında ancak kendisini gram suçlamak gelmiyor içimden. nice bol maçlara hocam. takımı benden fazla düşündüğünü biliyorum. yanlış yapa yapa doğruyu da bulursun sen. takımın yeterliliği ortada zaten. ancak tek sorun, ligde hiç bir takım bu ligi ben hakediyorum diyemiyor. tam fırsat senesi işte. üstüne yatmamız lazım bu fırsatın.
  • 14887
    kendisini desteklemek veya desteklememek bir tercihtir. kimse kimseyi birini desteklemeye veya desteklememeye zorlayamaz. gerek geçmişte yaşanmış gerçekler, gerekse futbol anlayışının bize artık bir şey katmayacağına dair subjektif yorumum sebebiyle gelişini istemedim.
    tudor'a yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmının kadro eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyordum ki n'diaye'nin satılması ve fernando'nun sakatlanması ile daha da gün yüzüne çıktı bu husus ve sorunun öncelikli olarak hocadan değil yönetimden ve kadro eksikliğinden kaynaklandığını da gördük son 1-1,5 aylık süreçte.
    aylardır maaşları ödemeyen, kulübün neredeyse her alanda doğranmasına en ufak bir ses çıkartmayan dursun özbek ve şürekâsından kurtulunca gerçekler daha iyi anlaşıldı.
    bu demek olmuyor ki tudor çok iyi hocaydı; bunu hakkıyla değerlendirecek bir ortam yoktu.

    neyse. olan oldu. tudor kovuldu. terim geldi. tekrar tekrar açmayacağım eski konuları; merak eden açar bakar okur. geçmişte ne yazdıysam, ne söylediysem arkasındayım.

    açık açık söylüyorum; gelmesini istemedim. çünkü olanları unutmamayı, sineye çekmemeyi tercih ediyorum. çünkü yine zarar verip gideceğini düşünüyorum. eline fırsat geçerse yine galatasaray düşmanlarıyla fotoğraflara konu olacağını düşünüyorum. çünkü ayinesi iştir kişinin; lafa bakılmaz.

    ha, istememiş olmam, yaptıklarının büyük bir çoğunlukça pat diye unutulmasına karşın unutmayan taraftan olmam -çünkü benim galatasaraylılığım unutmamamı salık veriyor; sizinki unutmayı salık veriyorsa ona da saygım var- durup durup kaybetmesini istememi veya her fırsatta gömmemi gerektirmiyor elbette.

    çünkü kendisi kaybederse galatasaray kaybedecek. ha, kendisi gelirse kaybedeceğimizi düşünenlerdenim. yine bu başlıkta daha önce yazdığım üzere, mehmet topal'dan stoper, ozan tufan'dan ön libero kasan, arda-burak-caner vs. gibi karakteri beş para etmez tipleri baş tacı edip sonra yine aynı ekibe bizans oyunlarını kaybeden, gökhan töre gibi bir teröristin, volkan demirel gibi bir saygısızın, emre b. gibi bir ırkçının, arda turan gibi bir yalakanın milli forma giymesini engellemek bir tarafa defalarca teşvik eden, açıklaması ne olursa olsun demirören gibi bir galatasaray düşmanıyla aynı karede sırıtarak imza atan, "sezon sonu konuşacağım" diyerek hedef gösterdikleriyle kol kola giren bir fatih terim'in, ne futbol anlayışı ne de yöneticilik anlamında galatasaray'a verebileceği hiçbir şey olmadığını; hatta yine bir şeyleri alıp götüreceğini düşünüyorum.

    bunların hiçbirisi demek olmuyor ki yemeyi-içmeyi bırakıp kendisinin açığını kovalayacağım, haklı olduğumu ispatlamak için sinsi sinsi bekleyeceğim, sorun oldu mu meydanlara inip "ben demiştim"cilik yapacağım. keza yanılacağımı pek zannetmemekle birlikte yanılırsam üzülmeyeceğim. çünkü yanılmam demek, galatasaray 21 yapacak demek.

    geldiğinden beri canlı maç takip etmiyorum. galatasaray ile ilgili hiçbir şey bana tat vermiyor. çünkü yaptıklarını hazmedemiyorum. unutamıyorum. unutmayacağım da. gidecek başka bir yeri olmadığı için, çaresiz olduğu için galatasaray'a geldiğine inanıyorum. hiç kimse bana "söz konusu galatasaray'sa" muhabbeti yapmasın. gördük söz konusu galatasaray'sa muhabbetini. bunları tekrar tekrar gündeme getirtmek zorunda bırakmayın.

    destekliyorsanız destekliyorsunuz.
    hazmettiyseniz hazmettiniz.
    sünger çektiyseniz çektiniz.

    bunların hepsine saygım var. çünkü galatasaray'ın iyiliğini istiyorsunuz ve kısa vadede en iyi çözüm olduğuna inanıyorsunuz.
    buna da saygım var. ancak buna da katılmıyorum.

    geri gelmesine izin verilmesiyle, şu izlenimin oluşmasına da izin verildi aslında "galatasaray'a bilerek ve isteyerek zarar da verseniz, ihanet de etseniz -evet hiç uzatmayalım; demirören'le kol kola girmek, gerekçesi ne olursa olsun ihanettir- galatasaray sizi cezalandırmaz, bilakis ödüllendirir. kariyeriniz bitmek üzereyken elinizden tutar".

    tüm bunlara rağmen, dediğim gibi, ne hatasını kovalarım, ne zırt-pırt bunları gündeme getiririm.
    ama sizler de lütfen bırakın insanlar neye inanıyorlarsa ona inansınlar.
    sizin gibi tıpkı; galatasaray'ın iyiliğine uğrasınlar kendilerince.
  • 14888
    mariano yerine linnes'i tercih etmesi bende ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor. (bkz: 18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçı)

    özellikle ikinci yarı linnes yerine mariano sahada olsaydı, en azından bir ortasını forvetlerle buluştururdu. bu konuda neden bu kadar inat ettiğini, gerçekten anlayamıyorum.

    ama bir şekilde sorunları çözüp bizi, sezon sonunda zirveye yerleştireceğine inanıyorum. kolay değil, belki bundan önceki tüm sezonlardan daha zor. ama bu zorluğu aşacak, teknik ekibe ve ruha sahibiz.
  • 14890
    şu an için muslera ile birlikte en büyük hayal kırıklığı. takımın başına gelirken ne hayaller vardı, şu an ne oldu. takımın başına geçtiğinden beri kayseri maçı* harici ''hoca takımı iyi yönetti.'' dedirten maç olmadı ne yazık ki(u: evizimizdeki maçlarda o gelmeden önce de iyiydik zaten o yüzden o maçları baz alamıyorum.). hatta kasımpaşa* ve sivas* maçlarını kaybetmemizin muslera ile birlikte en büyük sorumlusu. maç sonrası basın toplantıları da ayrıca kötü. dediklerine örnekler:

    ''deplasman fobisi'' sorusuna; ''deplasman sorununu seneye düzeltiriz.'' seneye? bu sene şimdiden çöp mü oldu? olduysa neden çöp oldu?

    18 şubat 2018 kasımpaşaspor galatasaray maçında eren'in serdar'ın yerine oyuna girmesi ve gereksiz yere 4-4-2'ye dönmemizle ilgili; ''bu takım sonuçta 4-4-2 oynayacak.'' şart mı? ayet mi bu yani? işleyen bir sistem vardı, devam etsin işte.

    daha da var ama hepsini yazmaya gerek yok.

    umarım kendini toparlar da bildiğimiz fatih terim olur.
  • 14891
    mac skorlarina gore sallanan hoca, komedi. kayserinin ikinci yari kalemize yaldir yaldir geldigi macta kazandigimiz icin sorun yok, surklase ettigimiz kasimpasa macinda maglup oldugumuz icin sorun var. oyuna mi bakiyorsunuz skora mi ona karar verin.

    hoca geldiginden beri takimin cehresini bariz degistirmistir. elinde fernanda ndiaye olmadan bu kadar. bu donemde aldigi skorlara bagli olarak da hocaya sallamanin manasi yok.

    sampiyonluk umudumuz varsa, tek sebebi olan hoca.
  • 14892
    kendisini bahane üretirken hiç görmedim. ama ben net olarak şunu söyleyebilirim ki elinde şampiyonluk için yeterli kadro yoktur. insanlar geçen yıla döndük diyor ama elde geçen yıldan bile kötü bir kadro var ne yazık ki.

    artık bruma gibi bir kanat oyuncumuz yok (yerine gary var evet ama geçen yıl da vardı ve kendisinden alınabilecek maksimum verimi alıyor) poldi gibi bir kenar forvetimiz de yok. yerine soso var ama temposu poldi'nin çok üzerinde değil ve fiziksel olarak kötü durumda. sneijder'de yok yerine belhanda var ama şu yapı da bana göre ikisi de aşırı katkı veremezdi.

    geçen yıldan bu yıla en büyük fark fernando ve n'diaye ikilisiydi (allah östersund'dan razı olsun) bu ikili takımın %50'siydi. ama biri gitti ve diğeri de sakat mariano'nun sakatlık dönüşünü düşünce fernando'nun da nasıl döneceği konusu ben de soru işareti oluşturdu.

    herkes nando'yu eleştiriyor ama önünde oynayan defans oyuncuları konusunda bir istikrar yakalayamadık. (nando başka başlığın konusu) maicon devam eden ligden geldiği için fizik olarak şuan düşüşte toparlayacaktır ama umarım bu çabuk olur. yanında oynamaya aday olan 2 kişi müzmin sakat. sakatlık dönüşleri problemli oluyor tam ''tamam lan topladılar'' diyorsun ve biri sakatlanıyor. sol bek yeni geldi zaten.

    orta sahada donk'dan mücizevi şekilde verim alması ne yazık ki durumu toplamıyor selçuk'da en azından eskiye göre iyi oynamasına rağmen.

    amam başta da dediğim gibi kendisi bahane üretmeyi seven bir insan değil. vardır bir planı elbette umarım her şey istediği gibi gider.
  • 14893
    göreve geldi geleli kaybettiğimiz 6 puanda bariz hataları var. bunu kimse inkar edemez. ama hakemler tarafından öyle bir doğranıyoruz ki kabullenmek çok zor. adamlar bir maçlık hata yapmakla da yetinmiyor bir sonraki maçı da baltalamak için çaba gösteriyorlar. sivas maçındaki penaltıyı geçtim hadi antalya maçında bizim verilmeyen penaltıları da geçtim. ama belhanda'ya gösterilen 2. sarı kartın açıklaması yok. kasımpaşa maçında skor 1-1 olduğunda elinde belhanda gibi bir silah olsa eminim ki o saçma sapan serdar - eren değişikliğini yapmazdı.

    göreve geldiğinde herkesin gördüğü eksikleri daha ilk basın toplantısında söylemişti. devre arasında biz bırak eksik gidermeyi orta saha göbeğini tamamen kaybettik. biri satıldı diğeri sakatlandı haftalardır yok. dar olan kadromuz iyice daraldı. hakem hataları, oyuncu eksiği, hocanın hataları birleşince en kritik maçlarda puan kaybedip şampiyonluk yolunda büyük yara almamıza sebep oldu.

    ipler hala bizim elinde fener, başakşehir, trabzon, beşiktaş maçlarından 3 galibiyet 1 beraberlik alırsa bizi yine şampiyon yapar. bu lig öyle bir hal aldı ki herkes herkese puan kaybedebilir. daha çok puan kaybı olacak orası da aşikar. ama bu puan kaybını fener'e yenilerek başakşehir ile berabere kalarak yaparak yaparsa şampiyonluk gider. aynı durum tam tersi şekilde de geçerli.

    hoca her zaman gözümde büyük maçların adamıdır. kaldığı yerden devam edecek mi? bunu 4 büyük maçta göreceğiz.
    nerede kalmıştık..
    hedef21
  • 14894
    8 sezonda 6 şampiyonluğu var.

    9'da 7'yi bizden çok istediğine eminim. hatta 10 şampiyonluk ve 2 yıldız hesabı yaptığına bile eminim. hocanın da motivasyonunu arttırmak için bu akşam taraftarın ateş gibi olması lazım. 10 bin kişi bile olsa inanan 10 bin kişiyi çekirdekçilere tercih ederim!

    gidin hocaya ve takıma destek olun.

    (bkz: 23 şubat 2018 galatasaray bursaspor maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın